Category: slıder

  • Demirtaş’tan mesaj: Halkın gücü görünür kılınmalı

    Demirtaş’tan mesaj: Halkın gücü görünür kılınmalı

    HDP’nin 81 il ve tüm ilçelerde forumlar, paneller, konferanslar düzenlemesi çağrısında bulunan HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’nin geleceğini halkla konuşarak netleştirmeli ve halkın gücünü görünür kılmalıdır” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, resmi Twitter hesabı üzerinden paylaşımda bulundu.

    Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan Demirtaş, demokrasi için parlamento içinden ve dışından etkili bir mücadele yürütmenin şart olduğuna dikkat çekti.

    Demirtaş’ın paylaşımları şöyle:

    “ * Demokrasi için parlamento içinden ve dışından etkili bir mücadele yürütmek elbette şarttır. Bunu yaparken Türk-Kürt, Alevi-Sünni, laik-muhafazakar ayrımı olmaksızın yan yana durmaktan, yan yana görünmekten imtina etmemeliyiz.

    * Türkiye hepimizindir. Hepimiz birlikte Türkiye’yiz. O halde, birlikte yönetebilme ve geleceği birlikte inşa edebilme erdemini ortaya koymak zorundayız.

    * Sırf AKP karşıtlığı üzerinden gelecek inşa edilemez. Artık AKP’yi değil, geleceği konuşmanın zamanıdır. AKP ilk seçimde kaybedecektir. Ancak bu sırada, demokrasi ilkeleri etrafında topluma güven veren güçlü bir alternatifini ortaya çıkarmak, muhalefetin tarihi sorumluluğudur.

    HERKES HALKLA BULUŞMALI

    * Muhalefet artık kendini yakın geleceğin iktidarı olarak görmeli ve bu ciddiyetle, çözüm önerilerini ortaklaştırarak halkla doğrudan buluşmalıdır. Sadece partiler değil; medya, akademi, entelektüel camia ve sivil toplum kuruluşları halkla buluşma etkinlikleri düzenlemelidir.

    * HDP şimdi bunu yapıyor. Ancak bu yetmez. 81 il ve tüm ilçelerde forumlar, paneller, konferanslar, çalıştaylarla tüm muhalefet aynı etkinliklerde buluşabilmeli, Türkiye’nin geleceğini halkla konuşarak netleştirmeli ve halkın gücünü görünür kılmalıdır.

    HEP BİRLİKTE KAZANACAĞIZ

    * Ve tüm partiler şimdiden sahada seçim hazırlığına (seçim güvenliğini de sağlayacak şekilde) başlamalıdır. Önümüzdeki seçim, Türkiye siyasi tarihinin en önemli ve en muhteşem seçimi olacaktır. Bu seçimle, demokrasiyi yeniden ve gerçek anlamda inşa etme fırsatı doğacaktır.

    * Dolayısıyla hem umutlu olun hem dirençli; hem kaygılı olun hem de cesur. Az kaldı. İyiler kazanacak, hep birlikte kazanacağız.”

  • Britanya’da normalleşmeyle açılan mekanlar dolup taştı

    Britanya’da normalleşmeyle açılan mekanlar dolup taştı

    Britanya’da yeni tip Koronavirüs (Covid-19) önlemlerinin hafiflemesi ve barların açılmaya başlamasıyla oluşan kalabalıklar polisleri harekete geçirdi. Polis Federasyonu Başkanı John Apter bu hafta sonu “çıplak adamlar, mutlu ve öfkeli sarhoşlar ve kavgalarla” uğraştığını söyledi.

    Britanya’da yeni tip Koronavirüs (Covid-19) önlemlerinin hafiflemesinin ardından pub ve restoranlar açıldı. Açılan mekanlarda sosyal mesafesiz ve önlemsiz görüntülerin oluşması polisleri harekete geçirdi.

    Bir polis şefi “Sarhoş insanların sosyal mesafe uygulayamadığının apaçık ortada olduğunu” söyledi. Öte yandan hükûmetin en üst düzey tıbbi danışmanı Profesör Chris Whitty, normalleşme adımlarına rağmen pandeminin bitmekten çok uzakta olduğunu ve sosyal mesafe kurallarına uyulması gerektiğini söyledi.

    Polis Federasyonu Başkanı John Apter, hafta sonu yeniden açılan mekanlarda “çıplak adamlar, mutlu ve öfkeli sarhoşlar ve kavgalar gördüğünü söyledi.

  • Britanya DGB: Çoklu Baro Yasası çöpe atılmalıdır

    Britanya DGB: Çoklu Baro Yasası çöpe atılmalıdır


    Britanya Demokratik Güç Birligi AKP-MHP iktidarının çıkarmak istediği Çoklu Baro Yasası’na sert tepki göstererek derhal yasa tasarısının geri çekilmesi gerektiğini ifade etti.
    DGB’nin açıklaması şöyle:
    Demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları için yürüyen baroların yanındayız!

    Ülkenin dört bir yanını adeta açık bir cezaevine döndüren AKP iktidarı toplumsal muhalefetin, hak ve özgürlükler mücadelesinin en ufak kırıntılarına dahi tahammül edemiyor.

    Yasaklamalar, gözaltılar ve tutuklamaların yetmediği yerde iktidar kendisine bağımlı hale getirebileceği yandaş kurumlar oluşturarak diktatörlüğü sürdürme hevesleri içerisine giriyor.

    Tüm, yasama, yargı ve yürütmeyi kendisine bağlayan AKP-MHP iktidarı şimdi de barolar kanunu ile ilgili yaptığı değişiklikler ile baroları tamamen tasfiye edip yerine kendisine bağımlı ve sadık barolar oluşturma hedefi içerisinde.

    Çoklu baro olarak bilinen ve iktidarın Avukatlık Yasası’nı değiştirerek bir kentte birden fazla baro kurmayı mümkün hale getirecek taslağına karşı Türkiye’nin bütün barolarının başlatmış olduğu yürüyüş Ankara’ya ulaştı.

    Savunma hakkını saraya bağlayacak olan yasa tasarısını protesto etmek için meclisin kapısına dayanan avukatlar polis saldırısına uğradı.

    Avukatlar yoksulluğa, ayrımcılığa, baskılara karşı ses çıkardığımız anda “terörist” ilan edildiğimiz bu faşist rejim altında savunmayı savunmak, kendi hayatımızı savunmak anlamına gelir dedi.

    Bizde Britanya Demokratik Güç Birliği olarak güçlü ve bağımsız barolar için yürüyen, demokrasi, hukuk devleti ve insan hakları için yürüyen baroların yanında olduğumuzu ve çoklu barolar yasasının derhal çöpe atılması gerektiğini söylüyoruz.

    Kuşkusuz burada büyük bir zulümden önce büyük bir yönetememe krizi var. O yüzden, direnen avukatların da dediği gibi: “Faşizme karşı omuz omuza!”
    Britanya Demokratik Güç Birliği

  • Londra’dan çağırı, saldırıları durudurun!

    Londra’dan çağırı, saldırıları durudurun!

    Erem Kansoy

    Türk devleti ve Erdoğan rejiminin Kürt halkına yönelik faşizan saldırıları tüm Avrupa’da olduğu gibi Britanya’nın başkenti Londra’da her gün eylemlerle protesto edilmeye devam ediyor.

    Başkent merkezde bulunan 10 Downing Street Başbakanlık binası önünde toplanan kitle başta İngiliz devleti olmak üzere tüm Avrupaya, Kürt halkına yönelik saldırılar ve Kürdistana yönelik işgal girişimlerini durdurmaya çağırdı. Kürt Kadın İnsiyatifi tarafından organize edilen eylemde, aralıksız olarak, “katil Erdoğan, Türk devleti terör devletidir, İngiltere Türk devletini desteklemekten vazgeç, Kürdistana faşist saldırıları durudurun” sloganları atıldı. İngilizce olarak hazırlanan ve Türk devletinin Kürt halkına yönelik soykırım girişimlerini anlatan broşürlerde bölgede dağıtıldı. Eylem çevredekilerin büyük ilgisini çekti.

    Eylemde Kürt Kadın İnsiyatifi adına kısa bir konuşma yapan Elif Sarıcan İngiliz devletinin Türkiye’nin en büyük silah tüccarı olduğunu hatırlatarak İngiltere’nin de eli kanlı olduğu vurgusu yaptı. Britanya Kürt Halk Meclisi adına ise Ercan Akbal yaptığı kısa konuşmada Erdoğan ve Türk devleti faşizmine karşı Kürt halkı ve dostlarının sonsuz bir güçle direneceğini ve zafere ulaşacağını vurguladı.

  • Düzgün Baba ziyaretgahına ‘üç hilal ve MHP’ yazıldı

    Düzgün Baba ziyaretgahına ‘üç hilal ve MHP’ yazıldı

    Dersim’in Nazımiye ilçesinde bulunan Düzgün Baba Ziyaretgâhı’nda, kimliği belirsiz kişilerce kayalığa “Üç hilal, a ve MHP” yazıldı. Bir hafta önce yapıldığı belirtilen yazılamanın üstü ziyaretgah görevlilerce çizildi. Yazılamanın 2 Temmuz Madımak katliamının yıldönümü öncesine denk gelmesi dikkat çekerken, ziyaretgahtaki Pirlerin olaya ilişkin hem İHD başvuruda bulunacakları hem de Tunceli Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacakları belirtildi.

    ‘KAYA YUVARLADILAR’
    Mezopotamya Ajansı’na (MA) konuşan Kureyşan Ocağı Pirlerinden Cemal Can, yazılamayla ilgili 58 plakalı bir araçla bölgeye gelen, kuşkulu hareketlerde bulunan 3 kişiden şüphelendiklerini söyledi. Ziyaretgaha gelen üç kişinin davranışlarının farklı olduğunu ifade eden Can, Malatyalı olduklarını ve Düzgün Baba’ya çıkacaklarını söylediklerini ifade etti. Söz konusu kişilerinde ziyaretgahta bulunan başka kişilere ise Maraşlı olduklarını söylediklerini dile getiren Can, “Yol tarifi istediklerinde ben yapılan yolun temizlendiğini, sağa, sola sapmadan istedikleri yere kadar gidebileceklerini söyledim. İki buçuk saat sonra biri önde, iki kişi de arkadan geldi. Geldikleri ceviz çeşmesinin sağ tarafındaki yamaçtan kaya yuvarladılar. Buraya geldiklerinde kayayı neden yuvarladıklarını sorduğumda ‘ayağımızın altından kaydı’ dediler. Yol üzerinde ayakları altında kalacak bir kaya yok. Kaya bir yere takılmasaydı, hız alarak buraya kadar gelebilirdi” dedi.

    ‘BİR GÜN SONRA FARK ETTİM’
    Söz konusu kişilerin kayayı bilerek yuvarladıklarını dile getiren Can, ertesi gün niyaz almak için Düzgün Baba türbesine çıktıklarını söyledi. Düzgün Baba yatağı olan kayalığa “üç hilal, a. ve MHP” yazılamasının yapıldığını gördüğünü ifade eden Can, “Durumu arkadaşlara anlattım. Yetkili yerlere başvuru yapılacak. Bir söz vardır, ‘köpek ziyaretten ne anlar’. Özellikle Sivas katliamının yıl dönümü arifesinde bu durumun yaşanması bizi çok üzdü ve böyle bir şeyin olmaması gerekiyordu” şeklinde konuştu.

  • İngiltere’de her iki siyah aileden biri yoksul

    İngiltere’de her iki siyah aileden biri yoksul

    Bağımsız bir araştırma kuruluşunun hazırladığı rapor, İngiltere’de Afrika ve Karayip kökenli siyah hanelerin neredeyse yarısının yoksulluk içinde yaşadığını, buna karşılık her beş beyaz haneden birinin yoksul olduğunu ve bu uçurumun koronavirüs krizinin etkisiyle daha da derinleşebileceğini ortaya koydu.

    Siyahlarla birlikte Asyalılar gibi diğer etnik azınlıklar da hesaba katıldığında, beyazlar dışındaki etnik grupların “sürekli yoksulluk” içinde olma ihtimali, araştırmaya göre beyazlara kıyasla iki-üç misli daha fazla. Yoksulluğun ölçülmesinde sosyal faktörleri de hesaba katan farklı bir yaklaşım geliştirmek amacıyla 2016 yılında kurulan bağımsız Sosyal Ölçüm Komisyonu (Social Metrics Commission) tarafından yapılan araştırma, Birleşik Krallık içinde yaşayan her 10 Afrika-Karayip, Bangladeş, Pakistan kökenli ya da melez insandan birinin işsiz olduğunu ortaya koyuyor. Oysa beyazlar arasında aynı oran 25’te bir.

    Aile ya da hane düzeyinde bakıldığında, İngiltere’de beyaz ailelerin yüzde 19’u yoksul. Ama bu oran karışık etnik kökenden insanların yaşadığı ailelerde yüzde 32’ye, Asya kökenli ailelerde yüzde 39, diğer etnik gruplar kategorisinde yüzde 42’ye ve Siyah Afrika-Karayip kökenliler arasında ise yüzde 46’ya kadar çıkıyor.

    Sosyal Ölçüm Komisyonu, siyah ve etnik azınlıkların koronavirüs krizi döneminde beyazlara göre çok daha büyük oranda iş ve gelir kaybına uğradığını söyleyerek, bunun önümüzdeki dönemde yoksulluğun boyutlarını ve derinliğini büyüteceği uyarısında bulunuyor.

    ‘Derin yoksulluk’

    Sosyal Ölçüm Komisyonu, yoksulluk sınırının en az yüzde elli altında olanları “derin yoksulluk” başlığı altında sınıflandırıyor ve bu kesimde koronavirüs döneminde işini ve gelirini kaybetme oranının çok daha yüksek olduğunu söylüyor.

    Yapılan ölçümlere göre 2018-2019 yılı döneminde Birleşik Krallık genelinde yoksulların sayısı bir yıl öncesine göre 100 bin artarak 14 milyon 400 bine çıktı ve bunların 4,5 milyonu çocuklar.

    Birleşik Krallık nüfusunun yüzde 7’si yani yaklaşık 4,5 milyon kişi ‘derin yoksulluk’ içinde.

    Son üç yılın en az ikisinde yoksulluk sınırının altında olan nüfusun yüzde 11’i yani 7,1 milyon kişi ise ‘uzun süreli yoksulluk’ içinde yaşıyor.

    Guardian gazetesine konuşan Sosyal Ölçüm Komisyonu Başkanı Philippa Stroud, “Koronavirüsün ekonomik ve sosyal etkilerinin salgın sona erdikten sonra da uzun süre devam etmesi beklenirken, bu rakamlar bize toplumun en dezavantajlı kesimlerinin yaşamlarını iyileştirmek için ne kadar büyük mesafeler almamız gerektiğini gösteriyor” dedi.

    Stroud, siyah ve diğer etnik azınlıklardan ailelerin neden oransız bir şekilde daha yoksul olduklarının biran önce belirlenmesi ve meslek eğitiminden, iş imkanlarına ve konut olanaklarına kadar bu toplumsal kesimleri diğerleriyle eşitleme konusunda hangi adımların ne ölçüde iyileştirme sağlayabileceğinin anlaşılması gerektiğini de söyledi.

    Koronavirüs dönemi

    Komisyonun 25 Mart ile 18 Mayıs tarihleri arasında 80 bin yetişkin ile yaptığı görüşmelere dayanan araştırma, koronavirüs salgınından önce ‘derin yoksulluk’ kategorisinde olan insanların yüzde 65’inin işini veya kısmen ya da tamamen gelirini kaybettiğini ortaya koydu.

    Oysa yoksulluk sınırının yüzde 20 üzerinde olan ailelere bakıldığında, işini ya da gelirini kaybedenlerin oranının yüzde 35’lerde kaldığı görülüyor.

    Sosyal Ölçüm Komisyonu, “Zaten yoksulluk içinde olanların daha da derin bir yoksulluk içine düşme ve yoksulluk sınırının hemen üzerinde olanların bu sınırın altına inme riski artmıştır” diyor.

    Yoksulluk sınırı Birleşik Krallık’taki gelir ortalamasının (medyan gelir) yüzde 60’ı olarak kabul ediliyor ve haftalık olarak iki çocuklu tek ebeveyn için 325, iki çocuklu iki ebeveynli hane için 439, emekli çift için 239 sterlin tutarında.

    Birleşik Krallık içinde derin yoksulluk kategorisindeki insanların oran ve sayısının son yirmi yıl içinde süregiden artışı ve koronavirüsün buna eklediği etkiler Komisyonu ve yoksullukla mücadele hedefli kuruluşları kaygılandırıyor.

     

  • Boris Johnson’ın babası hükümetin aksi yönde tavsiyesine rağmen Yunanistan’a uçtu

    Boris Johnson’ın babası hükümetin aksi yönde tavsiyesine rağmen Yunanistan’a uçtu

    İngiltere’de hükümetin zaruri görülmeyen uluslararası seyahatlerden kaçınılması tavsiyesi hala geçerliliğini korurken, İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın babası Stanley Johnson Yunanistan’a uçtu.

    Yunan hükümeti yetkilileri Stanley Johnson’ın Bulgaristan üzerinden ülkeye girdiğini Perşembe günü yaptıkları açıklamalarla doğruladı.

    Stanley Johnson, yazlık evinin bulunduğu ülkenin kuzey bölgesi Pelion’a gitti. Yunan yetkililer, Johnson’ın ülkeye seyahatinde herhangi bir ‘uygunsuz durumun’ olmadığını ifade etti.

    Stanley Johnson Instagram hesabından da yüz maskeli bir fotoğrafını paylaştı.

    Fotoğrafta Johnson’ın havalimanında olduğu anlaşılıyor.

    Johnson uçaktan iki video da paylaştı. Birinin altına “Bu akşam Atina’ya varıyorum” yazdı.

    İngiliz The Daily Mail gazetesi, Johnson’ın “Kiralık ev sezonu yaklaşırken evimin Covid’den korunaklı hale gelmesini sağlamak için zaruri iş amaçlı seyahat ettim” dediğini aktardı.

    Yunan hükümeti sözcüsü Stelios Petsassaid, “İngiltere ve İsveç’ten doğrudan uçuşları 15 Temmuz’a kadar yasakladık. Ama bir vatandaş Yunanistan’a başka bir yolla gelirse tabii ki ülkeye girebilir” dedi.

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, babasının seyahatiyle ilgili şimdilik bir açıklama yapmadı.