Blog

  • ‘Kobanê soruşturması’nda yeni gözaltılar

    ‘Kobanê soruşturması’nda yeni gözaltılar

    BDP eski Milletvekili İbrahim Binici ve HDP PM üyesi Mesut Bağcık “Kobanê soruşturması” kapsamında gözaltına alındı.

     

    Ankara’da bu sabah yapılan ev baskınlarında Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) eski Milletvekili İbrahim Binici gözaltına alındı. Binici’nin evinde yapılan aramada, daha önce polisler tarafından el konulan ve sonrasında tutanakla aileye teslim edilen kitap ve materyallere bir kez daha el konuldu. Binici hakkında 24 saat avukat kısıtlılığı getirildi.

     

    PM ÜYESİ BAĞCIK GÖZALTINA ALINDI

    Öte yandan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Parti Meclisi (PM) Üyesi Mesut Bağcık, sabah saatlerinde Diyarbakır’ın merkez Bağlar ilçesindeki evinde gözaltına alındı. Yapılan aramanın ardından Bağcık, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.  Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının başlattığı “Kobanê soruşturması”  kapsamında gözaltına alındığı öğrenilen Bağcık, emniyetteki işlemlerinin ardından uçakla Ankara’ya götürüldü.

     

    EMNİYETİ’EN AÇIKLAMA

    Gözaltılaa ilişkin Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, “Kobanê soruşturması” kapsamında 8 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği, 3 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Ankara Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan açıklama şöyle: “Haklarında PKK/KCK terör örgütü içerisinde sözde komiteler içerisinde örgütsel görev yaptıkları bilgilerine ulaşılan 8 şahsa yönelik gerçekleştirilen operasyonda 3 şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır. Diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarımız devam ediyor” denildi.

    Soruşturma kapsamında Ankara, Adıyaman, Diyarbakır ve Batman’da ev baskınları yapıldığı öğrenildi.

  • HDP Diyarbakır il binası önünde bekleyen aileleri Meclis’e davet etti

    HDP Diyarbakır il binası önünde bekleyen aileleri Meclis’e davet etti

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Diyarbakır’da partisinin binası önünde bekleyen aileleri sorunların çözümü için bekletilenleri Meclis’e davet etti.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Örgütü binası önünde çocuklarının dağa gönderildiğini iddia ederek bekleyen aileler, her gün polis eşliğinde gidip geliyor.

    Grup içerisinde yer alan bazı kişilerin, parti binasına giren siyasetçilere, zaman zaman basın mensuplarına sözlü ve fiziki saldırıda bulduğu öne sürülüyor.

    İl binası önünde onlarca polis de olmasına rağmen söz konusu saldırılara herhangi bir müdahalede bulunulmadığı  ve saldırganlar hakkında herhangi bir işlem de yapılmadığı iddialar arasında.

    Mezopotamya’dan  Ergin Çağlar – Fahrettin Kılıç’ın haberine göre, aksine saldırıya maruz kalan partililer, soruşturmalara maruz kaldı ve birçok kişi yapılan şikayetler nedeniyle gözaltına alındı.

    HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş da parti binasına yapılan baskın sırasında grubun bir kez daha partililere sözlü hakaretlerinin ardından 23 Ekim’de bekleyen grubu dinlemek istedi. Beştaş, yaptığı görüşmeyi ve polisin engellemelerini Mezopotamya Ajansı’na anlattı.

    Beştaş, ailelerle temaslarının polis tarafından sürekli engellendiğini ve hedef gösterildiklerini savunarak, “Sadece yandaş medya birkaç kare çekebilsin, HDP’ye birkaç hakaret, HDP’yi suçlayacak bir malzeme çıksın diye uğraşılıyor. Buradan bir şey çıkmaz” dedi.

     

    ‘İKTİDAR HEDEF GÖSTERİYOR’

    İl binası önünde bekletilenlerin iktidar tarafından konumlandırıldığını ve HDP’yi kriminalize etmek için ortaya konulan bir tür “psikolojik savaş” olduğunu dile getiren Beştaş, bekletilenlerle bugüne kadar birçok kez görüşmek istediklerini ancak her defasında engellendiklerini söyledi.

    Bekletilenlerin taleplerini dinlemek ve konumlandıkları yerin yanlış olduğunu aktarmak için kendileriyle görüşmeye çalıştıklarını ifade eden Beştaş, “Geçmişte de ben ve arkadaşlarım ailelerle konuşmaya çalıştık, bundan hiçbir zaman kaçınmadık. Bugün de kaçınmıyoruz. Ailelere çağrı yapıyoruz: Biz HDP olarak sizin düşüncelerinizi, taleplerinizi, önerilerinizi dinlemeye hazırız, sizinle birlikte barış mücadelesini vermeye hazırız. Biz zaten bu mücadeleyi veriyoruz. İçişleri Bakanlığı’nın, Cumhurbaşkanının eşinin gelip binamızın önünde oturmaları, asıl çözüm gücü, çözüm iradesi iktidarda olan partinin, kendinde bu gücü görmek yerine, başka bir noktayı hedef göstermesi kabul edilemez. Bunun farkındayız, burada HDP’yi ötekileştirmek için kullanılan bir yöntem” diye konuştu.

     

    ‘HDP İLE TEMAS ENGELLENİYOR’

    İl binası önünde bekletilenlerle yapmış olduğu görüşmeyi anlatan Beştaş, bekletilenlerin görüşme için istekli olduğunu fakat polisler tarafından engellendiğini söyledi.

     

    Beştaş’ın açıklaması şu şekilde:

    “Görüşme noktasında aileler istekliydi. Onları dinlemek istedim, iki üç tanesini de dinledim. Engellemeler oldu, kameralara yansımayan sözsel, fiziksel görüntülere bende tanıklık ettim. Mesela kadınların öne çıkmasına izin verilmedi, onlarla temas etmem engellendi. Halbuki ben hepsini dinlemek için bekledim, neticede bu da asıl amaçlarını ortaya koyuyor, HDP’nin önünde oturuyorlar ama HDP ile temas kurulmasını, konuşulmasını istemiyorlar. Olacaksa bir temas, bir hakaret, bir saldırı ya da başka yöntemlerle bir teşvik hali var ve bunu HDP’ye karşı kullanmak amacıyla yapılıyor.”

     

    ‘ÇÖZÜM MECLİS’TE’

    İktidarın Kürtlere karşı savaş politikasını her alanda sürdürdüğünü dile getiren Beştaş, “Kürtlerin tamamını düşman ilan eden, Kuzeydoğu Suriye’de, Irak’ta, İran’da, Türkiye’de, hatta kutuplarda bile bir Kürt olsa, düşmanlık eden bu zihniyet, ailelere ‘çocuklarınızı bulmak için burada oturun’ demesi iyi niyetli değil ve iki yüzlü bir politikadır” ifadelerini kullandı.

    Tüm sorunları demokratik siyaset ve diyalogla çözmeye çalıştıklarını söyleyen Beştaş, il binası önünde bekleyen aileleride Meclis’i işaret ederek, şöyle konuştu:

    “Biz aileleri bir kez daha Meclis’e davet ediyoruz. Gelsinler, biz hazırız, çözüm için, diyalog için, hiçbir çocuğun ölmemesi için, ne dağdaki ne bayırdaki ne şehirdeki ne asker ne polis ne de bir militanın ölmemesi için, her şeyi yapmaya hazırız. Zaten biz demokratik siyaset, diyalog, parlamento yoluyla Türkiye’deki meselelerin çözümü için buradayız. Partimizin temel paradigması, hedefi budur. İktidar ise tam tersine şiddeti körükleyen, bu baskılarla insanları dağa teşvik eden bir yol izliyor.”

    HDP önünde beklerken çocuklarının ölüm haberini alan Gürtürk ailesinin taziyesinin engellenmesini anımsatan Beştaş, “O annenin taziye kurmasına bile izin verilmedi. Bu onların ne kadar samimiyetsiz olduklarını gösteriyor. Oysa HDP, o annenin çocuğu ölmesin diye her gün bedel ödüyor” şeklinde konuştu.

     

    ‘İKTİDARIN OYUNUNA ALET OLUYORLAR’

    HDP önünde bekleyen ailelerin iktidar tarafından bir araç olarak kullanıldığını ifade eden Beştaş, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “HDP önünde bekletilen ailelere şunu söylemek istiyoruz, sizin yanınızda olan biziz, sizden ayrı değiliz. Acınızı hissediyoruz. Bu oyuna alet olmayın. Aileler bir yılı aşkın süredir il binası önünde bekliyorlar. Sadece yandaş medyaya HDP’yi suçlayacak bir malzeme çıksın diye uğraşılıyor. Buradan size bir şey çıkmaz, neticede biz her gün sözümüzü söylüyoruz. Bu aileler bizim ailelerimiz ve engellenmeselerdi, biz her zaman onlarla irtibatta olurduk.”

  • Fransa’dan Türkiye’deki vatandaşlarına uyarı

    Fransa’dan Türkiye’deki vatandaşlarına uyarı

    Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği, Türkiye’deki vatandaşlarına “halka açık yerlerde herhangi bir toplantı veya gösteriden kaçınma” uyarısında bulundu.

    Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği, Türkiye’deki Fransız vatandaşları için sosyal medya üzerinden uyarı açıklaması yaptı.

    Büyükelçilikten yapılan açıklamada, “Yerel ve uluslararası bağlam nedeniyle, Fransa’da ikamet edenlerin veya Türkiye’den geçenlerin seyahat ederken çok dikkatli olmaları ve özellikle halka açık yerlerde herhangi bir toplantı veya gösterilerden kaçınmaları önerilir” ifadeleri kullanıldı.

  • Mazlum Abdi: Erdoğan, İslam’ı kişisel çıkarları için kullanıyor

    Mazlum Abdi: Erdoğan, İslam’ı kişisel çıkarları için kullanıyor

    Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Abdi, DAİŞ’e destek vermekle itham ettiği AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “İslam’ı kişisel çıkarları için kullandığını” belirtti.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a yönelik hakaret içerikli söylemleriyle Türkiye ve Fransa arasındaki gerilim artıyor. Erdoğan’ın hedef aldığı Macron’a Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Abdi’den destek geldi.

    QSD Genel Komutanı Abdi, sosyal medya hesabından Macron’a ilişkin mesajlar verdi.

    Abdi, şu mesajları verdi:  “Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Müslümanları IŞİD’ten korumaya yardım etti ve örgütün yenilmesinde, insani değerlerin korunmasında önemli bir rol oynadı. DAİŞ’i destekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine hakaret ederek Müslümanların görüşlerini ve İslam dünyasının çıkarlarını ifade etmiyor. Daha çok Müslüman dinini kişisel çıkarları için kullanıyor.”

     

    KRİZ NASIL BAŞLADI?

    Fransa’nın başkenti Paris’te, sınıfta öğrencilerine Charlie Hebdo dergisinde yayımlanan Hz. Muhammed karikatürünü gösteren bir öğretmenin başı kesilerek öldürülmesi üzerine sözkonusu karikatür ülkedeki kamu binalarına yansıtıldı.  Bu duruma tepki gösteren Tayyip Erdoğan, hafta sonu Kayseri ve Malatya’da katıldığı parti kongrelerinde  Macron’a yönelik sözler sarf etti.

    Erdoğan’ın sözlerinin yol açtığı gerilim ile Fransa ve Türkiye karşılıklı olarak büyükelçilerini ülkeye çağırdı. Akabinde de Erdoğan’dan Fransız mallarını boykot çağrısı yaptı.

    Kuzey ve Doğu Suriye’nin Türkiye ve desteklediği paramiliter grupların denetiminde bulunan Serêkaniye kentinde düzenlenen Fransa karşıtı protesto eyleminde de DAİŞ bayrakları açıldı.

  • Oxford’un COVID-19 aşısı yaşlılarda güçlü bağışıklık tepkisi sağladı

    Oxford’un COVID-19 aşısı yaşlılarda güçlü bağışıklık tepkisi sağladı

    Financial Times, University of Oxford’un AstraZeneca Plc ile iş birliği içinde geliştirdiği yeni tip koronavirüs (COVID-19) aşısı deneylerinden elde edilen ilk sonuçların, en yüksek risk altında olan yaşlılarda güçlü bir bağışıklık tepkisi ürettiğini gösteriyor.

     

    FT’de yer alan ve konuya yakın iki kişiye dayandırılan habere göre aşının ileri yaş gruplarında koruyucu antikorları ve T hücrelerini tetiklediği keşfedildi. Bu sonuç araştırmacıları cesaretlendirdi.

    İmmünojenite kan testlerinin sonuçlarından haberdar olan iki kişinin açıklamalarına göre bulgular, temmuz ayında yayınlanan ve aşının 18 ila 55 yaşları arasındaki sağlıklı yetişkinler grubunda “güçlü bağışıklık tepkileri” ürettiğini gösteren verileri tekrarladı.

    Ancak FT, pozitif immünojenisite testlerinin, aşının nihayetinde yaşlı insanlarda güvenli ve etkili olacağını garanti etmediği konusunda uyardı.

     

    Oxford University araştırmacıları ile aşıyı geliştiren AstraZeneca, COVID-19’a karşı koruma amaçlı bir aşı üretme yarışında önde gittiği görülüyor.

    FT, bulgunun ayrıntılarının kısa süre içinde bir klinik dergide yayınlanmasının beklendiğini söyledi ancak derginin ismini vermedi.

    Oxford ve AstraZeneca’nın, Reuters haber ajansının açıklama talebine yanıt vermediği ifade edildi.

  • Süleyman Soylu’nun konuşmalarını paylaşan vatandaşa terör suçlaması!

    Süleyman Soylu’nun konuşmalarını paylaşan vatandaşa terör suçlaması!

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’a yönelik eleştirel paylaşımlarda bulunan Erdal Yılmaz’ın evi basıldı, terör örgütüne üyelikten soruşturma açıldı. Bir ay içinde iki kez gözaltına alındı.

    Sosyal medyada “Maske” adlı hesabın kullanıcısı olan Erdal Yılmaz hakkında, hesabından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’yu ve Sivas Valisi Salih Ayhan’ı eleştiren tweetler attığı için, “hakaretten” soruşturma açıldı. Soruşturma yürütülürken Yılmaz’ın evi, kapısı kırılarak PÖH ekiplerince “silahlı terör örgütüne üye olmaktan” gece saatlerinde basıldı. İstanbul’da ikamet eden Yılmaz’ın ifadesi, aynı gün Ankara’ya getirilerek alındı. Yurt dışı çıkış yasağıyla serbest bırakılan Yılmaz, tweet atmaya devam ettiği iddia edilerek bir ay içinde yeniden gözaltına alındı. Yılmaz’a bu kez de ev hapsi verildi. Yılmaz’ın İzmir’de polis olarak görev yapan kardeşi Ardahan’a gönderildi, ailesinin tüm kimlik bilgileri ise sosyal medyadaki “sahte” hesaplarca ifşa edildi. Ayrıca, Yılmaz’ın soruşturmasına gizlilik kararı koydurularak, hakkında terör dosyası açıldı.

    Erdal Yılmaz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Bakan Soylu’nun kapatılan Samanyolu TV’de yaptığı konuşmaları alıntılayarak paylaşımlarda bulundu. Yılmaz, Sivas Valisi Ayhan Yılmaz’ın, eşini Sancaktepe Belediyesi’nde 15 günlüğüne memur yaptırdığını, daha sonra Sivas’ta il müdür yandımcılığı görevine getirttiğini iddia ederek, güncel olaylara karşı birçok eleştirel tweet attı.

    Sosyal medyadaki sahte hesaplarca Yılmaz’ın ve ailesinin TC kimlik numaraları, telefon bilgisi, ev adresi, polis olan kardeşinin İzmir’deki ev adresi ve aile bilgileri, Yılmaz’ın eski eşinin bilgileri, mevcut eşinin çalıştığı işyeri gibi çok sayıda özel bilgisi ifşa edilerek hakkında “FETÖ’cü, DHKP-C’li”, “Abilerin Metin Külünk, Mehmet Metiner seni kurtaramayacak” şeklinde paylaşımlar yapıldı.

     

    “Yapılanlar insanlık değil” 

    Cumhuriyet’e konuşan Yılmaz, babasının prostat kanseri olduğunu belirterek, “Babam 9 Eylül Hastanesi’nde tedavi oluyordu, kardeşimi Ardahan’a sürdükleri için hastaneye gidemiyor. Babam, tedaviyi yarıda kesip, kâğıt imzalayarak köye dönmek zorunda kaldı. Şu anda bilinci yarı açık durumda. Annemin iki gözü kornea nakilli, kendi işini yapamıyor. Ben şeker ve tansiyon hastasıyım. Evden çıkıp onlara bakmaya gidemiyorum. Sadece ifade özgürlüğü kapsamında eleştiri yaptım. Bu yapılanlar insanlık değil” dedi.

    Yılmaz’ın avukatı Emin Uysal, “Müvekkilimin dijital verileri üzerinde inceleme yapıldı. İmaj raporlarında zoraki yöntemlerle delil çıkartılmaya çalışılmış. Elektronik kelepçe tedbiri ölçülülük ilkesine aykırı, bununla ilgili AHİM kararları var. İtirazlarımız reddedildi. İddianame de hâlâ hazırlanmadı. Tek talebimiz, müvekkilin hukuka ve usule uygun olarak yargılanması” dedi.

  • Sanatçı Genco Özkan’dan Single Albüm 

    Sanatçı Genco Özkan’dan Single Albüm 

    Aşka cevredip de bir kula satma 

    Sen sana sahip ol aman ha aman 

    Aşık Nizari

     

    Uzun bir bekleyiş ve demleniş sonrasında sanatçı Genco Özkan’ın okuduğu Aşık Nizari’ye ait ”Sakın Ey Sevdiğim” single eseri tüm dijital platformlarda.

     

    Londra’da yaşayan sanatçı Genco Özkan, aslen Sivaslı. Müziğe Arif Sağ Müzik Merkezi’nde başlayan sanatçı Özkan, çok sayıda konser ve programlar sonrasında 2003 yılında “Yol Yorgunu” isimli albümünü yayınladı. Uzun yıllar sadece canlı performanslara çıkmakla beraber bir çok yeni besteler üretti.

     

    Uzun zamandır bir şeyler üretme fikrine sahip olduğunu söyleyen sanatçı Genco Özkan, pandemi döneminin üretmek için bir nevi fırsat olduğunu söyledi. Gazetemize konuşan sanatçı Özkan ”Aşık Nizari (Ali Rıza Kutlu) K.Maraş, Afşin, Ağcaşar köyünden olup, tasavvuf düşüncesini benimseyen Ehl-i Beyd Sevdalısı bir ozandı. Ömrünü 1988’de tamamladığında 72 yaşındaydı. Eseri seslendirme fikri Nizari’nin yeğeni ile yaptığımız bir muhabbette oluştu. Tam da bu süreçte müzisyen ve prodüktör Levent Güneş ile buluşmamız güzel bir tesadüf oldu. Levent Güneş’in de onayından sonra çalışmalara başladık ve Karaca Music’ten çıkardık parçamızı” dedi.

     

    Levent Güneş’in aranjesi ve Karaca Music etiketi ile dinleyicilerle buluşan single çalışmada Londra’dan ve İstanbul’dan, değerli müzisyenler icrada bulundular. Kapak fotoğrafını Vehbi Koca’ nın çektiği çalışmanın, grafik tasarımını Duysal Tuncer üstlendi.

     

    Telgraf  / Suna Alan