Category: slıder

  • İngiltere’nin Leicester şehrine karantina önlemleri geri getirildi: Vakaların artışına ne yol açtı?

    İngiltere’nin Leicester şehrine karantina önlemleri geri getirildi: Vakaların artışına ne yol açtı?

    İngiltere’nin Leicester şehri, Covid-19 vakalarının artması üzerine yeniden karantina önlemleri alınan ilk yerel bölge oldu.

    Ülkenin diğer bölgelerinde sokağa çıkma sınırlamaları hafifletilirken, Leicester’da yaşayanlara gerekmedikçe sokağa çıkmamaları çağrısı yapılıyor.

    Bugün acil ihtiyaç ürünleri satmayan dükkanlar yeniden kapatıldı. Sağlık Bakanı Matt Hancock, çoğu okulun da Perşembe kapatılacağını duyurdu.

    Cumartesi gününden itibaren ülke genelindeki barlar ve restoranların açılmasına yönelik karar da Leicester için geçerli olmayacak.

    Hancock, ülkedeki son bir haftada tespit edilen Covid-19 vakalarının 10’da 1’inin Leicester’de görüldüğünü açıkladı.

    Bu nasıl oldu? Ve bu durum İngiltere’de salgının ne kadar kontrol altında olduğuna dair bize ne anlatıyor?

    Leicester’daki yeni salgının nedeni ne?

    Şehirde koronavirüs salgınının yayıldığına dair ilk işaret 8 Haziran Pazartesi günü ortaya çıktı.

    Şehrin doğusunda anaokulu ve ilkokul olarak eğitim veren Humberstone Akademisi, koronavirüs test sonuçlarının pozitif gelmesi ile ilgili olarak kapandı. Okul, ertesi gün tekrar açılsa da yeniden kapatıldı.

    Okullar o zamandan beri açılmadı. Bunu izleyen iki haftada 900’den fazla koronavirüs vakası tespit edildi ki bu İngiltere’deki toplam vakaların 16’da 1’ini oluşturuyor.

    Şehrin doğusunun salgının merkezini oluşturduğu anlaşılıyor.

    Bu bölge sıra sıra evlerin olduğu caddelerden oluşuyor ve bu evlerde yaygın olarak pek çok jenerasyonun bir arada yaşadığı etnik azınlıklar yaşıyor.

    Leicester ülkedeki kültürel farklılıkları bir arada en fazla barındıran yerlerden biri. Şehirde yaşayanların yarısına yakını etnik azınlık mensubu vatandaşlar.

    Bütün bunlar rol oynuyor olabilir ancak sağlık yetkilileri başka nedenlerin de olduğunu söylüyor. İş yerlerinde virüs yayılımının arttığını gösteren işaretler var ki bu da gerektiği gibi sosyal mesafelenme kurallarına uyulmadığı anlamına gelebilir. Leicester ayrıca işçilerin geçiş güzergahında yer alan bir şehir.

    Kısacası, Leicester’a özgü olarak belirlenebilecek tek bir neden yok.

    Vakalar şehrin diğer bölgelerinde de artık görülmeye başlandı. Bu da yetkilileri harekete geçirdi.

    Daha önce mi harekete geçilmeliydi?

    Bu en önemli ve çoktan tartışılmaya başlanan soru. Şu an henüz erken sayılabilecek aşamada bile işaretlerin en azından birkaç haftadır orada olduğunu söylemek mümkün.

    Hafta sonu Leicester Belediye Başkanı Peter Soulsby, hükümetten ve ulusal test sisteminden yerel yetkililere veri akışının kısıtlı olduğunu söyledi.

    Pek çok kişinin İngiltere’deki sistemin zayıflığından korktukları tam da bu – ulusal test ve izleme sisteminin yerel ekiplerle iletişimi.

    Mayıs ayının sonunda hizmete giren bu sistemde 25.000 kişiden oluşan ekip kamudan gelen koronavirüsle ilgili çağrılara yanıt veriyor.

    Okullar, bakım evleri ve hapisaneler gibi çok sayıda kişiyi ilgilendiren durumlar otomatik olarak Halk Sağlığı Kurumu ve belediyelerin de aralarında bulunduğu yerel sağlık ekiplerine haber veriliyor.

    Ancak bireylerle ulusal ekipler ilgileniyor. Bu kişilere kimlerle yakın temasta bulundukları soruluyor ve kendilerini karantinaya almaları isteniyor.

    Bu vakalarla ilgili detaylı bilgiler belediyelerle paylaşılmıyor ya da en azından paylaşılan bilgiler istenildiği kadar detaylı değil. Bir halk sağlığı yetkilisi bana durumu, “Kavgada bir kolunuzun arkadan tutulmasına benziyor” söyleriyle anlatmıştı. Bu, bütün vakaların izledikleri gelişimi takip edememelerine yol açıyor.

    Sistemin diğer bir zayıf yanı da çeviri servislerindeki eksiklik gibi duruyor. Test ve izleme programının başındaki Barones Dido Harding bu konunun incelendiğini açıkladı.

    Hükümetin il ve ilçe belediyelerine farklı dillerde iletişimi geliştirmeleri için fon sağlayacağını açıklaması kayda değer. Bu, çeviri eksikliğinin izolasyon ve sosyal mesafelenme çağrılarına yerel halkın katılımını etkilemiş olduğunu akıllara getiriyor.

    Bir bölgeye karantina uygulanması her zaman ihtimal dahilindeydi. İngiltere’de her gün 1.000 civarında teyitli koronavirüs vakası bildiriliyor. Yetkililer gerçek rakamların daha da yüksek olabileceğini kaydediyor.

  • İngiltere’nin Leicester kenti için karantina gündemde

    İngiltere’nin Leicester kenti için karantina gündemde

    Bilimsel Acil Durumlar Danışma Grubu (SAGE) üyesi Sir Jeremy Farrar, koronavirüsle mücadele önemli mesafe kateden İngiltere’nin halen bıçak sırtında olduğunu, ikinci bir koronavirüs dalgasını durdurmak için yaz aylarında daha temkinli davranılması gerektiğini söyledi.

    BBC’ye konuşan Farrar, 4 Temmuz’dan itibaren yeniden açılacak bar ve restoranların faaliyete başlaması ile birlikte vaka sayısının artabileceğinden duyduüı endişeyi dile getirdi.

    Biyomedikal araştırmalar yapan The Wellcome Trust isimli kuruluşun direktörü olan SAGE üyesi, kış aylarında virüsün ‘çok kötü bir şekilde geri tepebileceği’ ihtimalinin göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.

    Bilimsel Acil Durumlar Danışma Grubu (SAGE) üyesi Sir Jeremy Farrar, koronavirüsle mücadelenin bıçak sırtında olduğu uyarısında bulunuyor.

    Leicester kentine bölgesel karantina uygulanabilir

    Yine BBC’ye açıklamalarda bulunan İçişleri  Bakanı Priti Patel, koronavirüs vakalarındaki artıştan sonra bölgesel karantinalar uygulanabileceğini bildirdi. Patel daha önce Sağlık Bakanı tarafından da dile getirilen ihtimalin, Leicester kenti için gündemde olduğuna işaret etti.

    Söz konusu kentte 16 Haziran itibari ile mevcut iki bin 494 vakasının yaklaşık yüzde 25’inin iki hafta içinde kaydedildiğine işaret eden uzmanlar, vaka sayısında dikkat çekici bir artış gözlendiğini belirtiyor.

    Kentin Belediye Başkanı Sir Peter Soulsby ise karantina uygulamasının şimdilik acil bir ihtimal olmadığını söylerken bölge milletvekili Claudia Webbe ise hükümetin bir an önce karantina uygulamasını istedi

  • İngiltere’de 4 Temmuzdan sonra nasıl bir “normalleşme” olacak?

    İngiltere’de 4 Temmuzdan sonra nasıl bir “normalleşme” olacak?

    İngiltere’de hükümet ekonomik hayatın canlanması için 23 Mart’ta başlattığı ‘Kısmi Sokağa Çıkma’ kısıtlamalarını yumuşatıyor. Normalleşmenin ilk adımını 4 Temmuz uygulamaları oluşturacak.

    Ülkedeki koronavirüs enfeksiyon oranının düşmeye devam etmesiyle eğlence ve turizm sektörleri 4 Temmuz’dan itibaren işe geri dönebilecek.

    Pub, restoran, kuaför ve sinema gibi işletmeler, güvenli görülmeleri halinde hizmet vermeye başlayabilecek.

    Başbakan Boris Johnson, bu gibi işletmelerin hizmet verebilmesi için iki metrelik sosyal mesafe kuralının bir metreye düşürüleceğini söyledi ve yüzü örtme gibi risk azaltıcı önlemlerin daha kısa mesafelerde koruma sağlayabileceğini belirtti.

    Kısıtlamaların yumuşatılmasına yönelik belirlenen sürece İşçi Partisi lideri Keir Starmer de destek verdi ve hükümetin doğru şeyi yapmaya çalıştığını söyledi. Yeni yönlendirmeler, sosyal mesafe kuralları uygulandığı takdirde iki hane halkının herhangi bir sayı sınırı olmadan iç mekanlarda bir araya gelmesine müsaade ediliyor. Farklı hane halkları, farklı zamanlarda bir araya gelebilecek.

    Bunun yanında tatil konaklamalarına ve kamp yapmaya da izin verilecek.

    İç mekanlarda yemek yenmesi ve içki içilmesi de güvenli olarak görülüyor. Düğünlere katılımda 30 kişiye kadar müsaade edilecek. Cenazeler ve diğer dini hizmetlere katılım sayısı ise ibadethanelerin sosyal mesafe kapasitesine bağlı olacak. Açılacak olan işletmelerin risk azaltıcı önlemler alması gerekecek.

    YENİ DÖNEMİN ÖNLEMLERİ NELER OLACAK?

    Pub ve restoran gibi yerlere gidecek olan kişilerden isimlerini vermeleri istenecek. Bu sayede olası bir koronavirüs salgını durumunda temas takibi yapılabilecek. Başbakan Boris Johnson’un bilim ve tıbbi danışmanları, özgürleşmenin beklenenden daha fazla olmasının, insanların sosyal mesafe kurallarını tümden hiçe saymasına neden olması halinde virüsün yeniden çoğalmasından endişe ediyor.

    Acil durumlarda bilimsel tavsiyeler sunan Scientific Advisory Group on Emergencies’in, Boris Johnson’a iki seçenek sunduğu ifade edildi. Bu seçeneklerin, aşamalı bir yeniden açılma süreci ve daha kapsamlı bir açılma süreci olduğu belirtildi. Başbakan Boris Johnson’un, işlerin kötü gitmesi halinde ülkenin tekrar mart ayındaki duruma dönmesi yönündeki endişelere rağmen ikinci seçenekte karar kıldığı aktarıldı.

    OKUL VE EĞİTİM SERVİSİ NE OLACAK?

    Eğitim konusunda da siyasetçiler ve bilim insanları arasında ayrılıklar yaşandığı görüldü. Başbakan Johnson’un bazı danışmanlarının, öğrencilerin eylülde okula dönebileceklerine yönelik güveni paylaşmadığı ifade edildi.

    İngiltere’nin kamu sağlığı idaresi başkanı Chris Whitty, hükümetin mesajının yanlış anlaşılabileceğinden endişe ediyor. Chris Whitty, konuyla ilgili şöyle konuştu:

    “İnsanlar risk azaltıcı önlemleri ciddiye almazsa eğer söylenenlerin ‘Her şey tamam, virüs gitti’, gibi çarpıtılmış versiyonlarını duyarlarsa kesinlikle bir vaka artışı yaşanacak. İnsanların yönlendirmelere uymaları kesinlikle çok önemli.”

    Başbakan Boris Johnson ayrıca 4 Temmuz’un “harika bir gün” olacağını umduğunu söylemesine rağmen, insanlardan aşırıya kaçmamalarını istedi.

    İŞTE YENİ DÖNEM KURALLARI:

    • Restoranlar bölmelere ayrılarak ve menüleri azaltılarak açılacak
    • İki hane halkı iç mekanlarda bir araya gelebilecek ve gece konaklamalarına izin verilecek

    • İki metrelik sosyal mesafe kuralı risk azaltıcı önlemlerle birlikte bir metreye düşebilecek
    • Pub ve barlar yalnızca masa hizmeti verebilecek, sayılarda katı limitler olacak
    • Düğün katılımları 30 kişiyle sınırlı olacak
    • Ev tatilleri teşvik edilecek; oteller, kamp alanları ve tatil için kiralanan yerler yeniden açılacak
    • Saç kesimi hizmetlerine yeniden başlanabilecek ancak manikür, pedikür ve güzellik salonları kapalı kalacak
    • Yüzme havuzları ve spor salonlarının açılmasına izin verilmeyecek

  • Direniş Festivali: Jashn-e-Sangharsh Online Festivali

    Direniş Festivali: Jashn-e-Sangharsh Online Festivali

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF), Hindistan hükümetinin şiddet içeren ve ayrımcı politikalarının yükselmesine yanıt olarak Aralık 2019’da bir araya geldi. SASAF, İngiltere merkezli bir grup Güney Asya diasporası olup, dünya çapında faşizmin yükselişine karşı direniş hareketleriyle dayanışma içinde olmayı hedefliyor.

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF), direnişi güçlendirmek için sınırlar ötesinde dayanışma kurarak Hindistan’da göçmen krizi ve Amphan Kasırgası afet yardımı için kaynak yaratma amacıyla 27 Haziran Cumartesi günü Britanya saati ile 15:00 – 18:00 arasında Online Direniş Festivali gerç̧ekleştiriyor.

    Hindistan’da neler oluyor?

    Hindistan’da Covid-19 salgını, mevcut ulusal hükümetin sağcı otoriterizmine karşı muhalefetin arttığı bir dönemde geldi. Yani, ülkenin seküler anayasal dokusunu tehdit eden vatandaşlık yasalarında yapılan değişikliklere karşı, kadınların ve öğrencilerin liderliğindeki yaygın protestoların ardından geldi. Hindistan, Covid-19, büyük bir gıda krizi, büyük tarım krizi, kasırga, sel, deprem, çekirge saldırıları ve orman yangınları gibi doğal afetler şeklinde eşi görülmemiş trajedilerle karşılaşırken, merkezdeki Narendra Modifiye liderliğindeki BJP hükümeti, Yasadışı Faaliyetleri Önleme Yasası (UAPA) adı verilen korkunç terörle mücadele yasasını kullanarak eylemcileri direniş hareketlerinden tutuklayıp hapse atmayı öncelik haline getirdi.

    Britanya Faşizme Karşı Güney Asyalı Öğrenciler (SASAF) yaptığı açıklamada şunları belirtti: Enternasyonalist dayanışma ilkelerimize uygun olarak Chilean Cause (Şili Meselesi) ve Black Lives Matter (Siyah Yaşamlar önemlidir) da bağışta bulunacağız. Amaç, sanatçıları sınır ötesi bir araya getirmek ve müzik ve sanatla dayanışma yaratmak’’.

    Festivale Konuk Olan Müzisyenler:

    Hindistan’dan Politik rapçı ve protest şair EPR, Pakistan Pencap’tan direniş şarkıları söyleyen Sara Kazmi, Britanya’dan Kürt şarkıcı Suna Alan, Avrupa ve Latin Amerika’nın her yerinden politik şarkılar ile sanatçı  Les Levidow, Akustik pop rock sanatçısı Jay Anand ve Eşcinsellik, ruh sağlığı, beyaz olmayanlar hakkındaki şarkıları ile Teenasai Balamu

    Diğer Katılımcılar:

    Avrupa Parlamentosu Üyesi ve Şair Julie Ward, Britanya’dan eğitimci ve şair Suhaiymah Manzoor-Khan, İranlı şair Amir Salimi

  • DAY-MER’den Viyana’daki ırkçı saldırılar için açıklama

    DAY-MER’den Viyana’daki ırkçı saldırılar için açıklama

    Londra’da Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER, Viyana’da geçen akşam meydana gelen ırkçı saldırılara karşı bir basın bildirisi yayınladı. Basın bildirisi şöyle;

    “Avusturya’nın başkenti Viyana’da, ırkçı faşist bir güruh bir çok derneğin olduğu “İşgal Binası”na saldırarak zarar verdiler. Türk devletinin arkasında olduğu açık olan bu güruhun daha önce de 1 Mayıs’taki saldırılarına tanık olmuştuk.

    Başka bir ülkede yaşamalarına rağmen, ırkçı zihniyetleri ile demokratik kurumlara saldırmayı planlayan bu güruhu polisin izlemesi de şaşırtmadı.

    Başta DİDF olmak üzere, buradaki demokratik kurumlara yapılan bu saldırıyı, tıpkı George Floyd’ın öldürülmesinden sonra halkların sokağa çıkarak, ırkçılığı besleyen bu sistemden hesap sormaya yöneldiği gibi, Avusturyalı anti-faşistler ve Viyana halkı ile birlikte faşistlerden bu saldırının hesabı sorulacaktır.

    Londra’da Türk ve Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) olarak, bu saldırıyı kınıyor, ırkçı-faşist saldırganlara karşı omuz omuza olduğumuzu ilan ediyoruz.”

     

  • Londra’da en sıcak yaz: Salgına rağmen düzenlenen sokak partilerine müdahale eden 150 polis yaralandı

    Londra’da en sıcak yaz: Salgına rağmen düzenlenen sokak partilerine müdahale eden 150 polis yaralandı

    Britanya başkentinde Koronavirüs önlemlerinin gevşetilmesiyle birlikte sokak partileri furyası patlak verdi. Yasadışı partilere müdahale eden polisler saldırıya uğrarken üç haftada yaklaşık 150 memurun yaralanması, olaylı bir yaz geçirileceğine dair alarm zillerini çaldırdı.

    Britanya’da Koronavirüs önlemleri gevşetilirken, başkentte kalan önlemlerin hiçe sayılmasıyla sokak partisi düzenlenmesi furyasıyla polis baş edemiyor.

    Londra’da polisin üst üste iki gece müdahale ettiği yasa dışı partilerde saldırıya uğraması ve çok sayıda memurun yaralanması, olaylı bir yaz geçirileceğine dair alarm zillerini çaldırdı.

    Sputnik’in aktardığına göre Londra Emniyet Müdürü Cressida Dick, bugün yaptığı açıklamada, polise tümüyle kabul edilemez saldırıların sonuçlarının olacağını söyledi.

    Polisin başkentte ruhsatsız müzikli eğlenceleri takibe aldığını ve bazılarını daha başlamadan kapattığını aktaran kadın emniyet müdürü, son olarak Notting Hill ve Brixton’da şiddetin patlak verdiğini, polise sert cisimler atıldığını ve başka saldırganlıklar düzenlendiğini, polis araçlarının devrildiğini anlattı.

    Bunların tümüyle kabul edilemez olduğunu dile getiren Dick, bu saldırıların sonuçları olacağını ve saldırganları yakalamak için çok geniş çaplı soruşturma başlattıklarını duyurdu.

    Dışarıda en fazla 6 kişinin toplanmasına izin varken, Londra geceleri onlarca kişinin katıldığı sokak partileriyle sallanıyor.

    Son olarak Brixton’da 22 polis memuru yaralanırken, emniyet müdürü son üç haftaki şiddet olaylarında 140 memurun yaralandığını belirtti.

    ABD’den Britanya’ya sıçrayan ırkçılık karşıtı George Floyd protestolarının bazısında da arbede çıkmıştı.

    “Hava sıcak, bazıları çok fazla içiyor, bazısı kızgın ve saldırgan, bazısı da şiddet yaratmak istiyor” diyen Dick, çok sayıda kişinin sağlık düzenlemelerini hiçe sayıp hem kendi sağlıklarını hem de ailelerinin sağlıklarını umursamadığını vurguladı. Semt sakinlerinin de sokak partilerinden ve çıkan olaylardan nefret ettiğini sözlerine ekledi.

    Yüksek rütbeli olmayan polis memurlarını temsil eden Polis Federasyonu, daha önce sokağa çıkma yasaklarının insanlar üzerinde yarattığı baskısıyla düdüklü tencere benzeri durumun oluştuğunu ve havalar düzeldiğinde nizamı bozan olaylar yaşanacağı uyarısını yapmıştı.

    İktidardaki Muhafazakar Parti’nin belediye başkanı adayı Shaun Bailey de Londra’yı korkunç bir yazın beklediğine dair endişelerini dile getirdi.

    Londra sakinleri de özellikle kalan önlemlerin de kalkacağı 4 Temmuz’da ve sonrasında aşırı alkollü sokak olaylarının patlak vereceğine dair endişeli bekleyişe geçti.

  • GIK-DER 12. Kültür ve Sanat Online Festivali

    GIK-DER 12. Kültür ve Sanat Online Festivali

    İngiltere’de çalışmalarını sürdüren Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der) her yıl geleneksel olarak Irkçılık ve Faşizme karşı gerçekleştirdiği ‘Açık Hava Park Festivali’ni bu yıl pandemiden kaynaklı online olarak gerçekleştiriyor.

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der), festivali Amerika’da polis şiddeti sonucu yaşamını yitiren George Floyd şahsında tüm nefes alamayanlara atfederek, ırkçılığa karşı gerçekleştirdiğini duyurdu. Gik-Der, festival vesilesi ile aylardır evde kalan ve derin izolasyon yaşayan Turkiyeli toplumun yeniden moral depolamasını ve onları sevdikleri sanatçı ve yazarlar ile buluşturmayı amaçlıyor.

    12. Kültür ve Sanat Online Festivali, GİK-DER’in bütün sosyal medya platformlarında canlı yayınlanacak. Programı derneğin sosyal medya hesaplarından takip edebilirsiniz.

    GIKDER Facebook: https://bit.ly/2U2VAeM

    GIKDER Youtube: https://bit.ly/2XUq2sp

    GIKDER Instagram: https://bit.ly/3ePpniH

     

    Festivalimize Konuk Olan Müzisyenler:

    İlkay Akkaya, Erdal Erzincan, Pınar Aydınlar, Lawje, Vardiya, İbrahim Kırılmaz & Canan Sağar, Suna Alan

    Diğer Katılımcılar:

    Can Dündar, Ercan Kesal, Steve Sweney, Barbaros Şansal, Sedat Şenoğlu, Alp Altınörs, Murat Çepni, Prof. Dr. Sinan Özbek, Öztürk Türkdoğan, Feryal Clark, Nesil Çalışkan, İsrafil Erbil, AVEG- KON, GİKDER