Tag: Redesign

  • Roubini: Dünya 10 yıl sürecek bir ekonomik depresyon dönemine girdi

    Roubini: Dünya 10 yıl sürecek bir ekonomik depresyon dönemine girdi

    Ekonomist Nouriel Roubini, koronavirüs pandemisi nedeniyle küresel ekonominin derin bir krize girdiğini ifade etti ve toparlanmanın uzun yıllar alacağı uyarısında bulundu.

    2008 küresel krizini öngörebilen ekonomistler arasında yer alan ve ‘Doktor Kıyamet’ lakabıyla da bilinen Roubini, koronavirüs salgını sırasında kaybedilen istihdamın bir kısmının geri dönmeyeceğini de söyledi.

    BBC yayınına New York’taki evinden bağlanan Roubini, “Benzeri görülmemiş bir ekonomik durgunluğa girdik. Küresel ekonomi toparlansa dahi büyüme çok düşük seviyelerde kalacak” diye konuştu:

    “2008 krizinde üretimin hızla düşüşe geçmesi üç yıllık bir sürecin sonunda oldu. Bu kez aynı noktaya üç yıl değil, üç ay değil sadece üç haftada ulaştık. Ekonomilerin her alanında serbest düşüş yaşandı. En az 10 yıl sürecek küresel bir depresyonla karşı karşıyayız”

    Roubini, ileride gerçekleşebilecek toparlanmanın ya ‘U’ ya da daha da kötü bir senaryo olan ‘L’ şeklinde olacağını söyledi.

  • Avrupa Konseyi’nden HDP’li belediye başkanlarının tutuklanması ve kayyum atamalarına tepki

    Avrupa Konseyi’nden HDP’li belediye başkanlarının tutuklanması ve kayyum atamalarına tepki

    Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkanı Anders Knape, Türkiye’nin güneydoğusunda devam eden belediye başkanlarının gözaltına alınma sürecini ve kayyum atamalarını kınadı. Knape, ‘ülke yönetiminin daha da kötüleşmesi’ konusunda endişelerini dile getirdi.

    Yazılı açıklama yapan Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi Başkanı Knape, Türkiye’de seçimle işbaşına gelen belediye başkanlarına yönelik atılan adımları yakından takip ettiklerini söyledi. Knape, “Türkiye’yi ağır bir şekilde sarsan Covid-19 salgını sırasında bile Türkiye’nin güneydoğusunda hala belediye başkanlarının görevden alındığı ve kayyum atamalarının devam ettiği bilgileri geliyor. Sonuç itibari ile birçok belediye, 31 Mart 2019 seçim sonuçları gözardı edilerek, devlet tarafından atanan kişiler tarafından yönetiliyor. Daha önce birçok kez söylediğim gibi yerel yöneticilerin gözaltına alınma prosedürü ve bu kişilerin yerine kayyum atamaları dengeli ve özgür seçimleri risk altında bırakıyor. Türkiye’de yerel demokrasinin işleyişini de büyük tehlikeye atıyor.” dedi.

    Venedik Komisyonu rapor hazırlıyor

    Knape, 2019 seçimlerinden sonra belediye başkanı olmaya hak kazanmış kişiler ile ilgili alınan bir dizi karar hakkında Venedik Komisyonu’nun yasal görüşünü talep ettiklerini, raporu beklediklerini dile getirdi.

    Geçtiğimiz günlerde HDP’li 4 belediye başkanı gözaltına alındı, Siirt belediyesine kayyum atanmıştı.

  • Berlin gözaltına kayıplar için seslendi :  unutma, unutturma!

    Berlin gözaltına kayıplar için seslendi : unutma, unutturma!

    17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle, Cumartesi Anneleriyle ve dünyada gözaltında kayıplara karşı mücadele yürüten tüm kayıp yakınlarıyla dayanışmayı büyütmek, gözaltında kayıpların akıbetlerinin açıklanması ve tüm sorumluların yargılanması talebini yükseltmek için Berlin’de bir eylem düzenlendi.

    ICAD ve AvEG-Kon’un çağrısıyla 23 Mayıs Cumartesi günü Saat 15.00 de Berlin’in Kreuzberg semtinde yapılan eylem gözaltında kaybedilenler için bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. ICAD Uluslararası Büro’nun Türkçe ve Almanca okunan mesajlarında egemen sınıfların kendi iktidarlarını korumak için toplumsal muhalefete yönelik olarak uyguladıkları bu saldırı yöntemiyle dünyamızda şimdiye kadar yüzbinlerce insanın devlet güçleri veya onlara bağlı paramiliter çeteler tarafından kaçırılarak kaybedildiği, bu kirli yöntemle toplumda kaygı, belirsizlik ve korku yaratılmaya ve böylece toplumsal muhalefetin susturulmaya çalışıldığı belirtilerek, kayıp yakınlarının, insan hakları savunucularının, ilerici ve devrimci güçlerin mücadelesi sonucu birçok ülkede devletlerin bu saldırısının önemli oranda geriletilebildiği vurgulandı.

    Gözaltında kayıpların yaşandığı ülkelerden örneklerin verildiği mesajlarda, gözaltında kayıplara karşı gelişen mücadele de anlatıldı. Arjantin’de Plaza de Mayo Annelerinin uzun yıllara yayılan mücadelesi ve Türkiye’de Cumartesi Annelerinin 25 yıllık mücadelesinin bu konuda yol gösterici olduğu belirtildi.

    Cumartesi Annelerinin ve tüm kayıp yakınlarının sesini her alana taşıma ve gözaltında kayıpların akıbetlerinin açıklanması ve tüm sorumluların yargılanması için mücadeleyi büyütme çağrısı yapıldı.

    Cumartesi Annelerinin 25 yıldır süren mücadelesinin, Amed’den Batman’a kadar Kürdistan’da kayıp yakınlarının mücadelesinin selamlandığı eylemde, Türk devletinin Cumartesi Annelerine getirdiği Galatasaray yasağı kınandı.

    Sol Parti Berlin eyaleti milletvekili Hakan Taş yaptığı konuşmada, gözaltında kaybetmelere karşı duyarlılık çağrısı yaptı ve Cumartesi Annelerinin 800. Haftasında yanlarında olma çabasında olacağını belirtti.

    Katılımcılardan Hasan Hüseyin Bayraktar’da eylemde bir konuşma yaptı.

    GÜLÜSTAN DOKU VE HÜRMÜZ DİRİL’İN AKIBETİ SORULDU

    Eylemde 5 Ocak’tan beri kendisinden bir daha haber alınamayan Dersim Munzur Üniversitesi 2. sınıf öğrencisi 22 yaşındaki Gülistan Doku’nun ve Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Kovankaya köyünde 11 Ocak’tan beri kayıp olan 71 yaşındaki Hurmüz Diril’in akıbeti soruldu.

    Gülistan Doku’nun ve Hürmüz Diril’in 4 ayı aşkındır kayıp olmalarından, Şimuni Diril’in öldürülüp bir dereye atılmasından Türk devletinin sorumlu olduğunun belirtildiği eylemde, 2016’dan beri ülkeyi KHK’lerle yöneten, hukukun, insan haklarının ayaklar altında alındığı Türkiye’de son yıllarda kayıp haberlerinin tekrar gündeme geldiği belirtilerek, Türk devletinin üç maymunu oynamayı bırakıp Gülistan Doku’nun ve Hürmüz Diril’in akıbeti hakkında açıklama yapması istendi.

    Cumartesi Annelerinin 25 yıldır süren mücadelesini, Amed’den Batman’a kadar Kürdistan’da kayıp yakınlarının mücadelesini selamlıyor ve Türk devletinin Cumartesi Annelerine getirdiği Galatasaray yasağını bir kez daha kınıyoruz.

    Gözaltında kayıplar için yapılmış olan Türkçe ve İspanyolca ezgilerin de dinletildiği ve gözaltında kayıpların resimlerin taşındığı eylem, “Yaşasın Enternasyonal Dayanışma” sloganlarıyla bitirildi.

     

  • Fransa, Türkiye’de üretilen el temizleme jelinin etkisiz olduğunu duyurdu; ürünler geri çağrıldı

    Fransa, Türkiye’de üretilen el temizleme jelinin etkisiz olduğunu duyurdu; ürünler geri çağrıldı

    Fransa, Symex markası tarafından dağıtılan ve Türkiye’de üretilen el temizleme jellerinin Covid-19’a karşı etkisiz olduğunu duyurdu.

    Olayı araştıran Rekabet, Tüketici hakları ve Sahteciliği Önleme Genel Müdürlüğü (DGCCRF) el temizleme jelinin içinde bakterileri öldürmek için yeterince etanol olmadığını belirtti. Bu yüzden bu ürünlerin kullanılmamasını tavsiye etti. Kurum, ayrıca ilgili ürünleri alan müşterilerin jelleri satın aldıkları dükkan veya markete iade etmeleri çağrısında bulundu.

    Le Figaro gazetesinde yer alan habere göre olayı fark eden, gazetecileri Covid-19’dan korumak amacıyla büyük miktarda el temizleme jeli sipariş eden Fransız Devlet Televizyonu oldu.

    Türkiye’de üretilen söz konusu el temizleme jelleri Fransa’ya Belçikalı bir şirket tarafından dağıtılıyor.

     

  • Koronavirüs: AB’nin Covid-19’la mücadele danışmanı, ‘Avrupa ikinci dalgaya hazırlıklı olmalı’ dedi

    Koronavirüs: AB’nin Covid-19’la mücadele danışmanı, ‘Avrupa ikinci dalgaya hazırlıklı olmalı’ dedi

    Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC) Başkanı Doktor Andrea Ammon, Avrupa’nın ikinci bir koronavirüs dalgasına hazırlanması gerektiği uyarısında bulundu. İngiliz Guardian gazetesine konuşan Ammon, “Bana göre asıl soru, ikinci dalganın ne zaman başlayacağı ve ne kadar büyük olacağı” dedi.

    ECDC, Avrupa Birliği üyesi ülkelere, Covid-19 dahil, bulaşıcı hastalıklardan korunma konusunda danışmanlık veriyor.

    Doktor Andrea Ammon, ikinci bir koronavirüs dalgasının, uzak bir teori olmadığını söyledi:

    “Virüsün özelliklerine, ülkelerdeki bağışıklık oranlarına baktığımda – ki bu yüzde 2 ila yüzde 14 arasında ve çok da iç açıcı değil, bu hâlâ toplumun yüzde 85, yüzde 90 oranında virüs riskine açık olduğunu gösteriyor – virüs etrafımızda, Ocak ve Şubat’ta olduğundan daha fazla dolaşımda…” diyen Ammon, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Kıyamet tablosu çizmek istemiyorum ama gerçekçi olmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Tamamen rahatlamamız gereken bir zamanda değiliz….

    “Özellikle şimdi (enfeksiyon oranının) düştüğü açık olunca, insanlar sorunun bittiğini düşünüyor. Ama bitmedi, kesinlikle bitmedi.”

    Doktor Andrea Ammon, Mayıs ayı başında yaptığı açıklamada ise Polonya hariç diğer Avrupa ülkelerinin koronavirüs salgınında zirve noktasına ulaştıklarını söylemişti.

    Ammon, ECDC’nin 26 Ocak’ta Avrupa ülkelerine, sağlık sistemlerini, özellikle de yoğun bakım ünitesi kapasitelerini artırmaları uyarısında bulunduğunu belirterek, “Bence (hükümetler) durumu yeterince ciddiye almadı” dedi.

    ECDC Başkanı, Avrupa’da Covid-19’un yayılmasında Mart’ın ilk haftası Alpler’den kayak tatilinden dönen ailelerin merkezi bir rol oynadıklarını söyledi.

    Ammon, “Avrupa’da önlemler daha erken alınsaydı, can kaybı sayısı azaltılabilir miydi?”sorusuna ise şu yanıtı verdi:

    “İnanıyorum ki, bu önlemleri daha önce alsaydık, mümkün olabilirdi, ama… bu önlemler çok katı, o kadar tecrübe etmediğimiz bir durum ki, bence maalesef İtalya’nın kuzeyindeki durumun herkese bunların gerekli olduğunu göstermesi gerekti.”

    Ammon yaz tatiline çıkmayı düşünse de tatil planlaması yapanları da uyardı:

    “Tatil seçenekleri olsa ve bir yerlere gitseler bile, geçen yılki gibi olmayacağına hazırlıklı olmalarını söylüyoruz. Bu aşamada gidersiniz, ‘Ellerinizi yıkarsınız ve bir sorun çıkmaz’ diyemiyoruz. Mesafenizi korumanız gerekiyor. Önlemlerin alınması lazım.”

    Avrupa’da en fazla can kaybı İngiltere’de

    Avrupa’da sokağa çıkma kısıtlamaları hafifletilmeye başlandı. Bazı ülkelerde barlar ve restoranlar yeniden açıldı.

    ECDC ise 27 AB ülkesinin yanı sıra İngiltere, Norveç, İzlanda ve Liechtenstein’da da bulaşıcı hastalıklara karşı verilen mücadeleyi izliyor ve bu ülkelerin hükümetlerine danışmanlık veriyor.

    AB kurumu Pazartesi günü, sorumlu olduğu bölgede 1,2 milyon teyitli koronavirüs vakası olduğunu ve 136 bin 347 kişinin virüsün neden olduğu Covid-19 hastalığı sonucu hayatını kaybettiğini vurguladı.

    ECDC’nin son verilerine göre Avrupa’da Covid-19 hastalığı sonucu en fazla kişinin hayatını kaybettiği ülke 35 bin 341 ölümle İngiltere.

    İngiltere’yi 32 bin 169 ölüm ile İtalya ve 28 bin 22 ölüm ile Fransa izliyor.

  • Sağlık Komitesi WHO’nun yardım iddiasını yalanladı

    Sağlık Komitesi WHO’nun yardım iddiasını yalanladı

    Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi, Dünya Sağlık Örgütü tarafından bölgeye yardım yapıldığı yönündeki iddiayı yalanladı.

    Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi Sağlık Komitesi Eş Başkanı Dr. Ciwan Mustafa, Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) Twitter hesabından bölgeye yardım yapıldığı yönündeki iddialarına ilişkin açıklama yaptı.
    ANHA’nın haberine göre, yapılan açıklamada “WHO Bize hiçbir yardım gönderilmedi. WHO, konuyla ilgili bizimle irtibatta bulunmamıştır” denildi.

    Dünya Sağlık Örgütü, resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Kuzey ve Doğu Suriye’ye 30 ton sağlık yardımı gönderildiğini açıklamıştı.

  • Araştırma: Covid-19 hastaları ömürlerinden 10 yıl kaybediyor

    Araştırma: Covid-19 hastaları ömürlerinden 10 yıl kaybediyor

    İskoçya’da yapılan bir araştırmada Covid-19’a yakalanan hastaların ömürlerinde 10 yıl üzerinde kısalma hesaplandı.

    Glasgow Üniversitesi’nde görevli ve İskoçya Kamu Sağlığı Enstitüsü Onursal Danışmanı Dr. David McAllister’ın ekibiyle birlikte yeni veriler üzerinden yürüttüğü çalışmanın sonuçlarına göre, Covid-19 nedeniyle ölen kişilerin bütün varolan kronik hastalıkları da gözönüne alındığında potansiyel yaşamlarından ortalama 10 ila 13 yılın üzerinde süre kaybettikleri hesaplandı.

    Bu sürenin koroner kalp hastalığı gibi sorunlarla benzer bir süre kaybı olduğunu belirten McAllister insanların ve hükümetlerin Covid-19’un etkilerini hafife almamaları gerektiğini söyledi.

    Araştırmada varolan kronik hastalıkların sayısı ve tipine göre ayarlamalar yapılmadan önce ve yapıldıktan sonra olacak şekilde iki türlü hesaplama yapıldı.

    İtalya’daki veriler değerlendirildi

    İtalya’da Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin yaşları ve sağlık durumları dünyada Covid-19’a yakalanmamış ancak benzer sağlık durumunda olup hayatını kaybeden insanların verileri ile karşılaştırıldı

    Bu karşılaştırma için Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Güvenli Anonim Bilgi Ağı (SAIL) verileri ve İngiltere Sağlık Veri Tabanı’nda yer alan bilgiler kullanıldı. Oluşturulan raporda hayatını kaybetmiş olan kişiler Covid-19’a yakalanmamış olsalar varolan sağlık durumları ile ortalama kaç yıllık bir hayat beklentileri oluğu hesaplandı.

    Kronik hastalıklar fazla fark yaratmıyor

    Buna göre insanlarda hali hazırda kronik hastalıklar olmasa dahi koronavirüsün ciddi ölçüde yaşam beklentisi süresini kısalttığı görüldü. Yani kronik hastalıklar ‘kaybedilen yıllar’ı (Years of Life Lost-YLL) pek azaltmıyor. Bu hastalıklara sahip olmayan kişiler de olanlar kadar YLL’ye maruz kalıyor.

    Covid-19 sonucu YLL’nin cinsiyete göre erkeklerde 13, kadınlarda 11 olduğu görüldü.

    McAllister’ın çalışması henüz bağımsız değerlendirme sürecinden (peer review) geçmedi.