Blog

  • İngiltere’de antikor testleri çalışmasında “olumlu gelişmeler var”

    İngiltere’de antikor testleri çalışmasında “olumlu gelişmeler var”

    İngiltere Sağlık Bakanı Müsteşar Yardımcısı Edward Argar, İngiltere’de koronavirüs bulaşıp da iyileşen insanları tespit etmek için gerekli olan antikor testleri üzerinde çalışılmaya devam ettiğini açıkladı:

    “Şu an sonuca ulaşmada belirtiler olumlu, ancak bunun yüzde 100 işe yarayacağını söyleyebilecek noktada değiliz.”

    Talk Radyo’ya konuşan Argar, “Şu an çalışmalarımıza devam ediyoruz. Çok iyi bir ielrleme kaydettik ve bu anlamda çok olumlu haberler göreceğimizi umuyorum” dedi.

    Antikor testlerinde virüs bulaşan ve bağışıklık geliştiren kişiler tespit ediliyor. Böylece bağışıklık kazanan kişilerin belirlenmesi sonrası işe ya da okula geri dönmesi, kısıtlamaların bu kişiler için yumuşatılması söz konusu olabilir.

  • Johnson: İngiliz halkının yaptığı fedakarlığı çöpe atmayı ve ikinci defa zirveyi görme riskini reddediyorum

    Johnson: İngiliz halkının yaptığı fedakarlığı çöpe atmayı ve ikinci defa zirveyi görme riskini reddediyorum

    Koronavirüs sebebiyle hastaneye kaldırılan ve yoğun bakımda üç gün geçiren İngiltere Başbakanı Boris Johnson, bugün göreve döndü.

    Downing Street’teki Başbakanlık Konutu’nun önünde konuşan Johnson, “Enfeksiyonların ikinci defa zirve yapması riskini almayı reddediyorum” dedi.

    Sokağa çıkma kısıtlamalarını “çok hızlı bir şekilde hafifleterek İngilizlerin yaptığı fedakarlıkları çöpe atmayacağını” belirten Jonhson, şunları söyledi:

    “Bunun çok zor olduğunu biliyorum. Ekonominin olabildiğince hızlı şekilde canlanmasını istiyorum. Ancak İngiliz halkının yaptığı fedakarlığı çöpe atmayı ve ikinci defa zirveyi görme riskini reddediyorum.

    “Kısıtlamaların kaldırılması politikası hakkında, ne kadar hızlı ya da yavaş olacağı ya da ne zaman olacağı konusunda bir şey söyleyebilecek durumda değiliz. Hükümet önümüzdeki günlerde bu konuyla ilgili daha fazla şey söyleyebilecek durumda olacak. Bu kararlar olabilecek en şeffaf şekilde alınacak.”

    Virüsün İngiltere’de görülmesinin ardından “sürü bağışıklığı” politikasını benimseyen hükümet, yeterli önlem almadığı ve hastaneler bu sebeple dolduğu için eleştirilmişti. Johnson göreve yeniden başlarken de kısıtlamaların ne zaman kaldırılacağının belirlenmesi baskısı altında.

    Hükümet, yeteri kadar test yapılmadığı konusunda da eleştiriliyor.

    Johnson, göreve döndükten sonra yaptığı ilk açıklamaya İngiliz halkına teşekkür ederek ve “Virüsün her gün yeni bir üzüntüye sebep olduğunu biliyorum” diyerek başladı. “Bunun savaştan beri bu ülkenin karşı karşıya olduğu en büyük zorluk olduğu hâlâ bir gerçek. Ancak ilerleme kaydettiğimiz de bir gerçek” diye devam etti.

    6 Nisan’da hastaneye kaldırılan 55 yaşındaki Johnson, yoğun bakım ünitesinde üç geçirmiş, 12 Nisan’da hastaneden taburcu edilmişti.

    O tarihten bu yana Londra’ya yaklaşık 65 km mesafedeki Chequers Başbakanlık konutunda dinlenen Johnson dün akşam Downing Street’teki Başbakanlık konutuna döndü.

  • 26 Nisan 2020 : Koronavirüs ile igili bugünkü gelişmeler

    26 Nisan 2020 : Koronavirüs ile igili bugünkü gelişmeler

    Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 413 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 20 bin 732’ye ulaştı.

    1. Başbakan Boris Johnson koronavirüs hastalığı sonrası Pazartesi yeniden görevi başına dönecek.
    2. Hükümet danışmanlarından Prof. Neil Ferguson kısmi sokağa çıkma yasağının erken kaldırılması durumunda, yıl sonuna kadar 100 bin kişinin ölebileceği uyarısında bulundu.
    3. Dünyada vaka sayısı 3 milyona yaklaşırken, koronavirüs sebebiyle yaşamını yitirenlerin sayısı 200 bini geçti.
    4. İngiltere tıp çalışmaları eski başkan yardımcısı Sophie Ridge, olası bir korona aşısının ancak önümüzdeki yılın ortasında kullanıma hazır olacağını belirtti.
    5. Oxford Üniversitesinden Prof. Christophe Fraser Britanya’da 6 milyon insanın koronavirüse yakalanmış olabileceğini söyledi.
    6. Sağlık çalışanları mobil ünitelerde askerler tarafından test edilecek.
    7. Londra Polis Teşkilatı hükümeti sokağa çıkma yasağı konusunda halka yanıltıcı bilgiler vermekle suçladı.
    8. Britanya hastanelerinde son 24 saat içinde 413 kişi koronavirüs sebebi ile yaşamını yitirdi. Bugüne kadar Britanya hastanelerinde yaşamını yitirenlerin sayısı 20,732’ye ulaştı.

    GIK-DER Basin Yayin komisyonu tarafindan hazirlanmistir..

  • Partizan devriminde üç dil, üç kadın ve ‘Ciao Bella’

    Partizan devriminde üç dil, üç kadın ve ‘Ciao Bella’

    Faşist Mussolini iktidarının Partizanlar tarafından yıkılışının 75’inci yıl dönümü dolayısıyla Sanatçı Mizgin Tahir, Itziar Ituno ve Erica Boschiero sosyal medya üzerinden bir araya gelerek Ciao Bella’yı seslendirdi.  

    DİREN DİCLE ERDEN

    Faşist Benito Mussolini iktidarının İtalyan partizanlar tarafından yıkıldığı 25 Nisan Kurtuluş Günü dolayısıyla Kürt sanatçı Mizgin Tahir, tüm dünyanın konuştuğu Le Casa De Papel dizisinin aktristlerinden İspanyol sanatçı Itziar Ituno ve İtalyan sanatçı Erica Boschiero, Ciao Bella şarkısını ortak seslendirdi. Kürtçe, İspanyolca ve İtalyanca seslendirdikleri Ciao Bella Projesinin koordinatörlüğünü streeen.org ve globalrights.info yaptı. Yapımın aranjörlüğünü ise Rojavalı sanatçı Mehmud Berazî ve İtalyan Yado Casagrande gerçekleştirdi.
    Hazırlanan klipte, önce Mizgin Tahir ardından Ituno ve Boschiero, şarkının her bir kıtasına ayrı bir ruh katıyor ve 3 dilde ‘direniş’ sesi yankılanıyor. Klipte Mussoloni’ye karşı direnen kadın Partizanlara yer verilirken direnişçi kadınlar ise devrim sırasındaki fotoğrafları ise Rojava’daki kadın direnişçileri anımsattı.

    Üç sanatçının seslendirdiği Ciao Bella şarkısına ve verdikleri mesajlara şu linklerden ulaşabilirsiniz…

     

     

    DİRENİŞ BİZİZ!
    Kadınlar 25 Nisan dolayısı ile birer de direniş mesajı yayınladı.
    Bu arada 25 Nisan Kurtuluş Günü dolayısıyla La Casa de Papel’de müfettiş Raquel Murillo karakterini canlandıran oyuncu Itziar Ituno, bir mesaj yayınlayarak Kürt kadınlarına da atıfta bulundu. Ituno’nun mesajı şöyle:

    Direniş…
    Bask dilinde ‘dayan’ deriz birbirimize.
    Sessizliğe mahkûm edilen, marjinalleştirilen, baskı altına alınanların
    tek hayatta kalma stratejisi direniştir.
    Azınlık dillerinin varlığını sürdürmek adına,
    Baskça konuşmak bir direniştir!
    Baskılardan, cadı avından yılmadan, korkuyu alt ederek devam etmektir direniş.
    Plaza de Mayo Anneleri, Lacandona Ormanları’ndaki Zapatistalar,
    Ayotzinapa’da kaybolan öğrenciler, Altsasu’daki genç insanlar ve aileleri,
    Savaşın dibindeki Kürt kadınları, Aita Mari, Open Arms*** gemisi,
    Ulusal radyolarda asla dinlemediğiniz müzisyenler,
    Televizyonda hiç görmediğiniz oyuncular.
    Tıpkı Galeano’nun söylediği gibi:
    Hiçbir şey olmayan hiç kimseler! İşi çoktan bitirilenler,
    Artık orda olmayanlar ve daha fazlası! Biz! Direniş biziz!”

     

    ‘Direniş yaşamın gayretidir’

    Ünlü Kürt opera sanatçısı Mizgin Tahir de yayınladığı mesajda şunlara yer verdi:
    “Dünyada çok zulüm var ama bir o kadar da buna karşı direniş var. İnsanın içindedir o direniş ruhu. Direniş, sadece bir ülkeyi özgürleştirmek için değildir; bir virüse karşı da olabilir, insanlığı korumak için, aileni korumak için de olur. Direniş yaşamın gayretidir, yaşamı daha da güzelleştirmek içindir.
    Ben de sanatçı olarak yeni bir şarkı yaptığımda yeni bir yaşamı dile getirmek istiyorum. Bunu yaparken de toplumdaki kötülükleri, sistemi eleştirmek isterim. Bunu da kendi sanatımda bir direniş olarak görüyorum. O yüzden herkes yaşam içerisinde mecburdur direnmeye. Yaşamak direnmektir.”

     

     

    BİR PARTİZAN TÜRKÜSÜ BELLA CİAO

    Bella Ciao İtalyancada ‘Elveda güzelim’ anlamı taşımakta ve II. Dünya Savaşı sırasında İtalyan partizanların söylediği bir şarkıdır. Parça Milva’dan Yves Montand’a, KUD Idijoti, Hozan Serhat, Grup Yorum ve Kızıl Ordu Korosu dahil onlarca şarkıcı ve grup tarafından seslendirilmiştir.
    Direnişin bir sembolü haline gelen şarkı, Kısa sürede anarşistleri, komünistleri, sosyalistleri ve diğer anti-faşist grupları bünyesinde toplamış olan İtalyan partizanlarının resmi marşı haline gelmişti. Savaştan sonra da haksızlığa, eşitsizliğe karşı mücadeleyi benimseyenlerin, devrime inananların, sosyalistlerin marşı; yani bir devrim şarkısı olmayı sürdüren Bella Ciao, dünyanın dört bir köşesinde seslendirilmeye devam ediyor.

  • İngiltere’de ürkütücü tablo: 20 bin 319 kisi hayatini kaybetti

    İngiltere’de ürkütücü tablo: 20 bin 319 kisi hayatini kaybetti

    İngiltere’de Kovid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı son 24 saatte 813 artarak 20 bin 319’a yükseldi.
    İngiltere’de, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 813 artarak 20 bin 319’a yükseldi.
    Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, ülkede Kovid-19 kaynaklı can kaybı 19 bin 506’dan 20 bin 319’a, vaka sayısı da 4 bin 913 artarak 148 bin 377’ye çıktı.
    Son 24 saatte 23 bin 115 kişiye daha test yapıldı. Test yapılan toplam kişi sayısı 517 bin 836’ya, tekrarlarla 640 bin 792’e yükseldi.
    Günlük ölümde 980 ile en çok ölümün görüldüğü 10 Nisan’dan beri dalgalı bir düşüş gösteren can kayıpları, son bir haftada sırasıyla 888, 596, 449, 823, 759, 616 ve 684 olarak kayıtlara gecti.

    SAYI 20 BİNİ AŞTI

    Can kaybı sayısının 20 bini geçmesiyle hükümetin belirlediği eşik de aşılmış oldu. İngiliz hükümetinin Baş Bilim Danışmanı Patrick Vallance, “Süreç içinde 20 bin veya daha az kişinin ölmesi durumunda iyi bir iş çıkarmış olacaklarını” söylemişti.
    Ancak hükümetin açıkladığı günlük veriler, sadece hastanede ölümleri kapsadığı için gerçek can kaybının çok daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.
    Huzurevleri işletmecileri, geçen hafta yaptıkları açıklamada, bu yerlerde 7 bin 500 kişinin ölmüş olabileceğini söylerken, Financial Times gazetesinin 22 Nisan tarihli analizi, gerçek sayının “ihtiyatlı bir tahminle 41 bin 102 olduğunu” gösteriyor.

  • Gazeteci Sweeney dayanışma amacıyla açlık grevine başlıyor

    Gazeteci Sweeney dayanışma amacıyla açlık grevine başlıyor

    İngiliz Morning Star Gazetesi Uluslararası Editörü Steve Sweeney, hayatını kaybeden Grup Yorum üyesi Helin Bölek ve  Mustafa Koçak için 24 saatlik destek açlık grevine başlayacağını açıkladı.

    Merkezi Londra’da bulunan Morning Star gazetesi Uluslararası Editörü ve Türkiye ve Kürdistan’da Demokrasi İçin Gazeteciler İnisiyatifi kurucusu Steve Sweeney, ölüm orucunda hayatını kaybeden Grup Yorum Üyesi Helin Bölek ve Mustafa Koçak ile ölüm orucunda bulunan Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek, Avukat Ebru Timtik ve Avukat Aytaç Ünsal için, 24 saatlik destek açlık grevine başlayacağını duyurdu.

    ‘ŞARKILARINI SÖYLEYEBİLMEK İÇİN ÖLDÜLER’

    Sweeney, sosyal medya platformlarında paylaştığı videosunda şu sözlere yer verdi: “Yarın, Türkiye devletinin inadı nedeniyle hayatını kaybeden Helin Bölek ve Mustafa Koçak anısına, ölüm orucundaki Grup Yorum üyesi İbrahim Gökçek ve avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için sembolik olarak 24 saatlik açlık grevine başlıyorum. Helin ve Mustafa, şarkılarını söyleyebilmek ve adil yargılanabilmek için öldüler. İkisinin de kanı Erdoğan’ın elindedir. Onlar ölümsüzlüğe yürümüş de olsalar, mücadelemizde yaşamaya devam edecekler.

    YAŞASIN ENTERNASYONEL DAYANIŞMA

    50 bin siyasi tutsak Erdoğan’ın zindanlarında ölüme terk edildi. Gerçeği yazan gazeteciler, barış isteyen akademisyenler, HDP milletvekilleri, belediye eşbaşkanları ve hükümete muhalefet eden herkes. Özgürlük ve demokrasi için mücadele edenlerle omuz omuza, dayanışma içinde olduğumu ifade etmek isterim.  İbrahim Gökçek yaşamalıdır. Tüm politik tutsaklara özgürlük. Yaşasın enternasyonel dayanışma.”

  • Guardian: İngiltere’de bakanlar olası bir koronavirüs salgınına karşı geçen yıl uyarıldı

    Guardian: İngiltere’de bakanlar olası bir koronavirüs salgınına karşı geçen yıl uyarıldı

    İngiliz Guardian gazetesi, İngiltere’de bakanların geçen yıl bir bilgilendirme metniyle, büyük sosyal ve ekonomik sonuçlara yol açacak dirençli bir virüs salgınına karşı hazırlıklı olmaları konusunda uyarıldıklarını ortaya koydu.

    Gazeteye sızdırılan gizli belgede, hafif seyreden bir salgında bile on binlerce kişinin hayatını kaybedebileceği belirtiliyor ve hükümetin salgın ihtimaline karşı alması gereken önlemler ile bu önlemleri almaması halinde olabilecekler sıralanıyor.

    İngiltere’de Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 20.000’e yaklaştı. İngiltere Sağlık Hizmetleri (NHS) Medikal Direktörü Prof. Stephen Powis, “Eğer ölü sayısını 20.000’in altında tutabilirsek, bu salgında çok iyi bir sınav vermiş olacağız” demişti.

    ‘Hem yüksek oranda bulaşıcı hem de yüksek oranda öldürücü olabilir’

    Belgede yer alan hükümete yönelik öneriler arasında koruyucu ekipman stoklanması, diğer temel araç gereçleri satın alma anlaşmaları yapması, filyasyon prosedürlerini hazır hale getirmesi ve ölüm sayısında aşırı artış yaşanması durumunda atacağı adımlara yönelik bir plan hazırlaması tavsiye ediliyor.

    Yurt dışındaki İngilizlere yardım etme ve onları ülkeye geri getirmeye yönelik planlar yapılması da öncelikler arasında sıralanıyor.

    İngiltere’de hükümet salgına hazırlıksız yakalandığı, özellikle de sağlık çalışanları için yeterli koruyucu ekipman olmadığı gerekçesiyle yoğun eleştiri altında.

    600 sayfadan fazla olan belgede, sadece bulaşıcı bir grip salgınının olası etkileri değil, spesifik olarak bir koronavirüs salgınının (yakın zamanda görülen SARS ve MERS de koronavirüstü) olası etkileri de inceleniyor.

    Geçmişteki güvenlik ve sağlık riski kayıtlarından yola çıkılan belgede, “Yeni bir virüs salgını hem yüksek oranda bulaşıcı hem de yüksek oranda öldürücü olabilir” deniyor.

    Hükümet sözcüsü: Doğru zamanda doğru adımları attık

    Guardian gazetesi hükümetin salgın öncesindeki dönemde yaptıkları hazırlıklara ilişkin detaylı bilgi vermediğini yazdı. Ancak habere göre hükümet, ‘sıfırdan başladıklarını söylemenin de haksızlık olacağını’ ifade etti ve son yıllarda tatbikat planlamaları yaptıklarını belirtti.

    Bir hükümet sözcüsü, “Bu beklenmedik küresel bir salgın ve onunla mücadele için, en iyi bilimsel tavsiyeler eşliğinde, doğru adımları doğru zamanda attık” dedi.

    Sözcü, hükümetin gerekli yasaları geçirmek, emekli sağlık çalışanlarını ve gönüllülerini görevlendirmek ve aşırı can kaybı durumunda atılacak adımları planlamak gibi önlemleri hayata geçirdiğini söyledi.

    Ancak Kabine’ye gönderilen belgeyle ilgili bilgisi olan bir kişi gazeteye, İngiltere’nin pandemi tehdidine gerektiği gibi odaklanmadığını ve gafil avlandığını söyledi:

    “En sinir bozucu olan şu ki, halihazırda planlar vardı. Ancak son birkaç yılda acil planlama siyasi etmenler üzerine odaklandı, Brexit ve sel baskınları gibi.”

    • Bir pandemi üç dalga halinde oluşabilir ve her dalganın 15 haftaya kadar sürmesi beklenir. Salgının zirve noktalarının her bir dalgada 6 ve 7’inci haftada meydana gelmesi beklenir.
    • Nüfusun yüzde 50’si enfekte olacaktır ve bir ya da daha fazla dalgada belirtiler gösterecektir. Belirti göstermeyen vakalar olabileceği için gerçekte enfekte olan kişi sayısı daha yüksek olabilir.
    • Orta derece şiddetteki bir salgın 65.000 kişinin ölümüne yol açabilir.
    • İngiltere’ye muhtemel maliyeti 2,35 trilyon sterlin olabilir.
    • Salgın sonlansa bile, sağlık ve sosyal hizmetlerin eski haline dönmesi aylar ve hatta yıllar alabilir.
    • Hükümetin acil duruma hazırlıksız yakalandığının ya da yetersiz yanıt verdiğinin düşünülmesi halinde kamuda yoğun bir tepki oluşabilir.

    Muhalefet hükümeti açıklama yapmaya çağırıyor

    Hükümet sözcüsü, hükümetin acil durum yanıtının insan hayatını ve işletmeleri korumak olduğunu söyledi:

    “Yanıt, ihtiyacı olan herkese tedavi sağlayabilmesi için NHS’in gerekli tüm desteği aldığından ve işletmelerin korunduğundan, işçilere güvence verildiğinden emin olmayı içerdi” denildi.

    Ancak İngiltere’de hükümet üzerindeki baskı artıyor.

    Ana muhalefetteki İşçi Partisi’nin gölge kabinesinden Rachel Reeves, ifşaların “endişe verici olduğunu ve hükümetin koronavirüs kaynaklı bir pandemiye karşı planlama ve hazırlık konularında soru işareti yarattığını” söyledi.

    Reeves, kabine işlerinden sorumlu Bakan Michael Gove’dan Pazartesi günü Parlamento’da “bu belgenin okunup okunmadığına ve hangi hazırlıkların yapıldığına dair” bir açıklama yapmasını talep etti.

    Çarşamba günü İşçi Partisi lideri Keir Starmer, bakanların “sokağa çıkma sınırlandırmaları ilan etme, test yapma ve koruyucu ekipman sağlamada neden yavaş kalındığını” açıklamalarını istedi.

    Hükümet için domuz gribi konusunda rapor hazırlayan ve Perşembe günü BBC’ye konuşan Dame Deirdre Hine, hükümeti salgın konusunda yavaş davranmakla suçladı, “Bence kayıtsız kaldık” dedi