Blog

  • Ölüm orucundaki Avukat Ebru Timtik’in kalbi durdu

    Ölüm orucundaki Avukat Ebru Timtik’in kalbi durdu

    Halkın Hukuk Bürosu, ölüm orucundaki tutuklu avukat Ebru Timtik’in kalbinin durduğunu ve tıbbi müdahale yapıldığını duyurdu.
    Halkın Hukuk Bürosu (HHB), Twitter hesabı üzerinden Bakırköy Sadi Konuk Hastanesi’nde tutulan tutuklu avukat Ebru Timtik’in kalbinin durduğunu duyurdu.
    Yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “Bakırköy Sadi Konuk Hastanesinde Ebru’nun kalbinin durması üzerine Ebru’ya tıbbi müdahale yapıldı, müdahale devam ediyor. Ebru Timtik’in nabzı durdu. Doktorların kalp masajı yaptıklarının bilgisini aldık. Tüm meslektaşlarımızı ve halkımızı Bakırköy Dr.Sadi Konuk hastanesi önüne çağırıyoruz!”
  • Timtik ve Ünsal’ın aileleri: Evlatlarımızı tahliye edin

    Timtik ve Ünsal’ın aileleri: Evlatlarımızı tahliye edin

    Ölüm orucundaki Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın aileleri, avukatların durumlarının kritik aşamada olduğuna dikkati çekerek, “acil tahliye” talebini yineledi.

    Tutuklu avukatların aileleri, ölüm orucundaki tutuklu avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın durumuna dikkat çekmek amacıyla İstanbul’daki Dr. Sadi Konuk Hastanesi önünde açıklama yaptı. “Adil yargılanma haktır. Evlatlarımız acil tahliye edilsin. Evlatlarımız yaşasın” pankartının açıldığı açıklamada, eylemdeki avukatların resimlerinin bulunduğu dövizler taşındı. Avukat ailelerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş da açıklamaya katıldı.

     

    ‘TALEPLER AÇLIKLA ANLATILIYOR’

    Tutuklu avukat Engin Gökoğlu’nun eşi Meral Yıldırım Gökoğlu, avukatların talepleri için hastane önlerinde sürekli açıklama yapmaktan hoşnut olmadıklarını belirterek, avukatların sağlıklarına kavuşmalarını ve yaşamalarını istediklerini vurguladı. Ülkede, avukatların taleplerini bedenlerini açlığa yatırarak anlatmak zorunda kaldığını kaydeden Gökoğlu, yakınlarının ölümle haklarını talep etmesini istemediklerini söyledi.

     

    ‘YETER ARTIK’

    Sonrasında konuşan Ebru Timtik’in halası Nuray Deniz Doğan ise, yeğeninin son bir haftadır durumunun kötü olduğuna dikkat çekti. Doğan, en kısa zamanda yapılması gerekenin hayata geçirilmesi gerektiğine vurgu yaparak, “Yeter artık” dedi. Doğan, “Ebru’yu bize bağışlayın” dedi.

     

    ‘ÇOCUKLARIMIZ YAŞASIN’

    Doğan’dan sonra Ebru Timtik’in dayısı Yıldırım Deniz söz aldı. Yeğeninin gün geçtikçe eridiğinin altını çizen Deniz, “Bu adalet sizin elinizde, Allah’ın adaletinden nasıl geçeceksiniz? Siz de adım adım yanacaksınız. Benim çocuğum bugün yanıyorsa siz de yanacaksınız. Bizim çocuklarımızı bize bağışlayın. Biz çocuklarımızın yaşamasını istiyoruz” diye seslendi. Doğan, konuşması sırasında sinir krizi geçirdi.

    Konuşmaların ardından açıklama sona erdi.

     

    MA

  • İskoçya’da 34 yaşındaki Ugandalı sığınmacı açlıktan ölmek üzere olan çocuğunun yanında ölü bulundu

    İskoçya’da 34 yaşındaki Ugandalı sığınmacı açlıktan ölmek üzere olan çocuğunun yanında ölü bulundu

    İskoçya’da 34 yaşındaki sığınmacı Mercy Baguma, açlıktan ölmek üzere olan bir yaşındaki çocuğunun yanında ölü bulundu.

    Ugandalı Baguma’nın cesedi, 22 Ağustos Cumartesi günü, oğlunun ağlama seslerinin duyulması üzerine yapılan aramayla Glasgow’da bir apartman dairesinde bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Emniyet sözcüsü Baguma’nın ölüm sebebinin ‘anlaşılamadığını’ ama ‘şüpheli bir olay’ olarak incelenmediğini belirtti.

    Mültecilerin konaklamaları için yardım kampanyaları düzenleyen Positive Action in Housing adlı vakıf, Baguma’nın sığınma başvurusunda bulunduğunu ve ‘sefalet’ içinde yaşadığını söyledi. Vakıf, Baguma’nın Britanya’da çalışma izni sona erdikten sonra işsiz kaldığını ifade etti.

    Vakfın müdürü Robina Qureshi, bir yaşındaki oğlunun, cesedin yanında ağlarken bulunduğunu ve çocuğun “günlerce aç kaldığı için zayıf düştüğünü” söyledi. Hastaneye kaldırılan çocuk 24 Ağustos’ta taburcu oldu ve babasının yanına verildi.

    Vakıf, birkaç hafta önce kendilerine başvuran Baguma’nın çocuğuna, kendisine bakmaya yetecek kadar parası olmadığını söylediğini aktardı.

    Bir diğer yardım kuruluşu African Challenge da sosyal medyada yayınladıkları videoyla vakıf gönüllülerinin Haziran ayı başında Baguma’ya gıda yardımı yaptıklarını duyurdu ve taziye mesajı yayımladı.

    İçişleri Bakanlığı Sözcüsü de “Bu trajik bir durum, Baguma’nın ailesine başsağlığı diliyorum” dedi.

    Bakanlık açıklamasında “İçişleri Bakanlığı sığınma sistemine dahil olan herkesin refahını çok ciddiye alıyor, Baguma’nın durumuyla ilgili kapsamlı bir soruşturma başlatacağız” dendi.

    ‘Neden sığınmacılara sahip çıkmak gönüllülere kalıyor?’

    Baguma ile iletişimleri 18 Ağustos Salı günü kesilen arkadaşları ve akrabaları durumdan şüphelenip kaygılanmaya başlamıştı.

    Yardım kuruluşu müdürü Qureshi yaşananlarla ilgili şunları söyledi:

    “Neden anneler ve bebekler bu şehirde aç bırakılıyor, nedeni işlerin yoluna koyulması vakıflara ve gönüllülere bırakılıyor?

    “Oturum hakkının süresinin dolduğunu söyleyen bir kağıt parçasıyla, çalışmanıza engel olan, masraflarını karşılamanıza engel olan bu zalim sistem nedeniyle işini kaybetmeye mecbur bırakılmasaydı bu anne hala hayatta olur muydu? Eminim Mercy’nin oğlu yeterince büyüdüğünde bu soruyu sormak isteyecektir.”

     

    İskoç Özerk Yönetimi’nden Londra’ya eleştiri

    İskoçya Özerk Yönetimi Başbakanı Nicola Sturgeon, İskoç Parlamentosu’nda yaptığı açıklamada Birleşik Krallık’ın sığınmacı sisteminin ‘bozuk’ olduğunu söyledi ve devletin mültecilerle ilgili politikasında bütünlüklü bir reform yapılması çağrısı yaptı.

    Glasgow, İskoçya’da sığınmacıların bulunduğu tek şehir ama yerel yönetimlerin sığınmacılar üzerinde kontrolü yok, kararlar merkezi Birleşik Krallık hükümeti tarafından alınıyor.

    Sturgeon, “Ülke genelindeki çoğu kişi gibi ben de çok üzgünüm ama aynı zamanda Mercy Baguma’nın ölümünden dolayı gerçekten çok öfkeliyim (…) Ama hepimiz şunu rahatlıkla söyleyebiliriz, yaşanan trajediden önce de bunu biliyorduk. Britanya’nın sığınmacı sistemi çökmüş. İnsanlık dışı ve değişmesi gerekiyor” diye konuştu.

    İskoç Parlamentosu’ndaki haftalık oturumda İskoçya Yeşiller Partisi eşbaşkanı Alison Johnstone da “Bu korkunç trajedi, Mercy’yi sefalete sürükleyen Britanya hükümetinin sığınmacı politikasının doğrudan bir sonucudur” dedi.

    Yardım kuruluşu Positive Action in Housing, Baguma’nın ölümünün Glasgow’daki mülteci toplumunun dört aydan kısa süre içinde yaşadığı en büyük trajedilerden biri olduğunu söyledi.

    Park Inn Hotel’de, 26 Haziran Cuma günü, aralarında bir polis memurunun da bulunduğu altı kişiyi bıçaklayan bir kişi vurularak öldürülmüştü.

    Mayıs ayı başında 30 yaşındaki Suriyeli mülteci Adnan Walid Elbi, Glasgow’da geçici konakladığı bir otel odasında ölü bulundu.

    Cenaze ve yardım için 30 bin sterlin toplandı

    Glasgow yerel yönetiminde eşitlik ve insan haklarından sorumlu Jen Layden “Genç bir annenin trajik ölümü kahredici bir olay. Mercy’nin oğlunun, ailesinin ve arkadaşlarının bu zor zamanda acısını paylaşıyorum” dedi.

    Layden, ‘Mercy’nin ölümüyle ilgili tüm verileri toplamaya çalıştıklarını’ söyledi ve İçişleri Bakanlığı ile sosyal konaklama kuruluşundan ek bilgiler beklediklerini ifade etti.

    Positive Action in Housing adlı vakıf koronavirüs salgını döneminde sığınmacıların konaklamalarıyla ilgili defalarca bağımsız soruşturma açılması çağrısında bulunuyordu.

    İnternet üzerinden para yardımı toplama sitesi Gofundme sayfasından yapılan bir çağrı üzerine Mercy Baguma’nın cenaze masrafları için 30 bin sterlin yardım toplandı.

    Yaklaşık 2 bin kişi para yardımı yaptı. Yardım çağrısı yapanlar “Mercy muhteşem bir anne, kız kardeş, arkadaştı, hepimiz tarafından çok seviliyordu. Ölümü bizi yıktı. Ona güzel bir veda düzenleyebilmek ve oğluna yardım ayırabilmek için para topluyoruz” dedi.

    Yardımların doğrudan Baguma’nın oğluna ve ailesine gideceği belirtildi.

     

    BBC Türkçe

  • İpek Er’in annesi Jinnews’e konuştu: Devlet ve belindeki silaha güvendi

    İpek Er’in annesi Jinnews’e konuştu: Devlet ve belindeki silaha güvendi

    İpek Er’i tecavüzü soncu ölüme sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’ın tahliye edilmesine tepki gösteren anne Hakime Kılınç, “Sağ olduğum sürece davacıyım. Canımdan vazgeçerim bu davadan vazgeçmem. Belindeki silaha ve devlete güvenerekten bunları yaptı” dedi.

    Siirt’te İpek Er’e tecavüz eden ve Batman’da ölüme sürükleyen uzman çavuş Musa Orhan’ın tahliye edilmesine yönelik tepki gösteren Er’in annesi Hakime Kılınç, sağ olduğu sürece davadan vazgeçmeyeceğini söyledi. Jinnews’in ulaştığı anne Kılınç, “Sağ olduğum sürece İpek’in davasını bırakmayacağım. Gözlerimle o adamın yargılandığını, ceza aldığını göreceğim. Adalet yok, olsaydı serbest bırakılmazdı. Onu nasıl bırakırlar? Nerede adalet, nerede hukuk? İpek’in cansız bedeni gözümün önünden gitmiyor. Onu serbest bırakan savcıdan, hakimden de davacıyım. Bunu bize yaşatmaya hakları yok. İpek günlerce hastanede hayatta kalmaya çalıştı. Artık dayanacak gücüm yok. Bir alıyorlar bir bırakıyorlar. Bu nasıl adalettir. Babası, annesi hiç kimsesi arayıp ‘oğlumuz adına özür dileriz’ bile demedi. Bir başsağlığı dilemediler. Çocuklarını koruyorlar. Aklamaya çalışıyorlar. Ben kabul etmem, kabul etmiyorum. İpek ölmedi, İpek o adam ceza almadan ölmeyecek. İpek’in kemikleri sızlıyor. Ben İpek rahat uyusun diye her şeyi yapacağım” sözlerini kullandı.

     

    DEVLETE GÜVENEREK YAPTI

    “Ömrüm olduğu sürece ayaklarımın üzerinde olacağım ve bu davanın peşinde olacağım” vurgulayan Kılınç, şöyle devam etti: “Ben uyuyamıyorum, bir şey yiyemiyorum. Benim aklım fikrim İpek’te. Benim aklım fikrim o adamın yargılanmasında. Benim içimi rahatlatacak tek şey o adamın cezalandırılması olacak. Fotoğrafını her yerde paylaşıyorlar ama bu yetmez. O kişi en ağır cezayı almalı. Onu asla affetmeyeceğim. Buna hak ettiği cezayı verebilecek hakim ya da savcılar yok mu? Onların adaletine artık güvenmiyorum. Onu koruyanların da yakasından düşmeyeceğim. Kızımı hem kaçırdı hem tehdit etti o adam ve ‘seni nasıl götürdüysem öyle de öldürürüm’ demişti. Kızım intihar ederken de yazdığı mektupta bu kişinin ona neler yazdığını söylemişti. Başına gelen her şeyi yazmıştı kızım. Devletin ve onun korkusundan mektubu saklamıştı. Belindeki silaha ve devlete güvenerekten bunları yaptı.”

     

    KANININ DÜŞTÜĞÜ YERİ TEMİZLEMEDİK

    Kılınç, karara yönelik tepkisini şöyle sürdürdü: “Süleyman Soylu’nun ‘siz bunu nasıl bıraktınız’ deyip karşısında durması gerekirdi. İpek’in kendini vurduğu odayı, kanının düştüğü yeri bile daha temizlemedik. Ben İpek’imin parçalanmış bedenini unutmuyorum. Unutmayacağım. Sen askersin diye kadınlara tecavüz mü edeceksin? Sen neye güveniyorsun? Kızım korkudan bize bir şey söyleyemedi. Ben bu davanın peşinde olacağım. Tüm Türkiye, tüm dünya bunu bilsin.”

     

  • İngiltere’de okullara yüz maskesi zorunluluğu geliyor mu?

    İngiltere’de okullara yüz maskesi zorunluluğu geliyor mu?

    İskoçya’da okullarda maske kullanılmasını zorunlu kılan yasadan sonra Boris Johnson hükümeti de İngiltere de okulların açılmasına az bir süre kala maske kullanılmasını zorunlu hale getirileceğinin sinyallerini verdi.

    İngiltere genelinde Koronavirüs salgını ve ardından gelen karantina uygulamaları yüzünden okullar kapatılmıştı. Daha sonra İngiltere bilim kurullarının da takibi ile uygulamalar seviye seviye düşürülmüş ve en son hükümet tarafından Eylül ayında okulların da açılacağını açıklanmıştı.

    Okulların açılmasının gündeme gelmesi ile birlikte bir çok tartışma da başlamış, özellikle eğitmenler ve sendika yetkilileri maske takılmasını zorunlu hale gelmesi uyarıları yapmıştı. Telgraf News Z Raporu programına konuk olan Oktay Şahbaz bu konuyla ilgili detaylı bir aktarım yapmıştı.

     

    Z Raporu
    Z Raporu

     

    1 Eylül Salı gününden itibaren, İngiltere’nin yerel karantina uygulandığı bölgelerdeki (Manchester ve Birmingham gibi) ortaokul ve liselerde, personelden ve öğrencilerden bina çevresinde dolaşırken ve sosyal mesafenin sürdürülmesinin zor olduğu ortak alanlarda maske takmaları istenecek.

    Hükümet, maskelerin sınıfta zorunlu olmayacağını ve ülkenin başka yerlerindeki okullar için giyilmesi gerekmeyeceğini, ancak okul yönetimlerinin herhangi bir risk taşındığını düşünmeleri halinde maske kullanımını zorunlu hale getirebileceklerini açıkladı.

    31 Ağustos Pazartesi gününden itibaren İskoçya’daki ortaokul öğrencileri, koridorlar, ortak alanlar veya kantinler gibi sosyal mesafenin mümkün olmadığı yerlerde ve iç mekanlarda dolaşırken maske kullanmaları zorunlu olacak.

  • Uzman Çavuş’u tahliye eden hakim bir ay önce ‘yeni görev’ istedi

    Uzman Çavuş’u tahliye eden hakim bir ay önce ‘yeni görev’ istedi

    İpek Er’e tecavüz ederek ölümüne neden olan Uzman Çavuş Musa Orhan hakkında tahliye kararı veren hakimin kısa süre önce yeni görevlendirme talebinde bulunduğu, fakat bu talebinin reddedildiği öğrenildi.

    Batman’ın Beşiri ilçesinde tecavüze maruz kalması üzerine 16 Temmuz’da intihar girişiminde bulunarak, tedavi gördüğü hastanede 18 Ağustos günü yaşamını yitiren İpek Er’in ölümüyle ilgili “nitelikli cinsel saldırı” suçundan tutuklanan Uzman Çavuş Musa Orhan, Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla cezaevinden salıverildi.

    Uzman Çavuş Orhan, Er’in yaşamını yitirmesi üzerine oluşan tepkiler sonucu Siirt 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 19 Ağustos’ta tutuklanmıştı. Hakkında “nitelikli cinsel saldırı” suçundan hazırlanan iddianame mahkemece kabul edilen Orhan, 16 Ekim’de hakim karşısına çıkacaktı.

    Zanlı uzman çavuşun avukatı Mehmet Erkan Akkuş, müvekkilinin kaçma şüphesi bulunmadığını gerekçesiyle tutuklama kararına itirazda bulundu. Bu itirazı değerlendiren Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi, itiraz dilekçesinde belirtilen hususları yerinde görerek Orhan’ın dün gece tahliyesine karar verdi.

     

    GÖREV DEĞİŞİKLİĞİ TALEP ETTİ

    Sadece bir hafta cezaevinde kalan uzman çavuş hakkında verilen tahliye kararının altında imzası olan isim ise, Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı İsmail Kızılelma. Daha önce Yargıtay Tetkik Hâkimi görevinde bulunan Kızılelma, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 31/05/2019 tarihli ve 601 sayılı adlî yargı kararnamesi ile bu göreve atanmıştı.

    Yaklaşık 16 aydır Siirt 2. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi olarak görev yapan Kızılelma’nın kısa süre önce Hâkimler ve Savcılar Kurulu’na (HSK) tevziye (yeni görevlendirme) talebinde bulunduğu öğrenildi.

     

    HSK REDDETTİ

    Ancak Adli Yargı 2. Bölge Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 17/07/2020 tarihli ve 702 sayılı kararına göre Kızılelma’nın iş ve kadro durumu dikkate alınarak, tevziye ilişkin talebinin reddine karar verildi.

     

    MA

  • Başaran: Tecavüzü aklamaya çalışanların kim olduğu ortaya çıktı

    Başaran: Tecavüzü aklamaya çalışanların kim olduğu ortaya çıktı

    Tecavüz faili Uzman Çavuş Musa Orhan’ın tahliyesine tepki gösteren HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, İçişleri Bakanı Soylu’nun partilerine yönelik açıklamaları hatırlatarak, “Tecavüzü aklamaya çalışan, teşvik eden ve katilleri cesaretlendirenlerin kim olduğu ortaya çıkmış oldu” dedi.

    Batman’ın Beşiri ilçesinde tecavüze maruz bırakılıp, intihar eden İpek Er’in katil zanlısı Uzman Çavuş Musa Orhan’ın tahliye edilmesine yönelik tepkiler sürüyor. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, olayın ilk gün ortaya çıktığından beri üstünün örtülmeye çalışıldığını söyledi. Failin ısrarlı bir şekilde tutuklanmadığını ancak gelen tepkiler üzerine tutukladığını hatırlatan Başaran, “Hiçbir gerekçe serbest bırakma gerekçesi olamaz. Serbest bırakılma gerekçesini bilmesek de bu gerekçenin failin kimliği olduğunu ve bir koruma çalışması sonucu olduğunu görmüş olduk” dedi.

     

    ‘TAHLİYE SİSTEMATİK BİR POLİTİKA’

    Orhan hakkında ailenin defalarca suç duyurusunda bulunduğunu fakat bu taleplerinin ret edildiğini hatırlatan Başaran, tahliyenin sistematik bir politikanın sonucu olduğunu dile getirdi. Başaran, “Maalesef gördük ki failin kimliği tutukluluğuna bir hafta müsaade ediyor. Daha önceden ‘ben bu meseleden kurtarırım’ diye kendisi de belirtmişti. Şuanda onun pratiklerini yaşıyoruz. İpek Er çığlını duyurabilmek iççin yaşına son verdi. Bundan daha başka tutuklama gerekçesi olabilir mi? Bugün tutuklanmayacak da ne zaman tutuklanacak? Kadınlar olarak takipçisi olmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

     

    ‘KİMLERİN CESARETLENDİRDİĞİ ORTAYA ÇIKTI’

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Musa Orhan’ın tutuklanmasına dair oluşan gündeme “Bu olayın bazı çevreler tarafından gündeme getirilmesinin temel nedeni HDP milletvekillerinin yaptıklarının üzerine örtmektir” sözlerini hatırlatan Başaran, şöyle konuştu: “Olay nasıl yaklaştıklarının bir göstergesi. İçişleri Bakanı, olayı araştıracaklarına, olayla ilgili kadının yanında yer almaları yönünde bir tavır sergileyeceklerine hedef gösteriyor. Olayın üstünü örtmeye çalıştıklarını bir kez daha gösterdi. Kadına yönelik şiddete ve tecavüze nasıl yaklaştıklarını bir kez daha gösterdi. Sürekli bizi hedef gösterme siyasetiyle aslında kendi suçlarını kendi pratiklerini toplumun gözü önünde yokmuş gibi gösterme yaklaşımıdır. Kadına yönelik şiddet kimden gelirse gelsin bu konudaki tutumumuz çok net. Bu tutumumuzu bütün kadınlar ve Türkiye toplumu gördü. Biz hiçbir olayın üstünü örtme gibi bir tavır seğrilemedik. Olay bize intikal ettiği anda net bur tutum koyarak tavır sergiledik. Tavır sergilemeyenler, tecavüzü aklamaya çalışanlar, kadın cinayetlerine teşvik edenler ve katilleri cesaretlendirenlerin kim olduğu bir kez daha ortaya çıkmış oldu.”