Author: ali

  • Türkiye’yi boykot etmek elimizde

    Türkiye’yi boykot etmek elimizde

    İngiltere’nin Türkiye ile askeri ve ticari anlaşmalarını büyütmesine tepki gösteren Boykot Türkiye Kampanyası sözcülerinden Esther Lutz, Türkiye’yle işbirliğinin işgal saldırılarına destek anlamına geldiğini vurguladı. Türkiye’yi boykot çağrısında bulunan Lutz, “Türkiye’yi tercihlerimizle bile boykot edebiliriz. Türkiye’ye gitmemek, mallarını almamak elimizde” diye konuştu.

    Esther Lutz
    Esther Lutz

    Türkiye ile İngiltere arasındaki silah ticaretine dikkat çeken Lutz, “İngiliz devleti Türkiye’yi yandaşı olarak görüyor ve silah ticaretinde sıkı bağları var. Kürtlere yönelik baskı, Rojava’daki işgal de bununla bağlantılıdır. Aslında Türk rejimine karşı ses çıkaran tüm kesimler İngiliz yapımı silahların tehdidi altındadır” dedi. Silah ticaretinin siyasi işbirliğini de beraberinde getirdiğinin altını çizen Lutz, “Britanya’nın bu çıkar politikalarının önüne geçmek için gereken her şeyi yapmalıyız” diye konuştu.

    Brexit sonrası yeni pazar

    Türkiye-İngiltere ticaret hacmi 2018 yılında 18,6 milyar dolar ve 2019 yılında ise 16,3 milyar dolar seviyesinde. 2020 yılı Ocak-Temmuz döneminde İngiltere’ye 5 milyar 427 milyon dolarlık ihracat yapıldı. İngiltere’nin Brexit sonrası yeni pazar arayışının Türkiye’yle bağlarını güçlendirdiğini kaydeden Lutz, “Britanya hâlâ Türkiye’nin çok büyük bir partneri. Brexit’ten sonra bu bağları daha da güçlenecek, çünkü Britanya kendine yeni pazarlar arıyor. Birkaç gün içerisinde Britanya’nın AB üyeliği sonlanacak ve Türkiye ile ilişkilerinin güçlendiği günleri görmeye başlayacağız” ifadelerini kullandı.

    Türkiye’yi silahlandırmayın

    Türkiye ile ilişkilerin geliştirilmesine tepki gösteren ve “Türkiye demokratik bir yer değil; siyasiler, gazeteciler, akademisyenler tutuklanıyor” diyen Lutz, Erdoğan hükümetiyle ekonomik ilişkileri güçlendirmenin insanlık dışı uygulamalara da destek olmak anlamına geldiğinin altını çizdi.

    Rojava’ya Ekim 2019’da gerçekleştirilen işgal saldırısından bu yana “Türkiye’yi boykot” kampanyasını sürdürdüklerini belirten Lutz, dört aşamalı bir strateji izlediklerini kaydetti: “Birincisi Türk markalarını boykot etmek; ikincisi Kürtlerin dahil edilmediği kültürel etkinlikler ve kurumları boykot; üçüncüsü akademik boykot; dördüncüsü de Türkiye’yi silahlandırmayı durdurun.”

    Turizm ve mal boykotu

    Daha çok Türkiye’ye silah satışının durdurulması ve turizm boykotu çalışmalarına ağırlık verdiklerini kaydeden Lutz şunları belirtti: “Britanya için Türkiye önemli bir turistik merkez. Avrupa’nın en büyük seyahat grubu TUI ile THY’nin Erdoğan ailesiyle bağlantıları var. İngiliz pazarından çok fazla kar yaptıkları da ortada. TUI ofisleri önünde broşürler dağıtıp Türkiye’nin sadece turistik bir coğrafya değil aynı zamanda katliamlar ülkesi olduğunu anlattı. Mal boykotunda markaları öne çıkardık. Örneğin Beko, yine Nike markası Türk milli takımına ciddi paralarla sponsorluk yapıyor.”

    Siz de boykot edebilirsiniz

    Herkesin bir şekilde boykota dahil olabileceğinin de altını çizen Lutz şöyle devam etti: “Boykota katılmak sizin elinizde. Örneğin; Türkiye’ye tatile gitmemek sizin elinizde, Beko gibi listelediğimiz bazı markalardan alışveriş yapmamak da sizin elinizde. Sanatçıysanız Türkiye’de konser vermeyin, sahne almayın… Yani bireysel olarak inisiyatif sizin elinizde ve Türkiye’yi aslında tercihlerinizle bile boykot edebilirsiniz.”

    Geçmişte Güney Afrika günümüzde de İsrail’e ilişkin ciddi bir boykot kampanyası yürütüldüğünü hatırlatan Lutz, “İsrail’e ilişkin de ciddi bir boykot kampanyası var. Türkiye’de İsrail’le benzer politikalar güdüyor. İsrail boykotu bir başarı yakalamış durumda. Türkiye için de başarı sağlanabilir” mesajı verdi.

    EREM KANSOY/LONDRA

  • Roj Kadın Vakfı 50 yaş ve üzeri Kadınları Destekleme Projesi başlıyor

    Roj Kadın Vakfı 50 yaş ve üzeri Kadınları Destekleme Projesi başlıyor

    Roj kadın vakfı yeni bir projeyle daha çalışmalarına devam ediyor. Vakıftan yapılan açıklmada şu ifadeler yer aldı:

    “Koronavirüs (COVID-19) nedeniyle Kürt ve Türk Kadınlarına Toplumsal Saglik Hizmetlerine (Fiziksel ve Ruhsal)
    erişim için tavsiye ve destek verilir.

    Sorunların üstesinden birlikte gelmek için
    07903702301 veya rojwomenck@gmail.com iletişim adreslerinden
    bize ulaşabilirşiniz.

    Destek Hackney, Haringey, Islington ve Enfield bölgesinde yaşayanlara açıktır”

    Roj Kadın Vakfı
    Roj Kadın Vakfı
    Roj Kadın Vakfı
    Roj Kadın Vakfı
  • Coronavirüs aşısı Britanya’da kullanıma başladı

    Coronavirüs aşısı Britanya’da kullanıma başladı

    İngiltere’de Pfizer ve BioNTech şirketlerinin ürettiği aşıyı dün kullanmaya başladı. Aşı ilk olarak 90 yaşındaki İngiliz vatandaşı Margaret Keenan’a yapıldı.

    İngiliz sağlık sistemi NHS görevlisi ve Medi-Park Başhekimi Dr. İbrahim Yahli aşı ile iligli detayları televizyonumuzla paylaştı. Yahli, aşının güvenilir olduğunu, öncelikle bakım evindeki yaşlılara ve durumu acil olanlara yapılacağını da hatırlattı.

    İngiliz Keenan, dünyada da gönüllüler haricinde ilk aşı olan sıradan vatandaş ünvanını aldı. Böylece Pfizer’ın aşısına dünyada ilk kullanım onayını veren ülke olan İngiltere, resmi olarak halkı aşılamaya başlamış oldu.

    İngiltere, Pfizer ve BioNTech’in aşısından toplam 40 milyon doz sipariş etti. Bu, 20 milyon kişiye aşının yapılması anlamına geliyor. İlk hafta yaşlı bakım evlerinde kalanlar ve sağlık personeli öncelikli olmak üzere ülkede 800 bin kişiye aşı yapılması bekleniyor.

    Avrupa’da koronavirüsü salgınının en kötü vurduğu ülkelerden biri olan İngiltere’de bugüne kadar 61 binden fazla kişi salgın nedeniyle hayatını kaybetti.

    Telgraf Haber

  • Karl Marks ve Mehmet Aksoy mezarlarının başında anıldı

    Karl Marks ve Mehmet Aksoy mezarlarının başında anıldı

    Marksist Leninist koministler İngilterinin başkenti Londra bulunan  Karl Marks ve Mehmet Aksoyun mezarları başında anma gerçekleştirildi.

    Marksist Leninist Koministler yaptığı anmada Karl Marks’dan, Erdal Balcı’ya, Koray Aspir şahsında saygı duruşuyla başladı.

    MLKP AdınaYapılan  konuşmada kasım ayı ölümsüzlar ayı dolayısıyla  ölümsüzlerimizde ögrenmeye devam ediyoruz.  Onların iddalarını ve kavgalarını dünya poroleteryasının önderleri huzurunda onulara söz veriyoruz denildi.  Bu güne kadar verilen mücadelede ve yapılan başarı ve kazanımlarımızda  ölümsüzleşenlerimizin emeği, fedakarlığı ve özverisiyle bugünlere geldik. Bundan sonrada mücadelemizin her alanında bize yol gösterecek ve onların izinde  yürümeye devam edeceğiz. Bizlere bıraktıkları kızıl bayrağı yere düşürmeyeceğiz. Götürelen karanfilleri bırakarak eylem sonunlandırıldı.

  • Londralı müzisyen Sezin Angelova’nın yeni teklisi yayında

    Londralı müzisyen Sezin Angelova’nın yeni teklisi yayında

    Londra merkezli caz vokalisti ve söz yazarı Sezin Angelova’nın ilk single’ı ”Simya” 29 Kasım pazar günü tüm dijital platformda yayınlandı. Yayınlandığı ilk gün İngiltere’nin önde gelen prestijli radyolarından Jazz FM’de Jez Nelson’ın programına dahil olan ”Simya”, ileride oluşturulması  planlanan nu-caz albümünün ilk teklisi niteliğini taşıyor.  

    Sezin, belirli şekillerde bir araya geldikçe duygusal ve entelektüel yoğunluğa ait bir dil oluşturan çeşitli cümleler yazmayı ve söylemeyi seviyor ve çıkan bu ilk single’ını şöyle tanımlıyor: 

     

    ‘’Simya, her biri farklı derinliğe sahip birçok anlamı olan bir kelimedir. 

     

    Türkçe’de simya; (ing: alchemy) eski Afrika dilinde Tanrı’nın armağanı anlamına geliyor. 

    Eski simya sanatı, maddede ruhu aramaktır. Bu, bazılarını kırmayı başardığımız ve diğerlerini tekrarladığımız fraktal kalıp ve döngülerden oluşan yaşamlar aracılığıyla içsel dönüşüm uygulamamızdır. Bazı dönemler günümüzde olduğu gibi zorlu geçse de, bizi çokça tekamül ettirirler. Her bir döngüde; en özgün benliğimizde ustalaşmayı öğreniriz. 

    İşte bu şarkının teması, tekrar eden tüm iniş ve çıkışları olduğu gibi kabul etmek ve bundan bir yaşam enerjisi ve neşe yaratmaktır. Bu şarkı bize her anın kutsallığını hatırlatmak içindir, ve hepsi bu kadar‘’ 

     

    Yeni dönem caz müzisyenlerinin Lockdown kollaborasyonu 

    Prodüktörlüğünü multi-enstrümantalist ve besteci Cömert Jomy Jai’in yaptığı şarkı, Londra’da yaşamakta olan birçok farklı ekolden caz müzisyeni bir araya getirdi. Yazılış, kayıt süreci ve video klibi de dahil olmak üzere, şarkının her aşaması karantina döneminde, evlerde tamamlandı.

    Yetenekli müzisyen Cömert Jomy Jai, 2008 yılından bu yana Bestival, Mandrea, Wave-G-Treffen, KoKo, Jazz Cafe, Scala, Passing Clouds ve bir dönem işletmeciliğini yaptığı ORO Sahne gibi Londra underground caz ekolünün birçok tanınmış venüsünde ve festivalinde performans sanatçısı ve prodüktör olarak yer aldı. Ayrıca birçok albüme müzisyen ve aranjör olarak katkıda bulundu. Kültürel kökenlerinin avangart etkileriyle caz, elektronik ve dünya müziğini harmanlayarak kendi özgün müziğini yaratıyor. 

     

    Simya ve diğer özgün sesler 

    Sezin ve Jomy, repetif ilerlemelerle mana bulan, ayrıca kulaklarına yerleşmiş tınıları da bünyesinde barındıran fütürist bir konsept yarattılar. Bu şarkılarda yaşadıkları farklı adreslerin kültürlerinden, deneyimlerinden, seslerinden ve rezonansından ipuçları bulmak mümkün. Herkesin içsel bir yolculuğa çıktığı bu dinamizm döneminde bu şarkıların yeni bir dönemin ilk temsilcilerinden olacağına inanıyorlar. 

     

    Linkler:  

    www.sezinangelova.com 

    https://www.instagram.com/sezinangelova/ 

    https://sezinangelova.bandcamp.com 

    Sezin Angelova – Simya (Official Audio): https://youtu.be/nTnyA68GQ3Q 

    https://www.instagram.com/jomy_jai/ 

    NOT: Ekteki fotolar, Sezin Angelova ve Cömert Jomy Jai’in fotolarıdır. 

     

    Londra / Suna Alan

  • Londra 27 Kasım coşkusu

    Londra 27 Kasım coşkusu

    Londra’da Kürt Halk Meclisi’ne bağlı kadın  ve gençlik inisiyatiflleri ile örgütlenme komisyonu tarafından düzenlenen eylem ve etkinlikler ile 27 Kasım coşkuyla kutlandı.

     

     

    Britanya Kürt Kadın İnisiyatifi tarafından 27 Kasım kutlamaları kapsamında Kuzey Londra’da araç konvoyu oluşturularak şehir turu yapıldı. KCC binasından start verilen şehir turu kapsamında araçlara PKK ve KCK bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleri asıldı. Konvoya ilgi yoğun olurken araçlarda PKK şarkıları çalındı. Şehir turu sırasında yol boyunca esnaflar ve çevredekilerin alkışlarla korna ve zafer işaretiyle konvoya destek verdi.  ayrıca yüzlerce aracın korna ve zafer işaretleriyle konvoyu selamladı.

     

     

    ALEXANDRA’DA HAVAİ FİŞEKLİ KUTLAMA

    Halk Meclisi Örgütlenme Komisyonu tarafından  da kentin en yüksek tepesi Alexandra Palace ta akşam saatlerinde 27 Kasım coşkuyla kutlandı. PKK bayrakları ve Öcalan flamalarını taşıyan grup 27 Kasım’ı havai fişeklerle kutladı.

    Sık sık sloganlarının atıldığı eylemde Örgütlenme Komisyonu Sözcüsü Mehmet Dersim, diriliş bayramı ruhuyla 27 Kasım’ı kutladıklarını belirterek, “Özgür önderlik Özgür Kürdistan şiarımızı gerçekleştirme sözünü bir kez daha yineliyoruz” dedi.

     

    GENÇLİK MÜCADELEYİ SELAMLADI

    PKK’nin 43. Yılı gösterileri kapsamında Kürt Gençlik  İnisiyatifi de merkezi bir noktada eylem gerçekleştirdi. 27 Kasım’ı havai fişek gösterisi ve halaylarla karşılayan gençler,  sık sık “PKK halktır halk burada,” “Genç başladık genç başaracağız”, “Lovely PKK” sloganları attı. Burada yapılan açıklamada, “Kürt gençleri ve dostları olarak, özgürlük mücadelesinde savaşan yoldaşlarımızı selamlıyoruz. 27 Kadım ruhuyla Demokratik Konfederalizmi Önder Apo’nun özgürlük ruhuyla inşa edeceğiz” dedi.

     

    Erem Kansoy

  • Şahin ve Albayrak için eylem

    Şahin ve Albayrak için eylem

    İngiltere’nin başkenti Londra’da Yunanistan konsolosluğun önünde porotesto eylemi gerçekleştirildi. 17 Kasım 2020 tarihinde Yunanistan’a sığınmak için Türkiye’den adaya gelen, iki politik mülteciye yardım ettikleri için gözaltına alınarak tutuklanma talebiyle mahkemeye  sevk edilen ALİ CAN ALBAYRAK ve HÜSEYİN ŞAHİN isimli siyasi mülteciler için eylem yapıldı.

    Yunanistan’da siyasi mülteci konumunda olan Ali Can Albayrak ve Hüseyin Şahin Yunan polisinin işkence ve şiddetine maruz kalarak daha sonra götürüldükleri Sakız Adası’ndaki hapishanede darp edilmiş, çıplak arama işkencesine maruz bırakılmışlardı.  Özel eşyaları verilmeyen, sürekli darp ve şiddete maruz bırakılan sosyalistler için Avrupa’da örgütlü bulunan AvEG-Kon’a bağlı bulunan    GİK-DER üyeleri bugün Yunanistan Konsolosluğu önünde eylem yaparak bir an önce Ali Can Albayrak ve Hüseyin Şahin’in serbest bırakılması ve özgürlüklerine kavuşması talebiyle eylem yaptı. Konsolog yetkililerine bildiri ve afişler verilerek eylem son buldu.