Author: ali

  • Britanya’da eşbaşkanlık rüzgarı

    Britanya’da eşbaşkanlık rüzgarı

    Britanya’daki örgütlerde eşbaşkanlık sistemi yayılıyor. Alevi örgütleri de eşbaşkanlık sistemini uygulamaya koydu. Eşbaşkan olan kadınlar, bu sistemin eşit temsiliyet açısından çok önemli olduğunu söyleyerek, kadın iradesinin kurumlarda ete kemiğe büründüğünü belirtti.  

    DİREN DİCLE /LONDRA 

    Kürt kadın hareketinin “cinsiyet özgürlükçü” mücadelesi etrafında tüm siyasal, sosyal ve ekonomik yapılar da hayata geçirdiği eşbaşkanlık sistemi Avrupa’daki Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütlerinde de yankısını buldu. Britanya’da Kürdistan ve Türkiyeli kurumlardan oluşan Demokratik Güç Birliği içerisinde bulunan çok sayıda kurum son 5 yılda eşbaşkanlık sistemine geçti. Son aylar da ise merkezi Londra’da bulunan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ve ona bağlı Cemevlerinde bu sistem “eşit başkanlık” olarak uygulamaya konuldu. BAF’ın bünyesinde bulunan İngiltere, Enfield, Sheffield ve Northampton Alevi Kültür Merkezleri, yaptıkları son kongreler ile yönetimdeki kadın sayısında artış oldu.

    Britanya Kürt Halk Meclisi ve bileşenleri yaklaşık 6 yıl önce eşbaşkanlık sistemine geçti. Yine merkezleri Londra’da bulunan Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der), Dersim-Der, Alxas, Kürecikliler ve Tilkililer Toplum Merkezleri de eşbaşkanlık sistemi ile yönetilen kurumlar arasında. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin önemli bir halkası olan eşbaşkanlığı değerlendiren Britanya’daki eşbaşkanlar, bunun cinsiyet özgürlükçü mücadelenin sonucu olduğunu belirtti.

    Dilek İncedal

    Kadınlar görünür hale geldi  

    Britanya Alevi Federasyonu Eşbaşkanı Dilek İncedal, kadın mücadelesini ilmek ilmek örerek önce yönetimlerde ardından da bu mücadele sonucunda eşit başkanlık sistemini oluşturdukların kaydetti. Kadının yönetimlerde daha görünür hale geldiğine dikkat çeken İncedal, eşitliğin her alanda yaygınlaşmaya başladığına dikkat çekti. Eşbaşkanlığın Alevilik’te de var olan bir sistem olduğunu söyleyen İncedal, “Alevilik’te Dede’de Ana’da posta eşit koşullar da oturabiliyor. Bu ne demek; eşit bir dağılım ya da kadın temsiliyeti sağlıyor. Biz doğru bir sistemde yaşamıyoruz. Dedeler Anaların posta oturmasına karşı çıkabiliyor. Ne kadar eşitlikçi bir inancımız olsa da bu tür sorunlar yaşanabiliyor. Düşünce de ‘Ana da posta oturabilir’ diyor ama pratikte problemler çıkıyor” dedi. Eşbaşkanlık sistemi ile kadın iradesi ve eşit temsiliyetin ete kemiğe büründüğünü ifade eden İncedal, bu sistemle kadının yönetimler de daha görünür hale geldiğini söyledi.

    Kürt kadın mücadelesi değerli

    Kürt Kadın Hareketinin eşbaşkanlık konusunda değerli ve kıymetli bir mücadele verdiğini ifade eden İncedal, “Birçok bedel ödendi. Kürt kadın mücadelesi değerli ve kıymetli. Örnek alınması gereken bir mücadele tarihi var. Kadın hareketi, Kürt Kadın Hareketinin eşbaşkanlık mücadelesinden etkilendi. Kadınlar birbirini destekliyor, dayanışmayı güçlendiriyor. Bu sistem ile birlikte eşit temsiliyet ve eşitlikçi sistemi örmemiz de bir adım daha atmış oluyoruz” şeklinde konuştu. İncedal, eşit temsiliyeti sadece üst yönetimde değil tüm komisyonlarda da uygulamaya çalışacaklarını ifade etti.

    Filiz Koç

    Eşbaşkanlık inancımız gereğidir 

    İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) Eşbaşkanı Filiz Koç da “Alevi inancında kadının yeri ile kadına verilen değer ve önem yüzyıllar öncesinden bile diğer toplumların ilerisinde olmuştur. Bunu Pirimiz Hünkâr Bektaşı Veli’nin ve diğer yol öncülerimizin söylemlerinde görmek mümkün” dedi. Alevi toplumunun eşbaşkanlık sistemine geçmesinin tüm dünyaya bir mesaj olduğunu belirten Koç, “Kadınlar vardır. Kadın mücadelesi meşrudur. Kadınların temsiliyet hakkı vardır. Biz Alevi kurumları olarak eşit yurttaşlık haklarını benimsemekle yetinmiyoruz artık, bunu pratikte de hayata geçirerek çaba ve samimiyetimizi ortaya koyuyoruz” diye ifade etti.

    Yeter Özbek

    Eşbaşkanlık sistemi Londra’da  

    Alxaslılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Alxas-Com) Eşbaşkanı Yeter Özbek de 2014 yılında bir deneyim yaşadıklarını ancak 2019 yılında tamamen eşbaşkanlık sistemine geçtiklerini anlattı. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almamalarının büyük bir kayıp olduğunu dile getiren Özbek, “Bu anlamda eşbaşkanlık sistemi kadınlar için önemli bir kazanım. Kurumlarımızda ve toplumda yaşanan sorunlara sadece erkek bakış açısıyla değil, kadın odaklı çözümler üretmek için de çok önemli fırsatlar sunuyor. Bugün Londra’da bulunan birçok kurum ve yöre dernekleri eşbaşkanlık sistemi ile yönetilmeye başladı. Bu da cinsiyet özgürlükçü bir sisteme bizi bir adım daha yaklaştırmıştır” dedi.

    Helin Peköz

    Uzun bir yol kat ettik

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği olarak ilk eşbaşkanlık sistemine geçen kurumlardan biri olduklarını ifade eden Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Sözcüsü Helin Peköz ise, eşbaşkanlık sürecine geçişin kolay olmadığını söyledi. Bu sistemin oluşturulması açısından bir çok tartışma yürüttüklerini dile getiren Peköz, “Gik-Der, eşbaşkanlık sistemini kadınlar tarafından kongreye önerge getirilerek, tüzükte yer alması sağlandı. Tabi ki hemen her şey istediğimiz gibi gitmedi. Bu yeni çalışma modelimizi başta kadınlara da kavratmak daha sonra erkek arkadaşlarımıza kabullendirmek için uzunca bir yol kat etmemiz gerekti. Bu bilinç ile eşbaşkanlık sistemine geçmiş olduk. Günün sonunda kadın kimliği erkekle eşit düzeyde olmasını ve kararların merkezinde kadının olduğu ve kadının bağlayıcılığının oluşmasıyla kendi üyelerimizden ileriki süreçlerde olumlu tepkiler aldık. Artık kadını esas alan bir ilerleme görmüş olduk” ifadelerini kullandı.

  • Londra’da 15 Şubat komplosu protesto edildi

    Londra’da 15 Şubat komplosu protesto edildi

    Londra’da bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, 15 Şubat komplosunu protesto ederek, “Öcalan’a özgürlük” dedi.

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun 23’üncü yıl dönümü dolayısıyla BBC binası önünde bir yürüyüş düzenlendi.

    Mitinge Kurdish Solidarity, Freedom For Öcalan Campaing, İngiliz sendikaları, demokratik kitle örgütleri ile yüzlerce kişi katıldı.

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük isteyen dev balonların taşındığı eylemde, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Freedom Öcalan” (Öcalan’a özgürlük), “De list PKK Free Öcalan”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı.

    YPG, YPJ, TCŞ/TekoJin ve MLKP bayraklarının taşındığı eylemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı anlatan yüzlerce bildiri dağıtıldı.

    Burada bir konuşma yapan Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Miraz Serhat, Abdullah Öcalan’ın alçakça bir komplo ile Türkiye’ye getirildiğini hatırlattı. Serhat, Abdullah Öcalan’ın “Ortadoğu’nun Mandelası’ olarak bilindiğine dikkat  çekerek, “Önder Apo’ya yönelik komplonun 23. yıl dönümünde, İngiliz hükümetini ve Avrupa Konseyi’ni (AK) mevcut tüm yasal ve siyasi mekanizmalarını kullanarak, Türk devletine uluslararası hukuka uyması için baskı yapmaya davet ediyoruz. Bir an önce Abdullah Öcalan’a yönelik son bularak barış için özgürlüğünün sağlanması için harekete geçmelidirler” diye kaydetti.

     

    ‘BAŞKAN APO UMUTTUR’

    Serhat’ın ardından Unite Sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubbins bir konuşma yaptı. Dubbins, sendikalar olarak yürüttükleri “Öcalan’a özgürlük’ kampanyasının giderek büyüdüğünü ve Ortadoğu barışı için Öcalan’ın özgürlüğünün şart olduğunu vurgulayarak, “Bizler barış ve özgürlük için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü haykıracağız. 23 yıldan bu yana esaret altında tutulan Abdullah Öcalan’ın, fikirlerinin özgürlüğü kadar artık fiziksel özgürlüğünün zamanı gelmiştir” dedi.

    Dubbins’in ardından KSN Jin adına Katie Higgins, KCDK-Başur adına Heval Şiwan ve Londra Kürt Halk Meclisi adından Yalçın Tatwan birer konuşma yaptı.

    Abdullah Öcalan’ın özgürlük paradigmasından tüm halkların ilham aldığı vurgulanarak, “Başkan Apo halkların umududur, özgürlük iradesidir. Komplo boşa çıkarıldı, şimdi sıra Önder Apo’nun özgürlüğünde” denildi.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle, alkış ve sloganlar eşliğinde Londra’nın en işlek merkezlerinden King Cross’a doğru yürüyüşe geçti.

    Yürüyüş boyunca eylemcilere yoğun ilgi gösterilirken yüzlerce bildiri dağıtıldı.

    Yürüyüş King Cross Station önünde sona ererken, kitle “Bijî Serok Apo” sloganları eşliğinde dağıldı.

     

  • Poplar Union’da ”Kürtçe Dans ve Müziği” etkinliği

    Poplar Union’da ”Kürtçe Dans ve Müziği” etkinliği

    Londra Poplar Union Sanat Merkezi’nde ”Kürtçe Dans ve Müziği” adıyla bir etkinlik düzenlenecek.

    12 Şubat Cumartesi günü Poplar Union Sanat Merkezi’nde bir topluluk projesi olan Flotsam Sessions,  dans kolektifi Govend London ve sanatçı Suna Alan öncülüğünde iki ayrı ücretsiz Kürtçe Müzik ve Folk Dans atölyeleri ardından akşam saat 19:00’da başlayacak bir konser gerçekleşecek.

    Öğlen Müzik ve Dans Atölyeleri, Akşam Konser

    12 Şubat Cumartesi günü Poplar Union Sanat Merkezi’nde saat 2pm – 5pm arasında sanatçı Suna Alan öncülüğünde gerçekleşecek Kürtçe Müzik Atölyesi ve 4pm-6pm arasında dans kolektifi Govend London öncülüğünde gerçekleşecek Kürt Dans Atölyesi ücretsiz olacak ve rezervasyon gereklidir. Her iki atölyenin ardından saat 7pm’de başlayacak ”Kürtçe Dans ve Müziği” etkinliğinde dans kolektifi Govend London ve dans atölyesi katılımcıları, sanatçı Suna Alan ve müzik atölyesi katılımcılarının seslendireceği eserler ve The Flotsam Orkestrası’nın performansı ile ile etkinlik boyunca şarkı söyleyip dans etme fırsatına sahip olacaklar.

    12 Şubat Cumartesi günü akşam 7pm’de Poplar Union Art Centre, 2 Cotall St, London E14 6TL adresinde gerçeklecek olan ”Kürtçe Dans ve Müziği”nin biletleri £5’tir. Buradan edinilecek tüm gelirler, kar amacı gütmeyen insani bir yardımkuruluşu olan Kürt Kızılayı’na (Heyva-Sor) bağışlanacaktır.

    Etkinlik linki: https://fb.me/e/28IXgM4po   

     

     

  • Türk devletinin saldırıları Londra’da protesto edildi 

    Türk devletinin saldırıları Londra’da protesto edildi 

    Türk devletinin Maxmur, Şengal ve Rojaya’ya yönelik saldırıları Londra’da protesto edilerek, “Faşizm yenilecek” mesajı verildi.

    Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Londra BBC binası önünde bir araya gelen Kürdistanlılar, Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırılarını protesto etti.

    Eylem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın flamaları ile Türk devletini protesto eden pankart ve dövizler taşındı. Sık sık, “Bijî serok Apo”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “ “Katil Erdoğan, terörist TC” şeklinde sloganlar atan kitle, kentin en işlek caddesi Oxford Circus üzerinde yürüyüşe geçti.

    Yürüyüş boyunca Türk devletinin savaş suçları ve İngiltere’nin bu suçlara ortak olmaması çağrısının yapıldığı bildiriler dağıtıldı. Enternasyonal grupların da destek verdiği yürüyüş, Piccadily Circus’ta sona erdi.

    Burada yapılan konuşmalar da, Türk devletinin Kürt halkına karşı gerçekleştirdiği saldırılara karş topyekun mücadele hattının geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Türk devletinin DAİŞ ile birlikte ortak hareket ettiği ve Kürt halkına karşı insanlık suçları işlediği dile getiren konuşmacılar, en son Maxmur, Şengal ve Rojavaya yönelik geliştirilen imha temelli saldırıların Kürt soykırımını gerçekleştirme amaçlı olduğu belirtildi.

    Eylem de, Kürt halkının özgürlüğünden taviz vermeyerek, bulunduğu her alanda faşist saldırılara karşı direnişini sürdüreceğinin altı çizildi.

     

     

  • Londra’da Kürt Aleviler Sarê Salê kutlayacak

    Londra’da Kürt Aleviler Sarê Salê kutlayacak

    Kütlerin ve Mezopotamya halklarınınn Jülyen (Rumi) takvime göre kutlanan Sarê Salê (Yeni yıl) Londra’da Kürt Aleviler tarafından hazırlanan bir etkinlik ile kutlanacak.

    Kürt Alevilerin 14 Şubat’ta kutladığı ve Ortadoğu’da bir çok halk tarafından yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilen Sarê salê bu yıl Londra’da bir etkinlik ile kutlanacak. Londra’da faaliyet yürüten Alxas-Com, El-Com, Kırkısraklılar, Kürecikliler, Tilkililer ve Göksunlular Derneği tarafından 13 Şubat günü düzenlenecek olan etkinliğe, Ozan Figani, Koma Sersi, Ozan Yusuf ve tiyatrocu Ali Köroğlu katılarak sahne alacak. Kırkısraklılar Derneği’nde düzenlenecek olan etkinliğe maniler, kılamlar söylenerek Sarê Salê’nin geleneksel söylenceleri yapılacak.

    Kırkısraklılar Derneği’nde 13 Şubat Günü düzenlenecek olan etkinlik, saat: 13:00’da başlayacak.

    Etkinliğin düzenleyicilerinden araştırmacı yazar Ahmet Güven, Kürtlerin her halk gibi toplumsal ve ekonomik hayatı düzenlemek için kullandıkları bir takvim olduğunu ve bunun binlerce yıldan beri Mezopotamya hakları tarafından kullanılan Jülyen (Rumi) takvim olduğunu söyledi Yazar Güven, Kürt Alevilerin/Kurmacların kullandığı Jülyen takviminde kış mevsiminde iki belli günü olduğunu ve bunlardan birinin Hızır Orucu diğerinin ise  Sare Sale olduğunu söyledi.

    Hızır orucunun  9 Şubat’ta başlayan ve 3 gün süren oruç olduğunu ifade eden Güven, şunları söyledi: “Diğeri binlerce yıldan beri yeni yılın başlangıcı olarak kabuL edilen 13 Ocak ve 14 Şubat tarihlerinde yapılan sare sâle kutlanmasıdır. Jülyen takvimine göre kutlanan sare sale 13 Ocak tarihine denk gelmektedir. Kürtlerin bir bölümü sare saleyi 13 Ocak’ta kutlarken, Kürt Aleviler Hızır haftasında 14 Şubat’ta kutlamaktadırlar. Her iki kutlamada mana ve sunumda bazı değişiklikler olsa da benzer şekilde yapılmaktadır. Kurmançlarda Sare sâle kutlaması Hızır haftasının bir parçasıdır. Cemre daha köz olmadan, havaya, suya ve toprağa düşmeden Hızır ile müjdesi gelir. Aynı zamanda bu kutlamaların çocuklar için ayrı bir önemi vardır. O gün köyün bütün çocukları toplanır, içlerinde birini seçip ona yündan bıyık ve sakal yaparak bir sunum hazırlarlar. O Kalik (ihtiyar) olur. Ev ev dolaşıp;

     

    Sare sâle bine sâle

    Xizir hâte ve mâle

    Bidin sadaqê Kâle

    E ki nadâyî sadaqê Kâle

    La sar kur têkavin çâle

    Türkçesi:

    Bir yıl gitti, yen yıl başladı

    Hızır bu eve geldi

    Verin ihtiyarın sadakasını

    Eğer vermeyen olursa

    Kafa üstü girsin çuvala.

     

  • Kürt Aleviler’de  ‘Sare sâle’ kutlaması / Araştırmacı Yazar: AHMET GÜVEN*

    Kürt Aleviler’de  ‘Sare sâle’ kutlaması / Araştırmacı Yazar: AHMET GÜVEN*

    Kürt Alevilerin/Kurmancların her halk gibi toplumsal ve ekonomik hayatı düzenlemek için kullandıkları bir takvim vardır. Bu takvim Kürtlerin ve Mezopotamya halklarının binlerce yıldan beri kullandıkları Jülyen (Rumi) takvimidir. Bugün hala yaşlıların kullandığı “Ba hasâbî me, ba hasâbî kavn” dedikleri bu takvim bugün kullanılan miladi takvimden 13 gün geridir.

    Bu hesaba göre 90 günlük kış şöyle hesaplanır;

    13 Aralık’da Kara Kış başlar, 10 gün sürer 23 Aralık’a kadar

    23 Aralık’da Zemheri başlar, 40 gün sürer 1 Şubat’ta biter.

    1 Şubat’ta Aura hafta başlar, 8 gün sürer 9 Şubat’ta biter.

    9 Şubat’ta Hızır başlar, 8 gün sürer 17 Şubat’ta biter.

    17 Şubat’ta Kor (Cemre) havaya düşer, 8 gün sürer 25 Şubat’ta biter.

    25 Şubat’ta Kor suya düşer, 8 gün sürer 3 Mart’ta biter.

    3 Mart’ta Kor toprağa düşer, 8 gün sürer 11 Mart’ta biter.

    Kışın son haftası toprağın ısınmasıyla koyunlar ve ke- çiler kuzlamaya başlar, doğa canlanır. Kal u Pir (yaş- lılar); “Urum-ı Şam ek bû (Urum ve Şam bir oldu), Âv bazye dâre, bizin bazye kâre” (su ağaca yürüdü, keçi yavrusuna koştu) derler.

    Bu takvim de bir de Arbinî Peşi vardır. Kış bitti, ba- har geldi derken Arbinî Peşi de ne olacağı belli olmaz, bazen çok şiddetli fırtına da olabilir. 24 Mart’ta başlar ve 5 gün sürer. Yaşlılar, “Bitirsê je Arbinî peşi, camûz vekatini je cati xwe.” (Kork Arbini beşinden, camuzu ayırır eşinden.) diye söylerler. Rivayete göre Arbinî Peşi’de camızın eşinin öldüğü söylenir.

     

    Hikayeye göre; Öğlene kadar fırtına olmuş camız ölmüş. Öğlenden sonra güneş vurmuş, hava ısınmış. Bu sefer düven di- kilmiş gölgesinde camız yüzülmüş.

    Kürt Alevilerin/Kurmacların kullandığı Jülyen takvi- mimde Kış mevsiminde iki belli gün vardır. Bunlardan biri Hızır Orucudur. Diğeri ise Sare Sale’dir.

    Hızır orucu 9 Şubat’ta başlayan ve 3 gün süren oruçtur. Hızır halk arasında olgun insana ve dara düşenin yardımına koşandır.

    Diğeri binlerce yıldan beri yeni yılın başlangıcı olarak kabuL edilen 13 Ocak ve 14 Şubat tarihlerinde yapılan sare sâle kutlanmasıdır. Jülyen takvimine göre kutlanan sare sale 13 Ocak tarihine denk gelmektedir. Kürtlerin bir bölümü sare saleyi 13 Ocak’ta kutlarken, Kürt Aleviler Hızır haftasında 14 Şubat’ta kutlamaktadırlar. Her iki kutlamada mana ve sunumda bazı de-ğişiklikler olsa da benzer şekilde yapılmaktadır. Kurmançlarda Sare sâle kutlaması Hızır haftasının bir parçasıdır. Cemre daha köz olmadan, havaya, suya ve toprağa düşmeden Hızır ile müjdesi gelir. Aynı zamanda bu kutlamaların çocuklar için ayrı bir önemi vardır. O gün köyün bütün çocukları toplanır, içlerinde birini seçip ona yündan bıyık ve sakal yaparak bir sunum hazırlarlar. O Kalik (ihtiyar) olur. Ev ev dolaşıp;

    Sare sâle bine sâle

    Xizir hâte ve mâle

    Bidin sadaqê Kâle

    E ki nadâyî sadaqê Kâle

    La sar kur têkavin çâle

    Türkçesi:

    Bir yıl gitti, yen yıl başladı

    Hızır bu eve geldi

    Verin ihtiyarın sadakasını

    Eğer vermeyen olursa

    Kafa üstü girsin çuvala.

    Böyle bir sunum yapılır. Maniler, kılamlar söylenir, şakalar yapılır. Her ev çocuklara un, yağ, şeker, kuru yemiş gibi yiyecekler verir. Çocuklar toplandıkları yiyecekleri akşama üzeri topluca bir eve götürürler. Kömbe ve yemek yapılır. Çocuklar için sofra kurulur ve hepsi toplanır sofraya kardeşçe, emeğin, bereketin ve iyiliğin tadı çıkarılır.

    *ARAŞTIRMACI-YAZAR AHMET GÜVEN KİMDİR?

    Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Gözpınar köyünde doğdu. Çocukluk yılları Kayseri Sarız’ın Kırkısrak köyünde geçti. İlk ve orta eğitimini Kırkısrak köyünde tamamladı. Afşin’de başladığı lise eğitimini bir yıl sonra terkederek Londra’ya göçmen olarak geldi ve eğitimine burada devam etti. Middlesex Üniversitesi’nin Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Politik Art, Telgraf, Gerçek, Emeğin Sanatı, Sürek, Haber, Berfin Bahar, Alevi Haber gibi gazete ve dergilerde makaleleri ve şiirleri yayınlandı. Güven’in “Düşlerimin Gül Şafağı” (Şiir), “Alevilik Nedir” (Araştırma-İnceleme), “Nar Taneleri” (Roman) adlı yayınlanmış kitapları bulunuyor.

  • Kürdistanlılar Londra’da yolları kapattı

    Kürdistanlılar Londra’da yolları kapattı

    Londra Parlamentosu önünde bir araya gelen Kürdistanlılar, Türk devletinin saldırılarını protesto ederken, kentin en işlek meydanı Trafalgar Meydanı’nına açılan yolları trafiğe kapattı.

    Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Londra Parlamentosu önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve enternasyonal gruplar, Türk devletinin Derîk, Mexmûr ve Şengal’e eş zamanlı saldırılarını protesto etti.

    Eylem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan flamaları ile Türk devletini protesto eden pankart ve dövizler taşındı. Sık sık, “Bijî Serok Apo”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “Katil Erdoğan, terörist TC” şeklinde sloganlar atıldı. Burada yapılan konuşmalar da, Türk devletinin Kürt halkına karşı gerçekleştirdiği saldırıların insanlık suçu olduğu vurgulanarak, uluslararası kamuoyunun Erdoğan rejimine karşı harekete geçmesi gerektiği ifade edildi.

    Britanya Parlamentosu’nun soykırımcı faşist Erdoğan rejimine karşı derhal harekete geçmesi gerektiği ifade edilen konuşmalarda, Kürt halkına yönelik gerçekleşen bu saldırılara göz yumanların kendi halklarına hesap veremeyecek hale gelecekleri vurgulandı.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle Başbakanlık binasına doğru yürüyüşe geçti. Başbakanlık binası önünde ‘Terörist TC’ sloganları atarak, Borris Johnson Hükümeti’nin sessizliği  protesto edildi.

    Kitle ardından Londra’nın en işlek meydanlarından Trafalgar Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Kitlenin yolu kapatmasından dolayı Trafalgar’da uzun araç trafiği oluşurken, kitle protestolarını uzun süre sürdürdü. Eylem olaysız bir şekilde sona erdi.