Category: İngiltere

İngiltere Haberleri

  • Londra’da Kürt Aleviler Sarê Salê kutlayacak

    Londra’da Kürt Aleviler Sarê Salê kutlayacak

    Kütlerin ve Mezopotamya halklarınınn Jülyen (Rumi) takvime göre kutlanan Sarê Salê (Yeni yıl) Londra’da Kürt Aleviler tarafından hazırlanan bir etkinlik ile kutlanacak.

    Kürt Alevilerin 14 Şubat’ta kutladığı ve Ortadoğu’da bir çok halk tarafından yeni yılın başlangıcı olarak kabul edilen Sarê salê bu yıl Londra’da bir etkinlik ile kutlanacak. Londra’da faaliyet yürüten Alxas-Com, El-Com, Kırkısraklılar, Kürecikliler, Tilkililer ve Göksunlular Derneği tarafından 13 Şubat günü düzenlenecek olan etkinliğe, Ozan Figani, Koma Sersi, Ozan Yusuf ve tiyatrocu Ali Köroğlu katılarak sahne alacak. Kırkısraklılar Derneği’nde düzenlenecek olan etkinliğe maniler, kılamlar söylenerek Sarê Salê’nin geleneksel söylenceleri yapılacak.

    Kırkısraklılar Derneği’nde 13 Şubat Günü düzenlenecek olan etkinlik, saat: 13:00’da başlayacak.

    Etkinliğin düzenleyicilerinden araştırmacı yazar Ahmet Güven, Kürtlerin her halk gibi toplumsal ve ekonomik hayatı düzenlemek için kullandıkları bir takvim olduğunu ve bunun binlerce yıldan beri Mezopotamya hakları tarafından kullanılan Jülyen (Rumi) takvim olduğunu söyledi Yazar Güven, Kürt Alevilerin/Kurmacların kullandığı Jülyen takviminde kış mevsiminde iki belli günü olduğunu ve bunlardan birinin Hızır Orucu diğerinin ise  Sare Sale olduğunu söyledi.

    Hızır orucunun  9 Şubat’ta başlayan ve 3 gün süren oruç olduğunu ifade eden Güven, şunları söyledi: “Diğeri binlerce yıldan beri yeni yılın başlangıcı olarak kabuL edilen 13 Ocak ve 14 Şubat tarihlerinde yapılan sare sâle kutlanmasıdır. Jülyen takvimine göre kutlanan sare sale 13 Ocak tarihine denk gelmektedir. Kürtlerin bir bölümü sare saleyi 13 Ocak’ta kutlarken, Kürt Aleviler Hızır haftasında 14 Şubat’ta kutlamaktadırlar. Her iki kutlamada mana ve sunumda bazı değişiklikler olsa da benzer şekilde yapılmaktadır. Kurmançlarda Sare sâle kutlaması Hızır haftasının bir parçasıdır. Cemre daha köz olmadan, havaya, suya ve toprağa düşmeden Hızır ile müjdesi gelir. Aynı zamanda bu kutlamaların çocuklar için ayrı bir önemi vardır. O gün köyün bütün çocukları toplanır, içlerinde birini seçip ona yündan bıyık ve sakal yaparak bir sunum hazırlarlar. O Kalik (ihtiyar) olur. Ev ev dolaşıp;

     

    Sare sâle bine sâle

    Xizir hâte ve mâle

    Bidin sadaqê Kâle

    E ki nadâyî sadaqê Kâle

    La sar kur têkavin çâle

    Türkçesi:

    Bir yıl gitti, yen yıl başladı

    Hızır bu eve geldi

    Verin ihtiyarın sadakasını

    Eğer vermeyen olursa

    Kafa üstü girsin çuvala.

     

  • Kürt Aleviler’de  ‘Sare sâle’ kutlaması / Araştırmacı Yazar: AHMET GÜVEN*

    Kürt Aleviler’de  ‘Sare sâle’ kutlaması / Araştırmacı Yazar: AHMET GÜVEN*

    Kürt Alevilerin/Kurmancların her halk gibi toplumsal ve ekonomik hayatı düzenlemek için kullandıkları bir takvim vardır. Bu takvim Kürtlerin ve Mezopotamya halklarının binlerce yıldan beri kullandıkları Jülyen (Rumi) takvimidir. Bugün hala yaşlıların kullandığı “Ba hasâbî me, ba hasâbî kavn” dedikleri bu takvim bugün kullanılan miladi takvimden 13 gün geridir.

    Bu hesaba göre 90 günlük kış şöyle hesaplanır;

    13 Aralık’da Kara Kış başlar, 10 gün sürer 23 Aralık’a kadar

    23 Aralık’da Zemheri başlar, 40 gün sürer 1 Şubat’ta biter.

    1 Şubat’ta Aura hafta başlar, 8 gün sürer 9 Şubat’ta biter.

    9 Şubat’ta Hızır başlar, 8 gün sürer 17 Şubat’ta biter.

    17 Şubat’ta Kor (Cemre) havaya düşer, 8 gün sürer 25 Şubat’ta biter.

    25 Şubat’ta Kor suya düşer, 8 gün sürer 3 Mart’ta biter.

    3 Mart’ta Kor toprağa düşer, 8 gün sürer 11 Mart’ta biter.

    Kışın son haftası toprağın ısınmasıyla koyunlar ve ke- çiler kuzlamaya başlar, doğa canlanır. Kal u Pir (yaş- lılar); “Urum-ı Şam ek bû (Urum ve Şam bir oldu), Âv bazye dâre, bizin bazye kâre” (su ağaca yürüdü, keçi yavrusuna koştu) derler.

    Bu takvim de bir de Arbinî Peşi vardır. Kış bitti, ba- har geldi derken Arbinî Peşi de ne olacağı belli olmaz, bazen çok şiddetli fırtına da olabilir. 24 Mart’ta başlar ve 5 gün sürer. Yaşlılar, “Bitirsê je Arbinî peşi, camûz vekatini je cati xwe.” (Kork Arbini beşinden, camuzu ayırır eşinden.) diye söylerler. Rivayete göre Arbinî Peşi’de camızın eşinin öldüğü söylenir.

     

    Hikayeye göre; Öğlene kadar fırtına olmuş camız ölmüş. Öğlenden sonra güneş vurmuş, hava ısınmış. Bu sefer düven di- kilmiş gölgesinde camız yüzülmüş.

    Kürt Alevilerin/Kurmacların kullandığı Jülyen takvi- mimde Kış mevsiminde iki belli gün vardır. Bunlardan biri Hızır Orucudur. Diğeri ise Sare Sale’dir.

    Hızır orucu 9 Şubat’ta başlayan ve 3 gün süren oruçtur. Hızır halk arasında olgun insana ve dara düşenin yardımına koşandır.

    Diğeri binlerce yıldan beri yeni yılın başlangıcı olarak kabuL edilen 13 Ocak ve 14 Şubat tarihlerinde yapılan sare sâle kutlanmasıdır. Jülyen takvimine göre kutlanan sare sale 13 Ocak tarihine denk gelmektedir. Kürtlerin bir bölümü sare saleyi 13 Ocak’ta kutlarken, Kürt Aleviler Hızır haftasında 14 Şubat’ta kutlamaktadırlar. Her iki kutlamada mana ve sunumda bazı de-ğişiklikler olsa da benzer şekilde yapılmaktadır. Kurmançlarda Sare sâle kutlaması Hızır haftasının bir parçasıdır. Cemre daha köz olmadan, havaya, suya ve toprağa düşmeden Hızır ile müjdesi gelir. Aynı zamanda bu kutlamaların çocuklar için ayrı bir önemi vardır. O gün köyün bütün çocukları toplanır, içlerinde birini seçip ona yündan bıyık ve sakal yaparak bir sunum hazırlarlar. O Kalik (ihtiyar) olur. Ev ev dolaşıp;

    Sare sâle bine sâle

    Xizir hâte ve mâle

    Bidin sadaqê Kâle

    E ki nadâyî sadaqê Kâle

    La sar kur têkavin çâle

    Türkçesi:

    Bir yıl gitti, yen yıl başladı

    Hızır bu eve geldi

    Verin ihtiyarın sadakasını

    Eğer vermeyen olursa

    Kafa üstü girsin çuvala.

    Böyle bir sunum yapılır. Maniler, kılamlar söylenir, şakalar yapılır. Her ev çocuklara un, yağ, şeker, kuru yemiş gibi yiyecekler verir. Çocuklar toplandıkları yiyecekleri akşama üzeri topluca bir eve götürürler. Kömbe ve yemek yapılır. Çocuklar için sofra kurulur ve hepsi toplanır sofraya kardeşçe, emeğin, bereketin ve iyiliğin tadı çıkarılır.

    *ARAŞTIRMACI-YAZAR AHMET GÜVEN KİMDİR?

    Maraş’ın Afşin ilçesine bağlı Gözpınar köyünde doğdu. Çocukluk yılları Kayseri Sarız’ın Kırkısrak köyünde geçti. İlk ve orta eğitimini Kırkısrak köyünde tamamladı. Afşin’de başladığı lise eğitimini bir yıl sonra terkederek Londra’ya göçmen olarak geldi ve eğitimine burada devam etti. Middlesex Üniversitesi’nin Sosyoloji bölümünden mezun oldu. Politik Art, Telgraf, Gerçek, Emeğin Sanatı, Sürek, Haber, Berfin Bahar, Alevi Haber gibi gazete ve dergilerde makaleleri ve şiirleri yayınlandı. Güven’in “Düşlerimin Gül Şafağı” (Şiir), “Alevilik Nedir” (Araştırma-İnceleme), “Nar Taneleri” (Roman) adlı yayınlanmış kitapları bulunuyor.

  • Kürdistanlılar Londra’da yolları kapattı

    Kürdistanlılar Londra’da yolları kapattı

    Londra Parlamentosu önünde bir araya gelen Kürdistanlılar, Türk devletinin saldırılarını protesto ederken, kentin en işlek meydanı Trafalgar Meydanı’nına açılan yolları trafiğe kapattı.

    Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile Londra Parlamentosu önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve enternasyonal gruplar, Türk devletinin Derîk, Mexmûr ve Şengal’e eş zamanlı saldırılarını protesto etti.

    Eylem de Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan flamaları ile Türk devletini protesto eden pankart ve dövizler taşındı. Sık sık, “Bijî Serok Apo”, “Kahrolsun TC faşizmi”, “Katil Erdoğan, terörist TC” şeklinde sloganlar atıldı. Burada yapılan konuşmalar da, Türk devletinin Kürt halkına karşı gerçekleştirdiği saldırıların insanlık suçu olduğu vurgulanarak, uluslararası kamuoyunun Erdoğan rejimine karşı harekete geçmesi gerektiği ifade edildi.

    Britanya Parlamentosu’nun soykırımcı faşist Erdoğan rejimine karşı derhal harekete geçmesi gerektiği ifade edilen konuşmalarda, Kürt halkına yönelik gerçekleşen bu saldırılara göz yumanların kendi halklarına hesap veremeyecek hale gelecekleri vurgulandı.

    Yapılan konuşmaların ardından kitle Başbakanlık binasına doğru yürüyüşe geçti. Başbakanlık binası önünde ‘Terörist TC’ sloganları atarak, Borris Johnson Hükümeti’nin sessizliği  protesto edildi.

    Kitle ardından Londra’nın en işlek meydanlarından Trafalgar Meydanı’na doğru yürüyüşe geçti. Kitlenin yolu kapatmasından dolayı Trafalgar’da uzun araç trafiği oluşurken, kitle protestolarını uzun süre sürdürdü. Eylem olaysız bir şekilde sona erdi.

     

     

     

  • DGB: Home Office Ankara Antlaşmalıları mağdur ediyor

    DGB: Home Office Ankara Antlaşmalıları mağdur ediyor

    Britanya Demokratik Güç Birliği, Ankara Antlaşması ile ülkeye gelen binlerce kişinin Home Office (İçişleri Bakanlığı) uzatma başvuruları geciktirmesinin ciddi insan hakları ihlaline yol açtığını belirterek, yaşanan mağduriyete karşı toplumsal duyarlılık çağrısında bulundu.

    Britanya Demokratik Güç Birliği (DGB) Ankara Antlaşması ile İngiltere’ye gelen ve bir yaşam kurmaya çalışan binlerce kişinin Home Office yetkililerinin keyfi tutumu karşısında ciddi mağduriyetler yaşandığını açıkladı.

    DGB Kürdistan ve Türkiyeli demokratik kitle örgütleri ve mağdur edilen bazı Ankara Anlaşmalılar ile birlikte bir basın toplantısı düzenlendi.

    Burada yapılan ortak açıklamada, İngiltere’nin Brexit kararı ile bu anlaşmanın 31 Aralık 2020 tarihinde sona erdiğine değinilerek, “Ankara Anlaşması yeni başvuru sahipleri açısından sonlanmış olduğu halde, mevcut oturum sahiplerinin vizelerinin uzatılmasına dair hakları saklı olmuş ve hali hazırda oturum sahiplerinin oturumlarını uzatmaya yönelik başvuruları da işleme alınmaya devam etmiştir. Yalnız 2020 yılı sonları itibariyle, Home Office tarafından yanıtlanması geciktirilen başvurular, müracaat sahipleri açısından ciddi sıkıntılar yaşanmasına sebep olmuştur. Home Office hizmet standartlarına göre bir başvurunun cevabı, en fazla 6 ay içerisinde yanıtlanmalıyken AA kişilerin vize başvuruların yanıtlanması ayları hatta yılları bulmuştur. Şu an gelinen nokta da bazı arkadaşlarımızın başvuruları, 25 ay kadar uzun sürelerde yanıtsız bırakılarak çok ciddi sonuçları olan hak ihlallerine yol açmıştır” dedi.

    ‘İNSAN HAKLARINA AYKIRIDIR’

    Home Office’ten beklentinin, adil bir değerlendirme sistemi kurarak, başvurulara sırasıyla ve zamanında karar vermesi yönünde olduğunu ifade eden DGB, “Ankara Anlaşması uzatma başvurularında uzun bekleme sürelerinin, anlaşmanın ticari ve ekonomik şartlarını da ters yönde etkilemesi, anlaşmasının yapısal olarak amacıyla da çelişmesine sebep olmuştur. Bununla birlikte 6 aydan uzun bekletme süreleri, başvuru sahiplerini hürriyetlerinden mahrum bırakması nedeniyle de insan haklarına aykırı bir sonuç doğurmuştur. Mağdurlar, geçerli vizeye sahip olmadıkları için, işlerini sürdürmeye ve konaklama ihtiyaçlarını gidermeye dönük iş sözleşmeleri ya da ev kira kontratlarını yapamıyorlar. Dolayısıyla da barınma olanağından mahrum bırakıyorlar. İlaveten vizeleri olmadığı için banka hesabı da açamıyor ve hesaplarını düzenli tutamıyorlar. Bu da işlerinin ve ticari faaliyetlerinin aksamasına neden oluyor” diye kaydetti.

    ‘CİDDİ SAĞLIK SORUNLARI YAŞIYORLAR’

    Ankara Anlaşması uzatma başvurusuna iki yıla yakın süredir yanıt alamayan başvuru sahipleri yeni iş anlaşmaları da yapamadıklarına dikkat çekilen açıklamada, “Home Office’in uzatma başvurularını uzun sürede yanıtlamıyor olmasının, başvuru sahiplerinde yaratmış olduğu tahribat sadece ekonomik ve ticari alanda değil, aynı zamanda vize talebinde bulunan kişilerin sağlık sorunları yaşamalarına da sebep olmaktadır. Zira bu kişilerin yaşadıkları belirsizlik sonucu, maruz kaldıkları yoğun stres ve kaygı ciddi psikolojik sorunlar yaşamalarına da sebep olmuştur.  Home Office’in dolaylı olarak yaratmış olduğu hak ihlalleri, arkadaşlarımızın hayatlarında ciddi sorunlara yol açmıştır” diye belirtildi.

    DUYARLILIK ÇAĞRISI

    DGB’nin pandemi sürecinde çoğu Ankara Antlaşmalı binlerce kişiye destek sunduğu ifade edilen açıklamada, şunları kaydetti: “Bugüne kadar nasıl toplumumuzun yanında olduysak, her türlü hak ihlallerin yanında da toplumumuzun yanında olmaya devam edeceğiz. Britanya DGB bileşenleri olarak, Home Office’e mektup gönderip, daha adil bir değerlendirme sisteminin kurulması yönünde talepte bulunmak ve mağdur kişilerin dosyalarının bir an önce sonuçlanması için konunun takipçisi olacağız.”

     

  • Alxas-Com’da 7-13 yaş arası Kürtçe kurslar başlatıldı

    Alxas-Com’da 7-13 yaş arası Kürtçe kurslar başlatıldı

    Londra’da faaliyet yürüten Alxaslılar Dayanışma Derneği (Alxas-Com) bünyesinde çocuklara dönük Kürtçe kurslar tekrar başlatıldı.

    Göçmenlikten kaynaklı çocuklarının ana dillerine yabancılaşmasını engellemek ve öğretmek amacıyla Londra’da faaliyet yürüten Alxas-Com’da Kürtçe kurslar başlatıldı. Dernek bünyesinde daha önce de yapılan Kürt dili kursu bu dönem 7-13 yaş arası çocuklara dönük olacak. Kursta Ocak ayı sonunda eğitim başlarken kayıtlar ise Şubat ortasına kadar alınacak. Hafta sonu Cumartesi günleri 11:00-13:00 arası yapılacak kurslar tüm çocuklara açık ve ücretsiz olarak yapılıyor.

    Mamoste Evren’in ders verdiği kurs daha önce de açılmış ancak yeterli ilgi görmemesi eleştirilere yol açmıştı. Buna rağmen Alxas-Com Kürt dili konusunda ısrarını sürdürüyor. Bir grup öğrenci kaydını yaptırırken, kurslara daha fazla ilginin gösterilmesi bekleniyor.

    Alxas-Com Eşbaşkanı Yeter Özbek, anadilin önemine vurgu yaparken, “Çocuklar ana dilinden uzaklaştıkların da bu bir kimliksizliği ortaya çıkarıyor. Kendini tanıma bilme konusunda ileri yaşlar da ciddi problemler yaşadığı biliniyor. Ancak biliyoruz ki ana dilini öğrenen çocukların hem sosyal yaşam da hem eğitim de başarıları artıyor” dedi.

    Göçmenlerin büyük bir kültürel ve kimliksel kayıplara yol açtığına değinen Özbek, “Kürtler zaten dili yasak bir ülkeden buralar göç etmiştir. Kürtçe çocuklarımıza öğrettiğimiz de bu yok oluşa karşı bir set oluştururuz. Bu anlam da ailelerimiz açmış olduğumuz kurslara daha yoğun ilgi göstermelerini ve çocuklarına ana dillerini öğrenmeleri için motive etmelerini bekliyoruz” diye kaydetti.

    Alxas-Com’da açılan kurslar tamamen ücretsizken, kayıt yaptırmak derneğin sosyal medya hesapları yada dernek binasında yapılabiliniyor.

    Alxas-Com adresi: 16 Bull Lane, London, Posta kodu: N18 1SX.

  • Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Kürt Halk Meclisi’nden 15 Şubat çağrısı

    Britanya Kürt Halk Meclisi, 15 Şubat komplosunun yıldönümü dolayısıyla 13 Şubat günü BBC binası önünde yapılacak olan eyleme, tüm devrimci, demokrat, yurtsever, sol ve sosyalist kesimleri güçlü katılmaya davet etti.

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamada, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 15 Şubat uluslararası komplo 23’üncü yılını geride bıraktığı hatırlatılarak, “Komplo sürecinde hem Kürt halkının büyük bedellerle gösterdiği direniş hem de Önder Apo’nun İmralı’da geliştirdiği demokratik, eşitlikçi ve özgürlükçü paradigma, komployu gerçekleştiren güçleri amaçlarına ulaştıramadı. Önder Apo mücadelesini İmralı adasında büyük bir direniş ile geliştirerek, Ortadoğu halklarına demokratik, cinsiyet eşitlikçi ve ekolojik bir toplum paradigmasını sundu” dedi.

    Halk Meclisi, uluslararası hukuk hiçe sayılarak kapitalist modernite güçleri eliyle gerçekleştirilen komployu naletlemek ve Önder Apo’ya yönelik geliştirilen tecrit sistemine karşı çıkmak amacıyla 13 Şubat günü saat:13:00’da BBC binası önünde kitlesel eylem gerçekleştirileceği belirtildi.

    Kürt Halk Meclisi tarafından Britanya’da başta Kürt halkı olmak üzere, tüm devrimci, demokrat ve enternasyonal dostlarımızı yapılacak eyleme katılmaya davet etti.

     

  • GİK-DER’den göçmen işçilere dönük alan araştırması

    GİK-DER’den göçmen işçilere dönük alan araştırması

    Londra Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER), ‘Trust for London’ işbirliğiyle “Londra’da Hizmet Sektöründe Çalışan Türkiyeli Göçmen İşçilerin Emek Piyasalarındaki Görünümleri” başlıklı bir araştırma projesi başlattı.

    İngiltere son yıllarda Türkiye’den yoğun göç aldı. Her ne kadar bu göçler; “beyin göçü”, “orta sınıf” göçü olarak adlandırılsa da pandemi koşulları, beşerî sermaye yetersizliği gibi nedenlerle yeni gelen göçmenlerin ilk çalıştıkları alan hizmet sektörü oluyor. Hizmet sektörü ise İngiltere’de en düşük sendikalılık oranına sahip, saat ücretinin de göreceli olarak düşük olduğu sektörlerin başında geliyor.

    GİK-DER bu çalışmayla, hizmet sektöründe yani restoran, cafe, off licence, açık hava pazarları, bakıcılık, temizlikçilik, paket servisi gibi işlerde çalışan Türkiyeli işçilerin mevcut durumunu ortaya koymayı hedefliyor. Çalışanların temel haklarının bilincinde olup olmadıkları, bu haklardan yararlanıp yararlanmadıkları, çalışma süreleri, saat ücretleri, işyerinde maruz kaldıkları mobbing gibi başlıklar bu çalışmayla birlikte tüm yönleriyle ortaya konulması hedefleniyor.

    Temmuz ayına kadar devam edecek olan proje, yüz yüze ve online olarak gerçekleştirilen anketlerle sürdürülüyor. Bu anketler yeterli sayıya ulaştığında veriler tasnif edilip rapor haline getirilecek ve kamuoyu ile paylaşılacak.

    Ankete katılmak için aşağıdaki linki tıklayabilirsiniz. Ayrıca çalışma ile ilgili düşüncelerinizi gikderproject@gmail.com adresine e-posta göndererek iletebilirsiniz.

    https://docs.google.com/forms/d/e/1FAIpQLScWNCBZf_bs0bK33fHlh6dr83BMvkrQRLXbMlM_MtU1i56dzw/viewform