Category: slıder

  • Büyükelçi: Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor.

    Büyükelçi: Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor.

    Birleşik Krallık dışişleri bakanı Philip Hammond bugün telefonla görüştüğü Türk Dışişleri bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’na, PKK’nin saldırılarına orantılı karşılık verme haklarını tanıdıklarını ve barış sürecinin tekrardan başlaması için destek sunacaklarını belirtti.

    Büyükelçi: Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor. 1

    Birleşik Krallık Ankara büyükelçisi Richard Moore ise Türk devleti başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan ile yaptığı toplantından sonra twitter hesabından yaptığı açıklamda; ‘Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor.’ dedi.

    Büyükelçi: Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor. 1

    Hammond mevkidaşı Çavuşoğlu ile bugün bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Birleşik Krallık hükümetinin resmi web sayfası gov.uk adresinde konu ile ilgili yapılan açıklamada ‘Terörle mücadele’ konusunda iki bakan arasında bir telefon görüşmesi gerçekleştiği ifade edildi.

    Gerçekleşen telefon görüşmesinden sonra bakanlık tarafından yapılan açıklamada şunlar belirtildi: ‘‘Türkiye’nin Daiş’e karşı son hareketleri ve Türkiye’deki hava üslerinin daha fazla kullanıma açılması Uluslararası koalisyonun Daiş’e karşı mücadelede daha ileriye götürecektir. Türkiye’nin de dahil olduğu Uluslararası koalisyon Daiş’i bitirme konusunda kararlıdır. Savaş uzun sürecek ama kazanmalıyız’’

    BARIŞ SÜRECİ TEKRAR BAŞLASIN

    ‘‘Türkiye aynı zamanda PKK’nin son saldırılarından kaynaklı zarar görmüştür. Yaşanan birçok kayıp için taziyelerimi ilettim. Birleşik krallık olarak tüm terörist hareketleri kınıyoruz ve Türk devletinin saldırılara orantılı karşılık verme haklarını tanıyoruz. Barış sürecinin tekrardan devam etmesi için Birleşik Krallık olarak desteğimizin devam edeceğini açıkça ifade ettim.’’

    Birleşik Krallık Dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son dönemde Türk devletinin sivillere dönük saldırıları sonucunda katledilen onlarca sivile değinilmedi.

    TERÖRLER MÜCADELEYE DESTEK!

    Birleşik Krallık Ankara büyükelçisi Richard Moore ise Türk devleti başbakan yardımcısı Yalçın Akdoğan ile yaptığı toplantından sonra twitter hesabından yaptığı açıklamda; ‘‘Başbakan Yardımcısı Sayın Yalçın Akdoğan ile çok verimli bir toplantı yaptık. Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor. Kürt sorununu çözmek için başlatılan barış sürecinin kaldığı yerden devam edebilmesi için. PKK’nın şiddet eylemlerine derhal son vermesi şart.’’

    Büyükelçi: Birleşik Krallık’ın Türkiye’ye terörle mücadelede verdiği destek sürüyor. 2
    Birleşik Krallık Ankara büyükelçisi Richard Moore

     

  • Suriye İç Savaşının 4 Yıllık Ağır Bilançosu

    Suriye İç Savaşının 4 Yıllık Ağır Bilançosu

    Merkezi Londra’da bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) verilerine göre, Suriye’de iç savaşta geride bırakılan 4 yılda en az 240 bin kişi yaşamını yitirdi.

    Suriye İç Savaşının 4 Yıllık Ağır Bilançosu 1

    Merkezi Londra’da bulunan Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR) verilerine göre, Suriye’de iç savaşta geride bırakılan 4 yılda en az 240 bin kişi yaşamını yitirdi. Savaşta herhangi bir gücün tümüyle hakimiyet kurmaya gücü yetmezken, Rejim, Kürtler, rejim muhalifleri ve DAİŞ çeteleri arasında bölünmüş bir coğrafya söz konusu.

    SOHR tarafından yayınlanan ve son iki ayda 10 bin kişinin yaşamını yitirdiği belirtilen bilançoya göre, iç savaşta ölenlerin 71 bin 781’i sivillerden oluşuyordu. Suriyeli 11 bin 964 çocuk da yaşamını yitirdi.

    SOHR verilerine göre, Beşar Esad rejimi savaşta en büyük kayıplar veren güç oldu. Suriye ordusunda görevli 50 bin 570 asker ile Ulusal Savunma Gücü milislerinden 33 bin 839 kişi ve 4 bin 207 yabancı Şii milis öldürüldü. Bu kişilerden 903’ü ise Hizbullah üyesiydi.

    MUHALİFLER ARASINDA YABANCI ORANI YÜZDE 45

    Son 4 yıldaki çatışmalarda Kürtler, Suriyeli muhalifler ve DAİŞ çetelerinin Suriye vatandaşı olanlar arasındaki kayıplar ise 42 bin 384 olarak verildi. Yine çoğunluğu DAİŞ, El Nosra gibi radikal örgütler olmak üzere ‘İslamcı grupların’ yabancı üyelerinden 34 bin 375 kişi öldürüldü. Bu da, öldürülen muhalifler arasındaki yabancı kökenlilerin oranının yüzde 45 civarında olduğunu gösteriyor.

    SOHR’nin savaş bilançosunda, kimlikleri belirlenemeyen 3 bin 225 kişi daha yaşamını yitirirken, iç savaşta ölenlerin toplam sayısının 240 binin çok üzerinde olabileceği tahminine yer verildi.

    Aynı kaynağa göre, Suriye iç savaşında 30 bini aşkın kişi de kayıp olarak kayıtlara geçti. SOHR, bu kişilerden 20 bin kadarının Suriye rejimine ait cezaevlerinde olabileceğini, 9 bin rejim askeri veya milisinin de muhaliflerin elinde olduğunu duyurdu. DAİŞ çetelerinin ise bugüne kadar 4 bin kişiyi kaçırdığı bilgisi verildi.

    SOHR’nin bilançosuna YPG-YPJ birliklerine katılmak için Kürdistan’ın diğer parçaları ile dünyanın farklı ülkelerinden gelen ve yaşamını yitiren savaşçılar ise dahil edilmedi.

    PRATİK OLARAK 4 AYRI PARÇAYA BÖLÜNMÜŞ DURUMDA

    Mart 2011’deki gösterilere rejimin sert müdahalesi sonrasında silahlı grupların da devreye girmesiyle iç savaşın başladığı Suriye’de Rojava topraklarının büyük kısmı YPG kontrolünde. YPG-YPJ birlikleri son olarak Haseke ve Sirrin’i özgürleştirirken, Halep’in Kürt mahallelerinde halkı korumaya devam ediyorlar.

    Ülke topraklarının çoğu çöllerden oluşan yarısına yakın bir bölümünde DAİŞ çetelerinin hakimiyeti devam ederken, başkent Şam, Humus, Hama, Lazkiye, Tartus gibi büyük şehirlerde ise rejim güçleri hakim. DAİŞ çetelerinin elinde halen Rakka, Palmira, Manbic gibi kentler bulunurken, Deyr ez Zor’da rejim ile çetelerin paylaşımı söz konusu.

    Diğer Muhalifler ise büyük kentlerden sadece İdlib’de hakim iken, Şam, Halep ve Daraa’nın bazı mahalleri ile ülkenin güneybatı ve kuzeybatısındaki bazı küçük ve orta büyüklükteki kentlerde hakimler.

    İç savaş nedeniyle Suriyeli en az 4 milyon kişi çevre ülkeler ile Avrupa’ya sığınırken, ülke sınırları içerisinde yer değiştirenlerle birlikte evlerini terketmek zorunda kalanların sayısı 10 milyonu aşıyor.

  • ‘Birleşik Krallık’ın En Mutsuz 10 Bölgesinden 9’u Londra’da’

    ‘Birleşik Krallık’ın En Mutsuz 10 Bölgesinden 9’u Londra’da’

    Birleşik Krallık genelinde yapılan ‘Mutluluk’ anketinde ülke genelindeki ilk 10’a giren yerlerin 9 tanesi Londra’dan. Toplumumuzun yoğun olarak yaşadığı Haringey’de ilk 10’a giren yerlerden.

    ‘Birleşik Krallık’ın En Mutsuz 10 Bölgesinden 9’u Londra’da’ 2

    ‘Ülke Sakinlerinin Memnuyeti’ adlı ankette Londra’nın Barking ve Dagenham bölgeleri Birleşik Krallık’ın en ‘mutsuz’ yerleri listede ilk sırayı aldılar. Listenin üçüncü ve dördüncü sırasında yer alan Brent ve Harrow bölgeleri bu yıl aynı zamanda gıda hijyeni alanında Birleşik Krallık’ın en kötü bölgeleri seçilmişti.

    Güvenlik, konfor, dostluk ve komşuluk gibi kriterler üzerinden yapılan anket Birleşik Krallık’ın emlak alanındaki en büyük şirketi olan Rightmove’ın web sayfası tarafından yürütüldü.

    Anketin sonuçlarına göre Birleşik Krallık’ın en mutsuz ilk 10 yerleşim yerleri:

    1. Barking ve Dagenham
    2. Hounslow
    3. Brent
    4. Harrow
    5. Newham
    6. Tower Hamlets
    7. Greenwich
    8. Luton
    9. Hillingdon
    10. Haringey
  • İşçi Parti Lideri Seçiminde Oy Hakkı İçin 12 Ağustos Son Kayıt Tarihi

    İşçi Parti Lideri Seçiminde Oy Hakkı İçin 12 Ağustos Son Kayıt Tarihi

    7 Mayıs’ta yapılan genel seçimlerde Muhafazakar Parti’nin aldığı oy çoğunluğuyla seçimi kaybeden İşçi Parti lideri Ed Miliband’ın istifa etmesiyle, liderlik yarışı başlamıştı.

    İşçi Parti Lideri Seçiminde Oy Hakkı İçin 12 Ağustos Son Kayıt Tarihi 1

    Yeni lider seçimi ve genel seçimlerdeki başarısızlığın sebeplerinin tartışmaları eş zamanlı devam ediyor. Öne çıkan ve tartışmalara şekil veren ana konu partinin sağa mı yoksa sola mı yönünü çevirmesi yönünde.

    Ön elemeler sonucunda yarışa devam eden dört aday- Jeremy Corbyn, Yvette Cooper, Andy Burnham ve Liz Kendall- arasında, parti üyelerinin oylamasıyla İşçi Partinin yeni lideri seçilecek. Corbyn partinin sol ve sosyalist prensipler yönünde siyaset yürütmesi gerektiğini savunurken, diğer üç aday Cooper, Burnham ve Kendall merkez sağ siyasetini savunuyorlar.

    Kürt toplumunun yakından tanıdığı, İslington milletvekili Corbyn, partinin sol tabanını temsil etmek ve liderlik yarışında tam kapsamlı bir tartışma yaşanmasını sağlamak amacıyla, son anda yarışa katılmıştı. Başarılı bir kampanya sürdüren Corbyn, parti yönetiminden bazıları tarafından eleştirilse de, üyleler arasında favori aday olarak görünüyor. Britanya’nın en büyük iki sendikası, Unite ve Unison, yanı sıra, çeşitli sendikalar, Corbyn’e desteklerini açıkladılar.

    Adaylar

    Jeremy Corbyn- İslington North milletvekili

    Kürt ve Türk toplumunun yakından tanıdığı Corbyn, eski sendikacı ve sosyalist kimliğiyle tanınıyor. Tasarruf politikalarına karşı olduğunu ifade eden Corbyn, ekonominin adil bir yapılanmayla güçlenebileceğini savunuyor. Özellikle gençler arasında büyük destek gören Corbyn’nin lider olma olasılığı oldukça yüksek görünüyor. İşçi Parti içerisinde buna karşı büyük tepkiler de var. Bir çok İşçi Parti’li milletvekili, Corbyn lider seçilirse gölge kabinesinde yer almayacaklarını açıkladılar.

    Yvette Cooper- Normanton, Pontefract and Castleford milletvekili 

    Cooper Çalışma ve Emeklilik Bakanı ve Gölge İçişleri Bakanı görevlerini üstlendi. Toplum içerisinde eşitliği savunan Cooper, bunun merkez sağ siyasetle mümkün olacağına inanıyor. Cooper devletin mali açığının göz arda edilemeyeceğini, ve toplumsal sorunların ekonominin güçlenmesiyle düzeltileceğini savunuyor.

    Andy Burnham- Leigh milletvekili

    Liverpool’da doğan Burnham, 2001 yılından itibaren Leigh milletvekili. İşçi Parti hükümetinde Sağlık Bakanı ve Kültür, Medya ve Spor Bakanı görevlerini ve muhalefette Gölge Sağlık Bakanı görevini üstelendi. Burnham İşçi Parti’nin seçim kazanması için merkez siyaset yürütmesi gerektiğini savunuyor. İşçi Parti’nin üst tabanı arasında liderlik yarışında önde gelen aday.

    Liz Kendall- Leicester West milletvekili

    Kendal adaylar arasında en sağcı olarak görülüyor. Çalışma ve güçlü bir ekonomiyi önemseyen Kendall, İşçi Parti’nin modern bir yapılanma geçirmesini ve çözüm üretmesini önemsediğini belirtiyor.

    Oylamaya Katılmak İçin:

    İşçi Parti’nin yeni lider seçimine dahil olmak için 12 Ağustos’a kadar https://supporters.labour.org.uk/leadership/1 adresinden kayıt yaptırarak seçme hakkını elde edebilirsiniz.

    Cep telefonunuzdan sms ile 78555’e ‘Support’ yazıp mesaj atarak da kayıt işlemlerine başlayabilirsiniz.

    12 Ağustos’a kadar Parti’ye kaydınızı yaptırırdıysanız oy pusulanız posta yoluyla size yollanacaktır. Oyunuzu içeren oy pusulasını 10 Eylül’e kadar İşçi Parti’nin eline geçmesi gerekmekte. 12 Eylül’de özel bir konferansta sonuçlar açıklanacaktır.

  • İNGİLİZ MAHKEMESİNDEN ÇİFTE STANDART!

    İNGİLİZ MAHKEMESİNDEN ÇİFTE STANDART!

    Altı ay boyunca Daiş çetelerinin kontrolündeki Raqqa’da kalan, İngiltere’ye döndükten sonra ikinci kez Daiş’e katılmak için giderken, Türkiye’de tutuklanıp İngiltere’ye iade edilen Jamila Henry, mahkemece serbest bırakıldı. ‘Yaşamını yeniden kurması’ için Jamila’ya şans veren mahkeme, aynı hassasiyeti genç Kürt kızı Şilan Özçelik’e tanımıyor. Şilan Özçelik, 11 Mart 2014 tarihinden bu yana ‘PKK’ye katılmaya teşşebbüsten’ Londra’daki bir hapishanede tutuklu bulunuyor.

    İNGİLİZ MAHKEMESİNDEN ÇİFTE STANDART! 1

    Geçtiğimiz yıl, 6 ay boyunca Daiş kontrolündeki Suriye’nin Raqqa kentinde Daiş çetelerine katılan ve daha sonra İngiltere’ye dönen 21 yaşındaki genç kız Jamila Henry, Suriye’den geldiğini kabul etsede, terörle mücadele ekipleri tarafından sorgulandıktan sonra serbest bırakıldı. MI5 tarafından sürekli denetim altında olmasına rağmen, bu yıl Mart ayında tekrar Daiş’e katılmak üzere Türkiye’ye giden Jamila, Türk polisi tarafından tutuklanıp İngiltere’ye sınır dışı edildi. İkiz kız kardeşinin pasaportuyla Türkiye’ye giden Jamila, geçen hafta görülen mahkemesinde 12 ay hapis cezasına çarptırılmış olsada hakim tarafından ‘ikinci bir şans’ verilerek serbest bırakıldı.

    JAMİLA BİR TÜRK İLE EVLENMİŞ

    Londra’da doğup büyüyen Jamila, katolik bir ailenin kızı. 14-15 yaşına kadar katolik inancı ile büyür ancak daha sonra müslüman olur. 18 yaşında Kıbrıslı bir Türk ile evlenir. Eşiyle birlikte Londra’nın Walthamstow bölgesinde yaşarlar. Türk eşinden Mustafa adında bir çocukları olan Jamila, geçtiğimiz yıl Daiş’e katılmak için Türkiye üzeriden Suriye’ye geçer. İki yaşındaki oğlunu da beraberinde götüren Jamila, Daiş’in Suriye’deki merkezi olan Raqqa kentinde 6 ay kaldıktan sonra, geçtiğimiz yıl Aralık ayında İngiltere’ye geri döner.

    MI5 SÜREKLİ GÖZETİM ALTINDA TUTMUŞ!

    Jamila, Raqqa’da altı ay kaldıktan sonra, İngiltere dönüşünde havalanında 8 saatlik bir sorgulamadan sonra serbest bırakılır. Genç kıza, polis takibi için akıllı bir telefon verilir. Ancak, geçtiğimiz Mart ayında ikiz kız kardeşinin pasaportunu alarak, tek başına Türkiye’ye üzerinden Suriye’ye gitmek isterken, Türk güvenlik güçleri tarafından tutuklanarak sınır dışı edilir.

    İKİNCİ BİR ŞANS

    Geçtiğimiz hafta Londra’da görülen mahkemesinde 12 ay hapis cezasına çarpıtılan, ancak hakim tarafından cezası ertelenen Jamila serbest bırakıldı. Hakim Christopher Moss QC kararını açıkladıktan sonra genç kadına; “Senin davanda istisna bir karar veriyorum, bu karar; sana ailenle yeniden bir hayat kurma ve yaşamını düzene sokma şansı veriyor.”

    MAHKEME AYNI HASSASİYETİ GENÇ KÜRT KIZINA GÖSTERMİYOR

    Mahkeme tarafından Jamila Henry’e gösterilen hassasiyet, genç Kürt kızı Şilan Özçelik’e gösterilmediği gibi, 7 aydır da hapis yatıyor.

    Kobane’nin Daiş çeteleri tarafından ağır bir saldırıya uğradığı dönemde, Rojava’ya gidip Daiş çetelerine karşı savaşma kararı alan Şilan Özçelik, Avrupa’dan Rojava’ya gidemeden İngiltere’ye geri döndü. Özçelik, 16 Ocak’ta Almanya’dan Londra’ya gelirken Stansted havaalanında gözaltında ifadesi alındıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. 11 Mart’ta Westminster Magistrates’ mahkemesinde görülen davada, ‘PKK’ye katılmaya teşşebbüs’ suçundan tutuklanarak cezaevine konuldu. Merkezi Kriminal Mahkemesi, Old Bailey’de, 1 Nisan’da gerçekleşen ikinci duruşmada hakim Justice Sweeney, savcılığın talebi üzerine Özçelik’in tutuklu yargılanmasına karar vermişti.

    Yedi aydır haksız bir şekilde cezaevinde tutulan ,Özçelik 7 Eylül’de tekrar hakim karşısına çıkacak.

  • Birleşik Krallık’a Bu Yıl Kaç Kişi İltica Etti?

    Birleşik Krallık’a Bu Yıl Kaç Kişi İltica Etti?

    Avrupa ülkeleri yasadışı göçe karşı her gün içte ve dışta yeni önlemler almaya devam ederken Akdeniz’deki göçmen mezarlığı daha da büyüyor. Son yedi ay içerisinde Avrupa’ya varabilmek için Akdeniz’den geçmeye çalışan mültecilerden 2000’den fazlası yaşamını yitirdi.

    Birleşik Krallık'a Bu Yıl Kaç Kişi İltica Etti? 1

    Uluslararası Göçmen Kurumunun açıkladığı son veriler Akdeniz’in en ölümcül göçmen güzergahı olduğunu gösteriyor. Ortadoğu’da ve Afrika’da devam eden savaşlar ve açlıktan kaynaklı Avrupa’ya yüzünü dönen binlerce göçmenim umut yolculuğu ölüm yolculuğuna dönüşüyor. Geçen yıl aynı güzergahta yaşamlarını yitiren göçmenlerin sayısı 3,279’du, bu yıl bu sayının ikiye katlanacağı gözüküyor. Geçen yıl yaşanan ölümlerin çoğunluğu İtalya ile Libya’yı birbirine bağlayan Sicilya kanalında gerçekleşmişti.

    BİRLEŞİK KRALLIK EN ÇOK GÖÇMEN ALAN ÜLKE SIRALAMASINDA 7’İNCİ

    Avrupa genelinde büyük bir krize dönüşen göçmenlik sorunu Birleşik Krallığın da gündeminin birinci sırasında. Özellikle Fransa ile Britanya arasında bulunan Manş tünelinde son dönemlerde çok sayıda göçmen hayatını kaybetti. Fransa’nın liman kenti Calais’te Britanya’ya geçmeyi bekleyen yüzlerce göçmen bulunuyor. Britanya ve Fransa hükümetlerinin aldığı tüm güvenlik önlemlerine rağmen hayatlarını riske atan göçmenler Britanya’ya ulaşmaya çalışıyor. Hükümet tünel güvenliğini artırmak amacıyla bu hafta içerisinde ekstra 100 güvenlik görevlisini daha görevlendirmeyi kararlaştırdı.

    4 AY İÇERİSİNDE 9,285 GÖÇMEN İLTİCA BAŞVURUSU YAPTI

    Alınan tüm güvenlik önlemlerine rağmen Ocak-Nisan ayları arasında 9,285 göçmen Birleşik Krallık’ta resmi iltica başvurusu yaptı. Birleşik Krallık İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2014 yılında toplamda 31,945 iltica başvurusu yapıldı. İltica başvurusu yapanlardan yüzde 44’ünün başvurusu kabul edilirken, diğerlerinin mahkemeleri devam ediyor. Birleşik Krallığa iltica başvurusu yapanların çoğunluğunu Eritre, Pakistan ve Suriye’den gelen göçmenler oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı verilerine göre Suriye ve Eritre’li göçmenlerin yüzde 85’inin iltica başvuruları anında kabul edildi.

    ALMANYA: GÖÇMENLERİ YERLEŞTİRECEK YER BULAMIYOR

    Avrupa ülkeleri içerisinde göçmenlikle başı en çok dertte olan ülke Almanya. Son açıklanan verilere göre Almanya’ya yerleşen göçmen sayısı 11 Milyonu aştı. 28 Avrupa ülkesi içerisinde en çok göç alan ülkeler arasında Almanya birinci sırada. Bu yılın ilk dört ayında 97,640 göçmen Almanya’da iltica başvurusu yaptı. Bu yılın ilk dört ayında en çok göç alan ilk 10 Avrupa Birliği ülkesi şöyle; Almanya:97,640, Macaristan:39,295, Fransa:19,945, İtalya:19,745, İsveç:14,840, Avusturya:13,425, Birleşik Krallık:9,285, İsviçre:5,410, Belçika:4,570, Bulgaristan: 4,310.

  • Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde

    Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde

    Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde 2

    Sendikalar ve Londra Ulaşım Dairesi (TfL) arasında, gece metrosuna dair görüşmelerinden sonuç almamasından sonra 5 ve 6 Ağustos’ta planlanan grev gerçekleşecek.

    Bugün (Çarşamba) saat 18:30’da metro hizmetleri durdurulacak. Perşembe günü tüm gün trenler çalışmıyor olacak- hizmetlerin Cuma sabahı normale dönmesi bekleniyor.

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Boris Johnson geçtiğimiz aylarda Londra metrosunun hafta sonları 24 saat hizmette olacağını açıklamıştı, fakat metro çalışanlarını temsil eden sendikalar RMT, Aslef, Unite ve TSSA, TfL’in sunduğu çalışma koşullarını kabul etmiyor. Son olarak yapılan görüşmelerin de sonuç vermemesiyle grev kararı kesinleşti.

    Sendikalar, gece hizmetine karşı olmadıklarını, fakat, sunulan maaş artışının yetersiz olduğunu ve çalışma koşullarının tren sürücülerine yeterli dinlenme zamanı vermeyeceğini ve bunun halk için tehlikeli olacağını savunuyorlar.

    Gece metrosunun 12 Eylül’de hizmete girmesi bekleniliyor. Sendikalar, çalışma koşullarında anlaşmaya varılması için bu tarihin ertelenmesini öneriyor fakat TfL buna sıcak bakmıyor. Önümüzdeki haftalarda 48 saatlik bir grev olma olasılığı da gündemde.

    Londra Metro ve TfL yetkilileri, sunulan koşulların adil olduğunu ve hafta sonları gece çalışmak istemeyenlerin zorunlu çalışmayacaklarını savunuyorlar.

    Bu grev bir ay içerisinde metro çalışanları tarafından gerçekleştirilen ikinci grev- 8 Temmuz’da metro hizmetleri tüm olarak durdurulmuştu.

    Londra Metrosu Bir Ay İçerisinde İkinci Defa Grevde 1

    London Overground, DLR, şehirler arası trenler, otobüsler ve tramvaylar hizmete devam edecekler, fakat, daha önceki grevde olduğu gibi, aşırı kalabalık olmaları bekleniliyor.

    Londra ulaşımını kullananların www.tfl.gov.uk adresinden bilgi almaları öneriliyor.