Blog

  • Binlerce Alevi Park Festivalinde Bir Araya Geldi

    Binlerce Alevi Park Festivalinde Bir Araya Geldi

    Binlerce Alevi Park Festivalinde Bir Araya Geldi 3

    Haber: Esra Türk
    Foto: Erem Kansoy

    Londra’da 5’incisi düzenlenen Alevi Festivaline binlerce kişi katıldı. Britanya Alevi Federasyonu ve İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nin organize ettiği ve bu yıl beşincisi düzenlenen festivalin Londra ayağının finalinde binlerce kişi park festivalinde bir araya geldi.

    Pazar günü, Hackney Downs Park’ında gerçekleşen festivalde binlerce Alevi bir araya gelerek örgütlü bir duruş sergilerdiler. Çok sayıda siyasetçi ve dernek temsilcisinin katıldığı etkinlikte, sahne alan sanatçılar da katılımcılara güzel vakit yaşattılar. Etkinlikte sahne alan Ezginin Günlüğü, Oğuz Boran, Özlem Taner ve Seyfi Yerlikaya sevilen şarkı ve türküleriyle büyük beğeniyle karşılandılar.

    Park festivali, BAF derneklerinin semah ekiplerinin, semah gösterisi ile başladı. Daha sonra, BAF başkanı İsrafil Erbil ve İAKM ve Cemevi başkanı Tugay Hurman’ın eşliğinde BAF dernek temsilcileri, Britanya Demokratik Güç Birliği temsilcisi ve yerel siyasetçiler bir arada sahne alarak konuşmalarını yaptılar. Konuşmalarda, HDP’nin 7 Haziran’da, %13 oy ile, elde ettiği seçim başarısı ve milletvekili seçilen Alevi dernek temsilcileri, öne çıkan konular arasında oldu.

    BAF’a bağlı dernek temsilcilerin yaptıkları konuşmalardan sonra söz alan BAF başkanı İsrafil Erbil, festivali katledilen ve mağdur edilenlere armağan ettiğini belirterek, şöyle konuştu: ‘‘Beşinci Alevi Festivalimizi, 2 Temmuz’da Madımak’ta ateşe semah duranlara; Şengal’de, yanı başında çocukları öldürülen ama buna rağmen direnen annelere, kadınlara; Gezi’de yitirdiğimiz canlara; Haseke’de yitirdiğimiz çocuklarımıza; El Sur’da başları vücutlarından ayrılan körpe vücutlara armağan olsun canlar.’’

    DİKTATÖR ALAŞAĞI EDİLDİ

    Erbil, konuşmasına, Türkiye’de HDP’nin seçim başarısı ve Alevi örgütlenmesinden bahsederek devam etti: ‘‘Sizlerin birliğidir, diktatörü alaşağı eden. Sizlerin birliğidir bu yolu yaşatacak olan. Yaşasın sizlerin birliği. Yaşasın biz’lerin birliği. Yaşasın Britanya topraklarında, Avrupa topraklarında ve dünyanın her yerinde olan örgütlenmemiz, canlar. Burada, bu meydanda semah dönen o üç yaşındaki, beş yaşındaki, bu topraklarda doğmuş ama kendisini unutmayan, kendisi olarak yaşamak isteyerek yola çıkan canlara, armağan olsun bu festivalimiz. Ezilenlerin birliği nelere kadirdir gördük. Alevilerin yaşadığı, Alevilerin omuz verdiği, tüm ezilenlerin de neleri başarabileceğini gördük. O zaman, kendimizi hiç bir zaman küçümsemiyoruz. O zaman, Alevi kimliğimizle gurur duyuyoruz, onur duyuyoruz, onunla örgütlenmekten, bir araya gelmekten ezilenlerin yanında olmaktan ve diktatörlere diz çöktürmekten onur duyuyoruz, gurur duyuyoruz.’’

    Erbil, şu sözlerle konuşmasını tamamladı: ‘‘Türkiye’deki mecliste de artık varız, olmaya devam edeceğiz. Buradaki mecliste de, yönetim alanlarında da olacağız ve kendimizi yönetmeye adayız. Başkasının bizi yönetmesine artık asla izin vermeyeceğiz diyoruz.’’

    HDP TÜM EZİLEN HAKLARIN ZAFERİDİR

    Daymer sözcüsü, ve BDGB temsilen de konuşan, Ahmet Sezgin, ‘‘HDP’nin Türkiye’deki başarısı buradaki işçilerin, bütün ezilen halkların zaferidir; Alevilerin başarısıdır; Kürtlerin başarısıdır; Ezidilerin başarısıdır’’, ifadelerinde bulundu.

    Fransa Alevi Federasyonu temsilcisi, Britanya’daki Alevilere birlik mesajı vermek için festivale katıldıklarını ifade etti.

    Önümüzdeki yıl yapılacak Londra Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde İşçi Parti aday adayları Tessa Jowel ve David Lammy’de birer konuşma yaptılar.

    Tottenham milletvekili ve LBBB İşçi Parti aday adayı, David Lammy ilk olarak Haringey, Enfield ve Hackney Alevilerini selamladı. Geçen ay olan Britanya seçimlerinde David Cameron’ın tekrar başbakan seçilmesinin kötü bir haber olduğunu ifade eden Lammy, Türkiye’deki 7 Haziran seçiminin Aleviler için iyi bir sonuç olduğunu söyledi. Lammy, ‘‘Hazreti Ali’yi takip edenlerin geleceği aydınlıktır’’, dedi.

    HDP ERDOĞAN’IN ÖNÜNÜ KESTİ

    Enfield North milletvekili Joan Ryan, Alevi toplumunun büyük desteğiyle tekrar milletvekili seçildiğini belirterek, bu destek olmadan bunu başaramayacağını ifade etti. ‘‘Milletvekili olarak seçilirsem, Alevilerin sesi olacağımın sözünü vermiştim. Bu sözümü tutacağım. 7 Haziran’da HDP’nin %10 barajını aşarak, Erdoğan ve AK Parti’nin parlamentoda çoğunluğunu önlediğini gördük. Böylece, insanların demokratik haklarını engelleyecek anayasal değişikliklerin önüne geçildi. Buradan, Turkiye cumhurbaşkanına sesleniyorum, Alevilerin inançlarının ve kültürlerinin tanınmasını istiyorum’’, dedi.

    Ryan, son olarak Londra belediye başkanlığı seçimlerine vurgu yaparak, İşçi Parti’li bir belediye başkanının seçilmesinin oldukça önemli olduğunu belirtti.

    Dilan Güven, Britanya Gençlik Birliği adına, gençlere güven veren önemli bir konuşma yaptı. Güven şöyle konuştu: ‘‘İngiltere Alevi Merkezi ve Britanya Alevi Federasyonu’nun düzenlediği 5. Festivalinde, bu birlik ve beraberlik tablosu her birimizi gururlandırıyor. Senelerdir düzenlenen Alevi festivallerin aslında tek bir prensibi vardır: o da kimliğimizin göstergesidir. O ki, ne olursa olsun, biz hala Alevi olduğumuzu haykırırız, gurur duyarız, onur duyarız. Gençler olarak bize daha önemli görev düşüyor. Yeni gençlik ve yeni çağ, haksızlıklara, katliamlara ve umutsuzluklara karşı çok büyük bir dayanışma içindeler. Yeni gençlik haksızlıkları yıkan, adalet arayan gençliktir. Biz Dersim Munzur nehrinde katledilen anaların, çocukların adaletini almaya geldik. Biz, Maraş’taki evinden yurdundan edilen canların adaletini almaya geldik. Biz savaşta yakılan, yıkılan canların hakkını ve adaletini aramaya geldik. Değerli Hasan Kılavuz Dede’mizin eşi der ki ‘kapkaranlık bir oda da sadece bir mum ışığı gerekir ki, aydınlık olsun. Biz gençlik, işte o mumuz. Biz gençlik, geleceğiz. Bundan 20, 30, 50, 100 sene sonra bizim gençliğimiz hala Pir Sultan’ın torunlarıyız diye haykıran bir gençlik olacaktır.’’

    Britanya Alevi Kadınlar Birliği adına yapılan konuşma yanı sıra, yöre derneklerinin mesajları okundu.

    Oxford Üniversitesinde açılış resepsiyonu yapılan festivalin, son etkinliği Nottingham Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nde, 21 Haziran’da gerçekleşecek.

  • ‘İnegöl Home’ ünlü markaları Londra’da bir araya getirdi

    ‘İnegöl Home’ ünlü markaları Londra’da bir araya getirdi

    Müşterilerine zengin ürün yelpazesi, konforlu ve cıvıl cıvıl renkleri ile birbirinden farklı seçenekler sunan İnegöl Home, ünlü markaların, yemek masası, yatak odası, koltuk, çocuk odası ve daha birçok ürünü Güney Londra’nın Croydon bölgesindeki modern showroomunda sergiliyor.

    inegol-manset

    Mobilya sektöründe iddialı marka İnegöl Home, geçtiğimiz Nisan ayında Londra’nın Croydon bölgesinde sektörün ünlü markalarını bir araya getirerek hizmete açılmıştı.

    Kaliteli ürünleri ve cazip ödeme seçenekleri ile vatandaşların keyifli alışveriş yapabileceği mağaza, evlerini yenileyecek veya romantik tasarımları ile yeni evlenecek olan çiftler için birçok seçenek sunuyor.

    inegol6

    Oldukça şık tasarımları ve ekonomik fiyat seçenekleri ile evlerin atmosferlerini değiştirecek olan ürünler ilgi çekiyor. Sektörün öncü markalarını bir araya getirerek adeta “Mobilya Ailesi” kuran İnegöl Home’da herkese hitap edecek ürünü bulmak mümkün.

    Mobilya sektörünün içinden gelen İnegöl Home Genel Müdürü Erhan Acar, Londra’daki Türkiyeli toplumun sektörle ilgili taleplerini çok iyi bildiğini ifade ediyor. Mağazamız yaşadığı mekanlara değer veren ve konforundan vazgeçmeyenlerin tek adresi olacaktır diyor.

    inegol2

    Müşteri memnuniyetine de önem veren İnegöl Home, satış sonrası da müşterilerine hizmet sunmakta. Ayrıca deneyimli Tasarım Ekibi ile evlerini dizayn etmek isteyenlere yardımcı oluyor.

    Müşterilerin tercihlerinin ön planda tutulduğu  İnegöl Home, deneyimli ekibi ile 79 High Street, Croydon, London CR0 1QE adresinde müşterilerine hizmet vermekte.

    inegol

    inegol3

     

    inegol7

     

    inegol4

     

    inegol5

  • HDP kimi dışardan koşullu desteklemeli (mi)?

    1970’li yıllardan itibaren tekçi, asimilasyoncu ve sömürgeci anlayışlara bayrak açan Kürt hareketi ; Rojava ve Kobani direnişi ile Kürdistan , Türkiye ve tüm Ortadoğu’da statükoyu parçaladı ve yeni yaşamı inşa etme fırsatı sunuyor.

    Bu direniş Ortadoğu’yu esir alan dinci, milliyetçi gericiliğin ve vahşi kapitalizmin duvarlarını parçalıyor; Halklara demokrasi cephesini büyütme fırsatı veriyor.

    7 Haziran 2015 tarihinde yapılan Türkiye seçimlerine de Kobani ve Rojava devriminin etkileri yansıdı.

    Anti demokratik statükocu zihniyet ve devlet yapısı parçalandı.

    Ancak aynı zamanda Cumhuriyet rejiminin çöküşü de engellendi.

    Hile, zor, sahte inanç , faşizan fikir ve seçeneksizlikle oyları ve iradeleri gasp edilen ezilenler ortaklaşarak önü açık demokrasi cephesini oluşturdular.

    7 Haziran’a kadar 13 yıllık AKP Zulüm rejimini boşa Çıkarma yoğunlaşmasıyla yek vücut olunmuşken, 8 Haziran’da 70 yıllık rejimin diğer ayakları (Ulusalcı solcular, Kemalistler , liberaller, Ülkücüler , Fethullahçılar,…) HDP’ye saldırıya geçerek kendilerini hatırlattılar.

    HDP 70 yıllık tekçi Nasyonalist Seküler rejim ile 13 yıllık devşirme din tüccarlarının hedefi olmuş durumdadır.

    HDP’YE DAYATILAN IKI PSİKOLOJİK DAYATMA

    A- DIŞARDAN : Egemenler HDP’yi emanet oy, bölücü yaftası ve tehditlerle sınırlayıp kendi kabuğuna çekilmeyi dayatıyorlar.

    B- İÇERDEN: Rejim tarihi boyunca her bir ezilen kesim kendi sınırlarına hapis oldu, duygusal akıl ve duygusal prensiplerle yol aldılar. Dogmatik kaldıklarından Tarihsel Teşhis ve hamleler Yapamadılar, halkı ve haklılıklarını başarıya ulaştıramadılar. Halklar müthiş bedeller ödedi. Bugün işçi sınıfının, kadının, doğanın, etnik kültürlerin ve inançların geldikleri nokta korkutucudur.

    HDP aynı klasik duygusal akılla mı devam edecek?

    STATÜKONUN İKİ CEPHESİ

    Statükoyu parçalamak yetmiyor,

    ülkenin yeniden yapılandırılması gerekiyor. HDP Diyalektizmi ve öz iradesi ile öyle bir hamle yapmalı ki hem tedavi hem başarı getirmeli.

    Pekiyi ama nasıl?

    Böyle bir hamle için günümüz statükocuların her iki cephesini ve arka bahçelerini masaya yatırmak zorundayız

    A- MİLİYETÇİ CHP İTTİFAKI:

    1-CHP : Türkiye’de tek millet kurma anlayışıyla her yöntemi mubah gören , rejimi oluşturan tekçi parti ve zihniyettir.

    Bütün farklı kültür ve inançları inkârcılığa sevk etmiş, inkârcılık ve Şovenizmin önünü açmıştır.

    Bugün YENİ CHP iddiasındaki parti de;

    homojen değil, tekçilik kültürünü aşmış değildir.

    Özgürlük söylemleri soyuttur, somut değil.

    Parti ulusalcıları ve liberalleri barındırıyor.

    Çözümleri Kürtleri ve farklılıkları sadece modernizme sığınarak zamanla asimile etmedir.

    Radikal demokrasi iradesi ortaya çıkabilse demokrasi cephesini başarıya ulaştırabilir, ancak hizipçi duruşlar ulusalcı statükocular buna engeldir.

    2- MHP: Duygusal milliyetçilikle dünyaya ve ülkeye bakar. İzole edicidir. Farklılıkların ve Kürtlerin özsel haklarına karşıdır.

    3-FETHULLAHÇILAR:

    Amerika’ya dayanak Türk İslam gücü olmak istiyorlar. Gaye için her yol mubah anlayışındadırlar.

    Stratejik ve uzun vadeli projelerle hareket ederler.

    Türk İslam emperyalizmini kurmak istiyorlar. Türkçüdürler.

    Devleti ele geçirme hedefleri var.

    Değişmez Hedefleri Kürtleri ve farklılıkları ince yöntemlerle asimile etmektir.

    4-LİBERALLER: piyasa ekonomisine olan inançları ve pragmatistlikleriyle her iktidara payanda oluyorlar.

    Liberalizm ideolojisine hakim değiller.

    Genel olarak Milliyetçi CHP ittifakında değişim ve dönüşüm isteği ve iradesi yoktur. Statükoculuk hakim ve birbirlerine bağımlıdırlar.

    B- DİNCİ DEVŞİRME AKP CEPHESİ

    1-AKP YAPISI

    Dindar değil dincidirler.

    Çoğu yöneticisi köken olarak devşirmedir.

    Var olmak ve iktidar sahibi olabilmek için her yol mubahtır.

    İktidara gelişleri uluslararası bir projeydi.

    Özgürlüklerden dem vurarak başta Kürt meselesi olmak üzere bir çok çevrenin çözüm için desteğini aldılar, ancak ihanet ettiler.

    Devşirme kimliklerinin ve devşirmeciliğin devamı için hem Türkiye’de hem de Suriye gibi yerlerde kendilerine İŞİD, EL KÂIDE gibi partnerler oluşturdular, silah dolusu binlerce tırla savaşa ortak oldular.

    Devşirme ve dinci olmalarından dolayı (dindar değil ) ideolojik ve yaşam olarak yalpaladılar.

    İktidar, para, hırs ve egoları içinde kayboldular.

    İktidar olmalarında en büyük pay sahibi hatta ideolojik ve pratik rehberleri Fethullahçılarla iktidar paylaşımında ters düştüler ve kanlı bıçaklı durumdalar.

    Başta Erdoğan olmak üzere yöneticiler rüşvet, hırsızlık, yandaşçılık , ulusal ve uluslararası yasadışılık içinde boğulmak ile karşı karşıyalar.

    Tek başına hükümeti kuramıyorlar.

    Zindanlara tıkılmamak, geçmişi silmek için her yola başvurmaya hazırlar.

    Ama kimsede itibar bırakmadıkları için kimseye de güvenmiyorlar.

    2-ERGENEKONCU YAPI: AKP Cemaatle yollarını ayırmasından dolayı denge unsuru oluşturmak için başta Perinçek, jitem, Hizbullah , Ergenekon, Mafya,…ile dirsek temasına girdi ve bu kesimlerden hapistekiler serbest bırakıldı. Ancak bu kesimlerin belirleyici bir irade güçleri yok.

    Genel olarak dinci devşirmeci AKP cephesi pragmatisttir. Statükonun yeşilcileridir, ancak kurtuluşları için de olsa reformlara hayır deme lüksleri yok.

    Iktidar paylaşımı için CHP ve MHP’ye güvenleri yoktur. Kürtlerin ve uluslararası güçlerin desteklerine muhtaçtırlar.

    Rejim tarihi boyunca ezilenler ( Solcular, Aleviler, Kürtler, İşçiler,…) kategorize edildiler; sınırlılıkla, durgunlukla, romantizm ve moralist değerlerle geleceğe hamle yapamadılar.

    Siyaset doğru hamle ve başarı ile değişim dönüşüm yönetimidir. Siyaset toplum için doğru için çelişkileri ve fırsatları yaratıcılıkla kullanma sanatıdır.

    HDP Yukardaki tabloları göz önünde bulundurarak çatlattığı statükoyu tamamen parçalayıp yeniden yapılandırmak için hamleler yapmalıdır.

    HDP’NIN YOL HARİTASI

    1-HDP hiç bir koalisyona dahil olmamalı, ne yapacaksa dışardan yapmalı.

    2-HDP demokrasi cephesini ve özgürlükleri sürekli örgütlemeli.

    3-HDPnin vekil aritmetiği, Meclisi olumluluk durumunda ayakta tutmak ve olumsuzluk durumunda ise uygun siyasi söylemlerle bloke etmek için uygundur.

    4- HDP kendisini sınırlamak isteyen içerden moralist duygusal akla ve dışardan dayatılan emanet oylar, terörist yaftalamalarına ve tehditlere pabuç bırakmamalı. Müzakerelere açık olmalı.

    5-HDP bugünün değil yarının hamlesini yapmalı; doğru hamle ve başarı devrimdir.

    Kirlenmemek iş yapmamak değildir.

    6-HDP 13 yıllık AKP Hükümeti’nin sicilini göz önünde bulundururken 70 yıllık inkârcı rejimi de göz önünde bulundurmalı. Roboski’yi hatırlarken Dersim, Maraş katliamını yapanları da hatırlamalı. Kötünün iyisi olmamalı, değişim dönüşüm fırsatının iyisi olmalı.

    7-HDPnin amacı öç almak değil, geleceği kurmaktır. Adalette budur.

    Amaç tatmin olmak değil, amaç bağcıyı dövmek değil üzüm yemektir. Bedeller gelecek için verilir ve bilince çıkarılır.

    8-HDP Meclis Bileşenleri (oluşumlar, inanç temsiciler, işçi temsilcileri ,…) dışardan destek Koşullarını bütün toplumları temsilen kendi iradeleriyle almalıdırlar.

    9-HDP somut taleplerle ortaya çıkmalı; Avrupa yerel özerklik şartının Kabulü, Kürtçe eğitim, Esirlerin bırakılması, Rojava’nın Statüsü , Diyanet’in yeniden yapılandırılması, çözüm Süreci , taşeronculuğa son, sosyal devlet, Kadının Statüsü , doğa, STKlar,…vb somut koşullarla bir talep listesi ile CHP Cephesine(CHP ,MHP, Fethullaçılar, Liberaller) ve AKP Cephesine gitmelidir.

    HDP Halkın huzurunda şeffafça hangi Cephe bu talepleri; koşulları ve tarihleriyle somut kabul ediyorsa DIŞARIDAN her bir adımda müzakerelerle destek vermelidir.

    Eğer hiç biri HDP’nin koşullarına olumlu cevap vermiyorsa , HDP her halükarda zaten bağımsızdır ve demokrasi cephesini örgütlüyordur.

    Büyük insanlığın büyük aklının ve büyük hamlesinin devreye girme zamanıdır.

    Sizce yukarıdakilerden hangisi dışardan koşullu şartlarımızı kabul edebilir?

    Umut ve emek ile

  • SON DAKİKA! GIRÊ SPÎ (TIL ABYAD) DE ARTIK ÖZGÜR

    SON DAKİKA! GIRÊ SPÎ (TIL ABYAD) DE ARTIK ÖZGÜR

    Komutan Rubar Hamlesi’nin finalinde DAIŞ işgaline son veren YPG ve Burkan El Fırat güçleri zafere ulaştı. Girê Spî de 2 yıllık aradan sonra özgürlüğüne kavuştu.

    SON DAKİKA! GIRÊ SPÎ (TIL ABYAD) YPG DENETINDE 1

    Operasyonu an be an takip eden ANHA muhabirleri, YPG ve Burkan El-Fırat güçlerinini DAIŞ çetelerine yöenlik başlattığı Kıskaç Harekatı’nın zaferle sonuçlandığını ve saat  21.20 dolaylarında  Girê Spî’nin çetelerden temizlenerek özgürlüğüne kavuşturulduğunu bildirdi.

    Kentteki tüm yüksek binalarla sınır kapısına YPG ve Burkan El Firat bayrakları dikildi.

    YPG komutanlarından Husên Koçer de Girê Spî’nin özgürleştirildiğini doğruladı.

    YPG ve Burkan El Firat güçleri, özgürleştirilen şehirde arama tarama faaliyetleri başlattı.

    Çetelerin birçoğunun Türkiye tarafına kaçtığı görüldü. Türk askerleri bazıları gözaltına aldı.

    SON DAKİKA! GIRÊ SPÎ (TIL ABYAD) YPG DENETINDE 2

    Kaynak: ANHA

  • 12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı

    12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı

    Başkent Londra’da her yıl yapılan Zilan Kadın Festivali’nin bu yıl 12’incisi düzenleniyor. Londra’da çalışmalarını yürüten 12’inci Zilan Kadın Festivali Cumartesi günü Londra’ın Dalston bölgesinde bulunan Rio sinemasında film gösterimi ve panel ile başladı.

     

    12’inci Zilan Kadın Festivali Film Gösterimi Ve Panel İle Başladı 1

    Dalston’da bulunan Rio sinemasında yapılan etkinlik yapılan açılış konuşmasından sonra bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşunun ardından Kobane belgeseli gösterildi. Belgesel gösterimini sırasında izleyiciler duygusal anlar yaşadı.

    Belgesel gösterimin ardından yapılan panelde Rojava’da yaşamını yitiren Eric Scurfield’in annesi Vassiliki Scurfield, gazeteci Necime Qaradaxi ve Asistan profesör Nazan Üstündağ birer konuşma yaptı. Yeşim Yaprak Yıldız’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk konuşmayı Vassiliki Scurfield yaptı.

    https://youtu.be/29GGZdYSyg8

    Konuşması boyunca göz yaşlarına hakim olamayan Vassiliki Svurfield Rojava’da yaşamını yitiren oğlu Costa’nın anısına sürdürdüğü ‘Costa’nın Zeytin Ağacı’ adlı kampanya hakkında da bilgiler verdi. Bir süredir devam ettirdiği kampanya ile amacının farkındalık yaratmak ve Rojava’ya dönük duyarlılık yaratmak olduğunu ifade eden Scurfield şunları söyledi;

    ‘‘Hepimizde Daiş’e karşı bir kızgınlık var. Ama anladım ki kızgınlık aynı zamanda negatif bir duygudur. Daha güçlü olmak gerekiyor. Beni kemiren kızgınlık duygumu pozitif harekete dönüştürmeye çalışıyorum. Benim açımdan bireysel olarak pozitif çalışma daha çok insana ulaşarak ve anlatarak küçük te olsa farkındalık yaratmak. Bu yüzden Costa’nın Zeytin Ağacı adlı bir kampanya başlattım.

    https://youtu.be/-ExrB5qbtOw

    Bu kampanyaya diğer gönüllü savaşçıların ailelerini de katarak sosyal medyada Rojava konusunda duyarlılık ve ilgi yaratmaya çalışıyorum. Birleşik Krallık, Yunanistan ve Kürdistanlıları bir araya getirip Daiş’e karşı harekete geçirmeye çalışıyorum. Çalışma kapsamında sunumlar, röportajlar yapıyorum. Etkinlikler düzenleyerek elimizden geldiği kadar politikacıların, basının ilgisini kampanyaya çekmeye çalışıyoruz. İmza kampanyamızda halen devam ediyor.’’

    https://youtu.be/ZkYLRbwQKrI
    Gazteci ve kadın hakları aktivisti Necibe Karadaxi de Kürtçe yaptığı konuşmada özellikle Daiş’in Şengal ve Rojava’ya yönelik saldırılarına ve bu saldırılar karşısında kadınların verdiği mücadeleye vurgu yaptı.

    Vize sorunundan kaynaklı gelemeyen Profesör Nazan Üstündağ skype yoluyla panelde bir konuşma yaptı. Üstündağ Kürt kadın mücadelesinin Ortadoğu’da büyük değişimleri beraberinde getirdiğini belirttikten sonra özellikle kadınların öz savunmasına dikkat çekti. Bu öz savunmanın sadece askeri olmadığını yaşamın tüm alanlarında büyük bir mücadeleye dönüştüğünü ifade etti.

    Etkinlik yapılan soru cevap kısmından sonra sona erdi.

  • İngiltere Dışişleri Bakanlığından Britanya Vatandaşlarına Tükiye’ye Gitmeyin Uyarısı

    İngiltere Dışişleri Bakanlığından Britanya Vatandaşlarına Tükiye’ye Gitmeyin Uyarısı

    İngiltere Dışişleri Bakanlığı her yıl 2 buçuk milyon İngiliz turistin tatil için tercih ettiği Türkiye için güvenli değil ve gidilmemesi gerektiği uyarısı yaptı. Dışişleri bakanlığı tarafından bu hafta yayınlanan seyahat tavsiyesi raporunda geçtiğimiz günlerde HDP’nin Amed mitingine yönelik yapılan saldırılara da vurgu yapıldı.

    İngiltere Dışişleri Bakanlığından Britanya Vatandaşlarına Tükiye’ye Gitmeyin Uyarısı 1

    Dışişleri bakanlığı, Britanya vatandaşlarını Türkiye’ye gitmemeleri konusunda uyardı. Tatil için Türkiye’ye giden Britanya vatandaşlarının kaçırılma, intihar bombası ya da roket saldırısına maruz kalabileceğinin söylendiği açıklamada, İstanbul da “yüksek riskli” bölge ilan edildi.

    SURİYE SINIRINA KESİN GİTMEYİN UYARISI

    Dışişleri Bakanlığı dokuz kenti “gidilmemesi gereken bölge” olarak belirlerken, Türkiye’nin Suriye’yle olan sınırından ise kesin olarak uzak durulması uyarısı yaptı.

    TÜRKİYE TERÖRİST GRUPLARIN GEÇİŞ GÜZERGAHI

    Dışişleri bakanlığı raporunda Türkiye’nin Daiş ve El Nusra çetelerinin geçiş güzergahı olduğu vurgusu da yapıldı. Daiş ve El nusra teröristlerinin Türkiye’nin başkenti Ankara ve İstanbul’da da bombalı saldırılar gereçkleştirebileceği belirtildi.

    İngiltere Dışişleri Bakanlığından Britanya Vatandaşlarına Tükiye’ye Gitmeyin Uyarısı 1Açıklamada “IŞİD Suriye ve Irak merkezli olsa da Türkiye de dahil, tüm komşu ülkelerde saldırı düzenleme kapasitesine sahiptir. Medyada yer verilen haberler teröristlerin, Ankara, İstanbul ve Suriye sınırına yakın bölgeler de dahil Türkiye’nin her yerini hedef alabileceğini öne sürmektedir. Irak ve Suriye’deki çatışmalar nedeniyle İngiltere’nin çıkarlarına ve Britanya vatandaşlarına yönelik dünya çağında terör saldırıları düzenlenmesi riski artmış bulunmaktadır. Bu dönemde tetikte olunması gerekmektedir” denildi.

    Saldırıların özellikle yabancı turistleri hedef alabileceğinin savunulduğu açıklamada, kaçırma olaylarında İngiliz devletinin fidye ödeme eğiliminde olmayacağı da ifade edildi.

    BATILI TURİSTLER HER ZAMAN ÖNCELİKLİ HEDEFTİR

    Savunma konusunda çalışmalar yürüten Royal United Services adlıdüşünce kuruluşu yöneticisi Raffaello Pantucci Türkiye ve Suriye’nin çok tehlikeli bölgeler olduğunu belirtti.

    Pantuchi yaptığı açıklamada şunları belirtti: ‘‘Batılılar her zaman teröristlerin hedefindedir. Çünkü daha fazla ses getirir.’’

    HDP’YE YÖNELİK SALDIRILARA RAPORDA GENİŞ YER VERİLDİ

    Dışişleri bakanlığının Türkiye’ye seyahat tavsiyesi raporunda son dönemlerde HDP’ye yönelik saldırılara da yer verildi. Mersin ve Adana başta olmak üzere HDP’nin Amed mitingine yönelik bombalı saldırılar gerçekleştirildiği ve çok sayıda kişinin öldüğü ve yaralandığı vurgulandı.

    Raporda Türkiye ve PKK arasındaki görüşmelere de vurgu yapıldı. Raporda, Aralık 2012’de başlayan çözüm süreci ile birlikte çok sayıda PKK’linin Türkiye sınırları dışına çıktığı ve bu geri çekilmenin Eylül 2013’te dondurulduğu belirtildi. Geri çekilmenin durdurulmasına rağmen çatışmalarda çok büyük bir düşüş olduğu ifade edildi.

    Türkiye’yi yılda 2,5 milyonun üzerinde Britanya vatandaşı ziyaret ediyor.

  • Cezaevinden Seçim İzlenimleri

    Cezaevinden Seçim İzlenimleri

    Yazar Özgür Amed, hükümlü bulunduğu Diyarbakır D Tipi Hapishanesinde 7 Haziran genel seçimlerini, vekil tahminlerini, “hapishane bilgi işlemi” ve sonuçları nasıl heyecanla beklediklerini bianet’e yazdı.

    Cezaevinden Seçim İzlenimleri 1

    Bugünü, yani 8 Haziran’ı, siyasi tutsaklar olarak çok heyecanlı ve umutlu geçirdik. Gece bitmek üzere ve şu an bu satırları yazarken ikinci bir mutluluk yaşıyorum. Pencere kenarındayım ve nerden geldiğini bilmediğim muhteşem bir parça dinliyorum. Melodiler karanlığı delip bana ulaşıyor. Yani günü iyi bir finalle kapatmak üzereyim. Oda arkadaşlarım da hazır yatıyorken ben de bugüne geliş sürecimizi ve seçimi nasıl atlattığımızı özetlemeye çalışacağım. Dikenli yollara sapmadan, sizi de yormadan kısa notlarla bizdeki seçim şöyle:

    Newroz’dan bu yana cezaevindeki bitmek bilmez, her gün tartışılan bir konu idi seçim. Hiçbir yer bu mekân kadar bu sürecin takipçisi olamaz. Günler boyu program takip etmeler, okumalar ve onların tartışılması, her cepheden tüm olasılıkları anlama çabası aldı başını gitti. Tüm canlı yayınları izledik, kaçırdığımız detayları görüşlerde aile ve avukatlar üzerinden öğrenmeye çalıştık. Kartondan yaptığımız tahta üzerinde il il hesaplar, geçmiş seçimlerle kıyaslamalar hala duruyor. HDP Bilgi İşlem bizim kadar çalışmamıştır.

    Ercan Hevalin cebinde cumhurbaşkanlığı seçiminden kalma bir kupür elden ele dolaşıp tekrar onun cebine iniyordu. Bir sonraki seçim için rafa kaldırdı. Kısmımızın en fantastik yorumcusu Sadık Hevaldir. Aynı zamanda yaşça en büyüğümüz. Sadık Hevalin kendine has bir seçim algoritması vardı. Yatarken kurguladığı simülasyonları sabahları bizimle paylaşıyordu. Bir on gün önce seslendi ve yaz dedi. “HDP en az 80 vekil çıkaracak” Heval ne ettin! En fazla 77 civarı oluyor. İkna edemedik. Ve 8 Haziran’da haklı çıktı. Bu haklılığın gururu ile şimdi volta atıyor.

    Burada yaklaşık 210 oy kullanıldı. Bunun 200 tanesi HDP çıktı. Bağımsızlarda kalan veya adli suçlular arasında kalanların AKP’ye verdiği birkaç oy var. Asıl bomba ise MHP’ye de bir oyun çıkmış olması. Rakamla: 1. Heyecan yapmayın hemen, o oy da gidemedi ülkücü camiaya. Çünkü bir arkadaş yanlışlıkla basmış. Madem öyle, gel böyle kuralından yola çıkarak HDP’ye de tekrar evet basıp oyu yakmış. Yani oy intihar etmiş.

    Yaklaşık 250 kişi de oy kullanamadı. Ben de o şanssız arkadaşlardan biriyim. Hükümlü olduğumuz için oy hakkımız yok. Bizim kısımdan bir arkadaş oy kullanmaktan döndüğünde elini açıp gösterdi. “Merak etme, senin içinde evet’i bastım” dedi. Avucunda iki evet mührü vardı.

    Seçim günü kahvaltıdan sonra tüm arkadaşları topladım ve hepsinden tek tek bir oran söylemesini istedim. Bizim kısım alt ve üst kat olmak üzere, 6 oda ve toplam 19 kişiyiz. “Sadık heval, yüzde kaç olacağız?” dedim. “Yüzde 16” dedi. En yüksek oran ondan geldi. En düşük oran ise Ömer Hevalin yüzde 10.3 tahmini idi. Ortalamamızı hesapladım: Yüzde 11.8 çıktı. En iyi tahmini yapan arkadaş M.Ö 550’li yıllarda kurulan bir direniş örgütünde üye olduğunu söyleyen Fexri Heval oldu.  Yüzde 13.5 demişti. Ödül olarak dev bir alkış, fıstık fındık verdik. Seçim bitti! Sandıkların hepsi açıldı ama Sadık Heval hala umutlu, oy oranının artmasını bekliyor.

    Sadık Heval daha önce pek çok hesap yapmıştı. Onun hesaplarına göre 175 vekil çıkarıyorduk. Örneğin sadece iki vekil çıkaran Yalova’ya üç tane HDP vekili vermişti. Yalova yüzde 23 çıkaracağız, deyip durdu. Yalova takıntısının özel bir nedeni var ama bize söylemiyor.

    Hapis kesinlikle mekân ile ilgili değil. Lakin bazen kendini dört duvar arasında hissettiğin zamanlar var. Amed mitinginde bomba patladığında da öyle oldu. Yüreğindeki acı yumru olup göğüs kafesine yapışıyor. Çıkmıyor oradan. Çıksa da duvara çarpıp geri geliyor. Acı seninle kalıyor, aşamıyor duvarı. Canlı izledik her şeyi. O an orada olmak istiyorsun. Sevinç illa ki ortaklaşacak bir an, bir kişi bulur ama acıyı zamanında paylaşma isteği daha fazladır,  daha çok tetikler. İki gün sonra da o bizimle kalan acıyı çığlıklar ile nihayet gökyüzüne savurduk. Sandıklar açıldıkça acı da o sandıklardan dışarı çıkıyordu.

    Akşam kurulduk. Barajdan yana tek bir tereddüdümüz yok ama AKP ve onların gözü dönmüşlüğünden, çalınacak oylardan çok kaygılıyız. Tek korkumuz bu yönlü. Oy oranımız yükseldikçe rahatladık, eridik. Hatta gardiyanlar da gelip bizimle oturdu ve beraber izledik. İsterseniz bu gece sizi odaya kilitleyelim biz dışarıda kalalım dedik ama kabul etmediler.

    Saatler akşam 23:00’e yaklaştığında sloganlar, bağırış ve çağırışlar her tarafı inletiyordu. Diğer kısımlardan da sesler bize ulaşıyordu. Muazzam bir sevinç her tarafı sarmıştı. Tüm kısımlar aynı anda harekete geçtiğinde, duvar ve telleri aşan ses orkestrası tarifi zor bir duygu ortaya çıkıyor. Bu seçim zaferi ile tekrar bu duyguyu hissettik. Gece çok uzun oldu. Uyku haram idi. Sabaha karşı artık rahatça yatağa uzanabildik. Aylardır binbir zorlukla kafa patlatma ile geçen süre yerini sabah kucaklaşmaya bıraktı. Kimse görmedi, duymadı ama çok büyük sevinç yaşadık. Bunu bilin isteriz.

    Şimdi tüm kısımlarda ben bunu demiştim, bu oranı demiştim, en yakın ben tutturdum kavgası var. Yeni gündem konusu ise nur topu gibi koalisyon meselesi…

    Durum bizde özetle böyle.

    Pek çok şey söylenebilir ama bir iki kelam ile duygularımı ifade edip bağlayalım sözü. Siyasi tarihi, bilinç ve ruhu, vatanı, kimliği, dili yok denilen ve en önemlisi varlığı kuşkulu kabul edilen Kürtler, Ermeniler, Süryaniler, Romanlar, Aleviler kısacası tüm ötekiler, emekçiler, ezilenler, hor görülenler artık meclisin içinde resmi olarak varlar. Haykıracaklar. Meclis ilk defa 1923’teki ilk haline, çoğulcu temsiliyetine benzedi. Bu önemlidir kanımca. Sömürgeciliğe karşı 84’te ilk sıkılan kurşundan sonra dağıtılan bir bildiride “Sizleri, yaşamınızı, geleceğimizi karartan bu faşist barbarlığa karşı direniş mücadelesini yükseltmeye, sahip çıkmaya çağırıyoruz” denmişti. Eruh sokaklarında dolaşan bu bildiri, ilk defa karşılık buluyor. Karşılık buldu. Eğer insan dâhil olduğu siyasal, sosyal ve kültürel ilişkilerin bir toplamı ise, HDP Gramsci’nin iddia ettiği “kolektif özne” olabilmiş demektir.

    Çünkü tüm farklılıklar aynı eylem talebinde bulundu. Eylemini harekete geçirdi. Unutulan miras tekrar hatırlandı. Benjamin “Unutulmak üzere olayların, durumların, yüreklerin devrimci bir güç taşıdığını” iddia eder. Bu seçim zaferi unutulan en büyük devrimci gücü yani umudu tekrar hatırlattı. Her şey yeni başlıyor. Hepimize başarılar.

    Amed D Tipi’nden kucak dolusu selamlar. Tüm arkadaşların selamı var… (ÖA/AS)

     

    Bianet.org

     

    Roboski katliamını yapanları yargılamaya bile yeltenmeyen devletin hakim ve savcıları, Roboski katliamı protesto eylemlerine katıldığı için Yazar Özgür Amed’e 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası Verdi. Amed 23 Şubat 2015’ten bu yana cezaevinde.