Britanya’da Kürtçe ve Türkçe olarak iki dilde yayın yapan gazetemiz Telgraf ile dayanışma amaçlı sergi düzenleniyor.
Onuncu yılına giren Telgraf gazetesi haftalık olarak Kürtçe ve Türkçe olmak üzere iki dilde yayınlanıyor. Zorlu bir yolculuğa rağmen büyük emeklerle onuncu yılına giren gazetemiz ile dayanışma amaçlı ‘Kapılar ve Merdivenler’ konulu bir sergi düzenleniyor.
Okurlarımızdan oluşan bir grup gönüllü tarafından organize edilen sergide Mehmet Ali Kaplan’ın Kürdistan ve dünyanın birçok merkezinden çektiği fotoğraflar sergilenecek. ‘Kapılar ve Merdivenler’ konulu sergiden elde edilecek tüm gelirler Telgraf gazetesine bağışlanacak.
Dalston’da bulunan Che Men Cafe Bar’da Pazar günü açılacak olan sergide fotoğraflar dayanışma amaçlı satışa da sunulacak.
Sergiyi organize eden gönüllü grup tarafından yapılan açıklamada, Britanya’da yoğun olarak yaşayan Kürt toplumunun Kürtçe yayın yapan bir gazetesinin olmasını çok önemsediklerini ve maddi boyutundan çok manevi dayanışmayı göstermek adına böylesi bir organizasyona imza attıklarını ifade ettiler.
13 Kasım 2016 Pazar, Saat 15.00’te açılış
Che Men Cafe Bar: 488-490 Kingsland Road, Hackney, E8 4AE – 02072416835
Londra merkezli Centre for Kurdish Progress ‘Rojava’da Devrim’ adli kitabın yazarlarından Ercan Ayboğa ve çevirmeni yazar Janet Biehl ile Soas Üniversitesinde kitabı tanıttılar.
Pluto Yayınevi ve SOAS’ın Centre for Gender Studies ile ortaklaşa düzenlenen seminer, Profesör Nadje Al-Ali’nin moderatörlüğünde, 4 Kasım akşamı gerçekleşti.
Al-Ali açılış konuşmasında programın Türkiye’de Halkların Demokrasi Partisi (HDP) eş başkanlarının ve 10’a yakın milletvekilinin gözaltına alınmasına denk geldiğini belirtti. Al-Ali Kürt hareketi için baltalayıcı olarak nitelendirdiği bu gelişmede bazı Avrupa ülkelerinin büyükelçilerini Türkiye’den çağırmayı düşünürken İngiltere Hükümetinin sessiz kalmasının üzücü olduğunu söyledi.
Janet Biehl, İngilizce yayımlanan ‘Revolution in Rojava’ kitabının devletsiz bir sistemi değerlendirdiğini belirterek Orta Doğu’da 20. Yüzyılın başlarında imzalanan Sykes-Picot anlaşması ile bu bölgede Fransa ve İngiltere tarafından bu coğrafyaya uymayan sınırlar çizildiğini hatırlattı.
Revolution in Rojava- Janet Biehl
Arap ve Türk devletlerince asimilasyona uğratılan Kürtlerin zaman içerisinde devlet sistemine karşı olmaya başladığını söyleyen Biehl, 1980’lerde PKK’nın doğuşu ve Türkiye devleti ile olan çatışmaları değerlendirdi.
Biehl, Öcalan’ın ve genel olarak PKK’nın Amerikan yazar ve teorist Murray Bookchin ve diğerlerinden etkilenerek ademi merkeziyet sistemi ve liberteryenizm’i savunmaya başladıklarını söyledi. Bunun akabinde Kürt hareketlerinin halkın yönetimde yer aldığı özerk kantonların oluşmasını içeren demokratik konfederalism diye adlandırılan devletsiz siyasi oluşumu hedeflediklerini söyleyen Biehl, bunun Suriye Kürdistanı Rojava’da gerçekleştiğini belirtti.
Ercan Ayboga
Biehl demokratik konfederalismin ana prensiplerinin etnik ve dini grupların bir arada yaşayabilmesi, ekolojik gelişim ve kadınların özgürleşmesi olduğunu iletti. Biehl devletçi sistemlerin aksine kadın haklarının korunması, toplumsal çatışmalar gibi konularla enstitüler ve tekçi yönetimin değil yerelden yukarıya yani halktan ortaya çıkan ve sadece halkın sözünün geçtiği komünlerin ilgilendiğini söyledi. Biehl, kitabın Rojava’daki bu oluşumu en derin şekilde kaydettiğini söyleyerek sözlerine son verdi.
Nadia Al-Ali
Kitabın yazarlarından ve aynı zamanda çevre mühendisi olan Ercan Ayboğa ise komünlerin işleyişini ve eğitimden, sağlığa, savunmadan hukuka toplumun nasıl şekillendiğini anlattı. Savaşlar ve soykırımlarla uzun yıllar mücadele vermek zorunda kalan Kürtlerin, Rojava’daki devrime gelişini irdeleyen Ayboğa milliyetçi devletlerden uzaklaşarak Kürtlerin demokratik bir toplum inşa ettiklerini söyledi. 19 Temmuz 2012’nin Devrimin başlangıcını olduğunu vurgulayan Ayboğa komünlerin 30’dan 400’e kadar hanenin oluşturabildiğini ve mahalle konseyleri ile yerelden yukarıya bir sistemin olduğunu söyledi. Ayboğa komünlerin en yüksek kurum olan Batı Kürdistan Halk Konseyine bağlı olduğunu söyledi.
Revolution in Rojava kitap tanıtımı
Yazarların kitap üzerine konuşmalarının ardından dinleyicilerden yorum ve sorular alındı. Amerika Birleşik Devletlerinin böyle bir oluşuma nasıl baktığı gibi soruları yanıtlayan konuşmacılar en az yüzyıldır istikrarsız yönetimler ve savaşlarla mücadele eden Kürtlerin böyle bir devrimi gerçekleştirmiş olmasının her olumsuzluğa rağmen umut verici olduğunu söylediler.
Revolution in Rojava- Ercan AybogaRevolution in Rojava kitap tanıtımı
Bu sabah Londra’nın Croydon bölgesinde yaşanan Tramvay kazasında ölü sayısı 7’ye çıktı. Kazada ölenlerin kimlikleri henüz açıklanmadı.
Sabah saatlerinde Croydon’da aşırı hız yapan bir tramvayın devrilmesi sonucu yaşanan kazada ölü sayısı yediyi bulurken, 50 yaralının hastanedeki tedavileri devam ediyor.
Tramvay şoförü polis tarafından gözaltına alınırken Tramvayın hız limidinin üzerinde seyir ettiği belirlendi. Britanya Ulaşım polisi tramvay şoförünün kaza anında uyuyup uyumadığını da araştırıyor.
Demiryolları Kaza Araştırma Biriminin (The Rail Accident Investigation Branch -RAIB) soruşturması devam ediyor.
Londra’da seçilmiş Türk ve Kürt belediye başkanı ve meclis üyeleri HDP’nin Eş Genel başkanları ve Vekillerinin tutuklanması ile ilgili yazılı bir açıklama yaparak, Türk devletine seçilmişlerin derhal serbest bırakılması çağrısı yaptı.
Haringey Belediye Başkanı Ali Gül Özbek, Londra’nın farklı belediyelerinden Meclis üyeleri Ali Demirci, Makbule Gunes, Haydar Ulus, Adeline Kepez, Nesimi Erbil, Guney Dogan, Aysegul Erdogan, Nurullah Turan, Suna Hurman, Peray Ahmet, Emine İbrahim ve Feryal Demirci imzasıyla yayınlanan yazılı bildiride HDP’lilere yönelik saldırıların kendilerini derinden kaygılandırdığı ve Eş genel başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın tutuklanmasıyla beraber Türkiye’deki anti demokratik gelişmeleri kınadıklarını ifade ettiler;
‘‘Biz Kürt ve Türk seçilmiş temsilciler olarak Türkiye’nin otoriterleşen sisteminden derin kaygı duyuyoruz ve Britanya hükümetine konuyla ilgili gerekli adımları atması çağrısı yapıyoruz.’’
15 Temmuz sonrası yaşanan anti demokratik gelişmelere vurgu yapılan açıklamada DBP’li belediyelere yönelik saldırılara da dikkat çekildi; ’Olağan üstü hal ile, kanun hükmünde kararnameler ile 28 belediyeye kayyum atanmış v eve Diyarbakır büyükşehir belediye başkanlarının da içinde olduğu çok sayıda seçilmiş tutuklanmıştır.’
Basın ve kamu çalışanlarına işten atmalar, tutuklamalar ve medya kurumlarının kapatılmasına dikkat çekilen açıklamada, yaşananların demokrasiye karşı olduğu ve Kürt sorunun çözümsüzlüğünü daha da derinleştireceği vurgusu yapıldı.
Londra’da, 411 yıl önce İngiltere Parlamentosu’nun hava uçurmaya çalıştığı için asılan Guy Fawkes gösterilerle selamlandı.
Haber- Fotoğraf: Erem Kansoy
Anonymous’un organize ettiği gösteriye yaklaşık 5 bin kişi katıldı. ‘Guy Fawkes Gecesi’ olarak anılan 5 Kasım’da yapılan eylemde göstericiler Trafalgar Meydanı’nda toplanıp ardından İngiliz parlamentosu ve Kraliçe’nin ikametgahı olan Buckingham Palace’e yürüdü. “Whose streets? Our Streets/Kimin sokakları? Bizim sokaklarımız!”, “One solution!Revolution/Tek çözüm devrim” gibi sloganlar atan göstericiler zaman zaman da havai fişek attı. Guy Fawkes maskesi takan göstericilere saldıran polis en az 21 kişiyi gözaltına aldı. Ünlü Komedyen Russel Brand ve Yeşil Parti Milletvekili Caroline Lucas’ın da destek verdiği eylem gece yarısı son buldu.
Anonymous tarafından organize edilen “Milyonların Maskeli Yürüyüşü” isimli gösteri Londra ile eş zamanlı Yeni Zellanda, Avusturalya, Japonya ve ABD’de de yapıldı. Madrid, Berlin, Dublin gibi şehirlerde de hükümet karşıtı protestolar vardı.
Guy Fawkes kimdir?
Guy Fawkes veya diğer bilinen adıyla Guido Fawkes (d. 13 Nisan 1570 – ö. 31 Ocak 1606), York şehrinde doğmuştu ve Katolik bir İngiliz askeriydi. 5 Kasım 1605’te İngiltere Parlamento binasını havaya uçurmakla görevliydi ancak başarısız oldu. Parlamentonun altına yerleştirdiği barut fıçıları ile yakalanan Fawkes, işkence yapıldıktan sonra sarayın karşısında asılarak idam edildi.
Direnişin simgesi oldu
Protestan kral James yerine Katolik bir kral geçirmek isteyen Fawkes, günümüzde “özgürlük için savaşan halk kahramanı” olarak anılıyor.
Guy Fawkes, filmlere de ilham vermiş bir isim aynı zamanda. 2005 yapımı V for Vendetta filmdeki gibi karakterinin de ilham aldığı kişiler Guy Fawkes maskesi altında toplanmıştır. Guy Fawkes maskesi günümüzde direnişin simgesi haline geldi. Maskeyi benimseyen Anonymous gibi grupların da bunda payı büyük. Türkiye’de de 2013 yılında AKP iktidarına karşı yapılan Gezi Direnişi sırasında sık sık bu maskeler kullanıldı.
Cumartesi günü Londra merkezde yapılan HDP ile dayanışma eyleminde yaşanan provokasyonu, tersinden haber yapan Anadolu Ajansını görüntülerle yalanlıyoruz.
‘PKK sempatizanları Londra’da 2 Türk vatandaşını darp etti’ şeklinde haberi giren Türk devletinin resmi haber ajansı AA, provokatörlerin ‘Türbanlıydım diye bana saldırdılar’ beyanını öne çıkararak yaşanan provokasyonu çarpıttı.
Cumartesi günü Londra merkezde yapılan HDP ile dayanışma eyleminde çektiğimiz görüntüler Anadolu Ajansının haberini yalanlıyor. Görüntülerde Ceylan Nas ve nişanlısı Burak Taş eylemcileri provoke etmek için ellerinden geleni yapıyorlar. Görüntülerde Ceylan Nas adındaki başörtülü genç kadın durmadan eylemcilere rabia işareti yaparak, ‘Recep Tayip Erdoğan’ diye bağırıyor, Nişanlısı Burak Taş ise bir yandan telefonuyla görüntü çekerken bir yandan da, eylemcilere ‘hepiniz faşistsiniz’ diyerek provoke ediyor. Hızını alamayan Burak Taş adındaki provokatör, kendisini bir anda Türkiye’de zannederek, İngiltere vatandaşı olan eylemcilere, ‘Irak’a gidin Irak’a’ diye bağırıyor.
Provokasyonu dakikalarca devam ettiren Ceylan Nas ve Burak Taş eylemcilerin tepkisi ile karşılaşıyor. Eylemci gruptan bir kadın ve bir erkek kendilerine saldırınca anında polisler araya girip provokatörleri alışveriş dükkanına sokup kapıları kapattılar.
Olayla ilgili olarak AA muhabirine bilgi veren provokatörler, İngiltere’de İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde eğitim gören Ceylan Nas (25), nişanlısı Burak Taş (28) ile kendisini darbeden saldırganlarla ilgili olarak İngiliz polisine yaptıkları şikayetin kabul edilmediğini söyledi.
AA’ya konuşan Ceylan Nas, göstericilerin kendisini başörtülü olduğu için hedef aldıklarını düşündüğünü ifade etti.
Gezi isyanı döneminde de benzeri bir yalan haber ile bir algı yaratılmaya çalışılmıştı. “Kabataş yalanına” göre, güya üstleri çıplak, deri eldivenli 70/80 kişi, bir anneye türbanlı olduğu için saldırmış, hırpalamış, yanındaki bebeği sağa sola fırlatmış, annenin üzerine idrarlarını yapmışlardı. Grubun Gezi Direnişi’ni de yapanlar olduğu söyleniyordu.
https://youtu.be/flkomYGjVYE
Ceylan Nas ve Nişanlısı Burak Taş, provokasyon yarattı
Başkent Londra’da düzenlenen ‘HDP’den ellerini çek’ eyleminde binlerce kişi AKP hükümetine öfke kustu.
Britanya Demokratik Güçbirliği tarafından düzenlenen eylem BBC televizyonu önünde yapılan konuşmalar ile başladı. Dün akşam saatlerinde Oxford circus’ta bulunan BBC televizyonu önünde binlerce Kürdistanlı ve Türkiyeliler ile birlikte çok sayıda İngiliz sendikacı ve aktivist toplandı. Burada yapılan mitingte çok sayıda İngiliz sendikacı ve politikacı birer kısa konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda AKP hükümetinin insan hakları ve hukuk ihlalleri konusunda tavan yaptığı ve HDP’ye dönük siyasi soykırım operasyonu ile birlikte ülkeyi bir iç savaşın eşiğine getirdiği ifade edildi.
https://youtu.be/dLkssz912t8
Yapılan konuşmalardan sonra binlerce kişi yürüyüşe geçti. Polis tarafından yoğun güvenlik önlemleri altında başlayan yürüyüşün başındaki büyük HDP bayrağını Kürdistanlı analar taşıdı. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan posterleri ile birlikte Kürdistani partilerin bayraklarını taşıyan kitle yürüyüş boyunca ‘HDP’den ellerini çek’, ‘Diktatör Erdoğan’, ‘Terörist Türk devleti Kürdistan’dan defol’ şeklinde ingilizce sloganlar atıldı. Yürüyüşün amacını anlatan bildiriler dağıtılırken, hafta sonu olmasından kaynaklı çok kalabalık olan kent merkezi yürüyüşe yoğun ilgi gösterdi.
İki saat süren yürüyüşten sonra Trafalgar meydanına varan kitle burada da mini bir miting düzenledi. RMT sendikası, NUT sendikası, Stop The War Coalition, Sosyalist Parti, Britanya Kürt Halk Meclisi, Demokratik Güçbirliği gibi kurumlar adına konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmalarda Britanya hükümetine de çağrı yapılarak, yaşanan hukuksuzluk ve siyasi soykırıma sessiz kalmaması istendi.https://youtu.be/dLkssz912t8
Çekilen halaylar ile birlikte sona eren eylemden sonra bazı gençler PKK bayrakları ile birlikte her yıl 5 Kasım’da yapılan ‘Milyon Maske’ yürüyüşüne katıldı.
Akşam saatlerinde de 30 kişilik genç bir grup Leicester meydanında Flash Mob tarsi bir eylem yapıldı. Eylemde AKP Hükümetinin saldırıları teatral bir şekilde canlandırıldı. Yapılan eylemi etrafta bulunan yüzlerce kişi şaşkın bakışlar arasında izledi.
Dün yine Güney Londra’nın Croydon bölgesinde, Brighton, Reading, Cardiff, Cambridge ve Edinburgh kentlerinde de yüzlerce kişi bir araya gelerek AKP Hükümetinin siyasi soykırım operasyonlarını kınadı.