Londra Şehit Aileleri Komisyonu tarafından Mayıs Şehitleri anısına kitlesel bir anma etkinliği gerçekleştirerek, “Yolumuzu aydınlatıyorlar” mesajı verildi
Londra Şehit Aileleri Komisyonu tarafından 18 Mayıs 1977’de katledilen Haki Karer 18 Mayıs 1973’te işkence ile katledilen İbrahim Kaypakkaya, Diyarbakır Cezaevi’nde bedenlerini ateşe vererek yaşamlarını yitiren Ferhat Kurtay, Eşref Anyık, Mahmut Zengin ve Necmi Öner ve HPG’li Sinan Dersim şahsımda Mayıs Ayı şehitleri anıldı.
KCC binasında gerçekleşen anma bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından Mayıs Ayı şehitleri anısına hazırlanan sinevizyon gösterimi yapıldı. Sinevizyon sırasında sık sık, “Şehit namırın”, “Biji serok Apo”, “Kürdistan faşizme mezar olacak” şeklinde sloganlar atıldı.
Anma da bir konuşma yapan Şehit Aileleri Komisyonu Sözcüsü Ali Boyraz, özgürlük ve demokrasi mücadele şehitlerinin yollarını aydınlattığını ifade ederek, “Kaypakkaya’dan Denizlere Haki Karerlerden Dörtlere kadar devrim şehitlerimiz şahsında tüm Mayıs ay şehitlerini bir kez daha saygıyla selamlıyoruz. Onların ruhu ile faşizme işgalcilipe karşı mücadele milyonların iradesiyle sürüyor” dedi.
Şehitler hareketi olduklarını ifade eden Boyraz, “Haki arkadaş enternasyonalist mücadelenin bir neferi bir şehididir. Haki Yoldaş şehit düştükten bir yıl sonra Halil Çavgun arkadaş onun afişini asarken vuruldu ve şehit düştü. Bizim şehitlere bağlılığımız burdan geliyor. Onların ideallerini gerçekleştirme sözünü yineliyoruz” diye kaydetti.
Londra’da Kürtler ve dostları Türk devletinin faşist politikaları ve işgal girişimlerine karşı bir yürüyüş gerçekleştirerek, “Özgürlüğün anahtarı Kürdistan dağlarıdır. Dağlar biziz” mesajı verdi.
Türk devletinin medya savunma alanlarına yönelik işgal girişimine karşı Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Kürtler ve dostları Londra Civic Centre önünde bir araya geldi. Halkların Devrimci Birleşik Hareketi (HDBH) bileşenlerinin destek verdiği eylemde, YPG, YPJ bayrakları, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan flamaları ile ‘Terörist Erdoğan’ dövizleri taşındı.
Eylem boyunca sık sık, “Kahrolsun faşizm”, “Biji gerilla”, “Biji PKK”, “Biji serok Apo”, “Katil Erdoğan” sloganları atıldı.
Burada ilk olarak söz alan Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Ercan Akbal, Kürt halkının temel değeri olan gerilla alanlarına yönelik işgal girişimine sert tepki göstererek, “Türk devleti bilsin ki gerilla halkın ta kendisidir. Soykırımcı politikalar asla başarıya ulaşmayacaktır. Bu halk Erdoğan faşizmini yerle bir ederek bozguna uğratacaktır. Nasıl ki Zap’ta Gare’de bozguna uğradığnız bugün de özgürlük ruhuyla savaşan gerillaya karşı bir kez daha yenileceksiniz” diye kaydetti.
Kurdish Solidarity Campaign’den Nick Matheou’da Kürt halkının en yüce dostunun dağlar olduğunu vurgulayarak, “Kürt halkının dağları karşısında faşizm ezilecek. Özgürlüğün anahtarı Kürdistan dağlarındadır” dedi.
Halkların Birleşik Devrim Hareketi (HDBH) adına Heval Ufuk ise faşizme ve işgalciliğe karşı birlikte mücadelenin önemine dikkat çekerek, sömürgeci faşist Türk devletinin gerillanın direnişi ile yenileceğini ifade etti. KCDK-E Başur adına bir konuşma yapan Şiwan Başur ise işgalciliğin Kürdistan topraklarından sökülüp atılması gerektiğini vurguladı.
Yapılan konuşmaların ardından kitle kortej halinde KCC binasının bulunduğu Haringey’e doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca alkış ve zılgıtlar eşliğinde Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’a öfke ve tepki gösterildi. Yürüyüşe yol boyunca yoğun ilgi gösterilmesi dikkat çekti.
Londra’da Başbakanlık binası önünde bir araya gelen Kürtler, Türk devletinin Güney Kürdistan ve Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarını protesto etti.
Britanya Kürt Halk Meclisi ve Kürt Kadın İnisiyatifi üyeleri Başbakanlık binası önünde bir araya geldi. Sık sık, “Biji serok Apo”, “Kahrolsun faşizm”, “İşgalci TC Kürdistan’dan defol”, “Tetörist Erdoğan”, “Katil Erdoğan” sloganlarının atıldığı eylemde, AKP-MHP faşizmine tepki gösteren pankart ve dövizler taşındı. YPG ve YPJ bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterlerinin taşındığı eyleme çevredekiler yoğun ilgi gösterdi.
Eylem de yapılan konuşmalarda, faşist Türk devleti, tüm ordusuyla, basınıyla ve iktidar bloku tüm siyasi partileriyle Kürt halkının kazanımlarına saldırdığı vurgulandı.
İngiltere’nin Türkiye ile olan kanlı silah ticaretini derhal durdurması ve Türk devletinin Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarına karşı İngiliz hükümetinin tavır koyması gerektiği belirtilen eylemde, “Utan Borris” şeklinde slogan atıldı.
İngiltere Halk Cephesi Hasta Tutsak Ali Osman Köse İçin Stant Açtı
8 Mayıs cumartesi günü Londra’da Woodgreen kütüphanesi önünde hasta tutsak Ali Osman Köse için bildiri dağıtımı yapıldı.
1 saat süren stant çalışmasında 150 yakın bildiri dağıtımı yapıldı.
Ömrünün Yarıdan Fazlası…
Ali Osman Köse
Ali Osman Köse, 26 yıldır müebbet cezasını yatıyor.
Aslında tutsaklığının tümü 26 yılla sınırlı değil.
1980-1990 arasını, cunta yıllarını da yine uzun bir tutsaklık olarak geçirdi. 10 yıl kaldı o dönemde hapishanede.
yani aradaki kısa süreli gözaltılar, tutukluluklar sayılmazsa, toplamda, 37 yıllık bir tutsaklık hayatı var Ali Osman Köse’nin.
Yani ÖMRÜNÜN YARIDAN FAZLASI.
26 Yıl Önce Neyse O!
Hücrede fiziksel olarak da, irade olarak da her şey seni yenmek, seni yere sermek için planlanmıştır. Tecritin amacı budur.
Tutsak açısından ise hücre yaşamı, direnmek, tecriti yere sermek üzerine şekillendirilmiştir.
İşte o, Ali Osman Köse, 26 yılın sonunda, 26 yıllık hücre zulmünün sonunda, 26 yıllık tecrit yalnızlığının sonunda, hala düşünceleriyle yaşıyor. Hapishaneye girdiği günkü ideolojisini, ideallerini savunmaya devam ediyor.
öiBu da gösteriyor ki, politik olarak yere serilen, tutsak değil, tecrit politikasıdır.
Fakat… fiziki kanunlar da hükmünü sürdürmektedir.
Uzun tutsaklık, 26 yıllık tecrit ve artı 63 yaş, ciddi sağlık sorunlarını da beraberinde getirdi.
63 Yaşında… Hücresi 10 Metrekare
Ali Osman Köse’nin tutsaklığı Türkiye tarihidir bir bakıma.
Hapishanede Cuntaları gördü.
Kendisinin bile hatırlayamayacağı kadar iktidar değişikliği gördü.
Üç ölüm orucu direnişinin üçünü de hapishanelerde yaşadı.
Bütün bu baskılardan, işkencelerden, tecritten fiziki olarak hasarlar kaldı. Hücreleri yapıp tutksakları katliamla F Tipi hapishanelere atanlarn da kuşku yok ki, bunu amaçlıyorlardı.
Ali Osman Köse 63 yaşında.
Hücresi 10 metrekare.
Ali Osman Köse, uzun yıllar içinde bir çok hastalıkla mücadele etti.
Şu anda en temel sorunu yüksek tansiyon.
Bu yılın Temmuz ayında bir bilinç kaybı yaşadı.
O günden sonra sağlık durumu düzelmedi.
Tahliyesi Hak, Talebi Meşrudur!
Ali Osman Köse, 1980 öncesinden bu yana mücadele içinde.
“Bir ömür boyu devrimciliğin” temsilcilerinden biri. Mücadele tutsaklık dışında da çok bedel ödedi.
Eşini verdi. Eşi Fatma Tokay Köse ile, 1993 yılında evlendi.
Fatma Tokay Köse, F Tipi hapishanelere ve tecrit politikasına karşı sürdürülen ölüm orucunun 395. gününde, 5 gün süren zorla müdahale işkencesi ile katledildi.
Ali Osman, 31 Ağustos 2002’de eşini kaybetmenin acısı ve öfkesini ekledi yüreğine.
2019 yılı rakamlarına göre,
457’si ağır olmak üzere 1333 hasta tutsak var.
Daha kısa süre önce 73 yaşındaki bir hasta tutsak daha hapishanede katledildi.
AKP’nin hasta tutsaklara yönelik politikası, “SESSİZ İMHA “ politikasıdır.
Ama şimdi Ali Osman için insanlar seslerini yükseltiyorlar. Bu ses tüm hasta tutsaklar için aslında..
Ali Osman Köse, 27 yıllık tutsaklığında, 26 yıl.llık hücre yaşamında ah demedi, aman dilemedi, af dilemedi. Şimdi onun adına haklı ve meşru bir talep var: Tahliye edilmesi.
Bir hasta tutsak olarak tahliye edilmesi tıbbı bir zorunluluk, yasal bir hak!
Şair ve yazar İlhan Sami Çomak’ın çocukluğunu, tutuklanma hikâyesini ve cezaevi yıllarını anlatışının yanı sıra şiirini, şiirinin arkasında yatanları, hayata bakışını ve bir ömür süren adalet arayışını da anlattığı ‘Karınca Yuvasını Dağıtmamak’ isimli otobiyografisi İletişim Yayınları’ndan çıktı.
“… adalet hayatıma çelme taktı, yere düştüm, yere çok kötü düştüm ve doğrulup kalkmak yıllarımı aldı ama beni zehirleyecek hislerden, insan olmanın güzel yönlerini hatırımdan çıkarmayarak, bir şekilde sakınmayı bildim.”
Şairin öz yaşam öyküsünü anlattığı kitabı Karınca Yuvasını Dağıtmamak dışında da onlarca düzyazı ve makalesinin yanı sıra sekiz de şiir kitabı bulunmaktadır. Sennur Sezer Emek-Direniş Şiir ve Öykü Ödülü bulunan Çomak’ın şiirleri İngilizce, Norveççe, Rusça ve Galce dillerinde de çevirilip yayınlanmıştır. Çomak, Türkiye Pen üyesi olmasının yanı sıra Kürt Pen (PENa Kurd), Norveç Pen ile Galler PenCymru Yaşam Boyu Onur Üyesi ve Türkiye Yazarlar Sendikası üyesidir.
1973 Bingöl-Karlıova doğumlu İlhan Sami Çomak 1994 yılında İstanbul Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi, Coğrafya Bölümü’nde öğrenciyken 22 yaşında ”örgüt üyeliği” suçlamasıyla tutuklandı. Gözaltında ve daha sonra da tutukluluk sürecinde büyük işkenceler gördüğünü ve işkence altında hazırlanmış olan tutanaklarla yargılandığını iddia ettiği dava sonucunda 2000 yılında DGM (Devlet Güvenlik Mahkemeleri) Çomak’a idam cezası verdi. Ancak idam cezasının kalkması sebebiyle cezası müebbet hapse çevrildi. Yargıtay’daki onama kararının ardından tüm iç hukuk yolları tükenmiş olduğu için AİHM ‘e (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi) başvuru yapan Çomak hakkında AİHM, 2007 yılında Çomak için ”adil yargılama yapılmamıştır” kararı verdi. Defalarca tutuksuz yargılanmak için başvuruda bulundu ancak başvuru talepleri kabul edilmedi. AİHM’in yeniden yargılama kararından 6 yıl sonra 2013’te ikinci kez yargılanmaya başladı. Ancak, Çomak’ın cezası 2016’da Yargıtay tarafından somut hiçbir delil bulunamamasına rağmen bir kez daha onandı. İlhan Sami Çomak bugün itibariyle aralıksız 27 yıldır cezaevinde ve 27 yıldır düzyazı ve şiirlerini yazmaya devam ediyor.
Londra’da Başbakanlık binası önünde bir araya gelen Kürtler, Türk devletinin Güney Kürdistan ve Kuzey-Doğu Suriye’ye yönelik işgal saldırılarını protesto etti.
Kürt Halk Meclisi’min çağrısı ile Başbakanlık binası önünde bir araya gelen Kürdistanlılar Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki mutlak tecrit ve Medya Savunma Alanları’na dönük Türk devletinin işgal saldırılarını protesto etti. Sık sık, “Biji serok Apo”, “Kahrolsun faşizm”, “İşgalci TC Kürdistan’dan defol”, “Tetörist Erdoğan”, “Katil Erdoğan” sloganlarının atıldığı eylemde, AKP-MHP faşizmine tepki gösteren pankart ve dövizler taşındı.
İngiltere’nin Türkiye ile olan kanlı silah ticaretini derhal durdurması ve Türk devletinin Kürdistan’a yönelik işgal saldırılarına karşı İngiliz hükümetinin tavır koyması gerektiği belirtilen eylemde.çıkarması gerekliliği için düzenlenen eylemde, “Utan Borris” şeklinde slogan atıldı.
Britanya Kürt Halk Meclisi ve Londra Kürt Halk Meclisi adına yapılan konuşmalarda, faşist Türk devleti, tüm ordusuyla, basınıyla ve iktidar bloku tüm siyasi partileriyle Kürt halkının kazanımlarına saldırdığı vurgulandı.
Türk devletinin Kürt halkına dönük soykırım politikaları yürüttüğüne dikkat çekilen konuşmalarda, “İşgal saldırısını Ermeni soykırımı yıldönümünde başlatması, ‘sizinde sonunuz böyle olacaktır’ mesajını vermektedir.
Özgürlük mücadelesi boyunca tüm hayalleri kursağında kalan türk devletinin bu kirli emeli de başarıya ulaşmayacaktır” denildi.
İngiltere’de 40 yaş altı kişilere Oxford/AstraZeneca yerine alternatif aşılar tavsiye edildi. Aşı tavsiye kurulu, 40 yaş altına Pfizer/BioNTech veya Moderna’nın önerilmesi kararı aldı.
İngiltere’de Oxford/AstraZeneca aşısı ve nadir görülen kanda pıhtılaşma vakaları arasındaki bağa yönelik artan kanıtlar üzerine 40 yaş altı kişilere, ülkede acil kullanım onayı alan başka aşıların alternatif olarak sunulması tavsiye edildi. Kan pıhtılaşması vakalarını inceleyen Ortak Aşılama ve Bağışıklama Komitesi (JCVI), 40 yaş altına AstraZeneca aşısı yerine Pfizer/BioNTech veya Moderna’nın yapılması tavsiyesinde bulundu.
JCVI Başkanı Wei Shen Lim, “Altta yatan sağlık sorunları olmayan 18-39 yaş arası yetişkinler için Oxford/AstraZeneca aşısına başka alternatifler sunulmasını öneriyoruz” dedi.
‘BİNLERCE İNSAN KURTULDU’
İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurulu’ndan (MHRA) June Raine, AstraZeneca şirketi ile Oxford Üniversitesi tarafından geliştirilen aşının ‘faydalarının risklerinden daha fazla olduğunu’ vurguladı. Hükümetin sağlık konularındaki başdanışman yardımcısı Prof. Jonathan Van-Tam da, AstraZeneca aşısının ‘binlerce insanın kurtarılmasına katkı sağladığını’ belirtti.
Geçtiğimiz ay, İngiltere’nin ilaç denetleme ve onaylama kurumu MHRA, 30 yaş altındakilere kan pıhtılaşmasına yol açtığı gerekçesiyle Oxford/AstraZeneca yerine başka aşıların yapılacağını duyurmuştu. MHRA’in verilerine göre, 28.5 milyon doz AstraZeneca aşısı yapılan ülkede 242 kanda pıhtılaşma vakası kaydedildi.