‘Sosyalist değişim’ için mücadele zamanı!

‘Sosyalist değişim’ için mücadele zamanı!
  • 22.02.2020

İbrahim Avcıl


 

Britanya’nın 1 Ocak 1973 yılında başlayan AB üyeliği bundan tam üç buçuk yıl önce gerçekleşen referandum sonuçlarının yasal olarak uygulamaya konulması ile beraber 31 Ocak 2020 yılında sonlandı. 2016 yılında gerçekleşen referandum da her ne kadar Britanya halkının bir kısmı yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve göçmenliği sorun olarak görmelerinden kaynaklı çıkış için oy vermiş olsa da, azımsanmayacak büyük bir kesim ve yine sol ve sosyalist kesimler Avrupa Birliği’nin işçi ve emekçilerin değil, özünde patronların birliği olmasından ve bu birliğin dağılmasının, patronlar kulubünün zayıflamasına sebep olabilmesinden kaynaklı AB’den çıkış yönünde oy kullandılar.

2016 yılında gerçekleşen referandumun hemen arkasından sol ve sosyalistlerin neden çıkış yönünde oy kullandıklarını sorgulamadan bu kesimleri ırkçılar ile aynı kefeye koyanlar aslında, farkında olmadan toplumun yüzde 52’sine bu suçlamayı yönlendiriyorlardı. Ki bu durumda 17 milyondan fazla insanın ırkçı ve göçmen karşıtı olması gerekir. Ancak bu gerçeklikten uzak ve sızlanmaktan başka bir şey değildir. Çünkü AB’den çıkma yönünde oy kullanan bizler ırkçı değil aksine sınıf mücadelesinin gelişmesi ve ilerlemesinden yana olan ve bu temelde çalışma yürütenleriz. Bu konuda kendimizi yeterince anlatamadığımız gerçeği söz konusu. Ancak bu anlatamamaktan kaynaklı ırkçılık ile suçlanmak doğru değil. Avrupa Birliğinin demokratik bir kurum olduğunu ve demokrasi ile yönetildiğini düşünenlerin Yunanistan da Çipras liderliğinde ki Syriza hükümetinin başına gelenlere bakması yeterlidir. AB’nin kemer sıkma politikalarını uygulatmak için nasıl dikta rejimlerinin uyguladığı baskı yöntemlerini Yunan halkına dayatıldığını çok net göreceklerdir.

Bugün artık Britanya AB’nin bir üyesi değildir. Ancak geçiş süreci diye adlandırılan bir yıllık süreç boyunca AB’den çıkmamış gibi her şey devam edecek. Dolayısı ile 31 Aralık 2020 yılına kadar ki geçiş sürecinde bir antlaşmanın sağlanması için görüşmeler sürecek. Bu tarihten sonra varılan antlaşmaya göre neyin ne kadar değişeceğini daha net görmüş olacağız. Britanya’nın nihayetinde 31 Ocak 2020’de, yani referandumdan tam 3 buçuk yıl sonra AB’den ayrılması, demokrasinin ve halkın Britanya’nın ana akım siyasete ve AB’de kalalım diye ‘Remain’ kampanyasına milyonlarca sterlin akıtan büyük tekellere karşı ciddi bir zaferdir. Kuşkusuz ki 2019 genel seçimlerinde İşçi Partisinin oylarında yaşanan düşüşün İşçi Partisinin 2016 yılında gerçekleşen referandum sonucunu hiçe sayarak ikinci bir referandum politikası izlemesi ile doğrudan alakalıdır. Bugün Brexit’i yaşama geçiren Muhafazakar bir hükümet olmak zorunda değildi. İşçi Partisinin bu politikası kendi kendini yaralamaktan başka birşeye yaramadı. Eğer İşçi Partisi referandum sonuçlarına saygı göstermiş olsaydı bugün çok daha ilerici bir hükümet ile hem Brexit gerçekleşecek hem de İşçi sınıfı bakımından ciddi bir kazanım yaşanılacaktı. Ancak AB delisi kesimlerin ısrarlı baskıları sonucu yanlış politika izlemek zorunda bırakılan İşçi Partisi tarihsel bir yenilgi alarak sınıfa karşı saldırıların yoğunlaşmasının da önünü açmış oldu. İşçi Partisi’nin yaşamış olduğu bu hezimetten dolayı da birçok açıdan İşçi Partisi’ni illeri bir noktaya taşıyan Jeremy Corbyn istifa etmek zorunda bırakıldı. Bugün İşçi Partisi bir liderlik yarışı içerisine girmiş bulunuyor. İşçi Partisinin bu liderlik yarışması ilerici ve demokratik aday olan Rebecca Long-Bailey ile İşçi Partisini 2015 ve öncesi süreçteki Neo-Liberal politikaların uygulayıcısı olan ve sağa yakın olan bir partiyi yeniden yaratmak isteyen 3 aday arasında gerçekleşecek.

Türkiyeli ve Kürdistanlı İşçi Partisi üyelerinin ve yine toplum derneklerinin, toplumumuzun İşçi Partisi ve ana akım siyasetten beklentilerini göz önünde bulundurarak, bu liderlik yarışmasında Rebecca Long-Bailey’den yana tercihlerini kullanmaları kazanılan bir mevzinin kaybedilmemesi bakımından önemli. AB’den çıkış her ne kadar bir çok insan da hayal kırıklığı yaratmış olsa da, bu hayal kırıklığına uğramış olan ilerici ve demokrat insanların, bu durumu işçi ve emekçilerin lehine çevirme mücadelesinin bir parçaları olmaları gerekir. Dolayısı ile Britanya İşçi hareketinin ve sol kesimlerin önünde iki tercih bulunmaktadır. Ya gittikçe daha da otoriter ve baskıcı bir rejim haline gelen patronların kulubü AB’ye üye olmak için öncülük edecek. Ya da milyonlarca işçi ve emekçinin arzusu olan, değişimin öncülüğüne soyunarak sosyalist değişim için mücadele edecektir.

Reklam
İngiltere’de hükümetten dışarıda yemek yiyenlere yüzde 50 indirim
İngiltere’de Kovid-19 yatırım paketi kapsamında dışarıda yemek yiyenlere yüzde 50 indirim uygulaması getirildi. Maliye Bakanı Sunak tarafından açıklanan 30 milyar...
Demirtaş’tan mesaj: Halkın gücü görünür kılınmalı
HDP’nin 81 il ve tüm ilçelerde forumlar, paneller, konferanslar düzenlemesi çağrısında bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’nin...
Britanya’da normalleşmeyle açılan mekanlar dolup taştı
Britanya’da yeni tip Koronavirüs (Covid-19) önlemlerinin hafiflemesi ve barların açılmaya başlamasıyla oluşan kalabalıklar polisleri harekete geçirdi. Polis Federasyonu Başkanı John...
Britanya DGB: Çoklu Baro Yasası çöpe atılmalıdır
Britanya Demokratik Güç Birligi AKP-MHP iktidarının çıkarmak istediği Çoklu Baro Yasası’na sert tepki göstererek derhal yasa tasarısının geri çekilmesi gerektiğini...
Londra’dan çağırı, saldırıları durudurun!
Erem Kansoy Türk devleti ve Erdoğan rejiminin Kürt halkına yönelik faşizan saldırıları tüm Avrupa’da olduğu gibi Britanya’nın başkenti Londra’da her...
Düzgün Baba ziyaretgahına ‘üç hilal ve MHP’ yazıldı
Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda, kimliği belirsiz kişilerce kayalığa “Üç hilal, a ve MHP” yazıldı. Bir hafta önce...
İngiltere’de her iki siyah aileden biri yoksul
Bağımsız bir araştırma kuruluşunun hazırladığı rapor, İngiltere’de Afrika ve Karayip kökenli siyah hanelerin neredeyse yarısının yoksulluk içinde yaşadığını, buna karşılık...
Boris Johnson’ın babası hükümetin aksi yönde tavsiyesine rağmen Yunanistan’a uçtu
İngiltere’de hükümetin zaruri görülmeyen uluslararası seyahatlerden kaçınılması tavsiyesi hala geçerliliğini korurken, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın babası Stanley Johnson Yunanistan’a uçtu....
İngiltere’nin Leicester şehrine karantina önlemleri geri getirildi: Vakaların artışına ne yol açtı?
Nick Triggle BBC Sağlık Muhabiri İngiltere’nin Leicester şehri, Covid-19 vakalarının artması üzerine yeniden karantina önlemleri alınan ilk yerel bölge oldu....
İngiltere’nin Leicester kenti için karantina gündemde
Bilimsel Acil Durumlar Danışma Grubu (SAGE) üyesi Sir Jeremy Farrar, koronavirüsle mücadele önemli mesafe kateden İngiltere’nin halen bıçak sırtında olduğunu,...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ