Author: ali

  • SEÇİM DEPREMİ

    Üçüncü dünya ülkelerinde orta ölçekli depremler dahi can ve mal kaybına neden olurlar. İnsanların doğayla ve kendi aralarındaki ilişkileri gerçekçi değildir. İnsanlar yıkılmasın diye evine nazarlık malzeme koyar, tütsüler yakar, inek boku bile sürer ama sonuç nafile. Çünkü sosyal siyasal kültürel ve ekonomik toplumsal akıl devre dışıdır.

    Üçüncü dünya ülkelerindeki seçimler de biraz böyledir, sonuçları hep yıkıcı olur. Büyük insanlık aklının, vicdanın, özgürlüğünün devrede olmadığı hükmedenler ortaya çıkar.

    Bölge, din, etnisite, çıkar grubuna dayalı olarak seçimi kazananlar her türlü olanağı kendilerine helal görür; memleketin ekonomisini kültürünü sosyal değerlerini ve özgürlükçü siyasal değerlerini ayaklar altına alırlar.

    Ulus devlet anlayışına ve çakma bir ulus yaratma programıyla yürüyen Türkiye’de seçimler hep yıkıcı depremler gibi olmuştur. Ötekiysen kendini inkar eden, resmi makul kimliktensen Ötekini inkar eden insancıkların ve rejimlerinin elde edecekleri ahlak, özgürlük, eşitlik, adalelet ancak bu kadar olabilir.

    Milliyetçiliği kendine sermaye eden CHP geleneği ve dini kendine sermaye eden AKP geleneği Türkiye toplumunu esir almış durumdadır. Bir o kandırıyor toplumu, sonra diğeri.

    ÖDÜNÇ OYLAR VE BÜYÜK INSANLIK

    Türkiye’de ilk defa yukarda saydığımız kısırdöngüyü aşabilen bir parti oldu HDP.

    HDP diktatörlüğe ve diktatöre geçit vermedi. Bu seçimle devrimci inisiyatifi eline aldı. Rejim tarihinde DEMOKRASI CEPHESİ’nin önü açılmış oldu.

    Referans “insan” olunca girilmedik inanç kurumu, girilmedik ev ve selam verilmeyecek çevreler kalmıyor.

    HDP ısrarla genel insanlık hukukunda ve ezilenlerin mağduriyetini gidermede bıkmadan usanmadan ısrar ederse ve örgütlenmesini (bilinci) yayarsa, tekelci karanlık dönem (chp, mhp, akp,…) bitecektir.

    Sorunlarımız bütünseldir; kültürel özgürlükler, inançsal baskılar, emek sömürüsü, kadın eşitliği, doğal yaşam ve doğa talanı,….hepsi bir bütünün parçasıdır.

    Dolayısıyla mücadele de bütünlüklü olması gerekiyor, aksi takdirde lokal, etkisiz ve egemenlikçi durumlar ortaya çıkar. Ezilmişliklerimizden faydalanan çıkar grupları ortaya çıkar. Her bir dere ırmağa ulaşmalı.

    İşte bu noktada ezilen toplum veya ulaşılması gereken potansiyel toplum %80’den fazladır.

    Dolayısıyla HDP “büyük insanlık ” çizgisini sürdürdükçe emanet edilen oyları almış değil; zor ve hile ile gasp edilen oyları geri alıyor ve daha da alacak.

    HDP projesi ezilen her kesimin ortaklık platformudur.

    insani hakları inkar edilen Kürtler’in oranı %30 civarı ise ve ve toplam ezilmişlerin oranı %80’nin üstü ise HDP’nin alması gereken oy %13.1 değil daha fazlası olması gerekiyor.

    Emanet oylardan bahsedenler üstenci ve egemen anlayışında olan kesimlerdir.

    Tartışılması gereken mesele sistem tarafından (devlet, vali, polis, tv, bütçe,trt, ….) zor , rüşvet, fırsatçılık, rüşvet, yalan ile gasp edilen oylardır, emanet denilen sahibine teslim edilen oylar değil.

    HÜKÜMET FORMÜLÜ

    Fille yatan kalkabilir mi bilmem. Ama AKP gibi çürümüş, maddi ve manevi değerleri hoyratçana kullanan bir parti ile hangi parti koalisyon kurarsa kaybetmeye mahkum olur . Dahası AKP’lilerin aklanacağı bir döneme işbirlikçilik edilmiş olunur.

    HDP yüzyıllık kanla canla emekle yürütülen mücadeleyi sırf iktidar olayım diye oportünistlik yapmaz. Amaç iktidar olmak değil, amaç özgürlükleri, eşitlikleri , hakları ve bilinci büyütmektir.

    Kişisel olarak öngördüğüm formül: AKP’yi bir an önce iktidardan uzaklaştıracak bir yöntemdir.

    CHP azınlık hükümeti olacak şekilde, MHP ve HDP tarafından desteklenebilir. Hükümetin ömrü 6 ay ile 2 sene arası olmalı ve erken seçime götürecek hükümet olmalı.

    HDP bu süreci yeni bir iklim oluşturmak için seferber olmalı , ezilen her kesim ve mümkün ise değişen dönüşen bir CHP ile büyük bir DEMOKRASİ CEPHESİ kurmaya öncülük etmelidir.

    Her türlü Coğrafik veya toplumsal depremler büyük insanlık aklı ile minimize edilebilir.

    Umut ve emek ile,

     

  • HDP Meclise 31 Kadın Gönderiyor: İşte Kadın Milletvekilleri Listesi

    HDP Meclise 31 Kadın Gönderiyor: İşte Kadın Milletvekilleri Listesi

    HDP, resmi olmayan seçim sonuçlarına göre 80 milletvekili Meclis’e gönderiyor. 80 milletvekilinden 31’i kadın.

    HDP Meclise 31 Kadın Gönderiyor: İşte Kadın Milletvekilleri Listesi 1

    Türkiye’de kadın kimliğinin en güçlü temsiliyetini taşıyan HDP, aldığı sonuçlarla kadın partisi olduğunu da kanıtladı. HDP’nin başarısında en büyük paya sahip olan ve seçim kampanyasının da öncülüğünü yapan kadın temsiliyeti Türkiye tarihinde ilk defa bu düzeyde Meclis’e yansıyacak. HDP’nin kesin olmayan seçim sonuçlarına göre aldığı 6 milyon civarı oy ile çıkardığı 80 civarı milletvekilinden yüzde 40’ı kadınlardan oluşuyor. HDP 31 kadın milletvekili ile meclisi kadın rengine büründürmeye şimdiden hazır. 

Türkiye ve Kürdistan genelinde gece gündüz çalışan HDP’li kadınlar çalışmalarını sandığa taşıyarak, Türkiye’de kadın hareketinin umudu olmayı başardı. Kadın erkek eşitliğini savunan HDP, hayata geçirdiği eşbaşkanlık sistemi ile kadının özgün çalışmaları ile siyasetin birçok alanında aktif yer alarak, siyasete el koymayı hedefliyor. 

Toplumun tüm kesimlerinden gösterdiği kadın adayları ile Meclis’e giren ve siyasi tarihi boyunca kadın öncülüğünde yürüttüğü çalışmalar ile her zaman ilkleri başaran HDP, bugün kadınlar öncülüğünde yine bir ilke imza atarak yüzde 10 faşist barajı kadınlar öncülüğünde yerle bir etti.

     

    HDP’nin çıkardığı kadın milletvekili listesi şöyle:

    Adana: Meral Danış Beştaş

    Ağrı: Leyla Zana, Dirayet Taşdemir

    Bitlis: Mizgin Irgat

    Bursa: Asiye Kolçak

    Amed: Nursel Aydoğan, Feleknas Uca, Sibel Yiğitalp

    Erzurum: Seher Akçınar Bayar

Hakkari: Selma Irmak

    Mersin: Çilem Öz

    İstanbul: Pervin Buldan, Beyza Üstün, Filiz Kerestecioğlu, Hüda Kaya

    Mardin: Gülser Yıldırım, Enise Güneyli

    Muş: Burcu Çelik

    Siirt: Hatice Seviptekin

    Dersim: Edibe Şahin

    Urfa: Dilek Öcalan, Leyla Güven

    Van: Figen Yükdağ, Yurdusev Özsökmenler, Tuğba Hazer, Remziye Özgökçe

    Batman: Saadet Becerikli, Ayşe Acar Başaran

    Şırnak: Leyla Birlik, Aycan İrmez

    Iğdır: Kıznaz Türkeli

  • Demirtaş: HDP’nin güneşi 81 ile yeter, ampule gerek yok

    Demirtaş seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu saat itibariyle Türkiye artık başkanlık tartışması, diktatörlük tartışması son bulmuştur. Artık HDP’nin güneşi 81 ile yeter, ampule gerek kalmadığını ispatlamış olduk” dedi.

    londra-demirtas5

    HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş seçim sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu saat itibariyle Türkiye artık başkanlık tartışması, diktatörlük tartışması son bulmuştur. Bu muazzam zaferin ortaya çıkmasında milyonların emeği var, gönüllü kolektif bir akıl var. Bir üst, komplo aklı değil, çirkef aklı değil, halkın ortak vicdanı ve ortak aklı var” dedi.

    Demirtaş’ın konuşması şöyle:

    “Zorlu eşitsiz, adil şartlarda gerçekleşmeyen bir seçim kampanyasını tamamladık. Öncelikle bu seçim kampanyasını demokratik özgür bir ortamda gerçekleşmediğini açıkça ifade etmek istiyorum.

    Devlet gücüne, devletin bütün imkanlarına karşı bir partinin, iktidar partisine devletin bütün olanaklarını arkasına alarak yürüttüğü bir kampanya ve saldırıya karşı bizler Türkiye’nin ezilenleri olarak, Türkiye’nin yoksulları, emekçileri, barıştan, adaletten ve özgürlükten yana olanları olarak, muhteşem bir zafer ve muazzam bir başarı elde ettik. Hepimize, bütün Türkiye’ye şimdiden hayırlı olsun.

    ÖZGÜRLÜKDEN, DEMOKRASİDEN, BARIŞTAN YANA OLANLARIN ZAFERİDİR

    Bu seçimde özgürlükten, demokrasiden, barıştan yana olanlar kazanmış, baskı otoriterlik, kibirli duruştan yana olan ve kendini Türkiye’nin tek sahibi olarak görenler kaybetmiştir. Kazananlar Türkiye’nin özgür yarınlarına sevdalı olanlardır. Bütün ezilenlerin, bu ülkede yaşayan bütün etnik kimliklerin, bütün inançların Alevilerin, Sünnilerin, Hıristiyanların, Musevilerin, bu topraklarda ötekileştirilmiş olanların ortak zaferidir. Bu zafer Türkiye’de işçilerin, işsizlerin, köylülerin, çiftçilerin, emeği sömürülenlerin yani solun ortak zaferidir. Bu zafer, ülkede demokratik, sivil bir anayasa, çoğulcu, özgürlükçü bir anayasa isteyenlerindir. 12 Eylül anayasasına, onun dayattığı yüzde 10’luk baraja karşı duranları, demokratik çözüm ve barış, Kürt sorununda barışçıl çözümden yana olanların, Kürtlerin de bu ülkede onurlu bir halk olarak yaşamak isteyenlerin zaferidir. Bu ülkedeki kadınların ortak zaferidir.

    Bizler seçim kampanyası boyunca meydanlarda, alanlarda ne söylediysek arkasındayız, ne söz verdiysek arkasındayız. Artık HDP gerçek bir Türkiye partisidir. Türkiye HDP’dir, HDP Türkiye’dir. Bunu başarmış olmanın büyük gururunu, zaferini yaşamayı hak ediyoruz.

    ‘AKP TÜRKİYE’NİN DOĞUSUNDA SIFIRLANMIŞTIR’

    Seçimin en önemli sonuçlarından birisi de AKP’nin bu kibirli tavrı ile Kürt sorunu, müzakere, çözüm masası yoktur diyerek Türkiye’nin doğusunda sıfırlanmıştır. Bu seçim döneminde bize inanarak, bize güvenerek, hangi gerekçe ile oy vermiş olurlarsa olsunlar, hiç kimseyi mahcup etmeyecek bir duruş ortaya koymuş olacağız. Bize emanet oy vererek, de HDP’nin Türkiye’de demokratik siyasetin önünü açmak için oy verenlere…

    Bu saat itibariyle Türkiye artık başkanlık tartışması, diktatörlük tartışması son bulmuştur. Bu muazzam zaferin ortaya çıkmasında milyonların emeği var, gönüllü kolektif bir akıl var. Bir üst, komplo aklı değil, çirkef aklı değil, halkın ortak vicdanı ve ortak aklı var. HDP bundan sonra Türkiye halklarının aleyhine hiçbir projenin içinde olmadığı gibi bundan sonra da olmayacaktır. Bütün proje ve kararlarımız Türkiye’nin geleceği ve özgürlüğüne dair olacaktır. HDP’yi oluşturan bütün partilere teşekkür ediyorum. Bizimle ittifak halinde seçimlere giren tüm partilere teşekkür ediyorum. Bizimle ittifak kurmamalarına rağmen destek açıklamasında bulunanlara teşekkür ediyorum. Yine bu seçim sürecinde kampanyada uğradıkları saldırılarda, provokasyon girişimlerinde yaşamını yitiren arkadaşlarımız, bütün mücadele hayatımız boyunca yitirdiğimiz arkadaşlarımıza Allahtan rahmet, ailelerine ve halkımıza baş sağlığı dileklerimizi ifade ediyoruz.

    Kolu, bacağı, eli kopan arkadaşlar en çok bu zaferi hak ediyordu. Onların hepsine sonsuz teşekkür sunuyorum. Özellikle yüreği yaralı, yüreği yanık Kürt annelerine armağan ediyoruz.

    Ölümü göze alan, coşkulu mücadeleleri elbette ki zafere ulaşacaktır. Yaralı arkadaşımız var, yüzlerce gözaltı ve tutuklu arkadaşlarımız var, onların her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hepsine sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum.

    Sayın Öcalan’a bu başarının ortaya çıkmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Bu başarıda onun büyük emeği var.

    Özgür basın çalışanları, bu kampanyanın mimarlarındandır, teşekkür, sosyal medya ekibimiz…

    Müşahitlerimiz ve gönüllü olarak oyları koruyanlara teşekkür ediyoruz.

    Bu zafer bizim değil, halkın zaferidir, bütün Ortadoğu’da ezilen bütün halkların zaferidir. Ben inanıyorum ki Ortadoğu’da dengeleri değiştirecek bir zaferi elde ettik. Önümüzdeki dönemde HDP tek başına iktidara yürüyecektir. IŞİD barbarlığına karşı yiğitçe direnildiyse, bugün HDP saflarında da aynı derecede bir direniş sergileniyor. Artık HDP’nin güneşi 81 ile yeter, ampule gerek kalmadığını ispatlamış olduk.”

  • HDP Eşbaşkanı Demirtaştan İlk Açıklama: Ne olursa olsun biz bu seçimi gerçekleştireceğiz ve bu barajı aşacağız.

    HDP Eşbaşkanı Demirtaştan İlk Açıklama: Ne olursa olsun biz bu seçimi gerçekleştireceğiz ve bu barajı aşacağız.

    HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Med Nuçe televizyonuna katıldığı canlı yayında yaptığı ilk açıklamada halkı provakasyona gelmemeye ve sokaklardan çekilip açıklamanın yapılacağı il binası önünde toplanmaya çağırdı.

     

    Demirtaş şunları belirtti: ”Bunlar seçime yönelik HDP’yi baraj altında bırakmaya yönelik saldırılardır, kirli oyunlardır. Meydanlardaki herkesi il binası önünde toplanmaya bekliyorum. Birazdan ordan açıklama yapacağım. Asıl yapılmak istenen halkı sokaklara dökmektir. Saldırının asıl amacı meydanda bombalı saldırı yaparak halkı geleyana getirmek ve olayları tüm sokaklara yaymak. Halkımızı provakasyonlara gelmemeye çağırıyorum. Kesinlikle bir gerilim istemiyoruz. Bu provakasyona gelmeyeceğiz. Ne olursa olsun biz bu seçimi gerçekleştireceğiz ve bu barajı aşacağız.”

  • SON DAKİKA: Yüzbinlerin Katıldığı Amed Mitinginde İki Ayrı Patlama

    SON DAKİKA: Yüzbinlerin Katıldığı Amed Mitinginde İki Ayrı Patlama

    Yüzbinlerin tarihi bir seçim mitingi gerçekleştirdiği HDP’nin İstasyon Meydanı’ndaki mitinginde nedeni belli olmayan iki patlama meydana geldi. Onlarca yaralı var….

    Patlamanın nedeni ilk olarak trafo patlaması olarak açıklansa da ikinci patlamanın yaşanması olayın bir saldırı olduğunu gösteriyor.

    Miting dağılıyor, Türk polislerlerinin halka saldırısı da devam ediyor.

    SON DAKİKA: Yüzbinlerin Katıldığı Amed Mitinginde İki Ayrı Patlama 1

     

    Ayrıntılar birazdan…

  • Bu Sayfa nasıl başladı?

    Bu Sayfa nasıl başladı?

    Uzun yıllara dayanan yemeğe ve yemek yapmaya olan sevgim ve ilgimin ana kaynaklarından biri yemeğe meraklı bir aile ve kültürden gelmemdir. Londra da yaşamaya başladıktan sonra, benim için paha biçilmez olduğunu düşündüğüm, dünya mutfaklarını keşfetme ve yakından tanıma fırsatım oldu. Bu yeni keşifler büyüdüğüm bölgelerin yemeklerini de yeniden keşfetmeme ve aynı zamanda kendi mutfağıma aktarma çabasını da başlattı.

    Bu Sayfa nasıl başladı? 1

    Bütün bu yemek serüvenleri Kürt yemeklerine farklı bir gözle bakmama mahal veren bazı düşünceleri de uyandırdı. Örneğin Kürt yemeklerinin dünya mutfakları arasında “sessiz kahramanlar” rolünü oynadıklarını ve bunun Kürt kimliğine ve kültürüne olan genel bir tutumun sonuçlarından sadece biri olduğunu gördüm. Nasıl ki Kürt kimliği Orta Doğu toplumları arasında yok sayılmışsa, Kürt yemekleri de çevresinde bulunan, egemenlikleri altında oldukları ülkeler tarafından ya yok sayılmış yada sahiplenilmiştir. Bu düşünceler ve gelişmeler sürecinde Kürt yemeklerini sadece kendim için değil toplum genelinde kayıtlarının da yapılması gerekliliği kaygısı da başladı. Bu sebeplerle kendi çabalarımla bir araya getirmeye başladığım yemek tariflerini Londra’da yaşayan, öncelikle Kürtlere ve aynı zamanda Türkiyeli ilgili diğer toplumların da ulaşmalarına mahal tanıyacak bir çalışmanın hem çok gerekli hem de aynı derecede faydalı olduğunu düşündüm. Bütün bunların sonucunda Çêja Mezopotamya (Mezopotamya Tatları) köşesini Telgraf gazetesi aracılığı ile başlatma kararı aldık

    Neden Kürt Yemekleri ?

    Hemen hepimizin bildiği gibi yemek fiziksel bir eylemin çok ötesinde bir faaliyettir. Yemek yeme, üretme, hazırlama, pişirme, saklama şekilleri bir toplum hakkında, o toplumun yaşam tarzları, kültürel değerleri, coğrafyası vs. dahil olmak üzere o toplum ile ilgili çok detaylı veriler sunar. Örneğin dünyadaki pek çok halk gibi Kürtler de duygularını genellikle yemek aracılığıyla ifade eden bir halk diye tanımlanabilinirler. Misafirperverliklerini, sevgilerini saygılarını mutluluklarını genellikle pişirdikleri ve sundukları yemekler aracılığıyla gösterirler. Yemek, düğün, doğum, ölüm, bayram, ve benzeri bir çok ritüellerin ayrılmaz bir parçasıdır mesela. Bu sebeple bir kültürün nesillerden nesillere aktarılmasını sağlayan en büyük unsurlarından birinin o toplumun dili kadar yemekleri olduğu göz ardı edilmemesi gereken çok mühim bir faktördür. Bu çok mühim sebepten dolayı Kürt yemeklerinin gelecek nesillere aktarılmasının bir yolunun yazılı kaynakların oluşturulması olduğu düşüncesiyle bu yolculuğa giriştik.

    Londra da Kürt Yemekleri

    Tarih boyunca ve günümüzde Kürtler göç etmeye mahkum edilmişlerdir. Göçün kaçınılmaz sonuçlarından biri kültür unsurlarının zamanla kaybolması olarak görülse de, bazen bu göçler gidilen yerlere kendi toplumların kültür unsurlarını taşıma ve oradaki kültürlerden etkilendiği kadar onları da etkileme fırsatları da yaratır. Örneğin yemek kültürünü düşünecek olursak Londra’da kebap yada lahmacun yememiş yabancı uyruklu çok insan yoktur. Hele ki Kuzey Londara’da ve Haringey Green Lanes yakınlarında yaşıyorlarsa. Ya çökelek ve ıspanakla yapılan pek çok yerde gözleme olarak satılan, marifetli Kürt kadınlarının hemen her köşe başındaki lokanta ve kafe camekanlarında yaptıkları, yabancıların hayranlıkla yedikleri katma’lara ne demeli?

    Ama pek çoğumuz biliyoruz ki Kürt mutfağı lezzet zenginlikleri açısından kebap, lahmacun ve katmaların çok ötesindedir. Kendine ait karakteristik niteliklerinin yanında çevresindeki toplum ve kültürden etkilenmiş yemek çeşitleri saymakla bitmez. 

    Sayfamızın Amacı

    Sayfamızın amacını başta Kürt yemeklerinin haklarının iadesini talep etmek ve böylelikle Kürt lezzetlerinin de dünyadaki hakkı olan yerini almasına yönelik bir çabanın başlangıcı olarak tanımlayabiliriz.

    Bu temel hedefler aracılığı ile Kürt yemeklerini araştırmak, güncelleştirmek, tanıtmak ve gelecek kuşaklara aktarmak yapacağımız önemli çalışmaların başında geliyor. Bütün bunları yaparken, aynı zamanda Londra’da yaşayan Kürt coğrafyasından gelen bireylerle iletişim fırsatları yaratıp, yemek kültürlerinin nasıl yaşatıldığı ile ilgili veriler elde etmek ve okuyuculara paylaşmak ta bu çalışmanın başka bir yönü olacak.

    Sayfanın Düzeni

    Amacımız başlangıç olarak Londra’da yaşayan bireylere ulaşıp yaşadıkları bölgelere ait yemek tariflerini öğrenme, yeniden yaratma ve okuyucularla paylaşma ve bu vesilelerle Kürt Kültürünü de tanıma ve tanıtma fırsatlarımız olacak.

    Bu sayfada paylaşılan tariflerin bazıları orjinal eski Kürt yemeklerinin yanı sıra etkilendikleri toplumlardan mutfaklarına alınan pek çok yemek tariflerine de yer verilecektir.

    Bu sayfa aracılığı ile Kürt lezzetlerini okuyuculara buluşturmayı umduğumuz için sayfanın adının Kürtçe’de lezzet anlamına gelen Çêj olmasına karar verdik.

    Çok büyük heyecanlarla başladığımız bu yolcuğumuza, okuyucuların destekleri ve katılımları ile daha da coşkulu bir hal alacağına inanıyor ve hedeflediğimiz amaca hep beraberce ulaşma umuduyla sayfamıza hoş geldiniz diyoruz.

    Hûn bi xêr hatin Çêja Mezopotamya.

    Gelecek hafta KULÎÇE tarifinde görüşmek umuduyla.

     

     

  • Londra’da Oy Verme İşlemi Tamamlandı: Kaç Kişi Oy Kullandı?

    Londra’da Oy Verme İşlemi Tamamlandı: Kaç Kişi Oy Kullandı?

    Birleşik Krallık’ta yaşayan Türkiye vatandaşları hafta sonu (30-31 Mayıs) Olympia Sergi Salonunda oylarını kullandı. Seçimlere katılım yüzde 32 civarında kalırken, toplam 84,558 kayıtlı seçmenden 24,156 seçmen oy kullandı. Londra’da seçmen kaydı bulunan 3,550 seçmen de gümrüklerde oylarını kullandı.

    Haber-Foto: Alaettin Sinayiç

    secim-oylar

    Toplam Seçmen Sayısı: 84,558

    Londra’da Oy kullanan seçmen sayısı: 24,156

    Edinburgh’ta Oy Kullanan seçmen sayısı: 741

    Gümrüklerde kullanılan oy sayısı: 3,550

    Birleşik Krallık seçmen kütüğüne kayıtlı toplamda oy kullanan: 28,447

    Hafta sonu başkent Londra’da bulunan Olympia sergi salonunda yapılan seçimlere katılım tahminlerin altında kaldı. Yüzde 32 civarında katılımın yaşandığı seçimlerde 500’den fazla kişi kaydı bulunmadığı veya başka ülkelerde gözüktüğü için oylarını kullanamadı.

    AVRUPA’DA TOPLAM  1 MİYON 27 BİN 241 SEÇMEN OY KULLANDI

    Yurt dışı seçim merkezlerinde oy kullanma işlemi Avrupa’da dün yerel saatle 19.00’da sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre, gümrükler de dahil olmak üzere 1 milyon 27 bin 241 oy kullanıldı.

    secim-muhurleme

    GÜMRÜKLERDE OY KULLANMA İŞLEMİ 7 HAZİRAN’A KADAR DEVAM EDECEK

    7 Haziran’da yapılacak genel seçim kapsamında 2 milyon 848 bin 652 seçmenin bulunduğu 54 ülke, 112 temsilcilikteki 8 Mayıs’ta başlayan oy kullanma süresi Cumartesi günü sona erdi. Ancak 33 Gümrük kapısındaki oy verme işlemi 7 Haziran’a kadar devam edecek.

    secim-oy-sayim

    OYLAR TÜRKİYE’YE NASIL GÖNDERİLECEK?

    Yurtdışında kullanılan tüm oyların 3 Haziran’da Türkiye’de olması bekleniyor. Ankara’daki Yurt Dışı İlçe Seçim Kurulu’na getirilecek oylar, 7 Haziran akşamı, tüm yurtta oy verme işleminin tamamlanmasının ardından diğer oylarla eş zamanlı açılarak sayılmaya başlanacak.

    Seçimler açısından kritik öneme sahip yurtdışı oyları Türkiye’ye ulaşana kadar elden ele uçaktan kargoya geçerek 4 güne uzayan bir yolculuk yapacak.

Yurtdışı temsilciliklerinde kullanılan oyların korunması ve transferi ile ilgili kuşkular alınan tüm önlemlere karşın giderilemiyor.

    Avrupa’da bulunan 32 temsilcilikteki oylar, YSK’nın Türk Hava Yollarından (THY) kiraladığı 3 uçakla siyasi partilerin temsilcilerinin de bulunduğu komisyon nezaretinde Türkiye’ye taşınacak.

    Uçaklarda komisyonların dışında Dışişleri Bakanlığı ve YSK görevlileri de bulunacak. 3 Uçakta toplam 28 görevli yer alacak. Diğer 80 temsilcilikteki oylar ise 184 diplomatik kurye ile Türkiye’ye getirilecek.

    Oyların taşınmasına ilişkin uçuş bilgileri seçime katılan tüm siyasi partilerle paylaşılırken, siyasi partiler, uçuş masrafları kendilerince karşılanmak üzere 80 temsilcilikten kurye ile getirilecek oyları takip için temsilci görevlendirebilecek.