Blog

  • İngiltere Parlamentosu’nda ‘Rojava’ paneli

    İngiltere Parlamentosu’nda ‘Rojava’ paneli

    İngiltere Parlamentosu’nda düzenlenen ‘Rojava’ konulu panelde ABD Başkanı Trump’ın askerlerini geri çekme kararı ve Türkiye’nin işgal girişimine tepki gösterilerek, işgal ile birlikte Ortadoğu’daki ‘demokratik alanın yok edilmek istendiği vurgulandı.   


    Londra Kürt Halk Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu tarafından İngiltere Parlamentosu’nda ‘Rojava’ konulu bir panel düzenlendi. Panele HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü, İşçi Partisi Milletvekili Bambos Charalabous, Gazeteci Steve Steveeney, İskoç Milletvekili Chris Stephen ve çok akademisyen, yazar ve siyasetçi katıldı. Yoğun ilginin olduğu panelde, Rojava’ya dönük işgal girişimi çok sert tepkiler dile getirilirken, Rojava’nın demokratik bir Ortadoğu açısından önemine dikkat çekildi.

     

     

    Skype üzerinden panele katılan ve yerine kayyum atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Selçuk Mızraklı, Rojava’ya dönük işgal girişimini ‘bir insanlık krizi’ olduğunu söyleyerek,”Kürtler Ortadoğu’da yıllardır barbarlığa karşı, İŞİD gibi gerici güçlere karşı savaşarak bunun yerine demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir sistem inşa edildi. Bu Ortadoğu açısından çok önemli bir dönem yarattı. Ancak AKP-MHP koalisyonu hem Türkiye’de hem Ortadoğu’da Kürtlere ve demokrasi güçlerine karşı saldırgan savaş politikalarını devreye koydu. Bu bir çözüm değildir hiç bir zamanda çözüm olmadı. Bu her şeyi daha derinleştirdi. Bunun bir tek çözüm yolu vardır o da ‘barış’ politikaları geliştirmektir. Şu anda tek bir işaret yok barış ile ilgili” dedi. BM ve AB’nin işgal girişimine karşı harekete geçmesi gerektiğini ifade eden Mızraklı, Kürtlere yönelik bu saldırılara karşı bir barış politikasının oluşması için baskı kurulması gerektiğini vurguladı.

     

    ‘DEMOKRATİK ALAN YOK EDİLİYOR’

    Kürdistan Dayanışma Ağı üyesi Politik analist Nick Hildyard’ta Rojava sistemi ve Ortadoğu’da Kürtlerin öncülüğünde nasıl bir ‘demokratik alan’ oluşturulduğunu anlatarak, Türkiyenin bu demokratik alanı yok etmek istediğini ifade etti. Erdoğan’ın politikalarını ‘barbarlık’ olarak niteleyen Hildyard, gerekli tepki ve tavrın gösterilmemesinin Erdoğan’ın bu politikaları sürdürmesine neden olduğunu ifade etti.

     

    İngiltere Parlamentosu’nda ‘Rojava’ paneli

     

    ‘DURDURMAMIZ GEREKİYOR’

    HDP Onursal Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü’de HDP’li belediyelere hukuk dışı bir şekilde kayyum atandığına işaret ederek, bu hukuk dışılığın artık Rojavaya işgal girişimi ile beraber bir soykırım politikasına dönüştüğüne dikkat çekti. Rojava’ya dönük saldırıların durdurulmaması halinde korkunç katliamların gerçekleşebileceğin dikkat çeken Kürkçü, çok geç olmadan Erdoğan’ın durdurulması gerektiğini ifade etti. Afrin’in işgali ile büyük vahşetler yaşandığını hatırlatan Kürkçü, Kürdistan’da tüm evrensel değerlerin ayaklar altına alındığını vurguladı. Gazeteci Steve Sweeney ise Rojavaya yönelik saldırılar ile küresel demokrasinin çok büyük tehlikelerle karşı karşıya kaldığını ifade ederek, Kürt halkının nasıl bir demokrasi mücadelesini verdiğini tarihsel boyutları ile anlattı. Sweeney, insanlığın onurunu kurtaran Rojava’ya karşı geliştirilen işgale ‘dur’ demek gerektiğini ifade ederek, “Direnişe geçelim hep beraber direnelim” diyerek konuşmasını tamamladı.

     

    ‘AMERİKA’YA TEPKİ VARDI’

    İskoçya Ulusal Parti (SNP) Milletvekili Chris Stephen’da ABD Başkanı Trump’ın Rojava’dan Amerikan askerlerini çekme kararına sert tepki göstererek, İskoçya Parlamentosu’nda bu karar karşı toplanılarak bir deklarasyon yayınlacağını ifade etti. Panele katılan diğer siyasetçi ve akademisyenler de genel olarak Rojava’ya karşı işgal girişimine karşı diplomatik ve siyasi bir çalışmanın aciliyetine vurgu yaptı.

     

    Haber : Sultan Çakır – Hikmet Erden
  • ‘Uluslararası Toplum Türkiye’ye Dur Demeli’

    ‘Uluslararası Toplum Türkiye’ye Dur Demeli’

    İngiltere’nin Brighton kentinde bir haftadır devam eden İşçi Parti yıllık konferansında Kürt halkı ile dayanışma etkinlikleri devam ediyor. Pazar günü yapılan kültürel etkinlikten sonra bugün de ‘Türkiye’de diktatörlüğe karşı direniş, Suriye’de demokratik alternatif inşası ve Kürtlerin önemli rolü’ adı altında bir toplantı düzenlendi.

    Birleşik Krallık’taki ana muhalefet partisi İşçi Parti’nin Brighton’da düzenlediği yıllık konferansı çerçevesinde yapılan Kürt halkıyla dayanışma içerikli toplantıya İşçi Parti Milletvekili Lloyd Russel Moyle, Lordlar Kamarası üyesi Lord Maurice Glassman, Sinn Fein Milletvekili Mickey Brady, Unite Sendikası uluslararası direktörü Simon Dubbins, Avrupa Parlamentosu milletvekili Julie Ward, Kürt kadın hareketi aktivisti Elif Sarican ve HDP eski milletvekili Osman Baydemir konuşmacı olarak katıldı.

    Geçtiğimiz hafta üst düzey Britanyalı bir heyet ile Rojava’yı ziyaret eden İşçi Parti Milletvekili Lloyd Russel Moyle Rojava izlenimlerini katılımcılarla paylaştı. Moyle, ‘Batı medyasının sosyal anlamda çok gerici gördüğü Ortadoğu’da Kürt halkı batıda bile olmayan nitelikte demokratik bir sistem inşa ettiklerini ifade etti. Eşitliğe dayalı bir sistem inşa edildiğini, yaşamın her alanında kadının en üst düzeyde temsil edildiğini ifade eden Moyle Türk devletinin saldırı tehditlerine karşı da duyarlılık çağrısı yaptı.

    Türk devletinin tehditleri kaygı verici

    Sinn Fein Milletvekili Mickey Brady de yaptığı konuşmada Türk devletinin işgal tehditlerinin kaygı verici olduğunu belirterek, uluslararası kamuoyunun buna karşı koyması çağrısı yaptı.

    ‘‘Türk devletinin Rojava’ya dönük tehditleri kaygı verici. Rojava’da halkların demokratik devrimi gerçekleşmiş ve Uluslararası kamuoyunun Türk devletinin işgal tehditlerine karşı duyarlı olması ve buna karşı çıkması gerekir. Barbar DAİŞ’e karşı YPG ve YPJ tarihi ve devrimci bir direniş sergiledi. Biz İrlanda halkı ve Sinn Fein olarak Rojava halkının yanında durmaya devam edeceğiz.’’

    Rojava heyeti içerisinde yer alan Lordlar Kamarası üyesi Lord Maurice Glassman de izlenimlerini paylaşarak, Rojava’da Kürt halkının diğer etnik halklarla birlikte kendi özyönetimini kurarak demokratik bir federasyon ve toplum inşa ettiklerini ifade etti.

    ‘Türkiye’de diktatörlüğe karşı direniş, Suriye’de demokratik alternatif inşası ve Kürtlerin önemli rolü’ adlı toplantı

    ‘AKP katliam politikasıyla iktidarda kalmaya çalışıyor’

    HDP eski milletvekili Osman Baydemir ise yaptığı konuşmada AKP hükümetinin Kürt halkına yönelik yürüttüğü soykırım siyasetine değinerek AKP’nin halkı öldürerek, baskı altında tutarak iktidarda kalmaya çalıştığını ve AKP’nin elinde halkın kanı olduğunu ifade etti. Baydemir ayrıca 2015 yılında binlerce Kürdün yerinden edildiğini, binlercesinin katledildiğini, zindana atıldığını ve 10 Kürt kentinin tamamen yıkıldığını ifade ederek şuanda da halen bu soykırım siyasetinin devam ettiğini vurguladı.

    Toplantıda diğer konuşmacılar da yaptıkları değerlendirmelerde, Türk devletinin saldırılarına karşı Kürt halkı ile dayanışma çağrısı yaptı. Toplantı soru cevap kısmından sonra sona erdi.

  • AKP’nin seçilmişlere yönelik darbesi Londra’da protesto edildi

    AKP’nin seçilmişlere yönelik darbesi Londra’da protesto edildi

    Amed, Wan ve Merdin Büyükşehir Belediyelerinin Türk devleti tarafından gasp edilip halkın seçtiği belediye başkanlarının yerine kayyum atanması Londra’daki demokratik kurumlar tarafından protesto edildi. Londra merkezdeki Trafalgar Meydanında yapılan protesto eylemine Britanya Demokratik Güçbirliği bileşeni kurumların yöneticileri ve üyeleri katıldı.

    ALAETTIN SINAYIC-LONDRA

    Britanya Demokratik Güçbirliğinin çağrısıyla Londra’nın Trafalgar Meydanında bir araya gelen kalabalık grup Amed, Wan ve Merdin büyükşehir belediyelerinin gasp edilmesini protesto etti. Çok sayıda kurum temsilcisinin katıldığı protesto eyleminde AKP’nin tüm hile ve zorbalıklarına rağmen halkın kazandığı belediyeleri gasp etmenin zorba bir darbe uygulaması olduğu ifade edildi. HDP bayraklarının açıldığı eylemde üzerlerinde Selçuk Mızraklı, Ahmet Türk v Bedia Özgökçe’nin fotoğraflarının olduğu ve İngilizce olarak ‘Demokratik Güçbirliği AKP/MHP hükümetinin siyasi soykırımına karşı’ yazılı pankartlar açıldı.

    İktidarın meşruiyetini yitirmiştir

    Britanya Demokratik Güçbirliği adına yapılan açıklamada AKP hükümetinin zerre kadar demokratik meşruiyetinin kalmadığı ve halkın iradesini gasp etmenin, seçim sonucunda sandıkta kazanamadıklarını devlet şiddeti, zoru ve hilesi ile gasp etmenin bu iktidarın, AKP-MHP ittifakının bir olağanı haline geldiği ifade edildi.

    Dedeleriniz başaramadı, siz de başaramayacaksınız!

    Protesto eylemine katılan Amed eski büyükşehir belediye başkanı Osman Baydemir de Kürtçe ve İngilizce bir konuşma yaptı. Baydemir konuşmasında Kürt halkına yönelik baskı ve esir alma girişimlerinin iktidardakilerin dedeleri tarafından denendiği ve başaramadıkları, kendilerinin de başaramayacağını ifade etti.

    Kürdistan kadim bir direniş tarihine sahiptir. Nerede olursak olalım, ülkede, sürgünde her yerde direnmeye devam edeceğiz. Bizler Şeyh Saitlerin torunlarıyız, Ehmed Xanilerin torunlarıyız. Nereye gidersek gidelim kalbimizdeki Kürdistanı da oraya taşıyacağız. Hiçbir işgalcinin Kürdistanı işgal etmeye gücü yetmeyecek. Hiçbir işgalci ebedi Kürdistan’da kalamayacak. İşgalcilerin Kürdistan’daki varlığı sadece ve sadece zora dayalıdır. İşgalcilerin Kürdistan’dan çıkacağı günler yakındır. Mevcut iktidardakilerin dedeleri çok denedi, ama başaramadılar, bunlar da başaramayacak.’’

    Türkiye’de iki terör örgütü var, onlar da AKP ve MHP

    Baydemir konuşmasının devamında Kürt halkını terörizm ile suçlayanlara da cevap vererek, Türkiye’de iki tane terör örgütünün olduğu ve bunların AKP ve MHP olduğunu ifade etti.

    Yapılan konuşmaların ardında kitle Trafalgar Meydanından başbakanlık binası önüne, oradan da Birleşik Krallık parlamentosu önüne kadar bir yürüyüş gerçekleştirdi. Eylem Parlamentonun önünde sona erdi.

     

  • NUJ genel sekreteri, MA editörü Karahan’ın gözaltına alınmasını kınadı

    NUJ genel sekreteri, MA editörü Karahan’ın gözaltına alınmasını kınadı

    İngiltere Gazeteciler Ulusal Sendikası-NUJ genel sekreteri Michelle Stanistreet ve Morning Star gazetesi uluslararası editörü Steve Sweeny Mezopotamya Ajansı Kürtçe servisi editörü Ziyan Karahan’ın gözaltına alınmasını kınadı. Stanistreet Türk devletinin gazetecilere yönelik baskılarının ve özellikle de Kürt basının hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.

    ALAETTIN SINAYIC-LONDRA

    Avrupa’nın önemli gazeteci sendikası olan NUJ’un genel sekreteri Michelle Stanistreet, Türk devletinin basın özgürlüğünü günlük olarak ihlal ettiğini ve yargı tehdidi ile gazetecileri çalışamaz hale getirdiğini ifade etti.

    ‘‘Devletin basın özgürlüğünü gündelik olarak ihlal ettiği Türkiye’de, gazeteciler yargı tehdidi korkusu yaşamadan işlerini yapabilmelidir. Son olarak Mezopotamya Haber Ajansı editörü Zivan Karahan’ın gözaltına alınması Türkiye’deki gazetecilere yönelik tehdit ve yönelimlerin kabul edilemez son örneğidir. Türkiye en çok gazetecilerin hapsedildiği sicili olan bir ülke, ve Kürt basını en çok hedef alınan kesim. Uluslararası toplum Türk devletini kesin bir dille kınamalı ve Birleşmiş Milletler gazetecilerin korunması sözleşmelerine uymasını sağlamalıdır.’’

    NUJ genel sekreteri Michelle Stanistreet

     

    Gazeteciler eşi benzeri olmayan bir baskı altında

    Morning Star gazetesi uluslararası editörü Steve Sweeny ise yaptığı açıklamada Türkiye’deki gazetecilerin eşi benzeri görülmemiş bir baskı ve saldırı altında olduğunu ve gazeteciliğin asla suç olmadığını ifade etti.

    Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ne kayyum atanmasıyla birlikte kentte düzenlenen ev baskınlarında çok sayıda kişi gözaltına alındı. Bu operasyon kapsamında Mezopotamya Ajansı’nın Kürtçe servisi editörü Ziyan Karahan’ın da gözaltına alındığı bildirildi.

    Evine yapılan baskın sonucu gözaltına alınan Karahan’ın neden gözaltına alındığı ise öğrenilemedi. Ajansın haberine göre Karahan’la görüşmeye giden avukatı, “gözaltı yoğunluğu” gerekçesiyle müvekkiliyle görüştürülmedi.

     

  • Zila&Anna Kadın Festivali Hafta Sonu Londra’da Düzenlenecek

    Zila&Anna Kadın Festivali Hafta Sonu Londra’da Düzenlenecek

    Başkent Londra’da her yıl geleneksel olarak düzenlenen Zilan Kadın Festivali’nin 16’ıncısı 29-30 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek. Bu yılki festival ‘Zilan ve Anna Kadın Festivali’ adı altında düzenleniyor. Anna Campbell (Helin Qereçox) adlı genç İngiliz devrimci Türk devletinin Efrin işgalinde hava bombardımanı sonucu yaşamını yitirmişti.

    ‘Kadın Direnişi Özgürleştirir’ sloganıyla gerçekleşecek bu yılki festivalin programında panel, tiyatro, çocuk etkinlikleri ve konser var. 29-30 Haziran Cumartesi-Pazar günlerinde düzenlecek festivalin tüm etkinlikleri Haringey’de bulunan Demokratik Kürt Toplum Merkezinde gerçekleşecek.

    Cumartesi günü HDP Milletvekili Pero Dündar’ın katılımıyla düzenlenecek panelde ülkedeki son siyasi gelişmeler tartışılacak. Yine aynı çerçevede Avrupa Kürt Kadın Hareketi TJK-E yöneticilerinden Aliye Varto’nun katılımıyla ‘Kadına dönük şiddet politiktir, o sen de olabilirdin’ konulu kampanya ile ilgili sunum yapılacak. Panel öncesi Kürdistan’ın farklı bölgelerinden yöresel yemekler ikram edilecek.

    Çocuklar için oldukça renkli, hareketli ve eğlenceli bir program hazırlanmış. Yumurta, çuval gibi yarışmalar, yüz boyama, resim çizme, hikaye anlatımı, hediye paketleri ve sürprizlerle dolu bir gün çocukları bekliyor.

    Festivalin ikinci gününde Berrin Celik’in sunacağı “Pencereyi Açma Anne” konulu tiyatro ile toplumsal cinsiyetçiliğe dikkat çekilecek. İkinci günün akşamında ise Beser Sahin, Nuarin ve Sevim Aslan’ın katılacağı konserden sonra festival sona erecek.

    Sözlerimiz, Ezgilerimiz, Sloganlarımız Direnişe Odaklanacak

    Festivali organize eden Roj Kadın Meclisi tarafından yapılan açıklamada, kadın öncülüğünde gelişen açlık grevi ve ölüm orucu direnişinin mücadeleyi yeni bir aşamaya taşıdığını ve kadınlar olarak yeni dönemde direnişi büyüteceklerini ve bu festivalin de o tarihe direnişe odaklanacağı ifade edildi.

    ‘‘Britanya’da yaşayan Kürt kadınları festivale her yıl örgütlülüğünü büyüterek büyük bir coşku ile hazırlanıyor. Kürt kadınları duygu ve düşüncede kurduğu sıcak, öğretici bağları sağlamlaştırıyor. Kadın özgürlük mücadelesinin yarattığı direniş kültürünün renkli ve bir o kadar ince işlenmiş tüm ürünleri müzik, dans ve söz ile dile getiriliyor. Zilan ve Anna Kadın Festivali her yıl umudumuzu, ısrarımızı ve kararlılığımızı büyütüyor. Bu yıl da Sözlerimiz, ezgilerimiz, sloganlarımız direnişe odaklanacak. O gün hepimizin gülüşü, bakışı birbirine değecek. Sadece bir etkinlik değil bizimkisi, daha fazla güçlenmek için bir arada olacağız.’’

    Zilan & Anna Kadın Festivali
  • Gik-Der Festivalinin bu yılki teması; ırkçılık ve faşizm

    Gik-Der Festivalinin bu yılki teması; ırkçılık ve faşizm

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği (Gik-Der) bu yıl gerçekleştireceği 11’inci kültür sanat festivalini ırkçılık ve faşizm teması ile gerçekleştiriyor. Dün gerçekleştirilen bir resepsiyon ile startı verilen festivalin finali 14 Temmuz’da yapılacak park festivali ile son bulacak.

    Kuzey Londra’da bulunan Gik-Der binasında gerçekleştirilen resepsiyona Haringey belediye başkanı ile beraber çok sayıda kurum temsilcisi, belediye meclis üyesi ve Gik-Der üyeleri katıldı. Resepsiyonda Gik-Der eş başkanları, Haringey Belediye Başkanı Sheila Peacock, Kürt Halk Meclisi, Day-Mer, Britanya Demokratik Güçbirliği ve belediye meclis üyeleri birer konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda Irkçılığın ve faşizmin yaşamın her alanında hissedildiği ve buna karşı birlikte örgütlenmenin gerektiği ifade edildi.

    ‘Japon Kuklası’ tiyatro oyunu sahnelenecek

    Bu yıl 11’incisi gerçekleştirilecek festivalde Gik-Der tiyatro topluluğunun hazırladığı Japon Kuklası oyunu sergilenecek. Italyan siyasi tiyatro yazarı Dario Fo’dan Japon Kuklası ve Hamile adlı iki kısa komedi oyunu oynayacak. Oyun işci sınıfının ve kadınların yaşadığı problemleri esprili bir dille anlatıyor. Oyun 15 Haziran’da saat 15:00 ve 20:00’de 16 Haziran’da ise saat 14:00 ve 18:00’de Gik-Der’in bulunduğu Wedge House’da gerçekleşecek.

    Çocuk Şenliği 16 Haziran’da

    Festival kapsamında yapılacak çocuk şenliği 8 farklı yöre derneği ile birlikte organize ediliyor. 16 Haziran günü saat 12:00’de başlayıp gün boyu sürecek olan çocuk şenliği kapsamında kil-toprak çalışması, tohum ekme, yüz boyama, resim masası gibi çeşitli etkinlikler gerçekleştirilecek. Şenlik Edmonton’da bulunan BAF yerleşkesinde yapılacak.

    Park Festivali 14 Temmuz’da

    Programın finali 14 Temmuz’da Edmonton’daki Pymmes Park’ta yapılacak park festivali ile son bulacak. Park Festivalinde Suavi, Halit Bilgiç, Canan Sağar, Matilda’s Scoundrels ve Grup Yardil sahne alacak.

    Gik-Der 11. Kültür Sanat Festivali

     

  • Binlerce Kişi ‘Barış’lar Ölmesin’ diye yürüdü

    Binlerce Kişi ‘Barış’lar Ölmesin’ diye yürüdü

    Bıçaklı saldırı sonucu ağır yaralanan ve geçtiğimiz Pazartesi günü tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitiren Barış Küçük için 5 binin üzerinde kişi yürüdü. ‘Barış’lar Ölmesin’ diye yürüyen binlerce kişi hükümeti ve toplumsal organizasyonları harekete geçmeye çağırdı.

    Küçük ailesinin taziyeleri kabül ettiği Kürt Toplum Merkezinde toplanan binlerce kişi bıçaklı saldırının yaşandığı Seven Sisters caddesine kadar yürüdü. Britanya Demokratik Güçbirliği tarafından organize edilen yürüyüşte üzerinde Türkçe, Kürtçe ve İngilizce olarak ’Barış’lar Ölmesin’  yazılı pankart açılırken Barış’ın fotoğrafları taşındı. Aralarında Londra Büyükşehir Belediye başkan yardımcısı ve Kuzey Londra belediye meclis üyelerinin de bulunduğu çok sayıda kurum temsilcisi de yürüyüşte hazır bulundu. Küçük ailesi de yürüyüşe katılırken bir süre önce yine bir bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Kaan Aslan’ın annesi de katıldı.

    Saldırının yaşındığı yere kadar yürüyen binlerce kişi, olay yerinde bir oturma eylemi gerçekleştirerek bir basın açıklaması yaptı. Britanya Demokratik Güçbirliği adına Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Nejla Ari tarafından okunan basın bildirisinde Londra sokaklarının her gün giderek güvensizleştiğini ve bunda hükümetin politikalarının büyük sorumluluğu olduğunu ifade etti. Haringey Belediye Lideri Joe Ejiofor da yaptığı açıklamada hükümetin kesintilerinin bu suçların artmasında etkili olduğunu belirterek, hükümete bu konuda doyurucu adım atmaları çağrısı yaptı. Geçtiğimiz yıl yine bir bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 20 yaşındaki Kaan Aslan’ın annesi de bir konuşma yaparak, oğlunun cinayetinde yer alan 6 kişinin halen dışarıda olduğunu ifade etti.

    Katil Zanlısı Tutuklandı

    Barış Küçük’ün katil zanlısı Adam Tarik bugün çıkarıldığı Highburry Magistarates mahkemesi tarafından tutuklandı. Katil Çarşamba günü Londra Merkezi Ceza Mahkemesinde tekrardan hakim karşısına çıkacak.

    1 Haziran sabahı Haringey’de bulunan Seven Sisters caddesi üzerinde bıçaklı saldırıya uğrayan Barış Küçük (33) kaldırıldığı Royal London hastanesinde 3 Haziran’da yaşamını yitirmişti. Küçük’ün cinayeti ile ilgili gözaltına alınan katil zanlısı Suriye uyruklu Adam Tarık (24) çıkarıldığı mahkemede tutuklanarak cezaevine gönderildi. Katilin başka suçlardan da sabıkasının olduğu ortaya çıktı.

    Cinayet ile ilgili daha önce gözaltına alınan 17 yaşındaki zanlı ise polisler tarafından serbest bırakılmıştı.