Category: SEÇME YAZILAR

  • Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi

    İskoçya’nın başkenti Edinburgh da Kürtler ve dostları Türk Devletinin Kürdistan’da devam ettirdiği terörü kınadı.

    Haber-Foto: Çiğdem Özlük-Edinburgh

    Dün (Cumartesi) Edinburgh’un merkezi olan Prince’s Street’deki protesto eylemine bir çok sivil toplum kuruluşu, parlamento üyesi katıldı. Verilen demeçlerde Türkiye devletinin Kürtler üzerindeki saldırılarının hemen son bulması ve barış sürecine derhal geri dönülmesi gerektiği bildirildi.

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 1

    SNP: KÜRTLERE YÖNELİK KATLİAMLAR DURSUN

    Kürdistan’daki saldırılar ve sokağa çıkma yasaklarını uygulatan Türk Devletine bir başka mesaj da İskoçya Ulusal Partisi sözcüsü (SNP) milletvekili Tommy Sheppard’dan geldi. Sheppard demecinde şunları söyledi; “Kürtlere uygulanan bu savaş politikalarının ve katliamların hemen durdurulması için sesimizi yükseltmemiz ve duruşumuzu göstermemiz gerekiyor. Kürtler yılladır baskı ve inkar savaşı altında yaşadı ama artık bunların son bulması ve diyalog sürecine geri dönülmesi şarttır, kanın durması şarttır”. SNP sözcüsü İskoçya parlamento üyesi Sheppard Türkiye ve Kürdistan’daki gündemi yakından takip ettiklerini ve barış için ellerinden gelen her katkıyı ve dayanışmayı sağlayacaklarını belirtti.

    Revolutionary Communist Group (Devrimci Komünist Toplumu) konuşmacısı Sam Cordery, UNİSON ‘dan Stephen Smellie, Rise Dundee gurubundan Sarah Glynn ve Anti-Faşist Action Grubu protestodaki konuşmalarda “Recep Tayyip Erdoğan’ın bu katliamların hemen durması için önemli bir adım atması gerektiğini ve Barış sürecinin hemen geri başlatılmasının çok önemli olduğunu belirtti”.

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 1

    UNISON: TÜRK DEVLETİ PKK İLE DEĞİL SİVİL HALK İLE SAVAŞIYOR

    UNİSON sendikasından İskoçya Türk Konsolosluğuna yazılan bir mektup halka dağıtıldı. Türk Konsolosluğuna verilen mektupta şunlar belirtildi;

    Türk devletinin polislerinin ve askerlerinin şu ana kadar işledikleri cinayetlerin çok rahatsız edici ve insanlık dışı bir katliam olduğu belirtildi. Öldürülen çocuk sayısının daha da artmasından endişe duyduklarını söyleyen UNİSON, Türk devletinin PKK ile savaştıklarını söylediğini fakat aslında sivil halkı katlettiklerini bildiklerini yazdı. Türkiye başbakanı Erdoğan’ın İŞİD’ in Sultanahmet’te yaptığı son saldırısında bile toz kondurmadığını açık bir şekilde gördüklerini, PKK’ye terörist deyip ama asıl terörist gurupla ilişkilerini bozmayan bir yapıyı kabul etmediklerini ve tamamen kınadıklarını anlattı.

    Barış taleplerinin her zaman PKK’den, Abdullah Öcalan ve HDP partisinden geldiğini bildiklerini ve bunun göz ardı edilmemesi gerektiği de mektupta yazılanlar arasındaydı. Türk devletinin Kürt illerindeki sokağa çıkma yasaklarının hemen sonlandırmasını, katledilen insanların cenazelerinin sokaklardan alınması, okulların, hastanelerin işleve geri dönülmesini ve diyaloğun hemen başlaması bildirisi ile mektubu Türk konsolosluğuna teslim etti.

    Protesto eyleminde “Terrorist Türkiye”, “Çocuk Katili Tayyip” ve “PKK halktır halk burada” sloganları atılırken etraftan geçen insanlara bildiriler dağıtıldı.

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 1

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 2

  • İngiltere ile Türkiye arasında kriz: Türk diplomatların banka hesapları donduruldu

    İngiltere ile Türkiye arasında kriz: Türk diplomatların banka hesapları donduruldu

    İngiltere Kraliyet Mahkemesi, Türkiye’nin Londra Büyükelçilik çalışanları başta olmak üzere Türkiye ile ilgili bazı banka hesaplarını dondurdu.

    İngiltere ile Türkiye arasında kriz: Türk diplomatların banka hesapları donduruldu 1
    İngiltere kraliyet mahkemesi tarafından banka hesapları dondurulanların arasında konsolosluk çalışanları da bulunuyor

    Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nden 7 kişi, Rum Mahkemesi’nde Türkiye aleyhine açtığı mülkiyet davasını İngiltere Kraliyet Mahkemesi’ne taşıdı. Rum Mahkemesi’nde Türkiye aleyhinde açtıkları 100 milyon Euro’luk davayı kazanan Rumlar, ‘Bir AB ülkesinin aldığı kararı bir başka AB ülkesi uygular’ şeklindeki mevzuattı gerekçe göstererek, Rum Mahkemesi’nin kararının İngiltere’de uygulanmasını talep etti.

    Kraliyet Mahkemesi, Türkiye ile ilgili her hangi bir dava açmaksızın ve Türk tarafına hiçbir haber vermeksizin Rumların bu talebini kabul ederek, Büyükelçilik ve çalışanlarının hesapları başta olmak üzere İngiltere’deki bazı Türk hesapları bloke etti. Kraliyet Mahkemesi’nin bu kararı nedeniyle İngiltere’de bulunan diplomatik misyon görevlilerinin maaş alamadıkları öğrenildi.

    Türk yetkililer İngiltere’de mahkemede görüşülmeden konsolosluk hesaplarına getirilen ihtiyati tedbir kararı, Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi’ne açıkça aykırı olduğunu iddia ediyor.

    İNGILTERE BÜYÜKELÇISI DıŞIŞLERI’NE ÇAĞRILDI

    İngiltere’deki Türk diplomatların banka hesaplarının bloke edilmesinin ardından, ülkenin Ankara Büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı.

    Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, İngiltere’deki Türk diplomatların hesaplarının dondurulması kararının diplomatik ve konsüler ilişkiler hakkındaki Viyana sözleşmelerinin ihlali niteliğinde olduğunu söyledi. İngiliz makamları nezdinde girişimlerde bulunduklarını ve yasal itiraz süreci başlattıklarını ifade eden Bilgiç, İngiltere’yi uluslararası hukuktan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırdı.

    Bilgiç, Dışişleri Bakanlığında düzenlediği haftalık basın toplantısında gündemdeki konuları değerlendirdi.

    Bilgiç, İngiltere’deki diplomatların bir Türk bankasındaki hesaplarının dondurulmasıyla ilgili bir soru üzerine, kararın 2014-2015 yıllarında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nde alınan bir mahkeme kararı çerçevesinde, “ihtiyati tedbir” niteliğinde olduğunu belirtti. Konunun Londra Büyükelçiliği tarafından İngiliz makamlarının dikkatine getirildiğini, İngiltere Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığı’na çağrılarak girişimlerde bulunulduğunu anlatan Bilgiç, şöyle devam etti:

    “Biliyorsunuz, diplomatik ilişkilerin uygulanmasına ilişkin anayasa niteliğinde bazı uluslararası anlaşmalar var. Bunlar 1961 ve 1963 tarihli diplomatik ve konsüler ilişkiler hakkındaki Viyana sözleşmeleri. Bu hesapların dondurulması bu her iki sözleşmeye de aykırılık teşkil etmektedir. Bu hesapların dondurulmasıyla İngiltere diplomatik ve konsüler misyonlarımızın çalışmasını aksatmış ve Viyana sözleşmelerine aykırı davranmıştır. Tabii böyle bir işlemin bizim için kabul edilmesi mümkün değildir. Bu amaçla yasal bir itiraz süreci başlatılmıştır. Tabii bizim beklentimiz bu hesapların üzerindeki kısıtlamaların, tedbir kararlarının ivedilikle kaldırılması ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerin İngiltere tarafından yerine getirilmesi. En kısa zamanda zaten yasal itiraz sürecinin sonuçlanmasını bekliyoruz.”

    Kıbrıs’taki müzakere sürecinin hala devam ettiğini hatırlatan Bilgiç, “Müzakere süreci devam ederken ve siyasi bir çözüm bulmaya çalışırken bu tarz yöntemlere başvurmak, aslında müzakere sürecinin içinde bulunduğu olumlu ortama zedeleyici nitelik taşımaktadır” diye konuştu.

  • Paris katliamı yıldönümünde Türk devleti yine 3 Kürt kadın siyasetçiyi katletti

    Paris katliamı yıldönümünde Türk devleti yine 3 Kürt kadın siyasetçiyi katletti

    Silopi’de dün akşam katledilen 3 kişinin DBP PM üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve KJA aktivisti Fatma Uyar olduğu öğrenildi. Beraberinde katledilen 1 erkek cenazesinin de kime ait olduğu henüz netleşmedi.

    Paris katliamı yıldönümünde Türk devleti yine 3 Kürt kadın siyasetçiyi katletti 1
    DBP PM üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve KJA aktivisti Fatma Uyar

    Şırnak’ın Silopi ilçesinde dün akşam saatlerinde Karşıyaka Mahallesi zırhlı araçlarla uzun süre yaylım atışa tutulmuştu. Açılan ateşte yaşamını yitiren 4 kişinin cenazesi Silopi Devlet Hastanesi Morgu’na kaldırılmıştı. Cenazelere ilişkin bilgi almak için hastaneye giden HDP’li vekilleri Aycan Irmez ve Ferhat Encü devlet güçlerince engellenmişti.

    3 CENAZE ŞIRNAK’A GÖNDERİLDİ

    Akşam saatlerinde 3 cenaze Şırnak Devlet Hastanesi Morgu’na gönderildi. Hastaneye giden HDP Şırnak Milletvekili Leyla Birlik ve HDP Urfa Milletvekili İbrahim Ayhan savcılıkla görüşme gerçekleştirdi. Görüşmeden sonra bilgi veren Birlik, cenazelerin DBP PM üyesi Sêvê Demir, Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır ve KJA aktivisti Fatma Uyar’a ait olduğunu ifade etti. Birlik, 1 erkek cenazesinin ise yüzü tanınmaz halde olduğu için kime ait olduğunu bilinmediğini kaydetti.

    4 KİŞİDEN HABER ALINAMIYORDU

    Dün akşam Karşıyaka Mahallesi’nin taranmasından sonra Nayır, Demir, Uyar ve ismi öğrenilemeyen 1 kişiden haber alınamıyordu.

    Paris katliamı yıldönümünde Türk devleti yine 3 Kürt kadın siyasetçiyi katletti 2
    DBP PM üyesi Sêvê Demir
  • SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi

    Türk devletinin Kuzey Kürdistan’da devam eden saldırılarını protesto etmek amacıyla başkent Londra’da bulunan İktidar partisi (Muhafazakarlar) genel merkezi Kürdistanlı eylemciler tarafından işgal edildi.

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 2
    Londra’da bulunan iktidar partisi genel merkezi işgal edildi

    Bugün öğlen saatlerinde parlamento binası önünde başlayan eylem yapılan basın açıklamasından sonra yürüyüşle devam etti. Yüzden fazla eylemci Türk devletinin kuzey Kürdistana yönelik topyekün saldırılarını protesto ediyor. Eylemciler Londra merkezinde bulunan İktidar Partisi genel merkezi binasına girip işgal eylemi yaptı.

    İki saattir devam eden işgal eylemi ile beraber parti yetkilileri görüşmeyi Kabul etti. Britanya Kürt Halk meclisi eşbaşkanının da aralarında bulunduğu 3 kişilik heyet partinin üst düzey yetkilileriyle görüşmek için Parlamento binasına geçti. Heyetin görüşmesi ile beraber işgal eylemi de devam ediyor.

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 1

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 2

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 3

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 4

    SON DAKİKA: İktidar Patisinin Londra’daki Genel Merkezi İşgal edildi 5

  • Sur, Cizre ve Silopi’de Yılın İlk Üç Günün Bilançosu: 6 sivil, 2 Güvenlik Görevlisi yaşamını yitirdi

    Sur, Cizre ve Silopi’de Yılın İlk Üç Günün Bilançosu: 6 sivil, 2 Güvenlik Görevlisi yaşamını yitirdi

    Sıkıyönetim uygulamalarının devam ettiği Cizre, Silopi ve Sur’da yeni yılın ilk üç gününde 6 sivil yurttaş yaşamını yitirirken, biri özel harekatçı, biri de asker olmak üzere 2 güvenlik görevlisi öldü.

    Sur, Cizre ve Silopi’de Yılın İlk Üç Günün Bilançosu: 6 sivil, 2 Güvenlik Görevlisi yaşamını yitirdi 1 

    Sokağa çıkma yasakları Sur’da 33 gün, Silopi 21 ve Cizre’de de 21 gündür devam ediyor. Sokağa çıkma yasağının devam ettiği kentlerde çok yüksek düzeyde gıda, elektrik ve su sıkıntısı yaşanıyor.

    3 OCAK

    SILOPI’DE 2 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ

    Silopi’nin Barbaros Mahallesi’nde başına bomba atar mermisinin şarapneli isabet eden 35 yaşlarındaki bir kadın ile özel harekat timleri tarafından taranan evdeki Yusuf isimli yurttaş yaşamını yitirdi. Saldırılarda çok sayıda yaralı olduğu bildiriliyor.

    CİZRE’DE 1 SİVİL YAŞAMINI YİTİRDİ

    Sıkıyönetimin 21’inci gününe girdiği Cizre’de özel harekat polisleri tarafından açılan ateş sonucu Yafes Mahallesi’ne Sezai Burçin isimli yurttaş yaşamını yitirdi. Mahallede yaklaşık 60 kişinin mahsur kaldığı bir ev ise asker ve polisin saldırısı altında.

    SUR’DA BİR KADIN YAŞAMINI YİTİRDİ

    Diyarbakır’da 3 annesi Melek Alpaydın (38) isimli bir kadın, bulunduğu eve isabet eden top mermisi sonucu hayatını kaybetti. Sur’un yasak kapsamında olmayan İskenderpaşa Mahallesi Küçük Aktar Sokak’ta bulunan evdeki diğer kişilerle birlikte sofrada yemek yedikleri esnada atılan top mermisin hedefi olan kadın, kanlar içerisinde yerde kalarak can verdi.

    2 OCAK

    SİLOPİ’DE 70 YAŞINDAKİ ÖMER MASLU YAŞAMINI YİTİRDİ

    Şırnak’ın Silopi ilçesi Karşıyaka Mahallesi’ndeki evi özel harekat polisleri tarafından taranan 70 yaşındaki Ömer Maslu, namaz kıldığı sırada açılan ateşle katledildi. Silopi Polis Müdürlüğü’nden hedef gözletilerek açılan ateş sonucu Maslu’nun karnına isabet edilen kurşunla vurulduğu, cenazesinin ise ailesinin saldırıdan ötürü evin duvarını kırarak girdiği odadan alınarak mahallede bulunan camiye götürüldüğü öğrenildi.

    CİZRE’DE YARALANAN İKİ KİŞİNİN HAYATİ RİSKİ DEVAM EDİYOR

    Sıkıyönetim saldırılarının 20’nci gününe girdiği Cizre’de 2 yurttaş daha özel harekat polislerinin saldırılarında ağır yaralandı. Konak Mahallesi’nde sokakta kalan çocukları minibüsüne bindiren Hüseyin Naycı adlı yurttaş, emniyet binası yönünden açılan ateş sonucu kafasından vurularak ağır yaralandı.

Dicle Mahallesi’nde ise Nihat Aşan isimli yurttaş evinin önünde özel harekat polisleri tarafından açılan ateşle vuruldu. Her iki yurttaşın da Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldığı ve sağlık durumlarının kritik olduğu öğrenildi.

    Saldırıların yoğun yaşandığı Cudi Mahallesi’nde de 7 yaşındaki Umut Geçit, özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu ayağından yaralandı.

    1 OCAK

    SILOPI’DE YARALANAN YALMAN HASTANEYE KALDIRILIAMADIĞI İÇİN YAŞAMINI YİTİRDİ

    Sıkıyönetim saldırılarının 19’uncu gününe girdiği Şırnak Silopi’de Başak Mahallesi’nden Barbaros Mahallesi’ne gitmeye çalışırken özel harekat timlerinin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan Ömer Yalman (45) adlı yurttaş, çatışmaların devam etmesi ve ambulansın gelmesine polislerin engel olması nedeniyle kan kaybından yaşamını yitirdi.

    CIZRE’DE IKI KADIN YARALANDI

    Cudi Mahallesi’nde özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu Nazlı Ipek Uğur (35) ve Mine Çağrıcı adlı yurttaşlar yaralandı. Yaralı iki kadın Cizre Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.

    SILOPI’DE 1 ASKER YAŞAMINI YİTİRDİ

    Sıkıyönetim saldırılarının sürdüğü Silopi’de dün gece özyönetim mahallelerine girmeye çalışan polislere özsavunma güçleri tarafından karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktı. Karşıyaka Mahallesi’ne girmeye çalışan özel harekat polisleri ve askerlere, özsavunma güçlerinin karşılık vermesi üzerine çıkan çatışmada, 1 askerin yaşamını yitirdiği, çok sayıda da yaralanın olduğu belirtildi.

    CIZRE’DE 1 POLIS YAŞAMINI YİTİRDİ

    Sıkıyönetimin 19’uncu güne girdiği Cizre’de dün gece yaşanan çatışmalarda 1 polisin yaşamını yitirdi, 4 polis de yaralandı.

    CIZRE

    Cizre’de halkın özyönetim talebine karşı girişilen abluka ve saldırılar 3’üncü haftasına girdi. Bu süre zarfında aralarında 3 aylık Miray bebeğin de bulunduğu 29 sivilin devlet güçlerince katledildiği saldırılara rağmen ilçe halkı, yaşamlarını komünlerle örgütleyip direnişlerine devam ediyor.

    Cizre’de devlet güçlerinin saldırılarında bu güne kadar hayatını kaybeden ve hükümet yetkilileri ve savaş medyası tarafından “terörist” ilan edilen yurttaşların isimleri ise şöyle:

    Cudi Mahallesi 

1- Hediye Şen (30)

    2- Doğan Aslan (22)

    3- Sellahadin Bozkurt (70)

    4- Zeynep Yılmaz (40)

    5- Emine Duman (77)

    6- Lütfü Aksu (25)

    7- Mehmet Saçan (38)

    8- Ferdi Kalkan (20)

    9- Hüseyin Ertene (17)

    10- Hüseyin Selçuk (5)

    11- Zeynep Demir (65-70)

    12- Cabbar Taşkın (40)

    13- Anneleri yoğun bombardıman nedeniyle erken doğum yapan 7 aylık doğmamış iki bebek

    Nur Mahallesi

    14- Doğan İşçi (32)

    15- Mehmet Tekin (25)

    16 Azime Aşan (50)

    17- Kumru Işık (85)

    18- Abdullaziz Yural (28)

    19- Güler Yanalak’ın karnında doğmamış kurşunla katledilen 7 aylık bebeği

    Sur Mahallesi

    20- İbrahim Akhan (15)

    21- Yılmaz Erz (42)

    22- Dikran Sayaca (25)

    23- Ramazan İnce (75)

    24- Miray İnce (3 aylık bebek)

    Yafes Mahallesi

    25- Abdullmecit Yanık (24)

    26- Haci Özdal (25)

    27- Hediye Erden (60)

    Dicle Mahallesi

    28- Besna Zırığ (50) kalp krizi geçirdi

    Kale Mahallesi

    29 – Cahide Çakıl (35)

  • Hasan Cemal, Demirtaş’ı İhanet ile Suçlayanlara Sert Cevap Verdi

    Hasan Cemal, Demirtaş’ı İhanet ile Suçlayanlara Sert Cevap Verdi

    Deneyimli gazeteci ve yazar Hasan Cemal son dönemde HDP Eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ı ihanet ve hainlikle suçlayanlara t24’teki köşesinden sert cevap verdi. Hasan Cemal’in T24’de yayınlanan yazısı şöyle:

    Hasan Cemal, Demirtaş’ı İhanet ile Suçlayanlara Sert Cevap Verdi 1
    Hasan Cemal: Demirtaş Hain Değil

     

    Hayır, Demirtaş hain değil, ihanet içinde değil!

    Hain!

    İhanet!

    Vatan haini!

    Bu sözcükler havada yine çok fazla uçuşmaya başladı.

    Korkun!

    Kötü bir şeyler olacak demektir.

    Hep böyle olmuştur bu memlekette.

    Anlaşılan, gidiş yine o gidiş.

    Ders çıkarmak yok bizde.

    Vatan hainleri üretmekle, hapse atmakla, işkence etmekle, ipe çekmekle, vurmakla, kırmakla işlerin düzeleceğini sanıyoruz.

    Yıllar böyle geçti.
Ama olmadı, olmuyor.
 Şimdi bir denemeye daha hazırlanıyoruz. Hatta başladık bile.

    Selahattin Demirtaş ‘vatan haini’ ilan edildi, ‘ihanet’le suçlanıyor her yandan.

    Ama bakın.

    Demirtaş hain değil!

    Hayır değil.
Demirtaş, ihanet içinde değil.

    Kötülük yapan o değil.

    Tam tersine…

    Bu memlekete kötülük yapanlar onu ‘ihanet’le suçlayanlardır.

    Bu memlekette barış ve demokrasiyi kundaklayanlar Demirtaş değil, onu her Allah’ın günü şeytanlaştırmaya başlayanlardır.

    Demirtaş, bu toprakların acılarını iliklerine kadar hissetmiştir, yaşamıştır.

    Kürtlerin acılı coğrafyasını, Kürtlerin trajediye doymayan topraklarını barışa, özgürlüğe kavuşturmak için elini her zaman taşın altına koymuştur.

    Elinden geleni yapmaya çalışmıştır.

    Bugün Selahattin Demirtaş’ı şeytanlaştıranlar, önce dönüp Saray’daki Sultan’a baksınlar.

    Önce onun yanlışlarını vurgulasınlar.

    Önce Saray’ın 1 Kasım için nasıl savaş düğmesine bastığını sorgulasınlar.

    Bugün şeytanlaştırma ateşlerine odun atanlar önce dönüp ‘Saray’a baksınlar.

    Önce devletin yanlış politikalarına itiraz etsinler.

    Çok kolayına kaçıyorlar.
Devlete hiç itirazları yok!
1990’ların ‘asker gazeteciliği’nden sonra şimdi de ‘saray gazeteciliği’ne, ‘saray yazarlığı’na soyunmak gerçekten ayıp oluyor.

    Yazıktır, günahtır.
“Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır!” zihniyetiyle, “Katli vaciptir!” sloganlarıyla bu topraklarda çok kıyım yapıldı, büyük acılar çekildi.

    “Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır!” zihniyetiyle, “Katli vaciptir!” sloganlarıyla bu topraklarda çok kıyım yapıldı, büyük acılar çekildi.

     

    Barışın canına okundu.
İnsan hakları katledildi.

    Demokrasiydi, hukuktu hiçe sayıldı.

    Şimdi bir daha mı?..

    Demek, aklınızı peynir ekmekle yediniz.

    Çoğunluk var elinizin altında.

    Kaldırın milletvekili dokunulmazlıklarını.
Selahattin Demirtaş’ı atın hapse.

    Sırrı Süreyya’yı atın içeri.
Figen Yüksekdağ‘ı, Kamran Yüksek’i, Selma Irmak’ı, Hatip Dicle’yi, Sebahat Tuncel’i tıkın hapse.

    HDP’yi de kapatın gitsin.
Kürtlerin 6 küsur milyon oyunu yok sayın.

    İşbirlikçileri de unutmayın.

    Onları da etkisiz kılın, temizleyin!

    Askeri darbe dönemlerindaki gibi, tam bir mıntıka temizliği yapın!

    Vatan hainleri’nden arınsın bu ülke!

    Yapın yapın.
Daha fazla beklemeyin.

    O arada, tıpkı askeri darbe dönemlerindeki gibi bir Anayasa yapın, bir referandumla da başkan babalığı Anayasa’ya bağlayın.

    Kim bilir belki bu despotluğu da, havuzlaştırılmış medya düzeni sayesinde demokrasi diye yutturursuz.

    Zaten muhalif sesler neredeyse yok oldu. 
Gazeteciliği de bitirdiniz büyük ölçüde.
 Zincire vurdunuz.

    Bakın, sevgili Can Dündar’ın Silivri’den İngiliz Guardian gazetesine yazdığı yazı,
“Erdoğan ve Suriye ile ilgili gerçeği açığa çıkardım, bunun için beni hapse attırdı” başlığını taşıyor.

    Şöyle devam ediyor Can:
“Devlet sırrı mühürü, iktidarların kirli işlerini örtmek için bir örtüye dönüşürse, bunu yırtıp atmak gazetecinin görevi değil midir? Toplumun çıkarlarına en çok neyin hizmet ettiğine kim karar verir?”

    Sevgili Can;
Biliyorsun, bizde tek karar odağı, Saray.
Son söz onda.

    Saray’daki Sultan, etek boyundan vatan hainliğine kadar neredeyse her konuda tek yetkili…

    Evet öyle.

    Şimdi de vatan hainlerini, ihanetleri, casusları deşifre ediyor.

    Ama her geçen gün kendi kendini dünya aleme deşifre ettiğinin farkında değil.

  • Cizre’de Öldürülen Sağlık Emekçisinin Son Paylaşımı: Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar

    Cizre’de Öldürülen Sağlık Emekçisinin Son Paylaşımı: Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar

    Cizre’de, Devlet Hastanesi çalışanı sağlık memuru Aziz Yural, bulunduğu sokakta özel harekat polisleri tarafından açılan ateşle ayağından yaralanan bir kadını almak istediği sırada, polislerin hedefi oldu. Yural özel harekat polislerinin açtığı ateş sonucu başından vurularak yaşamını yitirdi. Yural’ın katledilmesiyle beraber 14 Aralık’tan bu yana Cizre’de polisler tarafından katledilenlerin sayısı 25’e yükseldi.

    Cizre’de Öldürülen Sağlık Emekçisinin Son Paylaşımı: Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar 2
    Cizre devlet hastanesinde çalışan sağlık emekçisi Aziz Yural bir kadının yaşamını kurtarmaya çalışırken polisler tarafından başından vurularak katledildi.

    Sokağa çıkma yasağının başladığı 14 Aralıkta facebook hesabında ‘Güzel günler göreceğiz çocuklar’ ile dizelerine Aziz Yurdakul şöyle devam etmişti.

    Güzel günler göreceğiz çocuklar

    korkaklıkla KAÇANLARA ve ULUYAN KATLIAMCILARA rağmen,

    Güzel günler göreceğiz Çocuklar

    inanın çocuklar

    Sıkıyönetim saldırılarının sürdüğü Cizre’de, halkın öz yönetim direnişini kıramayan devlet güçleri, yaraladıkları sivilleri sokaklardan almak isteyenleri de hedef aldı. Nur Mahallesi’nde yaşayan Cizre Devlet Hastanesi çalışanı sağlık memuru Aziz Yural, özel harekat polisleri tarafından ayağından yaralanan bir kadını sokaktan almak istediği sırada özel harekat polislerinin hedefi oldu. Polis tarafından açtığı ateşle başından vurulan Yural, yaşamını yitirdi. Cenazesi sokakta olan iki çocuk babası Vural’ın cenazesi ise yoğun saldırılar nedeniyle sokaktan alınamıyor.

    Vural’ın katledilmesiyle birlikte Cizre’de 14 Aralık gününden bu yana süren sokağa çıkma yasağında devlet güçlerinin devam eden saldırılarında aralarında anne karnında bir bebek ve 3 aylık Miray İnce’nin de bulunduğu katledilenlerin sayısı 25’e yükseldi.

    Cizre’de Öldürülen Sağlık Emekçisinin Son Paylaşımı: Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar 1
    Aziz Yural