Tag: Hot News

  • Facebook’a şok protesto!

    Facebook’a şok protesto!

    Uzun süredir Kürt içerikli paylaşımlara sansür uygulayan Facebook, Londra Euston bölgesinde bulunan merkez ofisi önünde protesto edildi. Son yıllarda yüzlerce Kürt sayfasını kapatan Facebook, özellikle de PKK ve Kürt halk önderi Abdullah Öcalan il ilgili resim ve paylaşımların hepsini kaldırarak paylaşan kişilere bir ayı bulan engelleme cezaları veriliyor.

    Erem Kansoy

    Yaklaşık 1 yıldır,  Öcalan, PKK ve Kürdistan bayrağı paylaşan bireysel hesaplar ile İŞİD çeteleri karşıtı, ezilen halkların yandaşı, Erdoğan karşıtı ve AKP hükümetini eleştiri ve  yayınlar yapan sayfalara yönelik ‘engellemeler’ uygulyan sosyal iletişim ağı Facebook Londra’da Kürt gençleri tarafından düzenlenen şok eylemle protesto edildi.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Facebook’un ofisinin bulunduğu bina önünde yoğun kalabalığın bulunduğu öğlen saatlerinde toplanan gençler, ingilizce olarak hazırlanan ‘Facebook, Kürtler üzerindeki sansürü durdur’ yazılı pankart açıldı. Kırmızı, Sarı ve Yeşil sis meşaleleri yakan gençlerin eylemi çevredikilerden büyük ilgi gördü.

    İngiliz polisinin çevrede büyük güvenlik önlemi aldığı gözlerden kaçmazken, Facebook yetkilileri binanın girişini özel güvenlikcilerle kapatarak girişi ‘güvenlik önlemi’ gerekçesiyle girişi yan tarafa taşıdı. Eylem süresince yakılam meşalelerin çıkardığı sis nedeniyle bir diğer binada yangın alarmı devreye girdi ve bina yine ‘güvenlik önlemi’ çerçevesinde kısa süreliğine boşaltıldı. Bunun üzerine Facebook ofis çalışanlarından bir yetkili protestocuların yanına gelerek hazırlanan şikayet ve dilekçe mektubunu yetkililere iletmek üzere aktivist Mark Campell’den teslim aldı.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Eylem süresince çevrede bulunanlar cep telefonları ile olayı görüntüleyerek Twitter, Instagram ve Facebook gibi sosyal iletişim araçlarında yayınladı. Ayrıca İngilizce hazırlanan yazıı bildiri de vatandaşlara dağıtılarak duyarlılığın artılması sağlandı.

    ‘Facebook stop censoring Kurds, Facebook stop your war on Kurds’ sloganlarının aralıksız atıldığı eylemde, İngiliz polisi olaya müdahale etmedi aylemciler ayrıca ‘dont go Turkey’ kampanyasının stikerlerinide yol boyunca ve eylem bölgesinde etrafa yapıştır.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Düzenlenen şok eylemin ardından protestonun organizatörlerinden aktivistler gazetemize değerlendirmede bulundu;

    Mehmet Oğuz

    “Devrimsel süreçlerde örgütlenme çok önemli bir unsurdur iletişim koşullarının çok geliştiği günümüzde sosyal medya Facebook- tweeter örgütleme-örgütlenme için çok önemli bir alan ve geçmişe oranla toplumsal muhalefetin çok daha hızlı bir şekilde mobilize olmasını sağlamaktadır.

    Kürt özgürlük hareketi de özelikle 20 yıldır bu alanı örgütlenme ve propaganda için kullanmaya çalışıyor fakat Kürtlerin şansızlığı handikapı. Türkiye gibi Onur’dan ve haysiyetten uzak bir düşmana sahip olması Kürtleri kendi yurdunda sömürge altında yaşamak zorunda bırakan işgalci Türk devleti Kürtlerin sosyal medyayı kullanmasına bile tahammül edemiyor ve bununun için muazzam paralar harcıyor.

    Maalesef Facebook yönetimi de işgalci Türk devletinin para karşılığında istediği herşeyi yapıyor Türkiye’de yaşayan Kürtler hiçbir şekilde sosyal medya kullanamıyor sansür , yasak ve cezalandırmalarla adeta cezaevi koşullarında yaşamak durumunda kalıyor Kürtler Onunla da sınırlı kalmıyor bu abluka Türkiye dışında yaşayan Kürtlerin de Facebook üzerinde örgütlenmesi yasak adminliğini yaptığımız ve duyuru amaçlı kullandığımız sayfalar kapatılıyor, hesaplarımıza süresiz cezalar yağıyor.

    Facebook’a şok protesto! 1

    İşgalci Türk devletinin alçakça saldirilarina Facebook yönetimi de aynı alçaklıkla adeta çanak tutuyor kapitalist dünyanın bir kar şirketi olan Facebook aynı şekilde kapitalizmin bütün çirkinliği ve alçaklığıyla Kürtlere karşı verilen bu savaşın adeta bir tarafı olmuş oluyor İşte tüm bunlardan dolayı pazartesi günü Kürt gençleri olarak Londra’da Facebook binasının önünde Facebook’u protesto eylemi gerçekleştirdik.  Facebook’un çirkin ve alçakça çanakçı tutumunu bütün dünyaya teşhir ettik İşe yarar mi bilemeyiz ama yasakçı Facebook yönetimini protesto etmek de bir devrimci tutumdur ve daha özgür bir sosyal medya için yapılan bir eylemdir.”

    Bertan Şoreşger

    Son zamanlarda Facebook batının diğer medya platformlarını aşarak Kürtlere karşı uygulanan sansürü ağırlaştırmış bulunuyor. Facebook, Türkiye devletinin alehine ve Kürdistan devrimi lehine olan bir çok paylaşımı, özel hesapları ve sayfaları kaldırmaktan ve kapatmaktan çekinmiyor. Facebook’un yaklaşımı sadece bunlardan ibaret değil.

    Facebook, ayrıca bir çok Kürdistan mücadelesi yanlısı olan siyasetçileri ve meşru medya organlarınıda sansür altına almış bulunuyor. Böylece sözde ‘basın özgürlüğü’ tanıdıkları standartları çiğnemiş oluyorlar. Buna karşın Stop War On Kurds ve Ciwanên Azad üyeleri olarak uygulanan bu sansürü protesto etmek amaçlı Facebook’a karşı çok etkili ve benzersiz bir eylem gerçekleştirdik. Meşalelerle düzenlediğimiz görsel eylemin amacı eyleme dikkat çekmek ve Facebook binasının görünümünü kapatıp ‘Kürt toplumunun standartlarına’ uygun davranmadıkları gerekçesiyle Facebook binasını sansürlemekdi. Lakin bunu başarmış bulunuyoruz.”

    Facebook’a şok protesto! 1

    Elvin Sarıçınar

    Londra’da yaşayan Kürt gençleri olarak Facebook’un Kürt Özgürlük Mücadelesine yönelik sansür politikalarına protesto ettik. Sosyal medya bizim icin cok önemli ve etkili bi platformdur çünkü bildiğimiz üzere büyük medya haberleri Kürt mucadelesi ile ilgili haberleri gündemine almıyor. Sosyal medya, ifade özgürlüğünün rahat bir şekilde yapabıleceğimiz yer olması gerekiyor. Facebook, insan haklarının en temel faktörünü engeliyor bizim fotoğraflarımızı, duyurularımızı ve haberlerimizi sansürleyerek.”

    Mark Campell

    “Facebook’un Kürtlerin ifade özgürlüğüne ilişkin haklarını ihlal etmelerini ‘cezalandırmak’  amacıyla, Ciwanan Azad’dan Kürt gençleri bu uluslararası şirkete karşı barışçıl bir eylem düzenlediler. Facebook, Kürt içeriğini yıllardır sansürlüyor- sadece bireylerin değil, aynı zamanda Kürt medya kurumlarının, Kürt siyasi partilerin, Kürt gazetecileri ve aktivistlerin de.

    Kürt renkleri sarı, kırmızı ve yeşil ile Facebook’un camlarını sembolik olarak ‘sansürlememiz’, insan haklarımızın ve BM İnsan Hakları Sözleşmesine, ifade özgürlüğünün her türlü açılımına göre, yapılan ihlalleri kabul etmeyeceğimizin göstergesidir.

    Facebook’a şok protesto! 2

    Facebook Kürt içeriğini sansürlemeyi durdurmalı. Telgraf okuyucularına bu önemli konuda kampanya yürütmeye devam etmelerini tavsiye ederim. Facebook, sadece Türkiye, Irak, Iran ve Suriye değil, tüm dünyada Kürtlere karşı baskı uygulayarak, Türk devletinin bir kolu gibi davranıyor ve bu kabul edilemez. Şu anda Facebook ile, bir aktivistin sayfasından kaldırılan bir resme ilişkin uyuşmazlık yaşıyoruz.

    Irkçı Türk bir katil tarafından, 9 Ocak 2013’te, Paris’te, öldürülen üç Kürt kadın aktivistin anısına konulan bir resim. Resmin aktivistin sayfasından kaldırılmasını protesto etmek amaçlı, bu resmi lütfen sayfanıza yükleyin.”

    Berivan Senpalt

    “Stop war on Kurds kampanyası çerçevesinde, Facebook’un Kürt’lere yönelik kriminalizasyon politikasını protesto etmek üzere eylemimizi gerçekleştirdik. TC devletinin Kürtlere yönelik savaşçı politikalarını ifade özgürlüğü olan sosyal medya iletişim araçlarında kullanarak yaymak ve duyurmak en doğal hakkımızdır. Ayrıca, şunu iyi anlamaıyız ki Kürtlerin sesi sadece sosyal medya değildir, fakat Türkiye’de yaşanan gelişmeleri doğru ve net bir şekilde yakınlarımıza duyurmanın da bir yöntemidir.

    Facebook’a şok protesto! 1

    Facebook’un kullanım koşullarında Kürt’ler ile ilgili şu ifadeler yer alıyor, ‘yazılı veya görsel şekilde Atatürk’e saldırı, Kürdistan haritası, yakılan Türk bayrağı, PKK destekçiliği ve paylaşımları, Abdullah Öcalan yazı ve görsellerine ilişkin tüm materyaller içeriğe alınamaz’. Bu bize Türk devletinin sosyal medya üzerinde bir güce sahip olduğunu açıkca gösteriyor. Devlet bu gücünü sadece Facebook değil YouTube, Twitter gibi diğer sosyal medya araçlarında da kullanıyor.

    Sosyal medyada Kürt’lere uygulanan sansürü protesto etmek amacıyla Facebook ofisinin bulunduğu bina önünde, kırmızı, yeşil ve sarı meşalelerimiz ile toplandık. Amacımız en azından sadece sosyal medyada ses çıkarmadığımızı istenildiğinde eylem ve protestolar ortaya koyarak sesimizi yükseltebileceğimizi hatta ofislerine kadar gidebileceğimizi göstermekti. Ayrıca eylemimiz ile duyarlılığı artırmaya yönelik ciddi bir çalışma yaptığımızıda düşünüyorum. TC devletinin suçlarını haykırmaya devam edeceğiz hiç birşey ve hiç bir kimse sesimiz bastıramaz.”

    Facebook’a şok protesto! 3

    Facebook’a şok protesto! 1

    Facebook’a şok protesto! 1

  • Day-Mer gençliği, kamp sonrası ilk toplantısını yaptı

    Day-Mer gençliği, kamp sonrası ilk toplantısını yaptı

     

    Day-Mer gençliği 23’üncüsü geçtiğimiz ay düzenlenen gençlik kampının ardından her yıl olduğu gibi ‘kampı aileler ile buluşturan’ etkinliği gerçekleştirdi. Etkinlikte ayrıca Deniz Gezmiş’in kısa belgeselide gösterime sunularak birde anma düzenledi.

    Erem Kansoy

    Düzenlenen gecede Deniz Gezmiş’in yoldaşı Aydın Çubukcu’da kısa bir konuşma yaparak gençlerle seslendi. Konuşmasında Çubukcu ‘Deniz asıldı ama fikirleir halen yaşıyor ve bu salonda da eminim en az bir Deniz vardır, binlerce mlyonlarca olduğu gibi.’ İfadelerinede yer verdi.

    Kamp süresince genlerin katılımı ile gerçekleşen sanat sınıfları, koro çalışmaları ve kamp televizyonunda hazırladıkları çalışmalar ailelere sunuldu. Sanat sınıfında hazırlanan büyük Day-Mer yaftası ve el işleri, koro çalışmasında hazırlanan üç devrimci parça ve kamp televizyonunda kamp sürerince hazırlanan kısa filmler büyük beyeni kazandı.

    Deniz’lerin ölüm yıldönümü olması nedeniyle bir anma niteliğide taşıyan gecede hazır bulunana Aydın Çubukcu’da gençlere kısa bir konuşma yaparak birlik ve beraberliğin önemine değindi. Day-Mer gençliği çalışma ve toplantılarına devam edecek. Çalışmalarla ilgi daha fazla bilgi için Facebook Da-Mer Youth sayfasına ulaşabilirsiniz.

    daymer4

    daymer 5

    daymer3

    IMG_7551

    daymer1

    IMG_7562 daymer2

     

  • Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi

    İşçi Parti’li Sadiq Khan Londra’nın yeni Büyükşehir Belediye Başkanı seçildi. 2008 yılından bu yana Muhafazakar Partili Boris Johnson’un yönettiği büyükşehir belediyesi 8 yıl aradan sonra tekrar İşçi Partiye geçmiş oldu. 

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi 3
    İşçi Partili Sadiq Khan’ın Tarihi Zaferi

    Pakistan asıllı Müslüman Khan, en yakın rakibi, Muhafazakar Parti adayı Zac Goldsmith’i geride bırakarak önemli bir zafer elde etti. Khan kullanılan oyların yüzde %44’ünü alırken , Goldsmith’in aldığı oy oranı %35’te kaldı.

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi 1
    Londra Büyükşehir Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları

    Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Adayları Kürt ve Türk Toplumlarına Ne Sunuyorlar? 1

    Yeşil Parti adayı Sian Berry %6 oy ile üçüncü oldu.

    Dün (5 Mayıs Perşembe), Londra Büyükşehir Belediye Başkanı seçimi yanı sıra Londra Büyükşehir Meclisi seçimleri de gerçekleşti.

    Londra meclisinin, Hackney, Islington ve Waltham Forest belediyelerini kapsayan, North-East (Kuzey-Doğu) bölgesinin koltuğunu açık arayla tekrar Jenette Arnold kazandı. Arnold 134,307 (%58.7) oy ile en yakın rakibi, Muhafazakar Parti adayı Sam Malik’i 32,565 oyda bıraktı.

    Enfield & Haringey bölgesinde, %54 oy ile, İşçi Parti adayı Joanne McCartney meclis koltuğunu kazandı. Muhafazakar adayı Linda Kelly %23.67 oy ile ikinci oldu.

    Ülke genelinde de yerel ve bölgesel seçimler gerçekleşti. İskoçya’da İskoç Ulusal Parti (SNP) tekrar çoğunluk kazanarak üçüncü dönem başa geçtiler. Fakat, İşçi Parti burada kayıp yaşayarak Muhafazakar Parti’nin gerisine düşüp üçüncü parti oldular.

    Bu seçimler, geçen yılki genel seçimlerinde İşçi Parti’nin büyük yenilgiler yaşaması sonucunda partinin başına seçilen Jeremy Corbyn’nin liderliği için de bir imtihan olarak yorumlanıyor. Beklenilenin aksine İngiltere’de iyi bir performans sergileyen İşçi Parti İskoçya’da büyük darbe almış oldu.

    Galler Meclisinde İşçi Parti’si 29 sandalye kazanırken, Plaid Cymru 12, Muhafazakar Parti 11 ve UKIP 7 sandalye kazandılar.

    İŞÇİ PARTİ İSKOÇYA’DA KAN KAYBETTİ

    Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi, İskoçya parlamentosu seçimlerinde tarihinin en kötü sonucunu aldı.
    İskoçya parlamentosu için yapılan seçimlerde İskoç Ulusal Partisi üçüncü seçim zaferini kazandı, İşçi Partisi ise gerileyerek üçüncü parti konumuna düştü. İskoç Ulusal Parti birinci parti olarak çıksa da hükümeti tek başına kurabilecek sayıya ulaşmadı.

    Sadiq Khan Londra Büyükşehir Belediye Başkanı Seçildi 2
    İskoçya Parlamentosu Seçim Sonuçları

    Kesin olmayan sonuçlar İşçi Partisi’nin, İskoçya parlamentosunun 1999 yılındaki ilk seçimlerinden bu yana en kötü sonucunu aldığını, iktidarda olduğu Galler parlamentosunda da gerilediğini, ancak ülkenin güneyinde İngiltere belediyelerinde konumunu bazı kayıplarla da olsa genelde koruduğunu gösteriyor.
    İktidarda ikinci dönemlerini sürdüren Muhafazakarlar ise İskoçya’da ikinci parti olarak kendileri açısından önemli bir başarı kazandı.

  • Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı

    Dersim Soykırımının 79’uncu yıldönümü dolayısıyla Londra’da faaliyetlerini yürüten Dersimliler derneğinde bir anma etkinliği düzenlendi.

     

    Dün Dersim-Der binasında yapılan anmaya birçok kurum temsilcisinin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi katıldı. Seyit Rıza başta olmak üzere soykırımda katledilen çok sayıda kişinin resimleri sergilendi.

    Anma Alevi dedesi Mehmet Yüksel’in Gulbangı ve mumların yakılması ile başladı. Mehmet Yüksel dede Gulbang’tan önce yaptığı konuşmada, katledilenlerin kimliklerinden kaynaklı katledildiğini ifade ederek şunları belirtti; ‘Dersîm demek Kızılbaşlık demek, Dersim demek aynı zamanda Alevîlîk demek, bu insanlarımız bu kimlikleri yüzünden katledildi. Bunu unutmamak lazım.’

    Okunan Gulbang ve yakılan mumlardan sonra Dersim-Der adına Hasan Polat bir konuşma yaptı. Polat konuşmasında bugün Kürdistan’da yaşanan katliamlara değinerek Türk devletine, yaptığı katliamlarla yüzleşme çağrısı yaptı. Polat şunları belirtti : ‘Bugün 4 Mayıs, Bakanlar kurulunun Dersim katliamı kararının alınmasının, Dersim tertelesinin 79’uncu yıldönümü. Bu kararla katliam başlamışSoykırımda 70 binin üzerinde insan katledilmiş, onbinlerce insan yerinden yurdundan göçertilmiştir. Dersim tarih boyunca egemen devlet güçleri ile çelişen yaşam tarzları, sosyal, siyasal, kültürel, inançsal ve ulusal kimlikleri nedeniyle sistemli olarak şiddet ve asimilasyona maruz kalmışlardır. 1938’de sistlemli bir saldırının hedefi olmuşlardır.

    Bizler bu soykırıma uğrayan halkımızın yaşadığı zulmü asla unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız. Biz Dersimliler hiçbir zaman kin ve intikam duyguları beslemedik, yeni nesillere de böyle bir duygu aşılamadık. Ancak TC yaptığı soykırımdan kaynaklı Dersim halkından özür dilemeli, bu soykırımı Kabul etmeliydi. Belki bugün Doğu ve Güneydoğu’da benzeri katliamlar yaşanmamış olabilirdi.

    Katliamcı TC zihniyetini bu katliamdan kaynaklı tekrardan bu insanlık suçunu kınıyoruz.’’

    Anmaya katılan birçok kurum temsilcisi de Dersim tertelesi ile ilgili kısa birer konuşma yaptı.

    Anma dağıtılan Miyaz lokması ile sona erdi.

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 1

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 2

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 3

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 4

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 5

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 6

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 7


    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 9

    Dersim Soykırımında Yaşamını Yitirenler Londra’da Anıldı 10

    Foto: Londra Gündemi

  • London Şaredarê Xwe Dihilbijêre

    London Şaredarê Xwe Dihilbijêre

    Londonî jibo hilbijartina şaredarê bajarê mezin îro diçin ser sindoqan. Hilbijartina ku di navbera namzetê Partiya Karkeran Sadiq Khan û namzetê Partiya Mûhafazakar Zac Goldsmith de derbas dibe, tê payîn ku Sadiq Khan li pêş e. Khan di roja dawî de bang li Londoniyan kir ´ji bedela tirsê dengê xwe bidin hêviyê´. Li gorî anketên dawî tê xûya kirin bi hilbijartina Sadiq Khan cara yekemîn yekê bi eslê xwe Misilman dê bibe şaredarê Londonê

    Jibo şaredariya bajarê mezin 15 namzet hene. Her çiqasî Khan li gorî anketan li pêş xûyaye jî her dengek jibo namzetan pir girîng e. Di hilbijartina sala 2012´an de bi ferqeke piçûk Boris Johnson bûbû şaredar û tevlîbûna hibijartinê derdora sedî 38´an de mabû. Di hilbijartina îsal de jî xûya ye ku tevlîbûn dîsa dê di bin %50 de bimîne.

    Namzetê Partiya Karkeran Sadiq Khan di hevpeyvîna xwe ya bi rojnameya me re anîbû ziman ku dê ew ê bibe şaredarê hemû Londoniyan û dê di ware malên sosyal, tendûristî û ragihandinê de projeyên balkêş bi cîh bîne. Wekî din Khan anî ziman ku civaka Kurd û Tirk jî gelek pirsgirêkan wekî hemû Londoniyan jiyan dikin û ew ê jibo çareser kirina van pirsgirêkan di nav hewldanê de be. Khan wiha axivî; “Civaka Kurd û Tirk bandoreke erênî li ser Londonê dikin. London bajarê herî xweş ê cîhanê ye. Em cûdahî û pirçandiyê ne tenê tolere dikin, her wiha em bi wê serbilind in.”

    Tevî hilbijartina şaredar dê jibo meclîsa şaredariya bajarê mezin jî 25 endam werin hilbijartin. Hilbijartin dê 5 Gulanê saet 7´ê sibehê dest pê bike û 10´ê êvarê bi dawî bibe. Li ser sindoqan dê sê kaxiz (penbe, zer û pirteqalî) bidin hilbijêran. Kaxiza penbe dê jibo hilbijartina şaredar, kaxiza zer jibo endamê meclîsa herêmî û kaxiza pirteqalî jî dê jibo endamê meclîsa giştî ya şaredariya bajarê mezin ya Londonê be. Encamên hilbijartinê roja Înê êvarî dê werin deqlare kirin.

  • Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri

    Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri

    Londra’nın değişik bölgelerinde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın posterleri ve bununla ilgili sloganların yazılı olduğu pankartlar asıldı.

    Başta Londra’nın tarihi Westminster köprüsü olmak üzere birçok yere asılan pankart ve posterlerde Öcalan’ın özgürlüğü istenirken Türk devleti kınandı.

    Britanya parlamentosunun yan tarafından bulunan tarihi Westminster köprüsüne 3 metre uzunluğunda Öcalan’ın fotoğrafı asıldı. Thames nehri üzerinde dalgalanan fotoğrafın üzerinde İngilizce olarak ‘Öcalan’a Özgürlük’ mesajı yazıldı.

    A406 otobanı olmak üzere kentin işlek caddelerinin üst geçitlerine de aynı amaçla farklı pankratlar asıldı. Pankartların bazılarının üzerinde yine İngilizce olarak ‘Yaşasın PKK, Yaşasın Öcalan’, ‘Katil Türk devleti, Bebek katili Erdoğan’ gibi sloganlar yazıldı.

    Pankartlar ve Fotoğraflar tüm gün asılı kaldı.

    Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri 3
    Üst geçite asılan pankartta ‘Terörist Türk devleti, Bebek Katili Erdoğan’ yazıldı

    Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri 2

    Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri 4

    Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri 5

    Thames Nehri Üzerinde Büyük Öcalan Posteri 6

     

  • Day-Mer Londra Seçimleri İçin Çağrıda Bulundu

    Day-Mer Londra Seçimleri İçin Çağrıda Bulundu

    Türk ve Kürt toplum merkezi Day-Mer Britanya’da yaşanan gelişmeler, kesintiler ve güncel sorunlara duyarlılığı ve entegrasyon konusunda büyük rol oynarken, siyasi ve politik gelişmeleri de yakından takip ederek toplumumuz adına bir köprü oluşturmayı hedefliyor.

    Özellikle İngiliz hükümetinin tasarruf politikalarını devreye sokduğu 2010 yılından bu yana kesintilere karşı hemen hemen her eylem ve toplantıda yerini alan Day-Mer, 5 Mayıs Londra Büyükşehir Belediyesi Başkanı seçimlerine ilişkin açıklamada bulundu.

    Day-Mer’in bildirisinde mevcut hükümet ve vatandaşlara yarattığı sıkıntılara da dikkat çekilirken oy kullanmanın önemi de vurgulanıyor.

    ‘5 Mayıs seçimlerinde saldırı politikalarına karşı çıkan adayları destekleyelim!’ başlıklı bildirisinde Day-Mer sağlık, konut, eğitim ve iş konularına da değindi.

    Daymer'den Birleşik Krallık Genel Seçim Değerlendirmesi 1

    Yayınlanan bildiri şöyle:

    İngiltere’de, 5 Mayıs 2016 tarihinde Londra Büyükşehir Belediyesi Başkanı, Londra Büyükşehir Belediye Encümen üyeleri ve ayrıca Londra dışındaki sehirlerde de belediye encümen üyelerinin belirleneceği seçimler yapılacaktır. Yeni bir seçime gidildiği bu dönemde oy pusulasında, halkın taleplerini dillendiren ve isteklerine cevap verecek bir oluşumun olmadığı yine gözlerden kaçmıyor.

    Tasarruf kelimesi son 6 yıldır medyada en çok duyduğumuz kelimelerin başında geliyor. Bu kelime her söylendiğinde işçi ve emekçiler için kesinti, hak gaspı ve mücadele ile elde edilen hakların ellerinden alınmaya çalışılması anlamına gelirken, %1’e tekabül eden zenginler için servetlerine servet katacakları, yürürlüğe girecek vergi ve diğer değişikliklerle daha fazla sömürü yapabilecekleri anlamına gelmektedir.

    Sağlıkta özelleştirme politikaları ve sağlık bütçesine yapılan kesintiler ile bir çok hastane doktor ve hemşire yetersizliği ile karşı karşıya kalırken, tedavi için bekleme süreleri 4’e katlanmış durumda. Konut sorununda 3 milyon eve acil ihtiyaç varken, hükümet belediyelerin ev yapma hakkını ellerinde alıp kamu arsalarını özel şirketlere peşkeş çekiyor. Bütün adaylar, konut sorununu çözmek için yılda 50 bin ev yapacaklarına ilişkin vaadlerde bulunurken, bu evlerin alınabilecek fiyatlara çekilmesi konusunda da çekimser kalıyor. Londra’da ortalama bir evin fiyatının yaklaşık 500 bin sterlin olduğu düşünüldüğünde, bu evlerin işçi ve emekçilerin almasına olanak sağlayan bir proğramı hayata geçiren aday şimdilik çıkmadı. Daha fazla belediye konutu inşa etmek ve bu konutlara işçi ve emekçilerin yerleştirilmesi tüm Londralıların ortak taledi. Ayrıca, başını alıp giden kiralara bir sınırlama getirmek de emekçilerin talepleri arasındadır.

    Eğitim bütçesindeki enflasyon altı kesinti ve eğitim bütçesini bölgenin ihtiyacından daha çok kendi isteği doğrultusunda paylaştıran hükümetin, bu politikaları sonucu okullar araç ve gereç ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir döneme girdi. Ayrıca sermayenin saldırı politikaları sonucu ücret ve çalışma koşullarında yapılan saldırılar sonucu yaklaşık 50 bin öğretmenin işi bırakmasına ve öğretmen krizinin yaşanmasına yol açıyor.

    İş ve çalışma koşullarında ise ücretlerin dondurulması ve çalışma koşullarında getirilen esnek ve sıfır saat sözleşmeler, İngiltere’de “Çalışan Yoksul” yarattı. Dünyanın 6. zengin ülkesi olan İngiltere’de 1975’de 7.5 milyon insan yoksulluk sınırında yaşarken, 2016’da bu sayı 15 milyona yükseldi. Muhafazakar Parti, 2010’da iktidara gelmesinden bu yana, tasarruf ve kesinti politikları doğrultusunda sıradan bir işçinin gelirinde %15 gibi bir kesinti görülürken, zengin sınıf gelirlerini ikiye katladı. İngiltere’de en zengin 1000 kişi son 6 yılda servetlerini tam ikiye katladı.

    Bir çok belediye daha önce yaptığı milyonlarca sterlin tasarrufa yenilerini ekliyerek devam ediyor. Belediye yönetimleri, partisi fark etmeksizin, merkez hükümetin aldığı kararları, bunlara karşı direnmeden, mücadele etmeden, toplum üyelerini bilgilendirmeden hayata geçiriyor. Özellikle yoksul emekçilerin ve göçmenlerin yaşadığı belediyelerde, bütçe kesintisinden dolayı belediyelerin eğitim bölümlerinin hizmetlerini azaltması ve geride olan öğrencilere verilen ek desteklerin kesilmesiyle, yaşlılara yönelik hizmetlerdeki kesintilerle, gençlere hizmet veren gençlik merkezlerinin azaltılması veya kapanmasıyla, kütüphanelerin, parkların ve sağlık hizmeti veren yerlerin kapatılmasıyla yüzyüzeyiz.

    Türk-Kürt ve Kıbrıs kökenli göçmen emekçiler olarak yaşadığımız bölgelerde tasarruf, kısacası saldırı politikalarından bizler de etkileniyoruz. İngiliz ve diğer uluslardan göçmen emekçilerle aynı kaderi paylaşan bizlerin yaşam koşulları her geçen gün kötüye giderken, çocuklarımızın geleceği belirsizlik içinde.

    Bu nedenle Day-Mer olarak bizler 5 Mayıs’ta yapılacak yerel seçimlerde, işçilerin ücretlerine zam yapmamayı reddeden, konut, belediye hizmetleri, eğitim, sağlık ve diğer sosyal hizmetlerde kesintiye gitmeyen, kamu hizmetlerine yönelik tasarruf politikalarına karşı çıkan, özelleştirme politikalarına karşı mücadele eden, savaşa karşı barışı savunan adayları destekliyor, Kürt, Türk ve Kıbrıslı göçmen emekçilerin bu talepleri savunan adaylara oy vermesi çağrısında bulunuyoruz.