Category: slıder

  • Cameron-Davutoğlu Görüşmesi Öncesi Britanyalı Yazarlardan Camerona Türkiye Uyarısı

    Cameron-Davutoğlu Görüşmesi Öncesi Britanyalı Yazarlardan Camerona Türkiye Uyarısı

    Bir dizi temasta bulunmak üzere İngiltere’ye gelen Türkiye başbakanı Ahmet Davutoğlu bugün başbakan Cameron ile yapacağı görüşme öncesi, İngiltere, İskoçya ve Galler Pen başkanlarının da aralarında bulunduğu 25 yazar başbakan Cameron’a mektup yazdı.

    Cameron-Davutoğlu Görüşmesi Öncesi Britanyalı Yazarlardan Camerona Türkiye Uyarısı 1
    İngiltere, Galler ve İskoçya Pen başkanları Cameron’a mektup yazdı

     

    Britanya’da tanınan 25 yazar, Başbakan David Cameron’a bir mektup göndererek, Türkiye’de basın özgürlüğüne yönelik kaygıları bugün Londra’da görüşeceği Başbakan Ahmet Davutoğlu’na iletmesini istedi.

    BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ KTEHDİT ALTINDA

    Mektupta Türkiye’de Hürriyet gazetesini hedef alan iki saldırı, Koza grubu baskını ile Vice News muhabirlerinin gözaltına alınmasıyla, gazetecilere yönelik soruşturmalar ve tutuklamalar da kaygı verici gelişmeler arasında sayıldı.

    25 yazarın mektubunda Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri Can Dündar ile Erdem Gül’ün “Türk istihbaratının İslamcı isyancı gruplara silah sevkiyatına ilişkin haberleri nedeniyle” tutuklanmalarının özellikle kaygı verici olduğu vurgulandı.

    Türkiye’de, Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçildiği Ağustos 2014’ten bu yana “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasıyla açılan soruşturma sayısının Erdoğan’dan önceki tüm cumhurbaşkanları döneminde açılanların toplamından fazla olduğu da, mektupta kaydedilen gelişmeler arasında yer aldı.

    DAVUTOĞLU’NUN SÖZLERİ PRATİKLEŞMEDİ

    Mektupta, Türkiye’deki gazetecilerin herhangi bir sınırlama ve sansür olmaksızın kamuoyunu bilgilendirme görevlerini yerine getirmelerinin yaşamsal önemde olduğunun altı çizilirken, ”Gazetecilere, yazarlara ve yayıncılara yönelik saldırılar Türk toplumunun bütününün özgürlüğünü zayıflatmaktadır” denildi.

    ‘Davutoğlu’nun sözleri, eyleme dönüşmedi’

    Şuan Londra’da bulunan Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun basın özgürlüğüne desteğini ifade eden birkaç hükümet üyesinden biri olduğunun altı çizilirken, bu sözlerin eyleme dönüşmediği belirtildi.

    İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE SAYGILI OLMA TELKİNİ

    Mektupta, ”Bu nedenle Davutoğlu’nun Londra ziyareti, Türkiye’de ifade özgürlüğünü net bir şekilde taahhüt altına alma açısından önemli bir fırsat oluşturmaktadır” ifadesine yer verildi.

    Yazarlar Cameron’dan, Başbakan Davutoğlu’na, hükümetinin Türkiye’nin ifade özgürlüğü konusunda yükümlülüklerine saygılı olmasını temin etmesi çağrısında bulunmasını istedi.

    Uluslararası Yazarlar Birliği’nin (PEN) İngiltere, Galler ve İskoçya’daki başkanlarının da aralarında bulunduğu yazarlar; Türkiye’de meslektaşlarını, gazetecileri ve yayıncıları hedef alan tehditlerin ve fiziksel saldırıların hayatın olağan bir parçası haline geldiğini belirtti.

    Mektupta imzaları bulunan 25 yazar şöyle:

    ”Monica Ali, Alan Bissett, William Boyd, Chris Brookmyre, Gillian Clarke, Drew Campbell (İskoçya PEN Başkanı), Fflur Dafydd, Stevie Davies, Menna Elfyn (Galler PEN Başkanı), Moris Farhi, Maureen Freely (İngiltere PEN Başkanı), Richard Gwyn, Mark Haddon, David Hare, Eva Hoffman, Hari Kunzru, Robert Minhinnick, Blake Morrison, Neel Mukherjee, Ian Rankin, Elif Şafak, Owen Sheers, Ali Smith, Tom Stoppard, Sarah Waters.”

     

  • Britanya’nın 110,000 Üyeli Yüksek Öğretim Sendikasından Çağrı: Şiddeti Sonlandırın!

    Britanya’nın 110,000 Üyeli Yüksek Öğretim Sendikasından Çağrı: Şiddeti Sonlandırın!

    Dünyanın en büyük Yüksek Öğretim sendikası olarak bilinen Britanya’nın Üniversite ve Kolej Çalışanları Sendikası (UCU), Türk devletinin Londra Büyükelçisine bir mektup yazarak Kürt bölgelerindeki şiddetin bir an önce sonlandırılmasını istedi.

    Haber: Aras Ararat-Londra

    Britanya’da eğitim veren onlarca üniversiteden akademisyenin yayınladığı bildiriden sonra, Üniversite ve Kolej Çalışanları Sendikası da (University and College Union-UCU) Türk büyükelçi Abdurrahman Bilgiç’e bir mektup yazdı. Sendika adına genel sekreter Sally Hunt imzalı mektupta, Kürt bölgelerindeki şiddetin sonlandırılması için bildiri yayınlayan akademisyenlere yönelik tehdit ve baskılardan derin kaygı duydukları belirtilirken, özellikle Cizre ve Silopi’deki okulların asker ve polisler tarafından işgal edildiğini ve bu okulların biran önce boşaltılıp eğitimin devam ettirilmesi çağrısı da yapıldı.

    Britanya’nın 110,000 Üyeli Yüksek Öğretim Sendikasından Çağrı: Şiddeti Sonlandırın! 1
    Dünyanın en büyük yüksek öğretim sendikası. 116 bin üyesi bulunuyor

    15 Ocak’ta Türkiye’nin Londra büyükelçisi Abdurrahman Bilgiç’e ulaştırılan ‘Birleşik Krallık Eğitim Sendikası Türkiye Protestosu’ başlıklı mektubun tam metninin Türkçesi aşağıdaki gibidir;

    SALDIRILARDAN DERİN KAYGI DUYUYORUZ

    Üniversite ve Kolej Çalışanları Sendikası (UCU)’nın 110,000 üyesi adına, Türkiye’de akademik özgürlüklere yönelik yapılan saldırılardan duyduğum kaygıyı sendikamız adına bildirmek için yazıyorum.  

    Türk hükümetinin Kürt bölgelerine yönelik devlet şiddetinin sonlandırılmasını isteyen Türkiye’nin değişik üniversitelerinden 1200 akademisyene yönelik devam eden tehditlerden kaynaklı çok kaygılıyız. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın akademisyenlerin kampanyasını eleştiren konuşmasından sonra YÖK’ün imza atan akademisyenler hakkında soruşturma başlatacağını açıklaması bizi endişelendirmiştir.

    Akademisyenlere ve düşünce özgürlüğüne yönelik bu saldırı kabul edilemez ve hükümetinize bu tehdirlerin durdurulması çağrısı yapıyoruz.

    OKULLAR ASKER VE POLİSLER TARAFINDAN İŞGAL EDİLMİŞ

    Global Sendika Federasyonumuz, Uluslararası Eğitim, yanısıra bizler de Türkiye’nin doğusunda devam eden şiddetten kaynaklı derin kaygı duyuyoruz. Spesifik kaygılarımızdan birisi de Kürt bölgelerinde bulunan öğrencilerin ve öğretmenlerin sağlığı ve güvenliğidir. Eğitim binalarına askerler ve polisler tarafından el konulduğu Eğitim-Sen’li meslektaşlarımız tarafından bizim bilgimize sunulmuştur. Ayrıca bölgedeki öğretmenlerin yetkili kurumlardan aldıkları bir telefon mesajıyla bölgeyi terkettikleri bilgisi ulaşmıştır bize. Bunu sonucu olarak binlerce öğrenci şuan okula gidememektedir.

    ŞİDDETİ SONLANDIRIN

    UCU olarak Türk yetkililere Türkiye’nin doğusundaki şiddeti sonlandırma ve eğitimin biran önce başlayabilmesi için asker ve polislerin işgal ettiği okul binalarını boşaltıp Cizre ve Silopi’deki öğretmenlerin işlerine dönebilmesi çağrısını yapıyoruz.

    Konunun aciliyetinden kaynaklı en yakın zamanda sizden cevap bekliyoruz.

    Britanya’nın 110,000 Üyeli Yüksek Öğretim Sendikasından Çağrı: Şiddeti Sonlandırın! 1

  • Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi

    İskoçya’nın başkenti Edinburgh da Kürtler ve dostları Türk Devletinin Kürdistan’da devam ettirdiği terörü kınadı.

    Haber-Foto: Çiğdem Özlük-Edinburgh

    Dün (Cumartesi) Edinburgh’un merkezi olan Prince’s Street’deki protesto eylemine bir çok sivil toplum kuruluşu, parlamento üyesi katıldı. Verilen demeçlerde Türkiye devletinin Kürtler üzerindeki saldırılarının hemen son bulması ve barış sürecine derhal geri dönülmesi gerektiği bildirildi.

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 1

    SNP: KÜRTLERE YÖNELİK KATLİAMLAR DURSUN

    Kürdistan’daki saldırılar ve sokağa çıkma yasaklarını uygulatan Türk Devletine bir başka mesaj da İskoçya Ulusal Partisi sözcüsü (SNP) milletvekili Tommy Sheppard’dan geldi. Sheppard demecinde şunları söyledi; “Kürtlere uygulanan bu savaş politikalarının ve katliamların hemen durdurulması için sesimizi yükseltmemiz ve duruşumuzu göstermemiz gerekiyor. Kürtler yılladır baskı ve inkar savaşı altında yaşadı ama artık bunların son bulması ve diyalog sürecine geri dönülmesi şarttır, kanın durması şarttır”. SNP sözcüsü İskoçya parlamento üyesi Sheppard Türkiye ve Kürdistan’daki gündemi yakından takip ettiklerini ve barış için ellerinden gelen her katkıyı ve dayanışmayı sağlayacaklarını belirtti.

    Revolutionary Communist Group (Devrimci Komünist Toplumu) konuşmacısı Sam Cordery, UNİSON ‘dan Stephen Smellie, Rise Dundee gurubundan Sarah Glynn ve Anti-Faşist Action Grubu protestodaki konuşmalarda “Recep Tayyip Erdoğan’ın bu katliamların hemen durması için önemli bir adım atması gerektiğini ve Barış sürecinin hemen geri başlatılmasının çok önemli olduğunu belirtti”.

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 1

    UNISON: TÜRK DEVLETİ PKK İLE DEĞİL SİVİL HALK İLE SAVAŞIYOR

    UNİSON sendikasından İskoçya Türk Konsolosluğuna yazılan bir mektup halka dağıtıldı. Türk Konsolosluğuna verilen mektupta şunlar belirtildi;

    Türk devletinin polislerinin ve askerlerinin şu ana kadar işledikleri cinayetlerin çok rahatsız edici ve insanlık dışı bir katliam olduğu belirtildi. Öldürülen çocuk sayısının daha da artmasından endişe duyduklarını söyleyen UNİSON, Türk devletinin PKK ile savaştıklarını söylediğini fakat aslında sivil halkı katlettiklerini bildiklerini yazdı. Türkiye başbakanı Erdoğan’ın İŞİD’ in Sultanahmet’te yaptığı son saldırısında bile toz kondurmadığını açık bir şekilde gördüklerini, PKK’ye terörist deyip ama asıl terörist gurupla ilişkilerini bozmayan bir yapıyı kabul etmediklerini ve tamamen kınadıklarını anlattı.

    Barış taleplerinin her zaman PKK’den, Abdullah Öcalan ve HDP partisinden geldiğini bildiklerini ve bunun göz ardı edilmemesi gerektiği de mektupta yazılanlar arasındaydı. Türk devletinin Kürt illerindeki sokağa çıkma yasaklarının hemen sonlandırmasını, katledilen insanların cenazelerinin sokaklardan alınması, okulların, hastanelerin işleve geri dönülmesini ve diyaloğun hemen başlaması bildirisi ile mektubu Türk konsolosluğuna teslim etti.

    Protesto eyleminde “Terrorist Türkiye”, “Çocuk Katili Tayyip” ve “PKK halktır halk burada” sloganları atılırken etraftan geçen insanlara bildiriler dağıtıldı.

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 1

    Türk Devleti İskoçya’da Protesto Edildi 2

  • Londra’daki Eylemler Aralıksız Devam Ediyor

    Londra’daki Eylemler Aralıksız Devam Ediyor

    Üç gündür Britanya parlamentosu önünde yapılan oturma eylemi yapılan yürüyüş ve başbakanlık binası önünde yapılan miting ile sona erdi.

    Fotoğraf: Erem Kansoy

    Türk devletinin Kürdistan’da devam ettirdiği yoğun saldırılar ve sokağa çıkma yasaklarını protetso etmek amacıyla başkent Londra’da Britanya parlamentosu önünde üç gün devam eden oturma eylemi yapıldı. Cuma günü sabah başlayan eylem Britanya hükümetine Türk devletinin saldırılarına karşı sessiz kalmama çağrısı yapıldı.
    https://youtu.be/y10omcc6oqw
    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından organize edilen ve Londra’da örgütlü bulunan birçok sivil toplum örgütünün ve Demokratik güçbirliği bileşenlerinin destek verdiği eylem soğuk hava koşullarına rağmen yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Üç gün boyunca halka ve yetkililere seslenen eylemciler Türk devletinin Kürdistan’da sivil halka karşı savaş başlattığını ve uluslararası kamuoyunun konuya daha duyarlı yaklaşması ve Türk devletinin saldırılarının durması için baskı uygulanması çağrıları yapıldı.

    Bugün yine sabah 11:00’de parlamento önünde bir araya gelen yüzlerce kişi attığı sloganlarla Türk devletini protesto etti. Üzerinde ingilizce olarak ‘Türk devleti Kürt kentlerini bombalıyor’ yazılı pankart açan eylemciler sık sık ‘Terörist Türkiye’ sloganları attı. Öğleden sonra yürüyüşe geçen kitle başbakanlık binası önünde toplandı. Türk devleti başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun yarın yapacağı Londra ziyareti vesilesiyle İngiliz başbakan Cameron’a çağrı yapan kitle, Cameron’un bu ziyaret vesilesiyle Türk devletinin bu saldırılarına karşı sessiz kalmamasını istedi.

    Mitingte Britanya demokratik güçbirliği adına yapılan konuşmada da Türk devleti protesto edilirken, Türk devletinin Kürtlere savaş açarak sonuç almayacağını, Kürt halkının direnişinin mutlaka zafere ulaşacağı vurgusu yapıldı. Başbakanlık binası önünde bir saat süren eylemden sonra kitle dağıldı.

    h2

    h1

    h3

    h5

    h6

    h7

    h9

    h10

    h8

    h11

    h12

     

    h13

     

    h16

     

    h14

     

    h17

     

    h15

     

    h19

     

     

    h20

     

     

     

    h23

     

     

    h24

     

    h21

     

     

  • Britanyalı 299 akademisyen: “Bu Suça Ortak Olmayacağız”

    Britanyalı 299 akademisyen: “Bu Suça Ortak Olmayacağız”

    Britanyalı 299 akademisyen, Barış İçin Akademisyenler inisiyatifinin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza veren akademisyenlere destek mesajı vererek, imza kampanyası başlattı.

    Barış İçin Akademisyenler inisiyatifine destek çığ gibi büyüyor 2
    Barış İçin Akademisyenler  basın açıklaması yaparken

    Haber: Erem Kansoy

    Geçtiğimiz günlerde, Barış için Akademisyenler İnisiyatifi,”Bu Suça Ortak Olmayacağız” başlıklı bir bildiri yayımlayarak devlete, şiddete son verme ve müzakere koşullarını hazırlama çağrısı yapmasının hemen ardından 12 üyesi göz altına alınmıştı.

    “Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılamak” ile “terör örgütü propagandası yapmak” suçları öne sürülerek 12 üyesinin göz altına alınmasının ardından yaşanan adaletsizliğe tepkiler ve akademisyenlere destek gecikmedi.

    İngiltere’nin öne çıkan gazeteci ve yazarlar birliğinin verdiği desteğin ardından Britanya’lı 299 akademisyen de ‘Suça ortak olmayacağız’ dedi.

    Britanyalı 299 akademisyen:”Bu Suça Ortak Olmayacağız”

    Britanyalı 299 akademisyen, Barış İçin Akademisyenler inisiyatifine destek mesajı vererek, imza kampanyası başlattı.

    “Türk hükümetini derhal “bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atanlara yönelik soruşturmaları geri çekmeye çağırıyoruz.” Ifadelrininde yer aldığı bir metni yayınlayan Britanyalı akademisyenler metinde, “İngiltere’deki üniversite ve kolejlerden akademisyenler olarak, Türkiye’deki akademisyenlere yönelik saldırılara şiddetle karşı çıkıyoruz.

    Tacizler, soruşturmalar, uzaklaştırmalar, doğrudan devletin Kürt vatandaşlarına karşı saldırılarına son vermesi ve barış sürecine dönülmesini talep talep eden “bu suça ortak olmayacağız” açıklamasını yapanlara yöneliktir. Bu açıklamaya yönelik baskıcı tepkiler, akademisyenler olarak mesleğimizin ruhuna aykırıdır, “Türklüğün” hiçbir nosyonunun bizim akademik özgürlüğümüze engel olma hakkı yoktur.

    Türk hükümetini derhal gözaltındaki tüm “bu suça ortak olmayacağız” metni imzacılarını bırakmaya, ülke dışına çıkmalarına izin vermeye, bunun yanında özgürce seyahat etme izni vermeye çağırıyoruz. Bizler, bu cesur akademisyenlerle dayanışmamızı ifade ediyor, kullanabildiğimiz tüm genel ve özel araçla desteğimizi sunuyoruz.” Sözlerinede yer verdi.

    SOAS University of London, Royal Holloway University of London,University of Birmingham, University of Leeds, University of Sussex, University of East London ve daha birçok üniversiteden 299, Dr. ile Profesörün desteğinin avrupa’da ses getirmesi bekleniyor.

    Barış İçin Akademisyenler inisiyatifine destek çığ gibi büyüyor

    Türkiye ve Kürdistan’da başlatılan destek kampanyalarının yanısıra Avrupa’dan da akademisyenlere çeşitli uzman kuruluşlardan imza ve destek bildirileri giderek artıyor.  Alevi aydınları, yazarları, dedeleri ve kurum temsilcileri bir bildiri yayınlayarak Barış İçin Akademisyenler İnsiyatifi’nin yanındayız mesajı verirken, Barış İsteyen Fotoğrafçılar’ında başlattığı imza kampanyası büyük destek gördü.

    Ayni zamanda, Barış İçin Tiyatrocular’da, “Vicdanımız ve tüm kalbimizle akademisyenlerin müzakere ve barış çağrısına sesimizi katıyoruz” dedi.

    Öteyandan, Akademisyenlere desteğini açıklayan gazetecilerin sayısı 500’ü aştı.

     

     

     

  • Oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ)

    Oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ)

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ve Demokratik Güç Birliği’nin de desteği ile İngiliz parlamentosu önünde gerçekleştirilen oturma eylemi, ikinci günende de çevredekilerden büyük ilgi gördü.

     

    Fotoğraflar: Aledin Nisebin – Erem Kansoy

    Avrupa genelinde 3 gün boyunca devam edecek eylemlerin ikinci gününde de kalabalık bir grup, parlamento önünde sabah saatlerinde başlayan eylemi akşam üzerine kadar devam ettirdi. İngiliz polisinin çevrede geniş güvenlik önlemleri aldığı eylemde, yabancıların duyarlılığını da artırmak üzere aralıksız olarak İngilizce sloganlar atıldı ve bildiri dağıtıldı.

    Bugün Saat 12:00’da başlayacak oturma eylemi saat 13:30 da büyük yürüyüş ile sonlandırılacak.

    https://youtu.be/OHVSqSW4zT8
    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 17

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 16

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 15

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 14

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 13

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 12

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 8

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 10

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 12

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 5

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 3

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 1

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 2

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 7

    Londra'da oturma eylemi ikinci gününde (FOTO GALERİ) 18

  • Parlamento önünde oturma eylemi

    Parlamento önünde oturma eylemi

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin çağırısı ve Demokratik Güç Birliği’nin de desteği ile İngiliz parlamentosu önünde oturma eylemi gerçekleştirildi.

    Haber-Fotoğraf: Erem Kansoy

    Avrupa genelinde 3 gün boyunca devam edecek eylemlerin ilk gününde Londra’da aktif kurum ve sivil toplum örgütleri parlamento önünde sabah saatlerinde başlayan eylemi akşam üzerine kadar devam ettirdi. İngiliz polisinin çevrede geniş güvenlik önlemleri aldığı eylemde, yabancıların duyarlılığını da artırmak üzere aralıksız olarak İngilizce sloganlar atıldı ve bildiri dağıtıldı.

    Parlamento önünde oturma eylemi 1

    Demokratik Güç Birliğinin eyleme çağırısında “Özsavunma ve Özyönetim ilanlarını selamlıyoruz. Katliamları durdurmak için ayağa kalk! TC devletinin Kürdistan’a yönelik katliyamlarını karşı bizlerde başlattığımız üçgünlük parlamento önünde oturma eylemine tüm halkımızın duyarlılık göstermesini ve katliamlara dur demeye çağırıyoruz.” İfadeleri kullanıldı.

    Parlamento önünde yaptığı konuşmada parlamento yetkililerine seslenen aktivist Mehmet Aksoy, “Bu gün burada TC devletinin Türkiye ve Kürdistan’da Kürtlere yönelik saldırılarını protesto etmkek üzere bulunuyoruz. Britanya parlamentosunda partilerin TC devletinin saldırılarını kınamasını talep ediyoruz. Çünkü Kürtler şuanda Ortadoğuda demokrasi, özgürlük ve insan haklarının en büyük savunucularındandır. Recep Tayyip Erdoğan istediği sistemin Hitler Almanya’sına benzediğini belirtmişti. Bugün binlerce akademisyen, gazeteci ve aydınlar baskı altında ve göz altındalar. Doğmamış bebeklerden 80 yaşına kadar Kürtler katlediliyor. Buna ses çıkaran herkes göz altında yada hapishanelrde.” Sözlerine yer verdi.

    Parlamento önünde oturma eylemi 2

    Parlamento önünde yaklaşık 6 saat süren oturma eyleminde ‘Terörüst Türk devleti- adalet istiyoruz- Kürtleri öldüren Türk devleti.’ Sloganları atıldı.

    Britanya Kürt Halk Meclisi Eş Başkanı Türkan Budak ise gazetemize verdiği demeçte, “ burada bulunma ile ilgili temel sebebimiz, İngiliz devletinin Türkiye’deki katliamlara sessiz kalmalarıdır. Bu güne kadar hiç bir açıklama yapmadılar. Sivil ve çocuklar katlediliyor. Halen hiç bir açıklama yapmıyorlar. İnsan hakları ile övünen İngiltere Kürdistan’da çiğnenen insan haklarına ses çıkarmıyor. İngiltere TC ile olan ekonomik ilişkilerini gözden geçirmeli ve suça ortak olmamalıdır. Başta İngiltere olmak üzere AB devletleri R.T. Erdoğan’ın bu faşizan zihniyeti önüne geçmesse hem ortadoğuda hemde dünyada halkların başına nalet olarak gelebilecek yeni bir ruh hastası diktatör türeyecek. Hala hazırda Türkiye ve Kürdistan’da Erdoğan diktatörlük yapıyo. Erdoğan kendisine muhalif her kesime saldırıyor.” İfadelerini kullandı.

    Sloganların ardından kalabalık yarın yine saat 11:00’da parlamento önünde toplanmak üzere sessizce dağıldı.