Tag: Hot News

  • Kürt Kadınları Irkçı Cinayete Kurban Giden Cox’u Andı

    Kürt Kadınları Irkçı Cinayete Kurban Giden Cox’u Andı

    Geçtiğimiz Perşembe günü ırkçı bir cinayette yaşamını yitiren İşçi Parti milletvekili Jo Cox’un anmasına Kürt kadınları da katıldı.

    Cuma günü parlamento binası önünde yapılan anmaya katılan Roj kadın meclisi üyesi kadınlar İşçi partili yetkililere taziyelerini sunarken, anma yerine çiçekler bırakıldı. Çiçek ile birlikte bırakılan mesajda ‘Kürt kadınları olarak, senin faşizme ve ırkçılığa karşı verdiğin mücadeleyi sürdürme sözü veriyoruz. Rahat uyu. Saygıyla’ denildi.

    Kadınlar anma sırasında Paris’te katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Leyla Şaylemez ve Fidan Doğan’ın resimlerinin olduğu pankartı kaldırdılar.

    Kürt Kadınları Irkçı Cinayete Kurban Giden Cox’u Andı 1

    Kürt Kadınları Irkçı Cinayete Kurban Giden Cox’u Andı 1

    Kürt Kadınları Irkçı Cinayete Kurban Giden Cox’u Andı 1 Kürt Kadınları Irkçı Cinayete Kurban Giden Cox’u Andı 1

  • İngiliz Polisi Terör Estirdi:Çocuklarının Gözleri Önünde Annelerine Kelepçe

    İngiliz Polisi Terör Estirdi:Çocuklarının Gözleri Önünde Annelerine Kelepçe

    Bir süredir ingiliz polisleri tarafından yoğun baskı ve gözaltılara maruz kalan Halk Cephelilere yeniden baskın yapıldı. Baskında İngiliz polisi 3 ve 4 yaşlarındaki çocukların gözleri önünde annelerini elleri arkadan kelepçeleyerek gözaltına aldı. Baskında ayrıca 15 yaşındaki genç kıza yönelik şiddet kameralara yansıdı.

    Kuzey Londra’da kurulan direniş çadırına baskın yapan İngiliz polisi yedi kişiyi gözaltına aldı. Geçtiğimiz ay Anadolu Halk Kültür Merkezine yapılan baskından sonra polis tarafından dernek binası kapatılmıştı. Dernek binaları kapatılan Halk Cepheliler bir aydır açtıkları direniş çadırında İngiliz hükümetinin baskılarını protesto ediyordu.

    ÇOCUKLARIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ANNEYE KELEPÇE

    Dün akşam saat 18:30 sıralarında onlarca polis tarafından çadırın etrafı sarıldı. Yapılan aramalardan sonra çadırda bulunan yedi halk cepheli polis tarafından gözaltına alınarak karakola götürüldü. Baskın esnasında çocuklarıyla beraber çadırda bulunan bir anneye çocuklarının gözleri önünde kelepçe vuruldu. Çocukların korku dolu anları kameralara yansıdı. Bir diğer kamera görüntüsünde de polisin 15 yaşındaki genç bir kıza şiddet uyguladığı gözüküyor.
    https://youtu.be/3aA_qIF7VXA
    Gözaltına alınanların isimleri şöyle; Çağrı Güler, Celal Kaya, Okan Tüm, Rohat Sahin, Ahmet Dörtlüoğlu, Tülay.
    https://youtu.be/maFT8fsc5hE
    Wood Green polis karakoluna götürülenlerden Sezen Aksu adlı kişi küçük yaşta olduğunda kaynaklı serbest bırakıldığı öğrenildi.
    https://youtu.be/QCcmucGBQOw
    Yaşanan baskından sonra bir grup Halk Cepheli Wood Green polis karakolu önünde toplanarak eylem yaptı.

  • Londra’da Kurulan Direniş Çadırına Polis Baskını:7 Gözaltı

    Londra’da Kurulan Direniş Çadırına Polis Baskını:7 Gözaltı

    Bir süredir ingiliz polisleri tarafından yoğun baskı ve gözaltılara maruz kalan Halk Cephelilere yeniden baskın yapıldı. Kuzey Londra’da kurulan direniş çadırına baskın yapan İngiliz polisi yedi kişiyi gözaltına aldı. Geçtiğimiz ay Anadolu Halk Kültür Merkezine yapılan baskından sonra polis tarafından dernek binası kapatılmıştı. Dernek binaları kapatılan Halk Cepheliler bir aydır açtıkları direniş çadırında İngiliz hükümetinin baskılarını protesto ediyordu.

    Dün akşam saat 18:30 sıralarında onlarca polis tarafından çadırın etrafı sarıldı. Yapılan aramalardan sonra çadırda bulunan yedi halk cepheli polis tarafından gözaltına alınarak karakola götürüldü.

    Gözaltına alınanların isimleri şöyle; Çağrı Güler, Celal Kaya, Okan Tüm, Rohat Sahin, Ahmet Dörtlüoğlu, Tülay.

    Wood Green polis karakoluna götürülenlerden Sezen Aksu adlı kişi küçük yaşta olduğunda kaynaklı serbest bırakıldığı öğrenildi.

    Yaşanan baskından sonra bir grup Halk Cepheli Wood Green polis karakolu önünde toplanarak eylem yaptı.

    DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ

    Wood Green polis karakolu önünde toplanan grup polisin baskılarına tepki göstererek bu saldırıların kendilerini yıldırmayacağını belirttiler. Yapılan açıklamada şunlar belirtildi; ‘‘Halk sözde “demokrasinin beşiği” İngiltere’nin başkentinde, temel insan hakları ve ifade özgürlüğü, adalet, hukuk ayaklar altına alınmış durumda. Bugün onlarca polis direniş çadırına saldırarak, çadırdaki yedi Halk Cepheliyi kaçırırcasına gözaltına aldı.’’
    https://youtu.be/QCcmucGBQOw
    TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİ

    Açıklamada bu baskıların Türkiye ile İngiliz devleti arasındaki antlaşmanın bir sonucu olduğu belirtilerek, direnmeye devam edeceklerini ifade ettiler. ‘‘Türkiye faşizmiyle işbirliği yapan İngiliz devleti, faşizmle yaptığı ticari ekonomik siyasi anlaşma gereği, devrimci demokratlar üzerinde terör uygulamaya devam ediyor.

    Demokratik haklarımızı kullanmaya ve zulmün olduğu her yerde direnmeye devam edeceğiz.

    Buradan tekrar ediyoruz ki faşizmle halkların direnişi bitirilebilseydi emir aldığınız Türkiye faşizmi bitirirdi.’’

    DERNEKLERİ KAPATILMIŞTI

    Geçtiğimiz ay içerisinde Kuzey Londra’da bulunan Anadolu Halk Kültür Merkezine baskın yapılmış ve 3 kişi gözaltına alınmıştı. Yaşanan baskından sonra dernek bir süreliğine kapatılma kararı verilmişti.

    Londra’da Kurulan Direniş Çadırına Polis Baskını:7 Gözaltı 1

     

     

  • Londra’da Nusaybin İle Dayanışma Eylemi

    Londra’da Nusaybin İle Dayanışma Eylemi

    https://www.youtube.com/watch?v=CtVtqd3pYRQ

    Mardin’in Nusaybin ilçesindeki askeri operasyonlarda sivil halkın hedef alınması Londra Trafalgar Meydanında protesto edildi.

    Konuya ilişkin bildiri okuyan ve açıklama yapan kitle, Türkiye’deki İnsan Hakları Derneği’nin (IHD) askeri operasyonlarda sivil halkın tehlikede olduğu uyarısını çevredeki insanlara aktardı.

    Eylem, 28 Mayıs Cumartesi, akşam saatlerinde gerçekleşti.

    Bugün, Nusaybin’de 78’inci gününde olan sokağa çıkma yasağının 73’üncü gününde bölgede, Türk silahlı güçlerine karşı çatışan YPS çekildiğini açıklamıştı. Bunun üzerine, IHD sivil halkının bombardımanda hedef alınmaması için insani koridorun açılması gerektiğini açıklamıştı.

    Britanya Demokratik Güç Birliği ve Ciwanan Azad tarafından düzenlenen eylemde okunan bildiride onlarca sivilin askeri operasyonlarda yaralandıkları belirtilirken şöyle devam edildi: ‘‘Elimize geçen bilgilere göre, Mardin’in Nusaybin ilçesinde Türk askerinin top atışları sonucunda onlarca sivil vatandaş ağır yaralandı. Yaralılara tıbbi yardımın ulaşılmasına izin verilmiyor ve yerleri Türk askerleri tarafından bombalanıyor. Kimisi ağır yaralı olan, 35’den fazla sivil oldukları yerde hapsedildiler ve en kısa zamanda onlara ulaşılmazsa katliama uğrayacaklar.’’

    Kurum sözcüleri, eylemde uluslararası alanda yaşananlara ses getirmek için toplandıklarını ve Avrupa Birliği gibi kurumların müdahale ederek, Cizre’de yaşanan katliamın tekrarlanmaması için harekete geçmeleri gerektiğini söylediler.

    Londra'da Nusaybin İçin Eylem 1 Londra'da Nusaybin İçin Eylem 1 Londra'da Nusaybin İçin Eylem 1 Londra'da Nusaybin İçin Eylem 1 Londra'da Nusaybin İçin Eylem 1
    Londra'da Nusaybin İçin Eylem 1

  • GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği İle Son Buldu

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği İle Son Buldu

    Göçmen İşçiler Kültür Derneği (GİK-DER) tarafından sekizincisi düzenlenen Kültür sanat festivali Pazar günü yapılan coşkulu bir etkinlikle son buldu.

    AvEG-Kon’a bağlı Londra’da faaliyet yürüten GİK-DER, Kültür ve Sanat Festivali”nin bu yılYılmaz Güney’e adanmıştı. 12 Mayıs günü yapılan resepsiyon ile başlayan festival film gösterimi, serge, panel ve konser gibi etkinlikler ile gerçekleşti. Festivalin finali Pazar günü Selby Centre’da yapılan etkinlikle son buldu.

    Pazar günü öğlen saatlerinde Selby centre’da yapılan etkinliğe Yılmaz Güney’in kızı Elif Güney Pütün ve çok sayıda davetli katıldı. Grup Abdal’ın da konser verdiği etkinlik devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Saygı duruşundan sonra yapılan açılış konuşmasında Türkiye ve Kürdistan’da yaşanan son gelişmelere değinildi.

    Konuşmalardan sonra Yılmaz Güney’i anlatan belgesel gösterimi yapıldı. Gösterimden sonra Güney’in kızı Elif Güney bir konuşma yaptı. Konuşmasında babasının sanatsal çalışmaları dışında yürüttüğü toplumsal mücadelesine de değindi.

    SİNEMA YILMAZ GÜNEY’İN KAVGASINDA EN GÜÇLÜ SİLAHTI

    Elif Güney konuşmasında sanatın toplumsal gücüne değinerek, sinemanın Yılmaz Güney’in en büyük silahı olduğunu ifade etti; ‘‘Sanatçı özgün ve etkileyici eserler üreterek, hissetmek, betimlemek, çağrıştırmak, duygu dünyasına hitap etmek amacıyla hareket ederler. Sanat, kimliklerimizi ve kültürlerimizi muhafaza etmek ve devam ettirmek için çok büyük bir araçtır. Yılmaz Güney sinema yoluyla insanların duyguları, güdüleri v eve bilinçleri üzerine çalıştı. Sanatını bir yol gösterici araç olarak değil, insanları düşünmeye iten bir unsur olarak kullanmıştır. Sinema Yılmaz Güney’in kavgasının güçlü ve vazgeçilmez bir silahıdır. Yılmaz Güney her filmin bir öğretmen yanı vardır derdi, burdan yola çıkarak her sanat dalınının bir öğretmen yanı olduğunu düşünmeliyiz. ‘Sanat ve sanatçılık, toplumun bir iş bölümüdür’ derdi Yılmaz Güney, tıpkı bir doctor, bir mühendis bir işçi gibi.

    SANAT SADECE BİR EĞLENCE ARACI DEĞİLDİR

    Sanat sadece bir eğlence aracı değildir. Ufkumuzu açmak ve kişiliğimizi geliştirmek için sanatı bir unsur olarak kullanmalıyız. Yılmaz Güney bu anlamda Yeşilçam sinemasına savaş açarak, sinemayı eğitici bir güç olarak kullandı. Yüzeysel duygulardan bizi arındırıp, iç dürüst duygularımıza, iç çelişkilerimize bizi yönlendirdi.’’

    Elif Güney,Yılmaz Güney’den bir alıntı yaparak konuşmasını sonlandırdı; ‘sanatım, özellikle sinema sanatının kitlelerin sosyal kurtuluşunda, sosyal siyasal uyanışında büyük rol oynayacağına inanıyorum, ve benim filmlerim ülkemde kitlelerin uyanışına büyük katkıda bulunmuş ve onların bilinç değişimlerine bağlı olarak ta kendisini değiştirmiştir.’

    Güney’in konuşmasından sonra Gik-Der halk dansları çocuk grubu sahne aldı. Daha sonra sahneye çıkan Suna Alan ve grubu müzik performanslarıyla büyük ilgi topladı. Suna Alan performansından sonra Grup Abdal sahne alarak en güzel şarkılarını dinleyicilerle paylaştı.

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1
    Gik-Der Çocuk Halk Dansları Ekibi

     

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1

    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1
    Suna Alan ve Grubu
    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1
    Grup Abdal
    GİK-DER Kültür Sanat Festivali Final Etkinliği Son Buldu 1
    Yılmaz Güney’in kızı Elif Güney Pütün
  • Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı

    Mayıs Ayı Şehitlerini anma etkinlikleri çerçevesinde Ciwanen Azad UK Londra’da düzenlediği kültür ve spor festivalini kitlesel katılım ile gerçekleştirdi. Pazar günü gerçekleştirilen festivalde Amedspor’un ünlü futbolcusu Deniz Naki’de Cizre ve Sur’a yardım amaçlı formalarını imzaladı.

    Haber-Fotoğraf:Erem Kansoy

    Gençlerin coşkulu gününde, toplam 20 takımlı futbol turnuvası, çocuk oyunları, kültürel müzikler, foklor gösterisi ve Deniz Naki’nin formalarını imzaladığı stand büyük ilgi gördü. Ciwanen Azad UK gençlerinin hazırladığı yoğun program ile katılımcılar ünlü futbolcu ile kucaklaşma fırsatı bularak turnuvalar ile de renkli bir gün geçirdi. Londra ve çevresinde yaşayan Kürt gençlerini bir araya getiren Mayıs Ayı şehitlerini anma festivalinde gençler bir birleri ile de kaynaşma fırsatı buldu. Festival tüm şehitler anısına saygı duruşu ile başlayarak Ciwanen Azad UK in açıklaması ile turnuvalara geçildi.

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 1

    Toplam 20 takımdan oluşan futbol turnuvası ile eş zamanlı düzenlenen çocuk oyunları büyük ilgi görürken alanda Kürtçe müzikler eşliğinde halk hayalylar çekdi. Organizasyonun yapıldığı Enfield bölgesindeki sahaya Deniz Naki’nin gelmesi ile coşan gençler Naki’nin elinden imzalı formasını alıp fotoğraf çekdirebilmek için sıraya girdi. Ünlü futbolcu Londra’da büyük ilgi görürken Cizre ve Sur için yürüttüğü kampanya ile birçok insanın sevgisini kazandı.

    Son dönemlerde gündeme TC devletinin suçlamaları ile gelen başarılı futbolcu Deniz Naki özellikle Cizre ve Sur için başlattığı yardım kampanyası ile büyük takdir toplamaya devam ediyor. Futbol federasyonundan aldığı 12 maçlık cezanın ardından başlattığı ampanyayı, Almanya ve Türkiyede’de devam ettiren Naki Londra’yı da ziyarete gelerek buradaki toplumla kucaklaştı ve yardım kampanyasını güçlendirdi. Yaklaşık 200 formanın imzalandığı etkinlikte Cizre ve Sur’a gönderilecek ciddi bir maddi gelir elde edildi.

    Organizasyonda gazetemize demeçte bulunan Naki, Londra’da gördüğü ilgiden memnuniyetini dile getirerek buradaki örgütlülüğün ve gençlerin duyarlılığının giderek dahada artırılması gerektiğini vurguladı. Naki ayrıca Londra’da aktif Ciwanen Azad UK’i dev gibi bir aileye benzeterek Londra’ya sık sık geleceğininin altını çizdi.

    Deniz Naki

    “Londra’daki gençlik gerçekten çok örgütlü, büyük bir aile gibi buradaki gençlik ve toplum, bugünkü etkinlikten ve katılımdan buradaki insanların kucaklaşmasından bunu görebilirz. Burada yabancı futbolcularda var kimse yabancılık çekmedi bugün, bana karşı da buradaki herkes çok cana yakın davrandı. Buradayken sanki uzun yıllardır brdaymışım gibi hissediyorum.

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 2

    Londra’nın Kürtlerine şunu söylemek isterim ki, Kürdistan coğrafyasında ne kadar sıkıntı olursa olsun, katliam nekadar olursa olsun buranın Kürt’leri gerçekten çok duyarlı. Belki burdan çok fazla bir şey yapamıyrlar ama bu günkü etkinlik, gibi kampanyalar da dahil çok büyük yardımlar yapılıyor. Sur halkı adına sizlere teşekkür etmek istiyorum. Daha öncede Londra’da formalarımız satılmış ve ciddi gelir elde etmiştik. Herkese teşekkürü borç bilirim, umarım gelecekte sevg ve barış dolu insanlarımız Kürdistan coğrafyasında yaşabilir.”

    Telgraf: Özellikle son yaşanan insanlıkdışı TC devleti saldırıları ve katliamlarının önüne geçmek veya etkilenen yurttaşlarımıza yardım adına yurt dışında yaşayan Kürtler maddi yardım dışında neler yapmalıdır?

    Naki: “ Avrupa’daki Kürtlerin görevi, duyarlılığı artırmak olası lazım, tabiki kampanyalardan ve yardımlardan sonra duyarlılık en önemlisidir. Yürüyüşler düzenlenmeli, yaşadıkları ülkelerde o ükeyi rahatsız etmek değil ama onlara bir mesaj vermek lazım. Yönetimlerine mesaj verilmesi gerek. Avrupadaki Kürtler daha çok yürüyüş yapıp böyle festivaller düzenlemelidir, örgütlenmeleri lazım ve bir olmak lazım. Bu dönem kötü bir dönemdir. Her Kürt kendi alanında kendine insan diyen herkesle bir olması lazım. Kürdistanda katliam var, kendi ülkelerinde panzerler bombalar kullanıyorlar, böyle birşey 90 yıllardada görülmedi. Orada şehit olanlar bizlerin de aileleridi, Avrupada yaşayan Kürtler birlik olmaktan vazgeçmemeleri laızm.”

    Mayıs Ayı şehitlerini anma festivali ödül töreni, Deniz Naki’ye yönelik tezahuratlar ve halaylarla son buldu.

    Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 3 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 4 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 5 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 6 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 7 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 8 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 9 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 10 Londra’da gençlik Deniz Naki ile kucaklaştı 11

     

  • Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı

    Uzun zamandır devam eden Britanya’nın Avrupa Birliği referandum tartışmaları hız alırken halkın da görüşü netleşmeye başladı. Özellikle çoğunluğunu göçmen toplumların oluştuduğu Londra’da da Türkçe ve Kürtçe konuşan toplumda AB’ye tamam mı devam mı tartışmasını ilk olarak Day-Mer getirdi.

    Haber-Foto: Erem Kansoy

    İngiliz Başbakanı David Cameron’un kemer sıkma poitikaları zaman zaman büyük tepkiler ile karşılaşmaya devam ederken AB referandumu ile ilgili tartışmalarıda gündeme getiriyor. Özellikle İşçi Partisi ve liderleri Jermy Corbyn’in de AB referandumuna yaklaşımı ülkede sol oluşumlar için bir merkez haline dönüştürülmeye çalışılıyor. Lexit çatısı altında toplanan birçok sol görüşlü oluşum da AB referandumunda ‘hayır’ için çalışmalarını hızlandırdı.

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı 1

    Toplumumuzda ise referandum tartışmaları halen istenilen düzeye ulaşmazken, 23 Hazirada yapılacak oylama ile ilgili ilk olarak Day-Mer bir halk toplantısı düzenledi. Hafta sonu düzenlenen toplantıya, eski RMT (Tren Yolu İşçileri) sendikası başkanı Alex Gordon’da katılarak Lexit’in referandumdaki pozisyonunu halkla paylaştı.

    Son dönemlerde Fransa ve çeşitli AB ülkelerinde işçi ve emekçlerin kazanılmış haklarına yönelik değişimler gündeme gelirken toplumlar da tepkilerini ortaya koyarak sokaklara dökülüyor. Çalışma saatleri, emeklilik yaşı, konut haklarındaki kazanımlar uluslar arası ticari anlaşmalar gibi özellikle işçileri koruyan yasal düzenlemelerin AB dayatmaları ile değiştirilmeye çalışılması büyük tepkiler ile karşılanırken Britanya’da da hükümetin kesinti politikalarının kaynağında AB yasal düzenlemeleri ve politikaları olduğu, sol kesimlerce gündeme getiriliyor. Yunanistan da yaşanan Syriza sürecinde de AB’nin ekonomik dayatmalarına hükümetin boyun eğdiği ve bunun daha bir çok örneğinin geçmişte yaşandığına ışık tutan toplantıda ayrıca referandumdan çıkacak kararın toplumlarımızı hangi yönde etkileyeceğide tartışıldı.

    Toplantıda öncelikle söz alan Alex Gordon yaklaşık 45 dakikalık konuşmasını, ‘göçmenlere bugün sırtını dönen Avrupa Birliği Türkiye ile gerici bir anlaşma yapmıştır, referandumda ‘hayır’ demek işbirlikçilere ciddi bir tepki mesajı olacaktır.’ Sözlerinede yer verirken, özellikle Brtitanya’da işçi ve emekçiler açısından ‘hayır’ demenin yararlı bir durumu ortaya çıkaracağını da vurguladı.

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı 1

    AB referandumundan hayır çıkması hükümetin düşmesine bu anlamıylada bugün, kemer sıkma politikalarına karşı işçi ve emekçilerin yararına ekonomik politikaları yürüteceğini söyleyen Corbyn hükümetinin başa gelmesini sağlayacağınıda anlatan Gordon, özellikle referandumun ancak kuşakta bir çıkacak bir fırsat olduğunu ve böylesi bir durumda hükümetin politikalarına cevap vermek gerektiğinide söyledi. AB kapsamındaki ülkelerde işçi ve emekçiler haklarını kendi verdikleir mücadeleler ile kazandıklarına da değinen Gordon özellikle bugün Fransada sendikacıların mücadelesi ile karşılanan ve Fransız hükümetinin sessiz kaldığı fakat AB’nin direktifleri ile hayata geçirilmeye çalışılan işçi ve emekçi karşıtı politikalardan dan bahs etti. AB ve Ab’nin demokrtik, işçi ve emekçilerden yana bir kurum olmadığını kanıtlayan örneklendirmesini ise Gordon, AB ve Amerika arasındaki devam eden ‘büyük şirketlerin özelleştirmede önünü açacak’ TTIP anlaşmasınada değinerek, TTIP anlaşmasında İngiltere’nin kesinlikle uzak durması gerektiği vurgusuda yaptı.

    AB’nin demokratik bir yapı olmadığı üzerinde duran Gordon AB’nin brükratlar tarafından yönetildiğini savunarak işçi ve emekçileri savunan bir tarafı olmadığını ayrıca brjuva düzenin destekcisi olduğunu söyledi.

    AB’ye ‘hayır’ demenin AB’ye bu konuda bir darbe vurmanın 2008 den buyana ekonomik krizin yoğunlaşmasıyla birlikte işçi ve emekçiler üzerindeki politik baskılarını artıran dünya emperyalist mihraklarına vurulacak bir darbe olduğunun altını çizen Gordon, AB’ye ‘hayır’, demenin ayni zamanda Yunanistanı, İspanya’yı ve Portekizi kısmen köleleştirilmişliğine, IMF ve Nato’ya krizin yükünü kesenlere vurulabilecek en büyük darbe olacağınıda kaydetti.

    Toplantı sonrasında gazetemize demeç veren RMT sendikası eski başkanı Alex Gordon, Britanya’nın ve özellikle Londra’da yaşayan Kürt’lerin AB referandumunda ‘hayır’ oyu vermesi gerektiğini vurguladı.

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı 1

    Alex Gordon

    “Bugün Day-Mer’de göçmen toplumlarla ile kucaklaştık. Burada bulunamamın amacı AB referandumunda göçmen toplumların pozisyonun önemini onlara anlatmaktı. Ayrıca yeni oluşumumuz Lexit’ide anlatmamıza fırsat bulduk. Lexit sol oluşumların bir araya geldiği ve AB’inden çıkmayı örgütleyecek ‘hayır’ oyu yönündeki çalışmaları yürüten bir oluşumdur.

    Britanya’da yaşayan Kürt ve Türk vatandaşlarına özel mesajım, 23 Hazirandaki oylamada herkes AB’den çıkmaya yönelik oy vermelidir. Öncelikle, Emperyalizme karşı savaşan toplumların çok önemli ve büyük tepkisi için bu çok önemlidir. AB emperyalist bir organizasyondur, Nato ile bağlantılıdır, ayrıca IMF ilede bağlantılıdır. Gelişmekte olan ülkelerin ekonomisi çökertmekte AB büyük rol oynamaktadır. Ülkeleri nasıl etkilediğini en iyi sizler bilmelisiniz ki bakın Erdoğan gibi bir diktatör ile karşı karşıyasınız. Erdoğa’nın AB ile son anlaşmasını imzalamasından ve milyonlarca Euro almasından hanginiz memnun diye soruyrum.

    Özellikle 23 Haziranda ‘hayır’ demenin en büyük önemlerinden biriside David Cameron hükümetini devirmenin en hızlı yolu bu olacaktır. Bugün konservativler işçi ve emekçi haklarına saldırıyorlar, tutucu muhafazakarlardan kurtulmak istiyorsak AB’yr hayır demeliyiz.

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı 1

    Bizler Lexit olarak sosyalist, komonist ve demokrat kitleler olarak Jeremy Corbyn’e karşı bir duruşumuz yktur, İşçi Partisi de bize destek vermektedir, fakat şunu söylemeliyim ki siyasi ve politik olarak yaptıkları dışında Corbyn gerçekten içten olarak AB’nin emperyalist bir kurum olduğudur ve işçilerin düşmanı olduğudur. Bugün AB’den çıkmayalım deyen Corbyn bence sağ partilerin politik bir tutuklusudur. Corbyn içinde buna inanmıyor ama malesef yaptıkları ile içindeki inancı da örtüşmüyor.” Dedi.

    Toplant sonrasında gazetemize demeçte bulunana Day-Mer başkanı Aslı Gül ve yönetim kurulundan Taylan Şahbaz, AB referandum sürecinde göçmenlerin pozisyonunun önemine dikkat çekerek, referandumun ciddi bir konu olduğu vurgusu yaptılar.

    Aslı Gül

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı 1

    “AB aslında bir zenginler kurumu, sermaye kesmini temsil ediyor özellikle Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkelerin hegomonyasında olan bunların çıkarlarını temsil eden bir yapıdır. İşçi ve emekçilerin haklarına yönelik nekadar saldırı varsa AB’den geliyor. İşçileri savunan bir grup değildir AB. Zenginlerin ve onların çıkarlarını koruyorlar bunu Yunanistandaki krizden sonra başta Almanya AB’nin dayatmaları ile Yunan halkının sosyal haklarının budandığını görerek anlaya biliriz. Fransa’da geçirilmeye çalışılan yeni iş yasasıda örnektir, kazanılmış haklara saldırıyorlar.

    Böyle bir birlikten bizim çıkarımız olamaz, toplumuzda AB referandumu ile ilgili suan esnaf eşyalarının giriş çıkışıyla ilgili kaygı duyabilir yada seyahat ile ilgili kaygı duyabilir gerçek olan şudur ki. Bizim burada yerli ve göçmen emekçilerle birlikte mücadele etmemiz gerekir. Referandum sonucu önemli değildir fakat sınıfsal olarak çok büyük saldırılar var haklarımıza yönelik dolayısla birlik olmak gerek ve mücadeleyi bu yönde yükseltmek gerek.”

    Düzenlenen toplantıda katılımcılardan da gelen soruları yanıtlayan Gordon, özellikle göçmen toplumların burada ithalat ve ihracat ile ilgili konuarda AB’den ayrılmanın getireceği kolaylık ve zorluklara ilişkin açıklamalar yapması ile toplantı son buldu.

    Britanya’da AB referandumuna doğru Day-Mer’den önemli toplantı 1