Author: ali

  • AFAD: 6 kişi hayatını kaybetti, en az 202 kişi yaralandı

    AFAD: 6 kişi hayatını kaybetti, en az 202 kişi yaralandı

    AFAD, İzmir Seferihisar ilçesinde meydana gelen 6,6 şiddetinde bir depremde ilk belirlemelere göre 6 kişinin hayatını kaybettiğini ve en az 202 kişinin de yaralandığını duyurdu.

    İzmir’de saat 14.51’de merkez üssü Seferihisar ilçesi olan 6,6 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Deprem ardından bölgeden ilk elden bilgiler de gelmeye başladı.

    Yıkımın yoğun olduğu Bayraklı ilçesinde bulunan Manavkuyu Mahallesi Sakarya Caddesi’nde yıkılan bir binada 60 kişinin olduğu tahmin ediliyor. Binadan bir saat içinde 7 kişi çıkarıldı. Çıkarılanlar arasında birinin bebek olduğu öğrenildi.

    AVUKATLARIN OLDUĞU BİNADA YIKIM

    Manavkuyu’da ÖHD’li avukatlarının yanı sıra çok sayıda avukatlık bürosunun bulunduğu bir bina da yıkıldı, enkaz altında kalan avukatlardan Esercan Turgut’un (27) durumunun iyi olduğu ve enkaz altından kurtarılmayı beklediği belirtildi.

     

    TRAFİK YOĞUNLUĞU YAŞANIYOR

    Yıkılan binalarda arama kurtarma çalışmaları devam ederken, İzmir genelinde camilerden anonslar geçilerek yaşanan yoğunluk nedeniyle özel araçlarla trafiğe çıkılmaması uyarısında bulunuluyor. Bölgede artçı sarsıntılar devam ederken, çok sayıda hasarlı bina olduğu bilgisi de mevcut. Telefon ve internet erişiminde sorunlar yaşanmaya ve yurttaşların dışarıda endişeli bekleyişleri ise sürüyor.

    Öte yandan Alsancak ilçesinde de bir köprünün yıkıldığı gelen görüntüler arasında. Seferihisar ilçesinde ise küçük çaplı tsunami nedeniyle deniz taşması meydana geldi. Yetkililer denizden uzak durulması konusunda çağrıda bulundu.

     

    AFAD: 6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ,  202 KİŞİ YARALI

    İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), merkez üssü İzmir’in Seferihisar açıkları olan depremde 1’i boğulma olmak üzere 6 kişinin hayatını kaybettiğini, en az 202 kişinin yaralandığını bildirdi.

    Başkanlıktan yapılan yazılı açıklamada,”Sağlık Afet Koordinasyon Merkezinden alınan bilgilere göre, 1’i boğulma olmak üzere 4 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 120 vatandaşımız da yaralanmıştır. AFAD Başkanlığı tarafından, bölgede yürütülen çalışmalarda kullanılmak üzere 3 milyon lira acil yardım ödeneği gönderilmiştir. Sakarya, Bursa ve Afyon’dan 3 mobil koordinasyon tırı bölgeye yönlendirilmiştir” ifadelerine yer verildi.

     

    VALİLİKTEN AÇIKLAMA 

    Açıklama yapan İzmir Valisi Yavuz Selim Köşger, “Şu ana kadar tespitlerimiz 4 binanın tam olarak yıkılmış olduğu. 10’un üzerinde de yan yatmış bina var. Çok hasarlı binalar da var” dedi.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ise,  depremin ardından “Şu ana kadar İzmir Bornova ve Bayraklı’da 6 binanın yıkıldığı ihbarı geldi” açıklamasında bulundu. Soylu, “Uşak, Denizli, Manisa, Balıkesir, Aydın ve Muğla’da binalarda ufak çatlaklar dışında ve can kaybı ile ilgili herhangi bir ihbar gelmemiştir” ifadelerini kullandı.

     

    DENİZDEKİ BALIKÇILARDAN HABER ALINAMIYOR

    Seferihisar Belediye Başkanı İsmail Yetişkin de yaptığı açıklamada, açıkta olan balıkçılardan haber alınamadığını duyurdu.

     

  • Mardin ve Adana’da gözaltılar: Aralarında TJA Sözcüsü Gökkan da var

    Mardin ve Adana’da gözaltılar: Aralarında TJA Sözcüsü Gökkan da var

    Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bir soruşturma kapsamında çok sayıda gözaltı yapıldı. Aynı soruşturma kapsamında Özgür Kadın Hareketi (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan Diyarbakır’da gözaltına alındı. Adana’da ise 5 kişi gözaltına alındı.

    Mardin’in Derik, Kızıltepe, Artuklu ve Dargeçit ilçelerindeki kimi adreslere bu sabah saatlerinde eş zamanlı polis operasyonları yapıldı. Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Kentin Artuklu ilçesinde yapılan operasyonlarda Medeniyetler Beşiğinde Yakınlarını Kaybeden Ailelerle Yardımlaşma Derneği (MEBYA-DER) Kurucular Kurulu Üyesi Ramazan Kalkan (76) ile kızı Hatice Kalkan, evlerinde gözaltına alındı. İlçede yine Fettah Tekin isimli bir yurttaş gözaltına alındı.

    Derik ilçesinde yapılan ev baskınında da, 70 yaşındaki emekli imam Mesut Çelik gözaltına alındı. Çelik, Derik Kaymakamı Muhammet Fatih Safitürk’ün hayatını kaybettiği bombalı saldırının faili olduğu iddiasıyla 2 kez müebbet hapis cezası verilen Şerif Mesutoğlu’nun babası.

    Dargeçit’te ise, 31 Mart yerel seçimlerinde HDP Dargeçit Belediye Eşbaşkan Adayı olan Ahmet İnci ile Lokman Fındık isimli siyasetçiler gözaltına alındı. Kızıltepe’de yapılan operasyonlarda ise Sakine Yılmaz isimli bir yurttaşın gözaltına alındığı öğrenildi.

     

    HDP Mardin İl Yöneticisi Hasip Aktaş ise Mazıdağı’nda gözaltına alındı.

     

    GÖKKAN DİYARBAKIR’DA GÖZATINA ALINDI

    Aynı soruşturma kapsamında Özgür Kadın Hareketi (TJA) Dönem Sözcüsü Ayşe Gökkan da, Diyarbakır’da bulunan evinde gözaltına alındı. Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’ne götürülen Gökkan’ın, Mardin’e götürülmesi bekleniyor.

    Soruşturma kapsamında başka isimler hakkında da gözaltı kararı olduğu öğrenildi. Gözaltına alınanlara ilişkin 24 saat “avukat görüş kısıtlanması” getirildi.

     

    ADANA’DA 5 GÖZALTI

    Adana’da da sabah saatlerinde bir çok adrese polis baskınları yapıldı. Adana Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “örgüte yardım etmek” iddiasıyla açılan bir soruşturma kapsamında evlerine yapılan baskınlarda KOAH hastası Bedri Altan, Çetin Altan ve isimleri öğrenilemeyen 3 kişi gözaltına alındı.

    Baskın yapılan evlerdeki kimi dijital materyallere el konulduğu öğrenilirken, gözaltına alınanlar İl Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube’ye götürüldü.

     

    AVUKAT KISITLILIĞI GETİRİLDİ

    Savcılık, gözaltına alınanlara ilişkin dosyaya 24 saatlik “avukat görüşü kısıtlanması” getirdi. Emniyet’e giden avukatlar, kısıtlılık kararı nedeniyle müvekkilleri ile kişiyle görüştürülmedi.

    MA

  • Türkiye’ye sığınmak isteyen radikal İslamcıya Göç Müdürlüğü’nden jet kabul

    Türkiye’ye sığınmak isteyen radikal İslamcıya Göç Müdürlüğü’nden jet kabul

    Fransa’da radikal İslamcı hareketle ilişkileri nedeniyle kapatılan Barakacity isimli derneğin başkanı İdriss Sihamedi, Twitter hesabından yaptığı paylaşımla Türkiye’den sığınma talep etti. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Sihamedi’nin paylaşımına yorum yaparak, işlemlerin yapılması için bilgilerini talep etti.

     

    Fransa’nın başkenti Paris’te Samuel Paty adlı öğretmenin radikal İslamcı eğilimleri olan bir Çeçen tarafından başı kesilerek öldürülmesi üzerine ülkede başlatılan operasyonlarda kimi derneklerin faaliyetlerine son verilmişti. Bu derneklerden Barakacity de Çarşamba günü Bakanlar Kurulu kararıyla kapatıldı.

     

    İçişleri Bakanı Gérald Darmanin, dernekle ilgili yaptığı açıklamada, “Barakacity, nefreti körükledi, radikal İslamcı hareketle ilişkileri sürdürdü, terör eylemlerini meşrulaştırmaktan zevk aldı” dedi.

     

    ‘Fransa’da güvende değilim’

    Kapatılma kararının ardından 14 Ekim’de gözaltına alınıp serbest bırakılan Barakacity Derneği Başkanı İdriss Sihamedi, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’den sığınma talebinden bulundu. Sihamedi, AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı etiketleyerek yaptığı paylaşımlarda şu ifadeleri kullandı:

    “Fransa’da, 26 ülkede 2 milyon yoksul insan için faaliyet gösteren insani yardım ve insan hakları örgütü Barakacity’yi Fransa devleti feshetme kararı aldı. Dosyalarında 3 yıllık bir soruşturmanın ardından herhangi bir gerçek suçlama olmamasına rağmen. Bu yüzden sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan Fransa’da güvende olmadığım için kendim ve ekibim adına siyasi sığınma talebinde bulunmak istiyorum.”

     

    Göç İdaresi’nden jet yanıt

    Sihamedi’nin tweet‘inin altına yorum yapan Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, işlem yapılabilmesi için kimi bilgileri istedi.

    Fransızca verilen yanıtta, başvurunun değerlendirilmesi için kendisinin ve arkadaşlarının isim, soy isim, kimlik bilgisi ve pasaport numaraları ile iltica başvuru dilekçesinin iletilmesi istendi.

    Müdürlükten yapılan ikinci yanıtta da bilgilerin iletilmesinin ardından İstanbul Havalimanı’ndaki görevlilerin haberdar edileceğine yer verildi.

  • İngiltere İşçi Partisi, eski lideri Jeremy Corbyn’in parti üyeliğini askıya aldı

    İngiltere İşçi Partisi, eski lideri Jeremy Corbyn’in parti üyeliğini askıya aldı

    İngiltere’de ana muhalefet İşçi Partisi’nin eski lideri Jeremy Corbyn’in, parti içinde Yahudi düşmanlığı ile ilgili yürütülen bir soruşturmada, lider olduğu dönemde partinin “hukuksuz ayrımcılık ve taciz olaylarından sorumlu tutulması” ardından yaptığı açıklama üzerine parti üyeliği askıya alındı.

    İngiltere’deki insan hakları ihlallerini denetleyen Eşitlik ve İnsan Hakları Komisyonu, Yahudi düşmanlığı içeren ırkçılığa karşı tavır almada İşçi Partisi’nin “ciddi kusurları olduğu” sonucuna vardı.

    Komisyon ayrıca, Yahudi düşmanlığı ile ilgili gündeme getirilen şikayetlerin ele alınması sürecinde Corbyn’in ofisinin “siyasi müdahalede” bulunduğunu kaydetti.

    Corbyn, İşçi Partisi içindeki anti-Semitizmin (Yahudi düşmanlığı) “siyasi nedenlerle ciddi biçimde abartıldığını” ifade etti.

    İşçi Partisi’nden yapılan açıklamada, bu ifadesini geri çekmediği için Corbyn hakkında soruşturma açılacağı, soruşturma tamamlanana kadar eski liderin üyeliğinin askıya alınacağı belirtildi.

    ‘Parti için utanç günü’

    Corbyn’in ardından Nisan ayında parti liderliğini devralan Keir Starmer, komisyonun hazırladığı raporun yayımlanmasını parti için “utanç günü” olarak niteledi.

    Starmer, rapordaki tavsiyelerin “yeni yılda mümkün olduğunca kısa sürede” yerine getirileceği ve İşçi Partisi’ndeki kültürün değişeceğini söyledi.

    Parti üyeliğinin askıya alınması kararının ardından Twitter’dan açıklama yapan Corbyn ise “Askıya alınmam konusundaki siyasi müdaheleye kuvvetle itiraz edeceğim… Her tür ırkçılığa karşı sıfır tolerans politikasını desteklemeye devam edeceğim” dedi.

    Corbyn’den parti taraftarlarına çağrı: Partide kalın

    Üyeliğinin askıya alınması kararının ardından Corbyn, İşçi Partisi taraftarlarına sakin olmaları, “partide kalmaları” ve sol ilkeler ve değerler için mücadele etmeleri çağrısı yaptı.

    Corbyn daha önce Facebook’tan yaptığı açıklamada da “İşçi Partisi’nde antisemitizm sorunu yaşandığını inkar edenlerin yanlış olduğunu kesinlikle açıkladım. Antisemitizmle suçlanan üye sayısının yanlış bir izlenim yarattığı da inkar edilemez. Anketin gösterdiği gibi, abartılan şey bu, sorunun ciddiyeti değil” ifadelerini kullandı.

    2015’te Corbyn’in İşçi Partisi lideri seçilmesi amacıyla kurulan kitlesel kampanya grubu Momentum, Corbyn’in üyeliğinin askıya alınmasının, partinin yeni liderliği tarafından “sola büyük bir saldırı” olduğunu ve partide birliğin korunması için bu kararın derhal kaldırılması gerektiğini söyledi.

    Komisyon raporunun bulguları

    Komisyon raporu, partinin Eşitlik Yasası’nı üç noktada ihlal ettiği sonucuna vardı:

    • Yahudi düşmanlığı ile ilgili şikayetlere siyasi müdahale
    • Bu şikayetlerle ilgilenenlerin yeterli eğitimden geçirilmemesi
    • Taciz

    Raporda, “partide yerleşik kültürün en iyi ifadeyle, Yahudi düşmanlığını önlemek için yeterli çaba gösterilmediği, en kötüsünün ise bunu kabul eder göründüğü” belirtiliyor.

    Rapora cevaben, “daima her tür ırkçılığı ortadan kaldırma kararlılığı gösterdiğini” belirten Corbyn, “bu değişimin gereğinden uzun sürmesinden pişmanlık duyduğunu” ifade etti.

    Corbyn, ekibinin “süreci engellemek değil, hızlandırmak için çalıştığını” belirterek, partideki Yahudi düşmanlığı seviyesinin “siyasi nedenlerle ciddi biçimde abartıldığını” söyledi.

    İşçi Partisi ise “Bugünkü ifadelerinden ve onları geri almamasından dolayı İşçi Partisi, soruşturma tamamlanıncaya kadar Jeremy Corbyn’in üyeliğini askıya aldı” açıklamasında bulundu.

    Partiye yönelik Yahudi düşmanlığı iddiaları Jeremy Corbyn’in liderlik döneminde karşısına çıkan başlıca sorunlardan biri olmuştu.

    Yahudi düşmanlığı ile mücadele konusunda parti yönetimiyle aralarındaki görüş ayrılıkları olduğu gerekçesiyle bazı milletvekilleri partiden istifa etmişti.

    BBC

  • Fransa’nın Nice kentinde bıçaklı saldırı: 3 kişi hayatını kaybetti!

    Fransa’nın Nice kentinde bıçaklı saldırı: 3 kişi hayatını kaybetti!

    Fransa’nın Nice kentinde bir bıçaklı saldırı meydana geldi. Saldırıda 3 kişinin hayatını kaybettiği ve birden fazla yaralı olduğu belirtildi.

    Reuters, polis kaynaklarına dayandırarak saldırıda bir kadının başı kesilerek, bir erkeğin ise boğazı kesilerek öldürüldüğünü aktardı. Polis, hayatını kaybedenlerin sayısının 3’e çıktığını açıkladı. Birden fazla yaralı olduğu belirtildi.

    Le Figaro gazetesinin polis kaynaklarından aktardığı habere göre, hayatını kaybeden kadınlardan biri kilise içinde, diğer ise yolda bulundu. Hayatını kaybeden üçüncü kişinin ise bir erkek olduğu belirtildi.

    Fransa Terörle Mücadele Birimi bıçaklı saldırıyı soruşturmak için göreve çağrıldı.

    Saldırı, Nice’te Notre Dame Kilisesi yakınında meydana geldi.

    Nice Belediye Başkanı Christian Estrosi, terör saldırısı olduğuna dair şüphelerin olduğunu, bir şüphelinin gözaltına alındığını söyledi.

    Estrosi, gazetecilere açıklamasında ‘polis müdahalesinde yaralanan şüphelinin ‘Allahu Ekber’ diye bağırdığını’ söyledi. Estrosi, “Bugün, İslami faşizme yeni kurbanlar vererek çok daha ağır bedeller ödemekteyiz. Buna şüphe yok (…) Sürekli ‘Allahu Ekber’ diye tekrar tekrar bağırdı” dedi.

    Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da kriz değerlendirmesi için bakanları topladı. Nice Belediye Başkanı Estrosi, Macron’un Nice’e gelip incelemelerde bulunacağını ifade etti.

    Fransa’nın başkenti Paris’te de 16 Ekim’de ifade özgürlüğü ile ilgili dersinde Muhammed Peygamber’in karikatürlerini gösteren öğretmen Samuel Paty başı kesilerek öldürülmüştü. Hükûmet, saldırıdan sonra radikal İslam’la mücadele etmek için operasyonların artılacağını söylemişti.

    Nice kentinde ise 2016 yılında Bastille Günü kutlamaları sırasında 30 kişinin hayatını kaybettiği bir terör eylemi meydana gelmişti. Kutlamalar sırasında kalabalığın arasına giren bir kamyon en az 30 kişinin hayatını kaybetmesine, 100’den fazla insanın da yaralanmasına neden olmuştu.

  • Tutuklu gazeteci tahliye edilecekken hücreye atıldı

    Tutuklu gazeteci tahliye edilecekken hücreye atıldı

    Yaklaşık 12 yıldır tutuklu olan gazeteci Aslıhan Gençay’ın, tahliye edilmek üzere sevk edildiği Sivas Yarı Açık Cezaevi’nde çıplak arama ve kötü muameleye maruz bırakıldığı ileri sürüldü. Gençay’a 3 günlük hücre cezası verildi.

    Kayseri Cezaevi’nden Sivas Yarı Açık Cezaevi’ne sevk edilen gazeteci Aslıhan Gençay’ın, çıplak aramaya ve kötü muameleye maruz bırakıldığı ileri sürüldü.

    Evrensel gazetesinde yer alan habere göre, 1992 yılında tutuklanan Gençay, “Hayata Dönüş” adı altında 19 Aralık 2000’de yapılan cezaevleri operasyonlarından yaralı kurtuldu ve Wernicke Korsakoff hastalığı nedeniyle daha sonra tahliye edildi.

    Tahliye edilmiş olduğu davasından 2016 yılında yeniden tutuklanıp Sincan ve Tarsus cezaevlerinde yatan Gençay, son olarak Kayseri Cezaevi’ne gönderildi.

    21 Ekim 2020’de Kayseri Cezaevi tarafından iyi hal raporu ile kalan son yılını denetimli serbestlikle sonlandıracak ve özgürlüğüne kavuşacak olan Gençay, Sivas Yarı Açık Cezaevi’nde yaşadıklarını Avukat Tugay Bek aracılığı ile anlattı.

    Buna göre kapalı bir cezaevinden başka bir cezaevine nakledilen ve yalnızca giriş çıkış işlemleri ile serbest olması gereken Aslıhan Gençay, 22 Ekim Perşembe gecesi görevli memurların önce kötü muamelesine ve ardından “çıplak arama” dayatmasına maruz kaldığını iddia etti.

     

    ‘Yasal prosedür’ bahanesi

    Bek, cezaevi yönetiminin Gençay’a “Bu yasal prosedür, herkese bu arama yapılıyor; uyuşturucu taşıyıp taşımadığınızı bilemeyiz” dediğini belirtti.

    Gençay’ın cezaevi müdürü ile görüşmesine de izin verilmediğini söyleyen Bek, “çıplak arama” ile ilgili Adalet Bakanlığı’na dilekçe yazma isteğinin ise “Adalet bakanı da, devlet de biziz” sözleriyle geri çevrildiğini kaydetti.

     

    Gençay’a soruşturma açıldığını da belirten Bek, şunları aktardı:

    Üstüne 3 gün hücre cezası verildi. Gençay, Sivas Cezaevi’nin ikinci müdürünün kendisine ‘çıplak arama’ yaptırmadığına dair ‘Ben de, orasını burasını göstermiyor, bekardır dedim kendi kendime’ dediğini belirtmiştir. Gençay’ın ifadesinde ayrıca cezaevinde maske, temizlik, sıcak su sorunlarının da yaşandığı dile getiriliyor.

  • Polis: Leyla Güven’i teşhis et savcı yardımcı olur

    Polis: Leyla Güven’i teşhis et savcı yardımcı olur

    DTK Eşbaşkanı Leyla Güven aleyhine ifade veren açık tanık Evindar Oruç, “Bana, ‘Sen bu Leyla Güven’i teşhis et, savcı sana yardım eder. Her türlü kolaylığı gösterir’ dediler. Bunun üzerine yardım edilsin diye teşhis tutanağını imzaladım” dedi.

    Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Leyla Güven hakkında “örgüt yöneticiliği” iddiasıyla açılan davanın 12’nci duruşması Diyarbakır 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Güven’in katılmadığı duruşmada, avukatları hazır bulundu. Güven aleyhine açık tanıklık yapan Evindar Oruç ise, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı.

     

    ‘İFADEDEN KURTULMAK İSTEDİM’

    Oruç, Leyla Güven’i milletvekili olarak tanıdığını, özel olarak tanımadığını, PKK ile bağlantısının olup olmadığını bilmediğini ve kendisi ile teması olmadığını söyledi. Suriye’de yaralandığını söyleyen Oruç, devamında şunları kaydetti: “Suriye’de yaralandım sonrasında Türkiye’ye geldim. Leyla isimli bir kadın beni tedaviye götürdü, oda bu Leyla değildir. Ağır yaralanmıştım. İki üç aya yakın yatalaktım. Beni İstanbul’a götürdüler. Benim ifadem alındı ve ifadem 10 saat sürdü. Artık ifadeden kurtulmak istiyordum. Benzerlik olduğunu ve beni getiren Leyla’nın 40-45 yaş aralarında olduğunu söyledim. Sonra ifade devam ederken kolluk güçleri savcının bana yardım edeceğini söyledi. Bana, ‘Sen bu Leyla Güven’i teşhis et, savcı sana yardım eder. Her türlü kolaylığı gösterir’ dediler. Bunun üzerine ben de yardım edilsin diye teşhis tutanağını imzaladım. Net olarak söylüyorum ki beni İstanbul’a götüren Leyla ile Leyla Güven aynı kişi değildir.”

     

     ADLİ KONTROLÜNÜN DEVAMINI TALEP ETTİ

    Duruşma savcısı, gelen belgelere ve alınan tanık beyanlarına bir diyeceklerinin olmadığını, sanık hakkındaki adli kontrol tedbirinin devamını, varsa tevsii tahkikat yoksa esas hakkındaki mütalaayı hazırlamak üzere dosyanın tarafların tevdiine karar verilmesi talebinde bulundu.

     

    ‘ADLİ KONTROL TEDBİRLERİ KALDIRILSIN’ 

    Leyla Güven’in avukatları ise, aleyhe olan hususları kabul etmediklerini ve Güven’in kardeşinin kolon kanseri olduğundan devam eden adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını istedi.

    Mahkeme heyetinin verdiği kısa aranın ardından, Leyla Güven’in muhakeme işlemlerinde hazır bulunmasını sağlamak amacıyla adli kontrol tedbirinin devamına, aksi yöndeki itirazın reddine, varsa tevsii tahkikat yoksa esas hakkındaki mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın iddia makamına tevdiine karar verdi. Mahkeme heyeti duruşmayı 18 Kasım’a erteledi.

     

    MA