Author: ali

  • DGB: Home Office Ankara Antlaşmalıları mağdur ediyor

    DGB: Home Office Ankara Antlaşmalıları mağdur ediyor

    Britanya Demokratik Güç Birliği, Ankara Antlaşması ile ülkeye gelen binlerce kişinin Home Office (İçişleri Bakanlığı) uzatma başvuruları geciktirmesinin ciddi insan hakları ihlaline yol açtığını belirterek, yaşanan mağduriyete karşı toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu.

    Britanya Demokratik Güç Birliği (DGB) Ankara Antlaşması ile İngiltere’ye gelen ve bir yaşam kurmaya çalışan binlerce kişinin Home Office yetkililerinin keyfi tutumu karşısında ciddi mağduriyetler yaşandığını açıkladı.

    DGB Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütleri ve mağdur edilen bazı Ankara Anlaşmalılar ile birlikte bir basın toplantısı düzenlendi.

    Burada yapılan ortak açıklamada, İngiltere’nin Brexit kararı ile bu anlaşmanın 31 Aralık 2020 tarihinde sona erdiğine değinilerek, “Ankara Anlaşması yeni başvuru sahipleri açısından sonlanmış olduğu halde, mevcut oturum sahiplerinin vizelerinin uzatılmasına dair hakları saklı olmuş ve hali hazırda oturum sahiplerinin oturumlarını uzatmaya yönelik başvuruları da işleme alınmaya devam etmiştir. Yalnız 2020 yılı sonları itibariyle, Home Office tarafından yanıtlanması geciktirilen başvurular, müracaat sahipleri açısından ciddi sıkıntılar yaşanmasına sebep olmuştur. Home Office hizmet standartlarına göre bir başvurunun cevabı, en fazla 6 ay içerisinde yanıtlanmalıyken AA kişilerin vize başvuruların yanıtlanması ayları hatta yılları bulmuştur. Şu an gelinen nokta da bazı arkadaşlarımızın başvuruları, 25 ay kadar uzun sürelerde yanıtsız bırakılarak çok ciddi sonuçları olan hak ihlallerine yol açmıştır” dedi.

    ‘İNSAN HAKLARINA AYKIRIDIR’

    Home Office’ten beklentinin, adil bir değerlendirme sistemi kurarak, başvurulara sırasıyla ve zamanında karar vermesi yönünde olduğunu ifade eden DGB, “Ankara Anlaşması uzatma başvurularında uzun bekleme sürelerinin, anlaşmanın ticari ve ekonomik şartlarını da ters yönde etkilemesi, anlaşmasının yapısal olarak amacıyla da çelişmesine sebep olmuştur. Bununla birlikte 6 aydan uzun bekletme süreleri, başvuru sahiplerini hürriyetlerinden mahrum bırakması nedeniyle de insan haklarına aykırı bir sonuç doğurmuştur. Mağdurlar, geçerli vizeye sahip olmadıkları için, işlerini sürdürmeye ve konaklama ihtiyaçlarını gidermeye dönük iş sözleşmeleri ya da ev kira kontratlarını yapamıyorlar. Dolayısıyla da barınma olanağından mahrum bırakıyorlar. İlaveten vizeleri olmadığı için banka hesabı da açamıyor ve hesaplarını düzenli tutamıyorlar. Bu da işlerinin ve ticari faaliyetlerinin aksamasına neden oluyor” diye kaydetti.

    ‘CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞIYORLAR’

    Ankara Anlaşması uzatma başvurusuna iki yıla yakın süredir yanıt alamayan başvuru sahipleri yeni iş anlaşmaları da yapamadıklarına dikkat çekilen açıklamada, “Home Office’in uzatma başvurularını uzun sürede yanıtlamıyor olmasının, başvuru sahiplerinde yaratmış olduğu tahribat sadece ekonomik ve ticari alanda değil, aynı zamanda vize talebinde bulunan kişilerin sağlık sorunları yaşamalarına da sebep olmaktadır. Zira bu kişilerin yaşadıkları belirsizlik sonucu, maruz kaldıkları yoğun stres ve kaygı ciddi psikolojik sorunlar yaşamalarına da sebep olmuştur.  Home Office’in dolaylı olarak yaratmış olduğu hak ihlalleri, arkadaşlarımızın hayatlarında ciddi sorunlara yol açmıştır” diye belirtildi.

    DUYARLILIK ÇAĞRISI

    DGB’nin pandemi sürecinde çoğu Ankara Antlaşmalı binlerce kişiye destek sunduğu ifade edilen açıklamada, şunları kaydetti: “Bugüne kadar nasıl toplumumuzun yanında olduysak, her türlü hak ihlallerin yanında da toplumumuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Britanya DGB bileşenleri olarak, Home Office’e mektup gönderip, daha adil bir değerlendirme sisteminin kurulması yönünde talepte bulunmak ve mağdur kişilerin dosyalarının bir an önce sonuçlanması için konunun takipçisi olacağız.”

     

  • Alxas-Com’da 7-13 yaş arası Kürtçe kurslar başlatıldı

    Alxas-Com’da 7-13 yaş arası Kürtçe kurslar başlatıldı

    Londra’da faaliyet yürüten Alxaslılar Dayanışma Derneği (Alxas-Com) bünyesinde çocuklara dönük Kürtçe kurslar tekrar başlatıldı.

    Göçmenlikten kaynaklı çocuklarının ana dillerine yabancılaşmasını engellemek ve öğretmek amacıyla Londra’da faaliyet yürüten Alxas-Com’da Kürtçe kurslar başlatıldı. Dernek bünyesinde daha önce de yapılan Kürt dili kursu bu dönem 7-13 yaş arası çocuklara dönük olacak. Kursta Ocak ayı sonunda eğitim başlarken kayıtlar ise Şubat ortasına kadar alınacak. Hafta sonu Cumartesi günleri 11:00-13:00 arası yapılacak kurslar tüm çocuklara açık ve ücretsiz olarak yapılıyor.

    Mamoste Evren’in ders verdiği kurs daha önce de açılmış ancak yeterli ilgi görmemesi eleştirilere yol açmıştı. Buna rağmen Alxas-Com Kürt dili konusunda ısrarını sürdürüyor. Bir grup öğrenci kaydını yaptırırken, kurslara daha fazla ilginin gösterilmesi bekleniyor.

    Alxas-Com Eşbaşkanı Yeter Özbek, anadilin önemine vurgu yaparken, “Çocuklar ana dilinden uzaklaştıkların da bu bir kimliksizliği ortaya çıkarıyor. Kendini tanıma bilme konusunda ileri yaşlar da ciddi problemler yaşadığı biliniyor. Ancak biliyoruz ki ana dilini öğrenen çocukların hem sosyal yaşam da hem eğitim de başarıları artıyor” dedi.

    Göçmenlerin büyük bir kültürel ve kimliksel kayıplara yol açtığına değinen Özbek, “Kürtler zaten dili yasak bir ülkeden buralar göç etmiştir. Kürtçe çocuklarımıza öğrettiğimiz de bu yok oluşa karşı bir set oluştururuz. Bu anlam da ailelerimiz açmış olduğumuz kurslara daha yoğun ilgi göstermelerini ve çocuklarına ana dillerini öğrenmeleri için motive etmelerini bekliyoruz” diye kaydetti.

    Alxas-Com’da açılan kurslar tamamen ücretsizken, kayıt yaptırmak derneğin sosyal medya hesapları yada dernek binasında yapılabiliniyor.

    Alxas-Com adresi: 16 Bull Lane, London, Posta kodu: N18 1SX.

  • Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Britanya Kürt Halk Meclisi, 15 Şubat komplosunun yıldönümü dolayısıyla 13 Şubat günü BBC binası önünde yapılacak olan eyleme, tüm devrimci, demokrat, yurtsever, sol ve sosyalist kesimleri güçlü katılmaya davet etti.

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplo 23’üncü yılını geride bıraktığı hatırlatılarak, “Komplo sürecinde hem Kürt halkının büyük bedellerle gösterdiği direniş hem de Önder Apo’nun İmralı’da geliştirdiği demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü paradigma, komployu gerçekleştiren güçleri amaçlarına ulaştıramadı. Önder Apo mücadelesini İmralı adasında büyük bir direniş ile geliştirerek, Ortadoğu halklarına demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve ekolojik bir toplum paradigmasını sundu” dedi.

    Halk Meclisi, uluslararası hukuk hiçe sayılarak kapitalist modernite güçleri eliyle gerçekleştirilen komployu naletlemek ve Önder Apo’ya yönelik geliştirilen tecrit sistemine karşı çıkmak amacıyla 13 Şubat günü saat:13:00’da BBC binası önünde kitlesel eylem gerçekleştirileceği belirtildi.

    Kürt Halk Meclisi tarafından Britanya’da başta Kürt halkı olmak üzere, tüm devrimci, demokrat ve enternasyonal dostlarımızı yapılacak eyleme katılmaya davet etti.

     

  • GİK-DER’den göçmen işçilere dönük alan araştırması

    GİK-DER’den göçmen işçilere dönük alan araştırması

    Londra Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER), ‘Trust for London’ işbirliğiyle “Londra’da Hizmet Sektöründe Çalışan Türkiyeli Göçmen İşçilerin Emek Piyasalarındaki Görünümleri” başlıklı bir araştırma projesi başlattı.

    İngiltere son yıllarda Türkiye’den yoğun göç aldı. Her ne kadar bu göçler; “beyin göçü”, “orta sınıf” göçü olarak adlandırılsa da pandemi koşulları, beşerî sermaye yetersizliği gibi nedenlerle yeni gelen göçmenlerin ilk çalıştıkları alan hizmet sektörü oluyor. Hizmet sektörü ise İngiltere’de en düşük sendikalılık oranına sahip, saat ücretinin de göreceli olarak düşük olduğu sektörlerin başında geliyor.

    GİK-DER bu çalışmayla, hizmet sektöründe yani restoran, cafe, off licence, açık hava pazarları, bakıcılık, temizlikçilik, paket servisi gibi işlerde çalışan Türkiyeli işçilerin mevcut durumunu ortaya koymayı hedefliyor. Çalışanların temel haklarının bilincinde olup olmadıkları, bu haklardan yararlanıp yararlanmadıkları, çalışma süreleri, saat ücretleri, işyerinde maruz kaldıkları mobbing gibi başlıklar bu çalışmayla birlikte tüm yönleriyle ortaya konulması hedefleniyor.

    Temmuz ayına kadar devam edecek olan proje, yüz yüze ve online olarak gerçekleştirilen anketlerle sürdürülüyor. Bu anketler yeterli sayıya ulaştığında veriler tasnif edilip rapor haline getirilecek ve kamuoyu ile paylaşılacak.

    Ankete katılmak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. Ayrıca çalışma ile ilgili düşüncelerinizi gikderproject@gmail.com adresine e-posta göndererek iletebilirsiniz.

    https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScWNCBZf_bs0bK33fHlh6dr83BMvkrQRLXbMlM_MtU1i56dzw/viewform

  • Londra Fransız Elçiliği önünde ‘9 Ocak’ protestosu

    Londra Fransız Elçiliği önünde ‘9 Ocak’ protestosu

    Londra’da Fransa Konsolosluğu önünde bir araya gelen kadınlar, Paris katliamının aydınlatılmasını isteyerek konsolosluğa siyah çelenk bıraktı.

    Paris’te 9 Ocak 2013’te  PKK kurucularından Sakine Cansız (Sara), KNK Paris Temsilci Fidan Doğan (Rojbin) ve Gençlik Hareketi üyesi Leyla Şaylemez’in (Ronahi) katledilmesi Londra Fransız Büyükelçiliği önünde protesto edildi.

    Kürt Kadın Meclisi, Yeni Kadın ve Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) öncülüğünde yapılan eylemde, 3 Kürt kadın devrimcinin poster ve flamaları taşındı.

    Fransa devletinin aradan geçen 8 yıla rağmen halen olayı aydınlatmamasına tepki gösteren kadınlar,  sık sık “Jin jiyan azadi”, “Sara, Rojbin, Ronahi”, “Şehid namırın” sloganları attı.

    Elçilik önünde yapılan açıklamada, Paris’te katledilen 3 Kürt devrimci kadının faillerinin halen yargı önüne çıkarılmadığına dikkat çekilerek, katliamın failinin faşist Erdoğan rejimi olduğunun apaçık ortada iken Fransa devletinin bunu yok saydığına dikkat çekildi. Fransa’nın bu katliamın gerçek faillerini yargılamadığı ve bu katliamı gerçekleştirenlere karşı tutum almadığı müddetçe katliamın suç ortağı olmaktan kurtulamayacağı vurgulanan açıklamada, Saraların özgürlük mücadelesinin ürdüğü ifade edilen açıklamada, “Saraların ruhuyla kadın özgürlük mücadelesi Ortadoğu ve dünyanın dört bir yanında yükselerek büyüyor” denildi.

    Yapılan açıklamanın ardından kadın örgütlerinden oluşan bir heyet elçilik binası önüne siyah çelenk bıraktı. Eylem,  “Jin, jiyan, azadi”, “Sara, Rojbin, Ronahi” sloganları ile sona erdi.

  • GİK-DER’den Kasap Çiçek mesajı: Düşlerini yaşatacağız

    GİK-DER’den Kasap Çiçek mesajı: Düşlerini yaşatacağız

    Londra’da yakalandığı kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden sosyalist aktivist Kasap Çiçek için bir mesaj yayınlayan GİK-DER, “Tutarlı emekçiliği ve yoldaşlığıyla derin bir boşluk yaratarak ayrıldı aramızdan. Onu her zaman hatırlayacak, düşlerini yaşatacağız” dedi.

    Sosyalist devrimci Kasap Çiçek, yakalandığı amansız hastalık sonucu Londra’da hayatını kaybetti. Devrimci sosyalist mücadelenin emekçisi olan Kasap Çiçek, sol devrimci bir gelenekten gelen bir ailenin de ferdiydi. Londra’da büyük üzüntüye yol açan Kasap Çiçek’in vefatı dolayısıyla Göçmen İşçilerle Dayanışma Derneği (GİK-DER) bir mesaj yayınladı.

    Kasap Çiçek’in yaşadığı her yerde devrimcilerin dostu ve yardımcısı olduğu dile getirilen mesaj da, “Kürecik’te 23 Ekim 1964’de dünyaya gelen Kasap Çiçek’in yakalandığı amansız hastalığı sonucunda 30 Aralık’ta aramızdan ayrılışının hüznünü yaşıyoruz.

    2001 yılında Londra’ya gelen Kasap yoldaş geldiği günden itibaren kurumumuz GİK-Der’in bir üyesi olarak çeşitli dönemlerde daha da aktif olmak üzere faaliyetlerine katıldı.

    Kasap yoldaş Atılım gazetesinin dağıtımını üstlendi. Aynı zamanda bir ölümsüz ve tutsak yakını olarak Tutsakların Sesi Platformu ve Cezaevi Komitesi’nde emek harcadı, tutsakların sesini Avrupa’ya taşıdı. Kurumun bir emekçisi olarak nöbet tuttu, kurumu açtı-kapattı, tamir ve tadilat işleri söz konusu olduğunda ilk koşan oydu. Aldığı bir işi sonuna kadar kovalamak onu başkalarından ayıran özelliklerindendi. Yaşamı boyunca kurumumuz ve Londra’da faaliyet yürüten birçok göçmen emekçinin hayatına dokundu, sevdi ve kendini sevdirdi.

    Devrimci ölümsüz Hasan Çiçek’in anısını onurla her yerde en yükseklerde taşıyarak yaşadı. Hasan’ın ve kendi yoldaşlarının, devrimcilerin hep yanında yer aldı, kitleler içerisinde devrimci olanı savundu. Tutarlı emekçiliği ve yoldaşlığıyla derin bir boşluk yaratarak ayrıldı aramızdan. Onu her zaman hatırlayacak, düşlerini yaşatacağız.”

    Kansere yenik düşen Hasan Çiçek için taziyeler GİK-DER binasında kabul edilecek.

  • Britanya DGB: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

    Britanya DGB: Hasta tutsaklar serbest bırakılsın

    Britanya Demokratik Güç Birliği (DGB) kitlesel bir eylem ile Türk cezaevlerindeki hak ihlallerini protesto ederek, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını istedi.

    Britanya’da 18 demokratik kitle örgütünden oluşan Demokratik Güç Birliği, cezaevlerindeki hasta tutsaklar ve baskılara dikkat çekmek amacıyla Londra Manor House Kütüphanesi önünde bir araya gelerek protesto eylemi düzenledi. Kalabalık bir kitlenin katıldığı eylemde, “Turkiye hapishanesinde katliam var” pankart ve dövizleri açıldı. Hasta tutsaklar ile Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un fotoğraflarının taşındığı eylemde, sık sık “Politik tutsaklara özgürlük”, Hasta tutsaklar serbest bırakılsın”, “Terörist devlet katil Erdoğan”, Aysel Tugluk’a özgürlük” sloganları atıldı.

    Burada DGB adına Abdullah Yoldaş ve Helin Peköz ortak basın açıklamasını İngilizce ve Türkçe olarak okudu.

    Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde hasta tutsakların ölüme terk edilmesinin infaz olduğu vurgulanan açıklamada,  19 Aralık 2000 yılında başlatılan tutsakların iradelerini teslim alma katliamının günümüze kadar süre geldigi belirtildi. Hapishanelerde şu an 604’ü ağır olmak üzere 1605 hasta tutsak olduğuna dikkat çekilen açıklamada, AKP-MHP faşist iktidarı içine düştüğü yapısal krizin etkisiyle artan toplumsal muhalefet karşısında yüreklerine düşen korku ile saldırılarını yoğunlaştırıyor. Garibe Gezer, Vedat Erkmen, Halil Güneş gibi devrimci yurtsever tutsakların katili devlettir. Tutsak eski HDP Milletvekili Aysel Tuğluk ve yüzlerce ilerici, devrimci ve yurtsever tutuklu ağır hastalık koşullarında direnişini sürdürmektedir” denildi.

    DGB, hasta tutsakların derhal serbest bırakılmasını isterken, Türk devletinin katliamlarına karşı birleşik mücadele çağrısı yaptı.

    Eylemde Kürt Halk Meclisi adına bir konuşma yapan Ercan Akbal, Türk devletinin gerçekleştirdiği Roboski katliamına dikkat çekerek, Kürt halkının asla boyun etmeyeceğini ve Kür devrimcilerin katliamların emrini verenlerden hesap soracağını ifade etti. Akbal’ın konuşmasını ardından, kitle “Katil devlet hesap verecek”, “Biji serok Apo” sloganları attı.