Blog

  • Londra Yeni Özgür Politika ile Dayanışma Gecesi 10 Aralık’ta

    Londra Yeni Özgür Politika ile Dayanışma Gecesi 10 Aralık’ta

    Londra’da sanatçı Emekçi ve Kürt siyasetçi Osman Baydemir’in katılımıyla 10 Aralık’ta Yeni Özgür Politika Gazetesi ile Dayanışma Gecesi düzenlenecek.

      

    Özgür basın geleneğinin önemli bir halkası olan ve “Gerçekçe ısrar” şiarıyla yayın hayatını sürdüren Yeni Özgür Politika gazetesiyle dayanışma gecesi Londra Prenses Düğün Salonu’nda organize ediliyor. 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde gerçekleşecek gecede sanatçı Emekçi, Suna Alan, Koma Sersi, Firaz Dağ Çocuk Korosu sahne alacak. Geceye Kürt siyasetçi Osman Baydemir de konuşmacı olarak katılacak.

    Gece afişleri özellikle Kuzey Londra’nın dört bir yanına asılırken, biletlere Halkevi, Kürt Toplum Merkezi, Britanya Alevi Federasyonu, GİK-DER ve yöresel derneklerden ulaşmak mümkün.

    Gece Tertip Komitesi, Yeni Özgür Politika gazetesinin 16 yıldır Avrupa’daki Kürtler ve demokrasi güçlerinin sesi olduğunu belirterek, “Özgür Politika ile dayanışma faşizme karşı özgürlüğün, tekçiliğe karşı çok sesliliğin, zulme karşı direnişin, karanlığa karşı aydınlığın, sessizliğe karşı özgürlüğün sesidir. ‘Gerçekte ısrar’ şiarı ile yayınını sürdüren Özgür Politika, Enver Polatların, Ape Musaların, Gurbetelli Ersözlerin, Halil Uysalların, Mehmet Aksoyların izinde hakikat çizgisini temsil ediyor” diyerek, tüm demokrat, aydın, ilerici ve devrimci güçleri Yeni Özgür Politika ile dayanışma gecesinde buluşmaya davet etti.

     

     

     

  • Erkekler, erkek şiddetine karşı yürüdü

    Erkekler, erkek şiddetine karşı yürüdü

    Kuzey-Doğu Suriye’de erkekler, “Şiddete ve işgale karşı mücadele et” şiarıyla Şehba, Halep ve Kobanê’de alanlara çıkarak kadına yönelik şiddeti kınadı. Erkekler, yürüşte Türk faşizmine karşı direnen kadınları da selamladı. 

    Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinlikleri çerçevesinde Kuzey-Doğu Suriye’nin birçok merkezde “Şiddete ve işgale karşı mücadele et” şiarıyla erkekler alanlara çıktı.  Şehba, Halep, Kobanê’de alanlara çıkan erkekler, kadına yönelik şiddeti kınayan sloganlar attı.

    Şehba

    Til Sosin köyünde bulunan Serdem Kampı’nda başlayan yürüyüşte Türk devletinin faşizmine karşı kamplarda devam eden direniş selamlandı. Til Sosin Halk Belediyesi önünde yapılan saygı duruşunun ardından Ehdas Meclisi Üyesi Heyder Reşîd konuşma yaptı. Türk devletinin kadınlara yönelik saldırılarına dikkat çeken Heyder Reşîd, “Kadınlar uygarlığın inşasında öncü rol aldığı için Türk devleti tarafından saldırıya uğruyor. Önder Abdullah Öcalan’ın felsefesi sayesinde kadınlar kimliğine kavuştu. Toplumda yok edilmek istenen kadınlar yeniden toplumun öncüleri oldu” şeklinde konuştu.

    Halep

    Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de onlarca erkek, kadına yönelik şiddeti kınamak amacıyla alanlara çıktı. Şêxmeqsûd Mahallesi Toplantı Salonu önünde toplanan erkekler, Şehit Gelhat Meclisi’ne doğru hareket etti. Yürüyüşte Önder Öcalan’ın posterleri açılırken, sık sık ‘Kadına yönelik şiddete hayır’ sloganı atıldı.

    Kobanê

    Kobanê kantonunda kadına yönelik şiddetle mücadeleye dikkat çekmek amacıyla yüzlerce erkek eylem düzenledi.

    Sivil toplum kuruluşu ve askeri kurum temsilcilerinin yanı sıra Özerk Yönetim ve siyasi parti temsilcileri de eylemde yer aldı.

    Şehit Egîd Meydanı’nda toplanan kitle yürüyüşe geçti. Eylemciler Önder Abdullah Öcalan’ın posterlerini taşıyarak, üzerinde ‘Efrîn’de kadına yönelik şiddet var’ yazılı pankart açtı.
    Özgür Kadın Meydanı’nda mitinge dönüşen yürüyüşte PYD Üyesi Salih Nuh konuştu. Kadınların iktidarlar tarafından uzun yıllardır şiddete maruz kaldığını söyleyen Salih Nuh, kadınların Rojava Devrimi’ne öncülük ederek iktidarlara en iyi cevabı verdiğini kaydetti. Eylem, kadınların direnişinin selamlandığı sloganlarla sona erdi.

    KAYNAK: Yeniozgurpolitika

  • Alman mahkemesi ‘Êzidî soykırımı’ dedi

    Alman mahkemesi ‘Êzidî soykırımı’ dedi

    Êzidî bir çocuğun katledilmesi davasında DAİŞ çete üyesine müebbet hapis cezası kesen Frankfurt Yüksek Eyalet Mahkemesi Êzidîlerin 73. Ferman ismini verdiği katliam için “insanlığa karşı işlenmiş bir soykırım” dedi.

    Almanya’nın talebi üzerine sığındığı Yunanistan’da gözaltına alınan ve iade edilen DAİŞ çete üyesi Irak vatandaşı Taha El-Jumailly, Nisan 2020’den bu yana Frankfurt Yüksek Eyalet Mahkemesi’nde yargılanıyordu. Annesiyle esir pazarında satın aldıkları Êzidî bir kız çocuğunun 2015 yılında susuzluktan ölümüne neden olduğu için hakim karşısına çıkan DAİŞ çete üyesi için mahkeme heyeti bugün kararını açıkladı.

    Êzidîlere yönelik katliam için soykırım tanımını kullanan mahkeme, DAİŞ üyesi Taha El-Jumailly’nin de insanlığa karşı suç işlediğine vurgu yaptı. DAİŞ çete üyesine ömür boyu hapis cezası veren mahkemenin kararı dünya çapında bir ilk olma özelliği taşıdı. Mahkeme, ayrıca katledilen çocuğun annesine de 50 bin Euro para tazminatın verilmesini kararlaştırdı.

    ALMAN EŞİNE DE 10 YIL HAPİS CEZASI

    Almanya Federal Başsavcılığı’nın iddianamesini kabul eden mahkemenin kararında Irak vatandaşı Taha El-Jumailly, yabancı bir terör örgütü üyesi olduğu, cinayet işlemek, insanlığa karşı suç işleyerek Êzidîlere yönelik soykırıma katıldığı ifade edildi.

    DAİŞ çete üyesi Taha El-Jumailly’nin işlediği suçlar devamla şöyle sıralandı: 2015’te Irak’ın Felluce kasabasında Êzidî bir kadın ile 5 yaşındaki kızını DAİŞ ideolojine uygun şekilde satın aldı, köleleştirdi, yiyecek ve içecekten mahrum etti, dinini değiştirmeye zorladı, Kur’an-ı Kerim okutup namaz kıldırdı, anneyi ve kızını kapanmaya zorladı, defalarca şiddet uyguladı.

    Küçük kız çocuğunu havanın gölgede 50 derece olduğu bir gün avluya çıkaran DAİŞ çete üyesi onu koli bandıyla pencereye sabitleyerek, annesinin gözleri önünde saatlerce bekletti. Alman mahkemesinin verdiği karara göre tüm bunların sonucunda kız çocuğu susuzluktan acı çekerek can verdi. Geçtiğimiz ay Münih Eyalet Yüksek Mahkemesi de Taha El-Jumailly’nin suç ortağı olan Alman eşi Jennifer W.’e de 10 yıl hapis cezası vermişti.

    ALMANYA’DAKİ SORUŞTURMA NASIL BAŞLAMIŞTI?

    Alman yargısının uzun yıllardır yürüttüğü soruşturma Irak’a dönmek isterken güvenlik güçlerinin dinlediği bir araçta beş yaşındaki kız çocuğunun ölümüne ilişkin Jennifer W. anlatımları üzerine başlamıştı. 2014 yılında Almanya’dan Irak’a gidip DAİŞ çetelerine katılan Jennifer W. 2016’da yeni bir pasaport almak üzere Ankara’daki Alman Konsolosluğuna müracaat ettiği sırada Türk yetkililer tarafından gözaltına alarak Almanya’ya sınır dışı edilmişti. Almanya’da tutuklanan Jennifer W.’nin Nisan 2020’de başlayan yargılanması uzun süre Alman kamuoyu ve medyasının gündeminde kalmıştı.

  • AABK: Alevilerin hakları iade edilsin

    AABK: Alevilerin hakları iade edilsin

    Fransa’da bir araya gelen Alevi birlikleri, AİHM’in Türkiye’de zorunlu din dersleri uygulaması ve Cemevlerine uygulanan ayrımcılık ile ilgili kararlarını hatırlattı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Fransa’nın Strasbourg kentinde bir araya geldi. AİHM kararlarının uygulanmasını denetlemekle yükümlü Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin toplantısından önce gerçekleştirilen gösteride ”AİHM kararları uygulansın, Alevi talepleri kabul, hakları iade edilsin” çağrısı yapıldı. Komite toplantısının gündeminde AKP iktidarının ısrarla uygulamadığı “Cemevleri ve Zorunlu Din Dersleri Davaları” kararı sebebiyle alınabilecek yaptırımlar da yer aldı.

    AYRIMCILIK SÜRÜYOR

    300 kurumun temsilcisinin katıldığı gösteride açıklama yapan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Eşit Genel Başkanı Hüseyin Mat, Alevilere yönelik ayrımcılığın sürdüğünü, AİHM’in kararlarının bugüne dek uygulanmadığını ifade ederek, “O tarihten bugüne kadar, Alevilere yönelik her türlü doğrudan ve dolayı ayrımcılıkla karşı karşıya olduğumuzun tanığı ve takipçisiyiz. AKP iktidarı, AİHM nezdinde yaptığı savunmalar ve Sünnilik eksenindeki değerlendirmelerle bu davalar karşı ‘yeni değişiklikler’ adı altında AİHM kararlarını bertaraf ettiğini iddia etse de, hem Alevilerin, hem de Bakanlar Komitesi tarafından tespit edilen ihlallerin sürdüğü görüşünü korunmaktadır. AKP iktidarının iddiasının aksine, bugüne kadar zorunlu din dersleri ve Cemevlerine yönelik inkâr ve ayrımcılık konusunda, hukukun evrensel ilkeleri ve laiklik ekseninde, herhangi bir çözüm ortaya konulmadı, kararlar uygulanmadı ve Alevilere yönelik ayrımcılık artarak devam etti” dedi.

    KOMİTE’YE ÇAĞRI

    Aleviler olarak AİHM kararının derhal uygulanarak, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını, Cemevlerine yönelik inkar ve ayrımcılığın durdurulmasını talep ettiklerini söyleyen Mat, şöyle devam etti: “Aksi takdirde Komite’yi ilgili AİHM kararının uygulanması için gerekli tüm tedbirleri almaya çağırıyoruz. Alevilerin temel talebi olan, eşit haklar ve eşit yurttaşlık hakkının hayata geçirilmesini savunuyor ve takipçi olmaya devam edeceğimizi ve hak temelli demokrasi mücadelemizi daha da toplumsallaştıracağımıza söz veriyoruz.”

    OLUMLU ADIM ATILMADI

    Zorunlu din derslerine karşı 12, Cemevleri ile ilgili 203 kişinin yaptığı başvuruları inceleyen AİHM, Türkiye hükümetinin, zorunlu din dersleri uygulaması ve Cemevlerine uygulanan ayrımcılık ve Alevi haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti. AB Bakanlar Komitesi, 3-5 Aralık 2019 tarihlerindeki toplantısında da bu iki dosyanın ve Aleviler lehine verilen kararların uygulanması için yapılması için Türkiye’yi uyarmıştı.

    AİHM, Alevilerin hukuksal davalarına ilişkin verdiği kararlara rağmen 2 yıllık zaman dilimi süresinde AKP hükümeti tarafından olumlu hiç bir adım atılmadı.

    AİHM, 16 Eylül 2014 tarihinde Türkiye’nin düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü düzenleyen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 9’uncu maddesini ihlal ettiğini saptamıştı. Mahkeme, 3 Haziran 2015’te ise Cemevlerine ayrımcılık yapıldığına dair şikâyeti davasını haklı bulmuştu.

  • Londra’da coşkulu ‘27’ Kasım kutlaması

    Londra’da yüzlerce kişi PKK’nin 43’üncü kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla bir kutlayarak, “PKK Ortadoğu halklarının özgürlük ruhudur” dedi.

    Londra Kürt Halk Meclisi’nin çağrısı ile yüzlerce kişi KCC binasında bir araya gelerek PKK’nin 43’üncü yıl dönümünü kutladı. Kürt özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler anısında bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anmada, sık sık “Vejin Piroz Be”, “Biji PKK”, “Biji serok Apo”, “Jın jiyan azadi”, “Şehid namırın” sloganları atıldı. PKK bayrakları ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın flamalarının asıldığı salonda, kadınlar kutlamaya ulusal elbiseleri ile katıldı. Firaz Dağ Çocuk Korosu’nun sahne aldığı kutlamada, çocukların “Serhıldan” şarkıs ise alkış ve zılgıtlarla karşılık buldu.

    PKK’nin 43 yılını konu alan sinevizyon gösteriminde ise kitle “Em PKK’ne” şarkısını hep bir ağızdan okudu.

    Kutlama da Kürt Kadın İnisiyatifi adına bir konuşma yapan Besime Jiyan, PKK’nin , Kürt halkının tek meşru, ulusal demokratik ve özgür kimliği olduğunu ifade ederek, “Başta kadın özgürlük Önderimiz Önder Apo’nun, tüm halkımızın ve direnen tüm yoldaşlarımızın 43.PKK yılını kutluyoruz. PKK ortadoğu halklarının özgürlük ruhudur. Kürdistan ve dünya kadınlarını, tüm gücüyle faşist egemen sistemleri yıkma hamlesine katılmaya çağırıyoruz” dedi.

    Kürt Halk Meclisi adına bir konuşma yapan Ali Boyraz, Türk faşizmine karşı PKK’nin şanlı bir mücadele yürüttüğünü ifade ederek, “Kürt halkına karşı inkar imha ve soykırım siyaseti yürüten Türk faşizmi, insanlık suçları işledi ve işlemeye devam ediyor. Ancak Kürtler ve Kürdistanlılara vahşi politikalar yürüten Türk faşizmi asla başarılı olamadı olamayacak. Türk faşizmine karşı PKK ruhu ile yanıt verilerek bütün bu politikaları boşa çıkarılmıştır. PKK onurlu bir yaşam felsefesidir. Bu felsefeye uygun yaşamak bizim namus borcumuzdur.

    KCK’nin 44 yıllık dişe dişi mücadelesinde ilk şehidinden son şehidine kadar onurlu, mücadelesi ve diz çökmeyen bir tavrın duruşun sahibi olmuştur. Biz bu duruşa layık olacağız” diye kaydetti. Kürdistan’ın diğer parçalarından katılımcıların da birer konuşma yaptığı gece de, MLKP ve demokratik kitle örgütleri de birer kutlama mesajı gönderdi. Halkların Birleşik Devrim Hareketi adına yapılan konuşma da ise, PKK’nin devrimci çizgi de yürüttüğü tarihsel mücadele selamlandı.

    YÜZLERCE KİŞİ HALAYA DURDU

    Yapılan konuşmaların ardından Koma Çarnewa’dan sanatçı Serhat sahne aldı. Serhat’ın söylediği şarkılar eşliğinde yüzlerce kişi coşkuyla halaya durdu. Sık sık, şarkılara eşlik edilen kutlamada, sanatçı Mem Şevder ile yerel sanatçılar sahne aldı. Kutlama davul zurna eşliğinde çekilen halaylarla sona erdi.

  • Londra’da kadınlar şiddete karşı sokağa çıktı

    Londra’da kadınlar şiddete karşı sokağa çıktı

    Araların da Londra Kadın Dayanışması ve Kürt Kadın Hareketi’nin de bulunduğu “Milyonlarca Kadın Başkaldırıyor (Million Women Rise)” Hareketi 25 Kasım dolayısı ile sokağa inerek, şiddet ve ayrımcılığa karşı yürüdü.

    Londra’da Kürdistan ve Türkiyeli kadınların da yer aldığı Milyonlarca Kadın Başkaldırıyor (Million Women Rise)” Hareketi,25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma Günü dolayısı ile bir yürüyüş ve miting gerçekleştirdi.

    Bu yıl İngiltere Merkez polis binası olan New Scotland Yard’da toplanan kadınlar, katledilen kadınları asla unutmayacaklarını ve daha güçlü mücadele mesajı verdi. Pankart ve dövizlere her türlü şiddete karşı tepkiler ifade edildi.

    .Kürdistanlı kadınlar ve dostları da “Kadın kırımına karşı özgür toplumu ve özgür kadını savunma zamanı!” pankart ve dövizleri yer aldı. Yapılan konuşmalar da özellikle kadına yönelik şiddete karşı devletlerin tavrı, polis şiddeti ve eril şiddete vurgu yapıldı.

    Eyleme katılan Londra Kadın Dayanışma Platformu ve Kürt Kadın İnisiyatifi temsilcileri de, Türk devletinin İstanbul Sözleşmesi’ni feshedip kadına yönelik şiddeti beslediğine dikkat çekti. Rojava’daki kadın devriminin bütün dünyadaki kadınları umudu haline dönüştüğü ifade edilen konuşmalar da, “Türk devleti ve çetelerin uyguladığı vahşette Afrin’de her gün kadınlar kaçırılıyor, tecavüz edilip öldürülüyor, zorla göçettirilyor.Bu gerçekliklere inat, kadın mücaddelesi sınırları aşarak, ilham kaynağı olmaya devam ediyor” denildi.

    Eylem de, “Kadına Yönelik Şiddete Hayır”, “Jin Jiyan Azadi” “Stop Violence Against Women” şeklinde her dilde sloganlar atıldı. Bu arada Kürdistan ve Türkiyeli kadın örgütlerinden oluşan Londra Kadın Dayanışma Platformu’na bağlı Kürt Kadın İnisiyatifi, ADKH (Avrupa Demokratik Kadın Hareketi), SKB (Sosyalist Kadınlar Birliği), Kırkısraklılar Dayanışma Derneği, El-Com (Elbistan Toplum Merkezi) ve Yeni Kadın 25 Kasım’a dönük birer mesaj yayınlayarak, şiddete karşı enternasyonal kadın mücadelesinin yükseltilmesi vurgulandı.

     

     

     

  • Rengin Kadın Korosu’ndan iki dilli ‘25 Kasım’ klibi

    Rengin Kadın Korosu’ndan iki dilli ‘25 Kasım’ klibi

    Londra’da geçen yıl kurulan Rengin Kadın Korosu ’25 Kasım’ dolayısı ile ‘Kadınlar Vardır’ eserini seslendirerek, klip çekti. Tüm aşamaların da kadın emeği olan klip sosyal medya da dinleyicilerin beğenisine sunuldu.

    Covid-19 salgını nedeniyle yaşanan karantina döneminde online platformlarda bir araya gelerek türkü söylemeye başlayan Rengin Kadın Korosu hızla büyüyerek yeni çalışmalara imza atıyor. Karantinanın sona ermesiyle hem yüz yüze çalışma başlatan hem de katılımcı sayısını arttıran Rengin Kadın Korosu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle bir video klip hazırladı.  Feminist kimliği ile bilinen kadın siyasetçi Filiz Kerestecioğlu’nun ‘Kadınlar Vardır’ eserine çekilen klip Türkçe ve Kürtçe seslendirildi. Hazırlanma, çekim ve kurgu aşamalarında kadınların yer aldığı klip kadınlarla dayanışmayı vurguluyor ve şiddete uğrayarak yitirdiğimiz kadınları anıyor.

    HABER: Gülseren Das

    Klip şu adresten izlenebilir: