This year’s Newroz celebrations in London will be held by the Kurdish Community Centre at Finsbury Park.
Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak
This year’s Newroz celebrations in London will theme the rallying slogan ‘Dem Dema Azadiye’ (It is time for freedom).
The central Newroz celebrations that will take place in Finsbury Park will host Kurdish politician Osman Baydemir, and musicians such as Ferhat Tunc, Serhado, Omid Sharifi, Hozan Cane and Koma Zelal.
Elif Sarican, co-chair of Kurdish People’s Assembly in Britain, extends invitations to the Kurdish community and their friends to “join in on the 20th March in the spirit of Newroz to call for freedom, peace and democracy”.
London Newroz Programme:
London Youth Newroz:
Date: 19th March 2022
Time: 16:00-23:00
Address: KCC, London
London Central Newroz:
Date: 20th March 2022
Time: 12:00-19:00
Address: Finsbury Park
Bu yıl ki Londra Newroz kutlamaları Kürt Toplum Merkezi öncülüğünde 20 Mart Günü Finsbury Park’ta gerçekleşecek.
Londra Newroz’u 20 Mart’ta kutlanacak
Londra’da bu yıl yapılacak Newroz kutlamaları ‘Dem dema Azadiye’ (Şimdi özgürlük zamanı) şiarı ile gerçekleşecek.
Londra’da yapılacak olan merkezi Newroz ise 20 Mart Pazar günü Finsbury Park’ta 20 Mart Pazar günü gerçekleşecek kitlesel Newroz kutlamasına Kürt siyasetçi Osman Baydemir konuşmacı olarak katılacak. Yine, sanatçılar Ferhat Tunç, Serhado, Omid Şerifi, Hozan Cane ve Koma Zelal sahne alacak.
Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Elif Sarıcan, 20 Mart’ta düzenlenecek Newroz kutlamasına Kürt halkı ve dostlarını davet ederek, “Gelin Newroz ruhuyla özgürlüğü barışı demokrasiyi haykıralım” dedi.
Londra Newroz Programı :
London Genclik Newroz
Tarih : 19 Mart 2022
Saat: 16:00-23:00
Adres : Londra KCC
Londra Merkezi Newroz
Tarih : 20 Mart 2022
Saat: 12:00-19:00
Adres : Finsbury Park
Londra Halkevi’nde 18 Şubat günü Kürtçe ve Türkçe konuşan topluma dönük güçlendirici (Booster) aşı yapmak isteyenlere hizmet verecek.
Hackney Belediyesi ve Halkevi’nin ortak projesi kapsamında Covid-19 virüsüne karşı güçlendirici aşı yapmak isteyenlere dönük bir proje hazırlandı. Projenin amacı Kürtçe ve Türkçe konuşan topluma Booster aşısı konusunda kolay erişim sağlamak. Bı kapsamda 18 Şubat günü Dalston’da bulunan Halkevi binası bir klinik görevi görecek. Proje kapsamında Kürtçe, Türkçe ve İngilizce broşürler hazırlandı. Aşı yapmak isteyenler için iletişim numarası: 07958685135
Britanya’daki örgütlerde eşbaşkanlık sistemi yayılıyor. Alevi örgütleri de eşbaşkanlık sistemini uygulamaya koydu. Eşbaşkan olan kadınlar, bu sistemin eşit temsiliyet açısından çok önemli olduğunu söyleyerek, kadın iradesinin kurumlarda ete kemiğe büründüğünü belirtti.
DİREN DİCLE /LONDRA
Kürt kadın hareketinin “cinsiyet özgürlükçü” mücadelesi etrafında tüm siyasal, sosyal ve ekonomik yapılar da hayata geçirdiği eşbaşkanlık sistemi Avrupa’daki Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütlerinde de yankısını buldu. Britanya’da Kürdistan ve Türkiyeli kurumlardan oluşan Demokratik Güç Birliği içerisinde bulunan çok sayıda kurum son 5 yılda eşbaşkanlık sistemine geçti. Son aylar da ise merkezi Londra’da bulunan Britanya Alevi Federasyonu (BAF) ve ona bağlı Cemevlerinde bu sistem “eşit başkanlık” olarak uygulamaya konuldu. BAF’ın bünyesinde bulunan İngiltere, Enfield, Sheffield ve Northampton Alevi Kültür Merkezleri, yaptıkları son kongreler ile yönetimdeki kadın sayısında artış oldu.
Britanya Kürt Halk Meclisi ve bileşenleri yaklaşık 6 yıl önce eşbaşkanlık sistemine geçti. Yine merkezleri Londra’da bulunan Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der), Dersim-Der, Alxas, Kürecikliler ve Tilkililer Toplum Merkezleri de eşbaşkanlık sistemi ile yönetilen kurumlar arasında. Toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin önemli bir halkası olan eşbaşkanlığı değerlendiren Britanya’daki eşbaşkanlar, bunun cinsiyet özgürlükçü mücadelenin sonucu olduğunu belirtti.
Dilek İncedal
Kadınlar görünür hale geldi
Britanya Alevi Federasyonu Eşbaşkanı Dilek İncedal, kadın mücadelesini ilmek ilmek örerek önce yönetimlerde ardından da bu mücadele sonucunda eşit başkanlık sistemini oluşturdukların kaydetti. Kadının yönetimlerde daha görünür hale geldiğine dikkat çeken İncedal, eşitliğin her alanda yaygınlaşmaya başladığına dikkat çekti. Eşbaşkanlığın Alevilik’te de var olan bir sistem olduğunu söyleyen İncedal, “Alevilik’te Dede’de Ana’da posta eşit koşullar da oturabiliyor. Bu ne demek; eşit bir dağılım ya da kadın temsiliyeti sağlıyor. Biz doğru bir sistemde yaşamıyoruz. Dedeler Anaların posta oturmasına karşı çıkabiliyor. Ne kadar eşitlikçi bir inancımız olsa da bu tür sorunlar yaşanabiliyor. Düşünce de ‘Ana da posta oturabilir’ diyor ama pratikte problemler çıkıyor” dedi. Eşbaşkanlık sistemi ile kadın iradesi ve eşit temsiliyetin ete kemiğe büründüğünü ifade eden İncedal, bu sistemle kadının yönetimler de daha görünür hale geldiğini söyledi.
Kürt kadın mücadelesi değerli
Kürt Kadın Hareketinin eşbaşkanlık konusunda değerli ve kıymetli bir mücadele verdiğini ifade eden İncedal, “Birçok bedel ödendi. Kürt kadın mücadelesi değerli ve kıymetli. Örnek alınması gereken bir mücadele tarihi var. Kadın hareketi, Kürt Kadın Hareketinin eşbaşkanlık mücadelesinden etkilendi. Kadınlar birbirini destekliyor, dayanışmayı güçlendiriyor. Bu sistem ile birlikte eşit temsiliyet ve eşitlikçi sistemi örmemiz de bir adım daha atmış oluyoruz” şeklinde konuştu. İncedal, eşit temsiliyeti sadece üst yönetimde değil tüm komisyonlarda da uygulamaya çalışacaklarını ifade etti.
Filiz Koç
Eşbaşkanlık inancımız gereğidir
İngiltere Alevi Kültür Merkezi (İAKM) Eşbaşkanı Filiz Koç da “Alevi inancında kadının yeri ile kadına verilen değer ve önem yüzyıllar öncesinden bile diğer toplumların ilerisinde olmuştur. Bunu Pirimiz Hünkâr Bektaşı Veli’nin ve diğer yol öncülerimizin söylemlerinde görmek mümkün” dedi. Alevi toplumunun eşbaşkanlık sistemine geçmesinin tüm dünyaya bir mesaj olduğunu belirten Koç, “Kadınlar vardır. Kadın mücadelesi meşrudur. Kadınların temsiliyet hakkı vardır. Biz Alevi kurumları olarak eşit yurttaşlık haklarını benimsemekle yetinmiyoruz artık, bunu pratikte de hayata geçirerek çaba ve samimiyetimizi ortaya koyuyoruz” diye ifade etti.
Yeter Özbek
Eşbaşkanlık sistemi Londra’da
Alxaslılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Alxas-Com) Eşbaşkanı Yeter Özbek de 2014 yılında bir deneyim yaşadıklarını ancak 2019 yılında tamamen eşbaşkanlık sistemine geçtiklerini anlattı. Kadınların karar alma mekanizmalarında yer almamalarının büyük bir kayıp olduğunu dile getiren Özbek, “Bu anlamda eşbaşkanlık sistemi kadınlar için önemli bir kazanım. Kurumlarımızda ve toplumda yaşanan sorunlara sadece erkek bakış açısıyla değil, kadın odaklı çözümler üretmek için de çok önemli fırsatlar sunuyor. Bugün Londra’da bulunan birçok kurum ve yöre dernekleri eşbaşkanlık sistemi ile yönetilmeye başladı. Bu da cinsiyet özgürlükçü bir sisteme bizi bir adım daha yaklaştırmıştır” dedi.
Helin Peköz
Uzun bir yol kat ettik
Göçmen İşçiler Kültür Derneği olarak ilk eşbaşkanlık sistemine geçen kurumlardan biri olduklarını ifade eden Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) Sözcüsü Helin Peköz ise, eşbaşkanlık sürecine geçişin kolay olmadığını söyledi. Bu sistemin oluşturulması açısından bir çok tartışma yürüttüklerini dile getiren Peköz, “Gik-Der, eşbaşkanlık sistemini kadınlar tarafından kongreye önerge getirilerek, tüzükte yer alması sağlandı. Tabi ki hemen her şey istediğimiz gibi gitmedi. Bu yeni çalışma modelimizi başta kadınlara da kavratmak daha sonra erkek arkadaşlarımıza kabullendirmek için uzunca bir yol kat etmemiz gerekti. Bu bilinç ile eşbaşkanlık sistemine geçmiş olduk. Günün sonunda kadın kimliği erkekle eşit düzeyde olmasını ve kararların merkezinde kadının olduğu ve kadının bağlayıcılığının oluşmasıyla kendi üyelerimizden ileriki süreçlerde olumlu tepkiler aldık. Artık kadını esas alan bir ilerleme görmüş olduk” ifadelerini kullandı.
Londra’da bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları, 15 Şubat komplosunu protesto ederek, “Öcalan’a özgürlük” dedi.
Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplonun 23’üncü yıl dönümü dolayısıyla BBC binası önünde bir yürüyüş düzenlendi.
Mitinge Kurdish Solidarity, Freedom For Öcalan Campaing, İngiliz sendikaları, demokratik kitle örgütleri ile yüzlerce kişi katıldı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a özgürlük isteyen dev balonların taşındığı eylemde, sık sık “Bijî Serok Apo”, “Freedom Öcalan” (Öcalan’a özgürlük), “De list PKK Free Öcalan”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “Terörist Erdoğan” sloganları atıldı.
YPG, YPJ, TCŞ/TekoJin ve MLKP bayraklarının taşındığı eylemde, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı anlatan yüzlerce bildiri dağıtıldı.
Burada bir konuşma yapan Britanya Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Miraz Serhat, Abdullah Öcalan’ın alçakça bir komplo ile Türkiye’ye getirildiğini hatırlattı. Serhat, Abdullah Öcalan’ın “Ortadoğu’nun Mandelası’ olarak bilindiğine dikkat çekerek, “Önder Apo’ya yönelik komplonun 23. yıl dönümünde, İngiliz hükümetini ve Avrupa Konseyi’ni (AK) mevcut tüm yasal ve siyasi mekanizmalarını kullanarak, Türk devletine uluslararası hukuka uyması için baskı yapmaya davet ediyoruz. Bir an önce Abdullah Öcalan’a yönelik son bularak barış için özgürlüğünün sağlanması için harekete geçmelidirler” diye kaydetti.
‘BAŞKAN APO UMUTTUR’
Serhat’ın ardından Unite Sendikası Uluslararası Direktörü Simon Dubbins bir konuşma yaptı. Dubbins, sendikalar olarak yürüttükleri “Öcalan’a özgürlük’ kampanyasının giderek büyüdüğünü ve Ortadoğu barışı için Öcalan’ın özgürlüğünün şart olduğunu vurgulayarak, “Bizler barış ve özgürlük için Abdullah Öcalan’ın özgürlüğünü haykıracağız. 23 yıldan bu yana esaret altında tutulan Abdullah Öcalan’ın, fikirlerinin özgürlüğü kadar artık fiziksel özgürlüğünün zamanı gelmiştir” dedi.
Dubbins’in ardından KSN Jin adına Katie Higgins, KCDK-Başur adına Heval Şiwan ve Londra Kürt Halk Meclisi adından Yalçın Tatwan birer konuşma yaptı.
Abdullah Öcalan’ın özgürlük paradigmasından tüm halkların ilham aldığı vurgulanarak, “Başkan Apo halkların umududur, özgürlük iradesidir. Komplo boşa çıkarıldı, şimdi sıra Önder Apo’nun özgürlüğünde” denildi.
Yapılan konuşmaların ardından kitle, alkış ve sloganlar eşliğinde Londra’nın en işlek merkezlerinden King Cross’a doğru yürüyüşe geçti.
Yürüyüş boyunca eylemcilere yoğun ilgi gösterilirken yüzlerce bildiri dağıtıldı.
Yürüyüş King Cross Station önünde sona ererken, kitle “Bijî Serok Apo” sloganları eşliğinde dağıldı.
Londra Poplar Union Sanat Merkezi’nde ”Kürtçe Dans ve Müziği” adıyla bir etkinlik düzenlenecek.
12 Şubat Cumartesi günü Poplar Union Sanat Merkezi’nde bir topluluk projesi olan Flotsam Sessions, dans kolektifi Govend London ve sanatçı Suna Alan öncülüğünde iki ayrı ücretsiz Kürtçe Müzik ve Folk Dans atölyeleri ardından akşam saat 19:00’da başlayacak bir konser gerçekleşecek.
Öğlen Müzik ve Dans Atölyeleri, Akşam Konser
12 Şubat Cumartesi günü Poplar Union Sanat Merkezi’nde saat 2pm – 5pm arasında sanatçı Suna Alan öncülüğünde gerçekleşecek Kürtçe Müzik Atölyesi ve 4pm-6pm arasında dans kolektifi Govend London öncülüğünde gerçekleşecek Kürt Dans Atölyesi ücretsiz olacak ve rezervasyon gereklidir. Her iki atölyenin ardından saat 7pm’de başlayacak ”Kürtçe Dans ve Müziği” etkinliğinde dans kolektifi Govend London ve dans atölyesi katılımcıları, sanatçı Suna Alan ve müzik atölyesi katılımcılarının seslendireceği eserler ve The Flotsam Orkestrası’nın performansı ile ile etkinlik boyunca şarkı söyleyip dans etme fırsatına sahip olacaklar.
12 Şubat Cumartesi günü akşam 7pm’de Poplar Union Art Centre, 2 Cotall St, London E14 6TL adresinde gerçeklecek olan ”Kürtçe Dans ve Müziği”nin biletleri £5’tir. Buradan edinilecek tüm gelirler, kar amacı gütmeyen insani bir yardımkuruluşu olan Kürt Kızılayı’na (Heyva-Sor) bağışlanacaktır.
Türk devletinin Maxmur, Şengal ve Rojaya’ya yönelik saldırıları Londra’da protesto edilerek, “Faşizm yenilecek” mesajı verildi.
Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Londra BBC binası önünde bir araya gelen Kürdistanlılar, Türk devletinin Kürtlere yönelik saldırılarını protesto etti.
Eylem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın flamaları ile Türk devletini protesto eden pankart ve dövizler taşındı. Sık sık, “Bijî serok Apo”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “ “Katil Erdoğan, terörist TC” şeklinde sloganlar atan kitle, kentin en işlek caddesi Oxford Circus üzerinde yürüyüşe geçti.
Yürüyüş boyunca Türk devletinin savaş suçları ve İngiltere’nin bu suçlara ortak olmaması çağrısının yapıldığı bildiriler dağıtıldı. Enternasyonal grupların da destek verdiği yürüyüş, Piccadily Circus’ta sona erdi.
Burada yapılan konuşmalar da, Türk devletinin Kürt halkına karşı gerçekleştirdiği saldırılara karş topyekun mücadele hattının geliştirilmesi gerektiği ifade edildi. Türk devletinin DAİŞ ile birlikte ortak hareket ettiği ve Kürt halkına karşı insanlık suçları işlediği dile getiren konuşmacılar, en son Maxmur, Şengal ve Rojavaya yönelik geliştirilen imha temelli saldırıların Kürt soykırımını gerçekleştirme amaçlı olduğu belirtildi.
Eylem de, Kürt halkının özgürlüğünden taviz vermeyerek, bulunduğu her alanda faşist saldırılara karşı direnişini sürdüreceğinin altı çizildi.