Category: slıder

  • Genel Seçimler Hakkında Bilmeniz Gerekenler

    Genel Seçimler Hakkında Bilmeniz Gerekenler

    Birleşik Krallık tarihinin en önemli seçimlerinden birisi olarak kabul edilen parlamento seçimlerine bir aydan az bir süre kaldı. Geçtiğimiz Perşembe günü Birleşik Krallık genelinde yapılan yerel seçimlerde Muhafazakar Partinin önemli bir çıkış yaparak bir çok bölgede oylarını artırması 8 Haziran’da yapılacak genel seçimlerin de önemli bir göstergesi. Avrupa Birliği referandumunda Brexit’in başını çeken ve ırkçı politikalarıyla bilinen UKİP elindeki 145 sandalyenin tümünü Muhafazakar Partiye kaptırırken, İşçi Partisi de 382 sandalye kaybetti.

     

    Partiler Brexit konusunda nerde duruyor?

    Yapılan son anketler Muhafazakarlar %38, İşçi Partisi %27, Liberal Demokratlar da %18’i gösteriyor. Tüm partilerin seçim kampanyalarının merkezinde Brexit bulunuyor. İşçi Partisi ile Muhafazakar Parti AB’den çıkış konusunda hem fikir, ancak Brexit sürecindeki yol haritası konusunda farklı fikirdeler. Diğer yandan Liberal Demokrat, Yeşiller ve İskoç Ulusal Parti AB’de kalma yönünde seçim kampanyası yürütüyor.

    Corbyn: İşimin başındayım, bir yere gitmiyorum

    Birçok kesimin saldırı hedefi olan ana muhalefet partisi genel başkanı Jeremy Corbyn kendisine başkanlığı bırakma çağrılarına net yanıt verdi: ‘Ben partinin genel başkanlığına seçildim ve genel başkan olarak kalacağım.’ Corbyn Brexit konusunda da;‘Bu seçim Brexit’in kendisi ile alakalı değil. Bu noktası nettir. Soru, nasıl bir Brexit istediğimizdir- Brexit’ten sonra nasıl bir Britanya istediğimizdir?’ dedi.

    İşçi Partisi başkanı Jeremy Corbyn, Muhafazakar Parti Başkanı Theresa May, Liberal Demokrat Parti Başkanı Tim Farron, İskoç Ulusal Parti başkanı Nicola Sturgeon

    Ne oldu?

    2020 yılında yapılması beklenen Birleşik Krallık genel seçimleri başbakan Theresa May’in 18 Nisan’da yaptığı açıklama ile 8 Haziran 2017 tarihinde erken genel seçimin yapılacağını açıkladı.

    Neden erken seçim kararı alındı?

    Başbakan Theresa May, parlamentoda bulunan muhalif partilerin AB’den çıkış sürecini yokuşa süreceğini ve süreci zorlaştıracaklarını gerekçe olarak gösterdi. Haziran 2016’da yapılan referandumda Brexit kararının çıkması eski başbakan David Cameron’un istifasıyla sonuçlanmış, yerine Theresa May seçilmişti. Başbakan May, Avrupa Birliği ile yapılacak Brexit pazarlığında elinin daha güçlü olmasını istiyor.

    Kimler oy kullanabilir, ve son kayıt tarihi ne zaman?

    Genel seçimlerin yapılacağı 8 Haziran itibariyle 18 yaşını doldurmuş her Birleşik Krallık vatandaşı oy kullanabilecek. Oy kullanma hakkını elde etmek için en geç 22 Mayıs 2017 tarihine kadar Seçim Kurulu (Electoral Commission) web sitesinden kayıt yapmaları gerekir.

    Şuan parlamentodaki durum nedir?

    650 sandalyeli avam kamarasında şuanda Muhafazakar Parti’nin 330, İşçi Partisi’nin 229, İskoç Ulusal Partisi’nin 54, Liberal Demokratların 9, Galler Partisi 3, Yeşillerin de 1 milletvekili bulunuyor.

    Yerel seçimlerde ne oldu?

    4 Mayıs Perşembe günü Birleşik Krallık genelindeki 88 merkezde yapılan yerel seçimlerde Muhafazakar Parti’nin oylarında ciddi bir artış yaşanmıştı. Muhafazakar Parti 11 yeni belediye ve 563 tane yeni kazandı. Göçmen karşıtı politikalarıyla öne çıkan UKIP partisi elindeki 145 sandalyenin hepsini Muhafazakar Parti’ye kaptırmıştı. Genel seçimler öncesi İşçi Partisi için büyük bir sınav anlamına da gelen yerel seçimlerde elinde bulundurduğu 7 belediye başkanlığını ve 382 meclis üyeliğini kaybetmesinin yanında 40 yıldır iktidar olduğu İskoçya’nın Glasgow kentinde de çoğunluğu yitirdi.

    Parti adayları ve seçim bildirgeleri ne zaman açıklanacak?

    Şimdiye kadar hiçbir parti seçim bildirgesini açıklamadı. 15 Mayıs’ta partilerin seçim bildirgelerini açıklamaları bekleniyor. Seçim bölgelerinde yarışacak milletvekili adaylarının çoğu belirlenmesine rağmen halen partiler resmi listelerini yayınlamadı. Partilerin 11 Mayıs’ta aday listelerini resmi olarak açıklamaları bekleniyor. Toplumumuzun yoğunluklu olarak yaşadıkları bölgeler olan Kuzey Londra’da mevcut milletvekillerin hepsi tekrardan aday.

     

     

     

  • İran’ın Londra Büyükelçiliği Önünde Protesto Eylemi

    İran’ın Londra Büyükelçiliği Önünde Protesto Eylemi

    İran rejimi tarafından 9 Mayıs 2010 yılında idam edilen Kürt tutsaklar için İran’ın Londra büyükelçiliği önünde bir protesto eylemi düzenlendi. PJAK (Kürdistan Özgür Yaşam Partisi) tarafından organize edilen eyleme çok sayıda Kürdistanlı katıldı.

     

    Üçü öğretmen beş Kürdün İran rejimi tarafından idam edilişlerinin yedinci yıldönümünde İran’ın Londra büyükelçiliği önünde bir protesto eylemdi düzenlendi. İran rejimi 9 Mayıs 2010’da Kürt öğretmenler Ferzad Kemanger, Ferhad Wekili, Eli Heyderiyan ile kadın aktivist Şirin Elem Hulu ve Mehdi İslamiyan’ın toplu bir şekilde idam etmişti.

    PJAK tarafından Salı günü organize edilen eylemlerde idam edilen Kürt tutsakların fotoğrafları kaldırılırken, sık sık İran rejimi karşıtı sloganlar atıldı. Grup adına yapılan konuşmalarda İran rejiminin Kürt halkına yönelik baskı ve saldırıları protesto edildi.

    Ne Olmuştu?

    Şirin Elem Hulu 28 yaşındaydı. 2007 yılında PJAK militanı Hasan Hikmet Demir’in işkence edildikten sonra yaralı bir şekilde idam edilmesi ardından Tahran’da tutuklandı ve idam cezasına çarptırıldı. Şirin idamından birkaç gün önce yazdığı mektupta şunları söylüyor: “Bu gün 2 Mayis 2010 beni tekrar sorguya aldılar. Sorgulayanlardan biri bana, “seni geçen yıl bırakacaktık ama ailen bizimle işbirliği yapmadı” dedi. Yani ben rehin tutuluyorum ve istediklerini alıncaya kadar da beni bırakmayacaklar. Bu su anlama geliyor ya mahkûm olarak tutacaklar ya da asarak yok edecekler ama sonuçta beni asla bırakmayacaklar.”

     

    Üçü de öğretmen olan Ferzad Kemanger, Ferhad Wekili ve Eli Heyderiyan 2006’da birlikte tutuklandılar. Kemanger Kürdistan Öğretmenler Derneği iletişim sorumlusuydu. 2008’de yedi dakika süren bir duruşmada idam cezası aldılar. 33 yaşındaki Kemanger, Tahran’daki hücresinde idamı beklerken yazdığı mektupla organlarını bağışlayarak, “Kalbimin bir başka göğüste atmasına izin verin” demişti.

     

    Uluslararası kuruluşların tüm çağrılarına rağmen her beş Kürt tutsak ta 9 Mayıs 2010 yılında idam edilmişlerdi.

  • Emekçiler 1 Mayıs’ta Alanlardaydı

    Emekçiler 1 Mayıs’ta Alanlardaydı

    1 Mayıs dünya emekçiler günü başkent Londra’da düzenlenen bir yürüyüş ile kutlandı. Binlerce kişinin katıldığı yürüyüşün ardından Trafalgar meydanında bir miting düzenlendi.

    Erem Kansoy

    Her yıl olduğu gibi 1 Mayıs yine Londra’da da kitlesel bir yürüyüş ile karşılandı. Karl Marx’ın kütüphanesinin bulunduğu Clerkenwell Green bölgesinde başlayan büyük yürüyüş ünlü Trafalgar meydanında bir miting ile son buldu.

    Onlarca, kurum, kuruluş, sendika ve örgütün katılımıyla gerçekleşen yürüyüşte ‘öğrenciler, işçiler ve emekçiler, birlik olup mücadele vermeli’ sloganları atıldı.

    Londra’daki yürüyüşe Kürtler öncülük etti. Kortejin en önünde Alevi kurumlarının pankart ve dövizleri ile Kürt Halk Meclisi bileşenleri pankartlarıyla yer aldı, ayrıca Ciwanen Azad gençliği de kortejin ön saflarında yerini aldı.

    Trafalgar meydanında yapılan konuşmalarda ise, İşçi Partisi’nin Gölge Maliye Bakanı John McDonnell büyük alkış topladı. McDonell konuşmasında ayrıca İşçi Partisi Lideri Jeremy Corbyn’den gelen mesajı da okudu. McDonell konuşmasında, İşçi ve emekçiler öğrenciler birlik olup faşizme karşı savaşmalı’ mesajı verdi.

    Ayrıca alanda İngiltere Alevi Federasyonu Başkanı İsrafil Erbil’de bir konuşma yaparak kitleye seslendi, Erbil ise, “Erdoğan hükümeti, işverenlerin ihmali nedeniyle yüzlerce ölümden kaçınmak için işyeri güvenliği gereğini görmezden geldi ve bunun yerine kadınların ve çocukların tecavüzünü yasalaştıran kararnamelere konsantre olmayı seçti! Bütün bunlar halkın birliğini bozmak için yapılmaktadır. Sessiz kalmayı reddettik! Halkın birliğini bozmayı reddettik. Mücadelemize devam edeceğiz, baskıcı tutumlar bizi yıldıramaz, işçi sınıfı ve tüm ezilen halkların mücadelesini selamlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

  • Daiş’e Karşı Rojava’da Savaştıktan Sonra Ülkeye Dönen İngiliz’e Dava Açıldı

    Daiş’e Karşı Rojava’da Savaştıktan Sonra Ülkeye Dönen İngiliz’e Dava Açıldı

    Rojava’da DAİŞ’e karşı bir süre savaştıktan sonra İngiltere’ye dönen İngiliz YPG’li Josh Walker’a dava açıldı.

     

    Üniversite öğrencisi 28 yaşındaki Josh Walker bir süre önce Rojava’ya gitmiş ve gönüllü savaşçı olarak yedi ay orada kalmıştı. İngiltere’ye dönüşünde havalanında gözaltına alınan ve serbest bırakılan Walker, Cuma günü Westminster Magistrates Mahkemesinde duruşması görüldü. Mahkeme davanın içeriği ile ilgili yayın yasağı koyarken, mahkemeyi de 19 Mayıs’a erteledi.

    Duruşmanın yapıldığı Westminster Magistrates Mahkemesi önünde Kürdistan Solidarity Campaign (Kürdistan Dayanışma Kampanyası) üyesi bir grup Walker’a dest eylemi yaptı. Grup Walker’ın yargılanmasını eleştiren pankartlar açarak tepkilerini dile getirdiler.

    Josh Walker’a destek için bir grup mahkeme önünde eylem yaptı
  • Roj Kadın Meclisi 11. Kongresi Yapıldı

    Roj Kadın Meclisi 11. Kongresi Yapıldı

    Londra’da aktif olan Roj Kadın Meclisi 11. Olağan Kongresi’ni geçtiğimiz hafta gerçekleştirdi.

     

    İngiltere’nin başkenti Londra’da çalışmalarını uzun yıllardır sürdüren Roj Kadın Meclisi 11. Olağan kongresini kitlesel katılım ile gerçekleştirdi. Yeni dönemde 45 kişilik aktif Kadın Meclisi oluşturuldu.

    Saygı duruşu ile başlayan kongreye İngiliz İşçi Partisi Milletvekili Kate Osamar’da destek verdi. Osamar kongrede kısa bir konuşma yaparak kongreyi selamlayarak, “İngiltere’de yaşayan Kürt kadınlarının aktifliği ve çalışmalarına hayranız” ifadelerine yer verdi.

    Yapılan konuşmalar ve okunan faaliyet raporlarından sonra yapılan seçimlerde 45 kişiden oluşan yeni dönem kadın meclisi oluşturuldu.

  • TSK Saldırıları Londra’da Kınandı

    TSK Saldırıları Londra’da Kınandı

    Türk Silahlı Kuvvetlerinin Rojava ve Şengal’e yönelik hava saldırıları İngiltere’nin birçok kentinde protesto edildi. Başkent Londra, Hull ve Nottingham’da gerçekleştirilen eylemlerde saldırılar kınandı.

     

    Türk Silahlı Kuvvetleri 25 Nisan sabahı Rojava’nın Derik kenti yakınlarındaki Qereçok dağında bulunan YPG merkezleri ve Şengal’e dönük gerçekleştirdiği hava saldırılarında 20 YPG savaşçısı ve 5 Peşmerge ile bir sivil yaşamını yitirmişti. Dünyanın birçok merkezinde protestolar devam ederken bugün İngiltere’nin Londra, Hull ve Nottingham kentlerinde de protesto eylemleri düzenlendi.

    Başkent Londra’da bulunan Türk büyükelçiliği önünde bir araya gelen Kürdistanlılar ve dostları Rojava ve Şengal’e dönük saldırıları kınadı. Öğlen saatlerinde Türk elçiliği binası önünde biraraya gelen grup Türk devletinin saldırılarını sert bir şekilde protesto etti. Güney Kürdistanlı partilerden Goran hareketi ve YNK üyelerinin de katıldığı eyleme Demokrasi için hayır platformu üyeleri de destek verdi.

    https://youtu.be/lzYNY7kyPLA

    SALDIRIDA 20 YPG’Lİ VE 5 PEŞMERGE HAYATINI KAYBETMİŞTİ

    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Rojava’nın Derik kentinin Karaçok Merkezi’ne yönelik düzenlediği hava harekatına ilişkin YPG tarafından yapılan açıklamada YPG Komuta merkezlerine yapılan saldırıda 20 YPG’linin hayatını kaybettiğini, 3’ü ağır 18 YPG’linin de yaralandığı duyurulmuştu.

    YBŞ/YJŞ tarafından yapılan açıklamada da Şengal’e yönelik bombardımanda 1 sivilin yaşamını yitirdiğini, 2 YBŞ’linin hafif yaralandığı belirtildi. Şengal de ayrıca 5 peşmerge hayatını kaybetmişti.

    Londra
    Londra
    Londra
    Cambridge
    Hull
    Nottingham
  • KCK’den Açlık Grevi Açıklaması: Bırakılmasını İstiyoruz

    KCK’den Açlık Grevi Açıklaması: Bırakılmasını İstiyoruz

    KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ve Kürdistan’da 63 gündür devam eden açlık grevlerinin bırakılmasını istedi.

     

    KCK: Tutsaklar eylemleriyle AKP-MHP faşizmine karşı yürütülen demokrasi mücadelesini de güçlendirmişlerdir. Bu açıdan bu direnişin daha fazla uzatılmasına gerek kalmamıştır.

    KCK: Tutsaklar eylemleriyle AKP-MHP faşizmine karşı yürütülen demokrasi mücadelesini de güçlendirmişlerdir. Bu açıdan bu direnişin daha fazla uzatılmasına gerek kalmamıştır. Bizler de halkımız da gündemleşen konuların takip edilmesi ve bu yönlü mücadelenin başka yol ve yöntemlerle verileceği inancıyla süresiz dönüşümsüz açlık grevinin bırakılmasını istiyoruz.

    Yazılı bir açıklama yapan KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı zindanlardaki tutsakların 63 gündür ölüm orucu olan süresiz-dönüşümsüz açlık grevinde olduğunu belirtti.

    Tutsakların Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin, Kürt halkı üzerindeki faşist saldırıların, siyasi soykırım operasyonları ve zindanlardaki baskıların durdurulması için direnişe geçtiğini kaydeden KCK Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı şunları vurguladı: “300 civarındaki arkadaş ölüm orucunu sürdürürken, binlerce tutsak da dönüşümlü açlık grevi yürütmektedirler.

    Tutsakların bu düzeyde kapsamlı direniş içine girmek durumunda kalmaları, AKP-MHP faşist iktidarının Kürt düşmanlığını İmralı başta olmak üzere zindanlardaki uygulamalarıyla daha katmerli hale getirilmesi sonucudur. Tutsaklar halkımız üzerinde baskıların yoğunlaştırıldığı her dönemde olduğu gibi bugünkü baskılar karşısında da sessiz kalmamışlardır. Ömürlerini özgürlük mücadelesine verdikleri gibi, baskılar karşısında da ölümüne direnerek devrimci iradelerini ortaya koymuşlardır. Halkımız da her zaman olduğu gibi devrimci evlatlarının yanında yer almış, bu direnişi desteklemiştir.

    Tutsakların direnişi, halkın ve demokrasi güçlerinin desteğiyle devrimci tutsakların direniş gerekçesi olan İmralı’daki tecrit, cezaevindeki baskılar, demokratik siyasete yönelik siyasi soykırım saldırılar ve halk üzerindeki faşist saldırılar gerektiği kadar gündemleşmiş ve amacına ulaşmıştır. Bu eylemleriyle AKP-MHP faşizmine karşı yürütülen demokrasi mücadelesini de güçlendirmişlerdir. Bu açıdan bu direnişin daha fazla uzatılmasına gerek kalmamıştır. Bizler de halkımız da gündemleşen konuların takip edilmesi ve bu yönlü mücadelenin başka yol ve yöntemlerle verileceği inancıyla süresiz dönüşümsüz açlık grevinin bırakılmasını istiyoruz. Direnişçilerin talepleri artık Özgürlük Hareketimizin, halkımızın ve kamuoyunun talepleri haline gelmiştir. Başta İmralı olmak üzere tüm zindanlardaki baskıların ortadan kalkması konusunda üzerimize düşün sorumluluk bundan sonra daha duyarlı biçimde yerine getirilecektir.

    İmralı ve zindandaki uygulamalar, halkımız ve demokratik siyaset üzerindeki baskılar bu direnişle daha fazla gündeme girmiş ve kamuoyuna mal olmuştur. Halkımız da demokratik kamuoyu da bizler de bundan sonra zindan direnişçilerinin gündemleştirdiği konuları takip edeceğiz ve bu yönlü gereken çaba içinde olacağız. Bu çerçevede halkımız ve demokratik güçlerden gelen talepler de dikkate alınarak ölüm sınırına gelen eylemler derhal sonlandırılmalıdır.

    Eğer gündemleşen bu konularda olumlu gelişmeler olmazsa; gerekirse ileride daha planlı ve örgütlü biçimde yeniden eyleme geçmeleri zindan direnişçilerinin iradesinde olan bir konudur. Bu temelde direnişlerini bir daha selamlıyor; amaçlarına ulaştıkları inancıyla eylemlerini bırakma çağrısı yapıyoruz.”

    Kaynak: Fırat Haber Ajansı