Category: slıder

  • Her gün bizde ölüyoruz!

    Her gün bizde ölüyoruz!

    Geçtiğimiz yıl 100’den fazla gazeteci görevi başında katledildi, dünya çapında 348 gazeteci cezaevinde.

    Erem Kansoy

    Avrupa dışındaki ülkelerde basın özgürlüğünden bahsetmek neredeyse mümkün değilken, binlerce gazeteci işsiz, kurumları faşist yönetimlerce kapatılmış veya kıt kanaat geçimini sağlamaya çalışıyor. Darp girişimleri, sosyal medyada küfür ve hakaretler de ne kadar normal karşılansa da, Hayır! Normal değil ve aksine üzerine gidip ses çıkartılmalı. Mesleğine aşık gazeteciler bugün olduğu gibi faydalanılıp bir kenara atılmamalı.

    Her gün okuyucular kendilerine yakın gördükleri haber kaynaklarından çok hızlı şekilde habere erişmeye devam ederken, biz habercilerin yaşantısı ve ölüm ile yüzleşmesini kaçımız sorguluyoruz?

    Evet, gazetecilik yorucu bir meslek, işe başlama saatiniz vardır ama çıkış saatiniz belli değildir. Salonların yerine, sokakları tercih edersiniz çoğu zaman… Yeri gelir bir feryadın, yeri gelir bir acının içinde bulursunuz kendinizi… Bazen de içiniz kan ağlarken, cebinizde beş kuruş yokken; şen kahkahaların atıldığı bir zevk masasının halini ölümsüzleştirirsiniz objektifinizde. Annenizi, babanızı, eşinizi hatta çocuğunuzu saatlerce bekletirsiniz ama habere yetişmek veya haberi yetiştirmek için yeri gelir tüm zaman limitlerini zorlarsınız. Aşkla koşmazsanız haberin peşinden çabuk yorulursunuz. İçinizde aşk yoksa yapamazsınız bu işi… Öyle ki tüm bunların karşılığı ölüm, baskı, tehdit ve geçim mücadelesi olmamalıydı gazetecilerin.

    2016’da her 4 günde 1 gazeteci öldü!

    Birleşmiş Milletler’in dünyadaki basın özgürlüğü ile ilgili araştırmaları da bünyesinde yürüten UNESCO, geçtiğimiz günlerde kendi haber sitelerinde yayınladığı bir makaleye göre, geçtiğimiz yıl içerisinde ortalama 4 günde 1 gazeteci görevi başında yaşamını yitirdi. 2016’da UNESCO’ya göre görevi başında ölen gazeteci sayısı 101 fakat bunlar sadece bilinenler.

    Yayınlanan verilere göre ölen gazeteciler, Ortadoğu’da Arap Emirlikleri, Suriye, Irak, ve Yemen ayrıca Latin Amerika ve Karibeanlar’da çoğunlukta yaşamını yitirdi. Makalede yer alan bir diğer bilgi ise her ölümün ardından UNESCO Direktörü Irına Bokova olayının yaşandığı yerlerdeki otoriteleri özellikle arayıp ölümlerin aydınlatılmasını istemiş. Makalede ayrıca hem sorunlu hemde sorunlu olmayan bölgelerde çalışma yürüten gazetecilerin sağlık ve güvenliği ile alakalı bir de protokol oluşturulacağı bilgisi yer aldı. Uluslararası Haber Güvenliği Enstitüsü’ne göre ise 2015 yılında 115 gazeteci

    katledilirken, 2016 yılında ise Kolombiya, Meksika, Afganistan, Irak ve Rusya bölgelerinde en çok gazeteci ölümünün yaşandığı belirtiliyor.

    Öldürülen yerel gazetecilerin sayısı net olarak belirlenemezken, birçok gazetecinin öldürülmeden önce hem kendisinin hem de ailesinin tehdit aldığı ve saldırılara uğradığı da biliniyor.

    Gazeteciler için; Türkiye eşittir hapishane!

    Türkiye’de içi boş bir takım siyasetçiler halen rahatça ‘basınımız özgür’diye yalanlar söylemeyi becerebiliyor. Hem Türkiye hem de Avrupa’da onlarca gazeteciyi hapse atan, katleden, işsiz bırakan, darp eden Türki zihniyetten aksini söylemesi beklenemezdi zaten. Öte yandan uluslararası basın örgütleri ve kurumlar ise Türkiyede gazetecilere yönelik barbar tutum karşısında şok içerisindeler.

    İnsan Hakları İzleme Örgütü’nün (HRW), Sınır Tanımayan Gazeteciler (RWB) ve Gazetecileri Koruma Komitesi’ne göre dünyada en çok gazetecinin hapiste olduğu ülke 2 yıl sonraki araştırmalar neticesinde yine Türkiye. Dünya Basın Özgürlüğü raporunda iki sıra daha gerileyen Türkiye, 180 ülke arasında 151’inci sırada. Önünde Tacikistan, arkasında Demokratik Kongo Cumhuriyeti var. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin (TGC) raporları ile rakamsal olarak örtüşen uluslararası kurumların raporlarında da belirtildiği üzere, Türkiye’de 148 gazeteci cezaevinde, 170’e yakın medya organı kapatıldı. Yaklaşık 2 bin 500 medya çalışanı ve rakam net olmamasıyla beraber 10 bine yakın tahmin edilen gazeteci ise işsiz. Yargı önündeki, darp edilen, ekstra işlerde çalışıp geçimini sağlamaya çalışan, tehdit ve baskı altındaki gazeteci sayısını kestirmek ise neredeyse imkansız.

    İngiltere ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden Türkiye’ye hassasiyet

    Özellikle Türkiye’deki gazeteci meslektaşları ve dava arkadaşlarını yalnız bırakmayarak yurt dışında yürüttükleri bilgilendirme toplantıları ve çalışmalar ile yabancı gazetecilerin Türkiye’yi de değerlendirmeleri sağlandı.

    İngiltere üzerinden, Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International), Avrupa Yazarlar Birliği (European PEN), Uluslararası Gazeteciler Birliği (IFJ), İngiltere Ulusal Gazeteciler Birliği (NUJ) geçtiğimiz yıldan bu yana Türkiye’deki gazeteciler ve yüzleştikleri katliamlar, tutuklamalar ile alakalı sayısız açıklamalar yapmıştı. Yine İngiltere’de oluşurulan yabancı gazeteci heyetleri de hem Kürdistan hem de Türkiye’ye gönderilmiş ve gazetecilerin yaşadığı zulüm yerinde incelenmişti.

    Alman Gazeteciler Birliği BM’ye kadar gitti

    Alman Gazeteciler Birliği (DJV) ise, BM yeni genel sekreteri Antonia Guterres’ten, savaş ve kriz bölgelerinde bulunan gazetecilerin daha etkili bir şekilde korunmasını talep etti.

     

  • AB’den Kıbrıs’a 3.1 Milyar Euro kaynak

    AB’den Kıbrıs’a 3.1 Milyar Euro kaynak

    Cenevre’de düzenlenen görüşmelerin ardından hem Kıbrıs Türk ve Rum hem de AB yetkilileri ile garantör ülkelerlerden açıklamalar gelmeye başladı.

    Haber: Erem Kansoy

    Kıbrıslı liderler, garantör devletler ve Avrupa Birliği’nin katılımıyla BM himayesinde Perşembe günü Cenevre’de düzenlenen uluslararası konferanstan sonuç çıkmadı. Kıbrıslı Türk ve Rum liderler Mustafa Akıncı ve Nikos Anastasiades’in görüşmeye başlamasıyla beraber hakim olmaya başlayan ümitli ve olumlu hava yerini tekrardan endişeli bir bekleyişe bıraktı. Şimdi gözler 18 Ocak’ta yapılacak ikinci turda.

    Çözüm olması halinde AB’den 3.1 Milyar Euro destek

    Cenevre görüşmelerinin ardından taraflardan açıklamalar ard arda gelmeye devam ederken AB komisyonuda Kıbrıs’ta çözüm sağlanması halinde 3.1 Milyar Euro’luk maddi destek sağlanacağı duyuruldu.

    AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker, Cenevre’nin son konferansında yaptığı açıklamada, Kıbrs’ta çözüme varıldığı anda çok yönlü kullanılabilecek 3.1 Milyar Euro’luk maddi kaynağın hazır bulunduğunu vurguladı. Juncke ayrıca maddi kaynağın Multiannual Financial Framework tarafından sağlandığınıda söyledi.

    Kıbrıs adasının şuanda %37 Türkiye işkali alında sayılıyor. Kıbrıs Türk ve Rum Liderleri Anastasiades ve Akıncı geçtiğimiz yılın Mayıs ayından buyana Birleşmiş Milletler kapsamında adada çözüm aramak üzere görüşmelere devam ediyor. photo: UN Cyprus Talks Facebook Page Jean-Marc Ferré

     

    AB’den Kıbrıs’a 3.1 Milyar Euro kaynak 1

     

  • YPG Saflarında Savaşan İngiliz Yaşamını Yitirdi

    YPG Saflarında Savaşan İngiliz Yaşamını Yitirdi

    Rojava’da YPG saflarında savaşan İngiliz savaşçı Ryan Lock, devam eden Fırat’ın Gazabı operasyonunda yaşamını yitirdi. 21 Aralık’ta yaşamını yitiren Lock, Rojava’da yaşamını yitiren üçüncü İngiliz vatandaşı oldu.

     

    İngiltere’nin West Sussex bölgesinde bulunan Chichester kentinden olan Berxwedan Givara kod adlı Ryan Lock 21 Aralık’ta Raqqa yakınlarında Daişli çeteler ile çıkan çatışmada yaşamını yitirdi.

    ‘Altın Bir Kalbi Vardı’

    Ryan Lock’un babası Jon Lock yayınladığı mesajda; ‘Ryan herkese yardımcı olmak için her şeyi yapabilecek çok yardımsever ve seven bir çocuktu. Altın bir kalbi vardı.’ dedi.

    20 yaşındaki Ryan Lock (Berxwedan Givara) geçtiğimiz Ağustos ayında İngiltere’den Rojava’ya giderek YPG-Halkın Savunma Birliklerine katılmıştı. Lock, 31 Ağustos’ta facebook hesabında yaptığı paylaşımda; ‘Rojava’ya gidiyorum. Türkiye’ye gideceğim diye yalan söyledim. Kimseye anlatamadığım için özür dilerim. Hepinizi çok seviyorum. Altı ay sonra geri döneceğim.’ diye yazmıştı.

    ‘Kıtaları Aşıp Mücadeleye Katıldı’ 

    Ryan Lock’un şehadeti ile ilgili YPG adına yayınlanan bildiride, aileye baş sağlığı dilendi. Yayınlanan bildiride şunlar belirtildi; ‘Ryan, Daiş terörünün Rojava ve Kürdistan için oluşturduğu risk ve tehlikelere karşı savaşan YPG güçlerimiz ile birlikte aktif olarak yer alıyordu. 21 Aralık gecesinin karanlık saatlerinde cesur yoldaşımız Ryan’ı dört yoldaşımızla birlikte Jaber köyü yakınında kaybettik. Ryan, genç savaşçılarımız için örnek teşkil eden bir savaşçı kişiliğine sahipti. O halkımız ve insanlık için kıtaları aşıp gelerek mücadeleye katıldı.’

    ‘Lanet Olsun Türk Devletine’

    24 Kasım’da Türk ordusunun YPG mevzilerine yönelik gerçekleştirdiği hava saldırılarında Ryan Lock ta yaralanmış, tedavisi tamamlandıktan sonra tekrar cepheye geri dönmüştü. Türk ordusunun hava saldırısında Alman Anton Leschek, Amerikalı Michael İsrael ile birlikte 12 YPG savaşçısı yaşamını yitirmişti. Yaşanan saldırıdan sonra Ryan Lock facebook hesabından yüzünde yaralar olan fotoğrafı ile birlikte; ‘Daiş’in elinden bir köyü daha alırken Türk jetleri tarafından saldırıya uğradık. Anton ve Michael yoldaşlarım yaşamını yitirdi. Erdoğan’a ve Türk devletine lanet olsun.’ şeklinde paylaşımda bulunmuştu.

    Berxwedan Givara kod adlı Ryan Lock, YPG saflarında savaşırken yaşamını yitiren üçüncü savaşçı oldu.

    25 yaşındaki Konstandinos Erik Scurfield, 2 Mart 2015’te Tel Hamis yakınlarında yaşamını yitirmişti.

    22 yaşındaki Dean Evans, ise 21 Temmuz 2016’da Minbic’te yaşamını yitirmişti.

    Kaynak: Guardian

    ryan-lock-1
    Ryan Lock (Berxwedan Givara)
    ryan-lock2
    Ryan Lock (Berxwedan Givara)
    ryan-lock
    Ryan Lock (Berxwedan Givara)
    ryan-lock-4
    Ryan Lock (Berxwedan Givara)
    ryan-lock3
    Ryan Lock (Berxwedan Givara)
  • İngiliz Polisi Ankara ve Berlin’den sonra alarmda! MET Polisinden açıklama gecikmedi

    İngiliz Polisi Ankara ve Berlin’den sonra alarmda! MET Polisinden açıklama gecikmedi

    Dün yaşanan saldırıların ardından İngiltere’de de olağan üstü  güvenlik önlemleri alınmaya başlandı. Özellikle yeni yıl ve Cristmas dönemine denk gelen saldırılar sonrasında İngiliz polisi başta Londra’nın işlek bölgeleri olmak üzere yurt genelinde görevli polis sayısını artırdı.

    Haber: Erem Kansoy

    MET- Metroolitan Police (İngiliz Polis Teşkilatı) kendi Web siteerinden yaptıkları açıklamada Ankara ve Berlin saldırları ile ilgili ‘hem rutin hem de önlemlerimizi almak adına, yurt dışındaki Ankara ve Berlin’de yaşanan bu saldırıları dikkatlice izleyip kendi planlamamızıda  gözden geçirmekteyiz.’ İfadelerine yer verdi.

    İngiliz polisi ayrıca yeni yıl ve Christmas döneminde sivil halkı daha etkin koruma altına alacak planlamalar yaptığınıda duyurarak, saldırıları ‘şiddetli’ olarak tanımladı. Açıklamada, ‘şiddetli’ saldırılar olarak tanımlanan Ankara ve Berlin’deki saldırılar ile ilgili İngiliz polisi ‘saldırı olasılığı çok yüksek ve şiddetli düzeyde çok farklı yönlerden önlemler alınması gerekiyor buna uzun araçların kullanım alanlarıda dahil.’ Sözleri kullanıldı.

    Önlemler gözle görülür yönde arttı

    Ankara ve Berlin saldırılarının ardından resmi internet sitelerinden konu ile ilgili açıklama yaparak toplumu bilgilendiren İngiliz Polis Teşkilatı Londra’da harekete geçti. Özellikle, turistik ve yenı yıl marketlerinin bulunduğu, Covent Garden, Oxford Curcis, Trafalgar SQ., Picadilly Curcis meydanlarındaki devriye polis sayısının artışı gözlerden kaçmıyor.

    İngiliz polisi ayrıca, Kings Cross, Liverpool Street Station, Euston ve Victoria Tren istasyonlarında da güvenlik görevlilerini artırdı. Fotoğraf Erem Kansoy.

     

  • Putin: Saldırının emrini kim verdi bilmeliyiz!

    Putin: Saldırının emrini kim verdi bilmeliyiz!

    Vladimir Putin’in az önce Moskova’da devlet televizyonlarından, Rusya Türkiye Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov’un katledilmesine ilişkin ilk açıklamasını yaptı. Putin açıklamasında, bu cinayetin bir terör olduğunu ayrıca Suriyedek barış sürecine yönelik bir provokasyon olabileceğinide vurguadı.

    Haber: Erem Kansoy

    Putin’in açıklaması; “Öncelikle ölen yoldaşımızın ailesi ve dostlarına sabırlar diler ve saygılarımı iletirim. Andrey Gennadiyeviç Karlov mükemmel bir diplomattı ve Türkiyede tüm çevreler tarafından saygı duyulan bir kişilikti. Karlov hem Türk devleti hem de diğer politik gruplar ile iyi ilişkiler içerisindeydi ve saygı duyuluyordu.

    Büyükelçi Karlov iyi kalpli bir insandı. Ben şahsen tanıyorum, Türkiyeye son ziyaretimde Karlov hep yanımdaydı. Türkiye Rusya ilişkileri açısından bu cinayet tam bir provokasyon ve algı operasyonudur, ayrıca Suriye’deki barış sürecinide karalamaya yöneliktir, bu barış sureci, Türkiye, Rusya, İran ve Suriye’deki sorunun son bulmasını isteyen diğer ülkeler olarak devam ettiriyoruz.

    Sadece bizler, bu cinayete şiddetli tepkimizi göstermeliyiz ki diğer kriminaller de sıcaklığı hissetsin… Rus istihbaratı hala hazırda geniş çaplı bir operasyon ile soruşturma ve araştırma başlattı.

    Bu cinayeti kim ve neden yaptığını bilmek istiyoruz, saldırının emrini kim verdi bilmeliyiz. Türkiye’den, Türkiye’deki tüm Rus diplomatların güvenliği sağlamalarınından emin olmalıyız.” (photo: rt.com)

  • Rus Büyükelçinin katili çevik kuvvet polisi çıktı!

    Rus Büyükelçinin katili çevik kuvvet polisi çıktı!

    (GÜNCEL) Akşam saatlerinde Ankarada bulunan Çağdaş Sanatlar Merkezi’ndeki bir sergide katledilen, Rusyanın Ankara Büyükelçisi Andrey Gennadiyeviç Karlov ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastahanede hayatnı kaybettiği öğrenildi.

    Haber: Erem Kansoy

    Saldırının ardından sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar ve görüntülerde saldırganın Büyükelçiyi vurmasının ardından dakikalarca “Suriyeyi unutmayın,Halep’i unutmayın, Alla huekber, annelerimiz güvende olmadıkca sizlerde güvenliği tatamayacaksınız, beni burdan ancak ölüm alır” diye bağırarak ayrıca El-Kaide özgü neşitten de bir kısımı dillendilri.

    Öte yandan Rus basınının ünlü kanalı RT ise Ankara’ya yaptığı canlı bağlantılarda da önümüzdeki günlerde gerçekleştirilecek toplantıya ilişkin oldu. Rus basını Türkiye Rusya lişkilerinin sert bir şekilde değişeceğini veya buna ihtimal olduğunu sürekli söylemekten çekinmiyor.

    Saldırgan polis çıktı!

    Rusya’nın Ankara Büyükelçisi’ni öldüren kişinin Ankara Emniyeti’ne bağlı çevik kuvvet polisi Mert Altıntaş olduğu açıklandı.

    Saldırgan Mert Altıntaş
    Saldırgan Mert Altıntaş

     

    Rus Büyükelçisini Ankara Çevik Kuvvet Birimi polisi Mevlüt Mert Altıntaş olduğu ortaya çıktı. Görgü tanıkları da olayın hemen ardından saldırganın sanat merkezine polis kimliği göstererek girdiği ve elçinin koruması gibi davrandığını söylemişti.

    ABD: Saldırıyı kınıyoruz

    Çeşitli basın kanyaklarında ise ABD’nin olayı kınadığı yazıyor. Sıcak dakikalar devam ederken ilk açıklamalardan biri ABD’den geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, “Kaynağı ne olursa olsun, bu şiddet eylemini kınıyoruz” açıklamasında bulundu.

    Rusya’dan da açıklama gecikmedi…

    Kremlin Basın Sözcüsü Dimitri Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Rusya’nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov’un silahlı saldırıya uğraması konusunda bilgilendirildiğini söyledi. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı da Türk yetkililer ile iletişimde olduklarını belirten Rus basın kaynakları, Rusya Dışişleri Bakanlığı Temsilcisi Mariya Zaharova da Ankara’da Rus Büyükelçiye düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili bakanlığın en kısa sürede değerlendirmesini yapacağı bilgiside yer alıyor.

    Provokasyon iddiası

    Rusya Liberal Demokrat Partisi Başkanı Vladimir Jirinovski, saldırıyı Türk-Rus ilişkilerini yeniden zora sokmayı amaçlayan bir provokasyon olarak nitelendirdi.

    Ruslar alarmda!

    Rusya Federal Turizm Ajansı (Rosturizm), Türkiye’de bulunan Rus vatandaşlarına kalabalık noktalardan uzak durma ve zorunlu olmadıkça dışarı çıkmama çağrısı yaptı.

    Rusya: İlişkiler etkilenmeyecek

    Haber ajanslarında sıcağı sıcağına servis edilmeye başlayan bir diğer habere göre ise ,Rus devlet televizyonu Rossiya 24’e konuşan Slutskiy, Moskova ile Ankara arasındaki ilişkilerde yeni bir soğukluk dalgası yaşanmayacağını söyledi. Rusya Federasyon Konseyi Savunma ve Güvenlik Komitesi Başkan Yardımcısı Frants Klintseviç yaptığı açıklamada ‘Türkiye ile Rusya’yı karşı karşıya getirmek istiyorlar’ sözlerinede yer verdi.

    Yaşanan saldırı ile ilgili Türkiye’de ciddi anlamda bilgi kirliliği söz konusudur! yalan yalnış bilgiler sosyal medyada yer alırken eş zamanlı olarakta Türk havuz medyası ve Erdoğan yandaşı basın organları organize çalışmalar yürüterek görevlerini ‘laiki’ ile yapıyorlar…!

    Rus Büyükelçiye düzenlediği silahlı saldırının ardından Polis özel kuvvetlerinin operasyonu ile ‘etkisiz hale’ getirildiği ifade edilen gözü dönmüş katil 1994 Söke doğumlu. Dakikalar geçtikce bilgi ve verilerin netleşiyor ve hazırladığımız haber sıcağı sıcağına başta Rus basınında yapılan ingilizce haber çevirileri ile fotoğraf kaynaklarımızda belirttiğimiz gibidir;

    (Kaynaklar: Sputnik,RT,Raputly,SendikaOrg)

     

  • HDP Grup Başkanvekilinden Sonra Milletvekili Konca da Tutuklandı

    HDP Grup Başkanvekilinden Sonra Milletvekili Konca da Tutuklandı

    HDP Grup Başkanvekili ve Diyarbakır milletvekili Çağlar Demirel’in tutuklanmasından sonra ikinci gez gözaltına alınan HDP Siirt milletvekili Besime Konca da tutuklandı.

     

    Türk devletinin Türkiye genelinde yürüttüğü siyasi soykırım operasyonlarında dünden beri 500’den falz kişi gözaltına alınırken, iki HDP’li milletvekili daha tutuklandı.

    Diyarbakır ve Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen iki ayrı soruşturma kapsamında, haklarında yakalama kararı bulunan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Çağlar Demirel ile Siirt Milletvekili Besime Konca, TBMM’den ayrıldıktan bir süre sonra Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.

    Konca ve Demirel, sağlık kontrolünden geçirildikten sonra emniyete götürüldü.HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel için savcı tutuklama talep etti. Tutuklama talebiyle adliye sevk edilen Demirel tutuklandı.

    HDP’li vekil Konca serbest bırakıldı, ‘İşkence gördüm’ dedi,10 dakika sınra Diyarbakır’da tekrar gözaltına alındı. HDP Siirt Milletvekili Besime Konca da tutuklandı.

    ‘MUTLAKA KAZANACAĞIZ’

    Siirt milletvekili Besime Konca tutuklama talebiyle mahkemeye sevkedildi.  Polisler arasında Sulh Ceza Hakimliği’ne götürülen HDP’li Konca Zafer işareti yaparak, “Serkeftin (Başarılar), mutlaka kazanacağız. Diktatöryalizm demokrasiden korkmasın. Sonuna kadar demokrasi için direneceğiz. Serkeftin ya gelê Kürdistanê ye (Başarılar Kündistan halkınındır).

    8 MİLLETVEKİLİNE ZORLA GETİRİLME KARARI

    Yargılandıkları KCK ana davasında daha önce haklarında çıkarılan mahkemeye zorla getirilme kararı 10 Kasım’da kaldırılan 1i tutuklu 8 HDP’li milletvekili için de zorla mahkemeye getirilme kararı çıkarıldı.

    Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen, KCK ana davasında yargılanan HDP milletvekilleri Osman Baydemir, Dirayet Taşdemir, Çağlar Demirel, Selma Irmak, Ahmet Yıldırım, Besime Konca, Alican Önlü ve Nadir Yıldırım hakkında zorla getirilme kararı çıkarıldı.