Tag: Hot News

  • Polis Londra’daki olay için  ‘terör saldırısı’ dedi

    Polis Londra’daki olay için ‘terör saldırısı’ dedi

    LONDRA- Metropolitan Polisi Londra Köprüsü’ndeki saldırıyı ‘terör’ olarak nitelerken saldırıyı gerçekleştiren kişi ise polisler tarafından vurularak öldürüldü.

    Polis, Londra Köprüsü’nde yaşanan olayı bıçaklama saldırısının terörist bir olay olduğunu açıkladı. Polis, olay yerinde ölen şüphelinin üzerinde gerçek olmayan patlayıcı düzeneği olduğunu açıkladı. Olay yerindeki bir gazeteci, köprüde birkaç kişinin bir kişiye saldırırken gördüğünü ve polisin olay yerine gelerek o kişiye bir kaç el silah sıktığını söyledi.

    Detaylar hala ortaya çıkıyor, ancak polis, saat 14: 00’den hemen önce köprü yakınındaki bir tesisteki bıçaklamaya çağrıldığını söyledi. Sosyal medyada, şüpheli, yere koyduğu sırada polis tarafından vurularak görünen şüpheliyi gösteren çekimler yapıldı.

    Takım elbise ve ceketi giyen başka bir adam, görünüşe göre büyük bir bıçak almış olan ondan kaçarken görülebilir. İngiliz Ulaştırma Polisi, London Bridge istasyonunun şu anda kapalı olduğunu ve orada tren durmayacağını söyledi. Polis, olay yerindeki insanlara, yerdeki memurların talimatlarını takip etmelerini tavsiye etti.

    Görgü tanıkları ise şunları aktardı;
    O sırada Londra Köprüsünde otobüste olan Amanda Hunter şöyle dedi: “Birdenbire durdu ve biraz kargaşa oldu ve pencereden dışarı baktım ve bu üç polis memurunun bir erkeğe gittiğini gördüm. Elinde bir şey vardı gibi görünüyordu, yüzde yüz emin değilim. Ama sonra polis memurlarından biri onu vurdu.”

    Londra Köprüsü’ndeki bir restorana sıkışmış olan Noa Bodner, BBC Haber kanalına şunları söyledi: “İçeri giren insanlar vardı ve herkes temelde masanın altına daldı. Bize pencerelerden uzak durmamız söylenmişti, dışarıdan gelen insanlara ateş edildiğini söylüyorlardı.”

  • Londra Köprüsü’de silah sesleri: Bir kişi gözaltında, yaralılar var

    Londra Köprüsü’de silah sesleri: Bir kişi gözaltında, yaralılar var

    İngiltere’nin başkenti Londra’nın merkezindeki London Bridge (Londra Köprüsü) polis tarafından kordon altına alındı.

    Bölgedeki BBC muhabiri John McManus polisin, köprüdeki bir kavga sonrası bölgeye geldiğini ve silah sesleri duyulduğunu bildirdi.

    John McManus, “Londra Köprüsü’nde ilerliyor, güneyden kuzeye geçiyordum. Köprünün diğer tarafında bir kavga çıkmış gibiydi. Birkaç erkek, başka bir erkeğe saldırıyordu” dedi.
    Londra Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada ise polisin yerel saatle 13:58’de bir bıçaklı saldırı ihbarı sonrası Londra Köprüsü yakınındaki bir bölgeye gittiği bildirildi.
    Bir kişinin gözaltına alındığı ve yaralılar olduğu açıklandı.

  • Maçoğlu ‘komünist belediyeciliği’ anlattı

    Maçoğlu ‘komünist belediyeciliği’ anlattı

    HİKMET ERDEN

    HABER MERKEZİ- ‘Komünist Başkan’ olarakta bilinen Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, HDP’li belediyelere yönelik kayyumlara karşı omuz omuza bir mücadelenin geliştiğinin vurgulayarak, “Parçalı duruşlar artık bizi güçlü kılmıyor. Farklı politik anlayışlar tartışılır ilerleme çabası olsa da  Kapitalist sistemin bu mevcut güçüne karşı, yurtseverlerin, devrimcilerin ve vicdanı olan herkesin bir araya gelmesi gerekiyor” dedi.

     

    Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, bir dizi etkinlik ve temaslar da bulunmak üzere İngiltere’ye geldi. Maçoğu programı çerçevesinde Londra’da bulunan demokratik kitle örgütlerini ziyaret etti ve bir dizi kongre ve panele katıldı. Yöresel derneklerden Alevi kurumlarına kadar bir çok kurumu ziyaret eden Maçoğlu, , sosyalist ve komünist belediyeceliğini anlattı. Maçoğlu, halkın kendi öğretmeni olduğu bir anlayıştan geldiklerini söyleyerek, “2004 yılından bu yana Dersim ve bazı ilçelerin de devrimci ve halkçı bir yerel yönetim programı sergileniyor. Genele dair bir program ve planlama anlayışı var. Özellikle mezopotamya ve Anadolu toprakların da hepimiz biliyoruz ki geçmişten bugüne bize miras bırakan bu uğurda mücadele eden ve toprağa düşen yoldaşlarımız oldu. Burada o dost ve yoldaşlarımızın anısı önünde saygıyla eğiliyorum” dedi.

     

    DENİZLERİN MAZLUMLARIN ARDILLARIYIZ

    Sosyalizme hizmet eden bir anlayışın parçası olduklarını belirten Maçoğlu, “Biz sosyalizm anlayışının yerel yönetimler ayağıyız. Tabi bu siyaset kapsamlı bir siyasettir. Tarım kültür, gençlik, sanat ve ulusların kaderine dayalı bir siyasetin yerel yönetim parçasıyız. Mustafa Suphi ve ardılları bu ülkede geliştirdiği komünist ve sosyalist bir anlayışı bize devrettiler. 1970’ler de Denizlerin Mahirlerin Mazlumların ve İbrahimlerin bize bıraktıkları var. Ama yerel yönetimler de bu meseleyi tecrübe eden bir anlayış var. Mehdi Zana’nın kadının siyasette ve yönetim de yer almasını planlama ve programlaması bizim için çok önemlidir. İkincisi Ordu Fatsa’da Terzi Fikri’nin yerel demokrasi ile halkların kendisini yönetebilme kabileyeti, meclislerle o bölgeyi yönetebilme kültürünü çalışması ayrıca bize öğretici bir programdı” diye belirtti.

     

    BİZLER KOLLEKTİFİZ

     

    Ekoloji, kültür, siyaset ve hizmet gibi konular da neler yapabileceğini Ovacık’ta başlayan Dersim’e taşınan bir komünist anlayışla sürdürdüklerini kaydeden Maçoğlu, şunları söyledi: “Aslında benim ismim zikredilse de bizler kollektifiz bir komünüz. Ortak akılla hareket edip hizmet ediyoruz.  Birlikte yönetebilmeyi esas alıyoruz. Doğa ile başladık ve orayı tanıyarak biz çalışmaya başladık. Bir bölgeyi tanımazsanız orayı siz değil kapitalistler yada onların yerli işbirlikçileri yönetmeye başlar. Doğayı koruma yaban hayatı koruma, ağacı, suyu dağları koruma hepsi yaşamın bir parçasıdır ve bir bütün olarak ele aldık. Bizim karşıtlarımız ovayı rantlaştıran bireyi hizmetleştiren topluma hizmet götürmeyen bir anlayıştır. “

     

    EMEK ÜZERİNDEN ORTAKLAŞTIK

    Ovacık Halk Dayanışması olarak işe başladıklarını anlatan Maçoğlu, tüm çalışmaları dayanışma ve kollektif  bir şekilde yürüttüklerini ifade etti. Binlerce hektarlık alanlar da yerel tohumlarla üretim alanları oluşturduklarını anlatan Maçoğlu, “Nohut, fasulye yada arıcılık meselesi değil. Türkiye ve Türkiye dışında bir çok tüketici ve üretici birlikte karar aldılar. Üretici ve tüketici eleştiri ile özeleştiri yapabildiler. Emeğin üzerinden bir ortaklaşma yaratttık. Fiyatları bile üretici ve tüketici beraber oluşturdu. Kooperatiflerin gelip eksikliklerini tartıştığı kapitalist emperyalist sistemlere karşı daha aydın ve ilerici bir anlayışı örgütlüyoruz” dedi.

    KAYYUMLARA KARŞI OMUZ OMUZA

    Yerelden genele doğru bir anlayışı siyasetle buluşturduklarını kaydeden Maçoğlu, HDP’li belediyelere yönelik kayyım atanmasını eleştirerek birlik çağrısı yaptı. Anti demokratik bir şekilde yerlerine Kayyum atanarak görevden alınan belediye başkanlarının yanın da yer alarak onlarla omuz omuza onların uğradığı haksızlıklara karşı yanında durma siyaseti anlayışının geliştiğini ifade eden Maçoğlu, şunları söyledi: “Bunun için Diyarbakır idim. Demokrasi adına ezilenlerin yanında durarak özgürlükleri adına çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Bunu yılmadan yapacağız.  Onlar bizim karşımızda hep daha güçlü argümanlarla çıkıyorlar. Bütün ekonomi ve iktisat alanları onların elindedir. Buna muhalif buna alternatif üretim alanları geliştirmezsek yaşadığımız alanlar da iktidar da olduğumuz bölgeler de kentin iktisadi ve ekonomi alanlarını yönetmez ve yönetimi onlara bırakırsak onlar bu iktidarlarını devam ettirecektir” diye belirtti.

     

    PARÇALI DURUŞLAR GÜÇLÜ KILMIYOR

    Demokrasi güçlerinin köy derneklerinden başlayıp siyasi partilere kadar aydın bilimsel bir yaşamı tercih eden herkesin artık bir havuzda buluşması gerektiğinin altını çizen Maçoğlu, “Mutlak anlam da bir mücadeleyi omuz omuza buluşturup geliştirmemiz gerekiyor. Parçalı duruşlar artık bizi güçlü kılmıyor. Kapitalist sistemin bu mevcut güçüne karşı, yurtseverlerin, devrimcilerin ve vicdanı olan herkesin bir araya gelmesi gerekiyor. Bundan kaynaklı yaşamın her alanında bize düşeni bize görevi yapmakla mükellefiz. Hepimizin sosyalizm ve ileri aydınlık meselesinde vicdanınız aynı havuz da aynı yer de olduğunu görüyorum. Onun için Dersim’de Van’da Diyarbakır’da Mardin’de bu enerji güçlüdür. Halkın gücü buralar da ortaya çıkıyor ve çıkacaktır. Çünkü artık demokrasi için mücadele edenler birlikte yaşamayı birlikte iş yapabilmeyi geliştirdiler” diye kaydetti.

  • Küçük’ün Katil Zanlısından Mahkemeye ‘intihar’ tehdidi

    Küçük’ün Katil Zanlısından Mahkemeye ‘intihar’ tehdidi

    Bıçaklı bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Kürt genci Barış Küçük’ün katil zanlısının yargılandığı dava duruşması Cuma günü Old Bailey Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Avukat değiştirme talebi mahkeme tarafından red edilen katil zanlısı Adam Tarık, mahkeme başkanını ‘intihar’ etmekle tehdit etti. Mahkeme ileri bir tarihe ertelendi.

    Katil zanlısı Adam Tarık’ın tercüman eşliğinde katıldığı mahkemede Barış Küçük adına savunma yapan avukat deliller doğrultusunda hazırlamış olduğu raporu okudu. Tarık’ın o gece bisikletiyle cadde üzerinde yürüyen insanları gasp etmeye çalıştığı ve Küçük’ü yol boyunca takip ettiği belirtildi.

    İlk duruşmada cinayetle ilgili suçlamaları reddeden katil zanlısı, Cuma günü yapılan duruşmada bu soruya cevap vermeyeceğini ifade etti.

    Katil Zanlısından Mahkemeye “İntihar” Tehdidi

    Kendisine devlet tarafından gönderilen avukatı kabul etmeyen zanlı Tarık, yaptığı avukat değişim talebinin mahkemece reddedilmesi üzerine, talebinin yerine getirilmemesi durumunda intihar edeceğini söyledi. Davayı yürüten hakim ise zanlının bu talebinin kabul edilmeyeceği kararını yineleyerek, isterse özel bir savunma avukatı tutabileceğini hatırlattı.

    Dava hakimi, Noel Bayramı’ndan önce ya da sonra bir ara duruşmanın daha yapılacağını belirterek, ana yargılamayı 3 Şubat’a erteledi.

    Ne Olmuştu?

    Kürt toplumunun yakından tanıdığı Makbule ve Bayram Küçük’ün oğlu olan Barış,

    1 Haziran gecesi Seven Sister Caddesi üzerinden evine doğru yürürken uğradığı bıçaklı bir saldırı sonucu yaralanmış, 3 Haziran günü de kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Küçük’ün katil zanlısı olan ve çeşitli suçlardan da arama kaydı bulunan Cezayir uyruklu Adam Tarık ise olaydan 7 gün sonra suç aletiyle beraber Finsbury Park civarlarında tutuklanmıştı.

    Olaydan sonra bıçaklı saldırılara dikkat çekmek amacıyla binlerce kişinin katılımıyla 9 Haziran’ da Kürt Toplum Merkezi önünden Küçük’ün katledildiği yere yürüyüş yapılmış, Londra Büyükşehir Belediye Başkan Yardımcısı Joanne McCartney ve Haringey Belediye Başkanı Joseph Ejiofor burada birer konuşma yapmıştı.

    Henüz 33 yaşında olan Küçük’ün cenazesi 27 Haziran günü Kürt Toplum Merkezi’nde yapılan törenden sonra binlerce kişinin katılımıyla Rakka’ da DAİŞ’in saldırısı sonucu katledilen Kürt gazeteci Mehmet Aksoy’un yanına Highgate Mezarlığı’na defnedilmişti

  • Kurd-Akad Britanya Kongresi’nde Ulusal Birlik çağrısı

    Kurd-Akad Britanya Kongresi’nde Ulusal Birlik çağrısı

    Aladdin Sinayiç

    Bir yıldır kuruluş çalışmalarını yürüten Kurd-Akad Britanya gerçekleştirdiği kongre ile kuruluşunu ilan etti. İngiltere’nin başkenti Londra’da bulunan SOAS üniversitesinde Kürdistan’ın dört parçasından çok sayıda akademisyen ve profesyonel meslek sahibinin katılımıyla yapılan Kurd-Akad Britanya kuruluş kongresinde ulusal birlik çağrısı yapıldı.

    Kürt Akademisyenler ve Profesyoneller Ağı (Kurd-Akad) Britanya kuruluş kongresi iki yüzden fazla kişinin katılımıyla SOAS üniversitesinde gerçekleşti. Dr Mayre Kaya ve Dr Shiko Rasul tarafından yönetilen kongrede Kurd-Akad yöneticileri Ahmet Kara ve Mithat İshak amaç ve hedeflerini içeren birer sunum yaptı. Yapılan sunumlardan sonra Kürt siyasetçi Osman Baydemir, araştırmacı yazar Rebwar Fattah, İKRWO adlı kadın kurumu başkanı Diana Nami birer konuşma yaptı. Rojava üniversitesinden Rohan Mistefa’da skype üzeri kongreye katılarak savaş koşullarına rağmen Rojava’da yürütülen akademik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

    Kongrede yapılan konuşmalarda ve gazetemize verilen demeçlerde ulusal birlik çağrıları yapıldı. Kurd-Akad Britanya yöneticileri ve kurucuları amaçlarını ve hedeflerini gazetemize anlattılar.

    Kara: Amacımız akademisyenler arasında bir ağ oluşturmak ve bunu halkımızın hizmetine sokmak

    Kurd-Akad Britanya kurucusu ve yöneticisi Ahmet Kara (Oxford Üniversitesi), gazetemize verdiği demeçte diplomasi alanında büyük bir boşluk olduğunu ve bu alana katkı sunmak istediklerini ifade etti.

    ‘‘Amacımız Kürt akademisyenlerini ve profesyonel meslek sahiplerini bir araya getirip aralarında bir destek ağı oluşturmak ve sonrasında ortaya çıkacak potansiyeli Kürt halkının hizmetine kanalize etmek.

    Şuan Kürdistan’da bir savaş devam ediyor ve biz Kürtlerin savaşma konusunda bir sorunu yok, tarih içerisinde hep çok iyi savaşçı olmuşlardır, ancak diplomasi alanında çok ciddi zayıflıklar ve boşluklar var. Evet Avrupa sahasında çok sayıda diplomasi ve politika üreten önemli kurumlarımız var, ve biz kesinlikle bunlara alternatif olarak ortaya çıkmıyoruz. Kürdistan’ın tüm parçalarından, farklı siyasi görüşlerden akademisyenleri bir araya getirerek bu alana katkı sunmak istiyoruz. Ve biz Kürt aydınları ve ‘entellektüelleri’ olarak diplomasi alanında bu halkın davasına bir katkı sunmak istiyoruz. Yapacağımız farklı etkinlik ve aktivitelerle halkımızın yaşadığı sorunları Avrupa kamuoyunda gündemleştirmek için çaba göstereceğiz.’’

    Dewani: Akademik ve bilimsel çalışmalarla Kürdistan’ı dünya kamuoyuna taşıyacağız

    Kurd-Akad Britanya yöneticilerinden hukukçu akademisyen Azad Dewani ise Rojava’nın çok büyük bir saldırı altında olduğunu ve böylesi bir dönemde Kurd-Akad’ın kurulmasının çok önemli olduğunu ifade etti.

    ‘‘Kurd-Akad’ın bugün Britanya’da kurulması gerçekten çok önemli. Evet bu oluşum partizan bir oluşum değil, Kürt akademi dünyasını bir araya getirmektir, ancak sonuç itibariyle Kürt milletine hizmet etmek amacı gütmektedir. Rojava’da kurulan üniversitelerin yaşanan saldırılardan ve koşullardan kaynaklı çok zor durumdalar, ve biz Avrupa’da yaşayan akademisyenler nasıl destek ve katkı sunabiliriz konusuna yoğunlaşacağız. Bugün halkımız Rojava’da Türk devletinin ve ortakları Daiş-El Kaide çetelerinin barbarca saldırıları altında. Aynı şekilde Kuzey’deki halkımız aynı rejimin saldırıları altında. Böylesi bir ortamda gerçekten böylesi platformlara çok ihtiyaç var. Yaşanan bu gerçekliği akademik bir dil ve yaklaşımlar dünya kamuoyuna aktarmamız gerekiyor.’’

     

    Kayacan: Halk ulusal birlik kararını vermiş

    Kurd-Akad Britanya’nın diğer bir yöneticisi Neşe Kayacan ise içinden geçilen hassas süreçte Kürt halkının tabanda ulusal birliği yakaladığını ve bu yönlü büyük bir irade oluştuğunu ifade etti.

    ‘‘En temel hedefimiz Kürdistanlı yazar, akademisyen, araştırmacı, eğitimci, doktor ve benzeri tüm profesyonelleri bir araya getirip bir ağ oluşturmak. Kürdistan’da yüz yıldır büyük bir savaş ve istila gerçeği var.Özellikle de Rojava bugün büyük bir saldırı altında. Bu son süreçte şunu çok net gördük; tabanda çok büyük düzeyde bir Kürdistani birlik istemi var. Şimdiye kadar bazı Kürt partilerin çağrıları ve girişimleri oldu, ancak halen Kürtlerin ulusal birliği konusunda büyük bir mesafe katedilmiş değil. Özellikle de Britanya’da çok net görüyoruz, halk nezdinde çok büyük bir ulusal birlik iradesi var. Ve Kurd-Akad da bu iradeden ortaya çıkıyor. Bu noktada da tüm politik farklılıklarımıza ve aramızdaki sınırlara rağmen Kürt halkının ulusal birliğinin hayati düzeydeki önemi ve aciliyetinin bilinciyle hareket ediyoruz. Bugün burada Kürdistan’ın dört parçasından, farklı siyasi görüşlerden yüzlerce akademisyen ve aydın biraraya geldi, yönetimimizde de tüm parçaların temsiliyeti var.

    Diğer bir gerçeklik ise diasporada yaşayan ciddi bir Kürt nüfusu var artık ve bizler asimile olmadan nasıl entegre olabiliriz konusunda ciddi bir yoğunlaşma ve çaba içerisinde olmalıyız. Evet yaşadığımız ülkelerdeki topluma entegre olacağız, ancak bununla birlikte kimliğimizi, kültürümüzü, dilimizi ve mücadelemizi de yaşatacağız.

    Tabi bunlarla beraber dil, kültür, tarih ve benzeri birçok alanda farklı projeler yürütmeyi planlıyoruz.’’

    Çiya: Akademi dünyasına büyük sorumluluklar düşüyor

    Kongreye katılan SOAS Üniversitesinden Weysi Çiya ise böylesi önemli bir süreçte Kürt akademisyenlere büyük sorumluklar düştüğünü ifade etti. ,

    ‘‘Kürdistan’da çok çetin bir mücadele veriliyor, Türk devleti halkımıza çok barbarca saldırıyor, dünyaya da Kürt halkını terörist olarak lanse ediyor. Böylesi hayati bir süreçte elbette biz akademisyenlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Kurd-Akad gibi oluşumlar üzerinden bir araya gelerek halkımızın yaşadıklarını dünyaya anlatabilmeliyiz. Sorunlara çözümler üretebilmeliyiz.’’

    Güneş: Bilimsel çalışmalar artık Kürdün gözüyle yapılıyor

    Kurd-Akad yöneticisi akademisyen Cengiz Güneş ise şimdiye kadar Kürtler hakkındaki bilimsel çalışmaların batılı akademisyenler tarafından yapıldığını ancak son 15 yılda yeni bir Kürt akademisyen kuşağı oluştuğunu belirtti.

    ‘‘Şimdiye kadar Kürtler üzerine akademik ve bilimsel çalışmaları çoğunlukla batılılar yapıyordu. Son 15 yılda akademi dünyasında yeni bir Kürt kuşağı oluştu. Bununla beraber Kürtler üzerine olan bilimsel çalışmalar artık bir Kürdün gözünden de dünyaya aktarılıyor. İşte biz Kurd-Akad olarak ta bu çalışmaları yürütenlere bir platform oluşturacağız.’’

    Dağdeviren: Kürt halkının sesi olacak

    Kongreye katılan Kurd-Akad Almanya eşbaşkanı Dersim Dağdeviren ise Kurd-Akad Britanya’nın Kürt halkının sesi olacağını ifade etti.

    ‘‘Bir sene önce buraya gelerek burada bir grup akademisyen ve aydınla bir araya gelip Kurd-Akad’ı anlatmıştım. Bugün burada yoğun bir ilgi ve katılımla Kurd-Akad Britanya’nın kuruluşuna tanıklık etmek mutlu etti beni. Kurd-Akad Britanya’nın kuruşu Kürt halkının varlık-yokluk mücadelesi verdiği bir sürece denk geldi. Böylesi oluşumların çok büyük önem arz ettiğini düşünüyorum. Kürdistan’ın dört parçasından üniversite mezunları ve akademisyenler bugün burada aynı duygu ve amaç doğrultusunda bir araya geldiler. İnanıyorum ki Kurd-Akad Britanya burada Kürt halkının sesi olacaktır.’’

  • Kırkısraklılar 9. Olağan Genel Kurulu gerçekleşti

    Kırkısraklılar 9. Olağan Genel Kurulu gerçekleşti

    LONDRA- Londra Kıskısraklılar Dayanışma Merkezi 9. Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirirken, başkanlığa bir kez daha Ahmet Güven seçildi.

    Kayseri’nin Sarız İlçesi’ne bağlı Kırkısrak bölge halkının Londra’da oluşturduğu Kıskısraklılar Dayanışma Merkezi 9. Genel Kurulu’nu dernek binasında gerçekleştirdi.Kongreye katılım yoğun olurken, demokratik kitle örgütü temsilcileri de hazır bulundu. Saygı duruşu ve divan oluşumu ile başlayan kongre, gündemler ile devam etti. Faaliyet, mali raporların okunarak Genel Kurul onayından geçerken, kadın ve gençlik komisyonları da raporlarını sundu. Faaliyet raporunda, derneğin amacının topluma hizmet ederek kimliklerine sahip çıkmak olduğu vurgulanarak, özellikle inanç ve kültürlerini geliştirerek yaşatmak olduğunun altı çizildi. Ağırlıklı olarak Enfield bölgesinde çalışmalarını yoğunlaştıran Dayanışma Merkezi, özellikle Kırkısraklı ailelere, gençlere ve çocuklara dönük, müzik, tiyatro, folklor ve eğitim alanların da çalışmalar yürüttüğü belirtildi.

     

    KÜRTÇE GELİŞTİRİLECEK

    Kürt ve Alevi toplumunun ağırlıklı olduğu Kırkısraklılar, Genel Kurul’da Kürtçe dil eğitiminin sürdüğü ve önümüzdeki dönem bunun daha da yaygınlaştırılması gerektiğinin altı çizildi. Genel Kurul’da bir çok demokratik kitle örgütünün gönderdiği mesajlar okunurken, mesajlar da hem başarı dilekleri hem de daha örgütlü toplum olmanın önemine dikkat çekildi.

     

     

    ‘ÖRGÜTLÜ OLMALIYIZ’

    Kırkısraklılar Toplum Merkezi Başkanı Ahmet Güven ise yaptığı konuşmada toplumsallığı geliştirmek için bu dernek çalışmalarını başlattıklarını belirterek, “Bizler göçmen bir toplumuz. Ve diğer göçmen örgütlerle birlikte hareket edecek örgütlülüğe sahip olmalıyız. Toplumumuzun sorunlarını örgütlü olmadan çözemeyiz. Toplumsallaşmanın temel amacı dostluğu ve dayanışmayı geliştirmektir. En önemlisi bizim bir dilimiz, kültürümüz ve tarihimiz vardır. Bunu geliştererek toplumlarla buluşturup dostluk ve dayanışmayı sağlamalıyız. 15 yıldır bu temel de yaklaşıyoruz” diye kaydetti. Çocukların eğitimine de önem verdiklerini belirten Güven, Kürtçe ve diğer alanlar da derslerinin sürdüğünü kaydetti. Güven, kongreye katılanları selamlayarak, herkese katkılarından dolayı teşekkür etti.

     

     

    Genel Kurul yapılan tartışmaların ardından seçim ile sona erdi. Yapılan seçim sonucunda, 19 kişilik yönetim kurulu oluşturuldu. Ahmet Güven tekrar başkanlığa seçilirken, yeni yönetim ise şu isimlerden oluştu: “Erkan Tarım, Hüseyin Kaygısız, Yıldız Özçelik, Hasan Yaman, Hüseyin Kaya, Zohre Şahin, Doğan Hayırlı, Resul Cam, Ali Hayırlı, Hasan Çavuş, Kutsal Erdoğan ve Zeynep Yaman.”

  • Kadınlar 25 Kasım dolayısıyla sokaklara indi

    Kadınlar 25 Kasım dolayısıyla sokaklara indi

    HEVİ CAN KARDU

    LONDRA- 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü dolayısıyla Londra’da bir araya gelen onlarca kadın örgütü, büyük bir yürüyüş düzenleyerek, ‘Şiddete hayır’ dedi. Women Defend Rojava öncülüğünde yapılan eylem de ise Rojava’nın kadın devrimi olduğu vurgulanarak, savaşlara, işgale ve şiddete karşı ‘Rojava’da işgale dur’ denildi.

    25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü için Londra’nın merkezinde kadınlar sokaktaydı.Yüzlerce kadın Geceyi Geri Kazan yürüyüşüne katılarak cinsel şiddete, kadın cinayetlerine ve kadına yönelik şiddetin her formuna ‘Hayır’ dedi. Birçok kadın örgütü ve aktivistin katıldığı yürüyüşte Türkiyeli ve Kürdistanlı kadınlar da yer aldı. ‘Cinsel Şiddet Bitmeli’, ‘Birleşmiş Kadınlar Asla Yenilmeyecek’, ‘Ne istiyoruz? Güvenli sokaklar, Ne zaman istiyoruz? Şimdi’, ‘Kadın, Yaşam, Özgürlük’ sloganlarını hep bir ağızdan haykıran kadınlar Hanover Meydanından Marble Arch’a kadar yürüdü.

    ROJAVA’DAN SİYASETE KADIN MÜCADELESİ

    Yürüyüşün sonunda Women’s Equality Parti’nin başkanı Mandu Reid her alandaki toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve buna karşı kadınların verdiği mücadeleyi anlatırken, 50:50 Parlamento girişiminden Frances Scott ise siyasetteki kadın katılımını arttırmak için yaptıkları ve yapılması gereken çalışmaları aktardı. Kadınlar için Adalet Platformundan Lee Nurse partnerleri tarafından öldürülen kadınlar için yürüttükleri adalet mücadelesindeki kazanımları ve halihazırda devam eden kampanyalarını anlatarak, daha fazla örgütlü mücadenin olması gerektiğini söyledi. Sosyalist Kadınlar Birliği’nden Eylem Özdemir  ise Kuzey Suriye ve Rojava’daki ‘Kadın Devrimi’ne dikkat çekerek, kadınların  faşist Erdoğan ve İŞİD çetelerine karşı nasıl bir mücadele yürüttüklerini anlattı.Yürüyüş atılan sloganlar söylenen şarkılar ve taşınan dövizler ile Londra sokaklarına görkemli kadın dayanışmasını hissettirdi.

    ROJAVA DEVRİMİ KADIN DEVRİMİDİR

    Women Defend Rojava öncülüğünde Kürt kadınları ve enternasyonalist kadın hareketi üyeleri Piccadily Circus’ta bir araya gelerek bir eylem gerçekleştirdi. Eylem de, sık sık, ‘Jin jiyan azadi’, ‘Kadına şiddete son”, ‘Rojava kadın devrimidir devrimi savunalım” şeklinde sloganlar atılırken, kadına yönelik şiddet ve Rojava kadın devrimine ilişkin pankart ve dövizler taşındı. Renkli sis bombalarının kullanıldığı eymede. yapılan konuşmalar da ise hem genel kadın mücadelesi hem de Rojava’da demokratik ve cinsiyet özgürlükçü sistem anlatıldı. Ortadoğu’da Rojava’da yaşanan kadın devriminin eşitlik ve özgürlük değerleri ile buluştuğunu anlatan konuşmacılar, Kürt kadın mücadele tarihinden örnekler verdi. Eylem halaylar eşliğinde şarkılar söylenerek son buldu.