Author: ali

  • Dersim keçileri için ‘kırmızı liste’ uyarısı

    Dersim keçileri için ‘kırmızı liste’ uyarısı

    Dersim’de 17 dağ keçisinin avlanması için ihale açılmasına tepki gösteren Veteriner Hekimler Odası, keçilerin IUCN’nin kırmızı listesinde yer aldığını anımsattı.

    İstanbul Veteriner Hekimler Odası, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Dersim’de 17 dağ keçisinin avlanması için ihale açmasına tepki gösterdi. Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Murat Arslan imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, keçilerin Türkiye’nin de tarafı olduğu Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması için Uluslararası Birlik’in (IUCN) kırmızı listesinde yer aldığı hatırlatıldı.
    ‘PANDEMİ AÇISINDAN RİSK’
    Yaban hayvanlarının avlanıp tüketilmesinin pandemi açısından da risk oluşturduğu vurgulanan açıklamada, birçok zoonotik etkenin bu yollarla insana bulaştığını kaydedildi. Aylardır mücadele edilen salgından ders çıkarılamadığına dikkat çekilen açıklamada, “Doğaya, yaban hayatına yapılan müdahaleler yeni ve giderek daha tehlikeli salgınlarla insanlığı karşı karşıya bırakmaktadır. Ülkemizde endemik olarak bulunan canlıların korunması esasen bölgenin ekosistemini ve toplumun sağlığını korumakla eşdeğerdir” denildi.
  • Kayıp Seul Belediye Başkanı Park Won-soon ölü bulundu

    Kayıp Seul Belediye Başkanı Park Won-soon ölü bulundu

    Birkaç saattir kayıp olarak aranan Seul Belediye Başkanı Park Won-soon’un ölü bulunduğu açıklandı. Güney Kore medyasında yer alan haberlere göre, Park’ın intihar ettiği düşünülüyor.

    Park’ın kızının babasına ulaşamayınca polise haber vermesinin ardından arama çalışmaları başlatılmıştı.

    Park’ın kızı polise babasının cep telefonunun kapalı olduğunu ve geride vasiyet niteliğinde bir mesaj bıraktığını söylemişti.

    Evden ayrılmadan önce mesaj bıraktı

    Seul Emniyet Müdürlüğü, Park’ın hayatını kaybetmesinden kısa bir süre önce belediyenin kadın bir çalışanı tarafından hakkında cinsel taciz suçlaması yapıldığını doğruladı.

    Park’ın bugün makamına gitmediği, belediye binasında bir yerel hükümet yetkilisiyle olan görüşmesini iptal ettiği belirtiliyor.

    İlk kez 2011’de Seul Belediye Başkanı seçilen Park, geçen yıl üçüncü ve son dönem için yeniden bu göreve gelmişti.

    Cumhurbaşkanı Moon Jae-in’in partisi Liberal Demokratik Parti’nin üyesi olan Park’ın 2022 seçimlerinde iktidarın muhtemel başkan adaylarından biri olarak görülüyordu.

  • Öcalan’ın özgürlüğü için online miting düzenlenecek

    Öcalan’ın özgürlüğü için online miting düzenlenecek

    Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan “Freedom for Öcalan”  kampanyasının çağrısını yenilemek için 16 Temmuz’da online miting düzenlenecek. 

    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için   Britanyalı sendikaların başlattığı “Freedom for Öcalan” (Öcalan’a özgürlük) kampanyasının çağrılarını yenilemek için 16 Temmuz’da online miting düzenleyeceklerini duyurdu. Sendikalar çağrılarında “Vakit geldi” dedi.

    Online miting, kampanyanın eşbaşkanları İşçi Partili ve Ulusal Öğretmenler Birliği NUT eski Genel Sekreteri Christine Blower ile Unite sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins tarafından organize edilecek.

    ÇAĞRILARINI YİNELEYECEKLER

    “Freedom for Öcalan” kampanyasının yürütücüleri tarafından yapılan açıklamada, “Kovid salgını nedeniyle dayatılan kısıtlamalar esnetilirken, çok sayıda Avrupalı işçi tecritten çıkıyor. Dünyanın dört bir yanındaki işçiler tekrar özgürlüklerinden yararlanırken, Britanyalı sendikal kampanya Freedom for Öcalan, Öcalan’ın özgürlüğü için çağrılarını yenilemek amacıyla 16 Temmuz’da çevrimiçi bir miting düzenliyor. Vakit geldi!” denildi.

    Mitingte İşçi Partisi Milletvekili Lloyd Russell-Moyle ve TSSA sendikasının genel sekreteri Manuel Cortes’in konuşmalar yapacak.

    KAMPANYANIN BAŞLAMA TARİHİ

    Abdullah Öcalan’a özgürlük kampanyası 1,5 milyon üyesi bulunan İngiltere ve Galler’in en büyük sendikası olan Unite the Union ile 800 bin üyeli Genel İş Sendikası (GMB) tarafından Avam Kamarası’nda 2016’da yapılan bir açıklamayla start almıştı.

    16 Temmuz’daki etkinliğe katılmak isteyenler için  de şu link paylaşıldı

  • Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’ye sert eleştiriler

    Avrupa Parlamentosu’nda Türkiye’ye sert eleştiriler

    Avrupa Parlamentosu’nda düzenlenen ‘Akdeniz’de istikrar, güvenlik ve Türkiye’nin negatif rolü’ başlıklı oturumda konuşan Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell 2007 yılından bu yana Türkiye’ye aktarılması planlanan fonlarda 1 milyar 300 milyon euroluk kesinti yapıldığını söyledi.

    Türkiye’ye geçtiğimiz günlerde yaptığı ziyaretle ilgili konuşan Avrupa Birliği Dışilişkiler Yüksek Temsilcisi Josep Borrell Avrupa parlamenterlerinin sert eleştirilerine maruz kaldı

    Oturumda birçok Avrupa Parlamenteri Borrell’den Türkiye ile ‘ilişkileri ve para yardımlarını’ tamamen kesmesini istedi. Bazı parlamenterler ise Aya Sofya’nın camiye çevrilmesine karşı AB’nin harekete geçmesi gerektiğini zira bunun Hristiyan dünyasına hakaret niteliğinde olduğunu savundu.

    Ele alınan diğer konular arasında Libya, Suriye, gümrük birliği, insan hakları, Kürtler, göç konusu ve Türkiye’ye AB ülkeleri tarafından silah satışları da yer aldı.

    Borrell’e sert eleştiriler

    Avrupa Parlamenterlerinin sorularını cevaplayan Borrell, 2007’den bu yana Türkiye’ye para yardımı konusunda bir milyar 300 milyon euro düzeyinde kesintiye gidildiğini hatırlattı.

    Josep Borrell, aktarılan mali yardımların insan hakları amacıyla yapıldığını, Türkiye’nin üç buçuk Suriyeli göçmene ev sahipliği yaptığını, eğitim ve sağlık konusunda yardım etmenin ‘normal’ olduğunu ifade etti. Borrell, ‘Bunun neresi kötü. Para Türkiye’ye değil göçmenlerin daha iyi bir hayat sürmesi için sivil toplum örgütlerine veriliyor’ dedi.

    Türkiye ile AB arasında diyaloğun önemine vurgu yapan Josep Borrell, Ankara’nın önemli bir partner olduğunu ancak son dönemde yaşanan olumsuz gelişmelere de kayıtsız kalınamayacağını söyledi.

    Borrell, “Türkiye Avrupa Birliği’ne aday bir ülke konumunda olan önemli bir partner, bunu Türkiye dışişleri bakanına söyledim. Negatif ilişkilerimize artık son vermeliyiz, bu tersine çevrilmeli. Akdeniz’de misilleme bölgenin daha istikrarlı olmasını sağlamıyor. Bu sadece diyalog ve müzakere ile mümkün. Ankara’daki yetkililere ortak çıkar ilişkilerimizden söz ettim. Pazartesi günü Türkiye’nin durumunu incelemeye alacağız.” ifadelerini kullandı.

    Borrell: ‘Kuzey Kıbrıs’ı tanımıyoruz’

    Borrell, Kıbrıs açıklarında yapılan doğal gaz sondaj çalışmaları konusunda, “Bizler Avrupa Birliği içinde Kuzey Kıbrıs’ı tanımıyoruz. Bu konuda Türkiye’ye açık ve net mesajlar gönderdik. Bizler Avrupa Birliği’nin prensiplerini, değerlerini, sınırlarını ve vatandaşların haklarını korumaya kararlıyız. Suriye ve Libya için siyasi bir çözüm arayışı içerisindeyiz.” dedi.

    ‘Türkiye ile yeni bir ortaklık kurmak gerekiyor’

    Avrupa Parlamenteri Manfred Weber, “Erdoğan’a verebileceğimiz mesaj; Avrupa Birliği Türkiye ile yeni bir partnerlik kurmaya hazır. Avrupa Birliği saf değil, Türkiye’nin büyük önem verdiği gümrük birliği konusu var elimizde. Türkiye ile ilişkilerimizde açık ve net olmalıyız. Türkiye bizi çok fazla aldattı. Türkiye ile yeni bir partnerlik kurmak gerekiyor, umarım Türkiye buna hazırdır.” dedi.

    Türkiye’nin AB değerlerinden giderek uzaklaştığını belirten Weber, “Yunanistan ve Kıbrıs’ta yaşananlar Avrupa Birliği’nin sorunudur. Bu ülkelerin yanındayız. Bölgede yaşanan sorunlar sadece Kıbrıs’ı veya Yunanistan’ı ilgilendirmiyor, Avrupa Birliği ile Türkiye arasında yaşanan sorunlar bunlar. Bu ülkeleri yalnız bırakmayacağız.” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ise iki taraf arasında karşılıklı güven sorununun bulunduğuna işaret etti. Bu durumun bütün ilişkileri olumsuz etkilediğini belirten Nacho Sanchez Amor “Yunanistan biziz, Kıbrıs biziz” dedi.

    Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları önümüzdeki pazartesi günü Brüksel’de, Türkiye’nin Libya, Akdeniz ve Yunanistan ile ilişkilerinde attığı adımlara karşı neler yapılabileceğini görüşecek.

  • Gazeteci Aziz Oruç için adalet talebi

    Gazeteci Aziz Oruç için adalet talebi

    Tutuklu gazeteci Aziz Oruç için 21 Temmuz’da görülecek duruşması öncesinde Çağlayan Adliyesi önünde tutulan “Adalet Nöbeti”nde adalet istendi. Eşi Hülya Oruç, “Aziz gazetecidir. Kendisine atılan suçlamalar çok ağır” diyerek, destek çağrısında bulundu.
    Adalet İstiyoruz Platformu tarafından Çağlayan Adliyesi önünde sürdürülen “Adalet Nöbeti” eyleminde bu hafta tutuklu gazeteci Aziz Oruç için adalet talebinde bulunuldu. Açıklamaya Aziz Oruç’un eşi Hülya Oruç iki çocuğuyla birlikte katıldı.
    “Adalet istiyoruz” pankartının açılıp, Aziz’in fotoğraflarının taşındığı eylemde  sık sık “Aziz için adalet istiyoruz” sloganı atıldı.
    Direnişler Meclisi Üyesi Volkan Çeşma tarafından yapılan açıklamada, ülkedeki adaletsizliğe karşı adliye önlerinde adalet arandığı ifade edildi. Her hafta farklı bir adaletsizliğe karşı eylem yaptıklarını söyleyen Çeşma, bu hafta Aziz Oruç şahsında tutuklu bulunan 197 gazetecinin durumuna dikkat çekmek istediklerini dile getirdi. Türkiye’de iktidara muhalif, gerçekleri söyleyen gazetecilerin tutuklandığını belirten Çeşma, bunlardan birinin de Aziz Oruç olduğunu kaydetti. Çeşma, tutuklandığı sürecini aktardığı Oruç’un yaptığı haberler, sosyal medya paylaşımları nedeniyle tutuklandığını vurguladı.
    “İktidara yakın olmadığı” için tutuklandığını söylediği Aziz’in 21 Temmuz’da hakimn karşısına çıkacağını hatırlatan Çeşma, “21 Temmuz’da sadece Aziz değil, tutuklu bulunan tüm gazeteciler yargılanacak” diyerek duruşmayı katılım çağrısında bulundu.
    ‘ÇOCUKLARIM BABALARIYLA BÜYÜSÜN’
    Oruç’un eşi Hülya Oruç ise, herkes gibi kendisinin de adalet istediğini belirterek, “çocuklarının babalarıyla büyümesini istediğini” ifade etti. Eşinin özgürlüğünü isteyen Oruç, “Aziz gazetecidir. Kendisine atılan suçlamalar çok ağır. Herkesin bizlere destek olmasını istiyorum” dedi.
    ‘GAZETECİLİK SUÇ DEĞİLDİR AMA İŞKENCE YAPMAK SUÇTUR’
    Oruç’un gözaltında günlerce işkenceye maruz kaldığını söyleyen Direnişler Meclisi Üyesi Nuriye Gülmen de, “Gazetecilik suç değildir ama işkence yapmak suçtur. Aziz Oruç’a işkence yapanlar yargılanana kadar ve Oruç serbest bırakılana kadar mücadele edeceğiz” diye konuştu. Konuşmaların ardından “Adalet Nöbeti”  tutuldu.
    Aziz Oruç’un yargılandığı davanın ilk duruşması 21 Temmuz günü Ağrı 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.
  • Kürt Halk Meclisinden Eylem Çağrısı

    Kürt Halk Meclisinden Eylem Çağrısı

    AKP-MHP rejiminin Kürt halkına yönelik faşist saldırılarına karşı Kürt Halk Meclisi eylem çağrısı yaptı. 10 Temmuz Cuma günü saat 14’de Londra Irak Konsolosluğu önünde yapılacak eylemin çağrısı şöyle;

     

    “Faşist AKP-MHP iktidarı Kürdistan’da genç, yaşlı, çocuk, kadın ayırımı gözetmeden tutuklama, işkence ve katliamlar gerçekleştirerek Kürt halkına yaşam hakkı tanımamaktadır. Kürdistan’ın taşını toprağını her gün bombalayarak işgal ve imha saldırılarını aralıksız sürdürmektedir. Güney Kürdistan’da yürüttüğü savaş işgal amaçlıdır ve AKP-MHP faşist rejiminin yayılmacı hevesleridir. Bu savaşa uluslararası güçler sessiz kalarak AKP-MHP rejiminin katliamlarından sorumludurlar.

    Faşist AKP-MHP  rejiminin saldırılarına karşı direnmek ve mücadele etmek, Kürt halkı ve Ortadoğu halklarının geleceğini belirleyecektir. Güneydeki katliam ve saldırılara karşı tepkimizi göstermek için Irak konsolosluğu önünde yapılacak protesto eylemine, tüm halkımızı ve demokratik kesimleri katılmaya çağırıyoruz.”

     

    Tarih : 10/07/2020 Cuma

     Saat : 14:00

    Irak Konsolosluğu Önü

    Adres: 21 Queens Gate SW7 5JE Londra

  • İngiltere’de doğan ikizler hayatlarında hiç gitmedikleri farklı iki ülkeye sınır dışı edilecek

    İngiltere’de doğan ikizler hayatlarında hiç gitmedikleri farklı iki ülkeye sınır dışı edilecek

    İngiltere’de benzer suçlardan hapis yatan ikiz kardeşler, bu ülkede doğmuş olmalarına rağmen, cezalarını tamamladıktan sonra sınır dışı edilerek hiçbir bağları olmayan ülkelere gönderilecek.

    İngiltere’de yayımlanan Guardian gazetesinin haberine göre darp suçundan altı yıldır hapiste olan 24 yaşındaki Darrel Roberts’a, Dominik Cumhuriyeti’ne gönderileceğine dair bir yazı gönderildi.

    Roberts, babasının Karayipler’de ayrı bir ülke olan Dominika’da doğduğunu belirtti.

    Darrell Roberts’ın, ayrı bir olayda yine darp suçundan hapis yatan ikizine de cezasının sonunda Grenada’ya gönderileceği söylendi.

    Anneleri kanserden öldü, babaları evi terk etti

    Darrell ve Darren Roberts’ın babasının, anneleri kanserden ölmeden önce ülkesine döndüğü, çocukların başka ailelerin yanında ve yurtlarda büyüdüğü belirtiliyor.

    Anne ve babanın İngiltere vatandaşı olmadığı, çocukların babalarının izini kaybettiği söyleniyor.

    Darrell Roberts, “Cezamı tamamladım. Serbest kalmayı beklerken, bana sınır dışı edileceğim söylendi. Stresten 24 yaşında saçlarım beyazlandı” dedi.

    İçişleri Bakanlığı tarafından gönderilen sınır dışı ihbarında “Kayıtlarımız, bu ülkede yasal statüsünüz olmadığını gösteriyor. Bakanlığımız, İngiltere’den bir an önce gönderilmenizin kamu yararına olacağını düşünmektedir” denildi.

    Kardeşlerin kararı temyiz hakkı bulunuyor. Ancak dört yıldan daha fazla hapis cezası alanların kararı geri çevirme şanslarının düşük olduğu söyleniyor.

    Darrell ve Darren Roberts’ın kız kardeşi Freya Valie Roberts, “Kardeşlerimin başına gelenler, İngiltere’de sistematik ırkçılığın nasıl kurumsallaştığını gösteriyor.

    Çocukluklarında devletin gözetimindeyken vatandaş yapılmadılar. Birbirimizden başka kimsemiz yok ve onları gönderirlerse ailemiz bölünecek” diye konuştu.