TÜRKİYE SİYASETİNDE BİLİNMEYEN FAKTÖR : DEVŞİRMELER 1

TÜRKİYE SİYASETİNDE BİLİNMEYEN FAKTÖR : DEVŞİRMELER 1
  • 25.03.2015

Türkiye’de Şovenizm cerahatiyle dolup taşan tarihçilerin duygudan uzak tarifleriyle tanıştık “devşirme ” tanımıyla. İdeolojisi tekçilik olan bir memlekette düşünmek veya sorgulamak kimin aklına gelir ki….

Balkanlar’da Yunan, Bulgar, Boşnak, Sırp,….tarihte şu kadar esir alındı dendiğinde bir zafere ortaklık, şu kadar cariye getirildi dendiğinde yine bir hoşnutluk olurdu renksiz yüreklerde…

Ülkedeki son 40 yıllık Kürt mücadelesiyle bu memlekette kimliklerin, İnançların, kültürlerin varlığından ve varlığımızdan haberdar olduk.

Kolay olmadı binlerce köy yakıldı, on binlerce insan öldürüldü. Bırakın yabancıyı babası kardeşi ben Kürdim diyenin kafasını kırıyordu ve düzene gururla teslim ediyordu.
Kendi kültürüne cüzzamlı muamelesi yapan sözde solcular, korkak sözde aydınlar bile bir avuç Kürdin mücadelesini bölücülük, milliyetçilik, hatta emperyalizm işbirlikçiliği,… İle suçluyordu.
Korkudan sağ sol ideolojilere demir atanlar takla üstüne takla, manevra üstüne manevra yaptılar ve yapıyorlar.  Elbette insanlık mücadelesi sadece Kimlik, İnanç ve kültürler meselesi değildi, ama bu yola onursuz da çıkılamazdı. Ortada sistematik kendinden otomatik bir sinsi devşirme sistemi mevcut. Kendini inkar ahlaksızlığı ahlak olarak dayatıldı.

Kürt’ün durumu bu iken T.C devletinin kuruluşunda sayıları otuzları bulan diğer inançlarda ve kimliklerde ise asimilasyon nerdeyse tamamlanmıştı. Devşirilenler kraldan daha çok kralcı, en inançlı Müslümana, en kavgacı Milliyetçiye, veyahut en Ulusalcı solcuya yelken açıyordu.
Öyle ki gerçekte Türk olanlar konumuna göre yeterince Türk, Müslüman , Nasyonalist solcu olamadıkları gerekçesiyle fırça  yiyorlardı.

Bir kısım Kürt ve Devrimcinin direnişi sonucu Sistem tarafından dayatılan maddi ve manevi soysuzluk politikası , kendini inkar politikası yavaş yavaş geniş Kürt kesimleri de dahil her kesimin kendini sorgulamasına dönüştü.

Farklılıkların özüne Kavuşma çabalarının  arttığı oranda , Türk halkının farklılıkları  kabullenmesi de aynı oranda arttı. Neticede Özgürlük ne esir olmaktı nede esir almaktı. Özgürlük adalet ve eşitlik olmadan  gerçekleşmiyordu.

İnsani mutluluk ile adalet ve eşitlik arasında  doğru orantı mevcuttur.

Yukarda anlatılanın aksine ters bir orantı varoldu Türkiye’de ; o yüzden memleketin bolluk bereketine rağmen mutluluk ve refah var olamadı.

İnsanlık tarihi boyunca farklı olanı öldürme, esir alıp köleleştirme ,devşirme, cariye (kadın köle) olarak kullanma hep var oldu. Tekçi devlet aygıtlarının kurbanı olmamızdan dolayı pek hissetmedik bu kelimelerin anlamını.

Ancak sahipleri tarafından dizayn edilip Ortadoğu coğrafyasına salınan İŞİD belasının bölgede insanlığa yaşattıklarıyla tarihte bahsedilen bu “kelimeler” zihnimizde ve kalbimizde acıyla somutlaşabildi.

Kaldı ki İŞİD bugün bunu yapıyor , tarihte kim bilir bunun kaç katı ölüm, işkence, tecavüz, kölelik, cariye ve zorunlu devşirmecilik oldu. Dün hissetmeden taraflı dinlediğimiz bu “kelimelerin”, bugün gördüklerimizin karşısında hissi ve vicdani ağırlığı altından kalkamıyoruz.
Meğer bizler , halklar ne kadar çok kandırılmışız, kazıklanmışız, suça ve günaha ortak olmuşuz .

Bu duygular içinde Türkiye Cumhuriyeti tarihi , devşirme tarihi zihnimden akıyor…
Kürt Ziya Gökalp, Pomak Talat Paşa, Pomak Enver Paşa, darbeci Kürt Cemal Gürsel, Boşnak Kenan Evren, Alevi Abdülkadir Selvi, Alevi Dedesi İzzettin Doğan, Arap Oktay Vural, Erzincan Ermenisi Doğu Perinçek, Kürt ve Sabatay karışımı Fethullah Gülen, Gürcü R. Tayyip Erdoğan….saydıkça bitmiyor bu devşirmeler …halkların ve barışın düşmanları..

Özüne ve özümüze düşman ve bu düşmanlığı , kavgayı kendine sermaye yapan bu devşirmelere rağmen barış gelebilecek mi. Ve içimdeki barış umudu gidip geliyor….

Bu hüzünle Pencereden  bakıyorum güneşli havaya , ağaca, yeşile, kuşa, koşturan çocuklara…. bahar yaşam direnci sunuyor , doğa ve insan cıvıl cıvıl….

İnsanlık  mücadelesinin sırrı Newroz milyonlar olup yeryüzüne akıyor faşizmi ve devşirmeleri silercesine…

Devşirme piyonlar  silikleşiyorlar hafızamda …. Kobani’den Bahar ve Newroz tren olup katar katar umut getiriyor….Umudumuzun projesi HDP’yi getiriyor.

Umut ve emek ile kalın…

Newroz piroz be!

Bülent Bingöl

Reklam
Kraliçe Brexit yasasını onayladı
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth, ülkenin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılmasına (Brexit) ilişkin yasa tasarısına onay verdi. İngiltere’nin 31 Ocak’ta AB’den resmen...
‘Armenak ezilenlerin hikayesidir’
HİKMET ERDEN LONDRA- Londra’da gösterilen ‘Armenak’ belgeselinin yönetmeni Nurcan Yıldırım, Armenak ile ezilen ve soykırıma uğrayan halklar ile ezilenlerin mücadele...
Londra’da Hrant Dink anıldı
LONDRA- Hrant Dink katledilişinin 13. Yıl dönümü dolayısıyla Ermeni kilisesinde düzenlenen bir etkinlik ile anıldı. Anma da Kürt sanatçı Suna...
Londra’da fidanlar ‘hoşgörü’ için dikildi
İnançlararası ilişkileri güçlendirmek ve hoşgörü kültürünü yaygınlaştırmak amacıyla Enfield bölgesindeki Alevi yerleşkesinde meyve ağacı fidanları ekildi.  Alevi inancında zorunlu olmadıkça...
AKM’de ‘Otizm ve Tedavi Yöntemleri Atölyesi’
Otizmin görülme sıklığı günümüzde çok büyük bir hızla artıyor. Otizm alanında kullanılan eğitim, terapi ve tedavi yöntemleri çok çeşitlidir ve...
Kadın gözüyle yeni yıla merhaba sergisi
Her geçen gün Türkiye’de zorunlu ayrılarak İngiltere’ye gelen onlarca sanatçıdan sadece biri Mehmet Arslan. Arslan yaklaşık üç yıldır Londra’da yaşıyor....
İngiltere’de işyerleri kapılarına kilit vuruyor
CRR adlı kuruluşun araştırmasına göre 2019 yılında küçük ve orta ölçekli 16 bin 73 işyeri kapanırken, 2020 yılında ise ise...
DGB’den ‘mücadele’ çağrısı
LONDRA- Britanya Demokratik Güç Birliği, Türkiye’deki anti-demokratik uygulamalara, Alevilere yönelik saldırılara, Kürt siyasetine yönelik baskı ve tutuklamalara dikkat çekerek, AKP-MHP...
Sanat Deliliktir
Gökhan Yavuzel   Ortadoğu coğrafyası veya kuzey Afrika kıtası ülkelerinin birine mensup iseniz ve yazarlık gibi bir serüvenin içerisinde yol kat...
Sömürü çarkının bir dişlisi; ‘Bizim Esnaf’
İbrahim Avcıl Kürdistanlı ve Türkiyeli toplumların Britanya’ya yoğun göçü 1980’lerin sonunda başladı. Bu göç 1990’ları ilk yarsına kadar tüm hızıyla...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ