Author: ali

  • Gik-Der’de çocuklar için ‘oyuncak şenliği’

    Gik-Der’de çocuklar için ‘oyuncak şenliği’

    Göçmen Işçiler Kültür Derneği binasında çocuklar için “kendi oyuncağını yapma” etkinliği gerçekleşti.

    Çok sayıda çocuğun katıldığı etkinlikte çocuklar doya doya eğlendiler.

    Son 3 aydır pandemiden kaynaklı evden çıkamayan ve okula gidemeyen çocukların ilk defa bir araya geldikleri etkinlikte çamur atölyesi, ahşap atölyesi, resim atölyesi, dikiş atölyesi, müzik aleti yapma atölyesinin yanısıra çok sayıda oyun atölyeleri yerini aldı.

    Atölyelerde yaptıkları oyuncakları beraber evlerine götüren çocuklar etkinlikte yeni arkadaşlıklar edindiler.

    Gik-Der adına yapılan konuşmada “tüketim kültürüne karşı çocuklara kendi ürettikleri vesilesi ile kolektivizmi ve toplumsullağı taşımaya hedefliyoruz” denildi.

    Etkinlik vesilesi ile Gik-Der bünyesinde oluşturulması planlanan Gik-Der çocuk kulübünün adımları da atıldı.
    Önümüzdeki günlerde bu kapsamda çocuklar için, çocuklar tarafından örgütlenecek olan bir dizi çalışma yürütülecek.

    Gik-Der çocuk kulübünün düzenleyeceği çalışmalara katılmak isteyenler Gik-Der’e sosyal medya sayfalarından ulaşabilirler.

  • Londra’da 14 Temmuz şehitleri ve ardılları anıldı

    Londra’da 14 Temmuz şehitleri ve ardılları anıldı

    Anmaya şehit aileleri, Diyar Xerib’in kardeşi Armanc Xerib, Zeynep Ana, ile kadın ve gençlik temsilcilerinin de aralarında olduğu kalabalık bir katılım oldu.

    14 Temmuz şehitleri ile son dönemde Türk devletinin saldırıları sonucu şehit olan gerillaların fotoğrafları ile PKK, YPG ve YPJ bayrakları asıldı. Bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anmada ilk olarak 14 Temmuz Diyarbakır Zindan direnişini ve ölüm orucu şehitlerini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    LAZ KEMAL’İN SELAMIYIZ

    Sinevizyonun ardından Kürt Halk Meclisi ve Şehit Aileleri Komisyonu adına bir konuşma yapan Ali Boyraz, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin tarihinin şehitler tarihi olduğunu vurgulayarak, “Tam 40 yıl önce Amed zindanında faşist cunta rejimine karşı PKK’nin öncü kadroları büyük bir direniş gerçekleştirdi. Şehitler vererek bu cuntayı gerilettik ve o dönemin işkencecisi ve katili olanlar ise Laz Kemal’in selamıyla bertaraf edildiler. Kürdistan halkı tüm bu soykırım ve baskı politikalarına karşı özgür bir yaşamı gerçekleştirmek için Laz Kemalin selamını iletmeye devam ediyor devam edecek” dedi.

    Konuşmaların ardından anma sinevizyon gösterimi ile devam etti. Sinevizyon izlenirken halk, sık sık “Şehit namırın”, “Biji serok Apo”, “Jin, jiyan, azadi” sloganları attı.

    Sinevizyon gösteriminin ardından bir konuşma yapan Diyar Xerib’in kardeşi Armanc Resul, Kürt halkının büyük bedeller ödediğini ancak her gün bir adım daha özgürlüğe yaklaştığını ifade etti. Diyar Xerib’in PKK’nin özgürlük ideallerine hem duruşu hem de yaşamı ile bağlı bir tavır ortaya koyduğunu ifade eden Resul, Xerib’in dört parça Kürdistan halkının ulusal birliğinin bir sembolü olduğunun altını çizdi.

    Kürt Kadın İnisiyatifi adına yapılan konuşmada ise şehitlerinin mücadelesi ve anılarının yaşamsallaştırmanın önemine dikkat çekildi.

    SÖZ KİFAYETSİZ KALIYOR

    Mazlum Tekdağ’ın mücadele arkadaşı Mehmet Dersim ise Mazlum Tekdağ’ın ailesine yazdığı son mektubu okudu. Dersim, Tekdağ’ı anlatırken sözün kifayetsiz kaldığını vurgulayarak, onun 35 yıllık ömründe nasıl gençlik, demokratik mücadele ve basın alanında öncülük yürüttüğünü aktardı.

    Son olarak KCDK-E adına yapılan açıklamada ise şehitlere bağlığının onları yaşamsallaştırmak olduğu vurgulanarak, “Şehitlerimiz ile büyüdük geliştik ve şu anda dört parça Kürdistan’da binlerce Kürt evladı savaşıyor mücadele ve direniş içerisinde özgürlüğe yürüyor. Önemli olan şehitlerimiz anmanın yanı sıra daha fazla mücadele sarılmak onların umut ve hayallerinin takipçisi olmaktır. Bizim için esas olan onların hayallerini ve umutlarını gerçekleştirmektir. İşte 14 Temmuz umudun bittiği yerde yoldaşlarımız şehadete ererek umudu yarattılar” denildi.

    Yapılan konuşmaların ardından “Şehit namırın” sloganları ile anma sona erdi.

     

  • Kürt Halk Meclisi’nden anma çağrısı

    Kürt Halk Meclisi’nden anma çağrısı

    Kürt Halk Meclisi tarafından 80 askeri cuntası ile oluşturulan faşist iktidara karşı Diyarbakır 5 Nolu’da başlatılan Ölüm Orucu direnişinin yıldönümü ve yaşamını yitiren Kürt devrimciler anısına 12 Temmuz Pazar günü anma etkinliği düzenlenecek. Anmaya ilişkin yapılan çağrı ise şöyle:

    “Kürt halkının dirilen yeni yaşamında her şahadet her şehit insanlığa dair sınırsız sevgi, bağlılık ve özlem, zulme karşı büyük bir öfke ve isyandır. Dinmeyen ve sönmeyecek olan direniş ateşidir.”

    14 Temmuz Büyük Ölüm Orucu direnişinin yıl dönümünde Kürt halkının yiğit evlatları Kasım Engin, Diyar Xerib, Leyla Agiri, Mazlum Tekdağ ve yoldaşlarını sevgi, saygı ve minnetle anıyoruz. Anma törenine başta Kürt halkı olmak üzere tüm devrimci demokrat sol sosyalist güçleri davet ediyoruz.”

    YER : KCC / 11 Portland Gardens  N4 1HU /LONDON
    TARIH : 12 Temmuz 2020 (Pazar)
    Saat: 18:00
    KÜRT HALK MECLiSi

  • Change.org’da imza kampanyası: Dersim’de avcılık yasaklansın

    Change.org’da imza kampanyası: Dersim’de avcılık yasaklansın

    Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü ihale açtı. Dersim’in Aliboğazı ve Salördek bölgesinde 5, Darıkent ve Gökçek bölgesinde 5, Büyükyurt ve Çıralı bölgesinde 5 ve Derindere ile Kocatepe bölgesinde 2 olmak üzere toplamda 17 dağ keçisi katledilecek. Change.org internet sitesinde il genelinde avcılığın yasaklanması için kampanya başlatıldı. 

    Tarım ve Orman Bakanlığı 15. Bölge Müdürlüğü, Dersim’de kutsal kabul edilen ve ‘Xızır’ın davarı’ diye anılan dağ keçilerini avlatmak için ihale açtı. Açılan ihaleye tepkiler gelmeye devam ederken Change.org internet sitesinde Dersim’de avcılığın yasaklanması için imza kampanyası başlatıldı.

    “İlimiz Anadolu’nun en önemli biyolojik çeşitlilik alanı olma özelliğine sahiptir” denilen imza metninde “Bern Sözleşmesi’ne göre çengel boynuzlu dağ keçisi, yaban keçisi, keklikler, ayılar, urkekliği, vaşak, su samuru, Munzur alabalığı, gibi birçok tür nesli tehlike altında ve korunması gereken türler listesinde gösterilmiştir. Fakat koruma altındaki bu türler için bile zaman zaman avlama kotası belirlenmesi üzücü bir durumdur” ifadeleri kullanıldı.

    Çevre illerden gruplar halinde gelen avcıların aktarılan imza metninde, denetim olmadığı için avcıların belirlenen kurallara da uymadığı belirtildi.

    “Mesela Mazgirt ilçemizde bulunan bir avlağa il dışından son bir hafta içerisinde 15-20 şer kişilik gruplardan oluşan 50 den fazla avcının geldiği ve sayıları yüzlerle ifade edilen keklik, bıldırcın ve yaban ördeği avladıkları bilinmektedir.”

    Dağ keçilerinin kutsal sayıldığı ifade edilen metinde; yaban hayatının korunması, avcılık faaliyetlerinin yasaklanması, kaçak avcılık yapanlara karşı gerekli tedbirlerin alınarak suç işleyenlerin tespit edilmesi ve 2020-2021 av sezonunda tüm sahaların ava kapalı tutulması talep edildi.

  • Danıştay Ayasayofya’ya dair kararı iptal etti

    Danıştay Ayasayofya’ya dair kararı iptal etti

    ANKARA – Danıştay 10. Dairesi, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal etti.

    Danıştay 10’uncu Dairesi, Ayasofya’nın müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararını iptal ederek, ibatede açılması önündeki engeli kaldırdı. Karara Danıştay savcısından bir itiraz gelmezse, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararı ile Ayasofya camii olarak ibadete açılacak.
    Karar uyarınca idarenin 30 gün içerisinde Ayasofya’nın müze öncesindeki durumuna getirerek, tamamının camii olacak şekle dönüştürmesi gerekiyor.
    NE OLMUŞTU?
    Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneği, Ayasofya için ilk olarak 2005’te Danıştay’a dava açtı. Dernek, Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet’in şahsi mülkü olduğunu belirterek 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptali ve yürütmenin durdurulmasını istedi.
    Danıştay 10. Dairesi, 24 Haziran 2005’te söz konusu Bakanlar Kurulu kararının yürütmesini durdurma istemini reddetti. Daire 2008’de ise Ayasofya Camisi’nin müze olarak kullanılmasında hukuka aykırılık bulunmadığına işaret ederek, davayı reddetti.
    Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Dairenin bu kararını onadı ve dernek, 2016’da tekrar Danıştay’a dava açtı.
    Derneğin, Anayasa Mahkemesine yaptığı bireysel başvuru hakkında ise 2018’de karar verildi. Yüksek Mahkeme, Ayasofya’nın namaz kılınması için ibadete açılması yönündeki talebin reddedilmesi nedeniyle din ve vicdan hürriyetinin ihlal edildiği iddiasıyla yapılan başvuruyu, ‘incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik’ nedeniyle kabul edilemez buldu. Bu kararla Danıştay başvurucu derneğin talebini uygun bulmuş oldu.
  • İsveç Dışişleri Bakanı’nın İlham Ehmed ile görüşmesi Türkiye’yi rahatsız etti

    İsveç Dışişleri Bakanı’nın İlham Ehmed ile görüşmesi Türkiye’yi rahatsız etti

    HABER MERKEZİ – İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde’nin Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed ile görüşmesi Türkiye’yi rahatsız etti. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “ciddi soru işaretleri oluşturduğu” belirtildi.
    İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, Demokratik Suriye Meclisi (MSD) Yürütme Meclisi Başkanı İlham Ehmed ile görüntülü görüşme gerçekleştirdi. Linde, yaptığı bu görüşmeye dair fotoğrafı Twitter hesabından paylaştı.
    Linde paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Suriye Demokratik Konseyi SDC’den İlham Ahmed ile görüşme. Suriye’nin kuzeydoğusundaki Türk askeri operasyonunu ve bölgedeki insani krizi diğer konuların yanı sıra tartıştık. Sınır ötesi insani yardım çok önemlidir.”
    İsveç Dış İşleri Bakanı’nın İlham Ehmed ile görüşmesi Türkiye’yi rahatsız etti. Görüşmeye dönük rahatsızlık nedeniyle Dışişleri Bakanlığı tarafından açıklama yapıldı.
    Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “İsveç Dışişleri Bakanı Ann Linde, bugün yaptığı bir sosyal medya paylaşımında terör örgütü PKK/PYD/YPG mensuplarıyla görüştüğünü duyurmuştur. Esasen bu, İsveç Dışişleri Bakanı’nın terör örgütü mensuplarıyla ilk teması değildir. Daha önce de terör örgütü mensuplarıyla görüşmeler yapmış, terör örgütüyle iltisaklı kişilerce düzenlenen etkinliklere katılmıştır. Bu tutum, öncelikle bulunduğu makam itibarıyla İsveç’in terörle mücadeleye yaklaşımı konusunda ciddi soru işaretleri oluşmaktadır” denildi.
  • 5 yılda 47 saldırı

    5 yılda 47 saldırı

    HABER MERKEZİ – İktidarın “çözüm sürecini” bitirmesinden sonra bölge kentlerinde mezarlıklara yönelik saldırılar arttı. Birçok mezarlığa 5 yılda 47 saldırı yapılırken, hukuki girişimlerin tamamı sonuçsuz kaldı.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Mart 2015’te Dolmabahçe Mutabakatı’nı reddetmesi sonrası başlayan çatışmalı süreçle birlikte bölge kentlerinde cenaze ve mezarlıklara yönelik birçok saldırı yapıldı. Farklı tarihlerde çıkan çatışmalarda hayatını kaybeden PKK, YPG ve YPS’lilerin cenazelerinin gömülü olduğu mezarlıklar kolluk kuvvetleri tarafından kimi zaman helikopterlerle bombalandı, kimi zaman balyoz ve kepçelerle parçalandı.
    CENAZELER KALDIRIMA GÖMÜLDÜ
    Birçoğu Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Van, Siirt ve Hakkari kentleri kırsallarında yer alan mezarlıklar, aileler tarafından onarıldıktan sonra da defalarca benzer şekilde tahrip edildi. Mezarlık ve cenazelere yönelik saldırılar özellikle bölge kentlerinde ilan edilen sokağa çıkma yasakları sonrasında artış gösterdi. Kolluk kuvvetleri, kent merkezlerinde bulunan mezarlıkları da bu süreçte tahrip etmeye başladı. Diyarbakır’ın Lice ve Hakkari’nin Yüksekova ilçelerinde bulunan mezarlıklar en çok saldırıya uğrayan mezarlıklar oldu. Garzan Mezarlığı’nda 282 PKK’linin cenazeleri yerlerinden çıkarılarak, Kilyos’ta kaldırıma gömüldü. Kolluk kuvvetleri son dönemlerde mezar taşlarının sökülmesi için aileler üzerinde baskı kurmaya başladı.
    HUKUKİ GİRİŞİMLER SONUÇSUZ KALDI
    Ekim 2015’ten bugüne kadar mezarlıklara yönelik en az 47 saldırı tespit edildi. İnsan hakları örgütleri tarafından “uluslararası sözleşmelere aykırı” ve “ailelere işkence” olarak değerlendirilen saldırılara ilişkin hem aileler hem de hukuk örgütleri birçok kez suç duyurusunda bulundu. Ancak söz konusu hukuki girişimlerden herhangi bir sonuç alınamadı.
    Geçmiş dönemlerde mezarlıklara yönelik gerçekleştirilen saldırılardan bazıları şöyle:
    * 2015; Mardin’in Nusaybin ilçe kırsalındaki Bagok Dağı’nda bulunan ve 43 PKK’linin defnedildiği “Agit Suruç Şehitliği” yıkıldı.
    * 17 Ekim 2015; Şırnak kırsalındaki Cudi Dağı bölgesinde bulunan “Şehit Cuma ve Şehit Binefş Şehitliği” askerler tarafından tahrip edildi.
    * 18 Ekim 2015; Dersim Alacık (Zage) Köyü yakınlarında, PKK’lilere ait cenazelerin ve 38 Dersim Katliamı’ında yaşamını yitirenlerin kemiklerinin  de bulunduğu “Suna Çiçek ve Doktor Baran Şehitliği” helikopeterle bombalandı. Mezarlık içindeki cemevi, içine yerleştirilen patlayıcılarla yerle bir edildi.
    * 18 Ekim 2015; Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı Mahallesi’ndeki (Sîsê) “Şehit Amed û Şehit Hêvîdar Şehitliği” tahrip edildi.
    * 22 Ekim 2015; Siirt, Mardin ve Batman üçgeninde yer alan “Mawa Şehitliği”nde yer alan mezarlar kepçelerle yıkıldı.
    * 4 Kasım 2015; Diyarbakır’ın Dicle ilçesine bağlı Pirejman Mahallesi’nde bulunan ve PKK’lilerin defnedildiği mezarlık, bölgede bulunan cami ve misafirhane askerler tarafından yıkıldı.
    * 12 Kasım 2015; Şırnak’ın Beytüşşebap ilçe kırsalında bulunan Meydan Kolya yaylasındaki “Şehit Kurtay Feraşîn Şehitliği” bombalanarak yıkıldı.
    * 22 Kasım 2015; Diyarbakır’ın Lice ilçesi kırsalındaki “Şehid Harun Şehitliği” zırhlı araçlarla açılan ateş sonucu tahrip edildi. Mezarlık girişinde bulunan cami, dinlenme salonu, kütüphane, çeşme ve tabela bombardıman sonucunda yerle bir olurken, HPG’lilere ait 140 mezardan 78’i tahrip oldu.
    * 1 Mayıs 2016; Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda bulunan PKK, HPG ve YPG’lilere ait mezarlar polisler tarafından tahrip edildi. Mezar taşları ortalığı atılırken, fotoğraflar ise kırıldı.
    * 16 Şubat 2017; Batman’daki İkiztepe Mezarlığı’nda bulunan ve aralarında 10 Ekim Ankara Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin cenazelerinin de bulunduğu 23 mezarlığın taşları, savcılık ve belediyeye atanan kayyımın talimatı üzerine değiştirildi. Söz konusu duruma karşı çıkan kimi işçilerin işlerine son verildi.
    * 21 Şubat 2017; Van’ın İpekyolu ilçesine bağlı Yeni Mahalle Mezarlığı’nda bulunan ve farklı tarihlerde yaşamlarını yitirenlerin kabirlerinin de bulunduğu mezarlık polisler tarafından tahrip edildi. Mezarlıkların bir çoğuna ‘T.C.’ yazılaması yapıldı.
    * 7 Nisan 2017; Dersim’in Mazgirt ilçesinde bağlı Akpazar (Perî) Beldesi’nin Karabulut (Sürek) Köyü’nde Vali ve kayyım Osman Kaymak’ın talimatıyla askerler, HPG’li Sancar Buluç ve Baran Çetinkaya’nın mezarlarını tahrip etti.
    * 28 Nisan 2017; Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Orman Mahallesi’nde bulunan mezarlık, özel harekat polisleri tarafından tahrip edildi. Mezar taşlarının üzerine “Leş” yazılaması yapıldı.
    * Kasım 2017; Beytüşşebap kırsalındaki Meydan Kolya yaylasındaki “Şehit Kurtay Feraşîn Şehitliği” bir kez daha yıkıldı. Yanına askeri üs bölgesi kuruldu.
    * 12 Haziran 2017; Paris’te 9 Ocak 2013 tarihinde Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez ile birlikte öldürülen Kürt kadın siyasetçi Sakine Cansız’ın Dersim’de bulunan anıt mezarı tahrip edildi.
    * 26 Haziran 2017; Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı (Sîse) köyündeki “Şehit Hêvîdar ve Şehit Amed Şehitliği” operasyona çıkan askerlerce yıkıldı. Mezarlıktaki misafirlik olarak kullanılan 2 konteyner da yakıldı.
    * 14 Eylül 2017; Tutuklu Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un gömülen cenazesi ırkçı bir gurubun saldırısı üzerine yerinden çıkarılarak, Dersim’de defnedildi.
    * 29 Ekim 2017; Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’nda bulunan mezarlar polislerce tahrip edildi.
    * 1 Kasım 2017; Siirt kırsalındaki Herekol bölgesinde operasyona çıkan askerler PKK’lilerin cenazelerinin defnedildiği “Şehit Resul ve Şehit Azime Mezarlığı’nı tahrip etti.
    * 19 Aralık 2017; Bitlis’in Yukarı Ölek (Oleka Jor) Mahallesi’nde bulunan Garzan Mezarlığı’nda defnedilen 282 PKK’linin cenazeleri yerlerinden çıkarılarak, mezarlık yerle bir edildi.
    * 26 Aralık 2017; Diyarbakır’ın Bağlar ilçesindeki Yeniköy Mezarlığı’ndaki mezarlar bir kez daha tahrip edildi. Mezarlar taşları kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce spiral makinesiyle tahrip edildi.
    * 29 Mart 2019; Bismil’in Kazancı (Kaniya Kurda) Mahallesi’ndeki HPG ve YPG üyelerinin cenazelerinin bulunduğu mezarlık askerler tarafından tahrip edildi.
    * 4 Haziran 2019; Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı (Sîsê) Mahallesi’ndeki “Şehit Amed û Şehit Hêvîdar Şehitliği” bir kez daha tahrip edildi.
    * 30 Eylül 2019; Diyarbakır’ın Dicle ilçesinde defnedilen Mahmut Alınbay’ın mezarı 6’ncı kez saldırıya uğradı.
    * 4 Nisan 2020; Şırnak’ın İdil ilçesine bağlı Yarbaşı (Hespist) köyünde farklı tarihlerde yaşamını yitiren 6 PKK’linin cenazesinin bulunduğu mezarların taşları askerlerce balyozlarla parçalandı. 6 mezar, 2016 yılında da askerlerce yıkılmış ve köylüler tarafından onarılmıştı.
    * 17 Nisan 2020; Muş Malazgirt ve merkezde bulunan köylerde kimi HPG’lilere ait mezar taşları kırıldı.
    * 18 Nisan 2020; Bingöl Karlıova Karakolu’ndaki askerler, sokağa çıkma yasağı döneminde yaşamını yitiren HPG’li Zamani Çamak’ın mezar taşının kaldırılması aileden istedi.
    * 24 Nisan 2020; Diyarbakır Silvan İlçe Jandarma Komutanlığı, çatışmalarda yaşamını yitirenlerin ailelerini telefonla arayarak, yakınlarının defnedildiği mezarlardaki taşların kırılmasını ve Kürtçe alfabede olan X, W, Q harflerinin silinmesini istedi.
    * 26 Nisan 2020; Hakkari’nin Yüksekova ilçesinin Orman Mahallesi’nde buunan mezarlık 6’ncı kez saldırıya uğradı. Urfa’nın Suruç ilçesinde 20 Temmuz 2015 tarihinde IŞİD tarafından düzenlenen canlı bomba saldırısında hayatını kaybeden 33 gençten Süleyman Aksu’nun mezarı da tahrip edildi.
    * 22 Mayıs 2020; Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı (Sîsê) Mahallesi’nden bulunan mezarlık tahrip edildi. Tüm mezarların tahrip edildiği ve isimlerin yazılı olduğu mermerlerin parçalandığı ortaya çıktı.
    * 25 Mayıs 2020; Batman’ın Hasankeyf ilçesine bağlı Güneşli (Şemse) Köyü’ndeki mezarlık bir kez daha tahrip edilerek, mezarlıktaki ağaçlara bayrak asıldı.
    * 8 Haziran 2020; Diyarbakır’da 1992’de düzenlenen silahlı saldırıda yaşamını yitiren Özgür Gündem gazetesi muhabiri Hafız Akdemir’in mezar taşındaki fotoğrafın söküldüğü ortaya çıktı.
    * 10 Haziran 2020; Diyarbakır’ın Lice ilçesine bağlı Yolçatı (Sîsê) Mahallesi’ndeki mezarlık tahrip edildi.
    * 12 Haziran 2020; Diyarbakır’ın Lice ilçesinin Esenler (Balicne) Mahallesi’ne bağlı Goçxar Mezrası’ndaki mezarlıkta bulunan HPG’li Rıdvan Mutlu ve Mehmet Mutlu’nun mezar taşları tahrip edildi.
    * Urfa’nın Karakoöprü, Viranşehir ve Suruç’ta bulunan mezarlıklarda HPG’liler ve Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin bulunduğu mezarlar tahrip edildi.
    * Malatya’nın Oluklu Mahallesi’nde bulunan Volkan Bora’nın mezar taşı kırıldı.
    * Van’ın Erciş ilçesinde, farklı tarihler yaşamını yitiren HPG’lilerin cenazelerinin gömülü olduğu çok sayıda mezarlık tahrip edildi.