Birleşik Krallık’ta yaşayan Türkiye vatandaşları bugün sabah saat 10’dan itibaren oy vermeye başladı. Seçim merkezi önünde uzun kuyruklar oluşurken bilgisayar sisteminin bozuk olmasından kaynaklı oy verme işlemi bir saat gecikmeli başladı.
Bugün ve yarın devam edecek seçimlerde Birleşik Krallıkta 81 bin 643 Londra’da, 2 bin 915’i ise Edinburgh’da olmak üzere toplam 84 bin 558 kayıtlı seçmen bulunuyor.
Birleşik Krallıkta sadece iki merkezde kurulan sandıklara halk tepkili. Çok uzak bölgelerden Londra’ya gelmek zorunda kalan vatandaşlar YSK’yı eleştirdi.
Kayıt oldukları halde oy verme merkezine geldiklerinde kayıtları gözükmeyen vatandaşlar başkonsolos Emirhan Yorulmazlar’ın da içinde yer aldığı kriz masasına tepkilerini bildirdi. Çok sayıda vatandaş oy kullanamadan dönmek zorunda kalırken bazı vatandaşlar da bunun bilinçli yapıldığını ifade etti.
Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanı Türkan Budak’ın da Kaydı Çıkmadı
Britanya Kürt Halk meclisi eş başkanı Türkan Budak kayıt yaptırdığı halde kaydı gözükmediği için oy kullanamadı. Seçimlerden önce üç defa kontrol ettiğini ve her defasında Londra Başkonsolosluğunda kayıtlı olduğunu belirten Budak başkonsolos Yorulmazlar ile görüşerek şikayetini dile getirdi. Budak, ‘Kesinlikle bu bilinçli bir durumdur, sadece benim değil oğlumun da kaydı Mersin’de gözüküyor. Mersin ile ne alakam var, şuan benim durumumda olan yüzlerce kişi var, bazılarının da ta Almanya’da gözüküyor.’
UCFL yöneticisi Zelal Nimet Polat da aynı durumdan şikayetçi. Polat kayıt yaptırdığını ve bunu daha sonra kontrol ettiğini ancak buna rağmen gözükmediğini dile getirerek tepki gösterdi.
Londra’nın batısındaki Olympia Sergi ve Konferans Merkezi’nde, İskoçya’nın başkenti Edinburgh’da ise Edinburgh Başkonsolosluğu çalışma ofisinde bugün yerel saatle 10.00-19.00 arasında oy kullanacak. Yarın da aynı saatlerde devam edecek.
Oy kullanma merkezi Hammersmith Road, Kensington, London W14 8UX adresinde bulunuyor.
Birleşik Krallık’ta Mayıs ayı başında yapılan genel seçim sonucu tek başına iktidar olan Muhafazakar Parti’nin kemer sıkma politikaları, yüzlerce kişi tarafından Londra’da protesto edildi.
İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth’in parlamentonun yeni yasama döneminin resmi açılışını yapması ve hükümet programını okumasını takiben, kemer sıkma karşıtı göstericiler, Londra’nın Trafalgar Meydanı’nda protesto eylemi düzenlediler.
Trafalgar Meydanı’ından Başbakanlık binasının bulunduğu Downing Caddesine ve oradan da Parlamento binasına doğru yürüyen göstericiler, “Kesintilere son ver”, “Muhafazakarları def edin”,”Ücretsiz eğitim, Zengini vergilendir”, Kesintileri Muhafazakarlara yapın” yazılı pankartlar taşıdı.
Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı gösteride, protestocular ve polis arasında zaman zaman arbede yaşandı. Parlamento Meydanı yakınlarında, polis tarafından tartaklandıktan sonra yere yatırılan bir protestocu daha sonra göz altına alındı. Bazı polisler göstericileri uyarmak için coplarını çıkardı. Çıkan olaylar sonucu 3 kişi göz altına aldındı.
Olayların devam ettiği sırada, Ukip milletvekili Douglas Carswell, prostocuların geçtiği alanda bir gösterici tarafından fark edildikten sonra ablukaya alınarak “Irkçı Ukip” sloganları atıldı.Güvenliği sağlamaya çalışan polis, kalabalığı geri püskürterek, Douglas Carswell’i polis aracına bindirdikten sonra olay yerinden uzaklaştırdı.
NCAFC (Ücret ve Kesintilere Karşı Ulusal Kampanya) ve People’s Assembly (Halk Meclisi) adlı gruplar tarafından düzenlenen protesto gösterisinin, parlamentonun açılış töreni ile eş zamanlı yapılmasının sebebi hükümetin barbarca politikalarına karşı mücadele edileceğinin mesajını vermek. Grup, 20 Haziran’da gerçekleşecek kesinti karşıtı protestoya, yoksul, özürlü, göçmen, öğrenci, işsiz, herkesi hükümetin yıkıcı politikalarına karşı yürümeye davet etti.
Gösteriye katılan yüzlerce kişi, Muhafazakar hükümetin önümüzdeki dönemde yürüteceği kemer sıkma politikalarıyla mevcut ekonomik durumu daha da kötüleştireceği kanaatinde. Ülkenin sağlık sisteminin özelleştirilmesine, eğitim ve kamu hizmetlerindeki kesintilere karşı çıkan protestocular aynı zamanda grevlerin yasadışı, göçmenlerin ise günah keçisi ilan edilmesini eleştirdi.
Protesto gösterisi, Trafalgar Meydanı’nında geri toplanan göstericilerin taleplerini dile getirmesi ile sona erdi.
Avrupa Parlamentosunun İlk Ezidi Milletvekili Ünvanına Sahip Olan Uca, Şimdi de Türkiye’nin İlk Ezidi Milletvekili Olma Yolunda.
7 Haziran’da yapılacak Türkiye genel seçimlerine sayılı günler kaldı. Ülkenin en kritik seçimlerinden birisi olarak tanımlanıyor. Herkes HDP’nin barajı aşıp aşmayacağı noktasına kilitlenmiş. Tartışmaların temel gündemini HDP oluşturuyor. Farklı kimliklerden ve inançlardan adayları parti bünyesinde toplayan HDP barajı aştığı takdirde meclise ilk defa birisi Diyarbakır’dan, birisi de Batman’dan olmak üzere iki tane Ezidi de gönderecek.
Daiş’in Şengale saldırısı ile beraber büyük bir insanlık trajedisi yaşayan Ezidileri, dünya bu saldırı ile beraber en çok tanıdı. Biz de hem bu trajediyi, hem de seçimleri HDP Diyarbakır milletvekili adayı Feleknas Uca’ya sorduk.
Seçim çalışmalarınız ile başlayalım, nasıl gidiyor çalışmalar?
Çok yoğun geçen bir seçim çalışması var. Çalışmalar kapsamında il ve ilçeler başta olmak üzere, köy köy, ev ev dolaşmayı ve çalışma yürütmeyi hedef olarak koyduk önümüze. Yoğun bir tempoyla çalışıyoruz, Herkese ulaşıp, herkesi ikna etmeye çalışacağız..Hedefimizi Amed’ten 11 milletvekili çıkarmak. Bağımsız olarak 6 milletvekili çıkarmıştık daha önce, o dönem parti olarak girmiş olsaydık bu 9 milletvekiline denk geliyordu. Fakat bu seçimlerdeki hedefimiz 11 milletvekilidir. Tabi birkaç milletvekili seçmenin ötesinde bir anlamı var bu seçimlerin. Adeta savaş ile barış arasında bir referandum.
Meclise girmeniz Ezidi toplumu için ne ifade eder ve siz bu konuda ne gibi çalışmalar yapacaksınız?
Mevcut sistem askeri darbenin dizayn ettiği bir sistem, ülkenin yüzde 90’ı Müslüman kabul edilen bir sistem. Bu yüzden ülkedeki Alevi, Ezidi, Hristiyan, Yahudi ve Süryaniler Müslüman olarak kabul ediliyor. Ülkenin anayasasında inanç özgürlüğü yok. Yani bizlerin inançları din olarak kabul edilmiyor. Halen okullarda farklı dinlere mensup çocuklara zorla islam dini dersi veriliyor. Cemevleri halen ibadethane statüsünde değil. Tamamı farklı dine mensup olan köylere camiler inşa ediliyor. Bunların hepsi birer sorun. Birçok Ezidi köylerine, topraklarına geri dönmek istiyor, ama halen bunun önünde büyük sıkıntılar var, arazi meselesi gibi.
Ezidilik resmiyette halen bir din olarak kabul edilmiyor. Ezidilerin kimliğinde din hanesine halen dinsiz ve çarpı işareti koyuluyor. Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan tüm dinlerin kabul edilmesi ve anayasada yer alması için yoğun bir çalışma yürüteceğiz.
Şengal’den Türkiye’ye gelen Ezidiler ne durumdalar?
Şengal katliamından sonra göç eden yüzbinlerce Ezidi’den 31 bini Kuzey Kürdistan’a geldi ve şuan farklı kamplarda yaşıyorlar. Bunlar halen devlet tarafından mülteci olarak bile kabul edilmiş değil. Mülteci statüsünde kabul edilmedikleri için hastanelere gidemiyorlar, tedavi göremiyorlar. Bu sorunların çözümü için çalışmalar yürüteceğiz.
FELEKNAZ UCA
Şengal’de yaşanan insanlık trajedisine gelirsek, en önemli konuların başında Daiş’in elindeki Ezidi kadınların durumu. Bu konuda neler yapıyorsunuz ve neler yapacaksınız?
Halen Daiş’in elinde esir olan binlerce Ezidi kadın var. Son Demokratik Özgür Kadın hareketi kongresinde bu konuyla ilgili bir platform kuruldu. Ezidi Kadınları Özgürleştirme platformu olarak çalışmalarımıza başladık. Daiş’in elinde tek bir kadın kalana kadar bu çalışmamız devam edecek. Ellerinde sadece Ezidi kadınlar yok tabiki, şuan ellerinde Arap, Süryani, Türkmen ve Hristiyan kadınlar da var.
Çünkü bu bir insanlık sorunudur ve biz bu sorunun çözümü için büyük bir mücadele vereceğiz. Hatta kadın pazarları Türkiye’ye kadar ulaşmış. Urfa’da bile Ezidi kadınların satıldığı bilgisi geldi bize.
Daiş’in elindeki Ezidi kadınların sayısı ile ilgili elinizde bir rakam var mı?
Şimdiye kadar yaptığımız çalışmalarda ortaya çıkan duruma göre 5 bin ile 7 bin arası Ezidi kadın kayıp. Şimdiye kadar 500 civarında Ezidi kadın özgürleştirildi.
YPG ve YPJ güçleri beş kadını özgürleştirmişti. Kobane’ye getirdiler. Ben de bu bahsettiğim platform adına gidip onları oradan aldık. Gerekli tedavileri Türkiye’de yaptık sonra Duhok’ta ailelerine teslim ettik.
Meclise girdiğinizde bu çalışmaları oraya nasıl yansıtacaksınız?
Partimiz barajı aşıp meclise girdiği zaman sadece Ezidi kimliğimle değil, kadın kimliğimle de tüm kadınların temsilcisi ve kadın mücadelesinin bir neferi gibi hareket edeceğim.
Genel olarak Ezidiler ne yapmalı, bu acı olayların yaşanmaması için nasıl bir tedbir almalılar?
Ezidiler kendilerini daha fazla örgütlemeli. Şayet Ezidilerin kendi askeri gücü olsaydı, örgütlü olsalardı bu kadar büyük felakatler, trajediler ve katliamlar yaşanmazdı. Bu kadar kadınımız da Daiş barbarlarının elinde esir olmazdı. 450 bin Ezidi yurdundan topraklarından sürgün olmazdı. Bu açıdan buna en büyük cevap Ezidilerin kendi öz örgütlülüklerini kurup kendi kaderlerini tayin edebilecek örgütlü güce ulaşmalarıdır.
Tekrar seçimlere dönersek, neden bu kadar önemli bu seçimler?
Bizim açımızdan bir referandum niteliği taşıyor. Hem çözüm süreci, hem de Türkiye’nin demokratikleşmesi açısından çok kritik bir seçim. Tüm halkların ve inançların özgürce ve eşit bir şekilde yaşayabilmesinin zeminini yaratmak için HDP gibi enerjisini ve gücünü halktan alan bir partinin meclise girmesi gerekiyor. Bakıyoruz HDP tüm halklardan aldığı destek büyüdü, tüm Türkiye’den oy alan bir noktaya geldi, bu durum birilerini korkuttu ve birçok merkezde partimize planlı bir şekilde saldırmaya başladılar.
Neden saldırıyorlar, amaçları ne?
AKP tek başına aslında devletin kendisi olmak istiyor, tek başına her şeye muktedir olmak istiyor. Bakıyoruz yine TEKlemeye başladılar. Halkları, farklılıkları yok sayan, herkesi kendisine benzetmeye çalışan bir anlayış hakim ve bu anlayış başkanlık sistemi ile iktidarını daha da güçlendirmek istiyor. İşte bu yüzden bizim mücadelemiz önemli, bu yüzden barajı güçlü bir şekilde aşmalıyız. Bizim şahsımızda halk bu gidişata dur diyecek. Biz bu provakasyonlara gelmeyeceğiz, tehlikeleri ve bu tehlikeler karşısındaki çözümümüzü daha fazla anlatacağız. Daha fazla örgütlenerek bu saldırılara cevap vereceğiz.
Yapılan tüm araştırmalara göre AKP’nin oylarında bir düşüş yaşanıyor. Sizce bunun nedeni nedir?
AKP mağduriyet politikası yaparak, özgürlük ve demokrasi vaad ederek işbaşına geldi. Ancak iktidarı ve gücü kendi etrafında topladıktan sonra bunların zıttını yapmaya başladı. Mazlum politikası ile gelen iş başına AKP en büyük zalim oldu. Şimdi maske düştü ve halk AKP’nin deşifre olan gerçek yüzünü gördü. Eskisi gibi kandıramıyor artık.
HDP’nin kadın adaylarının çokluğu çok tartışıldı, siz bu konuda nasıl okuyorsunuz?
Kadın adaylarımızın sayısı 268, bu sayı diğer üç partinin kadın aday sayısının toplamından fazla. Toplumu değiştirecek tek güç kadındır, ülkeyi demokratikleştirecek güç te yine kadındır. Bu yüzden kadınların güçlü temsiliyeti çok önemli. Siyaseti erkeğin işi olarak gören zihniyete de aynı zamanda bir cevaptır. Kadınlar barışın da teminatıdır. Çünkü bu savaştan en büyük zararı gören kadının kendisidir.
Biz Türkiye’nin gerçek rengiyiz. Bizler halkların ve inançların partisiyiz. Bizler eşitliğin partisiyiz. Bizi diğerlerinden ayıran da bu noktadır ve bizi başarıya götürecek olan yine bu gerçekliktir.
Yıllarca Avrupa Parlamentosunda milletvekilliği yaptınız. Türkiye’yi yakından takip ettiniz, şimdi de içerden bakıyorsunuz, nasıl görüyorsunuz ülkenin durumunu?
Demokrasi ve ekonomi sorunu başta olmak üzere çok ciddi sorunlar mevcut. Halkların özgürlük ve eşitlik sorunu var. Zengin ve fakir arasındaki uçurum gittikçe büyüdü. Bu gidişata dur demek ve gittikçe büyüyen bu sorunlara çözüm bulmak amacıyla yoğun bir tartışma yürüteceğiz. Sorunları halk ile beraber, manifestomuzda da belirtildiği çerçevede ülkenin tüm sorunlarını çözmek için mücadele edeceğiz.
HDP’nin barajı aşıp meclise girmesi ne anlama gelecek?
‘Bizler HDP, Bizler Meclise’ sloganı partimizin özetidir. Herkesin kendisini içinde gördüğü ve sahiplendiği bir çizgi. Diktatörlüğe karşı halkın zaferi olacak. Türkiye’nin demokratikleşmişine doğru bir yürüyüş başlamış olacak.
Son bir mesajınız var mı?
Özellikle Avrupa’da yaşayan insanlarımızın desteğine ihtiyacımız var. Bu mücadelenin, verilen emeğin zafere ulaşması ve aydınlık yarınlar için Avrupa’da yaşayan halkımızın mutlaka sandık başına gidip oy kullanmasını istiyoruz. Umudum odur ki 8 Mart sabahı daha güzel bir Türkiye’ye hep birlikte uyanacağız.
Feleknas Uca kimdir?
Ezidi bir Kürt ailenin çocuğu olan Feleknaz Uca 1976 yılında Almanya’da doğdu. Ailesi birçok Ezidi gibi Türkiye’den Almanya’ya sürgüne gitmek zorunda kalmıştı. Feleknaz Uca Avrupa Parlamentosunun ilk Ezidi milletvekili olma kimliğiyle 1999 yılından 2009 yılına kadar Avrupa parlamentosu milletvekili olarak görev yaptı. Uca şimdi de HDP Batman Milletvekili adayı Ali Atalan ile birlikte Türkiye’nin ilk Ezidi milletvekilleri olma yolunda.
30-31´ê Gulanê roja Şemî û Yekşemê hemwelatiyên Tirkiye yên li Brîtanya dijin dê biçin ser sindoqan. Jibo hilbijartina herî krîtîk ya Tirkiye ya 7´ê Hezîranê 86 Hezar hilbijêr dê li London û Edinburghê dengê xwe bikar bînin.
Li gorî piranî anketên dawî HDP benda sedî dehan derbas dike û li gorî hinekan jî di sînorê sedî dehan de ye. Li gorî hin şîrketên girîng yên lêkolînê tê xuya kirin ku bi derbas kirina benda sedî ya HDP´ê re, dê AKP bi tena serê xwe nikaribe hikûmetê ava bike.
Tê xûyakirin ku dengên li derveyî welêt tên bikaranîn dê bandoreke mezin li encamên hilbijartinê bike. Deng dayîna 8´ê Gulanê li Ewrûpa dest pê kirî dê di 31´ê Gulanê de bi dawî bibe. Jibo parastina sindoqan sê mifte jibo odeyên ku deng lê werin parastin hatine çêkirin û dê van mifteyan bidin AKP, CHP û MHP´ê. Dema ku çûwalên dengan bibin Tirkiye jî dê endamekî/ê HDP´ê jî di balafira kargoyê de wekî çavdêr hebe. Wekî din jî dema ku deng li Enqere werin hejmartin jî dê endamekî koordinasyona HDP´ê ya Brîtanya jî li wir amade be.
Kordînasyona hilbijartinê ya Brîtanya diyar kir ku ´berpirsiyariyeke dîrokî li pêşiya gelê me ye û lazim e gelê me li gorî vê berpirsiyariyê xwe amade bike.´ wekî din jî jibo birina gel ya ser sindoqan amadekariyeke mezin hatiye kirin. Kordînasyona hilbijartinê dê ji gelek herêman erebeyan rake navnîşana dengdayînê ya li Hammersmith Road, Kensington, London W14 8UX.
Kordinasyona Hilbijartinê Ya HDP´ê Dê Gel Bikişîne Ser Sindoqan
Kordînasyona Hilbijartinê Ya HDP´ê ev demeke dirêje bi rihê seferberiyê dixebite. Her roj li gelek herêman standan dideyne û gel hişyar dike, hema bibêje cihekî ku belavok negihiştiyê nehiştiye, li dawetan digere û banga hişyariyê dike, bi rêya medya sosyal bikartînin û her roj li gelek navendan civîn tên li dar xistin. Di nav kordînasyonê de 26 sazî cih digirin û bi awayekî çalak xebatên xwe dimeşînin.
Hemweletayên Tirkiye yên li Brîtanya dijîn jibo hilbijartina parlementoya Tirkiye, dê 30-31 Gulanê li Kensington´ê li Navenda Peşengeha Olympia biçin ser sindoqan.
Di derbarê hilbijartinê de çend pirs:
Sindoqên hilbijartinê dê kengî û li ku wern danîn?
30-31 Gulanê du rojan hûn ê bikarin denge xwe bikar bînin. Ji van her du rojan hûn kîjan rojê herin bi dile xwe ne. Li Londonê dê dengdan li Olympia Exhibition Centre (Hammersmith Road, Kensington, London W14 8UX) were kirin.
Li Îskoçya jî li Edinburg’ê, (Forsyth House, 93 George St, Edinburgh EH2 3ES) dê sindoq werin danîn.
Randewû hewce ye?
Na, sîstema randewûyê hatiye rakirin. Yek ji van her du rojan hûn dikarin biçin dengê xwe bidin.
Ez çi bi xwe re bibim?
Jibo hûn bikarin dengê xwe bikar bînin divê navê we di lîsteya hilbijartinê de hebe û divê hûn nasnameyeke ku wêneyê we li ser bi xwe re bibin. (Nasname an jî pasaporta Tirk)
Şehîdên têkoşîna azadiya Kurdistanê yên di meha gulanê de jiyana xwe ji dest dane, li paytext Londonê hatin bîranîn. Bernameya bîranînê roja Înê li Navenda Civaka Kurd ya li Haringeyê ye pêk hat.
Bernameya bîranînê bi deqeyek rêzgirtin dest pê kir. Paşê sînevîzyona li ser şehîdên meha Gulanê hatî amade kirin hat nîşandan. Di axaftinên hatîn kirin de bal kişandin ser girîngiya rola şehîdên meha gulanê.
Yek ji endamê meclîsa gelê Kurd ya Brîtanya Ali Poyraz jî di axaftina xwe de bal kişand ser rola şehîdan û anî ziman ku xwedî derketina şehîdan di xwedî derketina têkoşîna wan re derbas dibe.
Di axaftinan de hate diyarkirin ku meha Gulanê meşa şoreşa Kurdistan û Tirkiye ye û diyar kir ku di vê mehê de gelek şehîd çêbûne. Di daxuyaniyê de hate bibîranîn ku kadorên pêşeng ên şoreşa Kurdistan û Tirkiyeyê Sînan Cemgîl, Alpaslan Ozdogan, Kadir Manga, li çiyayê Nûrheqê, Denîz Gezmîş, Huseyîn Înan, Yusuf Aslan hatin bidarvekirin, Îbrahîm Kaypakkaya di îşkenceyê de hate qetilkirin, Hakkî Karer li Dîlokê, Halîl Çavgun jî li Hîlwanê bi hovane hatin qetilkirin.
Di berdewama daxuyaniyê de bal kişandin ser berxwedana Zîndana Amedê ya li hemberî derbeya 12yê Îlonê û wiha hat gotin: “Ferhat Kurtay, Eşref Anyik Mahmut Zengîn û Necmî Oner bedena xwe dan agir û kevneşopiya berxwedanê domandin. Ji kadroyên pêşeng ên PKK’ê Mehmet Karasungur û Îbrahîm Bîlgîn di encama pevçûnên di navbera du komên Başûrê Kurdistanê de jiyana xwe ji dest da. Di heman mehê de Mizgîn (Gurbet Aydin) li Tetwanê di encama pevçûneke bi hêzên dagirker ên dewleta Tirk de, ji bo bi saxî nekeve dest, bombe bi xwe ve teqand û gihiştiye şehadetê.”
Piştî axaftinan hunermend îbocan û şevder stranên xwe diyarî şehîdan kirin.
Londra’da yaşayan bir grup sanatçı, yazar, gazeteci ve akademisyen 7 Haziran seçimlerinde HDP’yi desteklediklerini açıkladılar. Pazartesi günü Wood Green Kütüphanesi önünde toplanan grup tek cümlelik basın açıklaması yaparak HDP’yi desteklediklerini belirttiler.
Tek cümlelik açıklamada; “Söz uçar oylar kalır! Şimdi barışın, aydınlığın,özgürlüğün, eşitliğin, kardeşliğin, sevginin bize ihtiyacı var. Şimdi umudun bize ihtiyacı var. Oylar HDP’ye bizler meclise! Umut meclise!…” denildi.
DİĞER BİR DESTEK TE İNGİLTERE’DE YAŞAYAN AKADEMİSYENLERDEN GELDİ
İngiltere’de yaşayan bir grup akademisyen de yayınladıkları açıklama ile neden HDP’yi desteklediklerini açıkladılar.
Yapılan açıklamada şunlar belirtildi;
‘‘Türkiye’deki demokrasi mücadelesinde önemli bir süreçten geçilen böylesi bir dönemde yapılacak olan 7 Haziran’daki genel seçimler, hayati öneme sahiptir.
Emekçilerin hak gasplarına, eğitimin bilimsel, sorgulayan, eleştiren değil muhafazakar, itaat eden bir nesil yetiştiren tarzda düzenlenmesine, Kürt halkına, Alevi inancına sahip ve diğer etnik ve dinsel inanca sahip kesime yönelik saldırı, inkar ve asimilasyon politikalarına, kadın haklarına yönelik saldırılara, gençlerin geleceksizleştirilmesine ve çevrenin talan edilmesine
karşı mücadelede 7 Haziran’da yapılacak olan genel seçimlerde emek, demokrasi, barış güçlerinin kazanımla çıkması önemlidir. Bu nedenle aşağıda ismi bulunan ve İngiltere’de yaşayan akademisyen, aydın, sendikacı, eğitmen, sanatçı ve değişik meslek sektöründe çalışan ilerici kesimler olarak, Türkiye’de yaklaşan genel seçimlerde halkların, ötekileştirilenlerin, ezilen kesimin parlementoda sesi olacak olan Halkların Demokratik Partisi ve ittifak içinde olan parti ve örgütlerini destekliyor, oylarımız HDP’ye diyoruz.İngiltere’de yaşayan Türk ve Kürt kökenli emekçilerin, toplumun, aydınların ve sanatçıların oylarını HDP’ye vermesi çağrısında bulunuyoruz.’’
ADA BURKE (OYUNCU – EĞİTMEN), AÇELYA KANÇELİK (YÖNETMEN), AHMET GÜVEN (ARAŞTIRMACI YAZAR), AKIN OLGUN YAZAR (GAZETECİ), ALADDİN SİNAYİÇ (YAZAR – GAZETECİ), ALİ KOZLUDERE (MÜZİSYEN), ANIL DUMAN (MÜZİSYEN),AYŞEGÜL ERDOĞAN (MÜZİSYEN), BARAN DENİZ DURAN (MÜZİSYEN), BARIŞ CELİLOĞLU (OYUNCU – YÖNETMEN),BÜLENT DEMİRCİ (MÜZİSYEN), BURAK TOPALAKCI (SİNEMA – SES TASARIMI), CAHİT BAYLAV (MÜZİSYEN – EĞİTMEN),CANER ŞAHİN (MÜZİSYEN – EĞİTMEN),CELAL PERK (TİYATRO – EĞİTMEN),CEMO (RESSAM).
CEYHUN C. GÜNER (MÜZİSYEN), ÇİĞDEM ASLAN (MÜZİSYEN), CİHAN GÜZEY(MÜZİSYEN),DENİZ KAVALALI (SİNEMA – EDİTÖR), DERVİŞ TEZCAN (OYUNCU – EĞİTMEN), DOĞAN ÖRS (RESSAM), DURSUN CAN ÇAKIN (MÜZİSYEN), DURUL GÜR (SİNEMA – YÖNETMEN),EKİM ZAFER ACUN (SİNEMA – YÖNETMEN),EMRE KUBİLAY (MÜZİSYEN),ENVER BARIŞ (MÜZİSYEN – BESTEKAR), ERDOĞAN BAYIR (MÜZİSYEN), FARUK ESKİOĞLU (YAZAR – GAZETECİ), FİLİZ TÜRKMEN(GÖRSEL TASARIM),GENCO MURAT ÖZKAN(MÜZİSYEN),GÖKHAN MACİT (MÜZİSYEN), GÜRDAL YÜCE(MÜZİSYEN).
Muhafazakar partinin iktidara gelmesi ve önümüzdeki 100 gün içinde yapacağı kesintiler konusunda belli başlıklar sunması ülke genelinde protesto ve eylemlerin yapılmasına yol açtı.
7 Mayıs’da yapılan genel seçimler, seçilen yeni hükümet ve bakanlar, bunun yanında maliye bakanı George Osbourne’nun açıklamaları ülke genelinde bir çok şehirde irili ufaklı protesto eylemlerin yapılmasın yol açtı. Bu anlamda önce Londra’da, daha sonra Cardif, Bristol ve Lincoln’da sayısı 5000 kişinin altına düşmeyen eylemlikler yapıldı. Bu eylemlikler konusunda en çok dikkat çeken etkenlerin başında ise sıradan mahelle ve semt halkının örgütlediği eylemler olmalarıydı. Bu konuda’ki gelişmeleri dikkate alan bir çok kesinti karşıtı kampanya örgütü 20 Haziran’da People’s Assembly (Halkların Birliği) grubunun başını çektiği bir eylemi hayata geçirmek için düğmeye bastılar.
Eylemlikler Londra’da farklı semtlerde başladı
Kesinti ve tasarruf politikalarına karşı eylemlikler geçen hafta sonu Londra’nın semtlerine yansıdı. Bu anlamda Londra’nın bir çok yerinde irili ufaklı eylemlikler yapılırken, Türkiye’li ve Kürt toplumun yoğunlukla yaşadığı Haringey, Hackney, Islington ve Enfield bölgelerinde toplum üyelerinin katıldığı eylemlikler yapıldı. Haringey’de yapılan eylemde yoğun yağışa rağmen yaklaşık 100 kişi katılırken, Türkiye’li toplum üyelerinin de bu eylemde yer almaları dikkat çekti. Yoğun yağmur dolayısıyla eyleme ara veren Haringey Kesintilere Karşı sakinleri daha sonra megafon ve sözlü bilgilendirme yapmak için Wood Green Alış Veriş Merkezine girdiler. Güvenlik görevlilerinin müdahalesine rağmen halktan büyük destek gören eylemciler dağıttıkları bildiri ve yaptıkları çağrılar ile halkı 20 Haziran’daki büyük eyleme çağırdılar. Bunun yanında özellikle mağaza çalışanlarının sorunlarına değinen eylemciler asgari saat ücretinin ‘Londra yaşam ücreti’ ile değiştirilip herkese daha iyi bir yaşam şansı verilmesinin altını çizdiler. Bu çağrı özellikle alış veriş merkezinde çalışan işçiler tarafında büyük destek gördü. Haringey’in dışında Hackney ve Islington’da yapılan eylemlikleri yine yoğun yağış durduramadı. Bu bölgelerde’de bir araya gelen semt sakinleri 20 Haziran için çağrı yaparak herkesi bilgilendirmeye çalıştı. Enfield’de ise Edmonton Alış Veriş Merkezi önünde açıklan stand ile bilgilendirme yapıldı.
Yapılan tüm eylemliklerde kimi yerlerde temsilen ve kimi yerlerde kitlesel katılan Türk ve Kürt Toplumu Merkezi Day-mer üyeleri, özellikle Türkiye’li ve Kürt vatandaşları kesinti ve tasarruf politikaları konusunda bilgilendirmeye çalıştı. Önümüzdeki dönemde başta sosyal yardımlar olmak üzere, eğitimde ve sağlıkda büyük kesintilerin yaşanacağını belirten Day-mer temsilcileri İngiltere’de yaşayan yerli göçmen tüm halkların sorunlarına sahip çıkıp buna karşı örgütlenmeleri gerektiğini belirttiler.