Blog

  • Sağlık sistemi için savaşılacak

    Doktorlar birliği sağlık sistemini kurtarmak için hükümetle savaşacaklarını açıkladılar.

    Britanya Tıp Derneği (British Medical Association- BMA) başkanı, Dr Mark Porter, senelik konferanslarında hükümetin Ulusal Sağlık Sistemine (NHS) yapılan değişikliklere karşı 2015 genel seçimlere kadar her gün savaşacaklarını ifade etti.

    BMA’in yaptığı ankette halkın yüzde 73’ünün siyasi partilerin sağlık politikalarını NHS’in yararına değil de, seçim kazanmaya yönelik tasarladıklarını düşündükleri ortaya çıktı.

    NHS’e yapılan kesintilerin sağlık sisteminin kalitesini etkilediğini söyleyen Dr. Porter, ‘‘Kaygım bazı siyasetçilerin bu hükümetten çok bir sonraki hükümetle ilgili olmalarıdır. Hükümetin değişim yapması için çok geç değil henüz. Fakat, öncelikle yaptıkları hataları kabullenmeleri gerekir,’’ dedi.

    Porter, herkesin hata yapabileceğini ve hükümetin NHS’e dayatmalı değişim yapmayacaklarının sözünü verip geri adım atarak yaptıkları hatadan geri dönebilmeleri için hala fırsatlarının olduğunu dile getirdi. Porter, hükümetin NHS’e uyguladığı değişikliklerin milyarlarca sterlin zarara yol açtığını ve kesintilerle para kazanmaya çalışmalarının faydalı olmadığını dile getirdi.

    Porter, NHS çalışanları, BMA ve NHS’I kullananların genel seçimlere kadar hükümetin yaptıkları değişimlere karşı savaşmaya hazır olduklarını belirtti.

  • Başbakan Cameron’dan ‘Aşırı Üzgünüm’ açıklaması

    Telekulak davasında mahkeme tarafından suçlu bulunan Andy Coulson için başbakan David Cameron’dan üzgün olduğu mesajı geldi. Mahkeme kararı açıklandıktan sonra bir açıklama yapan başbakan David Cameron, zamanında Andy Coulson’u basın danışmanı olarak çalıştırdığı için aşırı üzgün olduğunu ve basın danışmanı olarak çalıştırmasının çok yanlış bir karar olduğunu itiraf etti.

    Medya devi Rupert Murdoch’ın İngiltere’deki eski gazete yöneticilerinin yargılandığı telekulak davasında karar açıklandı. Rebekah Brooks, hakkındaki tüm suçlamalardan beraat ederken, editör Andy Coulson’un ise suçlu olduğuna karar verildi. Coulson’un cezası daha sonra belli olacak. Murdoch’ın ‘manevi kızı’ olarak da bilinen Brooks, Coulson ile “yasadışı telefon dinleme ve kamu görevlilerine rüşvet verme” suçlarıyla yargılanıyordu.

    Old Bailey ağır ceza mahkemesi 138 gün sonra telekulaktan yargılanan eski gazete yöneticilerine yönelik kararını açıkladı. 7 kişinin yargılandığı davada, Rebekah Brooks tüm suçlardan temize çıkarken, Andy Coulson ise suçlu bulundu.

    İngiltere’nin en genç (32 yaşında) gazete editörü unvanını elinde tutan Brooks, 2000-2003 yılları arasında telekulak skandalı sonrası Murdoch’ın yayın hayatına son verdiği ‘News of the World’ün editörlüğü; 2003-2009 arasında ‘The Sun’ editörlüğü ve 2009’dan, istifa ettiği geçen yıla kadar da News International’ın (NI) CEO’luğunu yapıyordu.

    Andy Coulson ise 2003 yılında Rebekah Brooks’dan devraldığı News of the World (NotW) gazetesindeki editörlük görevinden Ocak 2007 tarihinde istifa etti. Bu görevinden ayrılmasının hemen ardından, o zaman Muhafazakar Parti lideri olan David Cameron’ın basın danışmanlığı görevine getirildi. Cameron 2010 yılında başbakan olduktan sonra da aynı görevine devam eden Coulson, telekulak skandalı büyümeye başlamadan 2011 yılının başında bu görevinden de ayrıldığını açıkladı.

    Coulson ve Brooks, editörlüğünü yaptıkları dönemlerde Murdoch’ın gazetelerinde yaygın olarak yapılan yasadışı dinlemelerinin yanı sıra, Murdoch’ın yüzde 39’una sahip olduğu BSkyB ihalesinde hisselerin tamamına sahip olmak için Başbakan Cameron üzerinde lobi faaliyeti yapmakla suçlanıyordu.

    Rupert Murdoch’un İngiltere’deki News of the World (NotW) gazetesinde patlak veren ve ülkedeki diğer gazetelerine (Times, Sun) de sıçrayan telekulak skandalı sonrası açılan polis soruşturmasında onlarca gazeteci, polis, kamu görevlisi ve üst düzey yönetici gözaltına alınarak sorgulanmıştı.

    Telekulak sonrası gelen yoğun eleştiriler üzerine Murdoch, en çok kar getiren tabloid gazetelerinden 168 yıllık News of the World’un yayın hayatına son vermişti. Hisselerinin tamamını almak için uzun zamandır hazırlık yaptığı BSkyB ihalesinden de çekilmek zorunda kalmıştı. Ayrıca, Murdoch ve oğlu James Murdoch “Meclis Kültür, Spor ve Medya Komisyonu” tarafından sorguya çekilmişti.

  • Doncaster Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi tarafından ‘Uyuşturucuyu Tanıyalım, Çocuklarımızı Koruyalım’ Paneli

    21 Haziran 2014 Cumartesi günü saat 12.00’de Doncaster’da düzenlenen ‘Uyuşturucuyu Tanıyalım, Çocuklarımızı Koruyalım’ Paneline ilgi yoğun oldu. Farklı yaş gruplarından insanların katıldığı Panel’de kurum temsilcileri, DAKM ve Cemevi, başkanı İsmail Çandır, DAKM genel sekreteri Gülay Dalkılıç, BAF başkanı İsrafil Erbil, Polis memuru Mark Allet, proje görevlisi ve psikolog Gülşen Senik, Sheffield AKM ve cemevi Başk. İsmail Aslan ve Nottingham AKM ve Cemevi kurucu başk. Ali Sağ birer konuşma ve sunum yaptılar.

    Panelde açılış konusmasını yapan Gülay Dalkılıç ‘bu toplantı çocuklarımızın ve büyüklerimizin etrafımızdaki tehlikeleri öğrenmeleri ve hem kendilerini hemde diğer insanlara yardımcı olmalarını hedeflemekteyiz’
    İsmail Çandır ‘Doncaster’da yetişen çocuklarımızın bilinçli olması geleceğe daha güvenle bakmamız anlamına gelecektir’, dedi.

    İsrafil Erbil ‘İki kültür arasında kalan ve değer yargıları konusunda ikilik yaşayan göçmen ailelerin çocukları, uyuşturucu ve çeteleşme gibi tuzaklara düşürülme ihtimali daha yüksek olan toplum olarak görülmektedir’ diye konuştu. Erbil ‘büyüklerin bilinçlenmesi çocuklarımızın daha güvenli olması anlamına gelir, bu nedenle DAKM ve yetkililere bu panel için teşekkür ederiz’ dedi. Daha sonra konuşmasında devlet yetkililerinide suçlayan Erbil ‘bu ülkeye yüksek oranda uyuşturucu girmesinin ve dağıtılmasının sorumlusu ve suçlusu devlet yetkilileridir’ dedi.

    Polis Memuru Mark Allet bir slayt gösterisi yaptı. İngilizce yaptığı sunumda Mark uyuşturucu’nun çeşitlerini ve tehlikelerini anlattı. Ayrıca Mark uyuşturucu kullanan insanlardaki davranış bozukluklarını ve özellikle küçük yaşta çocuklar için hangi konularda dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekti.

    Gülşen Senik’de polis memurunun ingilizce olarak yaptığı sunumu Türkçe yaparak lisan sorunu olan katılımcıların daha iyi anlamasını sağladı ve kendi tecrübelerini aktardı.

    İsmail Aslan ‘Bu ve benzeri paneller tüm Alevi kültür merkezlerimizde yapılmalıdır’
    Ali sağ ‘sadece kültürel değerlerimizi öğretmek yeterli değil aynı zamanda tehlikelerin öteki yüzünü öğretmekte bizim görevimiz olmalıdır’, dedi.

  • İngiltere’nin Junker’ın başkanlığına itirazları devam ediyor

    İngiltere Başbakanı David Cameron ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy, AB Komisyonu Başkanlığı seçimi tartışmaları gölgesinde bir araya geldi.

    İngiltere Başbakanlığında yapılan ve yaklaşık 40 dakika süren görüşmede, David Cameron 28 AB üyesi ülkenin katılacağı ve AB Komisyonu Başkanlığının da görüşüleceği bu haftaki konsey toplantısına başkanlık edecek Van Rompuy’dan, Jean Claude Junker’ın başkanlığı için oylama yapılmasını talep etti.

    Bu durumun şimdiye kadar pek görülmemiş bir durum olacağına ve 28 üyeli AB’de daha önceki AB Komisyonu Başkanlığı seçimlerinin oy birliğiyle yapıldığına dikkat çekiliyor.

    Başbakanlık ayrıca, Cameron-Van Rompuy görüşmesinin “dolu dolu ve samimi” geçtiğini bildirerek Cameron’ın AB Komisyonu Başkanlığı konusundaki görüşlerinin değişmediğini Van Rompuy’a ilettiğini kaydetti. Açıklamada, “Başbakan Cameron, Van Rompuy’dan Avrupa Konseyi’ni Juncker’in adaylığıyla ilgili oylamaya hazırlamasını istedi. Van Rompuy da oylamanın nasıl yapılabileceği konusunda çalışacağını söyledi” denildi. Van Rompuy, İngiltere Başbakanlığından ayrılırken gazetecilere açıklama yapmadı.

    İngiliz basını, AB Konseyi toplantısında cuma günü yapılması planlanan oylamada, Almanya Başbakanı Angela Merkel’in de arasında bulunduğu AB liderlerinin çoğunun Juncker’in başkanlığına destek vermesinden dolayı Cameron’ın yenilgiye uğramasına kesin gözüyle bakıldığını bildiriyor.

    AB Komisyonu Başkanlığı seçiminin ertelenebileceği yönünde de haberler yer alıyor. Bazı AB liderlerinin, AB Komisyonu Başkanının belirlenmesinin, bu hafta 1. Dünya Savaşının başlamasının 100. yıl dönümü dolayısıyla yapılacak Ypres zirvesine gölge düşürmemesi için ertelenmesi gerektiğini düşündüğü basına yansıyor.

    AB Komisyonu Başkanlığı’na Hristiyan Demokratların (EPP) AB Komisyonu Başkanı adayı, eski Lüksemburg Başbakanı ve Avro Bölgesi Başkanı Jean Claude Juncker’in seçilmesine karşı çıkan İngiltere Başbakanı Cameron, geçen hafta yaptığı konuşmada, kaç kişinin kendisine karşı çıktığının umurunda olmadığını belirterek “Sonuna kadar bu konuda mücadele edeceğim” ifadesini kullanmıştı. David Cameron, Juncker’in “AB’deki reform taleplerini karşılayamayacağını” düşünüyor. AB ‘de değişime ihtiyaç olduğunu vurgulayan Cameron, Brüksel’in “çok büyük ve çok buyurgan” olduğunu dile getiriyor.

    İngiltere Başbakanı Cameron, lideri olduğu Muhafazakar Parti’nin gelecek yılki genel seçimi kazanması halinde ülkesinin 1973’ten bu yana sürdürdüğü AB üyeliğini referanduma götürmek istiyor. Cameron, AB ‘nin reforma ihtiyacı olduğunu ve Brüksel’e fazla yetki verilmemesi gerektiğini savunuyor

  • Hackney’in yolları yarım maratonda koşan 12,500 kişi için kapandı

    Pazar günü Hackney’in yolları 12,500 kişinin koştuğu Hackney yarım maraton için kapandı. Hackney Belediyesinin ilk defa düzenlediği “Yarım Maraton Enerji Koşusuna” Roj Kadın Vakfını temsilen de 11 kişi katıldı.

    Koşuya Roj Women için katılan koşucular, 21 kilometrelik mesafeyi aşarak koşuyu başarıyla tamamladılar.

    Sabah saat 9’da başlayan koşuyu, sıcak havaya rağmen binlerce kişi tamamladı.

    Peter Emase, erkeler arasında, 1 saat 4 dakikada koşuyu bitirerek yarışın birinciliğini kazandı. Gladys Yator 1 saat 15 dakikayla bayanlar arasında birinciliği kazandı.

    Roj Women adına katılan koşucular tişörtlerinin üzerinde “Running for a life free of violence”(Şiddetsiz bir hayat için koşuyoruz) ve “Think Purple: end violence against women” (Mor düşün: kadına karşı şiddete son ver) yazılı sloganlarıyla kadına karşı şiddet konusunda duyarlılık ve projeler için maddi destek toplamak amacıyla katılım sağladılar.

    Renkli sahnelerin yaşandığı yarım maratonda Hackney sakinleri ve esnafı da koşucuları moral destek yanı sıra soğuk su ikramlarında bulundular.

    Koşunun başlangıcında Hackney Belediye Başkanı Jules Pipe koşunun Hackney için büyük bir gurur olduğunu ve büyük keyif yaşattığını dile getirdi.

    Roj Women tarafından konuyla ilgili gazetemize yapılan açıklamada şunlar belirtildi: “Bu açıdan Hackney belediyesinin düzenlediği yarım Maratona (13mil) Roj Women olarak ilk defa katıldık. Bu yıl ilk kez koşu güzergâhını trafiğe kapatan Hackney Belediyesinin Maraton organizasyonu çok iyiydi.

    “Maratoncular güzergah boyunca yalnız bırakılmadı, tüm ihtiyaçları da karşılanacak şekilde bir hazırlık yapılmıştı. Maratona profesyonel koşucuların yani sıra ilk kez koşacak olan koşucularda yer aldı; kurumlar ve bireylerden, gençler ve kanserle mücadele vakfından tutun 1000 ilkokul cağı çocuklar da vardı.

    “Katılım amacımız, Roj Kadın Vakfının kendisini özellikle de Hackney’de daha görünür kılmak. Bizler de kendi renklerimizle bu Maraton’a katılım sağladık. Bizim amacımız ayni zamanda Kadına yönelik yapılan şiddete karşı çıkmak ve bu konuya dikkat çekmekti. Her yıl İngiltere’de şiddete maruz kalan kadın sayısı 3 milyonu aşıyor ve bu sayı gittikçe artıyor. İngiltere’de birçok kadın, aileleri ya da toplum tarafından gün geçtikçe artan bir şekilde şiddete maruz kalıyor, tehdit ediliyor.”

    Londra da yasayan Kürt ve Türk Kadınların sorunlarını çözme hedefi taşıyan Roj Kadın Vakfının yürüttüğü çalışmaları Roj Women Association web sitesinden takip edebilirsiniz ve daha fazla bilgi için 075 039 61176 telefon numarasını arayabilirsiniz.

  • Tottenham’daki Park Festivaline ırkçı saldırı

    Londra’nın Tottenham bölgesinde Polonyalı faşist bir çete, geçen Cumartesi bir park festivaline saldırdı. Saldırı sonucu bir kişi yaralandı, bir kişi de gözaltına alındı.

    Londra’daki göçmenlerin yoğun olarak yaşadığı Tottenham bölgesindeki Marksfield parkında gerçekleşen festivale, Polonyalı faşist bir çete tarafından saldırı düzenlendi.

    Festivale katılanların büyük bir kısmı coçuklu aileler oluşturmaktaydı. Saldırı sonucu yaralanan bir kişi hastaneye kaldırıldı. Saldırgan grupta yer alan bir kişi de polis tarafından gözaltına alındı.

    Polonya’dan gelen Zjednoczeni Emigranci isimli faşist çete, Polonya’da holigan sayılıyor ve Tottenham’da ve Londra’nın başka bölgelerinde anti- faşist ve komünistlere karşı faaliyet yürütüyor.
    Pazartesi günü olayı protesto etmek amacıyla 200 kişilik anti faşist bir grup yürüyüş düzenledi.

  • Bozca-der ilk futbol turnuvasını düzenledi

    Bozhüyük ve Camiliyurt köyleri dayanışma derneği, Bozca-der gençlik kolları 1. Bozca-der Futbol Turnuvasını gerçekleştirdi.

    22 Haziran Pazar günü, Tottenham Willoughby Lane’de bulunan Power League halı sahasında gerçekleşen turnuvaya 15 takım katıldı.

    London FC ve Vurguncular arasında oynanan final maçını London FC 5:2 kazanarak turnuvanın kupasını kazandılar.

    Çekişmeli maçların yaşandığı turnuvada takımları desteklemek için dernek üyeleri, kadınlar ve çocuklar etkinliğe katıldılar.

    Çeyrek final maçları Old Boys v London FC ve Vurguncular v Camiliyurt FC takımları arasında oynandı. Üçüncülük Camiliyurt FC’ye verildi.

    Turnuvayı düzenleyen Cem Kaya ve Erol Koca turnuvanın eğlenceli ve dostluk ruhuyla bitmesinden memnuniyetlerini dile getirdiler.

    Bozcader turnuva 2

    Bozcader turnuva