Category: Türkiye

  • Gözaltındaki siyasetçiler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    Gözaltındaki siyasetçiler tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi

    Haber Merkezi – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan “Kobanê soruşturması” kapsamında Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyeleri ve eski milletvekillerine yönelik yapılan operasyonda gözaltına alınan 20 siyasetçiden emniyette ifade vermeyen 14 kişinin savcılık ifadeleri sona erdi.

    İfade işlemlerinin ardından emniyetten getirilen HDP Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, HDP eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, eski milletvekili Ayla Akat Aka, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, HDP eski MYK üyeleri Can Memiş ve Cihan Erdal ile beraber 20 kişi tutuklama talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi.

    Gözaltında tutulan isimler şöyle: “HDP Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, HDP MYK üyesi Alp Altınörs, HDP Dış İlişkiler Komisyonu üyesi Nazmi Gür, HDP eski Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, eski milletvekili Ayla Akat Aka, BDP eski Eş Genel Başkanı ve milletvekili Emine Ayna, İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, HDP eski MYK üyeleri Bircan Yorulmaz, Gülfer Akkaya, Berfin Özgü Köse, Dilek Yağlı, Can Memiş, Günay Kubilay, Bülent Parmaksız, Pervin Oduncu, İsmail Şengün ve Cihan Erdal, HDP eski Genel Saymanı Zeki Çelik, HDP RTÜK üyesi Ali Ürküt ve eski milletvekili Prof. Dr. Emine Beyza Üstün.”

  • Kars’ta HDP’ye operasyon: Belediye Eşbaşkanı Alaca gözaltına alındı

    Kars’ta HDP’ye operasyon: Belediye Eşbaşkanı Alaca gözaltına alındı

    Haber Merkezi –  Kars’ta HDP’lilere yapılan operasyonda aralarında Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca ve İl Eşbaşkanı Cengiz Anlı’nın da olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Kars’ta sabah saatlerinde Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve belediye yöneticilerinin evlerine polis baskın düzenledi. Kars Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca ve HDP İl Eşbaşkanı Cengiz Anlı’nın evi de basıldı. 19 kişi  hakkında yakalama kararının bulunduğu operasyonda, ev aramalarının ardından Alaca ve Anlı’nın da aralarında bulunduğu çok sayıda kişi kelepçelenerek gözaltına alındı.

    HDP’lilerin “örgüt üyesi” oldukları iddiasıyla gözaltına alındığı ve İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldükleri öğrenildi.

     

    GÖZALTINA ALINANLAR

    Gözaltına alınanların isimleri şöyle: Kars Belediye Eşbaşkanı Şevin Alaca, HDP İl Eşbaşkanı Cengiz Anlı, Belediye Eşbaşkan Yardımcısı Muazzez Çağrıtekinci, Fahrettin Kaya, Kaya Naki, Suat Bayhan, Hamit Taşdelen, Reis Baykız, Zorba Başkurtlu, Bülent Ağbaba, Şengül Erkmen, gazeteci Sevda Manduz.

     

    BELEDİYE VE HDP BİNASINDA ARAMA

    Baskınlarla eş zamanlı olarak HDP İl Örgütü binası ve Kars Belediyesi de abluka altına alındı. Polisler her iki adreste arama gerçekleştiriyor. Yine, gözaltına alınan kimi isimlerin işyerlerinin de arandığı belirtildi.

     

    BİLGEN’İN İSTİFASINDAN SONRA OPERASYON

    Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, 6 yıl sonra açılan “Kobanê soruşturması” kapsamında 24 Eylül’de gözaltına alınmıştı ve kent halkı Bilgen’in gözaltına alınmasına tepki göstermişti. Hala gözaltında bulunan ve bugün adliyeye çıkarılması beklenen Bilgen, dün “Demokrasicilik oynanacak yaşı geçtim” diyerek, istifa ettiğini açıklamıştı. Bugünkü gözaltı operasyonunun Bilgen’in istifasından sonra gelmesi dikkat çekti.

  • Ayhan Bilgen gözaltında istifasını açıkladı

    Ayhan Bilgen gözaltında istifasını açıkladı

    HDP’ye yönelik operasyon kapsamında gözaltına alınan Kars Belediyesi Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, “demokrasicilik oynanacak yaşı geçtim” diyerek istifasını açıkladı.

    Ankara merkezli yürütülen “Kobanê soruşturması” kapsamında 25 Eylül’de gözaltına alınan Kars Belediyesi Eşbaşkanı Ayhan Bilgen, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla istifasını açıkladı.

    Bilgen’in paylaşımı şöyle: “Ben demokrasicilik oynanacak yaşı geçtim. Türkiye’nin koşulları da oyun oynanacak bir ortama sahip değil. Keyfi gözaltılarla bir şehrin iradesi ile oynanmasına izin vermem. İster tutuklayın, ister serbest bırakın, gözaltı sürem bitene kadar kayyım atanmamış olursa Belediye Başkanlığı görevimden istifa edeceğim. Kars, kendisini yönetecek liyakattadır. 1,5 yıldır oy birliği ile karar alma olgunluğu gösteren bir mecliste 5 parti uzlaşarak yeni bir yönetim oluşturabilir. Herkes seçimlerde şehri yönetmeye talip olduğuna göre şimdi kimse sorumluluktan kaçmamalıdır. Bu bir mevzinin terkedilmesi değil, seçim kampanyasında söylediğimiz gibi ortak yönetimle demokrasi sınavının verilmesidir. Tutuklanırsam 3. kitabımı yazmak, tutuklanmazsam kooperatif çalışmalarına katkı sunmak, Belediye Başkanlığından daha az önemli değildir. Bu süreçte bize oy veren vermeyen tüm hemşerilerime, başta saha personeli olmak üzere tüm çalışma arkadaşlarıma TEŞEKKÜR ederim. Kars’ta bir kadın Belediye Başkanı ile yola devam edilirse, sadece siyasal değil, toplumsal bir eşik aşılmış olur. Hiçbir şey eskisi gibi OLMAMALI!”

  • Hastane raporları ve görgü tanıkları ile kanıtlanan helikopterden atılan Servet Turgut yaşamını yitirdi

    Hastane raporları ve görgü tanıkları ile kanıtlanan helikopterden atılan Servet Turgut yaşamını yitirdi

    Gözaltına alındıktan sonra Osman Şiban’la birlikte helikopterden atılan ve 20 gündür yoğun bakım servisinde yaşam mücadelesi veren 55 yaşındaki Servet Turgut yaşamını yitirdi.

    Van’ın Çatak ilçesinde “Yıldırım-10 Norduz” operasyonuna çıkan askerler tarafından Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Çığlıca köyünün Yoğurtlu mezrasında 11 Eylül’de gözaltına alındıktan 2 gün sonra Van Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedavi altında oldukları ortaya çıkan ve Osman Şiban’la birlikte helikopterden atıldıkları belgelenen 7 çocuk babası Servet Turgut (55), yoğun bakım servisinde yaşamını yitirdi.

    Turgut’un cenazesi, otopsi işlemleri için Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Adli Tıp Merkezi’ne götürüldü. Otopsi işlemlerinin ardından Turgut’un cenazesi Van’da defnedilecek.

     

    İŞKENCE FOTOĞRAFLANDI

    Şiban ve Turgut’un helikopterden atılması olayı, 17 Eylül’de Şiban’ın hastanede çekilmiş ve gözleri kan çanağına dönen fotoğrafının basına düşmesinin ardından gündeme oturdu. Şiban’ın ardından ajansımızın ulaştığı ve 23 Eylül’de servis ettiği Turgut’un yoğun bakımda çekilen fotoğrafında, solunum cihazına bağlı olduğu, yüzünün kan ve morluklar içinde olduğu görüldü.

     

    ÖZEL HASTANE: YÜKSEKTEN DÜŞME

    Şiban ve Turgut’un, ilk götürüldükleri özel bir hastanede verilen darp raporuna ulaşıldı. 17 Eylül’de ajansımızın ulaştığı Turgut’a dair hazırlanan raporda, “İsimsiz hasta yüksekten düşme sebebiyle getirildi. Entübe hasta” notu yer aldı. Hastanenin bu notu, Şiban ve Turgut’un “helikopterden atıldıkları” iddiasını güçlendirdi.

     

    EPİKRİZ RAPORU: HELİKOPTERDEN DÜŞME

    Ajansımızın 20 Eylül’de ulaştığı Osman Şiban’ın Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin epikriz raporunda, Şiban’ın “Helikopterden düşme sonrası yaralanma” şikayetiyle hastaneye getirildiği ortaya çıktı. Raporun devamında, “…hasta olay günü acil uzmanınca helikopterden düşme sonrası yaralanma sonrası acile getirildiği belirtilerek yerinde ekonsultasyon (tanı konulmak) istenmiştir. Hasta acilde görülmüştür” ifadelerine yer verildi. Raporla, “Helikopterden atıldılar” iddiası da doğrulanmış oldu.

     

    VALİLİK: KAYALIKTAN DÜŞTÜ

    Turgut ve Şiban’ın helikopterden atılmalarının hastane raporuyla kanıtlanmasının ardından Van Valiliği’nden açıklama geldi. Valilik, Çatak ilçesinde “Yıldırım-10 Norduz” operasyonuna çıkan askerler tarafından Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesine bağlı Çığlıca köyünün Yoğurtlu mezrasında gözaltına alınan Servet Turgut hakkında  “dur” ihtarına uymayarak kaçmaya çalıştığı esnada kayalık alanda düştüğü ve yaralandığını ileri sürdü.

     

    BÖLGEDE KAYALIK YOK

    Görgü tanıklarından Cengiz Şiban ise Turgut ve Şiban’ın sağlıklı bir şekilde gözaltına alınarak helikoptere bindirildiğini söyledi. Görgü tanıkları, Turgut’un saman çuvallarının yanında olduğu sırada gözaltına alındığını kaydetti.

    Görgü tanıklarının ardından ajansımız, valiliğin “kayalık” dediği alanı görüntüledi. Söz konusu alanda hiçbir kayanın olmadığı ve sadece samanlık olduğu görüldü.

     

    Kaynak : Mezopotamya Ajansı

  • Uğurlu: Savunmadan çıkıp faşizmi püskürtmek gerekiyor

    Uğurlu: Savunmadan çıkıp faşizmi püskürtmek gerekiyor

    HDP’ye yönelik baskı ve gözaltı operasyonuna karşı herkesin ses çıkarması gerektiğini dile getiren HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, “Faşizm yalnız olanı yok eder. Örgütlenmekten başka bir alternatif yok. Savunmadan çıkıp bu faşizmi püskürtmek gerekiyor” dedi.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 6-8 Ekim 2014’te gerçekleşen Kobanê protestoları gerekçesiyle Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski milletvekilleri ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) üyelerinin de aralarında bulunduğu çok sayıda siyasetçiyi gözaltına almasına yönelik tepkiler sürüyor. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, yapılanlarla halklarından intikam alınmaya çalışıldığını söyledi.

     

    DAİŞ’E DESTEK

    Kobanê protestolarının barışçıl ve demokratik gösteriler olduğunu ifade eden Uğurlu, bunun Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nda yeri olan barışçıl eylemler olduğunu hatırlattı. Protestoların başladığı süreçte dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, İçişleri Başkanı Efkan Ala ve önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş arasında protestoların sorun olmadan yatışmasına dönük konuşmaların gerçekleştiğine dikkati çeken Uğurlu, “O dönem en yetkili ağızlardan ‘Kobanê düştü düşecek’ dendi ama Kobanê düşmedi. Kobenê’dekilerin kimlerle mücadele ettiğini biliyoruz. Rojava’da yeni bir yaşam kurmak isteyen, üçüncü bir yolun olduğunu savunan kesimlerin yaptığı bir savunma var. Ama bunu boğmak isteyen çeteleşmiş ve İslam Devleti adıyla kafa kesen, toplumlar üzerinden dehşet uyandıran DAİŞ var. Bu göz önünde alındığında Kobanê neden düşsün? Orada geri adım atılması gereken DAİŞ’tir. O zaman söylenen söz DAİŞ’e doğrudan verilen bir destektir” dedi.

     

    ‘İNTİKAM ALINMAYA ÇALIŞILIYOR’

    Kobanê’de dünyanın farklı yerlerinden gelerek mücadele eden kişilerin olduğunu hatırlatan Uğurlu, buradaki mücadelenin kadınlara, yoksullara, emekçilere ve tüm dünyaya esin kaynağı olduğunu vurguladı. Düşürülmek istenenin sadece Kobanê olmadığını sözlerine ekleyen Uğurlu, “Kobenê’nin düşmesi bir zihniyetin düşmesi demektir. Böyle bir gerçeklik var. HDP’ye yapılan bu gözaltılarla sadece HDP’den bir intikam alınmıyor. Bu tüm dünya halklarından, ezilen kesimlerden, özgürlük mücadelesi yürüten tüm kesimlerden intikam alınmaya çalışılıyor. Davutoğlu, o dönemde ‘Her şeyi sineye çektik. Pek çok şey doğru değildi ama biz sustuk. Belli bir şeyden sonra bağlarımızı kestik’ dedi. Davutoğlu çıkıp bunu açıklamalıdır. Ahmet Davutoğlu’nun, Ali Babacan’ın Efkan Ala’nın tüm Ortadoğu halklarına bir borcu vardır. O dönemde ne olduğunu çıkıp açıklamalılar” diye konuştu.

     

    YENİLMİŞLİK DUYGUSU

    AKP-MHP bloğunun yenilmişlik duygusuyla her seferinde HDP’ye saldırdığını ifade eden Uğurlu, şöyle devam etti: “6 yıl sonra Kobanê protestolarını güncelleştirip gündeme getirmeleri doğal olarak dikkat çekiyor. Yapılan gözaltılar HDP’ye oy veren her kesime saldırıdır. Bu aynı zamanda HDP’ye oy verenleri yurttaş olmaktan çıkarmaktır. Bunca saldırı kaşsında kim olursa olsun gerçekten yok olurdu. Fakat bunca saldırıya rağmen ayağa kalkıp mücadele eden bir Kürt gerçekliği var. Bu saldırılar yeni yapılan saldırılar değil. Yıllardır yapılan saldırıdır. Şuan binlerce kişi cezaevinde. HDP’ye yönelik saldırının temelinde HDP’nin halklaşması yatıyor. Yüzyıllık devlet geleneğinde kimse halklara bir şey vermedi. Ama HDP bunun mücadelesini yürütüyor. Bunun için saldırılar, gözaltılar, tutuklamalar yapılıyor.”

     

    KİMİN AKLINA GELİR?

    Geçen günlerde Van’da iki yurttaşın helikopterden atılmasına da değinen Uğurlu, bunun daha önce Arjantin’de yaşananların güncellenmesi olduğunu söyledi. Bunu yapanların hiç çekinmeden ve korkmadan bunu yaptıklarına belirten Uğurlu, şunları söyledi: “Vatandaşlarını kim bir helikopterden atabilir? Yapıyorlar, çünkü yapanların yargılanma korkusu yok. Yargının hukukla alakası kesilmiştir. Saraydan bir işaret veriliyor arkasından insanların evleri gece yarıları patır patır basılarak gözaltına alınıp tutuklanıyorlar. İşte Eş Sözcümüz Sedat Şenoğlu’nun tutuklanması için herhangi bir gerekçe yok. Yok dijitaller incelenecek, yok şöyle olacak, yok böyle olacak deniliyor.  Delil olmadan insanlar yıllarca cezaevinde kalıyor. Sözden korkan, sözün gücünden korkan, diyalogdan korkan, çatışmayı kendine bir yöntem olarak benimseyen, ırkçılığı, gericiliği kendisine ilke edinmiş bir iktidarla karşı karşıyayız.”

     

    ‘TÜRK HALKININ ONUR SAVAŞI’

    AKP-MHP iktidarının halkların haklarına gasp eden bir iktidar olduğunun altını çizen Uğurlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu topraklarda yaşayan herkes vergi veriyor. Ama hiçbir hakkını kullanamıyor. Örgütlenme, söz söyleme, eleştirme hakkı yok. Neredeyse seyahat etme hakkı bile elinden alınacak. Burada öncelikle Türk halkının üzerine bir sorumluluk düşüyor. Bu suça ortak olmamalı. Yani tarihi görevini yerine getirmeli ve iktidarın işlediği bu suça ses çıkarmalıdır. Çünkü bu kara leke Türk halkına yapışıp kalacak. Türkler dendiği zaman insanların kafasında ‘ırkçı, gerici, faşist, saldırgan’ bir halk olarak geliyor. Doğal olarak geliyor çünkü bunların hepsi burada yaşanıyor. Bunlara karşı ses çıkarmak gerekiyor. Bu Türk halkının onur savaşıdır. Sadece Türkler değil Türkiye’de yaşayan bütün halklara bir görev düşüyor. İktidarın politikalarından rahatsızlık duyan bütün kesimler bir araya gelip örgütlenmelidir. Çünkü faşizm yalnız olanı yok eder. Örgütlenmekten başka bir alternatif yok. Savunmadan çıkıp bu faşizmi püskürtmek gerekiyor.”

     

    ‘GÜN ÖZGÜRLEŞTİME GÜNÜ’

    Yapılan gözaltılara yönelik halktan gelen tepkilere de değinen Uğurlu, halkların da artık gerçekleri gördüğünü ifade etti. İktidarın artık kendi tabanına da söz geçiremeyecek durumda olduğunu belirten Uğurlu, sözlerini şöyle tamamladı: “Yargı da elbette bunun hesabını verecek. Sonuçta Saray emir veriyor onlarda kalkıp insanları gözaltına alıyor. Toplumun tüm kesimleri bundan rahatsız. Buna artık geri adım attırmanın vakti geldi geçiyor. Bu anlamda ben toplumun tüm kesimlerine bir çağrı yapmak istiyorum. Eğer bu toplumda barış, adalet, özgürlük isteniyorsa, insanların huzur içinde evlerine gitmesi ve nefes almak isteniyorsa buna karşı koyulmalı. Çünkü Kürt nefes almadığında Türk’te alamaz. Veya bir kadın tecavüze uğramışsa aynı travmayı bir başka kadın yaşamış olur. Bu bilinçle ortak hareket etmek gerekiyor. Gün Türkiye’yi özgürleştirme ve barışı inşa etme günüdür.”

     

    MA / Ferhat Çelik – Mehmet Aslan 

  • Bilgen: Yemekten zehirlendik, hastaneye götürülmedik

    Bilgen: Yemekten zehirlendik, hastaneye götürülmedik

    HDP, gözaltındaki Kars Belediye Eşbaşkanı Ayhan Bilgen’in, tutuldukları emniyette verilen akşam yemeğinden zehirlendiklerini ve hastaneye götürülmediklerini aktardığını duyurdu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi, 25 Eylül’de “Kobanê soruşturması” kapsamında gözaltına alınan partililerin akşam yemeğinden zehirlendiğini ve sağlıkları hakkında bilgi alamadıklarını duyurdu.

    HDP Genel Merkezi sosyal medya hesabından şu paylaşım yapıldı: “Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltında tutulan Ayhan Bilgen, avukatlarına akşam yemeğinden zehirlendiklerini, hastaneye götürülmediklerini söyledi. Avukatların Bilgen ile yeniden görüşmesine izin verilmiyor, yöneticilerimizin sağlık durumu ile ilgili bilgi alamıyoruz.”

  • Kürtçe mevlit okuduğu gerekçesiyle tutuklu olan Boçnak yaşamını yitirdi

    Kürtçe mevlit okuduğu gerekçesiyle tutuklu olan Boçnak yaşamını yitirdi

    Haber Merkezi – Kürtçe mevlit okuduğu gerekçesiyle Patnos L Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan 76 yaşındaki Ali Boçnak yaşamını yitirdi.

    Kars’ta 2009 yılında yapılan operasyonda gözaltına alındıktan sonra tutuklanan ve Kürtçe mevlit okuduğu gerekçesiyle 7 yıl 8 ay hapis cezası verilen 76 yaşındaki hasta tutuklu Ali Boçnak yaşamını yitirdi.

    Boçnak’ın cenazesinin memleketi Kars’ta defnedileceği öğrenildi.

    3 YILDIR TUTUKLUYDU

    Kars’ta 2009 yılında “KCK” adı altında gerçekleştirilen gözaltı operasyonu kapsamında Boçnak hakkında soruşturma başlatılmıştı. Sonrasında yapılan yargılamada Boçnak hakkında 7 yıl 8 ay hapis cezası verilmiş ve ceza 2013 yılında Yargıtay tarafından onanmıştı.

    2017 yılından bu yana Ağrı Patnos L Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Boçnak, İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) hasta tutuklular listesinde de yer alıyordu. Boçnak’ın böbrek yetmezliğinin yanı sıra birçok hastalığı bulunuyordu.

    Boçnak’ın hastalığından dolayı tahliye edilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) ve Adli Tıp Kurumu’na (ATK) başvuru yapılmış, ancak ATK “Cezaevinde kalabilir” raporu vermişti.