Category: Haber

  • HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın kardeşi Ayşe Sancar toprağa verildi

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın kardeşi Ayşe Sancar toprağa verildi

    Geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın kardeşi Ayşe Sancar, Bahçelievler’de bulunan Miraç Camisi’nde yapılan cenaze töreni ardından defnedildi.

    Cenaze törenine HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar, HDP ve CHP Milletvekillileri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve çok sayıda kişi katıldı.

    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın kardeşi Ayşe Sancar, son yolculuğuna uğurlandı
    HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın kardeşi Ayşe Sancar, son yolculuğuna uğurlandı

    Camide yapılan töreninin ardından Kocasinan Mezarlığına götürülen Sancar’ın cenazesi dualar eşliğinde defnedildi. Sancar ailesi taziyeleri Bahçelievler’de bulunan Mardinliler Eğitim ve Dayanışma

  • Nuriye Gülmen ve Rıdvan Akbaş tutuklandı

    Nuriye Gülmen ve Rıdvan Akbaş tutuklandı

    İdil Kültür Merkezi’ne yapılan polis baskını sırasında orada bulundukları gerekçesiyle gözaltına alınan Nuriye Gülmen ve Rıdvan Akbaş tutuklandı.

    İstanbul’da 5 Ağustos’ta İdil Kültür Merkezi’nde oldukları sırada polis tarafından yapılan baskında gözaltına alınan beş kişi arasında bulunan Nuriye Gülmen ve Rıdvan Akbaş tutuklandı. Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan açıklamada, Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Gülmen ve Akbaş’ın tutuklandığı aktarılırken, Fırat Kaya, Ezgi Kul ve Yasemin Karadağ’ın ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldığı paylaşıldı.

  • Demirtaş’tan mektup: ‘Kendine bir iyilik yap güzel kardeşim, biraz öteki ol, öteki de biraz sen olsun’

    Demirtaş’tan mektup: ‘Kendine bir iyilik yap güzel kardeşim, biraz öteki ol, öteki de biraz sen olsun’

    Başak Demirtaş, Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eşi HDP eski Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etti. Yaptığı ziyareti Twitter hesabından duyuran Başak Demirtaş, Selahattin Demirtaş’ın mektubunu paylaştı. Başak Demirtaş yaptığı paylaşımda, “Uzun bir aradan sonra Selahattin ile görüşebildik. Morali iyiydi, herkese bolca selamı vardı. Kızımız Delal, Selahattin’in daha önce gönderdiği son mektubundaki bir bölümü kendi el yazısıyla yazmıştı, onu sizlerle paylaşmak istiyorum” dedi.

    Selahattin Demirtaş’ın kızı Delal, babasının kalem aldığı mektubun bir bölümünü kendi el yazısıyla yazdı. Demirtaş’ın mektubu şöyle:

    BAŞKASI OLMA KENDİN OL!

    Böyle çok daha güzelsin! Tamam illaki vardır senin de bir güzelliğin. “Hiçbir işe yaradığın yok” falan da demiyorum. Ama n’olursun hayatında hiç değilse bir defa başkası ol be kardeşim. Zaten herkes ‘kendisi’ olduğu için memleketin bu halde olduğunu görmüyor musun? Başka bir hayat, başka bir dünya, başka bir gelecek olsun ala ben aynı kalayım diyorsun. Bak siz böyle yapınca rahmetli Azer Bülbül’ü dinleyesim geliyor:

    Aman dokunmayın çok fenayım

    Baykuş tünemiş binayım

    Başkaları Kaz Dağları için, Munzur Vadisi için, Hasankeyf için, Karadeniz yaylaları için eylem yapsın, kısmetse ve buralardan geriye bir şey kalırsa ben gezmeye giderim artık diyorsun.

    Erkek cinayetleri ve erkek şiddeti yüzünden sokaklara dökülmüş kadınlar dayak yerken, esas failin senin pespaye ‘erkekliğin’ olduğunu aklının ucundan bile geçirmiyorsun.

    Sendikaya üye oldular diye işten atılan emekçilerin direniş çadırının önünden yürüyüp onların yerine iş başvurusu yapmaya giderken azıcık bile düşünmüyorsun, hem de beş maske dağıtamayıp beş tane F-35 için bin takla atanlara meylediyorsun.

    Fikrimden geceler yatabilmirem

    Bu fikri başımdan atabilmirem

    Neyleyim ki sana çatabilmirem

    ‘BELKİ DE BİR KARA KUŞAKSIN’

    Ne yap et kendin olma yav! Birazcık başkası ol. Ne Türklüğünle övün, ne Kürtlüğünle, ne de utan onlardan. Boynuna bir kimlik asacaksan bırak üstünde ‘sadece insan’ yazılı olsun. Başı örtülüden korkma, beyni örtülüden kork; namaz kılmaya kara çalma, para çalıp namaz kılanı yere çal.

    Kendine bir iyilik yap güzel kardeşim, biraz öteki ol, öteki de biraz sen olsun. ‘Kendin’ gibi olmayanı ‘düşman’ gibi görme, herkesi de kendine benzetmeye çalışma. Zaten tüm ‘kendin’ler iyi olsaydı dünyada hiçbir sorun kalmazdı, azıcık mütavazı ol. X, Y kuşağı mısın, Z kuşağı mısın bilmiyorum. Belki de kara kuşaksın ya da Ekvator kuşağı veya gökkuşağısın; ne kuşağı olursan ol ama kimsenin uşağı olma canım kardeşim.

    Alçaklara kar yağıyor üşümedin mi?

    Sen bu işin sonunu düşünmedin mi?

    “Bu böyle gitmemeli” diyorsan, de kardeşim. “Güzelim ülkeyi ne hale getirdiler” diye kahroluyorsan, ol kardeşim, haklısın. Ama kendin olma, olma ki değişim seninle başlasın. Kibirli, öfkeli, kasıntı, riyakar, fosil siyasetçilerden bıktın mı, bık tabi ki, bıkmak sana yakışıyor. Değiştir o halde, ama önce kendini.

    “Oldu o zaman seçim günü gider oyumu kullanırım her şey değişir” diyorsan yok o işler o kadar basit değil. Hem seçim her şeyi güzelleştirmeye yetmiyor. Değiş kardeşim değiş! Sen değiş ki değişsin dünya. Git ‘öteki’ye dokun. Elini tut onun, yemeğini ye, çayını iç. Gözünden öp, elinden öp, yüreğinden öp, sarıl ‘o’na. Profesör müsün, sinema sanatçısı mı, dizi oyuncusu mu? Değişim için oy kullanmayı bekleme, oy kullanacak olanlara git, şimdiden git, pamuk tüccarına da. Hem öğren onlardan, hem de anlat onlara. Daha güzel bir dünyayı anlat. Daha adil bir dünyayı.

    Doktor musun, mühendis, avukat, öğretmen mi? İşsiz misin, işçi, memur, emekli mi? Ev kadını, iş kadını, amazon kadını, öğrenci mi, esnaf, çiftçi, işveren mi? Her neysen ve her neredeysen; tatilde, işte, evde, yurt dışında, hapiste veya sürgünde fark etmez, hemen başla, şimdi başla, en yakınındakinden başla çalışmaya. Seçimi bekleme, seçim günü bütün tercihler netleşmiş olacak zaten. İş sadece seçmeye kalacak. Sen tercihlerinin nedenini öğrenmeye, anlamaya ve değiştirmeye çalış, daha iyisi daha güzeli için çalış. Unutma ki;

    Mevlam birçok dert vermiş

    Beraber derman vermiş.

    Ama önce sen değiş. Kendinden sıkıl, nefret et kendinden, kendine küs, konuşma kendinle. Çünkü kendimiz ettik kendimiz bulduk. Emin ol, müstehakımızdır.

    İtirazlarımızı içimizde yaptık, isyanımızı komşumuz bile duymadı. Kol kırıldı, yen içinde kaldı. Kendi mahallemizdeki çöplerin üstüne dantelli örtüler atınca ortalık mis gibi kokar zannettik, olmadı kardeşim, olmayacağı baştan belliydi, memleketi pislik götürdü. Hiçbirimiz temiz değiliz artık, günahsız olanımız yok. Kimse bize bir şey yapmadı, en çok biz kendimize yaptık, kendimiz olarak, kendimiz kalarak yaptık. Ama yetmez mi bu kadar? Bir musibet bin nasihatten iyidir derler. Bizim musibetimiz bile bini geçti be kardeşim.

    Yeter artık, edi bese!

    Korkma bağır

    Olmadı Hızır’ı çağır

    Hızır senin kalbindedir

    Sen Hızır’sın be güzelim.

  • ŞENGAL brîna bê derman

    ŞENGAL brîna bê derman

    Mehmet Kardu

    Ezdîlik islamdan hatta Zerdüştlükten önce Kürtlerin en eski kadim bir dinidir. Yakın bir zamana kadar Kürtlerin ekseriyetinin Ezdî olduğu , İslamın çok daha sonra Kürtlerin büyük kısmının dini haline geldiği bilinir .
    Ezidîlik ve Ezdaizm üzerine çok şey söyleniyor fakat biz onlar kendini Nasıl tanımlıyor öyle bakacağız ve öyle değerlendireceğiz . Roger Lescot ve Philip G. Kreyenbroek gibi Kürt tarihi ile ilgililenen araştırmacıların kitapları kuşkusuz çok önemlidir fakat Ezdiliği anlamada yeterli değildir.

    Ezdaizm etimolojik olarak Kürtçe bir tanımlamadır
    Ez- Ben
    Da- veren
    Yani beni veren, beni yaratan bir Tanrı’ya işaret eder. Bu kavram bugün Ezidî diye fonetik bir hal almıştır.
    Ez-da (Tanrı) daha sonraki dönemleride Zerdüştlükle beraber
    Xwe-da (Tanrı) şeklini alacaktır. Bu kavramda etimolojik olarak Kürtçedir
    Xwe-kendin
    Da-veren (ji-xwe-da) kendinden veren anlamındadır ve bugün bile bütün Ari halklarının ortak Tanrı tanımı için kullanılır.

    Ezdaizm %100 Kürtçe yaşanan ve sadece Kürtler tarafından benimsenen kadim bir inanç ve yaşam biçimidir.
    Ezdîlikte doğa kutsal kabul edilir bu yüzden Şengal dağı çok önemlidir .
    Ağaçlara ,dağlara,taşlara,derelere yaklaşım dini bir ritüel halini almıştır. Bu hali ile Dersim Aleviliği ile çok ortak noktası vardır . Aleviliği İslam dışı bir inanç olarak tanımlayanlar Ezdîlik ile olan benzer yönleri düşünüldüğünde pek haksız sayılmazlar. Ezdîlik dini pozisyonun toplumsal statüyü belirlediği bir inanç hiyerarşisi biçiminde yaşanır.
    Toplumun üst tabakası dini önderlerin oluşturduğu 5 farklı sınıftan oluşan (şêx,pîr,qewal,koçek,feqîr) katı hiyerarşik bir kast sistemidir. Ezdilik dinini toplumla buluşturaran Qewal diye tanımlanan kişiler İlahi ,şarkı ve deyişlerle Kürtçenin en saf ve katkısız bir biçimiyle bu görevlerini icra ederler. Alevilerin tambur eşliğinde nefes-deyiş ritüelleri gibi düşünün. Her tür inanca teolojik açıdan mesafeli olan ben arasıra youtubu açar bu iki kadim inancın Alev’i deyişleri ve Ezdi qewallerini dinler Kurdewar bir haz alırım. Arap istilacılığının ve soygunculuğunun hukuki bir sistematiği olan İslam ortaya çıkıp yayılmaya (yağmacılığa) başladığında bir sürü kadim inanç gibi Ezdilik te yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor . Üstelik bu Kırım İslamı seçen Kürtlerin eliyle oluyor olması da ayrı bir trajedi .

    Ezdilik biterse Kürtlük biter

    Kurdistanın bağrından çıkmış tamamen Kürtçe yaşanan bu kadim inanç bugün Şengalden koparılmaya çalışılıyor ve koparsa Ezdilik biter o biterse Kürtlük biter. Belki iddialı bir cümle ama Ezdilik kürde ait olan tek şeydir. 5 nin yıllık Kürt realitesinin Dil ile beraber bugüne kadar gelebilmiş tek şeydir. Bugün nasılki Kürt Aleviliği bağrından çıkmış kutsal kurdistan topraklarını terkedip toplumsal dejenerasyonun hat safhada yaşandığı batı metropollerine ve Avrupa şehirlerine gönüllü sürgün gidip asimile olduysa ve bittiyse Ezdilikte Şengalden koparsa biter. 3 temmuz 2014 İŞİD Şengale merkezine saldırdı ,yakaladıklarını öldürdü kaçabilenlet Şengal dağına kaçtı, kadınları esir alıp pazarlarda sattılar çocukları ailelerinden alıp esir ettiler büyükleri islama zorladılar kabul etmeyenlerin kafalarını kestiler . Şengali korumakla görevli KDP Peşmergeleri kaçmış bütün dünyanın gözü önünde bir halk soykırımla yokediliyordu.

    Dehşet bir trajedi
    Ezdiler bu katliama 74.ferman diyorlar. yani bundan önce de 73 kez yokedilme tehdidi yaşamış bu halk.
    Ve Malesef en acı olan da bu bu katliam fermanlarının çoğu müslüman Kürtler tarafından yapılmış.
    Bir örnek Rewandiz Mîrî Mîr Muhammed 1830 larda müslüman muktedirlere yaranmak adına Şengal ve Şêxana saldırmış Ezdîleri katletmiştir , Şêx Adînin mezarı, mabedler ve Lalêş yerle bir edilmiş , kaçan Ezdîlri Musul Arap’ları ile Duhok arasında sıkıştırmış bugünkü İŞİD katliamlarını aratmayan bir katliamla kendi soydaşlarını İslam adına katletmiştir. Duhok şehrinin bugün bile adı “Duhoka Dasina” dır. İnsanlar hala bu ismi kullanır Dasina bir Ezdî aşiretinin adıdır ve Duhoka adını vermiştir. Bugün Duhoka bir tane Ezdî yaşamamaktadır.
    Tarihin cilvesidir Mir Muhammed sonrasında isyan gerekçesi ile Osmanlı yönetimi tarafından idam dilmiştir.
    Müslüman Saiklerle kendi soydaşlarını şeytana yapıyorlar diye katleden bir zihniyet Malesef hala dipdiri yaşamaktadır .
    Şengali savunmayı bırakıp kaçan KDP peşmergelerinin tek motivasyonu korkaklıklarının yanında İslam’dır
    Müslüman olmayan Ezdîler için ölmeye değmez anlayışıdır. Kuzey kurdistan da yakın bir döneme kadar hatırı sayılır bir Ezdî nüfus vardı  Özellikle Batman , Urfa ve Serhat bölgelerinde yaşamaktaydılar ve malesef müslüman Kürtler sayesinde bugün kuzey kurdistanda Ezdîlikten eser yok Batman da birkaç yaşlının yaşadığı bir iki yıkıntı köy dışında birşey kalmadı. Osmanlı-Rus savaşları sonrasında belirlenen Kafkas sınırlarının öte tarafında kalan Ezdî nufüs bir şekilde varlığını korudu fakat bu tarafta kalanlar ya asimile oldular ya da Oray’ı terketmek zorunda kaldılar.
    Aynı aşiret ve kabileden gidenler Ezdî kaldı kalanlar müslüman oldu . Bu tarafa kalanlar islamlaşıp ajanlaştı devletin işbirlikçisi ,korucusu oldular . O tarafta kalan ise başta Gürcistan ve Ermenistan olmak üzere Sovyet Ezdîleri Kürtlüğü ve Kürtçeyi medeniyet alanında müthiş ilerletti. Lenin’in Ekim devrimi Sovyet uluslarının yaşadığı sosyal özgürlük ortamı Sovyet Kürt’lerinin kültürel bir devrim yaratmalarını sağladı. Kürdistan tarihinin  ilk romanı ,ilk tiyatrosu, ilk radyosu , Kiril alfabesiyle yazılan ilk gazetesi ,ilk sinema filmi gibi Kürtlerin kültür ve folklorünü batı dillerine aktarılması hep Sovyet Ezdîlerinin öncülünde yapılan birer devrimsel temel taşlarıdır. Kurduloji,yi ilk kuran Sovyet ezdileridir. Kanate Kurdo, Erebê Şemo, Heciyê Cindî, Emînê Evdal, Casimê Celîl, Ahmedê Mırazî, Çerkez Bakayev, Prof. Minorsky,Prof.  M.S. Lazarev, Prof. Celilê Celil, Margaret Rudenko, ve daha nice Kürt ve Kürt dostu kurdolog ürettiler. Ruhları şad olsun Ezdîler bize herşeyi verdi fakat biz onlara katliamlardan başka birşey vermedik. Şükürler olsunki bugün Kürtlerin ikibin seneden beri yaşadığı ulusal trajediyi durduran , tersine çeviren bir mucizesi PKK’si var artık. PKK’nin modern zaman derweşleri Şengal katliamı sırasında Şengale ulaşıp büyük bir fedakarlıkla Ezdîler için güvenli bir koridor yaratıp kurtarmasaydı bugün Şengalde Ezdîlik sadece bir eski Zaman masalı olarak kalacaktı.

    Bugün hala İŞİD barbarlarının elinde çoğunluğu kadın 4 bine yakın Ezdî köle olarak esir tutuluyor .
    Kürt partilerinin hemen hepsi için izzet, haysiyet ve varlık gerekçesi olmalı Ezdîleri kurtarmak. KDP sorumluluğunda yaşanan bu mezalime başta KDP li zenginler ve siyasetçiler olmak üzere bu esirleri kurtarmanın bir yolunu bulmaları şart . Yoksa içinde Ezdïlerin olmadığı on tane Kurdistan kurulsa hiçbir anlamı yoktur

  • Ölüm orucundaki avukatlar ATK’ye sevk edildi

    Ölüm orucundaki avukatlar ATK’ye sevk edildi

    Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın Adli Tıp Kurumu’nda muayene edilmeleri yönündeki talepleri kabul edildi.

    Ölüm orucundaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın, Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) muayene olma talepleri, yargılandıkları mahkemece kabul edildi. Grup Yorum’un sosyal medya hesabında yapılan paylaşımda, “Avukatlar Ebru Timtik ile Aytaç Ünsal’ın Adli Tıp Kurumunda muayene olma talepleri yargılandıkları mahkemece kabul edildi. AYTAÇ ÜNSAL VE EBRU TİMTİK TAHLİYE EDİLSİN” ifadelerine yer verdi.

  • Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk incelemesi yapıldı

    Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluk incelemesi yapıldı

    ANKARA – HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’ın dosya üzerinden tutukluluk incelemesi yapıldı. “Delillerin karartılması” ve “kuvvetli suç şüphesi” gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 20 Eylül 2019 tarihinde, 6-8 Ekim 2014 Kobanê eylemlerine ilişkin soruşturmada tutukluluk incelemesi yapıldı. Ankara 8’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından dosya üzerinden yapılan incelemede, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın avukatlarına haber verilmedi.
    Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 13’üncü maddesi ile 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen geçici madde 19/1-c-1 maddesine atıfla dosya üzerinden yapılan incelemede, Demirtaş ve Yüksekdağ’ın tutukluluğunun devamına karar verildi.
    Hakimlik, “atılı suçun niteliği”, “mevcut delil durumu”, “tahkikatın sonuçlanmamış olması”, “delillerin karartılması” ve “kuvvetli suç şüphesi” gerekçeleriyle adli kontrolün yeterli olmayacağını ve tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.
    NE OLMUŞTU?
    HDP eski Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında 20 Eylül 2019 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6-8 Ekim Kobanê eylemleri kapsamında “Devletin birliğini ve ülke bütünlüğü bozma”, “Bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürmeye azmettirme”, “Birden fazla kişi ile birlikte gece vaktinde suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağmaya azmettirme”, “Bir suçu gizlemek veya başka bir suçun delillerini gizlemek ya da yakalanmamak amacıyla öldürmeye teşebbüse azmettirme”, “Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme” iddialarıyla soruşturma başlatılmıştı. Yüksekdağ ve Demirtaş aynı gece soruşturma kapsamında Ankara 1’inci Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmıştı.
  • TSK bombardımanda 2 sivil yaşamını yitirdi

    TSK bombardımanda 2 sivil yaşamını yitirdi

    HABER MERKEZİ – TSK’ye bağlı savaş uçakları tarafından dün Amediye kırsalına yapılan hava saldırısında 2 sivilin yaşamını yitirdiği belirtildi.
    Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) ait savaş uçakları, dün öğlen saatlerinde Duhok’un Amediye ilçesine bağlı Bamernê kasabası kırsalında iki aracı vurmuştu. Söz konusu bombardımanın detayları belli olmaya başladı. ROJnews’in geçtiği habere göre, bombardımanda Dilovan Şahîn Omer Keşanî ve Ebdullah Ehmed adlı siviller yaşamını yitirdi.
    Bölgedeki kimi yayın kuruluşlarına konuşan yetkililer de söz konusu bilgiyi doğruladı.
    9 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ
    TSK’nin bu yıl içerisinde yaptığı hava saldırıları sonucu çok sayıda sivil yaşamını yitirdi. 17 Haziran’da Ebas Mexdîd isimli Kürdistan Demokratik Partisi (KDP) pêşmergesi,19 Haziran’da 5 sivil ve 24 Haziran’da Şarbajer ilçesinde 3 sivil yapılan bombardımanlarda yaşamını yitirdi.