Tag: Hot News

  • Londra’da Yüzlerce Kişi Türk Elçiliğine Doğru Yürüyor

    Londra’da Yüzlerce Kişi Türk Elçiliğine Doğru Yürüyor

    Kürt halkının seçilmişlerine yönelik siyasi soykırım operasyonlarını kınamak amacıyla Londra’daki eylemler devam ediyor. Sabaha karşı BBC televizyonu önünde yapılan eylemden sonra, sabah saat 10:00 Britanya başbakanlık binası önünde bir araya gelen yüzlerce kişi Türk büyükelçiliğine doğru yürüyüşe geçti.

    https://youtu.be/1lasP7K1BkI
    HDP GRUP BAŞKAN VEKİLİ BALUKEN TUTUKLANDI

    Ankara’da Genel Merkez binasında dün gece gözaltına alınan ve hakkında Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında uçak ile Bingöl’e getirilen HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Bingöl Adliyesi’ndeki savcılık sorgusundan sonra tutuklanma talebi ile Sulh Ceza Hakimliğine çıkarıldı. Sulh Ceza Hakimliği, Baluken hakkında tutuklama kararı verdi.

    HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve HDP Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder ,Diyarbakır milletvekilleri İdris Baluken, Ziya Pir, Nursel Aydoğan, Şırnak milletvekilleri, Leyla Birlik, Ferhat Encü, Selma Irmak,  Hakkari milletvekili Abdullah Zeydan ve Mardin Gülser Yıldırım gözaltına alınmıştı. Diyarbakır milletvekili Ziya Pir, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

    londra-hdp-eylem2 londra-hdp-eylem3

  • Sabahın Üç’ünde Londra’daki BBC Televizyonu Önünde HDP Eylemi

    Sabahın Üç’ünde Londra’daki BBC Televizyonu Önünde HDP Eylemi

    HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte 11 HDP’li milletvekilinin gözaltına alınması Avrupa’nın bir çok merkezinde olduğu gibi Londra’da da protesto edildi.

     

    Halkların Demokratik Partisi seçilmişlerine yönelik saldırı haberlerin gelmesiyle beraber çok sayıda kişi Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezine akın etti. Ordan da Londra merkezde bulunan BBC televizyonu binası önüne geçildi. Sabah saat 03:00’e kadar varan eylemde televizyonun güvenlikçileri ile eylemciler arasında gerginlikler yaşandı. Yaşanan gerginliğin ardından onlarca polis BBC binasının önünde gelerek güvenlik aldı.

    Yapılan konuşmalarda AKP hükümeti sert bir dille kınanırken, eylemciler attıkları sloganlarla AKP’ye lanet yağdırdı.

    HDP’liler Haydutvari Bir Şekilde Gözaltına Alınmıştı

    HDP Eş Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve HDP Ankara milletvekili Sırrı Süreyya Önder ,Diyarbakır milletvekilleri İdris Baluken, Ziya Pir, Nursel Aydoğan, Şırnak milletvekilleri, Leyla Birlik, Ferhat Encü, Selma Irmak, Hakkari milletvekili Abdullah Zeydan ve Mardin Gülser Yıldırım gözaltına alındı.

    HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın evine polisler tarafından baskın yapıldı. Baskının, Yüksekdağ’ın Ankara’da kaldığı eve yapıldığı belirtildi.Polisler, görüntü alan basının internet üzerinden yaptığı canlı yayını müdahale ederek durdurdu. Baskın esnasında kapıyı kırarak içeri giren polisler, savcılığın kararı var deyince, Yüksekdağ ‘Savcı da haydut, siz de haydutsunuz’ şeklinde tepki gösterdi.

    Gözaltındaki HDP Eş bBaşkanı Demirtaş’tan ilk açıklama

    Diyarbakır’daki evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ile avukat Mehmet Emin Aktar görüştü.

    Aktar, Demirtaş’ın Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’de tutulduğunu söyledi. Aktar, Demirtaş’ın ilk mesajını şu sözlerle aktardı: “Sağlım yerinde. Moralim yerinde. Halkımızı selamlıyorum.”

    Britanya Kürt Halk Meclisi tarafından yapılan açıklamada eylemlerin aralıksız olarak devam edeceği ifade edildi. Sabah saat 10:00 İngiltere başbakanlık binası önünde kitlesel bir eylem gerçekleştirilecek.

    bbc-hdp-eylemi4

    bbc-hdp-eylemi3

    bbc-hdp-eylemi2

    bbc-hdp-eylemi1


  • Londra’daki Akademisyenlerden AKP Hükümetine Kınama

    Londra’daki Akademisyenlerden AKP Hükümetine Kınama

    Londra SOAS Üniversitesi Fakülteler Birliği’ne (UCU) bağlı akademisyenler Diyarbakır belediyesi eş-başkanları Gültan Kışanak ve Fırat Anlı’nın hukuk dışı bir şekilde tutuklanmalarını kınadıklarını belirten ortak bir açıklama yayınladı. Açıklama şöyle:

     

    ”Bugün itibariyle, 27 seçilmiş Kürt eş belediye başkanı Türkiye’de hapiste iken 43’ü keyfi bir şekilde görevden alınmış durumda. 11 Eylül 2016 tarihinde, merkezi hükümet görevden aldığı Kürt belediye başkanları yerine valileri ve kaymakamları kayyum olarak atadı.

    Bizler, Türkiye hükümetinin kendilerine uyguladığı çok sayıda zorluklara rağmen, şeffaf süreçlerle yürütülen ve refah düzeyi, kaynaklara erişim ve halka gerekli altyapıyı sağlayan olağanüstü demokratik yapılar olan yerel yönetim formlarının yok edilmesi girişimini kınıyoruz.

    Bizler ayrıca Türkiye’de Kürt azınlığın haklarını savunurken Türk-Kürt çatışmasına siyasi bir çözüm bulmak için uzun yıllar boyunca çalışma yürütmüş Kürt siyasetçilerinin hedeflenmesini şiddetle kınıyoruz. Bizler yine Türkiye’de geniş alanda ve aynı zamanda daha spesifik olarak Kürt toplumu içinde cinsiyete dayalı eşitsizliklerin üzerine gidilmesinde ön saflarda olan Kürt kadın hakları aktivistlerinin hedeflenmesini kınıyoruz.

    Bizler, Türkiye Hükümeti’ni Gültan Kışanak ve Fırat Anlı ile tüm diğer eş belediye başkanları ve belediye temsilcilerini derhal serbest bırakmaya çağırıyoruz. Bizler aynı zamanda eş başkanlarının tutuklanmasını protesto eden tüm halkın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. ”

    İmzalayan akademisyenler:

    Tom Armstrong (SOAS UCU Başkanı), Nadje Al-Ali, Subir Sinha, Alessandra Mezzadri, Laura Hammond, Gilbert Achcar, Charles Tripp, Adam Hanieh, Kerem Nişancıoğlu, Feyzi Ismail, Muhammad Farooq Sulehria, Yair Wallach, Lars Laaman, Latif Taş, Mandy Sadan, Pedro Mendes Loureiro, Suthaharan Nadarajah, John Faulkner, Alfredo Filho, Paolo Novak, Stephen Dodd, Yoriko Otomo, Dina Matar, Parvathi Raman, Sachiko Kishi, David Lunn, Gina Heathcote, Ourania Dimakou, Matthew Murphy, Ruba Salih, Meera Sabaratnam, Andrew Kennedy, Annabelle Sreberny, Alison Scott-Bauman, Richard Alexander, Johnny Darlington, Akanksha Mehta, Bhavna Dave, Bruno Hofig, Andrew Newsham, Yorgos Dedes, Elisa Van Waeyenberge

     

    SUNA ALAN / LONDRA

  • Kobane Direnişi Komutanlarından Gelhat Gabar Londra’da anıldı

    Kobane Direnişi Komutanlarından Gelhat Gabar Londra’da anıldı

    Kobane direnişinin unutulmaz kahramanlarından Komutan Gelhat Gabar şehadetinin ikinci yıldönümünde Londra’da anıldı. Ailesinin de hazır bulunduğu anmada Komutan Gelhat Gabar’ın yaşamından ve mücadelesinden kesitler sunuldu.

     

    Tüm dünyanın ilgisini üzerine çeken Kobane direnişinin efsaneleşmiş komutanlarından olan Gelhat Gabar kod adlı Ercan Kayan 29 Ekim 2014 tarihinde Daiş çetelerine karşı verdiği mücadelede şehit düşmüştü.

    Bir dakikalık saygı duruşu ile başlayan anma Komutan Gelhat’ın yaşamının anlatıldığı sinevizyon gösterimi ile devam etti. Daha sonra ailesi adına ve Britanya Kürt Halk Meclisi adına konuşmalar yapıldı.

    Mücadele Arkadaşı Gelhat Gabar’ı Anf’ye Anlattı

    Siirt’in Eruh ilçesinde 1975 yılında dünyaya gelen Gelhat Gabar’ın  (Ercan Kaya) henüz  genç yaşındayken doğduğu Botan’ın dağlarına yüzünü dönerek mücadele saflarına katıldığını aktaran Doz, Komutan Gelhat’ın Gabar, Zagros, Cudi  ve Kürdistan dağlarının sarsılmaz komutanı olduğunu  söylüyor.

    Gelhat’ın Kürdistan’ın birçok alanında büyük bir özveri ve fedakarlıkla mücadele ettiğini hatırlatan Doz, onun örnek bir komutan, yoldaş ve mücadele insanı olduğuna dikkati çekiyor.

    ‘YAŞAMI İLE KOMUTA EDERDİ’

    Onun komutasında yer aldığını belirten Doz, Gelhat’ı şu sözlerle tarif ediyor: “Komutan Gelhat, iş yaptırmazdı, yapar ve yapılmasını sağlardı. Gabar Dağı’nın komutanı Gelhat, yoldaşları, savaşçıları için avcılık yapar, ağaçlardan meyveler toplayarak yiyecek tedarik ederdi. Gelhat’ın olduğu yerde çözümsüzlük, çaresizlik olmazdı. Gelhat, pratiği ile yaratır, üretir, örgütler ve komuta ederdi.”

    Komutan Gelhat’ın yaşamı öğretirken, komuta ederken yaratıcı yöntemlerle hareket ettiğini dile getiren Doz, “Komutan Gelhat, bazen espri yaparak, bazen en önde kendisi işe koşturarak, bazen kızarak ama yoldaşça sıcaklığını bir an olsun esirgemeden bizleri eğitir, değiştirir dönüştürürdü” diye ifade ediyor.

    gelhat-gabar
    Gelhat Gabar (Ercan Kaya)

    SON KARŞILAŞMA ZAGROS’TA

    Komutan Gelhat ile son kez Zagros’ta 2011 yılında karşılaştığını kaydeden Doz, bu karşılaşmasını şöyle anlatıyor: “Aradan yıllar geçmişti. Gelhat, her zamanki  kararlı ve güven veren duruşu ile alana geldi. Eskisine göre biraz daha sakin gördüm. Eskiden, bir şeyi kafasına koymuşsa, çok fazla kimseye bir şey sormadan yapardı, ancak bu karşılaşmamızda alınan kararları arkadaşlarla tartıştığını, görüşlerini aldığını gördüm. Yaratıcı, zeki, yaşamı ile öğreten komutanlığına bir de olgunluk, arkadaşlarını karar süreçlerine daha fazla dahil etme özelliklerinin de eklendiğini gördüm. Gelhat, her yönü ile komutan ve güven duygusu ifade ediyordu bizler için.”

    Doz, bu karşılaşmada komutan Gelhat ile aralarında geçen diyalogu da aktarıyor: “Gelhat, ile uzun zaman sonra karşılaşmıştık, beni görünce ‘Medya heval, insan arkadaşına bir hediye getirmez mi’ dedi gülerek. Ben de ona üzerinde ‘Amed’ yazan bir çakmak hediye etmiştim, çok sevinmişti ve çakmağı arkadaşlara gösterip duruyordu.”

    Gelhat ile son görüşmelerinin ise 2012 yılında olduğunu söyleyen Doz, Komutan Gelhat’ın bu tarihten sonra Cudi alanına gittiğini ve bunun son görüşmeleri olduğunu aktarıyor.

    ‘ADANMIŞLIĞI TARTIŞMASIZDI’

    Son görüşmelerinde kendisine dikkat etmesini söylediğini ifade eden Doz, Gelhat’ın ise “Eski arkadaşları korumaya çalışmayın, biz sonuna kadar direneceğiz” şeklinde cevap verdiğini belirtiyor. Doz, “Komutan Gelhat, bu kadar  direnmesine, bu kadar en önde olmasına  rağmen hiçbir zaman ‘Biraz da başkaları yapsın’ anlayışıyla hareket etmezdi. Komutan Gelhat’ın gelecek kaygısı, kendisini koruma kaygısı yoktu, adanmıştı ve bu tartışmasızdı” diye devam ediyor.

    KOBANÊ SAVUNMASINDA

    Gelhat Botan, 22 yılını Kürdistan ve Botan dağlarının amansız savaş ve coğrafik şartları içerisinde kahramanca bir komutanlık örneği sergileyerek geçirdikten sonra, Kobanê’ye gelir. Her zaman en zorlu alanların, savaşın en yoğun yaşandığı cephelerin komutanı olan Gelhat, Kobanê savunması için de ilk koşanlardan biri olur. DAİŞ çetelleri Ekim ayında Kobanê’ye girmeye başlarken aynı günlerde, 14 Ekim’de Gelhat Botan, Botan’ın yenilmez direniş ruhu ile Kobanê’ye ayak basar. Gelhat’ın Kobanê’ye geldiği günler, mücadele yaşamı boyunca her an her alanda yaşadığı gibi yine savaşın en zorlu ve kritik günleriydi. DAİŞ çeteleri Kaniya Kurda’dan Kobanê’ye girmiş ve kentin önemli bir kısmını işgal ederek Mürşitpınar Sınır Kapısı’na doğru ilerliyordu. Savaşın en şiddetli ve eşitsiz yaşandığı cephe doğu cephesiydi ve Gelhat gelir gelmez, doğu cephesinde yerini alarak direnişe geçer.

    Daha ilk günden doğu cephesinde savaşın gidişatı üzerinde Gelhat’ın etkisi görülmeye başlar. DAİŞ çetelerinin o günlerde tüm kapsamlı saldırı girişimleri Gelhat öncülüğünde boşa çıkarılır. Savaş tüm şiddetiyle devam ederken, Gelhat, Botan’da olduğu gibi yine en önde ve kahramanca direnerek, savaşçı yapısına direnişin nasıl oması gerektiği mesajını net biçimde verir.

    DAİŞ İLE GÖĞÜS GÖĞÜSE ÇARPIŞIYOR

    DAİŞ çeteleri ile bir evde göğüs göğüse çarpışmaya giren Gelhat, evde kuşatmaya alınır, telsizden durumunu bildiren Gelhat, sonuna kadar direneceğini savaşçılara bildirir. Komutan Gelhat’ın kararlı sesini dinleyen savaşçılar harekete geçerek ablukayı kırar ve duvarı delerek Gelhat’ın evden çıkarılmasını sağlar.

    GELHAT’IN KALDIĞI BİNA ‘KELA DİM DİMÊ’ OLUYOR

    Gelhat, doğu cephesinde dengeleri değiştirmeye devam ediyor. İlk günlerde birçok saldırının püskürtülmesinde önemli rol oynarken, sonraki günler de daha sonra Kobanê savaşında Kela Dim Dime (Dim Dim Kalesi) olarak anılacak olan binaya geçerek doğu cephesi direnişini buradan komuta ediyor. Bu binaya DAİŞ çeteleri defalarca kapsamlı saldırılar düzenliyor, binada kurşun değmeyen, bombalanmayan bir yer kalmıyor, ama komutan Gelhat ve savaşçıları bu binayı bırakmıyor ve binada yaşanan muazzam direniş DAİŞ çetelerini her seferinde geri püskürtüyor. Komutan Gelhat’ın eşsiz direnişine tanıklık eden binaya daha sonra YPG’liler “Kela Dim Dime” ismini veriyor. Bina bugünlerde hâlâ, direniş ve savaşın boyutunu taşıyan tüm izleri ile birlikte Kobanê direnişinin sembollerinden biri olarak duruyor.

    KOMUTAN GELHAT: ARTIK SALDIRIYA GEÇİYORUZ

    Komutan Gelhat, DAİŞ saldırılarına karşı artık hamleye geçmeleri gerektiğini söyleyerek, DAİŞ saldırılarını karşılamak yerine,  saldırın grupları hazırlıyor ve DAİŞ saldırmadan etkili darbeler vurmaya başlıyor. Bu hamle ile birlikte DAİŞ’in doğu cephesinden sınır kapısına doğru saldırıları günbegün geriletilirken, çatışmalar şiddetinden bir şey kaybetmiyor. Komutan Gelhat, Kobanê’de artık 15. gününü doldurmuştu. Kobanê savaşında kısa sürede etkisini gösteren Gelhat, savaşçı yapısına güven veren duruşu, en önde savaşa katılımı ile büyük bir güç ve moral kaynağı haline geliyor.

    DİRENİŞ SEMBOLLERİNDEN BİRİ OLUYOR

    Gelhat, 29 Ekim günü gündüz saatlerinde Kela Dim Dime olarak adlandırılan binadan hazırladığı saldırı gruplarını harekete geçiriyor. İlk sadırı kolunu konumlandıran Gelhat, ikinci saldırı grubunda bizzat yer alıyor. Arkadaşlarının savaşı koordine etmesi ve saldırı kolunda yer almaması gerektiği yönündeki telkinlerini “Savaşçıların çoğu yeni ve genç savaşçılar. Onlarla olmalıyım” diyerek reddediyor. Gelhat, ikinci saldırı kolu ile birlikte yerinde duramıyor, silahı ile en önde yer alıyor. Bir ara bir evin damına çıkarak, buradan Bisiving ile çetelere darbe üstüne darbe indiriyor. Komutan Gelhat, çatışmanın ortalarına doğru yer değiştirmek isterken, suikast ile vuruluyor.

    Gabar, Zagros ve Cudi’nin sarsılmaz komutanı Gelhat, Kobanê’deki kısa direnişinde bir Botan efsanesine dönüşüyor. Gelhat’ın Kobanê direnişinde kısa sürede yarattığı gelişme, DAİŞ’te yarattığı kırılma, savaşçılara aşıladığı direniş ruhu Cudi söylencelerinde rastgelinen kahramanlık efsanelerinin Kobanê’de vücut bulmasıydı. Gelhat, Botan direniş ruhunun Kobanê’de yaşam bulması oluyordu.

    ‘GELHAT’TAN SONRA DOĞU CEPHESİ DAİŞ’E CEHENNEM OLDU!’

    Komutan Gelhat’ın savaşçısı, mücadele arkadaşı Medya Doz, Gelhat’ın şehadetinden sonra doğu cephesinin DAİŞ için bir cehenneme dönüştüğünü, savaşçı yapısının Gelhat’ın intikamını DAİŞ’ten katbekat aldığını kaydediyor. Komutan Gelhat’ın Kobanê savaşında kısa sürede belirleyici bir etkisinin olduğunun altını çizen Doz, Kobanê direnişinin zaferle sonuçlanmasında Gelhat’ın en önde yer alanlardan olduğunu paylaşıyor.

    Doz, Gelhat’ın ruhunun Kürdistan dağları ve Kobanê sokaklarında her daim yaşayacağını ekliyor.

    gelhat-gabar-anma4

    gelhat-gabar-anma5

    gelhat-gabar-anma6

  • Londra’dan AKP’ye Öfke

    Londra’dan AKP’ye Öfke

    Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gülten Kışanak ve Fırat Anlı ve KJA Sözcüsü Ayla Akat Ata’nın tutuklanması ve özgür basına yönelik saldırılar İngiltere’nin başkenti Londra’da yüzlerce kişi tarafından protesto edildi.

     

    Dün akşam saatlerinde Londra’nın Edmonton bölgesinde bir araya gelen yüzlerce Kürdistanlı ve dostları AKP hükümetini uyararak, Kürt halkının siyasi temsilcilerine yönelik saldırıları derhal durdurması çağrısı yaptı.

    Britanya Kürt Halk Meclisi’nin organize ettiği, Daymer, Gik-Der ve Dersim-Der’in destek verdiği eylem Edmonton bölgesinde toplanan yüzlerce kişinin yürüyüşe geçmesiyle başladı. Üzerinde ‘Kürt Halkı Büyük Saldırı Altında’, ‘İrademe dokunma’ ve ‘Medyamıza dokunma’ gibi pankartların taşındığı yürüyüşte kitle sık sık ‘Faşizme karşı birleşin’, ‘Adalet istiyoruz’, ‘Gün gelecek devran dönecek, AKP halka hesap verecek’, ‘Hırsız katil Erdoğan’, ‘Biz PKK’yiz, PKK burada’ şeklinde sloganlar atıldı.

    Yapılan uzun yürüyüşten sonra Seven Sisters bölgesine varan kitle burada bir miting düzenledi. Devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşundan sonra Britanya Kürt Halk Meclisi adına Ercan Akbal bir konuşma yaptı. Kürt halkının büyük saldırılarla karşı karşıya olduğunu ifade eden Akbal, bu saldırıların topyekün direnişleriyle boşa çıkartılacağını belirtti. Akbal, ‘Faşist Erdoğan ve çeteleri kendi iktidarlarını sürdürmek için, devletin tüm imkanlarını sefer ederek Kürt halkına saldırmaktadır. Tüm muhalif sesler kısılmış, Kürt halkının siyasi temsilcileri tutuklanıyor. Erdoğan Ortadoğu’daki kaosu daha da derinleştirme peşindedir. Kürt özgürlük hareketinin öncülüğünde halkların bir arada yaşama iradesine saldırarak faşizmin tarihini yeniden yazmaktadır. Ama çok iyi bilsinler ki, ne yaparlarsa yapsınlar Kürt halkı diz çökmneyecektir, mücadelemizi büyüterek devam edeceğiz.’’

    Akbal konuşmasının sonunda eylemleri büyütme çağrısı yaptıktan sonra, Britanya hükümetinin yaşanan insanlık ve hukuk dışı uygulamalara daha fazla sessiz kalmaması çağrısı yaptı.

    Britanya Demokratik Güçbirliği adına bir konuşma yapan Feyzullah Canpolat ise yaptığı konuşmada tüm muhaliflerin ortak direnişiyle bu saldırıların boşa çıkartılacağını belirtti.
    https://youtu.be/hnyq6ARxWI8
    Dersimliler Dayanışma derneği adına bir konuşma yapan Kudret Güneş ise Dersim bölgesinde bir hafta önce yaşamını yitiren devrimcileri de andıktan sonra, ‘Size sözümüz olsun, dizimiz toprağa değerse, alacağımız nefes bize haram olsun.’ dedi. Gülten Kışanak’ın; ‘Ant olsunki biz kadınlar en büyük kariyerimizi sizin saltanatınızı yıkarak yapacağız.’ Sözünü tekrarlayan Güneş, ‘Kışanak’a kelepçe vuran faşist zihniyeti lanetliyoruz’ diyerek konuşmasını sonlandırdı.

    Yapılan konuşmalardan sonra eylem sona erdi.

    edmonton-protesto12

    edmonton-protesto11

    edmonton-protesto10

    edmonton-protesto8

    edmonton-protesto7

    edmonton-protesto4

    edmonton-protesto3

    edmonton-protesto2

  • ‘Türkiye Halklarının Britanya’daki Sesi Olacağız’

    ‘Türkiye Halklarının Britanya’daki Sesi Olacağız’

    İngiltere’nin başkenti Londra’da, Türkiye Halklarıyla Dayanışma Kampanyası (SPOT) adlı organizasyon tarafından düzenlenen, “Darbe girişiminden sonra Türkiye’de demokrasi mücadelesi” konulu konferans, sendikacıları, akademisyenleri, gazetecileri ve aydınları bir araya getirdi. Konferansın öne çıkan mesajı ‘dayanışmanın büyütülmesi ve sesi kısılmaya çalışılan hakların Britanya’daki sesi olunması’ oldu.

     

    Haftasonu yapılan konferansa Türkiye’den Yazar Aydın Çubukçu, Yazar Fehim Taştekin ve Evrensel Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat katıldı. Profesör Şebnem Korur Fincancı’nın video mesajla katıldığı konferansta İngiltere’den de İşçi Parti Milletvekili Kate Osamor, Stop the war koalisyonu başkanı Lindsay German gibi isimlerinde aralarında bulunduğu sendikacı ve politikacılar konuşmacı olarak katıldı.

    Londra merkezde bulunan Öğretmenler Sendikası (NUT) binasında gerçekleştirilen konferansın ilk oturumunda Christine Blower (NUT Genel Sekreteri), Steve Hedley (RMT sendikası Genel Sekreter Yardımcısı), Owen Tudor (Trade Union Congress – TUC, Avrupa Birliği ve Uluslararası İlişkiler Başkanı), Oktay Şahbaz (Daymer sekreteri) ve Chris Baugh (PCS Genel Sekreter Yardımcısı) konuştu. Çağdaş Canpolat tarafından yönetilen panelde İngiltere’den Türkiye’deki emekçi ve sendikacılarla nasıl bir dayanışma örgütlenilmesi gerektiği tartışıldı. 15 Temmuz başarısız darbe girişimi sonrası Erdoğan ve AKP hükümetinin uygulamalarının çok kaygı verici olduğunu belirten sendikacılar, Türkiye halklarının yalnız olmadığını ve onlarla dayanışmayı büyüteceklerini duyurdular.

    spot-logo
    SPOT

    Konferansın ikinci oturumunda ise Fatih Polat (Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni), Fehim Taştekin (Gazeteci Yazar), Aydın Çubukçu (Hayat Tv – gazeteci yazar) ve Ege Dündar (PEN International) birer konuşma yaparken, vize sorunlarından kaynaklı gelemeyen Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı (Türkiye İnsan Hakları Vakfı – TİHV Başkanı) konferansa bir video ile katıldı.

    Yeni Bir Dünya Savaşına Doğru Gidiyoruz

    Konferansta konuşan Yazar Aydın Çubukçu, Türkiye’de tüm gerici güçlerin savaş politikaları etrafında birleştiklerini belirterek “Muhalefeti ve onun sesi olan muhalif basını susturmaya çalışıyorlar. Bütün halk kesimlerine bir saldırı gerçekleştirildi. Kürt halkına sistemli bir saldırı var” dedi.

    spot-aydin-cubukcu3
    Aydın Çubukçu

    Çubukçu, bütün bu saldırılara karşı umutsuz olmadıklarını söyledi. Demokrasi İçin Birlik adı altında 103 örgütün bir araya gelerek yayımladığı sonuç bildirgesinin önemli olduğunu belirten Çubukçu, “Ortadoğu’da yaşananlar, dünyada yaşanacak olanların habercisidir. Size kötü bir haberim var. Son derece tehlikeli bir dönemden geçiyoruz. Bir dünya savaşına gidiyoruz. Verilen demokrasi mücadelesi bir dünya savaşını engellemek için verilmektedir. Bugünkü dayanışma konferansı çok önemlidir. Türkiye halklarıyla dayanışma önemlidir. Ama bu sadece Türkiye halklarıyla dayanışma değil, aynı zamanda kendinizle dayanışma anlamına geliyor. Çünkü bir dünya savaşını engellemeye çalışıyorsunuz.”

    sport-ege-dundar
    Ege Dündar

    Gazeteci Ege Dündar ise tehditlerin ve sürgünlerin olduğu bir ülkeden geldiklerini, ülkede çok sayıda gazetecinin hapiste olduğunu ve OHAL’ın parlamentoyu devre dışı bırakarak, darbeyi pratikte hayata geçirdiğini söyledi. Babası Can Dündar’a yapılanların ve annesinin pasaportuna el konulmasının hiçbir tarifi olmadığını söyleyen Dündar, dayanışmanın çok önemli olduğunu söyledi.

    spot-fatih-polat
    Fatih Polat

    Evrensel Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fatih Polat da konuşmasına, Türkiye’nin basın özgürlüğünde en kötü dönemlerinden birini yaşadığını söyleyerek başladı. 107 gazetecinin hapiste olduğunu hatırlatan Polat, kapatılan yayın organları, gazetecilerin uğradığı saldırılar hakkında geniş bir bilgi verdi. 12 televizyon ve 11 radyonun kapatılmasına da değinen Polat, bu saldırıların muhalif kesimleri susturmak için gerçekleştirildiğini söyledi.

    “İktidar kendi darbesini gerçekleştiriyor” diyen Polat, muhabirleri Cemil Uğur’un izlediği haberden dolayı örgüt üyeliğinden 15 yıla kadar hapis cezası istendiğini belirtti. “Haber Nöbeti” çalışmasının, daha fazla gazetecinin tutuklanmasının önüne geçmek için olduğunu söyleyen Polat, “Ben Gazeteciyim” kampanyasının “Gazetecilik Suç Değildir” oluşumuyla daha geniş kesimlere yayılmaya devam ettiğini belirtti.

    Ankara’nın En Büyük Korkusu Şam’ın Kürtlerin Taleplerini Kabul Etmesi

    Daha sonra söz alan Yazar Fehim Taştekin ise, Erdoğan’ın politikalarının başkanlık planları etrafında şekillendiğini söyledi. Taştekin, Erdoğan’ın özellikle Suriye politikasında cihatçı grupların desteklenmesi dahil tehlikeli yöntemler kullandığını ifade etti. Kürt kentlerinde yaşanan yıkımın Halep’teki yıkım ile eşdeğer olduğunu belirten Taştekin, Ankara’nın Suriye politikasının Kürtleri kuşatmaktan ibaret olduğunu ifade etti.

    spot-fehim-tastekin1
    Fehim Taştekin

    Taştekin konuşmasında şunları belirtti; Erdoğan, Irak ve Suriye’de bir çok kart kullandı, bu işgalci politika, arkasında bir suç listesi bıraktı. Ankara’nın şu anki en büyük korkusu, Şam’ın Rojava’daki özerkliği kabul etmesi gibi bir girişime gitmesidir. Türk silahlı kuvvetlerinin şuan Daiş’e karşı savaşıyormuş görüntüsü verdiği operasyon tamamen Kürtleri ablukaya alma çabasıdır. Barış sürecini bozması ve PKK ile yeniden savaşın başlatılması da Rojava ile bağlantılıdır. Devletin Cizre’de, Diyarbakır’da yaptığı yıkım, Halep’te yaşanan yıkım ile eş değerdedir. Türkiye içerde barış süreci, dışarıda komşularla sıfır sorun politikasından herkes ile savaş durumuna gelmiştir. İçte savaş, dışarda savaş durumu yaşanmaktadır.’’

    Konferans daha sonra atölye çalışmaları ile devam etti. Konferansın son oturumunda ise, Türkiye halkları ile dayanışma kampanyasının nasıl şekilleneceği tartışıldı.

    En son oturumda, Kate Osamor (İşçi Partisi milletvekili ve gölge devlet bakanı), Lindsey German (Stop The War), Prof. Dr. İbrahim Sirkeci (Regents Üniversity London) ve Sean Hoyle (RMT Başkanı) konuşmacı olarak katıldı.

    DBP Eş Genel Başkanı Kamuran Yüksek’in duruşmasına katılmak üzere bir süre önce Amed’te bulunan İşçi Parti milletvekili ve gölge kabine üyesi Kate Osamor AKP hükümetinin saldırılarıyla ilgili duyduğu kaygıları dile getirdi. Osamor konuşmasına Türkiye’de sendikalara, muhaliflere, gazetecilere, siyasetçilere saldırılar olduğunu ve bunun karşısında durulması gerektiğini ifade ederek başladı.

    spot-kate-osamor
    Kate Osamor

    ‘Britanya Dışişleri Bakanlığı Bana Diyarbakır’a Gitme Dedi’

    Diyarbakır ziyareti izlenimlerini de aktaran Kate Osamor, gitmeden önce Britanya dışişleri bakanlığının kendisini Diyarbakır’a gitmeme konusunda uyardığını ifade etti. Osamor; ‘‘Bu salondaki birçok kişinin de oy verdiği HDP’nin siyasi temsilciler Türkiye’de siyaset dışına itilmeye çalışılıyor. Diyarbakır Büyükşehir belediyesi eşbaşkanlarının gözaltına alınması ile ilgili Britanya dışişleri bakanlığı yetkilileri ile bir görüşme yaptım. Ancak kendileri bana, Amed’te görevlilerin olmadığını ifade ettiler. Buradan da görebiliyoruz ki bölge görmezden geliyor, Britanya’nın orada bir gözü yok. Ben kısa bir süre önce Amed’i ziyaret ettim. Ziyaretimden önce Dışişleri bakanlığı bana, gitmemem gerektiği konusunda bir uyarıda bulundu. Güvenliğim için bana gitme diyen Britanya dışişleri bakanlığı uyarısına rağmen gittim, çünkü oradaki halkın benim güvenliğimi sağlayacağını biliyordum. Ama ben buna rağmen DBP Eş genel başkanı Kamuran Yüksek’in duruşmasına katılmak için Unite Sendikası temsilcisi ile beraber gittim. Çünkü hepimizin bu noktada sorumluluğu var.’

    Milletvekili Osamor, Sivil toplum ile beraber baskıya ve saldırılara uğrayan halkın sesi olmaya devam edeceklerini ifade ederek konuşmasını sonlandırdı.

    spot-oktay-sahbaz
    Oktay Şahbaz

    Türkiye Halklarıyla Dayanışma-SPOT tarafından organize edilen bir günlük konferansın sonunda yapılan değerlendirmede bu konferansın kendilerinin ilk çalışması olduğunu ve bundan sonra bu yönlü çalışmaları hızlandırarak Türkiye’deki halklarla dayanışmayı büyütecekleri ifade edildi.

     

     

     

  • Elçilik Provokatörü Korumaya Aldı

    Elçilik Provokatörü Korumaya Aldı

    Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Gülten Kışanak ve Fırat Anlı’nın gözaltına alınması İngiltere’nin başkenti Londra’da protesto edildi. Protesto esnasında provokasyon yaratan şahsı Elçilik görevlileri korumaya aldı.

     

    TC Londra Büyükelçiliği önünde gerçekleşen protesto eyleminde AKP hükümetine öfke yağdı. Dün akşam saatlerinde elçilik önünde toplanan kitle AKP hükümetini uyararak, Kürt halkının siyasi temsilcilerine yönelik saldırıları derhal durdurması çağrısı yaptı.

    Elçilik önünde iki saatten fazla devam eden eylemde, sık sık ‘TC Kürdistan’dan Defol’ sloganları atılırken, yapılan konuşmalarda da AKP hükümetinin Kürt halkına karşı yürüttüğü topyekün saldırılara karşı topyekün direniş ruhuyla karşılık verileceği ifade edildi.

    londra-tc-elcilik-protesto1

    Pravakatörler İş başında

    Eylem devam ettiği esnada iki faşist genç provakasyon çıkardı. Eylemcilerin bulunduğu yolun karşısında kurt işaretleri yaparak ırkçı sloganlar atan kişiler ortamı bir süre provoke etti. Uyarılara rağmen ayrılmayan gençlere tepki gösteren eylemciler ile faşistler arasında kısa süreli bir fiziki kavga yaşandı. Polislerin araya girmesiyle beraber gençler elçilik binasına alındı. Provakasyonu çıkaran gençlerin ceketinin altında çelik yelek olduğu anlaşılırken, elinde ise muşta bulunuyordu. Olayın ardından elçilik önüne çok sayıda polis sevk edildi. İki saat süren eylemin ardında kitle dağıldı.

    londra-elcilik-provakator

    londra-elcilik-provakator