Blog

  • Londra’da Haziran ayı şehitleri kitlesel olarak anıldı

    Londra’da Haziran ayı şehitleri kitlesel olarak anıldı

    Dersim’de 1996 yılında gerçekleştiği fedai eyleminde ölümsüzleşen Zeynep Kınacı (Zilan), ve ARGK gerillası Bektaş Ülger (Hasan) İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen kitlesel bir etkinlik ile anıldı.

    Kürt Halk Meclisi ve Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından Dersim’de 1996 yılında gerçekleştiği fedai eyleminde ölümsüzleşen Zeynep Kınacı (Zilan) ve 2000 yılında yaşamını yitiren ARGK gerillası Bektaş Ülger (Hasan) şahsında bir anma etkinliği düzenlendi.
    KCC binasında gerçekleşen anmaya Birleşik Devrim Hareketi üyeleri, Kürdistanlılar ve dostları, Bektaş Ülger’in annesi Fatma Ülger ile çok sayıda kişi katıldı.

    Salona Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın, Zeynep Kınacı, Bektaş Ülger ve İzmir’de katledilen HDP’li Deniz Poyraz’ın fotoğraf ve afişleri asıldı. Anma Deniz Poyraz şahsında devrim ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

    Saygı duruşunun ardından Zeynep Kınacı ile Bektaş Ülger’in yaşamını konu alan sinevizyon gösterimleri gerçekleşti. Gösterim sırasında sık sık “Şehit namırın” sloganları atıldı.

    ‘ZİLANLAŞMAK FEDAİLİĞİN ADIDIR’

    Sinevizyonun ardından etkinliğe Skype üzerinden bağlanan Avrupa Kürt Kadın Hareketi aktivisti Gönül Kaya, Zilan, Bektaş Ülger, Ulaş Dersim, Sema Yüce ve Fikri Baygeldi şahsında tüm Haziran şehitlerini anarak konuşmasına başladı. Zilan’ınn Kürdistan gerçekliğini ifade ittiğini vurgulayan, Kaya, “Nasıl ki, Mart ayı Zilanlaşmak, Mayıs ayı Hakileşmek, Ferhatlaşmak ise Haziran ayı da Zilanlaşmanın ayıdır. Zilan yoldaş Kürt özgürlük hareketinde fedaileşmenin adıdır. Zilanlaşmak inkar ve imha yönelimlerine karşı bir duruş, eşitsizliğe tahakküme ve her türlü gericiliğe karşı Önder Apo çizgisinde buluşmadır. Zilan yoldaş fedai eylemini Önder Apo “benim komutanımdır ” diyerek aydınlığın ve özgürlüğün yolunu bizlere göstermiştir. Zilan yoldaşı anarken bir kez daha belirtiyoruz ki, Önder Apo’nun üzerindeki tecriti kırmak özgürlüğü sağlamak bizim mücadele ve yaşam gerekçemizdir” dedi.

    Kürt Kadın İnisayitifi adına konuşan Besime Başar, Zîlan yoldaşın Kürt kadın mücadele tarihinde dirilişin adı ve günü olduğunu ifade etti. Başar, Zilan hevalin başta Kürt halkı olmak üzere Ortadoğu kadınları açısından Zilan yoldaş bir özgürlük ve bir öz savunma iradesinin adı olduğunu vurgulayan Başar, “Zilan yoldaşın direniş ve mücadele çağrısını esas alarak alanlarda, meydanlarda sokaklar da buluşacağız bu işgalci ve sömürgecileri ve politikaların lağvedeceğiz” diye kaydetti.

    ‘AJAN ZİHNİYETİ LANETLİYORUZ’

    Şehit Aileleri Komisyonu Sözcüsü Ali Poyraz ise özellikle Kürdistan’da işbirlikçi ve ilkel milliyetçi anlayışın yarattığı şahadetlere dikkat çekerek, şunları söyledi: “Son olarak Ulaş Dersim arkadaş bu ajan işbirlikçi çevreler Türk devleti ile birlikte yoldaşlarımızın şehit düşmesine yol açıyor. Deniz Poyraz’ı katleden zihniyet ile Güney Kürdistan’daki işbirlikçi ajan zihniyet aynıdır.Bu zihniyet faşizme ve işgalcilere hizmet ediyor. Biz bu zihniyeti lanetliyor ve kınıyoruz. Ve diyoruz ki direnenler kazanacak faşizm kaybedecek.”

    HBDH: ZİLANLAŞACAĞIZ!

    Halkların Birleşik Devrim Hareketi adına konuşan Helin Yoldaş Ortadoğu, Türkiye ve Kürdistan’da özgür bir dönemden geçildiğini ifade ederek, faşist devlet terörü, soykırımcı ve inkarcı sömürgeci zulmün sürdüğüne dikkat çekti. Helin Yoldaş, bu işgalci faşizme karşı Zilanlaşarak cevap olunacağını ifade ederek, “Faşizm, Heftanin’de sömürgeciliğe kök söktüren ulusal özgürlük direnişine, direnenlerin ve mücadele edenlerin barikatlarına çarpmıştır. Haklı ve onurlu bir mücadele yürütüyoruz. Faşizm Zilan ve Hasan yoldaşların şahsında mutlaka yeniletecektir” diye kaydetti.

    Yapılan konuşmaların ardından Mehmet Aksoy Çocuk Grubu sahne alarak ‘Direnmek yaşamaktır’ şarkısı ve Kürtçe ezgileri seslendirdi. Kitle çocuk grubuna eşlik ederek ayakta alkışladı.

    Son olarak Kürt sanatçı Zeyno sahne alarak, Kürtçe klamlar seslendirdi.

  • CPT ve Avrupa Konseyine kınama

    CPT ve Avrupa Konseyine kınama

    İngiliz İşçi Sendikalarının yürüttüğü Öcalan’a Özgürlük kampanyası yöneticilerinden, Tommy Murphy CPT ve Avrupa Konseyinin işlevselliğini yitirdiği vurgusu yaptı. Murphy tecrit karşısında sessiz kalan CPT ve Avrupa konseyini kınadı.

    Erem Kansoy

    UNITE the UNION Sendikası Uluslararası sorumlularından Tommy Murphy Freedom for Öcalan (Öcalan’a Özgürlük Kampanyası)’na ilişkin gazetemize konuştu.

    UNITE the UNION Sendikası Uluslararası sorumlularından Tommy Murphy
    UNITE the UNION Sendikası Uluslararası sorumlularından Tommy Murphy

    Murphy, CPT ve Avrupa Konseyinin ‘izolasyon ve tecrit bir işkencedir’ raporlarına rağmen Abdullah Öcalan için halen harekete geçmediklerinin altını çizdi.

    Tommy Murphy gazetemize verdiği demeçte, “Kampanya olarak ilk günden buyana izolasyonun derhal durdurulması gerektiğini söylüyoruz. Sayın Öcalan’ın bölgedeki demokrasinin sağlanması adına rolünü oynamasını istiyoruz, Avrupa İşçi Sendikaları Konfedrasyonuna da yürüttüğümüz kampanyayı yaymak istiyoruz, Avrupa Parlamentosu ve Britanya Parlamentosun’da da Öcalan’ın özgürlüğü için lobi çalışmalarımıza devam edeceğiz.

    Türkiye’de hukukun üstünlüğünün sağlanması ve Öcalan’a uygulanan hukuksuzlukların sonlandırılması adına tüm gücümüzle mücadelemizi yükselteceğiz, CPT ve Avrupa konseyini raporlarına rağmen aktif olduklarını göremiyoruz ve onları bu konuda kınıyoruz.” İfadelerine yer verdi.

    Türk Büyük Elçiliğine Mektup

    Aralarında UNITE the UNION, USDAW, ASLEF, RMT,GMB gibi TUC gibi en büyük sendikaların bulunduğu 13 sendika Londra’nın Türk Büyük elçisi Ümit Yalçın’a, HDP’ye dönük baskıların derhal durdurulması ve Öcalan’a uygulanan izolasyonun da durdurulup Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması adına ortak bir mektup imzalayarak gönderdi.

     

    Mektupta Başure Kurdistan’a yönelik işgal saldırılarında insanlık suçu işlendiği de vurgulandı.

  • İngiltere sessizliğini bozuyor

    İngiltere sessizliğini bozuyor

     

    Erem Kansoy

    53 milletvekili İngiliz Dışişleri bakanına bir mektup kalemealarak, hükümetin tutum almasını istemişti. Mektuba yanıtgeldi.

    Türkiye’deki insan hakları ihlalleri, gazetecilerintutuklanması, HDP’ye yönelik saldırılar ve kapatılmadavasına ilişkin 53 İngiliz parlamenterlerin Dışişleri BakanıDominic Raab’e gönderdiği mektuba yanıt geldi.

    Dominic Raab yanıtında “Türkiye’nin ulusal ve uluslararasıinsan hakları yükümlülüklerini yerine getirmekte yetersizkaldığına inanıyorum.” dedi.

    Kobani davası ve Türkiye’nin en son İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi gibi konulara da dikkat çekenRaab, gözaltında işkence ve kötü muamelenin de arttığınıhatırlattı.

    Raab “Halkların Demokratik Partisi’ni (HDP) kapatmagirişimleri ve muhalif politikacıların hapse atılması özelliklekaygı verici ve Türkiye’de demokrasi hakkında olumsuz birmesaj veriyor.” değerlendirmesinde bulundu.

    Mektup muhafazakar partili Crispin Blunt ve İşçi Partisimilletvekili Hilary Benn öncülüğünde hazırlanmıştı.

    Türkiye’nin demokrasiden uzaklaştığı belirtilen mektupta Dışİşleri Bakanı Dominic Raab’a “İngiltere Türkiye’ye karşı tavıralmalıdır.” talebinde bulunulmuştu.

  • Londra KHM 27 Haziran’da Olağan Kongresini gerçekleştirecek

    Londra KHM 27 Haziran’da Olağan Kongresini gerçekleştirecek

    Londra Kürt Halk Meclisi Olağan Kongresi’ni 27 Haziran Pazar günü KCC binasında gerçekleştirecek.

    Londra’nın en kitlesel demokratik örgütlenmelerinden biri olan Kürt Halk Meclisi Olağan Kongresi’ni üye ve delegelerin katılımı ile gerçekleştirecek. Yaklaşık bir aydan bu yana kongre hazırlık çalışmalarını yürüten Halk Meclisi sekiz ana komisyon ve eşbaşkanlık sistemini uyguluyor. Kürt Halk Meclisi başta Kürt halkı olmak üzere tüm dostlarını kongreye davet ederken, yeni dönemde de KHM’nin Britanya’daki toplumsal yapının güvencesi ve umudu olmayı sürdüreceği belirtildi.

    Britanya’daki devrimci, devrimci ve yurtsever halkın ekonomik, siyasal ve sosyal temsiliyetinin geliştirilmesinin büyütülerek güçlendirilmesinin en önemli alanlarından birinin KHM olduğu ifade edilen çağrıda, Haringey KCC binasında gerçekleşecek kongreye katılım çağrısında bulunuldu.

    Kongrenin gündemi ise şöyle:

    Açılış ve divan seçimi, siyasal süreç değerlendirmesi, yıllık faaliyet raporunun okunup tartışılması, faaliyet ve mali raporlar, eşbaşkanlık ve meclis genel yönetiminin seçilmesi.

  • Erdoğan’ın İngiltere’de aşı ücretli iddiası ‘yalan’

    Erdoğan’ın İngiltere’de aşı ücretli iddiası ‘yalan’

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Hatay’da yaptığı konuşmada, İngiltere’de Covid-19 aşısı yapılması karşılığında 100 sterlin ücret alındığını söyledi.

    Erdoğan “Bakın şu anda sevgili kardeşlerim, dünyanın değişik yerlerinde Avrupa’nın en gelişmiş ülkeleri aşı var ya, bu aşıyı ücretli yaptırıyor biliyor musunuz? Ücret alıyor, ücret. İngiltere’de 100 sterlin gibi rakamla ücret alınıyor. Bizde böyle bir şey yok” dedi.

    Ancak Erdoğan’ın bu açıklamasına karşın, 43 milyon kişinin en az bir doz, 32 milyon kişinin de iki doz aşı olduğu İngiltere’de Covid-19 aşılama programı ücretsiz yürütülüyor.

    Hatta 16 Ocak 2021’de Ulusal Sağlık Hizmeti NHS’in İngiltere şubesine ait internet sitesinde yayımlanan duyuruda, NHS ve güvenlik güçlerinin, aşılama kampanyasından faydalanabilecek dolandırıcılara karşı bilinçlendirmek üzere bir kampanya başlattıkları belirtildi.

    Ülkenin en üst düzey aile doktoru ve çeşitli güvenlik kuruluşlarının yaptığı ortak açıklamada, Covid-19 aşısının sadece NHS üzerinden yapıldığı ve bedava olduğu, sağlık görevlilerinin aşı karşılığında asla para istemeyeceği vurgulandı.

    Açıklama, bazı dolandırıcıların bu yolla çıkar sağlama girişiminde bulunduğu haberleri üzerine yapılmıştı.

    Sağlık Bakanı Matt Hancock da kampanya için yaptığı açıklamada “Bu pandemiden çıkış yolumuz aşılar. Sahtekarların bu dev ekip çalışmasının altını oymasına izin vermememiz yaşamsal önemde. Aşı için sizden asla para istenmeyecek, aşı için sizinle temas kurulduğunda banka detaylarınız ve PIN kodunuz sorulmayacak” demişti.

    Birleşik Krallık’ta Ulusal Sağlık Sistemi NHS’in verdiği diğer sağlık hizmetlerinden de herhangi bir ücret alınmıyor.

    Şu anda Birleşik Krallık’ı oluşturan İngiltere, Kuzey İrlanda ve Galler’de 18 yaşın üzerindeki, İskoçya’da ise 30 yaşın üzerindeki herkese ilk doz aşı sunuluyor.

    Ülkede Pfizer-BioNTech, Oxford-Astra Zeneca ve Moderna aşıları yapılıyor. Janssen aşısının da önümüzdeki aylarda yapılmaya başlaması bekleniyor.

    İngiltere’de hastalık belirtisi gösterenler için Covid-19 testleri de ücretsiz yapılıyor, ancak yeşil kategoride olmayan ülkelerden gelenler karantina süresinde, ikinci ve sekizinci günlerde iki ücretli test yaptırmak zorunda.

    Türkiye’nin de aralarında bulunduğu kırmızı kategoride olan ülkelerden gelenler ise 10 gün otel karantinasında kalmak zorunda ve bu kişilerden 1750 sterlin ücret alınıyor.

    Kaynak : BBC Türkçe

     

  • Londra’lı klarnet ustası Saygın Akbudak’ın kitabı yolda

    Londra’lı klarnet ustası Saygın Akbudak’ın kitabı yolda

    Yakın zamanda Londra’ya yerleşen klarnet ustası Saygın Akbudak, 2019 yılında çıkardığı Başlangıç ve orta seviye için detaylı anlatımları içeren ‘Sol Klarnet Eğitim Kitabı 1’ kitabının devamı niteliğinde olan 2. cildini bu yıl içinde çıkaracağının müjdesini verdi.

    Başarılı müzisyen Akbudak, müziğe erken yaşlarda ilgi duymaya başlamış, müzik yolculuğuna gitarla başlayıp piyano, kabak kemane, saksafon ve klarnet ile devam etmiştir. İlk kitabının tanıtımını, ders vermek üzere davet edildiği klarnet virtüözü Hüsnü Şenlendirici’nin her yıl düzenlediği ve dünya çapından pek çok katılımcının yeraldığı Klarnet Kampı’nda yapan müzisyen Akbudak, ikinci kitabının tanıtımını da Londra’da müzikseverler ile birarada yapmayı planlıyor.

    Klarnet özel dersleri vererek eğitmenliğini sürdüren müzisyen Saygın Akbudak, pandemi kısıtlamalarının giderek gevşetildiği şu günlerde, Londralı bir çok şarkıcı ve müzisyenin projelerine davet ettiği bir isim.

    Oldukça başarılı bir müzik eğitimi ve geçmişine sahip usta müzisyen Akbudak, Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuarı Temel Bilimler Bölümü’nde piyano ve kabak kemane eğitimi aldı ve Klarnet Meslek Çalgısı’ndan mezun olan ilk öğrenci olarak okulu tamamladı. Yine Ege Üniversitesi’nde Pedagojik Formasyon eğitimini de tamamladı. Saygın Akbudak, bir çok TV projelerinde ve çeşitli orkestralarda yer aldı. Aynı zamanda bir kolejde müzik öğretmeliğine devam etti. 2013 yılında Hüsnü Arkan’ın orkestrasına klarnet ve geri vocal olarak dahil oldu.  Başarılı müzisyen Akbudak halen başta Hüsnü Arkan ve Gürol Ağırbaş orkestraları olmak üzere çeşitli orkesterlarda klarnet ve saksafon çalarak müzik hayatına devam etmekte, klarnet özel dersleri vermekte ve beste çalışmaları yapmaktadır.

    Klarnet ustası Saygın Akbudak
    Klarnet ustası Saygın Akbudak

     

     

  • Erbil, hakkında açılan davaya ilişkin konuştu: Sözlerimin arkasındayım

    Erbil, hakkında açılan davaya ilişkin konuştu: Sözlerimin arkasındayım

     Britanya Alevi Federasyonu Genel Başkanı İsrafil Erbil Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümünde yaptığı konuşma gerekçe gösterilerek hakkında iddianame düzenlenmesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erbil, “Devletleşmiş AKP-MHP rejimi Türkiye’de tüm muhalif sesleri kısmak istiyor. İddianamedeki bana ait olan sözlerimin arkasındayım. AKP ve MHP sözcülüğünü yapan savcılar iyi bilsinler ki halkımıza yapılan zulmün hesabını sormak suç ise eğer ben bu suçu işlemeye devam edeceğim” dedi. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Kurucu Başkanı Turgut Öker’e Maraş Katliamı’nın 37. yıl dönümünde yaptığı konuşmadan dolayı ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği’ iddiası ile dava açılmıştı.

    Geçtiğimiz günlerde de Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümünde yaptığı konuşma nedeniyle Britanya Alevi Federasyonu (BAF) Genel Başkanı İsrafil Erbil hakkında iddianame düzenlendi. İddianamede Erbil’in Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen anma sırasında yaptığı konuşmalar yer aldı.

    İddianameye göre Erbil’in yaptığı bu konuşmasından dolayı TCK’nın 301. maddesinden de ayrıca bir soruşturma yürütüldüğü öğrenildi. Yürütülen bu soruşturmada da ‘Katil devlet’ sözleri suç sayıldı.

    “AKP-MHP REJİMİ TÜRKİYE’DE TÜM MUHALİF SESLERİ KISMAK İSTİYOR”

    PİRHA’ya konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Erbil; “AKP-MHP rejimi ya da devletleşmiş AKP-MHP rejimi Türkiye’de tüm muhalif sesleri kısmak istiyor. Politik ve ekonomik araçlarla birlikte hukuk terazisini de kontrol ederek gerçekleri söyleyen hiç kimseye yaşam hakkı bırakmıyorlar. Son HDP İzmir binasında yapılan cinayette de hepimizin şahit olduğu gibi muhalif olanları katledecek ya da tetikçilerine katlettirecek kadar ileri gitmiş durumdalar” dedi.

    “TÜRKİYE’DE MÜCADELE VEREN KURUMLARIMIZIN SESİNİ DÜNYAYA DUYURMAK ZORUNDAYIZ”

    Avrupa’da örgütlü Alevi kurum temsilcileri olarak Türkiye’de yaşanan hak ihlallerine ve katliamlara karşı sessiz kalmayacaklarını vurgulayan Erbil sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Avrupa’da örgütlü Alevi kurum temsilcileri olan bizler Türkiye’ye oranla daha özgür konuşabildiğimiz için Türkiye’de yapılan baskı ve zulme sessiz kalamayız. O nedenle her yıl Sivas, Maraş katliamları gibi insanlık suçu işlenmiş katliamların anma etkinliklerinde yaşanan kısıtlamalar başta olmak üzere tüm insan hakları ihlallerine karşı mücadele etmeliyiz. Türkiye’de aynı mücadeleyi veren kurumlarımızın sesini dünyaya duyurmak zorundayız. Bu çalışmalarımız kapsamında yaptığımız etkinliklerde yaptığımız konuşmalarımız ve diğer etkinliklerimiz AKP-MHP devletinin hoşuma gitmiyor. O nedenle Maraş Katliamı’nın 41. yıl dönümünde Maraş’ta yaptığım konuşma nedeniyle hakkımda iddianame hazırlandı.”

    “DEVLET KATLİAMLARIN AZMETTİRİCİSİ VE ORGANİZATÖRÜ”

    İddianamede ‘suç’ olarak görülen tüm sözlerinin arkasında olduğunu belirten Erbil son olarak şunları aktardı:

    “Halkın bir kesimini hakaret başta olmak üzere birçok uydurma ve çarpıtma gerekçelerle hazırlanan iddianamedeki bana ait olan sözlerimin arkasındayım. Ve tekrar ediyorum devlet Alevilere karşı işlemiş olduğu tüm insan hakları ihlalleri ve katliamların azmettiricisi ve organizatörüdür. Tüm katliamlarla yüzleşmelidir diye düşünüyorum. Benim ve yoldaşlarımın anmalarda yaptığımız konuşmalarda bizim dile getirdiklerimizi bugün kendi besledikleri mafya ve derin güçleri de söylüyorlar. O nedenle savcıların birinci görevi bu suçları ortaya çıkarmak ve yargılamaktır. Bizler gibi doğruları söyleyenlere iddianame hazırlamak değildir. AKP ve MHP sözcülüğünü yapan savcılar iyi bilsinler ki halkımıza yapılan zulmün hesabını sormak suç ise eğer ben bu suçu işlemeye devam edeceğim.”

    Kaynak: Melis CİDDİOĞLU/PİRHA