Tag: Hot News

  • KCC’de 5 Ocak günü ‘anma’ yapılacak

    KCC’de 5 Ocak günü ‘anma’ yapılacak

    Medya Savunma Alanlarında yaşamını yitiren Hüseyin Boyraz (Rubar Dicle) ve arkadaşları için 5 Ocak günü Haringey KCC binasında bir anma etkinliği düzenlenecek.  

    Kürt Halk Meclisi tarafından bir açıklama yapılarak, Türk devletinin hava saldırıları sonucu 6 Ocak 2017 yılında Medya Savunma Alanlarında yaşamını yitiren 

    Hüseyin Poyraz (Rubar Dicle), Nihat Ayaz (Xelil) ile Ahmet Kılıç (Murat Dep) için bir anma etkinliği düzenleyecek. Haringey’deki Kurdish Community Center’da düzenlenecek olan anmada Boyraz ailesi de hazır bulunacak. Halk Meclisi, Boyraz ailesine bir kez daha başsağlığında bulunurken, Hüseyin Boyraz ve arkadaşlarının yaşamını yitirmesinin ikinci yıl dönümünde yapacakları anmaya tüm Kürt halkı ve dostlarını davet etti. Halk Meclisi, şehitlerin en kutsal değerleri olduğunu vurgulayarak,

    “Şehitlerimiz en kutsal değerlerimiz olduğu kadar yaşamın en anlamlı ve onurlu ifadesi, ahlaki adanmışlık örneğidirler. Geleceğimizi yaratan adanmışlığın en güzel örnekleridir şehitlerimiz.  Anı, özlem ve saygınlıklarıyla şimdiki zaman içinde yaşadıkları gibi, geleceğe dair dinmeyen bir özgürlük aşkı ve isyan çığlığıdırlar. Yeni yaşamlarla çoğalan toplumun anlam gücü ve özgürlük ahlakının silinmez ifadesi, abidesidirler.  Bu anlamda bizim en değerli abidelerimiz olan Heval Rubar ve yoldaşları için yapacağımız anma etkinliğinde yoldaşlarımızı şehadetlerinin 2’inci yıl dönümünde anacağız” denildi.

    Haringey KCC binasında 5 Ocak Pazar günü yapılacak olan anma saat: 15.00’da başlayacak.

  • Londra`da THKP/C MLSPB savaşçıları için anma düzenlendi

    Londra`da THKP/C MLSPB savaşçıları için anma düzenlendi

    LONDRA- Medya Savunma Alanları’nda 16 Eylül’de yaşamını yitiren 4 THKP-C/MLSPB gerillası Londra’da anıldı. 

    Londra’da THKP-C/MLSPB gerillaları Fırat Yıldırım (Tamer Kasabalı), Umut Özsepet (Çayan Kızılbaş), Muhammed Tiril (Mahir Ernesto), Fırat Çaplık (Alper Koçer Çakas) anıldı. Kürt Toplum Merkezi’nde gerçekleşen anmaya Kürt Halk Meclisi, Halkın Devrimci Güçleri, Partizan ve bir çok demokratik kitle örgütü temsilcisi katıldı. Saygı Duruşu ile başlayan anmada Londra Kürt Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Oğuz bir konuşma yaparak,  “Bizlerin kalplerini şovenist ve ırkçı hislerden arındıran ve birleşmiş insanlık ideali olan hedefimize kopmaz bağlarla bağlayan şehitlerimizi anma etkinliğini örgütleyen halkın devrimci güçlerini, yoldaşlarımızı ve dost devrimci güçleri en içten devrimci coşkumuzla selamlıyoruz. Şehitlerimize bağlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz” dedi. THKP-C/MLSPB adına anmaya gönderilen mesajda ise şunlara yer verildi: “Enternasyonal devrimciler olarak Türkiye’de, Kürdistan’da ve Ortadoğu’da dünya halklarının umudu olan enternasyonalizm fikrini yeniden filizlendiren şehitlerimiz Fırat Çaplık, Muhammed Tiril, Umut Özsepet, Fırat Yıldırım yoldaşlara ve daha nicelerine, bizlere böylesine mukaddes bir görevi ve sorumluluğu devrettikleri için minnettarız. Dünya halklarının bizlere taşıma onurunu verdikleri devrim ve sosyalizm bayrağını kendi cephemizde kanımızın son damlasına kadar dalgalandıracağız. Ta ki zafere kadar.”

     

    FAŞİZME BOYUN EĞMEYECEĞİZ

    Partizan adına yapılan konuşmada ise haksız savaşlar ve işgallerle milyonlarca insanın katledildiği ve yerinden ve yurdundan edildiği bir sürecin yaşandığı vurgulanarak, emperyalistlerin uşağı faşist Türk devleti de efendilerinden aldığı icazetle Rojava’da Kürt ulusunun büyük bedeller sonucu oluşturduğu alanlara saldırmakta ve işgal etmekte olduğunun altı çizildi. Faşizmin gerek ülkede gerekse Rojava’da saldırılarına ve katliamlarına hız kesmeden devam etmekte olduğu ifade edilen konuşmada, “Yaşadığımız topraklarda faşizme ve emperyalizme karşı direnen mücadele eden ve bas eğmeyen güçlü bir gelenek var. Bu gelenek hiç bir dönem faşizme ve gericiliğe boyun eğmeyen bir gelenektir. Şehit düşen 4 THKP-C MLSPB gerillası da bu geleneğe bağlı kalarak silah elde toprağa düştüler ve devrim mücadelesine isimlerini altın harflerle yazdırdılar. Anıları önünde saygıyla eğiliyoruz” dedi.

     

    YOLUMUZU AYDINLATIYORLAR

    Kürt Halk Meclisi’nden Ali Poyraz ise özgürlük mücadelesinin Kürt ve enternasyonalist şehitlerin isimleri ile bugünlere geldiğini vurgulayarak, “Şehitlerimiz fedakarlığın, cesaretin ve kahramanlığın tarihidir. İnsanlığın geleceği özgür yaşamın umudunu bizler şehitlerimizden alıyoruz. Faşizme karşı direnen mücadele eden uğrunda yaşamını yitiren şehitlerimiz, yolumuzu aydınlatan birer meşaledir. Enternasyonlist mücadelenin sembolleri olan bu yoldaşlarımızı bir kez daha saygıyla anıyoruz. Bizler faşist ve işgalci güçlere karşı eşsiz bir direnişin sahip olan şehitlerimizi devrim ve özgürlük yolunda asla unutmayacağız. Anılarını ve ideallerini zaferle taçlandıracağımızın bir kez daha sözünü yineliyoruz” diye kaydettti.

  • Son 24 Saatte Üç Büyük Trafik Kazası

    Son 24 Saatte Üç Büyük Trafik Kazası

    Kuzey İngiltere’ye en büyük bağlantı yolu olarak kullanılan en işlek M1 isimli otoyolunda Noel’de ilk 24 saatte üç büyük trafik kazası meydana geldi.Her kazadan sonra saatlerce kapalı kalan otoyolda Noel tatilini Kuzey İngiltere’de geçirmek isteyen ailelerde yollarda uzun kuyruklarda beklediler.

    West Yorkshire polis istasyonundan yapılan açıklamaya göre 24 saatte üçüncü trafik kazası M1 otoyolu üzerinde 40 ve 39 numaralı ayrımlar arasında meydana geldi.Saatte 140 mil sürat yapan bir kadın Noel arifesinde Bedfordshire’ın 140 mil güneyinde meydana gelen çarpışmada hastaneye kaldırılmadan olay yerinde hayatını kaybetti..

    West Yorkshire Otoyolu üzerinde seyahat etmeyi planlayan sürücüler M1 Otoyolundaki trafik kazalarını önlemek için yollara konulan ikaz levhaları ve duyurular ile bir başka yönlere çevirerek hem trafik akışı sağlanıldı hem de Noel boyunca aşırı süratten meydana gelecek trafik kazaları önlenmeye çalışıldı.

    West Yorkshire polisten yapılan açıklamada kazada ölen kadının adı açıklanmadı ve M1 Otoyolu üzerinde 12 numaralı ayrımdan sonra çarşamba sabahına kadar kapalı kaldı.

  • YPG’li Erik’in ailesinden Boris Johnson’a ‘İşgali durdurun’ mektubu

    YPG’li Erik’in ailesinden Boris Johnson’a ‘İşgali durdurun’ mektubu

    LONDRA- İngiltere’den YPG’ye katılan ve Rojava’da yaşamını yitiren Erik Scurfiel’in ailesi tarafından İngiltere Başbakanı Boris Johnson’a bir mektup sunuldu. Johnson’a hitaben yazılan mektupta, Türk devletinin soykırım, işgal ve savaş suçlarına karşı kararlı adımlar atmayan Johnson ve hükümetinin İngiliz değerlerine ihanet edeceği ve tarihi bir yanlış yapacağı vurgulandı.

    İngiltere’den YPG’ye katılarak İŞİD’e karşı savaşırken 2 Mart 2015 tarihinde yaşamını yitiren Erik Scurfield’in annesi Vasiliki ve babası Christopher Scurfield tarafından Türkiye’nin Kuzeydoğu Suriye’ye (Rojava) yönelik işgaline karşı İngiltere Başbakanı Boris Johnson’a bir mektup sunuldu. Downing Street’teki Başbakanlık Ofisi’ne mektubu sunan Scurfield ailesine, bir diğer yaşamını yitiren YPG’li Anna Campbell’in babası Dirk Campbell’da eşlik etti. Mektup yetkililer tarafından kayıt alınarak kabul edilirken, mektubun içeriğinde ise Rojava’ya ilişkin detaylı bilgilendirmeler de bulunuldu. Oğulları Erik’in Rojava’da yaşamını yitiren ilk İngiliz vatandaşı olduğu belirtilen mektupta, “Oğlumuz Erik, insan hakları, din ve ifade özgürlüğü, toplumsal cinsiyet eşitliği gibi batı tarafından paylaşılan tüm değerleri içinde barındıran ve bunun için mücadele eden SDG ve Kürt güçleriyle birlikte savaştı. Erik ile birlikte 7 İngiliz vatandaşı ile birlikte on bini aşkın Kürt, Asuri, Arap ve Yezidi gönüllüler de bu değerler için savaşarak Kuzey Suriye’de yaşayanların daha bir geleceği için büyük fedakarlıklar da bulunarak yaşamını yitirdi” denildi.

     

    TÜRKİYE SAVAŞ SUÇLARI İŞLİYOR 

    Türk devletinin işgal saldırılarının İŞİD’lilerin yeniden bir araya gelmesini sağladığı ifade edilen mektupta, şunlara yer verildi: “Türkiye İŞİD ve benzeri güçler ile birlikte Kürtlere saldırıyor. Türkiye’nin bu işgal saldırıları İŞİD’in Türkiye üzerinden Avrupa’ya geri dönme tehdidi oluşturuyor ve yeniden İŞİD vahşeti ile karşılaşabiliriz. Bölge de Kürtlerin ve entarnasyonalistlerin sağladığı barış ve demokrasi ortamı Türk işgali ile yok edilmek isteniyor. Türk devletinin savaş suçları işlediğine dikkat çekilen mektupta, sivillere yönelik katliam ve bombardımanlar, cinayetler ve  kimyasal silah kullanımına dikkat çekilen açıklamada, bu konuda AF Örgütü’nün de Türkiye’nin eylemlerini kınadığına dikkat çekildi. Türkiye’nin soykırım yapmak istediğine dikkat çekilen mektupta, uluslararası arena da herkesin Türkiye’nin işgaline karşı olduğu ifade edildi.

     

    KİMYASAL SİLAH KULLANDI

    Türk kuvvetlerinin beyaz fosforlu kimyasal silahları sivillere yönelik kullandığına dair ciddi bulguların olduğu belirtilen mektupta, bu silahların İngiltere tarafından Türkiye’ye satıldığı konusunda da iddiaların olduğu ifade edildi. Kuzeydoğu Suriye’ye yönelik işgale karşı 39 bin kişi tarafından işgalin durdurulması ve Türkiye olan her türlü anlaşmanın iptal edilmesi için düzenlenen kampanyaya imza attığı ifade edilen mektupta, 300’ü aşkın akademisyen, sanatçı ve kurumun da buna destek verdiği belirtildi.

     

    ETKİLİ TAVIR ALIN

    Boris Johnson’a hitaben Muhafazakar hükümetin Türkiye’nin eylemlerine karşı olduğunu söylemesine rağmen etkili bir tavır koymadığı ifade edilen mektupta, hükümetin bu konudaki isteksizliğinin üzücü ve utanç verici olduğu vurgulandı. Türk devletinin soykırım, barbarlık ve savaş suçlarına karşı kararlı adımlar atmayan Boris Johnson ve hükümetinin İngiliz değerlerine ihanet edeceği endişesi taşıdıkları ifade edilen mektupta, bunun tarihi bir yanlış olacağına yer verildi. Başbakan Johnson ve hükümetinin YPG’li ailelere destek verenleri soruşturmaya tabi tutmak yerine gurur duyması gerektiğinin altı çizilen mektupta, Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın savaş suçları mahkemesinde yargılanması için bir dava hazırlığı olduğuna yer verildi.

     

    TÜRKİYE’YE AMBARGO UYGULAYIN 

    Türkiye’nin savaş suçlarına karşı İngiltere’nin derhal açık bir tavır koyması ve Kürt halkına yönelik etnik temizliğe karşı harekete geçmesi çağrısında bulunulan mektupta, şu talepler yer aldı: “Afrin’de işgali sona erdirmek için hareket geçin ve buna liderlik edin. Toprakların terk etmek zorunda kalan halkın güvenli bir şekilde dönmesini sağlayın. Hava sahası Türk devletine karşı tamamen kapatılmalıdır. BM öncülüğünde bir güvenli bölge oluşturularak, BM Barış Gücü yerleştirilmelidir.

    Rojava’nın siyasi statüsü tanınmalıdır. Türkiye ile silah ticareti yapan şirketlere yaptırımlar uygulanmalı ve Türk devletine ambargo uygulanmalıdır. Rojava gönüllülerine ve ailelere yönelik soruşturmalara durdurun.”

  • Maraş Katliamı Londra’da protesto edildi

    Maraş Katliamı Londra’da protesto edildi

    LONDRA- Londra’da Maraş Katliamı’nın 41’inci yıl dönümünde bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, katliamı protesto ederek, katliamın toplumda bıraktığı derin izlerin hala sürdüğü vurgulandı.
    Maraş Katliamı’nın 41’inci yıl dönümü dolayısyala Londra aralarında Kürt Halk Meclisi, Alevi dernekleri, Gik-Der, Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi ve çok sayıda demokratik kitle örgütünün organizasyonu ile bir eylem gerçekleştirildi. Wood Green Kütüphanesi önünde yapılan eylem de, katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı. Katliamı protesto eden sloganların atıldığı eylem de Kürt Alevi Yazar Ali Erdoğan kurumlar adına ortak bir açıklama yaptı. Yazar Ali Erdoğan, 41 yıl önce yaşanan katliamın toplum da bıraktığı izlerinin silinmediğini söyleyerek, ”Devletin ırkçı kanadı gelişen  Kürt Ulusal Özgürlük Mücadelesi’ne ve aydın hareketinden rahatsız olan sermaya kesiminin yakın desteği ile bu katliam yapıldı. Bu katliam 12 Eylül faşist darbe planının bir parçasıydı” dedi.
    BİRLİK OLMALIYIZ

    Alevilerin tarihinin katliamlarla dolu olduğun söyleyen Erdoğan, Dersim, Koçgiri, Sivas’ta diri diri yakıldıklarına dikkat çekti. Aleviliğin özünün mazlumun yanında yer almak olduğunu altını çizen Erdoğan, katliam ve sindirme politikalarına karşı birlik olunmaması halinde bu katliamların süreceğine dikkat çekti. Erdoğan, katliam politikalarının hala sürdüğünü söyleyerek, devletin ise katliamlarla yüzleşmemesinin yeni saldırıların gelişebileceği anlamı taşıdığını belirtti. Eylem alkış ve sloganlar eşliğinde sona erdi.

  • Las Tesis Londra’da

    Las Tesis Londra’da

    Şili’de kadınların Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’nde sergiledikleri dans performansı Londra’da Kürt ve Türkiyeli kadın örgütleri tarafından da gerçekleştirildi.

    Şilili kadın örgütü Las Tesis’in 25 Kasım’da Şili Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Bakanlığı önünde düzenlediği danslı protesto dünyanın çeşitli kentlerine yayıldı. Fransa, İspanya, Türkiye ve çeşitli ülkelerde benzerleri yapılan danslı protesto Londra’da Kürt ve Türkiyeli demokratik kitle örgütleri tarafından da yapıldı.

    Wood Green Kütüphanesi önünde yapılan performansa çok sayıda kadın örgütü, dernek ve demokratik kitle örgütlerine bağlı kadın örgütü üyeleri de katıldı. Las Tesis performansı sergileyen kadınlar şiddete karşı sloganlar attı. Performans sonunda Kürtçe ve Türkçe şarkılar eşliğinde halaya duruldu.

    Kadın örgütleri adına bir yapılan açıklama da, “Bu bir kadin haykırışıdır. Meydanlardan kadin dusmanlarina sesleniyoruz, Kadinlar haklaı icin herseyi yapacak
    Meydanlarda  olacak. Sokaklarda  olacak
    Kadin hareketi yukseliyor. Kadinlar gucleniyor. Cesaret kazaniyor. Kadinlarin mucadelesi durmayacak. Daha cok kadin ozgurce yasayacak, esitce yasayacak. Ve biz buna haziriz. Sonuna kadar. Asla yalniz yurmeyeceksin” denildi.

     

    Eylemi örgütleyen kadın örgütleri şöyle:
    Alxas-Com, Avrupa Demokratik Kadın Hareketi, Britanya Alevi Kadınlar Birliği, Bozca-Der Kadın Kolları, Day-Mer Kadın Komisyonu, Dersim-Der Kadın Komisyonu, El-Com Kadın Komisyonu, Enfield Alevi Kültür Merkezi Kadın Komisyonu, İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cem Evi Kadın Kolları, Kürecik Kadın Komisyonu, Kürt Kadın İnisiyatifi, Kırkısrak Kadın Komisyonu, Paz-Der Kadın Komisyonu, Sosyalist Kadınlar Birliği, Tilkililer Kadın Komisyonu, Yeni Kadın.

  • Brexit yasası Avam Kamarası’nda kabul edildi

    Brexit yasası Avam Kamarası’nda kabul edildi

    İngiltere’de Muhafazakar Parti tek başına iktidar olmasının ardından Brexit Yasa tasarısını bir kez daha yeni seçilen Parlamentoya sundu. Yapılan oylama sonucunda Brexit yasası 234’e karşı 358 oyla kabul edildi.

    Boris Johnson’un tek başına iktidara taşıyan 12 Aralık seçimlerinin ardından Brexit konusu da yeniden parlamentoya taşındı. Bugün yapılan oylamada 358’e karşı 234 oyla kabul edilen yasa, Avam Kamarası’nda bir süre daha değişikliğe açık olarak bekletildikten sonra Lordlar Kamarası’na gönderilecek.

    Vekiller Noel tatilinden döndükten sonra 7, 8 ve 9 Ocak’ta onayladıkları yasa üzerindeki değişiklik tekliflerini görüşecek.
    Parlamento’da yasayı eleştiren ana muhalefetteki İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, AB’den ayrılmanın “daha iyi ve daha adil bir yolunun” olduğunu söyledi. Başbakan Boris Johnson’ın AB ile vardığı Brexit anlaşmasına göre İngiltere 31 Ocak’ta AB’den ayrılacak.

    Taraflar 2020 sonuna kadar, bundan sonraki ilişkilerini düzenleyecek kapsamlı bir anlaşma yapmaya çalışacak. O süreçte İngiltere’nin AB içindeki hakları ve yükümlülükleri büyük oranda aynı kalacak.
    2020 sonuna kadar yeterli ilerleme sağlanamazsa bu tarihi ertelemek de mümkündü. Ancak Avam Kamarası’nda kabul edilen yasa, bu sürecin ertelenmesini yasaklıyor.
    Gelecekte bu sürenin ertelenmesi gerekirse, bu yasada değişiklik yapacak yeni bir yasanın kabul edilmesi gerekecek.
    Hükümet AB ile 2020 içinde bir ticaret anlaşmasına varmanın mümkün olduğunu söylese de muhalefet bunu gerçekçi bulmuyor.
    İngiltere’de bir önceki başbakan Theresa May, AB ile vardığı Brexit anlaşmasını Parlamento’da kabul ettirememişti.Üçüncü denemesinde de başarısızlığa uğrayan May, koltuğunu Boris Johnson’a devretmişti.