Blog

  • ‘Onların Gözünde Oğlumun Hayatı Bu Kadar Ucuzdu’

    ‘Onların Gözünde Oğlumun Hayatı Bu Kadar Ucuzdu’

    https://youtu.be/325aVbNtZQs

    Geçtiğimiz Pazar günü North Middlesex Üniversite hastanesinde yaşamını yitiren Armağan Denli için Cumartesi günü hastane önünde toplanan binlerce kişi ihmal sonucu ölümlere son dedi. Eyleme katılan ve ayakta durmakta zorlanan anne Fatoş Denli, doktorların sadece tahminde bulunarak su çiçeği teşhisi koyup kendilerini eve gönderdiğini ve onların gözünde oğlunun hayatının bu kadar ucuz olduğunu belirterek hastaneye tepki gösterdi.

    armagan-denli-anne-baba1
    Armağan’ın acılı anne ve babası Yücel ve Fatoş Denli

     

    Britanya Demokratik Güçbirliği Platformunun çağrısıyla North Middlesex Üniversite hastanesi önünde toplanan binlerce kişi 3 yaşındaki Armağan Denli’nin ölümünü protesto ettiler. Hastane önünde binlerce kişinin eylemi devam ederken, gazetemizin görüştüğü hastane yetkilileri soruşturmanın ön bulgularına göre ihmal durumunun gözükmediğini ancak soruşturmanın devam ettiğini söyledi.

    ‘Armağan’ın Ölümünde Hastanenin İhmali Var’ 2
    Yücel Ve Fatoş Denli’in tek çocuğu Armağan Denli

    Yücel ve Fatoş Denli çiftinin tek çocuğu 3 yaşındaki Armağan Denli Pazar sabahı North Middlesex hastanesinde hayatını kaybetmişti. Bugün hastane önünde yapılan protesto eylemine binlerce kişi katılarak hastanenin ihmalini protesto etti. Eyleme Armağan’ın anne ve babası, Edmonton İşçi parti milletvekili adayı Kate Osamor, Kürdistanlı ve Türkiyeli kurum temsilcileri ile beraber üç bin üzerinde insan katıldı. Üzerinde Armağan’ın resimlerinin olduğu tişörtler giyen anne Fatoş Denli’nin zor ayakta durduğu görüldü. Üzerinde Armağan’ın resimleri ve ‘Armağan için Adalet’, ‘Hayatlarımızla kumar oynamayın’ yazılı dövizler taşıyan kitle adına yapılan konuşmalarda olayın takipçisi olacaklarını açıkladılar.

    armagan-denli9
    Hastane önünde binlerce kişi ‘ihmal sonucu ölümlere son’ dedi

    Protesto eyleminde hazır bulunan Armağan Denli’nin annesi Fatoş Denli yaptığı açıklamada, ‘Oğlumun vücudunda morluklar vardı, doktor uzaktan, hiç dokunmadan bakarak su çiçeği olduğunu söyledi. Sadece tahminde bulunarak su çiçeği teşhisi koyup bizi eve gönderdi. Onların gözünde oğlumun hayatı bu kadar ucuzdu’ dedi.

    HASTANE YETKİLİLERİ PROTESTO EYLEMİ YAPILMAMASINI İSTEDİ

    Protesto eyleminden bir gün önce Demokratik Güçbirliği Platformu temsilcilerini ve ailelerini hastaneye çağıran yetkililer kendilerinden bugünkü protestonun yapılmamasını talep etse de, kurumlar eylemlerini gerçekleştirdiler. Protesto eylemi sırasında da hastane yetkilileri ile bir görüşme yapan anne-baba ve Cemevi başkanı Tugay Hurman soruşturmanın bağımsız bir komisyon tarafında etraflıca gerçekleştirilmesini talep etti. Görüşmeye ilişkin bilgi veren Tugay Hurman hastane yetkililerinden soruşturma komisyonuna toplumu temsilen bir kişinin de yer almasını talep ettiklerini ve bunun sonuncunda da İTSEB başkanı Ali Demirbaş’ın da komisyonda yer alacağını ifade etti.

    armagan-denli-erbil-erbil
    Britanya Demokratik Güçbirliği adına hazırlanan ortak bildiriyi Erbil Erbil okudu

    Hastane önünde Demokratik Güçbirliği adına, İsrafil Erbil ve Helin Peköz birer konuşma yaparken ortak İngilizce konuşmayı Erbil Erbil okudu. Okunan ortak bildirgede; ‘Bu olayın sonuçlarının hasır altı edilmesine müsaade etmeyeceğiz ve sonuna kadar takipçisi olacağız’ denildi.

    HASTANE YETKİLİLERİ: İHMAL YOK

    North Middlesex hastanesi yetkililerinden Paul Reeves konu ile ilgili yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Ön soruşturmamız Armağan’ın dikkatlice gözetlendiğini ve gerekli testlerin, akşam saat 7’de taburcu edilmeden, yapıldığını gösteriyor. Ön bulgularımız hastane çalışanlarımız tarafından ihmalkarlığın olduğunu göstermiyor ve herhangi bir NHS acil bölümünde yapılacak gerekli bakımın verildiğini gösteriyor.”

    Soruşturmanın sonuçlarının tümünü aileyle ile paylaşacaklarını belirten hastane yetkilileri toplum temsilcileriyle irtibat halinde olacaklarını da belirtti.

    Eylem öncesi toplum temsilcileriyle görüştüklerini belirten hastane, toplum ile arasındaki güveni arttırmak için İngiltere Türkiye Sağlık Elemanları Birliğin’den Doktor Ali Demirbağ’ın soruşturma komisyonuna dahil edileceğini belirtti.

    Hastane açıklamasında, ilk aşamasında bakteryal meninjitin teşhisinin, belirtilerinin gribe benzer olabileceğinden, riskli olabilecek invasif testler yapılmadan, zor olabileceğini anlattı.

    armagan-denli1
    Hazırlanan afişlerde ‘Hayatlarımızla Kumar Oynamayın’ yazıldı

    ARMAĞAN GÖZ GÖRE GÖRE ÖLÜME NASIL GİTTİ

    Cumartesi günü öğlen saatlerinde Yücel ve Fatoş çiftinin çocuğu küçük Armağan’ın ateşi yükselince annesi tarafından North Middlesex hastenesine götürülür. Ateşi 39 dereceyi geçen Armağan akşam saat 19:30’a kadar hastanede kalır. Ateşi bir türlü düşmeyen Armağan’ın başta kollarında olmak üzere vücudunun değişik bölgelerinde Menenjit belirtisi sayılabilecek lekeler gözükmeye başlar. Akşama doğru ateşi iki derece düşen Armağan’ın su çiçeği hastalığına yakalandığı şüphesi ile taburcu edilir.

    Aile gazetemize şunları söyledi; ‘Gerekli testleri yapmadan çocuğumuzun su çiçeği olabileceği söylendi bize. Ve eve gidebileceğimizi belirttiler. Biz de hastaneden ayrılıp eve geldik.’

    Gece saatlerinde küçük Armağan’ın ateşi tekrar yükselip vücudundaki lekeler artınca aile ambulans çağırır. Ailenin belirttiğine göre, ilk gelen doktor çocuğu görür görmez çok ciddi olduğuna karar verdi. Acil penisilin iğnesi yaparak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ama ne yazık ki tüm müdahalelere artık çok geç olması nedeniyle Armağan 19 Nisan Pazar sabahı saat dört civarında hayatını kaybetti.

    18 Şubat tarihinde aynı hastanede hayatını kaybeden Murat Alaboğaz’ın ölümünde de hastanenin ihmali olduğu iddia edilmişti- soruşturma devam ediyor.

    Protesto eylemine babasının fotoğrafını taşıyarak katılan İmam Kıraç, babası İbrahim Kıraç’ın 5 ay önce aynı hastanede ihmal sonucu hayatını kaybettiğini belirtti.

    Haber-Foto: Esra Türk

  • Britanya Alevi Federasyonu’ndan Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılına İlişkin Açıklama

    Britanya Alevi Federasyonu’ndan Ermeni Soykırımı’nın 100. Yılına İlişkin Açıklama

    Britanya Alevi Federasyonu'ndan Ermeni Soykırımı'nın 100. Yılına İlişkin Açıklaması 1

    Ermeni Komşularımız Nerede?

    Ermeni Soykırımı’nın üzerinden 100 yıl geçti ama Anadolu’nun neredeyse her metre karesinde; Ermeni canların izi olduğu gerçeği hiç değişmedi. Onlar, vatandaş, esnaf, nalbur, sarraf, dülger, sanatkar, eğitmen, memur, çiftçi, çoban, komşu, kadın, erkek, çocuk, yaşlı, fakir, zengin, daha da önemlisi can ve insandı.

    Bir çok bölge ve yöre adları özellikle Anadolu’da; Ermeni halklarının isimleri ile anılırken, Ne oldu da, bu insanlar yok oldular? Neden göçe zorlandılar? Neden göç yollarında katliama uğradılar?

    Bu soruların cevapları elbette; vicdan sahibi insanlarca verilebilir, devletin resmi tarihçileri ya da diğer adıyla, kapı kulları tarafından cevaplandırılamaz.

    Zoraki göç sonucu; Ermeni halklarının yaşadığı köyler, kasabalar, mahalleler yok olmuş, Çocukları, yaşlıları, kadınları yollarda kalmış, Kadınlar, hakaret, taciz ve tecavüze uğramamak için intihar etmişlerdir.

    Biz Aleviler olarak; Ermenilere yapılan hakaretlere karşı çıkabilirmiydik? Bu koşullar varmıydı, çok emin değiliz ama; keşke daha fazlasını yapabilseydik. Daha fazlasını yapamadığımız için onlarca yıl sonra, aynı topraklarda aynı katliamlara, hakaretlere ve soykırıma uğradık.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin onurlu vatandaşları olarak yaşamak istiyoruz. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin; Yavuz, Kuyucu Murat ve benzerleri tarafından işlenmiş; Ermeni, Rum, Kürt ve tüm Alevi katliamları başta olmak üzere; mirası ile övündükleri Osmanlı imparatorluğu ve Cumhuriyet dönemi katliam ve soykırımları ile 100’leşmesini talep ediyoruz.

    Tüm bu gerçekleri bilerek; 1915 Soykırımına sessiz kalmak en hafifinden iki yüzlülük olur. Bu nedenle 1915’te katledilen tüm canların ‘devri daim olsun’ ‘devri asan olsun’ yakınlarına sabırlar olsun.

    1915’e “soykırım değildir” diyenleri dikkatle dinlemeye çalışıyoruz ancak anlatılanlar güneşin balçıkla sıvanması kadar yetersiz kalıyor. Çünkü gerçekler o kadar büyük ve o kadar ağır ki, kapatabilmek mümkün değildir.

    Büyük ve saygın olmanın yolu adaletli ve vicdanlı olmaktan geçiyor. Dünyada katliamlar ve soykırımlar sadece bizim topraklarımızda yaşanmadı ama; katliam ve soykırımla 100’leşmek istemeyen tek ülkeyiz.

    Şimdi, zaman tüm önyargılarımızdan arınmak ve insan olarak yaşanan acılarla yüz yüze gelmek zamanıdır. Çağımızın ulusalcı, milliyetçi gençleri, insanları bir an düşünsünler; bugün lanetlediğimiz, gerici ve yobaz olarak değerlendirdiğimiz IŞİD’in yaptıklarını nasıl savunabilirsiniz?

    Tarihimizdeki bahsi geçen tüm katliamlarda yapılanlar IŞİD uygulamalarından farklı değildir. Bu nedenle; üzeri milliyetçi duygularla kapatılamayacak kadar acıdır.

    İnsanlık onuru tüm milli ve ulusal değerlerden daha kıymetlidir!

    Britanya Alevi Federasyonu

  • İşçi Partili Adaylar İçin Dayanışma Yemeği

    İşçi Partili Adaylar İçin Dayanışma Yemeği

    İşçi Partili Adaylar İçin Dayanışma Yemeği 1

    Kuzey Londra’da sürdürülen seçim kampanyaları çerçevesinde İşçi Parti Tottenham ve Hornsey & Wood Green milletvekili adayları için dayanışma yemeği düzenlendi. Haringey BAME’nin düzenlediği temekte İşçi Partili adaylar toplum ile bir araya geldi.

    Geçtiğimiz hafta, Haringey bölgesinde bulunan Diyarbakır Kitchen restaurantda düzenlenen ve basın mensuplarının da davetli olduğu etkinlikte Tottenham milletvekili adayı David Lammy ve Hornsey & Wood Green adayı Catherine West’in seçim kampanyaları desteklendi. Etnik kökenli İşçi Parti üyelerinin düzenlediği yemekte adaylar seçmenleri ile bir araya gelip seçimler ve İşçi Partisi’nin gelecek planları ile ilgili bilgilendirildi. Dayanışma yemeğine UCFL temsilcileri de katılıp desteklerini sundular.

  • Gülten Kışanak’ın Katılacağı HDP Londra Mitingi Pazar Günü

    Gülten Kışanak’ın Katılacağı HDP Londra Mitingi Pazar Günü

    HDP Londra Mitingi Pazar Günü 2

    Türkiye’de 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlere hazırlanan HDP Britanya Seçim Koordinasyonu, 26 Nisan Pazar günü, saat 13:00’te, Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak’ın katılacağı, miting düzenliyor.

    HDP’nin Londra mitingine Gültan Kışanak ve, Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu temsilcisi, Zeynel Özen konuşmacı olarak katılacaklar. Koordinasyon halka mitinge katılmaları için çağrıda bulundu.

    HDP Londra Mitingi Pazar Günü 1

    HDP Britanya miting alanında park sorunu olmasından kaynaklı halka mümkün oldukça toplu taşıma araçlarını kullanmaları için çağrıda bulundu.

    Konuşmacılar yanı sıra Çiğdem Aslan, Koma Sersi ve Özkan Orman sahne alacaklar.

    Adres: Lee Valley Athletic Centre, 61 Meridian Way, London, Edmonton N9 0AR. Otobüsler: W8 (Picketts Lock Centre durağı-Son durak)

    Şubat ayında kurulan ve içerisinde 26 kurumun yer aldığı HDP Britanya Seçim Koordinasyonu şimdiye kadar yürüttüğü yoğun bir çalışmaya devam ediyor. Gençlik ve Kadınların oluşturduğu özgün seçim koordinasyonları da aynı kapsamda çalışmalarını yürütüyor.

    Başkent Londra ve Edinburgh’ta kurulacak sandıklarda 30 ve 31 Mayıs tarihlerinde yapılacak oy verme işlemine daha fazla katılım sağlama için ayrıca yoğun bir çalışma yürütülüyor. Halkı sandık merkezlerine ulaştırma konusunda geniş çalışma yürüten koordinasyon 9 merkezde kurduğu seçim irtibat büroları üzerinden gidişleri örgütlemeye çalışacak.

    7 Haziran Genel Seçimlerinde Avrupa’da yaklaşık 2.5 milyon, Britanya’da 90 bin civarında Yurtdışı Seçmen Kütüğü’ne kayıtlı seçmen bulunuyor. Tüm Yurtdışı Seçmenleri için gümrüklerde oy kullanma süreci 8 Mayıs’ta başlayıp 7 Haziran günü bitiyor.

  • Avrupa Alevi Gençler Birliğinin 7 Haziran Seçimlerine Yönelik Basın Açıklaması

    Avrupa Alevi Gençler Birliğinin 7 Haziran Seçimlerine Yönelik Basın Açıklaması

    Avrupa Alevi Gençler Birliğinin 7 Haziran Seçimlerine Yönelik Basın Açıklaması 1

    Açıklama şöyle:

    OY’lar HDP’ye

    O Kimsenin Alevisi Olmaz; Turgut Öker BİZ olur!

    Bizler Avrupa Alevi Gençler Birliği olarak, gönlümüzün her daim lideri Turgut Öker’in yanındayız. Bizim sesimizi, HDP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı olarak Meclise taşıyacaktır.

    Oyumuz HDP’ye

    Bundan eminiz; Çünkü;
Turgut abimizin 1988 yılından Hamburg’ta, Alevi hak ve talepleri için başlattığı “Eşit Yurttaşlık ve Eşit Haklar Yürüyüşünde” yorulmadan ve dahası üstüne üslük gençleşerek yürüyor.
Bu yürüyüşte Turgut Öker savunduğu Alevi davasının yanındayız.
Turgut abimiz biz Alevilerin taleplerini bilen, yaşayan, örgütleyen, mücadelesini veren ve bedelini ödeyendir. O Alevi hareketinin siyasal alana mücadelesini taşıyan adım atmıştır. Bu adımlara tökez olma değil, bu adımları şimdi çoğaltma zamandır.
Turgut Öker’in TBMM kürsülerinden, Alevilerin uğradıkları her türlü ayrımcılığı, adaletsizliği, mağduriyetleri tek tek TEŞHİR edecek, hesap soracak, “haydi lagaluga yapmayın, hukuka, demokrasiye ve özgürlüklere bakalım çözelim” diyeceğiz.
Turgut Öker ile yıllardır süregelen asimilasyon politikalarına Mecliste DUR diyeceğiz.
Aleviliğimizin, İnancımızın, Kimliğimizin, Kültürümüzün, Değerlerimizin TANINMASINI Mecliste dile getireceğiz, hukuksal kazanımlarımızı güç birliği, el birliği ve gönül birliğiyle sağlayacağız. Turgut Öker ile Mecliste, sadece Zorunlu din dersleri işkencesine değil, Eğitimin ve eğitim kurumlarının tümüyle dinselleştirilmesine karşı ÇÖZÜM olarak laik, demokratik, çoğulcu ve eleştirel eğitim isteyeceğiz. Diyanet eliyle yaratılan asimilasyona ve mezhepçi din devleti uygulamalarına karşı Mecliste Turgut Öker ile HAYIR diyeceğiz. Turgut Öker’le eşit haklar mücadelesinin sesini MECLİSE taşıyacak ve bu talebi toplumsallaştıracaktır.
Cemevlerimize yönelik ayrımcılık, inkar ve “ucube” gibi çirkin yakıştırmalara karşı, ibadet yeri olarak YASALLIK kazandıracağımız mücadelenin ortasındayız ve Mecliste bunu Turgut Öker ve Canlar dile getirecektir.
Turgut Öker ile BİZ de Mecliste olacağız.
Taleplerimiz, sorunlarımız Turgut Öker’le MECLİSE gelecek. Turgut Öker’e kefiliz; Çünkü O kendisine dışarıdan biçilmiş Alevi elbiseleri giymez.
O kimsenin Alevisi olmaz.
Turgut Öker BİZ olur!

    Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Sivas, Ümraniye ve Gazi katliamlarının utancıyla tüm Türkiye’nin YÜZLEŞMESİNİ Mecliste Turgut Öker ile BİZ sağlayacağız.
Bu amaçla Madımak Oteli’ni UTANÇ MÜZESİ yapacağız. Yoksulluğumuzun, yoksunluğumuzun, işsizliğimizin kaderimiz olmadığını bilerek, ekonomik ve sosyal haklarımızın mücadelesini verecek, çalışanlar ve üretenlerle YAN YANA olacağız. Atalarımızdan miras Hacı Bektaş Veli Dergahı, Seyyit Battal Gazi Dergahı, Şahkulu Dergahı, Abdal Musa Dergahı, Karaca Ahmet Türbesi ve 600 Alevi Bektaşi dergahımızın toplumumuza ait olduğu gerçekliğini kabul ettireceğiz. Dedelik kurumunun ve ocak sisteminin günün şartlarına göre yeniden inşa edilmesine katkı vereceğiz.
Alevilik tanımını, dedelik kurumunu devletin müdahalesine açan tartışmalara DUR diyeceğiz. Türkiye’nin hiçbir zaman laik olmadığını ortaya koyacak, gerçek LAİKLİK için mücadele edeceğiz. Yolumuza yoldaş, canımıza CANDAŞ olacağız.
Bir olacağız, iri olacağız, DİRİ olacağız.
Turgut Öker’le meclise CAN getireceğiz. 72 millete bir gözle bakanların kardeşlik mayasını meclise çalacağız.
Bu sefer BİZ’den birileri, bizim sorunlarımız için yolumuzu meclise düşürecek.
Yolu yolumuz olsun, yolumuz açık olsun.
Boz Atlı Hızır yardımcımız olsun.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği – Yönetim Kurulu adına

    Ümit Sarı

    Genel Başkan

  • Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

    Britanya Demokratik Güç Birliği, 7 Mayısta yapılacak Britanya seçimlerine ilişkin bir basın toplantısı düzenledi. Cemevinde yapılan açıklamada yaklaşan seçimlerde Kürdistanlı ve Türkiyeli seçmenin parti ismi vermeden oylarını tasarruf ve kemer sıkma politikalarına karşı oluşumlara vermeleri istendi.

    Britanya’da yapılacak parlamento seçimlerine 14 gün kala Türkiyeli ve Kürdistanlı kurumlar ortak bir basın açıklaması yaparak Muhafazakar Parti ve UKİP gibi partilere karşı emekten yana olan partilerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Ancak bu partilerin hangileri olduğu konusunda bir açıklama yapılmazken özellikle mevcut koalisyon hükümetinin politikaları eleştirildi. Demokratik Güçbirliği Platformu bileşenlerinin farklı partileri desteklediği biliniyor. Platform bileşenlerinin genel olarak İşçi Parti, Green Party ve TUSC adaylarını destekledikleri biliniyor.

    Pazartesi günü Cemevi binasında kurum temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında şunlar belirtildi: ‘‘Britanya’da seçimler yaklaşırken 3 ana partinin söylediği ortak nokta kamuda kesintilere devam edeceklerini, tasarruf politikalarını uygulamayı sürdüreceklerini beyan etmeleridir. Özellikle göçmen ve Avrupa Birliği karşıtı politikalarla oy toplamaya çalışan ve sözde öne çıkan UKIP ise, diğer ana partiler gibi vergi kaçaklığı yapan büyük şirketler için hiç bir yaptırım önermiyor. İşte böylesi önemli bir süreçte gerçekleşen Britanya’daki genel seçimlerde bu partiler emekçilere tasarruf ve kesinti politikalarından başka bir seçenek sunmuyor.’’

    Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmen emekçilere de seslenen Britanya DGB açıklaması şöyle devam etti; Böylesi önemli bir süreçte, Türk-Kürt kökenli emekçilerin ülke gündemine dahil olması, söyleyecek sözümüzün olması, oylarını kullanması, seçme ve seçilme hakkını kullanması, bu politikalara karşı mücadele eden kesimleri desteklenmesi önemlidir. Bu nedenle Demokratik Güç Birliği olarak bizler Britanya’da yapılacak olan 7 Mayıs’taki genel seçimlerde Türkiye kökenli göçmen emekçilerin tasarruf politikalarını kabul etmeyen, kesintilere karşı mücadele eden, herkes için parasız sağlık ve eğitim hakkını talep eden, savaş ve işgal politikaların reddeden, göçmenleri günah keçisi gösteren değil yerli ve göçmen emekçilerin birliğini savunan oluşumlara ve koalisyonlara oy vermesi çağrısında bulunuyoruz.’’

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

    Britanya Demokratik Güçbirliği açıklamanın devamında şunları belirtti; ‘‘İngiltere’de 7 Mayıs’da yapılacak olan genel seçimler yaklaşırken, Türkiye’de yapılacak genel seçimlerde 7 Haziran’da gerçekleşecek. Britanya’da özellikle 2008’de ekonomik krizin ardından iktidara gelen koalisyon hükümeti tarafından uygulanan kemer sıkma (tasarruf) politikaları, eğitimden sağlığa konuttan sosyal yardımlara kadar bir çok alanda kesintileri ve saldırıları da beraberinde getirdi. Kentsel dönüşüm adı altında sosyal evlerin büyük şirketlere peşkeş çekilmesi, sağlık alanın özelleştirilmesi hedeflenerek bütçe yetersizliğinden dolayı hastahane servislerinin yetersiz kalması sonucu şirketlere devredilmesinin normalmiş gibi sunulması, belediye bütçelerindeki kesintiler sonucu bir çok servisin kapanması ve kamu çalışanlarının kademeli olarak işten atılması, yüksek öğretimin paralı hale gelmesi özellikle son 5 yılda koalisyon hükümeti tarafından öne çıkan saldırı politikalarından bazıları diyebiliriz.

    Sağlık, konut ve eğitim alanındaki bu saldırıların yanı sıra çalışma hayatındaki koşullar da kötüleşti. Kamu alanında çalışan emekçiler ücretlerine 3 yıllık zam alamazken, bir çok itfaiye bölümü kapatıldı. Öğretmenlerin çalışma koşulları ağırlaştırılırken, belediye, metro ve itfaiye olmak üzere bir çok alanda kademeli olarak işten atmalar yaşandı. Sıfır saat kontrat yanı sıfır sözleşmeyle iş garantisi ve iş haklarına sahip olunmayan, sermayenin ihtiyaçlarını karşılayacak kontratların önü açıldı. Gençlik evleri kapatılarak gençlerin güvenceli bir ortamda yeteneklerini geliştirebileceği, gençleri destekleyen, sosyalleşmesini sağlayan gençlik evleri kapatıldı.

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

    Koalisyon hükümetinin büyük ortağı Muhafazakar partisi son 5 yıllık süreçte kemer sıkma politikalarının sadece %30 kadarını uyguladıklarını belirterek, daha refah bir ülke için gerek kamu alanında, gerekse de sosyal alanda bir çok kesintinin devam etmesi gerektiğini söylüyorlar. Koalisyon hükümeti ‘işsizliği azalttık!’ diyor ama 1 milyona yakın ‘çalışan yoksul’ olarak adlandırılan yeni bir kavramıda belleğimize koydular. Yaklaşık 1 milyon insanı aç evleri ve gıda yardım merkezlerine muhtaç ettiler. Zengin ile yoksul arasındaki uçurum giderek artarken, şirketler karına kar katıyor. Gerçek buyken başta koalisyon hükümeti ortakları olmak üzere hangi parti olursa olsun ‘bu yolda hepimiz biriz’ yada ‘herkes taşını altına elini koyacak’ söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Elini taşının altına sokan, kesintilerin yükünü sırtlayan, elindeki ekmeği küçülen, yoksullaşan hangi ulustan olursa olsun işçiler ve emekçilerdir.’’

    Açıklamanın sonunda Türkiyeli ve Kürdistanlı göçmenlerin oylarını, tasarruf ve kemer sıkma politikalarına karşı oluşumlara vermeleri çağrısı yapıldı.

    Kurumlar Kime Vermeyin Dedi, Ama Kime Verin Demedi 1

  • Gençlere İş İmkanları İçin Destek Artıyor

    Gençlere İş İmkanları İçin Destek Artıyor

    Gençlere İş İmkanları İçin Destek Artıyor 1

    Kariyer gününde iş verenler gençleri her alanda destekleyeceklerini belirttiler.

    Britanya Alevi Gençlik Federasyonu tarafından düzenlenen kariyer fuarında çeşitli alanlarda çalışan profesyoneller gençlerle buluşarak deneyimlerini anlattılar. Pazar günü, Dalston Cemevinde gerçekleşen ve tüm gün süren kariyer gününde, sonuç olarak da Kürt ve Türk iş verenlerin, iş imkanı arayan gençlere deneyim fırsatı sağlayacakları kararlaştırıldı. İş deneyimi programı yanı sıra, rehberlik programının da oluşturulacağına karar verildi.

    Yaklaşık 50 gencin katıldığı kariyer gününden gençlerin memnun kaldığı görüldü. Organizatörlerden Esin Güneş, ‘‘Bugün ilk etkinliğimiz olmasına rağmen 50 öğrenciyi topladık. Onlara hedeflerini kurmalarında destek olmak ve onlara farklı perspektifler kazandırmak önemli bir hedefti ve bunu başardığımıza inanıyorum. Aynı şekilde iş insanlarının da bağlantı kurmaları için güzel bir fırsat oldu diye düşünüyorum. Herkesin enerjisi çok güzeldi.’’

    Diğer baş organizatör Erbil Erbil, gençler ve işverenleri bir araya getirmek için güzel bir başlangıç olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: ‘‘Aslında herkesin gördüğü, hiç kimsenin bir şey yapmadığı, bir şeyi başardık bugün. Gençlerimizi ve başarılı iş adamlarımı ve iş kadınlarımızı biz buluşturduk bugün. Bugün gençler tecrübe kazandı, perspektif kazandı, fikir kazandı, bilgi kazandı. Biz bugün burada fikir deryası yarattık ve gençler de bundan faydalandılar. Belki hiç pilotluğu düşünmeyen bir genç pilotluk standına gitti pilotla konuştu. Belki müziği düşünmüyordu ama bugün müzik hayatını öğrenmiş oldu. Bugün biz burada çok şey başardık ama bu sadece başlangıçtı. Gençler ve iş insanların arasındaki bu ilişkiyi biz daha da büyüteceğiz, daha da büyük platformlara taşıyacağız. Ve her daim gençlere kariyerlerinde yön vermeye çalışacağız.’’

    Açılış konuşmasını yapan Cemevi başkanı Tugay Hurman gençlerin toplum içerisindeki önemini ve toplumsal çalışmalarını anlattı.

    Programda daha sonra farklı dallarda çalışan profesyoneller deneyimlerini ve mesleklerini nasıl geliştirdiklerini anlattılar. Ryanair de pilotluk yapan Onur Taşçı çocukluk hayalinin uçmak olduğunu ve mühendislik okuduktan sonra havacılık okuduğunu anlattı ve gençlerden büyük ilgi gördü.

    Hackney belediye encümeni Jonathan McShane siyasete girerek halkın sorunlarına çözüm bulmayı hedeflediğini ve toplumlar için bunun önemini anlattı.

    Avukat Serpil Ersan öncelikle siyasi nedenlerden dolatı İngiltere’ye neden gelmek zorunda kaldığını anlattıktan sonra kadınlar için iş hayatında başarılı olmalarının önemini anlattı. ‘Erkeklerin dünyasında yaşıyoruz’ diyen Ersan, kadınların kendi güçlerine inanmaları ve öncelikle kendi ayaklarının üzerinde durmalarının önemini vurguladı. Ersan son olarak bir insanın başarısının topluma neler geri verdikleriyle ölçüldüğünü ve genç kadınların başarılarını görmek istediğini ifade etti.

    Tasarım ve inşa firması kuran mühendis Hasan Dikme deneyimlerini ve kendisini çeşitli alanlarda nasıl geliştirdiğini anlattı.

    İş adamı Hüseyin Osoy avukat olmadığı halde nasıl avukat firması kurduğunu gençlere anlattı ve katılımcılara önemli olan hususun hedeflerinin olması olduğunu ifade etti. Osoy, gençlere ailenin en önemli unsur olduğu ve paranın çalıştıkça geldiğini ifade etti.

    İngiltere’de en genç Alevi belediye encümeni olduğunu belirten Enfield belediye encümeni ve muhasebeci Güney Doğan, gelecekteki nesillere bırakılan mirasın önemini vurguladı ve karar verme mekanizmalarında yer almalarını tavsiye etti.

    Programın ikinci bölümünde, gençler Citizen UK tarafından düzenlenen iş başvurularına ilişkin çalışma atölyesine katıldılar. Atölyelerle eş zamanda profesyonellerle ileride nasıl çalışmalar yürütebileceğine ilişkin tartışma yürütüldü.

    Katılan iş verenler ve profesyoneller gençlere iş imkanları sağlayacaklarını belirttiler ve ileride yapılacak benzer çalışmalara tekrar destek vereceklerini beyan ettiler.

    Son olarak farklı mesleklerde çalışanların açtıkları stantlarda gençler bilgi alıp bağlantı ağları oluşturma fırsatı buldular.

    Kariyer gününe katılan 16 yaşındaki ortaokul öğrencisi, Destiny Karakuş ileride ne yapmak istediği hakkında daha iyi fikri olsun diye geldiğini belirtti. Karakuş, ‘‘Bana göre ne tür işler var ona baktım. Muhasebecilik ilgimi çekti. Daha önce muhasebeciliği hiç düşünmemiştim- sadece parayla ilgili olduğunu düşünüyordum ama burada bana müvekkil ile iletişimin önemini anlattılar. UK Citizens’ın çalışmalarını öğrendim. Kariyer günü tekrar yapılırsa kesinlikle gelirim ve tavsiye ederim,’’ dedi.

    Kolejde güzel sanatlar okuyan 18 yaşındaki Burcu Gürgür, Alevi gençliği içerisinde çalışma yürüttüğünü ve böyle etkinliklerin gençler için çok önemli olduğunu anlattı. Gürgür gençlerin gelecekte neler yapabileceklerini düşünmeleri gerektiğini ve bu tür etkinliklerin ona vesile olabileceğini ifade etti. Gürgür, kendisi içinde güzel bir fırsat olduğunu anlattı: ‘‘Kendim bir çok insanlar konuşma fırsatı buldum. Gazeteciliğe ilgim var ve burada gazetecilik okumuş, şimdi gazetecilik yapan birisiyle tanıştım. Bana neler yapabileceğim konusunda bilgi verdi, ne tür gazetecilik var onları anlattı ve deneyim edinmem için yanında çalışabileceğimi söyledi.’’

    Kariyer gününe katkılarını sunan muhasebeci Haydar Ulus, ‘‘Gençlerimizin düzenlediği bu etkinlik çok önemliydi. Bugün ki çalışmanın en büyük kaynak noktası harmanlaşma ve komünal çalışmayı gerçekleştirmekti. Para talebiyle işverenlerimizi buraya getirmedik. Direk olarak emeklerine başvurarak gençlerimizle bir araya getirmek için çağırdık’’, dedi. Ulus şöyle devam etti: ‘‘Şunları özellikle belirtmek istiyorum, gençlerimizin Cemevine sahip çıkıp, gençleri buraya getirip, iş adamları ve iş kadınlarıyla bir araya getirip, onlarla birlikte ortak noktaları oluşturmaktır. İş verenlerimiz de bizleri mahcup etmediler, buraya geldiler ve iş deneyimi programlarına ve mentoring programlarına katkı sunacağız. Gençlerimize sahip çıktılar. İkinci olarak da Cemevi sadece ibadet ettiğimiz yer ve cenazelerimizin kalktığı yerler değil, aynı zamanda buraya gelen gençlerimiz her türlü alanda destek alabileceklerinin mesajını iletmek istedik. Gençler bugün burada büyük başarı sergilerdiler bu etkinlikle.’’

    Erbil son olarak katkı sunan herkese teşekkür etti ve iş verenlere seslendi: ‘‘Gençlere rehber olmaya hazır olduklarını söyleyen iş insanlarımız ve profesyoneller var. Ama hazır olmaları yetmiyor, kendilerini ön plana çıkarmaları gerekiyor, böyle platformları kaçırmamaları gerekiyor. Bu tür konularda yardımcı olmak isteyen kişilere çağrı yapıyoruz ve desteklerini bekliyoruz.’’

    Erbil, iş deneyimi arayan gençlerin BAGF ile irtibata geçmelerini böylece aradıkları iş alanına göre yardımcı olabileceklerini belirtti; ayrıyeten rehberlik programı oluşacak. Britanya Alevi Gençlik Federasyonu Facebook sayfasından irtibata geçebilirsiniz.