Blog

  • Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor

    Ezidiler Özerk Bir Yapı İçerisinde Yaşamak İstiyor

    Panel ''Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını''
    Panel ”Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını”

    Yedinci Gik-Der Kültür Sanat Festivali kapsamında 19 Nisan 2015 tarihinde Londra’da düzenlenen panelde Ezidilerin yaşadığı trajediler, mevcut durumları ve geleceği konuları ele alındı. 7 Haziran seçimlerinin ve mevcut siyasal durumunun da konuşulduğu panele Avrupa Ezidi Federasyonu Başkanı – HDP Batman milletvekili adayı Ali Atalan ile Avrupa Parlamentosu eski milletvekili – HDP Amed milletvekili adayı Feleknas Uca katıldılar.

    Panelin açılış konuşmasını yapan Ali Atalan Ezidilerin tarihinin trajediler ve katliamlar tarihi olduğunu belirterek “Ezidiler bugüne kadar 72 ferman (soykırım) yaşadı. 73. soykırım ise geçtiğimiz Ağustos ayında Daiş’in Şengal’de Ezidiler’e saldırması ile gerçekleşti. Bu saldırı Ezidi tarihinde yaşanan tüm trajedileri gün yüzüne çıkardı. Ezidiler ancak seslerini dünyaya 73. katliamda duyurabildiler” dedi.

    Farklı coğrafyalarda tahmini nüfuslarının 1 milyon 200 bin olduğunu ve Ezidiler’in kendi topraklarında hiçbir zaman özerk ve bağımsız olmadıklarını dile getiren Atalan “Her ne olursa olsun Ezidiler artık ‘ idari, iktisadi ve askeri’ anlamda özgür ve özerk bir yapıya sahip olmak istiyorlar. Rojava Kantonları Ezidiler için örnek alınacak bir modeldir “ açıklamasını yaptı.

    Bir başka konuya daha dikkate çeken Atalan; “Dinlerinden dolayı hep hor görülmüş Ezidiler’e Daiş saldırılarını nasıl gerçekleştirdi veya gerçekleştirilebildi – Ezidiler’e yapılan son saldırılara izin verilmesinin sebebi; “Bu toplumun uğrunda ölünmeye değer bir toplum olmadığı düşüncesidir. Daiş’in saldırıları karşısında Peşmergenin hiçbirşey yapmaması Ezidi toplumuna yapılmış bir ihanettir” ifadesini kullandı.

    Panelin diğer bir konuşmacısı Feleknas Uca, özellikle kaçırılan kadın ve çocukların trajedilerine değindi. Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH) kongresinde Daiş’e esir düşmüş kadınların özgürleştirilmesi için bir platform oluşturduklarını dile getiren Uca, “Güney Kürdistan parlamentosundan aldığımız bilgi ve yapılan araştırmalar sonucu Daiş’e esir düşmüş yaklaşık 5 bin Ezidi kadın, bunun yanısıra yüzlerce Arap, Türkmen Süryanı kadın var. Bu kadınlar para karşılığı satılıyor, 9 yaşındaki çocukların bile tecavüze uğradıkları hikayelerini dinledim. Binlerce Ezidi’nin akibeti ise henüz belli değil” dedi.

    Ali Atalan ile aynı konuya dikkat çeken Uca, “Peşmerge hiçbir mücadele vermeden bölgeyi terk etti. Eğer mücadele verilseydi belki bunların hiçbiri yaşanmayacaktı” dedi. Şengal’in tek bir mermi bile patlamadan teslim edilmesinin kafalarda soru işareti bıraktığını belirterek “Daiş’in Ezidiler’e bayramda gelip çayınızı içeceğiz dediğini ve bundan tüm yetkililerin ve peşmergenin haberi olduğunu” sözlerine ekledi.

    Uca, son sözlerini şöyle noktaladı: “Çözüm sürecinin başarıya ulaşması, demokratik ve halkların ortak yaşamı için daha çok mücadele edilmelidir. Ortak bir savunma olsaydı bunların hiçbiri yaşanmayacaktı.”

    Konuşmacıların sunumlarının ardından yapılan soru cevap kısmında Atalan ve Uca katılımcıların sorularını yanıtladılar. Türkiye’de yapılacak 7 Haziran seçimleri ile ilgili gelen soruya cevap veren Atalan, 7 Haziran seçimlerinin tarihi bir önemde olduğunu ve ilk defa iki Ezidi adayın parlamentoya gitmesinin Ezidiler açısından bir dönüm noktası olduğunu belirtti. HDP bünyesinde seçimlere giren adayların genel olarak Mezopotamya coğrafyasının farklı inanç ve kimlikleri bir arada barındırdığını ve bunun Türkiye’nin geleceği açısında ayrışmaya karşı birliği ve birlikte yaşamı sembolize ettiğini ifade eden Atalan bu seçimlerde halkların kazanacağını ifade etti.

     

  • GİK-DER 7. Kültür Sanat Festivali Kapsamında “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği” Paneli

    GİK-DER 7. Kültür Sanat Festivali Kapsamında “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği” Paneli

    GİK-DER 7. Kültür Sanat Festivali Kapsamında "Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği" Paneli 1“Yüzünü Güneşe Dönen Ezidiler” başlığı altında 7. si düzenlenen GİK-DER Kültür Sanat Festivalinin 3. etkinliği “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği” konulu panel gerçekleşti.

    Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Roj Kadın Meclisi’nin ortaklaşa düzenledikleri panel, Kürt Kültür Merkezinde Avrupa Ezidi Kadın Meclisi Koordinasyonu’ndan Xane Agal, Sosyalist Kadınlar Birliği’nden Hatice Güden ve Roj Kadın Meclisi’nden Evrim Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşti.

    Ezidilerin tarihi, sosyolojik yapısı ve yaşadığı soykırımlar hakkında bilgi veren Agal, Ezidiliğin bir doğa sevdası ve inancı olduğu, ateşin, güneşin, suyun ve toprağın kutsal kabul edildiği bir inanç biçimi olduğunu belirterek, “Ezidilik aynı zamanda Kürtlüğün kökenidir.” dedi.

    Ezidiliğin orijinal felsefesinde toprak ile kadının kutsal olduğunu, kadın rengi ve rolünün oldukça belirgin olduğu, pek çok duasında kadından yardım istendiğini, kadının değiştirici ve saygın bir yerde olduğunu belirten Agal, sonraki yıllarda gerek Hıristiyan, Musevi ve İslam dinlerinden etkilenmesi ve gerekse de bu üç inanca sahip insanlar tarafından uğradıkları saldırılardan korunmak adına aldıkları tedbirlerin zamanla yeni bir kültür geliştirdiğini belirterek şunları kaydetti. “Ezidiler, diğer dinlerin etkisine girdikçe kendi öz inançlarından uzaklaşıyor, kadınları mal, mülk, eşya olarak görmeye başlıyordu. Çok evlilik normalleşiyordu. Kadınların kaçırılmasını önlemek adına kadınlar evlere hapsediliyordu”.

    DAİŞ ve ardındaki güçler, yaşanılanlar hakkında da bilgi veren Agal, kadınların çok özel bir hedef haline geldiğini belirterek şunları söyledi: “Kadınlar, sadece cinsel zevk aracı olarak görülmedi. Aynı zamanda Ezidi toplumunu teslim alma, güçten düşürme aracı olarak kullanıldı. Erkek egemen zihniyetin en zayıf halkasından yakalayarak Ezidi kadınlar üzerinden tüm insanlığımız ve toprağımıza tecavüz ediliyor, toplumsal onurumuz pazarlarda satışa sunuluyordu.” dedi.

    Roj Kadın Meclisi’nden Evrim Yılmaz ise, DAİŞ çeteleri üzerinden Ortadoğu’da yaşatılan vahşetin ABD’nin Ortadoğu planının bir parçası olduğunu belirtti ve kadını “namus” olarak gören erkek egemen değerlerin sadece kadınları değil, dönüp dolaşıp kendi cinsini de vurduğunu belirterek, “erkeklerin namusu olmak istemiyoruz” dedi.

    SKB adına konuşan Hatice Güden, konuşmasının esasını çözüm yolları ve görevler üzerine odaklaştırdı ve “soykırımlar tarihi aynı zamanda cins kırım tarihleri olmuştur” dedi.

    “Ermeniler, Yahudiler, Ezidiler, Kürtler, Tamiller soykırıma uğrayan halklardır” diyen Güden; “Görülebileceği gibi geçmişten günümüze soykırıma uğrayan halkların hepsi devletsiz, resmi statüye sahip olmayan halklardır. Dolayısıyla öncelikli çözüm yollarından biri Şengal’in ve aynı zamanda Rojava’nın özerk statüsünün tanınması gerekmektedir.” dedi. Ezidiliğin bağımsız bir din olarak kabul edilmesi ve onlara hukuki statü verilmesi gerektiğini de dile getiren Güden, Ezidi soykırımının tanınması ve uluslararası sözleşmelere uygun davranılmasının da önemli bir adım olacağını kaydetti.

    Kaçırılarak pazarlarda satılan, seks kölesi olarak kullanılan 3500 ila 5000 arasında kadının bulunması ve sosyal, psikolojik ihtiyaçlarının karşılanmasının da oldukça önemli olduğunu belirten Güden, öncelikli temel ihtiyaçların karşılanması için ekonomik kampanyaların öneminin de altını çizdi.

    SKB’nin Mayıs ayı içerisinde tüm bu talepleri içeren bir dosya ile BM ile görüşmeye hazırlandığını da belirten Güden, uluslararası sosyalist ve komünist örgütlerin birleştiği ICOR tarafından Rojava’da yapılması planlanan hastane çalışmasına SKB’nin de dahil olduğunu belirterek toplumsal duyarlılığın ertelenmeksizin harekete geçmesi gerektiğini önemle hatırlattı.

  • 7. Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali Ezidilere Atfedildi

    7. Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali Ezidilere Atfedildi

    7. Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali Ezidilere Atfedildi 1

    Her yıl geleneksel olarak yapılan ve bu yıl Gik-Der Kültür ve Sanat Festivali bu yıl. Bu yıl yedincisi yapılan festival, Dalston’da bulunan, Gik-der’de gerçekleşen bir resepsiyonla başladı.

    Ezidiler’in bayramı olan Çarşema Sor’a (Kırmızı Çarşamba) denk gelen 15 Nisan’da başlayan ve bir hafta devam eden festival dahilindeki etkinliklerde Ezidiler anlatıldı ve tanıtıldı.

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği’nde yapılan açılış resepsiyonunda konuşma yapan dernek başkanı Helin Peköz, Ezidilerin, çoğu Osmanlı imparatorluğu döneminde olmak üzere 77 defa katliama maruz kaldığını belirtti.

    Peköz, bugün Ezidi’lerin tarihteki en büyük soykırım ve sürgün tehditi altında yaşadığını, bölge devletleri özelliklede faşist Türk devleti ve emperyalistlerin ortaya çıkardığı ve dizginlerinden boşalırcasına bölgedeki tüm halklara azgınca saldıran katiller sürüsü İŞİD’in hedeflerinden birisinin de Ezidiler olmaması olanaksız olduğunu, Özellikle Şengal ve çevresinde Ezidi halkına yapılanların, insanlık tarihinin gördüğü en büyük vahşetlerden biri olduğunu sözlerine ekledi.

    Helin Peköz sözlerine şöyle devam etti: ‘‘Ezidiler sadece katledilme ve sürgün tehlikesiyle karşı karşıya kalmadılar, aynı zamanda kadınları ve çocukları pazarlarda köle ve cariye olarak satıldı, sayısını bilemediğimiz genç kadınlar bu vahşete maruz kalmamak için kendi hayatlarına son verdi.’’

    Ezidiler için hazırlanan sinevizyon gösterisinin ardından Trade Unionist and Socialist Coalition Tottenham milletvekili adayı Jenny Sutton’ın yanı sıra, Brian Debas, Ali Aksoy, Roj Women, Sosyalist Kadınlar Birliği, Day-Mer ve İngiltere Alevi kültür merkezi ve cemevi yetkilileri birer konuşma yaptı.

    Britanya Alevi federasyonu başkanı İsrafil Erbil, yapmış olduğu konuşmada, Ezidiler’in felsefe ve düşüncesinin cana kıymamak olduğunun binlerce kilometre uzakta İngiltere’de karşılık bulduğunu gösterdiği için temsil ettiği Britanya Alevi federasyonu, Britanya Alevi gençlik federasyonu ve Britanya Alevi kadınlar birliği adına Ezidilere atfedilen festivali saygı ile selamladıklarını belirtti.

    Festivalin açılış resepsiyonunda konuşma yapan Mehmet Yüksel Dede; yapılan katliamları lanetlediğini ve günümüzdeki makus talihimizin, yaşadığımız coğrafyada sorunlarımızı ortak görüp, hep birlikte omuz omuza çözüme ulaştırmak için kardeşimin, komşumun, yada yanı başındaki toplumun acısının benim acım olduğunu da içselleştirmekle bir çözüm yoluna girebileceğini söyledi.

    Belgesel Gösterimi: Lalish MihraniSuna Alan ve Grup Raye’nin de sahne aldığı resepsiyonda katılımcılar halaylar çekerek geceye eşlik etti.

    Festivalin ikinci akşamında, Gik-Der’de, Ezidilerin inancını, felsefesini ve yaşam biçimini anlatan Lalish Mihrani (Işığın Toprakları Laleş) belgeseli gösterildi. Yönetmenliğini Aso Haji’nin yaptığı belgesel Ezidiler için kutsal olan Laleş’te çekilip oradaki yaşantıyı gösteriyor.

    Panel: “Soykırımlarda Ezidi Kadın Gerçeği”

    Festivalin üçüncü gününde, Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB) ve Roj Kadın Meclisi’nin ortaklaşa düzenledikleri panel, Kürt Kültür Merkezinde Avrupa Ezidi Kadın Meclisi Koordinasyonundan Xane Agal, Sosyalist Kadınlar Birliği’nden Hatice Güden ve Roj Kadın Meclisi’nden Evrim Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleşti.

    Konser

    Festival kapsamında 18 Nisan Cumartesi akşamı Dominion Centre’da konser gerçekleşti. Sevilen sanatçılar Suavi, Tara Jaff, ZeleMele ve Ali Sizer katılanlara müzik dolu güzel bir gece yaşattılar.

    Panel: Ezidilerin Dünü Bugünü Yarını

    Festivalin son günü, 19 Nisan Pazar günü, düzenlenen panelde Avrupa Ezidi Federasyonu Başkanı – HDP Batman milletvekili adayı Ali Atalan ile Avrupa Parlamentosu eski milletvekili – HDP Amed milletvekili adayı Feleknas Uca katıldılar.

  • Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı 1

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi İskoçya’da toplumun hizmetine açıldı.

    Britanya Alevi Federasyonu bünyesinde faaliyet yürütmekte olan Edinburgh Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi bugün İskoçya’nın Edinburgh kentinde açıldı.

    Önceki gün Britanya Alevi Federasyonuna üye Alevi Kültür Merkezlerinin yöneticileri yaklaşık 40 kişilik bir ekip ile İskoçya’nın Edinburgh kentine giderek, aylık federasyon toplantılarını gerçekleştirdi.

    Saat 12’de başlayan açılış etkinliğinde, ‘Alevilik inancında yola ışık tutan canlar’ için bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi açılışında, Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi başkanı Zekeriya Armut, Britanya Alevi Federasyonu başkanı İsrafil Erbil, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Haydar Yılmaz, Nottingham Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Duran Aytaç, Doncaster Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Müslüm Dalkılıç, Sheffield Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına İsmail Aslan, Leicester Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Oruç Çoban, Glasgow Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi adına Ali Polat, Britanya Alevi Kadınlar Birliği adına Özlem Şahin, Britanya Alevi Gençlik Federasyonu adına Eylem Akkaya, Glasgow Gençliği adına Dilara Kaya birer konuşma yaptı.

    Britanya Alevi Federasyonu adına konuşma yapan İsrafil Erbil, Alevilerin birlik ve beraberlik içinde birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını belirtti. Britanya’da, özellikle ülkenin kuzey bölgesinde Alevilerin birlik içinde hareket ederek derneklerine sahip çıkmasının büyük bir onur ve gurur olduğunu sözlerine ekledi. Erbil, Alevilerin kendi ülkelerinde baskılar altında olduğunu ancak Alevilere karşı yürütülen bu baskı ve sindirme politikalarının kabul edilemez olduğunu dile getirirken, yapılan çalışmalar için tüm canlara teşekkür etti.

    Düzenlenen açılış etkinliğine, İskoçya Ulusal Parti belediye meclis üyesi John Williamson, Edinburgh T. C Başkonsolosu ve HDP temsilcileri başta olmak üzere yaklaşık 400’den fazla kişi katıldı.

    Mehmet Yüksel Dede’nin Gülbang verdiği etkinlikte Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi başkanı Zekeriya Armut emeği geçen tüm ‘canlara’ teşekkür etti.

    Britanya Alevi Kadınlar Birliği adına konuşan Özlem Şahin, kadınların toplum içerisindeki rolünün büyük önem taşıdığını, Kadın örgütlenmesinin toplumun her alanında ve her yerinde olduğu gibi Edinburg’ta da etkin bir şekilde olması gerektiğini söyledi.

    Britanya Alevi Gençlik Federasyonu olarak Gençler’in yürüttüğü çalışmalar konusunda bilgi veren Eylem Akkaya, Gençlik Federasyonu olarak akademik alanlarda dahil olmak üzere toplumun her aşamasında, özellikle bugün Londra’da düzenlenen Kariyer Günü Etkinliği ile daha aktif ve duyarlı bir gençliğin söz sahibi olduğunu belirtti.

    Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi Açıldı 1

    Seyit Atıcı’nın deyiş ve semahlarda Zakir’lik yaptığı açılışta Mehmet Yüksel Dede Gülbang verdi. Ergün Efe, Sevim Aslan ve İsmail Eren’in semah, halay ve türküler ile eşlik ettiği, Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi açılışı hep beraber olarak seslendirilen “Gelin canlar bir olalım” gayr-ı resmi Alevilik Marşı’nın ardından dernek binasının kurdelesi kesilerek açılış tamamlandı.

    Glasgow Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi, Edinburg Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi ve Cemevi ile dayanışma içinde olacaklarını söylerken yeni açılan dernek binasında tüm federasyon üyeleri sohbet etti.

    Açılış etkinliği The Brunton, Ladywell Way, Musselburgh, EH21 6AA adresinde gerçekleşti.

  • Kırkısraklılar Dayanışma Merkezinde Ermeni Soykırımı Paneli

    Kırkısraklılar Dayanışma Merkezinde Ermeni Soykırımı Paneli

    Kırkısraklılar Dayanışma Merkezinde Ermeni Soykırımı Paneli 1

    Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi yüzüncü yılında Ermeni Soykırımı ile ilgili bir panel düzenliyor. Bundan Yüz yıl önce bir buçuk milyon Ermeni soykırım ve tehcire uğratılmıştır. Aslında 1895 yılında 2. Abdülhamit döneminde başalatılan soykırım 1915 yılında İttihatçılar tarafında tamamlanmış oluyordu. 1915′ li yıllar Irmakların kırmızı aktığı, mağaraların yanık koktuğu yıllardır. Dünyanın kör ve sağır izlediği kırımdan kaçanların aç-susuz, yara- bere içinde ve dağları aştığı yıllardır. Ermenilerin taşınır ve taşınmaz mallarının yağmalandığı, zenginliklerine el konulduğu yıllardır. Günümüzde ise Ermenilere karşı kin ve nefret söylemi öne çıkarılarak düşmanlık yapılmakta ve Ermeni halkı baskı görmektedir. Devletin ve toplumun soykırımla yüzleşmesi adaletin sağlanması için son derece önemlidir. Tarihe ve insanlığa karşı sorumlu olduğumuz bilinciyle düzenlemiş olduğumuz panele yüreği insandan ve emekten yana atan herkesi bekliyoruz.

    Konuşmacılar: Dr Tözün İsa ve Araştırmacı -Yazar Ahmet Güven

    Tarih: 26 Nisan 2015, saat 13:00

    Yer: Kırkısraklılar Dayanışma Merkezi

    4-6 Derby Road, Enfield, London EN3 4AN

  • Londra’dan Karadeniz Rüzgarı Geçti

    Londra’dan Karadeniz Rüzgarı Geçti

    Londra’dan Karadeniz Rüzgarı Geçti 1

    Karadeniz müziğinin sevilen seslerinden Selçuk Balcı ve Niyazi Koyuncu yanı sıra Zeynep Başkanı ve Metin Öztem Dominion Centre’da sevenleriyle buluştular.

    Karadeniz müziğine gönül vermiş sanatçılar, 19 Nisan Pazar akşamı dinleyicilere Karadeniz ve İç Anadolu yörelerinden türküler ve şarkılar seslendirdiler.

    Niyazi Koyuncu, Selçuk Balcı ve Zeynep Başkan söyledikleri canlı Karadeniz türküleriyle salondaki bir çok kişi yerlerinde duramayarak horon oynadılar. Özellikle kemençe ve tulum eşliğinde horon oynayanlar keyifli saatler geçirdiler.

    Konsere katılanların sadece Karadenizli değil aynı zamanda Sivas, Maraş ve diğer yörelerden olduklarını öğrenen Balcı, farklı halkların ve kimliklerin barış içinde yaşamalarının önemine dikkat çekerek, grubunda flüt çalan müsizyenin Dersimli olduğunu belirtti.

    İlk olarak sahne alan Sivaslı Metin Öztem İç Anadolu yörelerinden türküler ve deyişler seslendirdi.

    Star Production’ın organize ettiği bu dev konserde, Ersan & Co’un katkılarıyla yapılan çekilişte iki şanslı konuğa televizyon ve laptop hediye edildi.

    Resul Dindar’ın da sahne alacağı beklenilirken, konser organizatörlerinden, Mehmet Korkmaz, vize sorunundan kaynaklı sanatçının konsere katılamadığını açıkladılar.

  • ATİK’e Yapılan Saldırılar Londra`da Kınandı

    ATİK’e Yapılan Saldırılar Londra`da Kınandı

    ATİK’e Yapılan Saldırılar Londra`da Kınandı 1

    ATİK’e bağlı olarak İngiltere’nin başkenti Londra’da faaliyet gösteren Tohum Kültür Merkezi’nin çağrısıyla bir protesto gösterisi yapıldı.

    19 Nisan’da Wood Green kütüphanesi önünde yapılan eylemde “Avrupalı emperyalistlerin ve TC Devletinin ortaklaşa yürüttüğü gözdağı ve tutuklama terörüne sessiz kalma” yazılı İngilizce ve Türkçe pankart ve çeşitli dövizler açıldı.

    Okunan açıklamada Almanya merkezli Avrupa çapında ATİK yönetici ve faaliyetlerine yönelik tutuklamalar kınanarak bu tür saldırıların ATİK‘i yıldıramayacağı belirtildi.

    Eylem boyunca bildiriler dağıtılarak sloganlar atıldı. ADHK ve Day-Mer’inde katıldığı eylem bir saat sürdü.

    Ayrıca, ATİK üyelerine yönelik Almanya, İsviçre ve Fransa’da yapılan operasyonları protesto etmek için bazı kentlerde sokaklara çıkıldı. ATİK, YDG ve Yeni Kadın’ın basın açıklamaları okundu ve mitinglerde operasyonları yapan devletler protesto edildi.

    Londra’da gerçekleştirilen bir diğer eylem ise Alman elçiliği önündeydi. ATİK üyelerinin ve yöneticilerinin 15 Nisan akşamı Almanya, Avusturya ve İsviçre’de eş zamanlı düzenlenen bir operasyonla gözaltına alınmaları ve tutuklanmaları nedeniyle İngiltere’nin başkenti Londra’da protesto eylemi yapıldı.

    ATİK’e Yapılan Saldırılar Londra`da Kınandı 2

    Tohum Kültür Merkezi, Yeni Kadın ve Yeni Demokratik Gençlik tarafından 17 Nisan’da Londra’da bulunan Alman Büyükelçiliği önünde gerçekleşen eylemde elçiliğin karşısında toplanıldı.

    Yapılan eylem boyunca İngilizce bildiriler dağıtılarak çeşitli sloganlar atıldı. Bir saatten fazla süren eylem atılan sloganlarla sona erdirildi. ATİK üyelerinin tutuklanması ile ilgili, Mannheim, Berlin, Basel, İsviçre, Hannover, Paris, Frankfurt ve Stuttgart’da da eş zamanlı eylemler düzenlendi.