Category: Haber

  • Gik-Der Yeni Yönetimini Seçti

    Gik-Der Yeni Yönetimini Seçti

    Aveg-Kon’a bağlı olarak Londra’da çalışmalarını yürüten Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER), 26.Genel Kurulu Pazar günü dernek lokalinde gerçekleştirildi.

     

    Öğleden sonra yapılan Gik-Der kongresinden önce, her ayın ilk Pazar günü yapılan kahvaltı birlikte yapıldı.

    Öğleden sonra ise Gik-Der 26.Genel Kurulu yapıldı. Devrim ve sosyalizm mücadelesinde şehit düşenler için saygı duruşuyla başlayan kongrede, ilk olarak divan seçimi yapıldı. Divan seçiminin ardından “Güncel ve Siyasal Gelişmeler” konulu sunum yapıldı. Sunumun ardından ise Gik-Der’in bir yıllık çalışmalarının derlendiği bir sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Ardından sırasıyla Faaliyet Raporu, Çalışma Raporu ve Mali Raporlar okunarak katılımcıların görüş ve önerileri alındı.

    Raporların okunması ve konuşmaların ardından yeni yönetim kurulu seçimleri yapıldı.

    Dilek ve temenniler bölümündeyse kongre katılan üyelerin önümüzdeki dönem için görüş ve önerilerinin dinlenmesiyle genel kurul bitirildi.

    gikder-kongre1
    Gik-Der yeni yönetimini seçti
  • 9 Ekim Komplosu Protesto Yürüyüşüne Katılım Çağrısı

    9 Ekim Komplosu Protesto Yürüyüşüne Katılım Çağrısı

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik gerçekleştirilen 9 Ekim uluslararası komplosunun yıldönümünde Londra’daki Kürtler ve dostları büyük eyleme hazırlanıyor.

     

    9 Ekim 1998 tarihinde uluslararası güçlerin desteğiyle Suriye rejimine baskı yapılarak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Suriye’den çıkması sağlandı. Öcalan’ın Suriye’den çıkmasıyla beraber uluslararası komplo 14 Şubat 1999 tarihinde Öcalan’ın Kenya’da rehin alınarak Türkiye’ye kaçırılmasıyla devam etti.

    Uluslararası komplonun yıldönümü başkent Londra’da geniş katılımlı bir protesto eylemi düzenlenecek. 9 Ekim’de yapılacak eylem Kürt Halk Meclisi tarafından organize ediliyor. Trafalgar meydanından saat 14:00’te başlayacak olan eylem için Kürt Halk Meclisi tarafından eyleme katılım çağrısı yapıldı. Yapılan çağrıda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 18 yıldır İmralı adasında büyük bir tecrit altında tutulduğu ifade edilerek, Kürt halkının bu tecrit ve tutsaklığa karşı sabrı kalmadığı belirtildi.

    Londra’da yaşayan Kürtleri ve dostlarını eyleme katılmaya davet eden Kürt Halk Meclisi, Öcalan’ın özgürlüğünün başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu’nun barışı açısından çok önemli olduğu ifade edildi.

    Eylem 9 Ekim 2016 tarihinde saat 14:00’te Trafalgar meydananında başlayacak.

    9 Ekim Komplosu Protesto Yürüyüşüne Katılım Çağrısı 1
    9 Ekim Uluslarası Komployu Protesto Eylemi Afişi

     

  • İşçi Parti Konferansında ‘Kürtlerle Dayanışma’ Toplantısı

    İşçi Parti Konferansında ‘Kürtlerle Dayanışma’ Toplantısı

    İngiltere’nin Liverpool kentinde devam eden ana muhalefetteki İşçi Parti konferansı kapsamında ‘Kürtler ile dayanışma’ konulu bir toplantı gerçekleştirildi.

    Aladdin Sinayiç

     

    Liverpool kentinde Cumartesi günü başlayan ve halen devam eden İşçi Parti genel konferansı kapsamında salı günü ‘Kürt halkının Demokorasi, Özgürlük ve Eşitlik mücadelesi ile dayanışma’ başlığıyla bir panel düzenlendi. Çom sayıda İşçi Partilinin katıldığı toplantıda partiye destek sunan birçok sendikacı da hazır bulundu. Unite sendikası yöneticilerinden Simon Dubbins tarafından yönetilen panelde, HDP Amed Milletvekili Feleknas Uca, Avrupa Parlamentosu Milletvekili Julie Ward, Sinn Fein Milletvekili Mickey Bradley ve KNK temsilcisi Akif Wan birer konuşma yaptılar.
    https://youtu.be/syZMofIZzeM
    Kürdistan’daki Yıkım, Kolombiya Ve Filistin’den de Beter

    Toplantıyı yöneten ve açılış konuşmasını yapan Unite sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins, Kürt halkıyla dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Dubbins, şuan Türkiye ve Suriye Kürdistan’ında yaşanan olağanüstü gelişmelerden kaynaklı toplantının daha bir önem kazandığını ifade ederek Türk devletinin son dönemde Kürdistan’a yönelik saldırılara dikkat çekti. Dubbins; ‘‘Şubat ayında Kürdistan’daydım, Diyarbakır’ı ziyaret ettim. Suriye iç savaşına benziyor, oradaki çatışmaların düzeyi Kolombiya ve Filistin’den de beter şuanda. Kürt hareketi, kadın hakları, demokrasi, eşitlik mücadelesi veren seküler, farklılıklara saygılı, demokratik ve eşitlikçi bir yapıya sahip. Bu siteme tüm bölgenin ihtiyacı var, ve daha fazla dayanışma ve destek ihtiyacı var, bizler sendikalar olarak bu noktada üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz ve çalışmamız büyüyor, özellikle de Kürt lider Abdullah Öcalan’a özgürlük kampanyamız her gün biraz daha büyüyerek devam ediyor.’’ dedi.
    https://youtu.be/8GNSFLiZ-wE
    Britanyalı Emekçilerin Dayanışma Amaçlı Kampanyası Çok Değerli

    Dubbins’in açılış konuşmasından sonra söz alan HDP Amed milletvekili Feleknas Uca da Kürdistan’da yaşanan son güncel gelişmelerle ilgili bir sunum yaptı. Birleşik Krallık’ta emekçiler tarafından başlatılan Kürt halkıyla dayanışma ve Abdullah Öcalan’a özgürlük kampanyasını çok değerli ve önemli bulduklarını söyleyerek konuşmasına başlayan Uca, Eylül 2015’ten bu yana Türk devletinin Kürt halkına karşı topyekün bir savaş sürdürdüğünü ifade etti.

    Kürt Yoldaşlarımıza Her Türlü Desteği Vermeye Hazırız

    Sinn Fein Partisi Milletvekili Mickey Bradley de toplantıda kısa bir konuşma yaparak, Kolombiya’daki ve Birleşik Krallık ile İrlanda arasındaki barış görüşmeleri sonucu varılan çözümlerden örnekler verdi. Bradley, ‘Kürt yoldaşlarımıza her türlü desteği vermeye hazırız’ diyerek Kürt halkıyla dayanışmaya devam edeceklerini belirtti.
    https://youtu.be/BVEjWQ7EhmA
    Kürt Kadınları Bizim İçin Rol Model

    Avrupa Parlamentosu Milletvekili Julie Ward ise konuşmasında, dünyadaki eşitsizliğin ve dengesizliğin geldiği düzeye dikkat çekerek, bununla mücadele etmek edip faşizm ve ırkçılık karşısında durmanın herkesin önceliği olması gerektiğini ifade etti.

    Avrupa Parlamentosu Kadın hakları ve cinsiyet eşitliği komitesi üyesi olan Julie Ward; ‘‘Kürt kadınları olağanüstü cesaretliler. Toplumda üstlendikleri sorumluluklar ve görünürlükleriyle Kürt kadınları bizim için rol model durumundalar.’’

    GMB, UNITE sendikaları ve Peace in Kurdistan Campaign kuruluşu tarafından desteklenen panel soru cevap kısmından sonra sona erdi.

    Cumartesi günü başlayan İşçi Parti genel konferansında liderlik yarışının sonuçları da açıklanmış ve İşçi Parti genel başkanlığına sosyalist kimliği ile bilinen Jeremy Corbyn ikinci kez yüzde 62’lik gibi yüksek bir oy ile tekrar seçilmişti. İşçi Parti üst yönetiminin tüm saldırıları ve uğraşlarına rağmen Corbyn, işçi parti üyelerinden ve destekçilerinden Britanya siyasetinde çok fazla karşılaşılmayan bir destek görmüştü.

    ‘Öcalan’a Özgürlük Kampanyası’ Büyüyerek Devam Ediyor

    Unite the Union ve GMB sendikaları tarafından Nisan ayında başlatılan ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası son olarak iki hafta önce Birleşik Krallık’ın en üst emek örgütlenmesi olan Sendikalar Birliği Kongresi-TUC (Trade Union Congres), yıllık konferansında da karar altına alınmıştı.

    Farklı iş kollarından 52 sendikanın bağlı olduğu TUC’un 6 milyon üyesi bulunuyor. Birleşik Krallık’ta sosyal, siyasal ve iş alanında en etkili örgüt olan TUC, 1868 yılında kuruldu.

    Konferansta kabul edilen önergede, son dönemde Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’deki muhalif kesimlere dönük saldırıların kaygıyla izlendiğini ve bu saldırıların derhal durdurulması çağrısı yapıldı. Önergede ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumuna da dikkat çekilirken, Türk devleti tarafından tek taraflı olarak durdurulan barış sürecinin tekrardan başlatılması ve başarıya ulaşması için de Öcalan’ın özgür kalması çağrısı yapılmıştı.

    labaour-conference1
    Julie Ward, Simon Dubbins, Feleknas Uca, Akif Wan
    labour-conference4
    Simon Dubbins

     

  • Türk MİT’inin Londra Cinayeti Tekrar Gündemde

    Türk MİT’inin Londra Cinayeti Tekrar Gündemde

    Türk istihbarat teşkilatı MİT tarafından katledilen Mehmet Kaygısız cinayeti İngiliz Times gazetesi tarafından tekrar gündeme taşındı. Baş sayfadan bugün cinayetin MİT bağlantısını veren Times gazetesi, Metropolitan polisinin de dosyayı yeniden açtığını duyurdu.

     

    Faili meçhullerle ilgili Susurluk tapelerinde Londra’da işlenen Mehmet Kaygısız cinayetine ilişkin ayrıntılar yer almış ve olay iki yıl önce Türk medyasında da işlenmişti. Times gazetesinin yeniden gündeme getirdiği Mehmet Kaygısız cinayeti ile ilgili tek yeni bilgi İngiliz polisinin dosyayı yeniden açılacağı.

    Times gazetesi özel haberinde, Susurluk ve faili meçhul cinayetler davasında mahkemeye MİT tarafından sunulan belgelerde “Londra’daki bir kafede bir muhalifin öldürülmesini Türk ajanlarının emrettiğini ortaya koyduğunu” yazıyor. Times, olayın MİT’in düşmanlarını İngiltere’de sorunsuz hedef alabildiği korkularını arttırdığını da belirtiyor.

    Times’ın İddiası Yalan: Kaygısız’ın PKK İle Hiçbir İlişkisi Yoktu

    Times, haberinde Mehmet Kaygısız’ın PKK ile olan ilişkisinden kaynaklı ölüm listesinde yer aldığı ve MİT’in hedefi haline geldiğini iddia etse de, Kaygısız’ı tanıyanlar bu iddiayı red ediyor. Kaygısız’ın yaşamdaki duruşu ve ilgilendiği işler itibariyle PKK ile zıt bir kulvarda olduğu ve kendisinin PKK ile uzaktan yakından hiç bir ilgisi olmadığı belirtiliyor.

    John Simpson imzalı haberde iki yıl önce ortaya çıkan bilgiler yeniymiş gibi yeniden servis edilirken, haberde ayrıca Londra’daki çetelerin eroin, haraç alma ve benzeri olayları PKK’yi finanse etme çalışması olarak yorumluyor. Daha önce de böylesi bir iddiayı yazan Simpson, iddiasına her hangi bir dayanak göstermiyor.

    Gazete Londra polisinin, 33 yaşında öldürülen Kaygısız’ın cinayetiyle ilgili açılan soruşturma kapsamında, Kaygısız’ın ailesiyle iletişime geçtiğini belirtiyor.

    Kaygısız, 1994 yılında Kuzey Londra’daki Newington Green semtindeki bir kafede tavla oynarken başının arkasından vurulmuştu. Times, cinayetin o dönem uyuşturucu bağlantılı olarak görüldüğünü ve kimseye suçlama yöneltilmediğini belirtiyor.

    Times, MİT’in sunduğu belgelerde eski Malatyaspor Başkanı Nurettin Güven’in adının, MİT’in emriyle bu cinayeti işleyen kişi olarak geçtiğini yazıyor.

    nurettin-guven
    Nurettin Güven

    Haber şöyle devam ediyor;

    “Times’ın yaptığı araştırma, Kuzey Londra’da savaş halindeki iki Türk ailesine ait onlarca işyerini ortaya çıkarttı. Bunlar arasında kebapçılar, taksiciler ve bakkallar da var. O dönemdeki şiddet, Kaygısız cinayetini ve öldürülecekler listesindeki Nafız Bostancı adlı ikinci bir Türk muhalifi öldürme girişimini örtmek için kullanıldı. Bostancı, Doğu Londra’da bulunan Hackney semtindeki saldırıdan sağ kurtuldu. Şimdi Türkiye’ye dava açmaya çalışıyor. ”

    Haberde Kaygısız’ın ailesinin, Nurettin Güven’in 90’ların sonunda cinayet suçlamasını reddettiğini ve Londra polisinin o dönem de Güven’in ismini bildiğini ve devlet destekli cinayet iddialarını bildiğini söylediği belirtiliyor.

    Haberde MİT’in gönderdiği belgelere göre MİT ajanının Nurettin Güven’i eski İçişleri Bakanı ve Emniyet Müdürü Mehmet Ağar’a götürdüğü ve Ağar’ın “Aslanım benim diyerek” teşvik ettiği de söyleniyor.

    Haberde ayrıca, Nurettin Güven’in açıklama yapma taleplerine yanıt vermediği, Ağar’ın bir sözcüsünün de “Ağar, basına açıklama yapmıyor ve basının sorularını yanıtlamıyor” diyerek konuşmayı reddettiği vurgulanıyor.

    Times “Uyuşturucular, casuslar ve bir Türk kan davası” başlıklı dosya haberinde de 90’lı yıllarda İngiltere’de hâkim olan uyuşturucu çeteleri savaşının bir fotoğrafını çekiyor.

    Gazete “Türk casuslar, İngiltere sokaklarında cinayet için daha dayanıklı bir örtü bulamazlardı. Türk uyuşturucu çetelerinin İngiltere’deki bölge savaşının bulanık dünyası, 25 yıldır kaynayan gerilim sırasında onlarca cinayete neden oldu. Mehmet Kaygısız bu güne dek uzun kurban listesindeki bir isimdi. Ölümüne yol açtığı iddia edilen uluslararası kan davası, karmaşık çete savaşları ve para aklama ağıyla örtüldü” diyor.

    Gazete şöyle devam ediyor;

    “Times’ın Londra’nın eroin ticaretine hâkim olan iki Türk mafya grubundan birinin ticari varlıklarını haritalayan araştırması, İngiltere’nin NATO müttefikinin Londra’da yargısız infazlar emrettiği iddialarını beraberinde getirdi. Uyuşturucu ticareti şiddeti maskelemek için kullanıldı. Anlaşmanın bir parçası olarak Londra sokakları eroinle kaplandı. Çatışma halindeki Kürt çeteleri uzun süredir uyuşturucu satışı, haraç ve İngiltere’de hala yasaklı bir terör örgütü olan PKK’ya para sağlamakla biliniyorlar.”

    Gazete İngiltere’de Mehmet Kaygısız cinayetiyle ilgili bilgilere, Tottenham Türkleri’nin mafya babası İzzet Eren’in adliye binasından hapishane aracından kaçırılma girişiminin soruşturulmasıyla ulaşıldığını belirtiyor.

    Gazete Eren’in çetesinin faaliyetlerini ve Londra’da 25 yıl öncesine uzanan eroin cinayetlerini izlediklerini yazıyor.

    Tottenham Boys olarak anılan çetenin bir gece kulübünde atılan tokattan karşılıklı cinayetlere uzanan kan davasında 20 yıldır Hackney semtindeki rakipleriyle karşılıklı cinayetler işlediği söyleniyor.

  • ‘Ankara’dan genç bir arkadaş vardı, Sürekli ….. Yapardı’

    ‘Ankara’dan genç bir arkadaş vardı, Sürekli ….. Yapardı’

    Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Boris Johnson, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret içeren şiirinin Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmelerde gündeme gelmediğini söyledi. Johnson, Britanya’nın köklü yayınlarından haftalık The Spectator dergisinin düzenlediği ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret şiiri yarışması’nın kazanan ismiydi.

    Geçmişte Spectator dergisinin editörlüğünü de yapan Johnson, linç edilerek öldürülen Osmanlı’nın son dahiliye nazırı Ali Kemal’in öz torunu Stanley Johnson’ın oğlu.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla ortak basın toplantısında konuşan Johnson’a Ankara’daki temaslarında hakaret şiirinin gündeme gelip gelmediği soruldu ve “Özür dileyecek misiniz?” dendi.

    Johnson’ın buna yanıtı “Aslında bu hiçbir şekilde detaylı konuşmalarımızda dile getirilmedi. Buna ben de şaşırdım. Bunu ilk dile getiren siz oldunuz” oldu.

    Bakan şöyle devam etti: “Türkiye’de, Ankara’da, İstanbul’da bir araya geldiğim insanlar Birleşik Krallık’ın burada olmasının Türkiye’nin demokrasisi için bir taahhüt olduğunun farkında. Birleşik Krallık aslında Türkiye’nin demokrasinin kurulmasında ne kadar merkezi olduğunun farkında ve aslında şaşırdım, hiçbir şekilde dile getirilmedi bu.”

    Bakan akşam saatlerinde de ‘Ak Saray’da bizzat Erdoğan tarafından kabul edildi. İkilinin samimi pozu dikkat çekerken Erdoğan Johnson’a dönemin Manchester belediye başkanı Robert Neil’in Sultan Abdülaziz’e mektubunun bir replikasını hediye etti.

    Erdoğan, Türkiye’de kendisine hakaret ettiği gerekçesiyle binlerce kişiyi mahkemeye vermiş, darbe girişiminin ardından HDP’liler dışındakini affetmişti.

    ‘Ankara’dan genç bir arkadaş vardı, Sürekli ..... Yapardı’ 2
    Boris Johnson ve Recep Tayip Erdoğan şiiri unutmuş gibiler

    Haftalık The Spectator dergisinin düzenlediği ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret şiiri yarışmasında’ birinci seçilen Boris Johnson’a ait şiir:

    There was a young fellow from Ankara

    (Ankara’dan genç bir arkadaş vardı)

    Who was a terrific wankera

    (Sürekli mastürbasyon yapardı)

    Till he sowed his wild oats,

    With the help of a goat

    (Ta ki bir keçinin yardımıyla başka çılgınlıklar yapana dek)

    But he didn’t even stop to thankera.

    (Öyle ki, şükretmeyi de bırakmadı)

     

    Daha dün PKK sempatizanıydı!

    Geçtiğimiz yıl bir televizyon programında yaptığı açıklamada PKK’ye sempati duyduğunu söyleyen Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Boris Johnson, mevkidaşı Çavuşoğlu ile birlikte düzenlediği basın açıklamasında PKK’ye karşı mücadelede Türk devletinin yanında olduklarını ifade etti.

    Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Boris Johnson’la başbaşa ve heyetlerarası görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Çavuşoğlu burada yaptığı konuşmada, “Bundan sonraki süreçte İngiltere ile ikili ilişkilerimizi daha da güçlendirmek için işbirliği alanımızı genişletmek için çaba sarf edeceğiz. İngiltere’nin AB’den ayrılması elbette bize destek veren bir ülke olarak bizi üzmüştür ama Birleşik Krallık halkının demokratik iradesine herkesin saygı duyması gerekiyor. Ama İngiltere’nin AB’den ayrılması kopması anlamına gelmez. Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkilerin yeni bir boyut kazanması için de esasen fırsat olarak görülebilir. Özellikle ticari ilişkilerimizi, ekonomik işbirliğimizi güçlendirmek için irademizi bir kere daha bugünkü görüşmelerimizde ortaya koyduk. İkili ticaretimizin 2009’dan bu yana sürekli arttığı nadir ülkelerden bir tanesidir. Türkiye’nin İngiltere’ye ihracatı da düzenli şekilde artmaktadır. Ama biz karşılıklı yatırımların arttırılması ikili ticaret hacmimizin artması için bundan sonraki süreçte aramızdaki mekanizmaları hayata geçirmek istiyoruz. Karşılıklı üst düzey ziyaretleri gerçekleştireceğiz.

    Maalesef bugün Suriye’de ateşkesi ihlal eden bir rejim var. Bugün Halep’i tüm ateşkes anlaşmalarına rağmen bombalamaya devam eden, sivilleri öldüren varil bombaları kullanan zalim bir Esed rejimi var. bu rejim konusundaki tutumuzda bizim İngiltere ile aynı çizgide. Biran evvel Suriye’nin bunlardan kurtulması gerekiyor. Birleşik Krallık’ın İngiltere’deki PKK yapılanmasına yönelik bugüne kadarki politikasından memnunuz. PKK terör örgütüne karşı yürüttüğümüz mücadelede de desteğini net bir şekilde görüyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu desteği net bir şekilde arttırarak devam etmesi bizim en büyük arzumuz. Türkiye’de ve Suriye’de Avrupa’daki bir anlayışın değişmesi gerekiyor. Türkiye’de PKK Kürt vatandaşlarımızı temsil etmiyor. Suriye’de ve Irak’ta da aslında PKK’nın uzantıları olan PYD YPG’de oradaki Kürt kardeşlerimizi temsil etmiyor. Bunu iyi şekilde gördüğümüz zaman özellikle Kürtlerle terör örgütlerini net şekilde ayırabiliriz. YPG ve PKK’nın Avrupa’daki faaliyetlerine izin veren başta Belçika olmak üzere bazı AB ülkelerini kınadığımızı vurgulamak isterim. Çok verimli bir toplantı geçirdik” açıklamasında bulundu.

    Birleşik Krallık Dışişleri Bakanı Boris Johnson ise Türkiye’de olmanın çok güzel olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

    “Çok sıkı, çok verimli şekilde çalışıyoruz Türkiye’de. Benim atalarım buradan aslında. Benim bu bakanlık aslında büyük amcam sizin yaptığınız işi yapıyordu. Benim kuzenim Selim’de aynı şekilde bu bakanlıktaydı. Bu bakanlıkta aslında benim ailemin bir tarihi var. O yüzden burada olmak benim için çok güzel. Çok olağanüstü görüşmeler yaptık. bir çok konuda mutabakata vardık. Birleşik Krallık kesinlikle Türkiye’nin, Türkiye halkının, hükümetinin arkasında. Kalkışmayla mücadelede demokrasiyi korumada tamamen arkanızda. Türk halkının böyle bir soruna nasıl karşılık verdiğini görmek çok güzel. Biz şuanda verilen mücadelenin ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Türkiye halkının demokrasi mücadelesini destekliyoruz. İki ülkeyi birleştiren çok fazla şey var. çok benzer pozisyonlara sahibiz, Suriye ile ilgili olarak diğer bölgesel meselelerle ilgili olarak. Benim hükümetimin, sizin hükümetimizin ve dünyada birçok kişinin aslında şuanda olan bitenlerle ilgili olarak, Halep’te olan bitenlerle ilgili çok fazla sorumluluk üstlendiğini de biliyoruz. Esad rejimi ve onların destekçileri Rusya ve Irak tarafından verilen destek anlamında onların yaptıklarıyla ilgili olarak gerçekten çok fazla sorumluluk hissediyorlar. Türkiye’nin de buna karşı çabaları desteklediğini biliyoruz. Suriye’deki çatışmanın sonuçları özelilikle dün benim için belirgin hale geldi. Gaziantep’e gittim. Türkiye hükümetinin ne kadar kahramanca çaba gösterdiğini orada gördüm. Şuanda 3 milyon kişi Türkiye’de bulunmakta. Oraya mülteci kamplarına büyük bir yatırım yapıyorsunuz. Birleşik Krallık destek verme konusunda çokta yavaş davranmadı 2.3 milyar sterlini insani yardım adına temin etti. Dün biraz daha para verdik mayınların arınması ve temizlenmesiyle ilgili operasyonlar için.”

    DAEŞ ile mücadelemiz, PKK ile ilgili olan mücadele bu konuda ortak bir pozisyona sahibiz” diyen Johnson, “Türkiye gerçekten bizim dünyamızın güvenliği açısından çok merkezi bir öneme sahip. Kıbrıs’taki çözüm sürecinden bahsettik. Şuanda her iki tarafta liderlik gösteriyor. Çok dikkatli bir şekilde bu yolda ilerlemeye devam ediyorlar. Birlikte yapacağımız güzel şeylerden de bahsettik. Ekonomik etkileşim iki ülke arasında son derece önemli. Sadece 2.5 milyon İngiliz’in buraya gelmesinden bahsetmiyoruz. Burada çok fazla bir ilişki de var. Son 5 yıl içerisinde ticaret hacmi çok yüksek oranlarda artış gösterdi. Benim çocukken kullandığım, yediğim bazı ürünlerde Türk şirketleri tarafından üretiliyor. Bu da ekonomik ortaklığımızın önemli göstergelerinden bir tanesi iki ülke arasındaki ticaret. Ortak ticaret ve ekonomi komisyonu çalışmalarına en kısa zamanda başlayacak. Yeni serbest ticaret anlaşması Türkiye ve Birleşik Krallık arasındaki son derece önemli. Bizim AB’den bir ayrılma sürecimiz söz konusu olabilecek. Oradaki anlaşmaları bırakmamız söz konusu olabilecek. Ama biz Avrupa’dan ayrılmayacağız, Birleşik Krallık’ta olacağız. Türkiye’nin AB içerisindeki amaçlarının güçlü destekçilerinden bir tanesi olacağız” ifadelerini kullandı.

  • 6 Milyon Üyeli TUC’tan Kürt Halkıyla Dayanışma Kararı

    6 Milyon Üyeli TUC’tan Kürt Halkıyla Dayanışma Kararı

    Birleşik Krallık’ta en üst emek hareketi TUC, Kürt halkıyla aktif dayanışma kararı aldı. Daha önce Mandela için etkili kampanya yürüten TUC, barış sürecinin tekrar başlaması için Öcalan’ın özgürlüğünün şart olduğunu belirtti.

     

    Haber: Aladdin Sinayiç

    Birleşik Krallık’ın en üst emek örgütlenmesi olan Sendikalar Birliği Kongresi-TUC (Trade Union Congres), yıllık konferansında Kürt halkıyla dayanışma kararı alarak aktif dayanışma çalışması başlattı.

    Farklı iş kollarından 52 sendikanın bağlı olduğu TUC’un 6 milyon üyesi bulunuyor. Birleşik Krallık’ta sosyal, siyasal ve iş alanında en etkili örgüt olan TUC, 1868 yılında kuruldu.

    Geçtiğimiz hafta İngiltere’nin Brighton kentinde yapılan ve bir hafta devam eden TUC yıllık konferansında Unite The Union, GMB, NASUWT ve NUT sendikaları tarafından sunulan önerge kabul edilerek, Türkiye’deki sendikal hareketler ve Kürt halkıyla aktif dayanışma karar olarak konferanstan geçti.

    Konferansta kabul edilen önergede, son dönemde Kürt halkı başta olmak üzere Türkiye’deki muhalif kesimlere dönük saldırıların kaygıyla izlendiğini ve bu saldırıların derhal durdurulması çağrısı yapıldı. Önergede ayrıca Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumuna da dikkat çekilirken, Türk devleti tarafından tek taraflı olarak durdurulan barış sürecinin tekrardan başlatılması ve başarıya ulaşması için de Öcalan’ın özgür kalması çağrısı yapıldı.

    Mandela için etkin kampanyalar yürütmüştü

    Birleşik Krallık’ın en etkin emek hareketi olan TUC, 1971 yılındaki konferansında aldığı kararla Nelson Mandela için de etkin kampanyalar örgütlemişti. Kampanya kapsamında yapılan büyük yürüyüş ve mitinglerle beraber Güney Afrika hükümetine karşı etkin çalışmalar yürüterek Mandela’nın özgürlüğüne kavuşmasında etkin rol almıştı.

    Brighton’da yapılan TUC yıllık konferansında önerge lehine konuşma yapan Unite the Union sendikası yetkilisi Tommy Murphy gazetemize yaptığı açıklamada Erdoğan diktatörlüğüne karşı yaşanan sessizliğin kabul edilemez olduğunu ifade ederek, bu rezaletin derhal son bulması gerektiğini ifade etti.

    Murphy “Suriyeli mültecileri Türkiye’de tutmak ve Avrupa’yı rahatsız etmelerini engellemek için Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapılan kirli pazarlık doğrultusunda dünyanın Erdoğan diktatörlüğü karşısında sessiz kalması tamamen bir rezalet. Bu utanç verici sessizliğin derhal son bulması gerekir” dedi.

    Baskı ve sindirme dalgası 

    ‘Acil önerge’ adı ve ‘Kürt Halkıyla Dayanışma’ başlığıyla TUC yıllık konferansına sunulan önergede şunlar belirtildi: “Başarısız askeri darbe girişiminden sonra uygulanan olağanüstü hal ile birlikte sendikacı, akademisyen ve öğretmenlere dönük saldırılar kongremizi derinden kaygılandırmaktadır. Kongremiz özellikle 11 bin 285 Kürt öğretmenin görevden alınmasını Kürt halkına karşı yeni bir baskı ve sindirme dalgası olarak ele almaktadır. Haziran 2015’teki genel seçimlerde başarısız olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan kendisine muhalif tüm kesimlere karşı tümden sindirme ve bastırma planına girişerek, muhalif gazeteler kapattı, insan hakları savunucularını tutukladı. Avrupa Birliği’ne üyelik süreci yaşayan bir ülkenin böylesi bir pratik içerisinde olması kesinlikle kabul edilemez” denildi.

    Talepler

    Önergenin son bölümünde 5 maddelik talep sıralandı.

    Önergede “Gelişen tehlikeli ve kaygı verici süreci gözönünde bulundurarak, kongremiz aşağıdaki maddelerin uygulanmasını talep eder ve aktif çalışmasını yürütür” denildi. Talepler şunlar:

    * Başarısız darbe girişiminden sonra görevden alınanların haklarının iade edilmesi, Türk devletinin uluslararası emekçi hareketi temel hakları ve düşünce özgürlüğü, sendikal haklar ve basın özgürlüğüne bağlı kalması çağrısı yapar,

    * Türkiye’deki Kürt halkı, ilerici ve muhalif sendikal hareketler ile dayanışma çalışmalarının artırılması ve kendilerine maddi ve pratik destek sunulması,

    * Birleşik Krallık ve Türk hükümeti nezdinde girişimlerde bulunarak kongremizin kaygılarını ifade eden, Kürt halkı, sivil toplum ve sendikalara dönük saldırıların durdurulmasını talep eden ve Türk hükümetinin uluslararası yükümlülüklerine saygı göstermesini, yasadışı eylemlerini durdurması için aktif çalışma yürütmek,

    * Avrupa, uluslararası sendika federasyonlarını ve uluslararası kurumları Türk hükümetine baskı uygulayarak tavır değiştirmesini sağlamak,

    * Haziran 2015’te Türk hükümeti tarafından tek taraflı olarak durdurulan barış sürecinin yeniden başlatılması ve böylesi bir sürecin başarıya ulaşması için Kürt lider Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılması çağrısını yapar.”

    Britanya Parlamentosu’nda kampanya başlamıştı

    Britanya’nın en büyük sendikalarından Unite ve GMB’nin öncülüğünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için başlatılan kampanyanın startı 25 Nisan’da Britanya Parlamentosu’nda verilmişti.

    Kısaca Unite olarak bilinen Unite The Union sendikası resmi olarak kayıtlı 1.5 milyon üyesiyle İngiltere ve Galler’in en büyük emekçi örgütü pozisyonunda. Onlarca farklı emek alanlarından üyelerinin bulunduğu ve 650 bin üyesiyle İngiltere’nin üçüncü büyük emek örgütü olarak bilinen GMB(Genel İş Sendikası) daha önce de Kürt sorununun demokratik yollardan çözümü için çalışmalar yürütmüştü. Panele katılan Unison sendikası İskoçya yetkilisi de kampanyaya destek verdiklerini açıkladı. Unison sendikası da 1.3 Milyon üyesiyle Britanya’nın ikinci büyük sendikası.

  • İngiltere Ana Muhalefet Lideri: Öcalan Özgür Olmalı

    İngiltere Ana Muhalefet Lideri: Öcalan Özgür Olmalı

    Britanya’nın son bir yılda en çok konuşulan isimlerinden birisi olan ana muhalefetteki İşçi Parti’nin lideri Jeremy Corbyn, çözüm için Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın özgür olması gerektiğini belirtti.

     

     

    İşçi Parti içerisinde devam liderlik yarışı kampanyası çerçevesinde dün Kuzey Londra’da yapılan toplantıda konuşan İşçi Parti lideri Jeremy Corbyn, Kürt halkının kendi kendisini yönetme hakkının tanınması gerektiğini ifade etti. Britanya Kürt halk meclisinin öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda Kürdistanlı ve Türkiyeli katıldı. Kuzey Londra’nın Edmonton bölgesi milletvekili ve gölge kabine üyesi Kate Osamor tarafından yönetilen toplantıda Corbyn, ülke içi ve uluslararası konularda değerlendirmelerde bulundu.

    ÖCALAN ÖZGÜR OLMALIDIR

    Uzun yıllardır Kürt halkının mücadelesinin yanında duran Corbyn, Kürdistan’da devam eden savaşın sonlanması ve barışın sağlanması için Kürt halk önderinin özgür olması gerektiğini söyledi. Corbyn şöyle konuştu; ‘‘Sürekli dile getirdim, eğer bir çözüm ve barış süreci olacaksa, Öcalan özgür ve masada olmalıdır. İşçi Parti gölge dışişleri bakanlığı üzerinden bu konuda çalışmalarımız olacaktır. Ülkenin tüm sendikalarının üst yapılanması olan Trade Uninon kongresi çok önemli bir karara imza attı. Kürt halkı ve Öcalan’ın özgürlüğü için büyük bir kampanya yürütüyor. Bu çok önemli bir gelişme.’’
    https://youtu.be/RY1AXPpGflQ
    SURİYE’DE ÇÖZÜM OLACAKSA KÜRT HALKININ HAKLARI TANINMALI

    Ortadoğu’da devam eden savaşa da değinen Corbyn, Suriye’deki savaşta yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiğini, milyonlarca insanın göç etmek zorunda kaldığını ifade etti. Corbyn konuşmasına şöyle devam etti; ‘‘Suriye savaşında bir siyasi çözüm bulunmalı. Suriye’deki farklı halkların hakları güvenceye alınmalı, Kürt halkının hakları tanınmalı.

    Yıllardır Kürtleri yakından takip ederim, tarihlerini bilirim. 1920’lerle beraber kimlikleri red edildi. O topraklarda gözü olan Uluslar arası güçlerin başını çektiği Sykes Pickot ve diğer antlaşmalarla Kürt halkının ulusal hakları inkar ve red edildi. Ve biz halen bunların sonucunun getirdiği sorunlarla yüz yüzeyiz.

    Ve bugüne kadar hep inkar edildiler. Eğer bölgede bir barış isteniyorsa, Kürt halkının kendi kendisini yönetme hakkı Kabul edilmelidir. Bizim bu konuda temel sloganımız; barış, insan hakları, adalet ve demokrasidir.

    Birçok defa kendim Kürdistan’a gittim, yaşanan adaletsizliklere tanık oldum. Bu konuda Britanya hükümeti dış politikasının temeline insan haklarını almalıdır. Kültürel ve politik halklar ile birlikte, halkların kendi kendilerini yönetebilmesi için çalışma yürütmelidir.’’
    https://youtu.be/BQaBaOJcujg
    JEREMY CORBYN KİMDİR?

    Uzun yıllardır Kürt halkının yakın bir dostu olarak bilinen Jeremy Corbyn 33 yıldır parlamentoda bulunuyor. Eski sendikacı ve sosyalist kimliğiyle tanınan Jeremy Corbyn 1983 yılından beri Londra’nın İslington bölgesinden milletvekili seçiliyor.

    7 Mayıs 2015’te Birleşik Krallık’ta yapılan parlamento seçimlerinde yaşanan başarısızlıktan kaynaklı İşçi parti lideri Ed Milliband istifa etmişti. Milliband’ın istifası sonrası İşçi Parti liderliği için yaşanan yarışta, Corbyn Britanya siyasetine adeta yeniden bir soluk yaşattı. Yüz binden fazla insan Jeremy Corbyn’i desteklemek için İşçi partiye kaydoldu. 12 Eylül 2015’te yapılan seçimlerde Corbyn diğer adayları geride bırakarak yüzde 60 oyla İşçi Parti’nin genel başkanı seçildi.

    Seçildiği günden bu yana parti içi muhalefetten kaynaklı zor günler geçiren Corbyn parti içindeki tüm baskılara rağmen istifa etmeyerek görevine devam etti. Avrupa Birliği referandumu sonrası isyan bayrağı açan partisine mensup 172 milletvekilinin güvensizlik oyu nedeni ile yeniden liderlik yarışına girmek zorunda kalan Corbyn’in karşısında Owen Smith bulunuyor. 25 Eylül’de yapılacak yıllık konferansta İşçi Parti’nin yeni lideri belirlenecek.

    İngiltere Ana Muhalefet Lideri: Öcalan Özgür Olmalı 6
    İşçi Parti Lideri Jeremy Corbyn

    İngiltere Ana Muhalefet Lideri: Öcalan Özgür Olmalı 1

    İngiltere Ana Muhalefet Lideri: Öcalan Özgür Olmalı 4