Tag: Redesign

  • Ukrayna’da orman yangını: 6 ölü, 9 yaralı

    Ukrayna’da orman yangını: 6 ölü, 9 yaralı

    Ukrayna’nın doğusundaki Lugansk şehrinde çıkan orman yangınında 6 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi yaralandı.

    Ukrayna Devlet Acil Durumlar Servisi’nden yapılan açıklamaya göre, Ukrayna’nın Lugansk iline bağlı Novoaydar kırsalında dün yerel saatle 13.00 civarında çıkan orman yangını, şiddetli rüzgarın etkisiyle kısa sürede geniş bir alana yayıldı. Son belirlemelere göre yangın nedeniyle 6 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı. Ayrıca 110 ev hasar gördü.

    Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, yangının bir an önce söndürülmesi için hükümet yetkilileri ile olağanüstü toplantıda bir araya geldi.

  • Avusturya Başbakanı Kurz: Türkiye huzursuzluk tohumları ekiyor

    Avusturya Başbakanı Kurz: Türkiye huzursuzluk tohumları ekiyor

    Avusturya ve Türkiye arasında geçen hafta Viyana’da yaşanan şiddet olaylarının ardından başlayan gerginlik devam ediyor. Avusturya Başbakanı Sebastian Kurz, AKP yönetimini ülkesinde huzursuzluk tohumları ekmekle suçlayarak, Türkiye’deki sorunların Avusturya’ya ihraç edilmesine izin vermeyeceklerini söyledi

    Avusturya’nın etnik grupların arasındaki çatışmaları önlemek için kısıtlayıcı göç politikaları izlemeye devam etmesi gerektiğini belirten Kurz, “Mesajım net, Türkiye’den Avusturya ya da Almanya’da yaşayan insanlara yönelik herhangi bir müdahale olmamalı. Biz Avusturya’daki sorunlarımızı kendimiz çözeriz” dedi.

    Kurz, AKP yönetimini ülkesinde huzursuzluk tohumları ekmekle suçladı ve Türkiye’deki sorunların Avusturya’ya ihraç edilmesine izin verilmeyeceğini söyledi.

    ‘ENTEGRASYON BAŞARISIZ OLDU’

    Viyana’daki olayların başarısız entegrasyon politikasının bir sonucu olduğuna inandığını ifade eden Kurz, entegrasyon sorununun sadece Türkçe konuşulan, Türkçe’nin kullanıldığı kuruluşlarda zaman geçiren ve Türk mağazalarında alışveriş yapan yoğun Türk kökenli nüfusun varlığından kaynaklandığını savundu. Kurz şu ifadeleri kullandı:

    “Daha birkaç yıl önce Viyana’da insanların neredeyse kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmedikleri semtlerin olduğunu söylemiştim. O zamanlar bu nedenle çok eleştirilmiştim. Sanırım Favoriten bölgesinin sakinleri neyi kastettiğimi anlıyorlardır, zira orada birçok kişi bu tür olaylar yaşanırken kendilerini evlerindeymiş gibi hissetmiyor. Ben, gelişmelerin böylesine karşı kararlı eylemleri destekliyorum.”

    Avusturya merkezli Kurier gazetesinin aktardığına göre Sebastian Kurz ayrıca Avusturya’da sokak çatışmalarına girmek isteyenlere bunu Türkiye’de yapmalarını önerdi.

    NE OLMUŞTU?

    Avusturya’nın başkenti Viyana’da geçen hafta Türk milliyetçisi olan aşırı sağcı gruplarla Kürt ve solcu gruplar arasında çıkan şiddet dozu yüksek bir kavga çıkmıştı.

    Olayların nedeni ise Kürtlerin ve sol görüşlü grupların düzenlediği bir gösteriye aşırı sağcı Türk milliyetçisi grupların saldırı düzenlemesiydi.

  • İspanya’daki araştırma ‘sürü bağışıklığı’ tezini boşa düşürdü

    İspanya’daki araştırma ‘sürü bağışıklığı’ tezini boşa düşürdü

    İspanya’da yapılan bir koronavirüs araştırması, ‘sürü bağışıklığı’ tezini boşa düşürdü. Koronavirüse bağışıklık kazananları tespit etmek amacıyla yürütülen araştırmada, nüfusun sadece yüzde 5,2’sinin antikor ürettiği saptandı.

    Dünyada 2020 yılının bir numaralı gündem maddesi olan koronavirüs konusunda İspanya’da önemli bir çalışmaya imza atıldı.

    Söz konusu araştırma, koronavirüsle mücadelede ‘sürü bağışıklığı’ tezini savunanları hayal kırıklığına uğrattı.

    Reuters haber ajansının tıp dergisi Lancet’ten yaptığı aktarıma göre, İspanya’da koronavirüse bağışıklık kazananmış olanları tespit etmek amacıyla yürütülen bir araştırmada, nüfusun yalnızca yüzde 5,2’sinin antikor geliştirdiği saptandı.

    Bu araştırma, yerkürede salgından en fazla etkilenen ülkelerden biri olan İspanya’da, nüfusun büyük bölümünün Covid-19’a karşı bağışıklık geliştirmediğini, bir başka deyişle ‘sürü bağışıklığı’ tezinin geçersizliğini ortaya koyuyor.

    Avrupa Hastalık Kontrolü Merkezi, 61 binden fazla katılımcıyla yapılan bu araştırmanın, koronavirüsle ilgili seroloji (belirli bir mikroorganizmaya karşı üretilmiş antikorların varlığını saptayan bir tıbbi kan testi) alanına dair Avrupa’da yapılan en büyük araştırma olduğunu belirtti.

    BBC Türkçe’nin aktardığına göre, araştırma ekibinin başında yer alan İspanya Bulaşıcı Hastalıklar Merkezi yöneticisi Marina Pollan, CNN’e yaptığı açıklamada, “Bazı uzmanlar nüfusun yüzde 60’ında antikor tespit edildiğinde sürü bağışıklığının oluşmuş olacağını belirtse de o rakamın çok uzağındayız” ifadelerini kullandı.

    Worldometers sitesinin verilerine göre, İspanya’da şu ana dek 298 bin 869 vaka tespit edilirken 28 bin 388 de can kaybı meydana geldi.

    İSVEÇ ÖRNEĞİ

    ‘Sürü bağışıklığı’ denince ilk akla gelen ülkelerden biri İsveç. Ülke, koronavirüs sürecinin başından bu yana, sokağa çıkma kısıtlaması gibi uygulamalara başvurmayarak adı konulmamış bir sürü bağışıklığı stratejisi uyguladı.

    Ancak açıklanan veriler, İsveç’i koronavirüsle mücadelede en başarılı ülkelerden biri yapmıyor. Nüfusu yaklaşık 10 milyon 300 bin kişi olan İsveç’te, diğer İskandinav ülkelerine göre daha yüksek ölüm oranları kaydedildi.

    Dahası, dünyada 1 milyon kişiye düşen ölüm sayısında İsviçre 7’nci sırada yer alıyor. İsveç önündeki 6 ülke ise San Marino, Belçika, Andorra, İngiltere, İspanya ve İtalya.

    İsveç, toplamda 5 bin 443 ölümle, dünyada bu alanda 17’nci sırada yer alıyor. Ülkede şu ana dek tespit edilen vaka sayısı ise 73 bini aşmış durumda.

    Geçtiğimiz günlerde, İsveç’te hükümetin koronavirüsle mücadele stratejisini gözden geçirmeye karar verdiği basına yansımıştı. Bu kapsamda hükümet, İsveç Savunma Araştırmaları Ajansı’nı (FOI) alınan tedbirlerin analizi için görevlendirdi.

    İNGİLİZ PROFESÖR: BAĞIŞIKLIK UZUN SÜRMEYEBİLİR

    Bu arada İngiltere’deki Imperial College London’da görev yapan immünoloji profesörü Danny Altmann, koronavirüse karşı kazanılan bağışıklığın, beklendiği kadar etkili olamayabileceğine dönük bir yorumda bulundu.

    CNBC’ye konuşan profesör Altmann, “Bağışıklık oldukça kırılgan gözüküyor. Bazılarında bulunan antikorlar birkaç içerisinde yok olacakmış gibi duruyor. Bu sırtınızı dayayacağınız bir şey değil” ifadelerini kullandı. Altmann, koronavirüs enfeksiyonlarının olduğu kasaba ve şehirlerde nüfusun sadece yüzde 10 ila yüzde15′inin bağışıklık kazanacağını söyledi.

    İkinci dalga halinde ilk dalgada Covid-19’a yakalananların da risk altında olabileceğine dikkat çeken Altmann, durumun “çok, çok korkutucu” olduğu konusunda uyarı yaptı.

  • Fransa’da “maskesizleri otobüse almayı reddettiği için” saldırıya uğrayan şoförün beyin ölümü gerçekleşti

    Fransa’da “maskesizleri otobüse almayı reddettiği için” saldırıya uğrayan şoförün beyin ölümü gerçekleşti

    Fransa’da pazar gecesi aracına binmeye çalışan yolculara maske takmalarını söyledikten sonra saldırıya uğrayan otobüs şoförünün beyin ölümünün gerçekleştiği açıklandı.

    AFP’nin bir polis kaynağından aktardığına göre Bayonne’daki şoför, maske takmayan ve biletleri olmayan grubu otobüse almayı reddetti. Otobüse alınmayan kişilerin şoförü yumrukladığı belirtildi.

    Pazar akşamı kafasında ciddi yaralarla hastaneye kaldırılan şoförün bugün beyin ölümünün gerçekleştiği açıklandı.

    France Bleu’nun aktardığına göre olayla ilgili olarak birkaç kişi gözaltına alındı.

    Saldırının ardından bölgedeki otobüs şoförleri greve gitme kararı aldı.

    Fransa’da Koronavirüs pandemisi sürecinde toplu taşıma araçlarında maske kullanma zorunluluğu bulunuyor.

  • Çin’de hıyarcıklı veba ortaya çıktı

    Çin’de hıyarcıklı veba ortaya çıktı

    Çin’de sağlık yetkilileri, İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nde bir kişide hıyarcıklı veba görüldüğünü açıkladı. Ülkedeki sağlık uyarı sistemi bir kademe yükseltildi.

    Vebanın görüldüğü çobanın karantinaya aldığı ve durumunun stabil olduğu belirtiliyor. Bakterilerle yayılan hastalık ölümcül olsa da basit antibiyotiklerle tedavi edilebiliyor.

    Vaka çobanın Cumartesi günü Bayannur kentinde hastaneye gitmesiyle tespit edildi. Hastanın bakteriyi nereden kapmış olabileceği henüz netlik kazanmadı.

    Ülkede hıyarcıklı veba uyarısı en düşük seviye olan 4’ten, bir üst seviye olan 3’e yükseltildi. 3. seviyede, insanlardan veba taşıyabilecek hayvanların avlanmaması ve yenmemesi talep ediliyor.

    Hıyarcıklı veba dönem dönem dünyanın çeşitli yerlerinde ortaya çıkıyor.

    2017’de Madagaskar’da 300’den fazla vaka ortaya çıkmıştı. Mayıs 2019’da da Moğolistan’da iki kişi hıyarcıklı veba nedeniyle hayatını kaybetmişti.

    Geçmişte çiğ dağ sıçanı etinden bulaşmıştı

    Bakterinin çiğ yedikleri dağ sıçanından bulaştığı anlaşılmıştı.

    Moğolistan’ın başkenti Ulanbatur’da BBC’ye konuyla ilgili bilgi veren bir Dünya Sağlık Örgütü yetkilisi, Moğol kültüründe çiğ dağ sıçanı eti ve böbreğinin sağlığa iyi geldiğine inanıldığını söylemişti.

    Dağ sıçanları hıyarcıklı veba taşıyıcısı olarak bilinen bir tür. Ülkede dağ sıçanı avlamak yasa dışı.

    Hastalık lenf bezlerinin şişmesiyle kendini gösteriyor.

    Üç ile yedi gün arasında ortaya çıkan bu belirti öncesinde hastalığın diğer belirtileri gribe benzediği için teşhis etmesi kolay değil.

    Öte yandan, Orta Çağ’da kara veba olarak da bilinen bu hastalığın o dönemlerdeki gibi bir salgına dönüşmesi düşük ihtimali.

    Stanford Kliniği’nden bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Shanti Kappagoda “14. yüzyılın aksine bu hastalığında nasıl yayıldığını artık biliyoruz” diyor ve ekliyor:

    “Engellemenin yollarını da biliyoruz, hastalanan kişileri antibiyotiklerle iyileştirmenin yollarını da…”

    14. yüzyılda veba Afrika, Asya ve Avrupa’da 50 milyon kişi öldürmüştü.

    Londra’da son olarak 1665’te görülen salgın, kentin beşte birinin ölümüne yol açmıştı.

    19. yüzyılda Çin ve Hindistan’da ortaya çıkan hastalık 12 milyon kişiyi öldürmüştü.

  • Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?

    Bazı Covid-19 hastaları neden koku ve tat alma duyularını yitiriyor?

    İngiltere ve ABD gibi bazı ülkelerde, koku ve tat alma duyularının kaybedilmesi de yeni tür koronavirüsün yol açtığı Covid-19 hastalığının belirtileri arasında sıralanıyor. Bazı hastalar, bir aydan uzun bir zaman hem tat hem de koku alamadıklarını söylüyordu. Bazılarının ise bu duyularının geri gelmesi daha uzun sürüyor.

    Son dönemde bunun arkasında yatan nedenlerin tespit edilmesi için bazı bilimsel araştırmalar yapılıyor. Yapılan ilk değerlendirmeler, bazı Covid-19 hastalarında görülen bu durumun arkasında doku ya da mukozların şişmesinin yatıyor olabileceğini gösteriyor.

    Reading Üniversitesi’nden tat kimyası uzmanı Doç. Dr. Jane Parker ile Londra Üniversitesi’nden rinolog Dr. Simon Gane’in The Conversation’da yayımladıkları makalede, solunum yollarında mukoz ve doku şişmesi sonucunda, burnun koku almasını sağlayan olfaktör yarığının tıkandığı belirtildi.

    Makalede, Covid-19 hastalarında olfaktör yarığının tıkanması sonucu koku ve tat kaybının yaşanmış olabileceği ifade ediliyor.

    Bu tıkanma sonucunda da aromalar, nöronlara ulaşamıyor ve bu da sorun yaşayan kişinin koku duyusunu kaybetmesine neden oluyor.

    Bu şişkinliğin azalmasının ardından hastalar yeniden koku almaya başlıyor. Bu sorun normal şartlar altında hastalığın geçmesinden bir ya da iki hafta sonra çözülüyor.

    Ancak bağışıklık sisteminin daha agresif mücadele ettiği durumlarda nöronlarda da hasar oluşabiliyor ve bu süre 30 güne kadar çıkıyor.

    Tat ve koku birbiriyle bağlantılı

    Bilim insanları koku ile tat duyularının birbiriyle yakından bağlantılı olduğunu ve koku duyusunun kaybolmasının tat almayı da etkileyebileceğini söylüyor.

    Bununla birlikte Covid-19 hastalarında görülen tat kaybının bundan mı kaynaklandığı yoksa ayrı bir nedeni mi olduğu ise henüz kesin olarak bilinmiyor.

    Virüsün çıkış noktası olan Çin’in Vuhan kentinde Covid-19 nedeniyle hastaneye kaldırılan 200 hasta üzerinde Nisan ayında yapılan bir araştırmada, hastaların yalnızca yüzde 5’inin koku ve tat duygusunu kaybettiğini söylediği belirtiliyor.

    Ancak yine aynı ay içerisinde 50 hasta üzerinde yapılan bir araştırmada ise bu oran yüzde 98’e çıkıyor. Mayıs ayındaki bir araştırmada da hastaların yüzde 53’ü koku alma duyusunu yitirdiğini söyledi.

  • Rakka’da kadınlardan çadır eylemi

    Rakka’da kadınlardan çadır eylemi

    HABER MERKEZİ– Rakka’da kadınlar, 4 gün sürecek çadır eylemi ile Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını protesto edecek.

    Rakka’da kadınlar, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarını protesto etmek ve yaşananlara dikkat çekmek amacıyla  4 gün sürecek çadır eylemi başlattı. Onlarca kadın eyleme büyük destek verdi.

    Eylemde Rakka Kadın Yönetimi tarafından açıklama yapıldı. Hazırlanan açıklama Rakka Kadın Yönetimi Üyesi Buseyna Şêx tarafından okundu. Şêx, amaçlarının kadınlara yönelik saldırıları dünyaya duyurmak olduğunu söyledi. Kadınlara yönelik vahşi saldırıların kınanması gerektiğini ifade eden Şêx, hiçbir saldırının kadının iradesini kıramayacağını vurguladı.

    Yapılan açıklamanın ardından eyleme katılanlar kadınlar da söz aldı. Rakka Sivil Meclisi Üyesi Xod Îsa dünyanın gözü önünde vahşi suçların işlendiğine işaret ederek, kadınlara yönelik saldırıların durdurulmasını istedi.

    Konuşmaların ardından Kuzey ve Doğu Suriye’de kadın kazanımlarını konu alan tiyatro gösterimi yapıldı.