Blog

  • Londra’da ‘Konya katliamı’na kitlesel öfke

    Londra’da ‘Konya katliamı’na kitlesel öfke

    Londa’da bir araya gelen yüzlerce kişi AKP-MHP’li faşistler tarafından Konya Meram’da gerçekleştirilen katliama tepki göstererek, “Faşizme karşı mücadele zamanı” dedi. Eyleme katılarak katliama sert tepki gösteren eski HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, “Bu devlet Kürdün devleti olsaydı bu katliam gerçekleşmezdi. Bu katliamların sonu ancak ulusal birlikle gelir” dedi.

    Britanya Demokratik Güç Birliği’nin çağrısı ile yüzlerce kişi Londra Manor House Kütüphanesi önünde bir araya geldi. Kürtler, Aleviler, sosyalistler, dindarlar ve bir çok kesimin katıldığı eylem de sık sık “Kahrolsun faşizm”, “Katil devlet hesap verecek”, “Kahrolsun TC faşizmi” şeklinde sloganlar atıldı. Katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğraflarının taşındığı eylemde, “Kurdish lives matter” (Kürtlerin hayatı değerlidir) pankart ve dövizleri dikkat çekti.

    Londra’da ‘Konya katliamı’na kitlesel öfke
    Londra’da ‘Konya katliamı’na kitlesel öfke

    Burada ilk olarak söz alan Britanya Alevi Federasyonu Genel Başkanı İsrafil Erbil, Konya’da yaşanan katliama sert tepki göstererek, faşizmin mutlaka yenileceğini vurgualdı. Konya’da Kürt aileye dönük saldırının Türkiye’nin geldiği durumu gözler önüne serdiğini ifade eden Erbil, “Türk devleti kendinden olmayan herkesi katliama uğratıyor. Bugün o canlar toprakla buluştu. Dünyanın dört bir yanında olduğu gibi bizler de susmadık onların sesi olduk olacağız” dedi.

    ‘FAŞİZM MUTLAKA YENİLECEK’

    DGB adına yapılan açıkalama da ise Konya Meram’da gerçekleşen katliamın ırkçı faşist AKP-MHP ikitadırının sürdürdüğü faşist politikaların sonucu olduğu vurgulandı. Örgütlü bir şekilde gelişen bu ırkçı saldırıların rejimin bilgisi dahilinde gerçekleştiği ifade edilen açıklamada, “Katliam, rüşvet, uyuşturucu kaçakçılığı gibi her türlü pisliğe bulaşmış Erdoğan ve iktidarı, iktidarını sürdürmek ve pisliğini kapatmak için bir kez daha şovenizm kartını kullanmıştır. Bu katliamların hesabı sorulacak ve AKP-MHP faşizmi mutlaka yenilecektir” diye kaydetti.

    Londra’da ‘Konya katliamı’na kitlesel öfke
    Londra’da ‘Konya katliamı’na kitlesel öfke

    DGB’nin açıklamasının ardından bir konuşma yapan HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir,
    Yaşanılanların yüzzyıllk bir zulüm olduğunu ifade ederek, “Meram’daki katliam ile bir kez daha tek dil tek millet zihniyetini ortaya koydular. Konya’daki katliam yüzyıldır süren bir faşist rejim tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu rejim insanlıktan nasibini almamıştır. Bunların tüm zihniyeti soykırım üzerine kuruludur. Şeyh Said, Seyid Rıza, Koçgiri, Nevala Kasaba, Sivas ve Maraş katliamlarını bu faşist zihniyetin eseridir” dedi.

    ‘BU DEVLET KÜRDÜN DEVLETİ DEĞİLDİR’

    Katliamlardan hesap sorulmadığı müddetçe yeni katliamların ve acıların gerçekleşeceğine dikkat çeken Baydemir, “Bu katliamla muhalif olanın Kürt olanın Kürdistani olanı akıbeti budur deniliyor. Çok açık bir mesaj veriliyor. Kırk milyon Kürt halkı bunların bu mesajını anlıyor. Biz biliyoruz ki bu katliamların sebebi devletsizliktir. Bu devlet Kürdün devleti olsaydı bu katliam gerçekleşmezdi. Devlet ve adalet Kürtler içinde olsa idi bu zulüm gerçekleşmezdi. Biz bunu çok iyi biliyoruz” diye kaydetti.

    GÜN BİRLİK GÜNÜDÜR

    Kürt halkına yönelik katliamların zulmün son bulmasınnı yolunun dört parça Kürdistan’da Kürt halkının birliği olduğunun altını çizen Baydemir, “Tüm Kürdistan güçleri ve partileri bu faşist ve işgalci zihniyete karşı birlik oluşturmalıdır. Gün birlik günüdür. Kimse bizi kurtarmayacak ittiağımızı ve birliğimiz bizi bu zülümden bu katliamlardan kurtaracaktır. Bir gün mutlaka ama mutlaka bu zihniyet bu rejim yargılanacaktır” dedi.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle alkış ve sloganlar eşliğinde Haringey bölgesine doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe çevredekiler yoğun ilgi gösterirken, slogan ve alkışlar dinmedi.

  • Konya Meram`da ırkçı faşist saldırı

    Konya Meram`da ırkçı faşist saldırı

    Konya’da daha önce ırkçı saldırıya uğrayan Kürt aileye yeni bir saldırı gerçekleştirildi. Faşist saldırıda Dedeoğulları ailesinden 3’ü kadın 7 kişi katledildi.

    Konya’nın Meram ilçesinde yaşayan Kürt aileye ırkçı saldırı gerçekleşti. 12 Mayıs’ta 60 kişilik ırkçı bir grup tarafından saldırıya uğrayıp ağır yaralanan Dedeoğulları ailesine yönelik yeni bir ırkçı saldırıda aile bireyleri katledildi.

    Saldırganların aile bireylerini vurarak katlettiği ardından da evin önünde yere dizerek yakıldığı iddaları var, görüntülerde cenazelerin yanık olduğu açıkça görülüyor. Saldırganlar evi de ateşe verdi.

    Konya Meram`da ırkçı faşist saldırı
    Konya Meram`da ırkçı faşist saldırı

    TJK-E’nin, KCDK-E’nin açıklamalarıyla yapılan çağırlarla, Kürt halkı Avrupa’da sokaklara iniyor. YJA Star’dan yapılan açıklamada ise Serihildan çağırısı yapıldı.

    HDP Konya’daki katliam ardından acil gündemle toplandı

    AKP-MHP’nin hedef göstermesiyle, Konya’da Kürt aileye dönük gerçekleşen ırkçı saldırının ardından HDP “acil” toplanma kararı aldı.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi üyeleri, Konya’nın Meram ilçesinde yaşayan Kürt aileye dönük gerçekleşen ırkçı saldırının ardından acil toplanma kararı aldı. Kısa süre sonra HDP Eş genel Başkanı Mitat Sancar kameralar karşısına geçerek açıklama yaptı.

    Sancar “Irkçı saldırı AKP – MHP faşizminin oluşturduğu zeminde gerçekleşti. Bu katliamın gerçek sorumlusu Türk devletidir, hepimiz hep birlikte, haklarımızı savunmaya, öz savunmamızı gerçekleştirmeye, devam edeceğiz, bizler ırkçılıı yenecek kadar güçlüyüz.” Dedi.

  • DGB’den Konya katliamına karşı eylem çağrısı

    DGB’den Konya katliamına karşı eylem çağrısı

    Brinanya Demokratik Güç Birliği, Konya Meram’daki faşist saldırıya karşı yarın saat: 17:00’da tüm devrimci demokrat yurtsever kesimleri Woodgreen’de yapılacak kitlesel eyleme davet etti.

    DGB’den Konya katliamına karşı eylem çağrısı
    DGB’den Konya katliamına karşı eylem çağrısı

    DGB’nin çağrısı şöyle:
    “Güç Birliği’nden Halkımıza Acil Çağrı!

    Konya’nın Meram ilçesinde bulunan Çarıklıköy’de 20 yıldır yaşamakta olan Diyarbakırlı Kürt aileye bir süre önce 60 kişilik ırkçı, faşist güruh saldırıda bulunmuş ve 35 yaşındaki Hakim Dal katledilmişti.
    30 Temmuz 2021 günü devlet destekli bu faşist güruh bir kez aynı aileye saldırarak aileden 7 kişiyi katlettikten sonra evi ateşe vermişlerdir.
    Bu cinayeti işleyen katilleri ve faşist iktidarı şiddetle lanetlemek için toplanıyoruz. Halkımızı kitlesel biçimde katılmaya davet ediyoruz!

    Yer: WOODGREEN KÜTÜPHANESİ ÖNÜ
    TARİH: 31/07/2021 (Cumartesi)
    SAT: 17:00

  • Sîsê nenenin torununa 70 yıl hapis

    Sîsê nenenin torununa 70 yıl hapis

    80 yaşında 3 yıl cezaevinde kalan Sisê Bingöl’ün torunu Zeynel Ali Bingöl hakkında katıldığı Berkin, Roboskî anması ve 1 Mayıs gerekçe gösterilerek 70 yıl hapis cezası isteniyor.

    ”80 yaşında bir kadını tutuklamış bir zihniyet bugün onun torununa, onun yaşı kadar ceza veriyor” diyen Zeynel ”Nenem hep mücadele etti. Ben de bu mücadele mirasını yaşatacağım” diye belirtti.

    80 yaşında tutuklanarak 3 yıl cezaevinde kalan Sîsê Bingöl’ün torunu Zeynel Ali Bingöl de Türk devletinin zulmü ile yüz yüze kaldı. 28 yaşındaki Bingöl hakkında, 1 Mayıs, Gezi Parkı, Berkin Elvan eylemlerine katıldığı gerekçesiyle Bingöl hakkında 70 yıl hapis cezası isteniyor.

    Muş’un Varto ilçesine bağlı Badan köyüne Nisan 2016’da yapılan bir baskında 3 kişi ile birlikte ”örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanan 80 yaşındaki Sîsê Bingöl’e 4 yıl 2 ay hapis cezası verildi. Yaşadığı birçok rahatsızlığa rağmen Adli Tıp Kurumu’nun (ATK) ”cezaevinde kalabilir” dediği Bingöl, 85 yaşında infazını tamamladığı için Mart 2019’da tahliye edildi. İki oğlu şehit düşmüş Bingöl’ün, Mimar Sinan Devlet Konservatuvarı’nda okuyan torunu Zeynel Ali Bingöl hakkında da onlarca yıl hapis isteniyor.

    Berkin, Roboskî anması, 1 Mayıs

    Zeynel hakkındaki dava ise 8 yıl öncesine dayanıyor. 2013  yılında gözaltına alınan Zeynel, 1 yıllık tutukluluk ardından tahliye oldu. Hakkındaki suçlamalar ise 1 Mayıs İşçi Bayramı, Gezi Direnişi, Berkin Elvan için yapılan anma etkinliği gibi eylemlere katılmak. İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, savcı 8 yıl aradan sonra mütalaasını hazırladı. Avukatı Hüseyin Boğatekin, ”Savcı, müvekkilim hakkında birden çok barışçıl gösteriye katıldığı için 2911 sayılı yasanın 32. maddesi, yine TCK’nin 314/2 maddesi ve 149. maddesi ile Terörle Mücadele Kanunu’nun 7/2 maddesinden mahkumiyet talep etmektedir. Sonuç olarak müvekkilim hakkında yaklaşık olarak 70 yıla yakın hapis cezası istenmektedir” dedi. Karar duruşmasının 17 Aralık 2021 tarihinde görüleceğini ifade eden Avukat Boğatekin, ”Adil yargılamanın olmadığı bu yargılamada müvekkilim hakkında hukuka aykırı ve haksız bir karar verilmesi kuvvetle muhtemeldir” diye belirtti.

    Demokratik hakkımı kullandım

    Mimar Sinan Güzel Sanatlar Devlet Konservatuarı 3. sınıf öğrencisiyken gözaltına alınan Zeynel, İstanbul’da yoksul mahallelerde çocuklara müzik dersi de veriyordu. Tahliye olduktan sonra müziği geliştirmek ve İngilizce öğrenmek için İngiltere’ye giden Zeynel Ali, Kürt ve Alevi kimliğinden kaynaklı böyle bir zulüm ile yüz yüze kaldığını söyledi. Bingöl, ”Biz üniversiteli gençler olarak demokratik hakkımız olan eylemlere katılıyorduk. Roboskî Katliamı’nı kınadık, Gezi Direnişi ve 1 Mayıs İşçi Bayramı gibi demokratik eylemleri katıldık. Yine Berkin Elvan’ın anmasına katıldık. Bunları zaten mahkemelerde de savunduk” diyerek yargılamaya tepki gösterdi.

    Tehdit edildi, ajanlığa zorlandı

    Gözaltına alındığında kendisine ajanlık dayatıldığını aktaran Zeynel, ”Toplumun her kesimine hitap edebilen, konuşabilen, görüşebilen benim gibi bir gençten istedikleri tek şey onlara daha politik olan bazı insanları ispiyonlamamdı. Tabi ki reddettim” dedi. Tahliye ardından da ajanlık dayatmalarının devam ettiğini söyleyen Zeynel, ”Birkaç defa sokak aralarında tehdit edilmeme rağmen ben bunu ilk günden son güne kadar reddettim. İHD’ye de bu konuda başvurdum. Hem hukuki hem psikolojik hem de hukuksal yardım talep ettim ama açıkçası ben bu kadar ileri gideceklerini bilmiyordum” diye konuştu.

    Dönerse tutuklanacak

    İddianamede kendisine yöneltilen suçlamaların ”Gezi Direnişi ve 1 Mayıs İşçi Bayramı ve Berkin Elvan’ın anmasına katılmak” olduğunu yineleyen Bingöl, bunun sonucunda hakkında 70 yıl ceza istendiğini belirterek, Türkiye’ye gitme durumunda tutuklanacağını söyledi.

    Her şey olabilirsin ama Kürt olamazsın

    Türk devletinin çeteleştiği ve mafya devleti haline geldiğini ifade eden Bingöl, sözlerini şu şekilde sürdürdü: ”Dünyanın birçok yerinde faşizm var ama hiçbiri Kürtlerin ve Alevilerin üzerinde uygulanan kadar değildir. Bir Kürt başbakan olabilir, müzisyen olabilir, belediye başkanı olabilir ama bir Kürt’ün Kürt olmasına izin vermiyorlar. Biz Kürtlük ölçülerinde ne kadar zorlansak bizi o kadar suçlu hale düşürdüler.”

    En büyük yaram

    Nenesi Sisê Bingöl’ün yaşadığı zulmü hatırlatan Bingöl,   ”En büyük yaram odur. Çünkü 2 oğlunu dağda kaybetmiş diğer 2 çocuğunu Varto’da yoksulluk döneminde kaybetmiş bir annedir kendisi. İlk önce evimiz basıldığında ‘Sisi kod adlı terörist’ diye gösterildi ve nenem 3 yıla yakın tutuklu kaldı. 80 yaşında bir kadını tutuklamış bir zihniyet bugün onun torununa onun yaşı kadar bir ceza veriyor” dedi.

    Zeynel son olarak şu mesajı verdi: ”Nenem, torunlarına güzel yaşamlar bırakmak istedi. Evet belki bize istediklerini bırakamadılar ama hep mücadele ettiler. Ben de onlardan bize kalan bu mücadele mirasını yaşatacağım.”

    EREM KANSOY / LONDRA

  • Büyük zindan direnişi ve 33 düş yolcusu anıldı

    Büyük zindan direnişi ve 33 düş yolcusu anıldı

    Temmuz ayı şehitleri 14 Temmuz Büyük ölüm orucu direnişçileri ve 20 Temmuz 2015’de Suruç’ta katledilen 33 düş yolcusu için Londra’da bir anma etkinliği düzenlendi.

    Kuzey Londra’nın Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde kitlesel olarak gerçekleştirilen anmada Halkların Birleşik Devrim Hareketi, Demokratik Güç Birliği Britanya ve Londra Kürt Halk Meclisi adına konuşmalar yapıldı. Etkinlik tüm şehitler anısına saygı duruşu ile başladı.

    Halkların Birleşik Devrim Hareketi ve Demokratik Güç Birliği Britanya adına yapılan konuşmalarda, yüz yıllardır Kürt halkının zulme karşı direndiği ve bu direniş karşısında aslında düşmanın kaybettiği vurgusu yapıldı. Düzenlenen anma etkinliğinde 14 Temmuz şehitlerini ve 33 Düş yolcusunu anlatan belgesel gösterimi de gerçekleştirildi.

    Kürt Halk Meclisi adına konuşan Ali Poyraz ise, “3 kibrit çöpüyle başlayan direniş bu gün dünyaya yayılmış durumdadır, Suruç’ta şehit düşen 33 düş yolcusunun da düşleri Ferhat Kutay ve Mazlum Doğan arkadaşlarımızın da düşleriydi. PKK ile başlayan bu mücadele mutlak zaferle sonuçlanacaktır.” İfadelerine de yer verdi.

    Anma etkinliği, Şehid Namırın, devrim şehidleri ölümsüzdür sloganlarıyla sonlandırıldı.

  • Londra’da Rojava Devrimi kutlandı

    Londra’da Rojava Devrimi kutlandı

    Londra’da Rojava Devrimi’nin 10. yıldönümü kutlanarak, “Rojava devrimi kadın devrimidir. Devrimi savunalım” denildi.

    Britanya Birleşik Devrim Güçleri öncülüğünde Edmonton bölgesinde bir kutlama etkinliği gerçekleştirildiği. Devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan etkinlikte, YPG, YPJ, HBDH bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın flamaları taşındı.

    Sık sık “Biji Rojava”, “Biji berxwedana Rojava” sloganları atılan etkinlikte, Halkların Birleşik Devrim Güçleri adına Mahmut Yoldaş bir konuşma yapıldı.

    Rojava’da topraklarında Kürt halkının öncülüğünde başlatılan halkçı, cins eşitlikçi, özgürlükçü toplumsal yaşamın dünya halklarına umut olduğunu vurgulayan Mahmut Yoldaş, Rojava’nın bölge gerici, faşist, kapitalist devletlerin korkusu haline geldiğinin altını çizdi.

    Rojava, Türkiye ve Kürdistan birleşik devrimimizin işaret fişeği olduğunu dile getiren Yoldaş. “Rojava’yı korumak, yaşatmak Türkiye ve Kürdistan birleşik devrimimizin zafer yolunu aydınlatmak, faşist Türk burjuva devletine nihai öldürücü darbeyi örgütlemek anlamına gelir. İşgale karşı birleşmek ve faşizmi yıkmak temel görevlerimizdendir.
    Türkiye ve Kürdistan halklarımızı, kadınları, gençliği bu temelde göreve çağırıyoruz.” dedi.

    Avrupa Kadın Dayanışması adına yapılan konuşmada ise Rojava devriminin bir ‘kadın devrimi’ olduğu vurgulandı. Arin, Jinda ve binlerce Kürt kadının Rojava devriminin inşası için her türlü gericiliğe ve erkek egemenlikli zihniyete karşı savaşarak şehit düştüğünü hatırlatılan konuşmada, “Rojava devrimini selamlamak yetmiyor. Bizlere düşen devrimin kazanımlarına her yerde sahip çıkmak, Türk devleti ve İŞİD barbarlığına karşı her yerde direnişi örgütlemektir” diye kaydetti.

    Son olarak Kürt Halk Meclisi adına bir konuşma yapan Doğan Genç, Rojava devriminin tüm kimlikleri tüm inançları demokratik eşitlikçi paradigma etrafında bir araya getirdiğini ifade ederek, Rojava Devrimi’nin birlikte direnilecek kazanıldığını hatırlattı. Genç, Rojava devriminin halkların eşit ve özgür geleceği için biricik umut olduğunu söyledi. Etkinlik alkış ve sloganlarla sona erdi.

  • Dıbıstane Firaz Dağ Okulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı

    Dıbıstane Firaz Dağ Okulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı

    Londra Kürt Halk Meclisi bünyesinde bulunan Dıbıstane Firaz Dağ Çocuk Okulu’ndan mezun olan 30 öğrenci için mezuniyet töreni düzenlendi. Törende Mehmet Aksoy anısına iki öğrenciye ‘Hevalti’ (Yoldaşlık) ödülü verildi.

    Dıbıstane Firaz Dağ Okulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı
    Dıbıstane Firaz Dağ Okulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı

    Kürt Halk Meclisi tarafından Rakka’da yaşamını yitiren YGP’li Mehmet Aksoy (Firaz Dağ) anısına açılan Dıbıstane Firaz Dağ Çocuk Okulu ilk mezunlarını verdi.

    Londra Kürt Toplum Merkezi’nde Aksoy’un şahadet yıldönümü olan 26 Eylül 2020 yılında açılan okul da yaşları 5-12 arasında 30 öğrenci KCC binasında yapılan bir tören ile sertifikalarını aldı. Mezuniyet töreninde çocukların heyecanı gözden kaçmazken, ailelerin oluşturduğu dayanışma komünü ise hazırladıkları yöresel yemekleri sundu.
    Tören de isimleri tek tek okunan farklı branşlar da eğitimlerini tamamlayan minik öğrenciler tek tek sahneye davet edildi. Alkış ve zılgıtlar eşliğinde sertifakalarını alan çocuklar, Firaz Dağ okulunda arkadaşlığı, sevgiyi ve bilgiyi öğrendiklerini dile getirdi.
    Tören de yoldaşlığa büyük önem ve değer veren Şehit Mehmet Aksoy’un anısına bir de ‘Hevalti’ ödülü verildi. ‘Hevalti’ ödülüne layık görülen Atillo ve Gamze adlı çocuklar alkışlar eşliğinde ödüllerini aldı.

    Dıbıstane Firaz Dağ Okulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı
    Dıbıstane Firaz Dağ Okulu’nda ‘mezuniyet’ heyecanı

    Çocukların ebeveynleri tarafından Firaz Dağ Okulu’nun gönüllü öğretmenlerine çiçek buketleri sunuldu. Firaz Dağ Okulu öğrencileri sertifikalarını almalarının ardından Mehmet Aksoy’un fotoğrafı önünde mezuniyet pozu vererek kep fırlattı.

    Tören de bir konuşma yapan Londra Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı ve Eğitimci Sultan Kığı, Kürt halkının önemli bir değeri olan Mehmet Aksoy’un yaşamından ilham alarak okul fikrinin ortaya çıktığını belirterek, okulun kurmadan ciddi bir planlama ve program geliştirdiklerini söyledi. eğitim destek programları oluşturduklarını ifade eden Kığı, iki öğretmen ile birlikte başlattıkları okulun bugün 8 öğretmen ve bir psikolojik danışmandan oluştuğunu söyledi.

    ÇOCUKLARDAN ‘BERXWEDAN’I SESLENDİRDİ

    İngiltere’de yapılan bir araştırmaya göre Kürt çocuklarının göçmen gruplar içerisinde başarı oranının çok düşük olduğunu ifade eden Kığı, “İşte bu sonuç kabul edilemezdi.
    Özellikle Mehmet Aksoy gibi bir yoldaşı esas almanın başarının yolu olduğunu biliyorduk. Mehmet Aksoy arkadaş bir yandan Kürt halkının temel değerlerine büyük bağlılığı ile diğer yandan eğitimde, sanatta, edebiyatta, sinema gibi bir çok alanda başarıya imza attı. Aynı zamanda hem Kürt halkında hem de enternasyonal duruşu ile halkların gönlünde yüreğinde derin bir iz bıraktı. Mehmet Aksoy’un yarattığı değerlere anlam biçerek onun anısına bağlılığında bir gereği olarak okulumuzu daha kurumsal bir kimliğe dönüştürmeye hedefliyoruz” diye kaydetti.
    Törenin ardından çocuklar hep bir ağızdan “Zimane Kurdi” ve “Berxwedan jiyan e” adlı Kürtçe şarkıları seslendirdi.

    FİRAZ DAĞ OKULU ‘KOMÜN’LE OLUŞTU

    Londra’da genellikle bu tür eğitim destek evleri ya devletten yada resmi kurumlardan maddi destek alarak yürütülse de Firaz Dağ Okulu tamamen ‘komünal’ bir düşünce ile oluştu.
    Öğretmenlerin tamamen gönüllü bir şekilde çalıştığı okulun giderleri komünal bir şekilde toplanan desteklerle yürütüldü. Hafta sonları eğitim veren okulda, ‘müzik’, matematik, güzel konuşma sanatı ve edebiyat sınıflarında destek eğitimleri verilirken, çocuklara dönük Kürt kültürü ve sanatı, coğrafyası, tarihi, ulusal değerleri gibi bir çok konuda da bilgilendirici dersler gerçekleştirildi.

    Firaz Dağ Çocuk Korosu ise kısa sürede etkinlikler de sahne alması ile dikkat çekti. Kürtçe klam ve şarkılar seslendiren çocuklara bu şarkıların hikayeleri anlatılarak öğretildi. Eğitimde karşılıklı tartışma metodu ile eğitim veren Firaz Dağ Okulu’nda,
    öğrencilerin aileleri de KCC’de komün oluşturarak çeşitli sosyal ve politik etkinlikler düzenledi.

    Eğitim destek okuluna katılan Kürt çocuklar gittikleri örgün eğitim de de başarıyı yakalamaları ise dikkat çekici. 12 yaşındaki Jiyan öğrenim gördüğü Islıngton bölgesindeki kolej de Matematik alanında ‘mükemmel’ deredeki öğrenciler arasında yerini alarak ödüle layık görülüyor. Yine başka bir öğrenci okulun en başarılı ilk on öğrencisi arasına giriyor. Firaz Dağ Okulu’nun 2’inci yılı ise Eylül’de daha çok öğrenci ile tekrar başlamak üzere hazırlıklara başlanmış durumda.