Blog

  • İNGİLİZ MAHKEMESİNDEN ÇİFTE STANDART!

    İNGİLİZ MAHKEMESİNDEN ÇİFTE STANDART!

    Altı ay boyunca Daiş çetelerinin kontrolündeki Raqqa’da kalan, İngiltere’ye döndükten sonra ikinci kez Daiş’e katılmak için giderken, Türkiye’de tutuklanıp İngiltere’ye iade edilen Jamila Henry, mahkemece serbest bırakıldı. ‘Yaşamını yeniden kurması’ için Jamila’ya şans veren mahkeme, aynı hassasiyeti genç Kürt kızı Şilan Özçelik’e tanımıyor. Şilan Özçelik, 11 Mart 2014 tarihinden bu yana ‘PKK’ye katılmaya teşşebbüsten’ Londra’daki bir hapishanede tutuklu bulunuyor.

    İNGİLİZ MAHKEMESİNDEN ÇİFTE STANDART! 1

    Geçtiğimiz yıl, 6 ay boyunca Daiş kontrolündeki Suriye’nin Raqqa kentinde Daiş çetelerine katılan ve daha sonra İngiltere’ye dönen 21 yaşındaki genç kız Jamila Henry, Suriye’den geldiğini kabul etsede, terörle mücadele ekipleri tarafından sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. MI5 tarafından sürekli denetim altında olmasına rağmen, bu yıl Mart ayında tekrar Daiş’e katılmak üzere Türkiye’ye giden Jamila, Türk polisi tarafından tutuklanıp İngiltere’ye sınır dışı edildi. İkiz kız kardeşinin pasaportuyla Türkiye’ye giden Jamila, geçen hafta görülen mahkemesinde 12 ay hapis cezasına çarptırılmış olsada hakim tarafından ‘ikinci bir şans’ verilerek serbest bırakıldı.

    JAMİLA BİR TÜRK İLE EVLENMİŞ

    Londra’da doğup büyüyen Jamila, katolik bir ailenin kızı. 14-15 yaşına kadar katolik inancı ile büyür ancak daha sonra müslüman olur. 18 yaşında Kıbrıslı bir Türk ile evlenir. Eşiyle birlikte Londra’nın Walthamstow bölgesinde yaşarlar. Türk eşinden Mustafa adında bir çocukları olan Jamila, geçtiğimiz yıl Daiş’e katılmak için Türkiye üzeriden Suriye’ye geçer. İki yaşındaki oğlunu da beraberinde götüren Jamila, Daiş’in Suriye’deki merkezi olan Raqqa kentinde 6 ay kaldıktan sonra, geçtiğimiz yıl Aralık ayında İngiltere’ye geri döner.

    MI5 SÜREKLİ GÖZETİM ALTINDA TUTMUŞ!

    Jamila, Raqqa’da altı ay kaldıktan sonra, İngiltere dönüşünde havalanında 8 saatlik bir sorgulamadan sonra serbest bırakılır. Genç kıza, polis takibi için akıllı bir telefon verilir. Ancak, geçtiğimiz Mart ayında ikiz kız kardeşinin pasaportunu alarak, tek başına Türkiye’ye üzerinden Suriye’ye gitmek isterken, Türk güvenlik güçleri tarafından tutuklanarak sınır dışı edilir.

    İKİNCİ BİR ŞANS

    Geçtiğimiz hafta Londra’da görülen mahkemesinde 12 ay hapis cezasına çarpıtılan, ancak hakim tarafından cezası ertelenen Jamila serbest bırakıldı. Hakim Christopher Moss QC kararını açıkladıktan sonra genç kadına; “Senin davanda istisna bir karar veriyorum, bu karar; sana ailenle yeniden bir hayat kurma ve yaşamını düzene sokma şansı veriyor.”

    MAHKEME AYNI HASSASİYETİ GENÇ KÜRT KIZINA GÖSTERMİYOR

    Mahkeme tarafından Jamila Henry’e gösterilen hassasiyet, genç Kürt kızı Şilan Özçelik’e gösterilmediği gibi, 7 aydır da hapis yatıyor.

    Kobane’nin Daiş çeteleri tarafından ağır bir saldırıya uğradığı dönemde, Rojava’ya gidip Daiş çetelerine karşı savaşma kararı alan Şilan Özçelik, Avrupa’dan Rojava’ya gidemeden İngiltere’ye geri döndü. Özçelik, 16 Ocak’ta Almanya’dan Londra’ya gelirken Stansted havaalanında gözaltında ifadesi alındıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 11 Mart’ta Westminster Magistrates’ mahkemesinde görülen davada, ‘PKK’ye katılmaya teşşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu. Merkezi Kriminal Mahkemesi, Old Bailey’de, 1 Nisan’da gerçekleşen ikinci duruşmada hakim Justice Sweeney, savcılığın talebi üzerine Özçelik’in tutuklu yargılanmasına karar vermişti.

    Yedi aydır haksız bir şekilde cezaevinde tutulan ,Özçelik 7 Eylül’de tekrar hakim karşısına çıkacak.

  • Birleşik Krallık’a Bu Yıl Kaç Kişi İltica Etti?

    Birleşik Krallık’a Bu Yıl Kaç Kişi İltica Etti?

    Avrupa ülkeleri yasadışı göçe karşı her gün içte ve dışta yeni önlemler almaya devam ederken Akdeniz’deki göçmen mezarlığı daha da büyüyor. Son yedi ay içerisinde Avrupa’ya varabilmek için Akdeniz’den geçmeye çalışan mültecilerden 2000’den fazlası yaşamını yitirdi.

    Birleşik Krallık'a Bu Yıl Kaç Kişi İltica Etti? 1

    Uluslararası Göçmen Kurumunun açıkladığı son veriler Akdeniz’in en ölümcül göçmen güzergahı olduğunu gösteriyor. Ortadoğu’da ve Afrika’da devam eden savaşlar ve açlıktan kaynaklı Avrupa’ya yüzünü dönen binlerce göçmenim umut yolculuğu ölüm yolculuğuna dönüşüyor. Geçen yıl aynı güzergahta yaşamlarını yitiren göçmenlerin sayısı 3,279’du, bu yıl bu sayının ikiye katlanacağı gözüküyor. Geçen yıl yaşanan ölümlerin çoğunluğu İtalya ile Libya’yı birbirine bağlayan Sicilya kanalında gerçekleşmişti.

    BİRLEŞİK KRALLIK EN ÇOK GÖÇMEN ALAN ÜLKE SIRALAMASINDA 7’İNCİ

    Avrupa genelinde büyük bir krize dönüşen göçmenlik sorunu Birleşik Krallığın da gündeminin birinci sırasında. Özellikle Fransa ile Britanya arasında bulunan Manş tünelinde son dönemlerde çok sayıda göçmen hayatını kaybetti. Fransa’nın liman kenti Calais’te Britanya’ya geçmeyi bekleyen yüzlerce göçmen bulunuyor. Britanya ve Fransa hükümetlerinin aldığı tüm güvenlik önlemlerine rağmen hayatlarını riske atan göçmenler Britanya’ya ulaşmaya çalışıyor. Hükümet tünel güvenliğini artırmak amacıyla bu hafta içerisinde ekstra 100 güvenlik görevlisini daha görevlendirmeyi kararlaştırdı.

    4 AY İÇERİSİNDE 9,285 GÖÇMEN İLTİCA BAŞVURUSU YAPTI

    Alınan tüm güvenlik önlemlerine rağmen Ocak-Nisan ayları arasında 9,285 göçmen Birleşik Krallık’ta resmi iltica başvurusu yaptı. Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2014 yılında toplamda 31,945 iltica başvurusu yapıldı. İltica başvurusu yapanlardan yüzde 44’ünün başvurusu kabul edilirken, diğerlerinin mahkemeleri devam ediyor. Birleşik Krallığa iltica başvurusu yapanların çoğunluğunu Eritre, Pakistan ve Suriye’den gelen göçmenler oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre Suriye ve Eritre’li göçmenlerin yüzde 85’inin iltica başvuruları anında kabul edildi.

    ALMANYA: GÖÇMENLERİ YERLEŞTİRECEK YER BULAMIYOR

    Avrupa ülkeleri içerisinde göçmenlikle başı en çok dertte olan ülke Almanya. Son açıklanan verilere göre Almanya’ya yerleşen göçmen sayısı 11 Milyonu aştı. 28 Avrupa ülkesi içerisinde en çok göç alan ülkeler arasında Almanya birinci sırada. Bu yılın ilk dört ayında 97,640 göçmen Almanya’da iltica başvurusu yaptı. Bu yılın ilk dört ayında en çok göç alan ilk 10 Avrupa Birliği ülkesi şöyle; Almanya:97,640, Macaristan:39,295, Fransa:19,945, İtalya:19,745, İsveç:14,840, Avusturya:13,425, Birleşik Krallık:9,285, İsviçre:5,410, Belçika:4,570, Bulgaristan: 4,310.

  • İnegöl Home Furniture’da Büyük Kampanya

    İnegöl Home Furniture’da Büyük Kampanya

    Mobilya sektöründe iddialı marka İnegöl Home, ‘Eskisini Getir Yenisini Götür’  Kampanyası ile Kanepeler, Yatak Odaları, Çocuk Odaları, Bazalar ve Yemek Masalarında %50’ye varan indirimleri ile nakit fiyatına %0 faiz taksitli satışlarına başladı.

    inegol-manset

    Müşterilerine zengin ürün yelpazesi, konforlu ve cıvıl cıvıl renkleri ile birbirinden farklı seçenekler sunan İnegöl Home, ünlü markaların, yemek masası, yatak odası, koltuk, çocuk odası ve daha birçok ürünü Güney Londra’nın Croydon bölgesindeki modern showroomunda sergiliyor.

    ‘ESKİ MOBİLYANIZI £1,000 ALIYORUZ’

    İngiltere’nin en çok ürün yelpazesine sahip firması İnegöl Home Furniture en kaliteli ürünlerini sizin beğenize sunuyor. İngiltere’nin hangi bölgesinde olursanız olun nakliye ücreti eklenmeden, eski mobilyalarınızı £1,000 sayıp sizi İnegöl Home Furniture kalitesi ile buluşturuyor. Fırsatlardan yararlanarak, hem yepyeni mobilyalarınıza kavuşacak hem de yuvanızı Inegol Home Furniture kalitesi ile bütünleyeceksiniz.

    inegol6

    İÇ DEKORASYON HİZMETİ BAŞLADI

    Hizmetlerinde hız kesmeyen Inegol Home Furniture müşterilerinden gelen yoğun talep üzerine iç dekorasyon hizmetlerine de başlamış bulunmaktadır. Evinizin, Ofisinizin , Mağazanızın ve Marketinizin iç dekorasyon hizmetlerini Inegol Home Furniture kalitesinde yaşamanızı sağlamaktadır. Ev tekstil ve dekorunda kalitenin ve şıklığın öncüsü Inegol Mobilya kalitesi ile yeni başlangıçlara hazırlanın.

    inegol7

    Mobilya sektöründe iddialı marka İnegöl Home, geçtiğimiz Nisan ayında Londra’nın Croydon bölgesinde sektörün ünlü markalarını bir araya getirerek hizmete açılmıştı.

    Kaliteli ürünleri ve cazip ödeme seçenekleri ile vatandaşların keyifli alışveriş yapabileceği mağaza, evlerini yenileyecek veya romantik tasarımları ile yeni evlenecek olan çiftler için birçok seçenek sunuyor.

    Oldukça şık tasarımları ve ekonomik fiyat seçenekleri ile evlerin atmosferlerini değiştirecek olan ürünler ilgi çekiyor. Sektörün öncü markalarını bir araya getirerek adeta “Mobilya Ailesi” kuran İnegöl Home’da herkese hitap edecek ürünü bulmak mümkün.

    inegol8

    Müşteri memnuniyetine de önem veren İnegöl Home, satış sonrası da müşterilerine hizmet sunmakta. Ayrıca deneyimli Tasarım Ekibi ile evlerini dizayn etmek isteyenlere yardımcı oluyor.

    Müşterilerin tercihlerinin ön planda tutulduğu  İnegöl Home, deneyimli ekibi ile 79 High Street, Croydon, London CR0 1QE adresinde müşterilerine hizmet vermekte.

    inegol

  • Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde

    Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde

    Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde 2

    Sendikalar ve Londra Ulaşım Dairesi (TfL) arasında, gece metrosuna dair görüşmelerinden sonuç almamasından sonra 5 ve 6 Ağustos’ta planlanan grev gerçekleşecek.

    Bugün (Çarşamba) saat 18:30’da metro hizmetleri durdurulacak. Perşembe günü tüm gün trenler çalışmıyor olacak- hizmetlerin Cuma sabahı normale dönmesi bekleniyor.

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Boris Johnson geçtiğimiz aylarda Londra metrosunun hafta sonları 24 saat hizmette olacağını açıklamıştı, fakat metro çalışanlarını temsil eden sendikalar RMT, Aslef, Unite ve TSSA, TfL’in sunduğu çalışma koşullarını kabul etmiyor. Son olarak yapılan görüşmelerin de sonuç vermemesiyle grev kararı kesinleşti.

    Sendikalar, gece hizmetine karşı olmadıklarını, fakat, sunulan maaş artışının yetersiz olduğunu ve çalışma koşullarının tren sürücülerine yeterli dinlenme zamanı vermeyeceğini ve bunun halk için tehlikeli olacağını savunuyorlar.

    Gece metrosunun 12 Eylül’de hizmete girmesi bekleniliyor. Sendikalar, çalışma koşullarında anlaşmaya varılması için bu tarihin ertelenmesini öneriyor fakat TfL buna sıcak bakmıyor. Önümüzdeki haftalarda 48 saatlik bir grev olma olasılığı da gündemde.

    Londra Metro ve TfL yetkilileri, sunulan koşulların adil olduğunu ve hafta sonları gece çalışmak istemeyenlerin zorunlu çalışmayacaklarını savunuyorlar.

    Bu grev bir ay içerisinde metro çalışanları tarafından gerçekleştirilen ikinci grev- 8 Temmuz’da metro hizmetleri tüm olarak durdurulmuştu.

    Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde 1

    London Overground, DLR, şehirler arası trenler, otobüsler ve tramvaylar hizmete devam edecekler, fakat, daha önceki grevde olduğu gibi, aşırı kalabalık olmaları bekleniliyor.

    Londra ulaşımını kullananların www.tfl.gov.uk adresinden bilgi almaları öneriliyor.

  • Zulümdür! Hakarettir!

    Zulümdür! Hakarettir!

    Rojava’nın Cezire Kantonunda Daiş çeteleri ile girdikleri çatışmalarda yaşamlarını yitiren 13 YPG’linin cenazeleri altı gündür Habur Sınır Kapısı’nda bir tırın içerisinde bekletilerek ailelerine verilmiyor.

    Zulümdür! Hakarettir! 1

    Cenazeleri almak için cumhuriyet savcılığına başvuran ailelere, cenazelerin sınırdan geçirilmesi sorumluluğunun İçişleri Bakanlığı’nda olduğu, cenazeler sınırdan içeri girdikten sonra ancak otopsi işlemini savcılığın yapabileceği söylenmişti.

    HDP’nin Şırnak milletvekilleri 26 Temmuz’dan beri cenazelerin teslim edilmesi için ailelerle birlikte bekleyişini sürdürüyor.

    HDP Hakkari Milletvekili Selma Irmak, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanıtlaması istemiyle Meclis’e soru önergesi verdi. “Ulusal ve uluslararası hukukta hiçbir karşılığı olmamasına rağmen yaptığımız bütün yasal başvurular sonuçsuz bırakılmakta ve cenazelerin girişlerine izin verilmemektedir” denilen önergede, bu durumun toplumun adalet vicdanını yaraladığı belirtildi.

    Sınır kapısında cenazesi bekletilen YPG’lilerden biri de 13 Temmuz’da Tel Abyad’a bağlı Siluk kasabasında hayatını kaybeden 21 yaşındaki Alman vatandaşı Kevin Jochim.

    Sınır kapısında yaşananlara bir tepki HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’tan gelmişti.

    Cenazelerin Daiş’e karşı savaşan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına ait olduğunu söyleyen Demirtaş, şu ifadeleri kullanmıştı: “Sizin emrinizle cenazelere hakaret ve işkence ediliyor. Bu mudur sizin huzur operasyonlarınız? Evet, evlatlarımız ölüyor. Evet, acılar çekiyoruz. Bütün acıları yüreğimizde hissediyoruz. Ama cenazelere hakaret edecek, cenazelere işkence yapacak kadar vicdanınızı yitirmemiş olmanızı temenni ediyorum.”

  • Hampshire’da düşen uçak Bin Ladin’in ailesini taşıyordu

    Hampshire’da düşen uçak Bin Ladin’in ailesini taşıyordu

    Cuma günü İngiltere’de iniş yapmak isterken Hampshire kentinde bir otomobil pazarının üzerine düşen özel bir jette bulunanların Bin Ladin’in aile bireyleri olduğu bildirildi.

    Hampshire’da düşen uçak Bin Ladin’in ailesini taşıyordu 1

    İtalya’nın Milan kentinden havalanan Suudi Arabistan kayıtlı özel bir jet, Cuma günü İngiltere’nin Hamshire bölgesindeki Blackbushe Havaalanı’na iniş yapmak isterken düştü.

    Uçak havaalanı yakınındaki açık bir otomobil pazarının bulunduğu yere çakıldı. Polise göre uçakta bulunan pilot ile üç kişi öldü. Kurtulan olmadı. Uçağın düşmesi sonucu yerde herhangi bir yaralanma olmadığı bildirildi.

    İngiltere’deki Suudi Arabistan Büyükelçiliği ölenlerin El Kaide’nin şefi Usame Bin Ladin’in aile bireyleri olduğunu doğruladı.

    Büyükelçilik, Twitter hesabında yaptığı açıklamada Bin Ladin’in oğullarına ve yakınlarına başsağlığı diledi. Büyükelçilik, ölenlerin kimlik bilgileri konusunda herhangi bir detay vermedi

    Uçağın düşün nedeni konusunda henüz bir açıklama yapılmadı.

  • Saldırıyı Örtbas Etme Çabaları: Zergelê ‘Terörist Kampıymış’!

    Saldırıyı Örtbas Etme Çabaları: Zergelê ‘Terörist Kampıymış’!

    Güney Kürdistan’ın Kandil bölgesinde bulunan Zergelê’de 9 Kürt köylünün Türk savaş uçakları ile katledilmesinden yaklaşık on saat sonra Türkiye Dışişlleri Bakanlığı katliamı meşrulaştırmayı amaçlayan bir açıklama yaptı. Gün boyu susan bakanlık, akşam da Zergelê’yi “terörist kampı” ilan etti, katliama da “iddia” diyerek, bu iddiayı araştıracaklarını açıkladı.

    Türk Savaş Uçakları Kandil'de Köyü Hedef Aldı: Onlarca Ölü ve Yaralı 8

    Bu sabah saat 4 sularında Türk savaş uçaklarının Zergelê köyünü bombalamasının ardından 9 Kürt köylü yaşamını yitirmişti. Fırat haber ajansı ve Nuçe tv tarafından vahşi olayın görüntüleri yayınladığı halde Dıişleri bakanlığının ‘iddia’ kelimesini kullanması dikkat çekti.

    Saldırıda 9 sivilin katledilmesini “iddia” olarak değerlendiren Dışişleri Bakanlığı, katliamla ilgili yaptığı skandal açıklamada Zergelê için terörist kampı tanımlaması yaptı.

    Türk Dışişleri Bakanlığı, Zergelê köyünün PKK kampı olduğunu ileri sürdüğü açıklamasında “PKK kayıplarının yanı sıra sivil kayıplar da meydana geldiği  yönündeki haberler  üzüntüyle karşılanmış  ve haberlerde ileri sürülen iddialar hakkında inceleme ve araştırma başlatılmıştır” dedi.

    Türk Savaş Uçakları Kandil'de Köyü Hedef Aldı: Onlarca Ölü ve Yaralı 1

    “Tüm hedeflerin anlık istihbarat raporları doğrultusunda sivillerin bulunmadığına tam kanaat getirilen  alanlardan seçilmekte; sivil kayıplarının yaşanmaması için daima azami gayret özenle sarf edilmekte” olduğu iddia edilen açıklamada, Zergelê köyünden “Bahsekonu Zergele terörist kampında sivillerin bulunmadığı” şeklinde bahsedilmesi dikkat çekti.

     

    Türkiye dışişleri bakanlığı “terör örgütünün sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı da maalesef bir vakıadır” diyerek “bu hususta temas halinde olduğumuz Irak Kürt Bölgesel Yönetimi makamlarıyla da ortak bir çalışma titizlikle yürütülecektir.  Bu çalışmalarımız sonucunda elde edilecek bulgular kamuoyuyla en kısa zamanda paylaşılacaktır” dedi.

     

    Türk savaş uçakları 2002 yılında da Kendakola’da 44, 2011 ağustos ayında da Kandil’in Kortek Mevkiinde 7 sivili katletmişti.

    KCK’DEN SERT AÇIKLAMA

    KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, “Kandil’de Zergelê Köyüne ve sivil halka yönelik saldırı, halkımıza karşı sömürgeci güçlerin yaptığı saldırıların son halkası olmuştur. Bu saldırıları tüm Kürdistan halkı olarak karşı durmadan durdurmak mümkün değildir. Bu açıdan tüm Kürdistan halkı ayağa kalkarak bu katliamın sorumlularına karşı mücadele etmelidir. Başurê Kurdîstan halkı da, Bakurê Kurdîstan halkı da, Rojava Kurdîstan halkı da, Rojhılat Kurdîstan halkı da; bölge halkları ve demokrasi güçleri de bu katliamlara karşı ayağa kalkmalıdır” dedi.

    KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı,  Türk devletinin Kürt halkına karşı yürüttüğü topyekun savaşı Bakur, Başur ve Rojava Kurdîstan’ın da sürdürdüğünü belirtti. KCK açıklamasında, “Bakurê Kurdîstan’da her yerde halkımıza saldırdığı gibi, bir haftadır Medya Savunma Alanları da durmaksızın uçak ve top saldırılarıyla bombalanmaktadır. Son olarak Güney Kürdistan’da Ranya’ya bağlı Zergelê köyüne saldırarak kadın, çocuk, yaşlı 10 köylüyü katletmiş, onlarcasını da yaralamıştır. Köyün yerle bir edilmesi, Güney Kürdistanlı bu köylülerin tümden katliamdan geçirilmek istendiğini göstermektedir. Bu saldırıyla Güney Kürdistan halkının da hedef alındığı ortaya konulmuştur.

    Bu saldırı, Güney Kürdistan halkına yapılan ilk saldırı değildir. 1990’lı yıllarda da onlarca Güney Kürdistanlı halkımız katledilmişti. 2001 yılı 15 Ağustos’unda Xınerê alanı Kendekolê köyünde uçakların bombalaması sonucu 50 civarında köylü katledilmişti. AKP hükümetinin Sri Lanka modeliyle Kürt Özgürlük Hareketi’ni tümden tasfiye etme saldırılarının parçası olarak 2011 yılında yine Qandil Ranya yolu üzerinde bir araba vurularak biri bebek, üçü çocuk olmak üzere 7 kişilik bir aile tümden yok edilmişti. Zergelê Katliamı, Türk devletinin Güney Kürdistan’a yönelik yaptığı katliamların son halkası olmuştur. Bu katliamlarla Türk devleti köyleri boşaltmayı hedeflemektedir” denildi.

    ‘BU HAVA SALDIRILARI TÜRK DEVLETİNİN SAVAŞI GÜNEY’DE YANGINLAŞTIRDIRDIĞINI GÖSTERMEKTEDİR’Katliamı Örtbas Etme Çabaları: Zergelê ‘Terörist Kampıymış’! 2

    KCK açıklamasında devamla şu hususlara yer verildi:

    “Türk devletinin Güney Kürdistan’a bu kadar pervasızca saldırması, köylüleri katletmesi, onlarcasını yaralaması, bağlarını bahçelerini harap etmesi, ormanlarını yakması, Güney Kürdistan hükümetinin sessizliğinden cesaret almaktadır. Zergelê Katliamının Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun Hewler ve Süleymaniye görüşmelerinden sonra olması tesadüfi değildir. AKP hükümeti bu saldırılarının meşruiyetini KDP açıklamalarına dayandırmaktadır. Zergelê Katliamı, Feridun Sinirlioğlu’nun yaptığı görüşmelerde saldırıların arttırılacağı ve köylülerin boşaltılması yönünde bir tehdit yaptığını göstermektedir.

    Bu hava saldırıları, Türk devletinin savaşı Güney Kürdistan’da yaygınlaştırdığını açıkça ortaya koymaktadır. Türk devleti sadece Bakurê Kurdîstan halkının değil, tüm Kurdîstan halkının düşmanıdır. Rojava Devrimine gösterdiği düşmanlıkla tüm halkımız ve dünya bu gerçeği görmüştür. Eğer Türk devletinin bu saldırıları durdurulmazsa, saldırılar Kürdistan’ın tüm parçalarındaki halkımızın özgürlük mücadelesine karşı da sürdürülecektir. Bu açıdan bu saldırılara karşı direniş tüm Kürdistan halkının özgür ve demokratik yaşam direnişidir.

    ‘BAŞUR, BAKUR, ROJAVA, ROJHILAT’TA HALKIMIZ AYAĞA KALKMALIDIR’

    Kandil’de Zergelê Köyüne ve sivil halka yönelik saldırı, halkımıza karşı sömürgeci güçlerin yaptığı saldırıların son halkası olmuştur. Bu saldırıları tüm Kürdistan halkı olarak karşı durmadan durdurmak mümkün değildir. Bu açıdan tüm Kürdistan halkı ayağa kalkarak bu katliamın sorumlularına karşı mücadele etmelidir. Başurê Kurdîstan halkı da, Bakurê Kurdîstan halkı da, Rojava Kurdîstan halkı da, Rojhılat Kurdîstan halkı da; bölge halkları ve demokrasi güçleri de bu katliamlara karşı ayağa kalkmalıdır.

    Bu katliam vesilesiyle Güney Kürdistan hükümetini de bu saldırılara karşı tutumunu değiştirmeye ve bu saldırılara karşı direnen Kürt halkının yanında yer almaya çağırıyoruz. Tüm Güney Kürdistanlı siyasi güçler ve halkımız da Türkiye’nin bu saldırılarına karşı ortak hareket ederek bu saldırıları durdurmalıdır. Güney Kürdistan halkı da saldırıya uğrayan sivil yerleşim alanlarına yürüyerek bu saldırılara karşı tutumunu açıkça göstermelidir.

    ‘HALKIMIZ HİÇBİR ZAMAN YILMADI YILMAYACAK’

    Zergelê Katliamından saatler önce de Ağrı’da üç sivil katledilmiştir. AKP iktidarı döneminde katledilen yüzlerce sivile üç insan daha eklenmiştir. AKP, çatışmasızlığın olduğu dönemlerde bile onlarca sivili katletmiştir. AKP Hükümeti, savaş olsun olmasın sivillere saldırmayı halkı sindirmenin bir yolu olarak görmektedir. Tayyip Erdoğan’ın 2006 yılında Diyarbakır halkının şehit cenazelerine sahip çıkması karşısında“kadın d