Category: Haber

  • Kürt Belediye Eşbaşkanları Britanya Parlamentosunda Konuştu: Bunun Adı Faşizmdir

    Kürt Belediye Eşbaşkanları Britanya Parlamentosunda Konuştu: Bunun Adı Faşizmdir

    Kurdish Progress ve Gomidas Enstitüsü ortaklığıyla Britanya Parlamentosunda düzenlenen ‘Kürtler, Ermeniler ve Türkler’ konulu toplantıda konuşan Kürt belediye eş başkanları, geçtiğimiz hafta Türk devleti tarafından 24 Kürt belediyeye el konulmasını halkın iradesine saldırı olarak yorumladı.

    Haber: Esra Türk – Foto: Kurdish Progress

    Lordlar Kamarası üyesi Lord Hylton tarafından yönetilen toplantıda, Bitlis Belediye Eş Başkanı Hüseyin Olan ve Mutki Belediyesi Eş Başkanı Özcan Birlik’in yanı sıra Gomidas enstitüsü direktörü Ara Sarafian ve Middlesex üniversitesinden Dr Tunç Aybak birer konuşma yaptı.

    Bitlis Belediye Eşbaşkanı Hüseyin Olan; ‘‘Biz Kürtler ve Ermeniler aynı süreçlerden geçtik. Yüzyıldır süregelen tekçi ırkçı ve faşist zihniyetten kaynaklı sorunlar ve yaşanan acılar büyüyerek devam etmektedir.’’

    Gomidas Enstitüsü direktörü Ara Sarafian; ‘‘Kürtler şimdiki zamanın ana mağdurları. Türkiye’deki öncü demokratik güç Kürtlerdir ve Ermeniler ve Kürtler olarak barışçıl köprüler kurmaya devam ediyoruz.’’

    Mutki belediyesi eş başkanı Ozcan Birlik; ‘‘Tarihte Ermenilere yapıldığı gibi, yakılıp yakılan kentlerimize farklı kesimler yerleştirilmek istenmektedir. Coğrafyamızın demografik yapısını değiştirmeye çalışıyorlar.’’

    Akademisyen Doktor Tunç Aybak: ‘‘Türk tarihine bakılırsa, tarihimizin inkar tarihi olduğunu söyleyebiliriz. İşlenen katliamlara ilişkin devamlı bir inkar. Ermenilere karşı işlenen suçlar inkar edildi, Alevi Kürtlerin inkarı, Dersim inkar edildi.’’

    parlamento-ermeniler-konusmacilar
    ‘Kürtler, Ermeniler ve Türkler’ Konulu Toplantıyı Lord Hylton yönetti

    DÖNEMİN ANA MAĞDURLARI KÜRTLER

    Lord Hylton tarafından yapılan açılış konuşmasından sonra Ermeni çalışmaları yürüten Gomidas Enstitüsü direktörü Ara Sarafian ilk konuşmayı yaptı. Sarafian konuşmasında; ‘‘Kürtler şimdiki zamanın ana mağdurları. Türkiye’deki öncü demokratik güç Kürtlerdir ve Ermeniler ve Kürtler olarak barışçıl köprüler kurmaya devam ediyoruz.’’ dedi.

    Sarafian’ın konuşmasından sonra Bitlis Belediye Eşbaşkanı Hüseyin Olan bir konuşma yaparak Kürt belediyelere yönelik kayyum atamalarını değerlendirdi. Olan konuşmasında şunları belirtti; ‘‘Bitlis gerçekten Ermeni yerleşimi açısından Muş’tan sonra en fazla tarihi değeri olan bir kentimizdir. En fazla acıların yaşandığı bir kenttir. Biz kürtlerin ve Ermeniler aynı süreçlerden geçmişiz. Yüzyıldır süregelen tekçi ırkçı ve faşist zihniyetten kaynaklı sorun devam etmektedir.

    parlamento-ermeniler-genel

    KAYYUM’UN İLK İŞİ KÜRTÇE TABELLAYI İNDİRMEK OLDU

    Yüzyıl önce Ermeni halkına yapılan soykırımı her koşulda dile getiriyoruz, aynı zamanda Kürt halkı adına özürlerimizi dile getirdik. Sürece baktığımızda Ermeniler bir kere soykırıma uğramış, ama yüzyıldır Kürtlerin soykırımı ve katliamı devam etmektedir.

    Daha dün 24 belediyemize kayyum atanarak zorla el konuldu ve ilk işleri Kürtçenin içinde olduğu tabelayı söküp sadece Türkçe olan tabelaları yerleştirmek oldu. Bu TC devletinin farklı bir ulusun diline olan tahammülsüzlüğü göstermektedir. Kürtler başta olmak üzere Türkiye’deki halklara dayatılan tek devlet, tek dil, tek millet sistemidir.

    KÜRTLER DİRENDİĞİ İÇİN SAVAŞ AÇILDI

    Son iki yılda da başkanlık sistemi getirilmek istenmektedir. Kürtler de bunun karşısında durduğu için Kürtlere savaş açılmış. Kürt halkı her anlamda büyük bir saldırı altındadır. Yapmamız gereken bu faşist tekçi zihniyete karşı direnmektir. Türkiye’yi demokratikleştirmek için tüm halklar ortak mücadele etmeli. Bu noktada Avrupa da Türk devletine baskı uygulamalı.

    parlamento-ermeniler-genel4

    TÜRKİYE’NİN DEMOKRATİKLEŞMESİ TÜM HALKLARIN SORUNLARINI ÇÖZECEK

    Kürtler hiç bir zaman savaşı isteyerek seçmedi, hep barışın ve çözümün tarafı oldular. Biz inanıyoruz ki Türkiye’de demokratikleşme sağlanırsa Ermeni sorunu da çözülmüş olur. Bu şekilde de kendi gerçekliğimizle yüzleşiriz. Biz bu yönlü Bitlis’te yoğun çalışmalar sürdürdük. Bizim bu çalışmalarımızdan kaynaklı şimdiye kadar kimliklerini saklayan Ermeniler, kendi kimliklerini açıkça yaşamaya başladılar.

    Demokratikleşme sürecinin tekrar başlaması için hep birlikte mücadele etmeliyiz. Devletler olmasa halklar arasında hiçbir sorun olmayacaktır. Coğrafyamızda yaşayan tüm halkların özgür ve eşit bir şekilde yaşaması için Türkiyenin demokratikleşmesine ihtiyaç var.

    Olan’ın konuşmasından sonra bir sunum yapan Mutki belediyesi eş başkanı Ozcan Birlik, Türk devletinin son bir yıl içerisinde Kürt halkına yönelik saldırılarını değerlendirdi. Birlik sunumunda şunlar belirtti; ‘‘Yüzyıllardır Ortadoğu coğraftyasında büYük yıkımlar yaşanmaktadır. Özellikle Türkiye’de birçok halk bir arada yaşarken, Rumlar sürgün edilirken, Ermeniler soykırımdan geçirildi. Kürtler bu soykırımı yüreklerinde hissetmişlerdir. Kürtlerde aynı süreçlerden geçmiştir ve halen devam etmektedir.

    Ölmekten ve göçten kurtulan Ermeni halkımız bunun üzerine bir de asimilasyona uğradı. Eşim kendisi Ermeni ama biz evlendikten sonra hem kendisi hem biz Ermeni olduğunu öğrendik. Bu durum tarihi gerçeklerle yüzleşme açısından çok korkunçtu.

    KÜRT KENTLERİ YERLE BİR EDİLDİ

    Devlet, tekçi zihniyetini tüm halklar üzerinde uygulamıştır. 20 milyon Kürdün yaşadığı Türkiye’de Kürtlerin kentleri halen bombalanmaktadır, Kürtlerin cenazeleri haftalarca sokaklarda kalmaktadır. Taybet ananın cenazesi 10 gün boyunca sokakta kalmış ve köpekler tarafından cesedi parçalanmış. Aynı şekilde bu süreçte yeni doğan bebekler de devletin güvenlik güçlerinin silahından çıkan kurşunlarla hayatını kaybetmiştir.

    parlamento-ermeniler-genel3

    BÖLGENİN DEMOGRAFİSİ DEĞİŞTİRİLİYOR

    Tarihte Ermenilere yapıldığı gibi, yakılıp yakılan kentlerimize farklı kesimler yerleştirilmek istenmektedir. Coğrafyamızın demografik yapısını değiştirmeye çalışıyorlar. Yine bizim tüm belediyelerimizin üçte birine demokrasi savunucusu olduğunu iddia eden Cumhurbaşkanını tarafında darbe uygulanarak halkın iradesine ipotek konmuştur. 12 bin Kürt öğretmen görevinden uzaklaştırıldı.

    Tüm bunlara rağmen Kürt halk önderi sayın Abdullah Öcalan ile bir yıldan sonra bir görüşme gerçekleştirildi ve kardeşi aracılığıyla gönderdiği mesajda projelerinin olduğunu ve tüm acılara rağmen altı ay içerisinde bu sorunu çözebileceklerini açıklamıştır.

    ROJAVA TÜRKİYE İÇİN DE BİR MODELDİR

    Rojava’da demokratik, özgür ve eşitlikçi bir sistem inşası devam etmektedir. Demokratik ulus temelli bu sistem tüm Ortadoğu açısından örnek olabilir. Bizim komşu halklarla hiçbir sorunumuz yok. Ermenilerle, Çerkezlerle tüm halklarla bir arada barış içerisinde yaşıyoruz.’’

    Birlik konuşmasının sonunda, dünya halklarını baskı altında olan Kürtler ve diğer halklarla dayanışmaya çağırdı.

    TARİHİMİZ İNKAR TARİHİ

    Belediye eş başkanlarının konuşmasından sonra bir konuşma yapan akademisyen doktor Tunç Aybak, Türk tarihinin bir inkar tarihi olduğunu ifade etti. Tunç şunları belirtti; ‘‘Türk tarihine bakılırsa, tarihimizin inkar tarihi olduğunu söyleyebiliriz. İşlenen katliamlara ilişkin devamlı bir inkar. Ermenilere karşı işlenen suçlar inkar edildi, Alevi Kürtlerin inkarı, Dersim inkar edildi. Şimdi de, bir inkar sürecinden daha geçiyoruz güney doğu, Türkiye’de: Kürtlerin hakları.

    İnkar bir durum değildir. Bir süreçtir. Soykırımın son sürecidir diyebiliriz. Sürekli bir inkar süreci, hukuki ve ahlaki bir sorumluluktan muaf tutulmanın girişimidir. Bunların hafızasını yok etmek ve tarihi yeniden yazmak amacıdır.

    Ayrıyeten, mağdurların hafıza ve acılarını aşağılamak.

    Uzlaşma sürecini başlatmak için hakiki bir özür sunulması gerekir. Yoksa inkar soykırım sürecinin son aşaması olarak kalır.

    Erdoğan özür diledi ama bu ne düzeyde bir özürdür. Özür diplomatik bir terimdir.

    Hakiki bir özür sorumluluk kabul etmektir.

    Erdoğan’ın söylediklerine bakıldığında, olayları bir nevi tarihi bir kaza gibi yorumluyor. Kürtlerin yaptığı özür hakikidir.’’

    Toplantı, yapılan soru cevap kısmından sonra sona erdi.

    parlamento-ermeniler-ara-sarafian
    Gomidas Enstitüsü Direktörü Ara Sarafian

     

    lord-hylton
    Lord Hylton

     

    s%cc%a7aredare%cc%82-mutkiye%cc%82-ozcan-birlik
    Mutki Belediye Eşbaşkanı Cengiz Birlik

     

  • İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn Toplumumuzla Buluşuyor

    İngiltere’de ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, önümüzdeki haftalarda sonuçlanacak liderlik yarışının son dönemecinde toplumumuzla buluşacak.

    15 Eylül Persembe günü saat 5-7 arası Edmonton’da bulunan Kervan Düğün salonunda düzenlenecek etkinlikte Kürt, Türk, Kıbrıslı Türk toplum temsilcileri ve İşçi Partisi üyeleri ile buluşacak olan Corbyn liderlik seçimi için destek arayacak.

    Britanya Kürt Halk Meclisi öncülüğünde organize edilecek olan toplantıya yoğun katılım bekleniyor. Britanya Kürt halk meclisi çatısı altında birlikte hareket eden bir çok dernek ve sivil toplum kurulusunun da aktif destekleyeceği toplantıya Jeremy Corbyn ile birlikte çok sayıda siyasetçi ve sendika temsilcisinin de katılması bekleniyor.

    Geçen yıl Eylül ayında açık bir farkla kazandığı parti liderliğini rakibi Owen Smith’e karşı korumaya çalışan Jeremy Corbyn, Haziran ayında yapılan AB referandumu sonrası isyan bayrağı açan partisine mensup 172 milletvekilinin güvensizlik oyu nedeni ile yeniden liderlik yarışına girmek zorunda kalmıştı.

    Seçim kampanyası için dolaşan tecrübeli politikacı, 15 Eylül Perşembe günü yapılacak toplantıda, Jeremy Corbyn ayrıca Kürt, Türk ve Kıbrıslı Türk toplumlarına mensup derneklerinin yöneticileri ile görüş alışverişinde bulunacak.

    1983 yılından bu yana toplumumuzun yoğun yaşadığı Islington North seçim bölgesini parlamentoda temsil eden milletvekili, toplumumuza toplantıya katılım çağrısı yaptı. Kürt ve Türklere yakın ilişkiler içerisinde olduğunu belirten Corbyn, İşçi Partisi’ni bütün toplum kesimlerine taşıyacak bir politik anlayışı geliştirmeye çalıştığını belirterek, partisine üye olan seçmenlerden de destek istedi.

    33 yıldır kesintisiz elde tuttuğu ünvanı ile en uzun süredir mecliste bulunan politikacılar arasında yer alan Jeremy Corbyn,  12 Eylül 2015’te yapılan ve son anda girdiği İşçi Partisi liderliği mücadelesini, sürpriz bir biçimde açık farkla kazanarak, ana muhalefet partisinin başına geçmişti.

    Toplantı tarihi: Perşembe 15 Eylül

    Saat: 17:00

    Yer: Kervan Düğün Salonu-Edmonton

  • SON DAKİKA: CPT’den Öcalan Açıklaması

    SON DAKİKA: CPT’den Öcalan Açıklaması

    Avrupa Parlamentosu İşkenceyi Önleme Komitesi-CPT geçtiğimiz hafta yaptığı Türkiye ziyareti ile ilgili bugün açıklama yaptı.

     

    Resmi web sayfasından açıklama yapan CPT, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın durumu ile ilgili kafaları daha da karıştıracak bir açıklama yaptı.

    Açıklamada CPT’den bir heyetin 29 Ağustos ile 6 Eylül tarihleri arasında Türkiye’yi ziyaret ettiği ve aralarında yeni içişleri bakanı Süleyman Soylu, Adalet bakanı Bekir Bozdağ ve başbakan yardımcısı Sabahattin Öztürk’ün de aralarında bulunduğu birçok Türk yetkili ile görüşüldüğü belirtildi.

    Açıklamanın Öcalan ile ilgili bölümünde bir cümleyle şu denildi; ‘Ziyaretimizin gerekçelerinden birisi olan Yüksek güvenlikli F tipi İmralı cezaevinde tutuklu bulunan Abdullah Öcalan ve diğer tutukluların durumu ile ilgili belli sorunlar komitemiz tarafından ilgili Türk yetkililerle tartışıldı.’’

    ZİYARET EDİLEN CEZAEVLERİ ARASINDA NEDEN İMRALI YOK?

    Komite açıklamasında Öcalan ile ilgili Türk yetkililerin nasıl bir açıklama yaptığına dair bilgi vermedi. Diğer bir kafa karıştıran boyutu ise, CPT’nin neden İmralı cezaevini ziyaret etmediği ile ilgili bilgi verilmemesi. Açıklamada İstanbul silivri cezaevi, Ankara Sincan cezaevi ve İzmir F tipi cezaevinin ziyaret edildiği belirtiliyor. Açıklamada ayrıca Ankara Emniyet müdürlüğü ve Gölbaşı emniyet müdürlüğünün ziyaret edildiği belirtiliyor.

    CPT açıklamasında ziyaret ile ilgili raporun Kasım ayında Türk yetkililere iletileceği belirtildi.

    Türkiye’yi ziyaret eden CPT heyetinde, Mykola Gnatovskyy (heyet başkanı), Djordje Alempijević, Julia Kozma ve Davor Strinović bulunuyor.

  • Wood Green’de Yeni Bir Cinayet

    Wood Green’de Yeni Bir Cinayet

    Toplumumuzun yoğunluklu yaşadığı bölgelerden birisi olan Wood Green’den şiddet ve cinayet haberleri eksilmiyor. Pazartesi günkü bıçaklı saldırıda 44 yaşındaki erkek hayatını kaybetti.

     

    Geçtiğimiz hafta yine Turnpike Lane’de bir genç kafasından silahla vurulmuştu. Kafasından vurulan genç halen hastanede yaşam savaşı veriyor. Olayla ilgili 20 yaşındaki Denizen Karadağ adlı Türkiyeli de tutuklanmıştı.

    Turnpike Lane saldırısından sonra Pazartesi gecesi de Wood Green de yeni bir cinayet işlendi. Wood Green’deki Pellatt Grove adresinde 44 yaşındaki erkek bıçaklı saldırıda olay yerinde hayatını kaybetti. Olayla ilgili 23 yaşındaki bir erkek cinayet zanlısı olarak polisler tarafından gözaltına alındı. Cinayete kurban giden şahsın kimliği henüz açıklanmadı.

    Metropolitan Polisin soruşturması devam ediyor.

  • Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi

    Türk ordusunun son dönemde Rojava’daki Kürt güçlerine saldırılar düzenlemesi ve çok sayıda sivilin ölümüne neden olması Londra’da protesto edildi. Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağrısıyla Londra merkezinde bulunan TC Londra Büyükelçiliği biraraya gelen grup Türk devletinin Rojava’yı işgal girişimi ve YPG’ye yönelik saldırılarının Ortadoğu’daki kaosu daha da derinleştireceğini ifade ederek, Türk devletine bu girişimden vageçmesi çağrısı yaptı.

    https://youtu.be/hGFqvi976TM
    Ellerinde PKK ve KCK bayrakları taşıyan grup sık sık ‘Türk ordusu Rojava’dan çık’ sloganları attı. Grup adına yapılan açıklamada Türk devletinin girişimleri beraberinde yeni katliamları getireceği ve Suriye’deki kaosu derinleştireceği uyarısı yapıldı. Açıklamanın devamında Türk devletine acil saldırılarını durdurma çağrısı yapıldı.

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

    Türk Devletinin Rojava’ya Yönelik Saldırıları Londra’da Protesto Edildi 1

     

  • İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor

    Britanya’nın en büyük sendikası olan Unite sendikasının yıllık olağan konferansı çerçevesinde yapılan Kürt konulu özel toplantıda Kürt halkıyla dayanışmanın yükseltilmesi çağrısı yapıldı.

     

    Aladdin Sinayiç-Brighton

    İngiltere’nin Brighton kentinde yapılan konferansta ‘Demokrasi, özgürlük ve eşitlik için Kürt halkının mücadelesiyle dayanışmayı inşa etme’ adı altında özel bir toplantı yapıldı. Unite sendikası delegesi ve Kürt aktivist Roza Salih tarafından yönetilen toplantıda Unite Sendikası genel başkan asistanı Steve Turner, GMB Sendikası Uluslararası Genel Sekreteri Bert Schoewenberg, HDP milletvekili Ertuğrul Kürkçü, İnsan hakları savunucusu Avukat Muharrem Erbey ve akademisyen Dilar Dirik birer sunum yaptı. Toplantıya çok sayıda sendikacı katıldı.

    Kürdistan’ın Parçalanmasında Britanya’nın Büyük Rolü Var

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 16
    Roza Salih

    Toplantının açılış konuşmasını yapan Roza Salih Kürdistan’daki son güncel gelişmeler hakkında bilgi verdikten sonra; ‘‘Kürdistan’da kimlikleri ve düşüncelerinden kaynaklı her gün çok sayıda Kürt öldürülüyor ve tutuklanıyor. Britanya ve Fransa emperyalizmi Kürdistan’ın dört parçaya bölünmesinde başrol oynamışlardır. Britanya sendikalarının bu dayanışması çok önemli. Kürtlerin verdiği mücadele sadece Kürtlerle alakalı değil, aynı zamanda bölgeye demokrasi, eşitlik ve özgürlük getirme mücadelesidir.’’ dedi.

     

    Kürtler Bölgede Barışın Anahtarıdır

    Unite Sendikası genel başkan asistanı Steve Turner Unite sendikasının neden ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası başlattıklarını anlatarak; ‘‘Bu kadar önemli bir konuda benim için konuşmak bir onurdur. Biz uluslararası bir emek hareketiyiz. Dünyadaki sorunlara karşı duyarsız kalmamız mümkün değildir. Filistin ve Kolombiya gibi yerler başta olmak üzere sorunlar için çok sayıda kampanya yürüttük.’’ dedi.

    Kürt Halkıya Dayanışma İçinde Olmak Öncelikli Görevimiz

    Kürt halkıyla dayanışmanın önemine vurgu yapan Turner şunları belirtti; ‘‘Sycos Picot antlaşmasıyla beraber Kürdistan bölündü. Bölgenin barış anahtarı olan Kürtler, aynı zamanda bölgenin demokrasi inşasına öncülük edebilecek seküler, eşitlikçi bir toplum. Kadın hakları için mücadele veren, emek hareketinin arkasında olan bu toplumla dayanışma aynı zamanda bizim de öncelikli görevimiz.

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 17
    Steve Turner

    Öcalan Özgürlük kampanyası çerçevesinde Britanya parlamentosunda düzenlediğimiz toplantıya katılan Kürt milletvekillerinden Kürdistan’da yaşanan vahşeti dinledik. İnsanlar canlı canlı bodrumlarda yakıldı. İnsan cesetlerinin parçaları nehirlere atıldı. Bu Kürdistan halkının günlük olarak yüz yüze kaldığı gerçeklerdir. Yine bizim ile parlamentodaki toplantıya katılan DBP eş genel başkanı Kamuran Yüksek cezaevine konuldu. Bu örnek gibi her gün çok sayıda insan tutuklanıyor, işkence görüyor ve katlediliyor.

     

    Öcalan Cezaevindeyken Barış Görüşmeleri Başarıya Ulaşmaz

    Tek bir çözüm var, o da siyasi çözümdür. Ama Kürt halkına karşı her gün bunları yapan bir devlet ile, Kürt liderleri zindana atan bir devletle bu çözüm elbette zor. Bu yüzden Öcalan’a özgürlük kampanyasını önemsiyoruz. Çünkü Öcalan bölgenin barış ve demokrasisi açısından çok önemli bir pozisyona sahip. Ancak Öcalan cezaevindeyken bu rolünü oynaması mümkün değil. O yüzden Öcalan’a özgürlük talebimizi çok net ve yüksek bir sesle kendi hükümetlerimize Türk devletine baskı yapmalarını sağlamak için iletmeliyiz.

    Bu nedenle biz sendika olarak dayanışmayı yükseltmeli ve kampanyalarımızı yaymalıyız. Çünkü biliyoruz ki mücadele etmeden sadece istemekle haklar elde edilmez. Siz üye ve delegelerden de talebimiz Öcalan’a özgürlük kampanyasına dahil olmanız ve bulunduğunuz her yerde kampanyaları büyütmenizdir.’’

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 10

    1990’lardaki Gibi Saldırılar Devam Ediyor

    Toplantının diğer bir konuşmacısı GMB Sendikası Uluslararası Genel Sekreteri Bert Schoewenberg di. Ülkenin ikinci büyük sendikası olan GMB sendikası da Unite sendikası ile birlikte ‘Öcalan’a Özgürlük’ kampanyası yürütüyor.

    GMB adına toplantıda bir konuşma yapan Schoewenberg şunları ifade etti; ‘‘Unite sendikasının düzenlediği bu toplantıya GMB sendikasından doğru katılma şansının verilmesi çok güzel. Unite sendikası ile birçok konuda farklı düşünsek te iki konuda yüzde yüz hemfikiriz. O da yoldaş Öcalan’ın özgürlüğüne kavuşturulmasıdır.

    Şubat ayında Unite sendikası yetkililerinin de içinde olduğu bir heyet ile Türkiye Kürdistan’a, başkent Amed’e gittik. Türk devletinin Kürt halkına yönelik saldırılarına tanıklık ettik. 1990’lardaki gibi yine saldırılar artarak devam etmekte.

    Saldırılar Aynı Zaman Kürt Halkının Hafızasına Ve Tarihine Yönelik

    Amed’in Sur ilçesi Unesco dünya mirası listesinde bulunuyor. Biz ordaykene yakınına bile yaklaşmamıza izin vermediler. Türk güvenlik güçleri tarafından etrafı kuşatılmıştı. Kadınaların ve çocukların da içinde bulunduğu çok sayıda sivil insan mahsur kalmıştı bu kuşatmada. Biz döndükten sonra kuşatma kalktı. 50 binden fazla insan yerinden edildi. Çok sayıda insan katledildi. Ve Sur’un tümü hemen hemen dümdüz bir çöl haline getirildi. Bu sadece Kürtlere yönelik bir saldırı değildii, Kürt halkının varlığına, hafızasına, tarihine ve kültürüne yönelik bir saldırıydı.

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 12

    Türk lideri Erdoğan Saddam Hüseyin’den daha kötü bir noktada ve Kürt halkının haklarını Kabul etmeyen bir pozisyonda duruyor. Şuan Erdoğan’a muhalefet eden herkes terörist ilan ediliyor, sendikacılar, gazeteciler, herkes büyük baskı altında.

    PKK Bitecek Bir Örgüt Değildir

    Biz oradayken de şunu net gördük, insanlar, siyasetçiler demokratik çözümü savunuyor. Askeri yoldan değil diyalog yoluyla çözüm istiyor, Kolombiya ve Afrika’da olduğu gibi. Erdoğan’ın tarzıyla PKK asla bitecek bir örgüt değildir. Arkasında halk vardır.

    Sesimizi Daha da Yükseltmeli

    Oradaki zulüm ve baskı maalesef Avrupa basınında yer bulmuyor. O yüzden yürüttüğümüz dayanışma ve Öcalan’a özgürlük kampanyasını önemsiyoruz. Sesimizi daha da yükselterek bir fark yaratabiliriz. Çünkü Öcalan sadece Türkiye için değil tüm Ortadoğu için barışın anahtarı konumundadır. GMB olarak Unite sendikasındaki yoldaşlarımızla Kürdistan’a adalet için çalışmalarımızı daha ileri taşıyacağız.

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 7

    Dünya İşçi Sınıfının Birleşmesi Tarihi Önemde

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 5
    Ertuğrul Kürkçü

    Unite sendikasının özel davetlisi olarak konferansa katılan HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de toplantıda geniş bir sunum yaptı. Kürkçü, Türkiye’deki son siyasal gelişmeleri toplantı katılımcılarıyla paylaştıktan sonra dünya emekçi sınıfının bir araya gelmesinin neden bu kadar önemli bulduğunu ifade etti. Kürkçü şunları belirtti; ‘‘Dünya işçi sınıfının bir araya gelmesinin ve birlikte mücadele etmesinin önemine değinildi. Ve Dünya emek örgütlerinin halkların kendi kendisini yönetmesi ilkesini benimseyip bunun için mücadele etmeli. Şuan Kürtler de demokratik özerklik için mücadele vermektedir Türkiye, İran ve Suriye’de. Kürtler tüm parçalarda baskıcı sistemlere karşı büyük mücadele veriyor.

    Türk devleti Kürdistanı tekrardan kolonileştirmeye çalışmaktadır. Suriyeli mülteciler aracılığıyla demografiyi değiştirmeye çalışmaktadır. Bunun karşısında daha güçlü durmalıyız. Sizin gibi emek örgütlerin de kendi ülkelerindeki iktidarlara bu yönlü baskı uygulamalı.’’ 

    Kürdistan Kentlerinden Ölüm Kokusu Yükselmektedir

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 15
    Av Muharrem Erbey

    Toplantıda İnsan hakları savunucusu Avukat Muharrem Erbey de bir sunum yaparak konuşmasına, emek mücadelesi verenleri selamlayarak başladı. Uygarlıkları yaratan yegane değerin emek olduğunu ifade eden Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın fikirleri ve durumu hakkında bir sunum yaptı; ‘‘Öcalan yaşamını Kürt halkının özgürlüğüne adayan bir lider. Bu noktada sadece Kürt halkının lideri değil, Ortadoğu’daki sorunlara fikirleriyle çözüm üretebilecek güçlü bir analiz gücüne sahip. Tarihi gerçeklerden kopmayarak tespitler yapabilen bir lider. Uzun bir zamandır kendisiyle hiçbir şekilde iletişim kurulamamıştır. Kendisiyle devam eden çözüm görüşmeleri devlet tarafından kesilmiştir.

    Kürdistan kentlerinin Türk devleti tarafından büyük bir yıkıma maruz kaldığını belirten Erbey, Kürdistan kentlerinin her yerinden ölüm kokuları yükseldiğini ifade etti. Erbey, Ölümlerin durması için Öcalan’ın özgür olması gerektiğini belirterek, ‘Bu anlamda İngiliz sendikalarının yürüttüğü kampanya çok anlamlıdır.’ dedi.

    Rojava Tüm Suriye İçin Bir Modeldir

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 3
    Dilar Dirik

    Akedemisyen Dilar Dirik te yaptığı konuşmada Rojava özgülünde Kürt halkının verdiği mücadele hakkında bilgilendirme yaptıktan sonra, Suriye’de Kürtler’in var olan iki faşist kesimin de yanında durmayarak kendi modelini geliştirdiğini ifade etti. Dirik daha sonra Rojava’da inşa edilen sistemin neden tüm Suriye için model olabileceğini detaylı bir şekilde anlattı.

     

     

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 10

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 6

    İngiliz Sendikaların Kürtlerle Dayanışması Büyüyerek Devam Ediyor 4

     

     

  • Londra’da kadının sesi yükseldi! (VİDEO+FOTO)

    Londra’da kadının sesi yükseldi! (VİDEO+FOTO)

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nünde Londra’da da yürüyüş düzenlendi. Haftasonu düzenlenen büyük yürüyüşte Londra’da kadınların sesi yükseldi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Gerçekleştirilen organizasyonda yaklaşık 2 Bin kadın, Londra’nın ünlü Oxford Circus bölgesinden Trafalgar meydanına yürüdü.

    Çeşitli sivil toplum örgütleri, dernekler, hayır kurumları ve bir çok kadın komisyonu yürüyüşe destek vedi. ‘Millon women rise’ kuruluşunun organize ettiği etkinlikte katılımcılar Trafalgar meydanını doldurdu. Million Women rise organizasyonunun yürüyüşte bu yıl ki hedefi ise kadına yönelik şiddet ve İngiliz hükümetinin şiddete maruz kalan kadınlara yaptığı maddi destekte kesintiye gideceğine ışık tutmak oldu.

    Yürüyüşte ‘kadınlara yönelik şiddeti birlikte sonlandıralım, baba annemi üzmekten vazgeç, aile içi şiddete hayır’ yazılı pankartlar taşındı. Kadınların oluşturduğu kollektif bir grup müzisyen ise ritimleri ile kortejin başında yürüyerek etkinliğe renk kattı.

    https://youtu.be/eUk6Z_Ey0wM

    Katılımcıların ‘hemen adalet istiyoruz, kadınların birleşmesi engellenemez, nereye gidersek gidelim ne giyersek giyelim evet- evet demektir hayır ise hayır, güç kadında’ sloganlarını attığı etkinlikte, kadın işçi sendika üyeleri de hazır bulundu.

    Kortejın Trafalgar meydanında toplanmasınn ardından, kadın dernekleri ve hayır kurumlarından temsilcilerin konuşmalarının sonrasında, müzik ve dans gösterileri sahneye konuldu.

    İnsan hakları temsilcilerininde katıldığı eylemde, Londra 8 Mart Kadın Dayanışma Platformu adı altında, Yeni Kadın Londra, Sosyalist Kadınlar Birliği, Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, Roj Women, Kırkkısraklılar Kadın Komisyonu, Dersim-Der Kadın Komisyonu, El-Com Kadın komisyonu ile AMBE, UNISON, Haven Refuge, Butterfly Faundation gibi Londra’nın önde gelen örgüt, komisyon ve kurumları çevredekilerden büyük alkış aldı.

    https://youtu.be/HxgkKeND1CA

    Katılımcılar, Suriye’de ve Filistin’de de yaşanan üzücü olayları gündeme getirdi. Burada yaşamını yitirenleri anarak ve tutsak kadınlara da destek belirterek kadın dayanışmasının evrensel olduğu vurgulandı.

    Günün önemini en çok belirten, ‘Kadına şiddete hayır!’ sloganının sıklıkla atıldığı, yürüyüş boyunca binlerce bildiri bölgedeki vatandaşlara dağıtıldı. Yöresel kıyafetlerle yürüyüşe katılan Roj Woman’da çevredekilerin büyük ilgisini çekti.

    8 Mart Londra Kadın Dayanışma Platformu düzenlene yürüyüşe, Türkiye ve Kürdistan’daki katliamlara dikkat çeken bir pankartla katıldı.

    Ayrıca kadınlar, Orta Amerika ülkesi Honduras’ta ödüllü çevreci, aktivist ve yerli hakları savunucusu Berta Caceres’in katledilmesini de kınayarak, adaletin biran önce sağlanmasını istediler. Rengarenk kıyafetleriyle yürüyüşe katılan kadınlar, kadına yönelik şiddete “hayır” dedi. Yaklaşık 2 Bin kişinin katıldığı organizasyon, Trafalgar meydanındaki gösterilerin son bulmasının ardından tamamlandı.

    National Statistics (ONS)’den edinilen bilgiye göre Britanya’da sadece geçtiğimiz yıl 2015 içerisinde 1.4 Milyon kadın aile içi şiddete maruz kaldı.

     

    million women rise london 20

    https://youtu.be/ALHncILl9UE

    million women rise london 25

    million women rise london 27

    million women rise london 23

    million women rise london 28

    million women rise london 24

    million women rise london 15

    million women rise london 21

    million women rise london 19

    million women rise london 14

    million women rise london 18

    million women rise london 16

    million women rise london 17

    million women rise london 13

    million women rise london 12

    million women rise london 10

    million women rise london 8

    million women rise london 11

    million women rise london 9

    million women rise london 7

    million women rise london 5

    million women rise london 6

    million women rise london 4

    million women rise london 3

    million women rise london 1

    million women rise london 2