Tag: Website

  • HDP Yurtdışında Oyların Tutulduğu Odalara Güvenlik Kamerası İstedi

    HDP Britanya Seçim Koordinasyonundan Yarın (Cumartesi) Halk Toplantıları 1

    HDP, yurtdışında kullanılan oyların güvende olmadığı endişesinin Bern Konsolosluğunda seçim materyallerinin tutulduğu çok anahtarlı odanın daha önce belirtilmeyen yedek anahtarının ortaya çıkması üzerine YSK’ya başvurarak, bu odalara güvenlik kamerası konulmasını istedi.

    Yazılı bir açıklama yapan HDP, yurt dışında ilk olarak Ağustos 2014’te oy kullanma hakkı elde eden Türkiyeli seçmenlerin, 7 Haziran’da ise ilk kez milletvekili seçimleri için 54 ülkede 112 temsilcilikte oy kullanacağını hatırlattı. Yurt dışında oy kullanımının birçok ülkedeki temsilciliklerde 8-31 Mayıs tarihleri arasında yapıldığı da vurgulanan açıklamada, “Bu ülkelerde 24 gün sürecek oy kullanımında her gün seçim merkezlerinde kullanılan oy sayısı tespit edilerek torbalar halinde saklama kuruluna teslim ediliyor ardından muhafaza odasına alınıyor.

    OYLAR GÜVENDE Mİ?

    Yurt dışı temsilciliklerindeki muhafaza odalarında bu kadar uzun süre bekleyecek oy pusulalarının güvende olamayacağı tartışılırken odanın iki parti temsilcisi ve konsolosluk görevlisinde olmak üzere 3 anahtarla koruma altına alınması uygulaması geliştirildi.

    Ancak 10 Mayıs tarihinde yaşanan bir olay, bu uygulamanın oyların güvende olduğu intibası yaratma amacından öteye gitmediğini ortaya çıkardı” dedi.

    TEMSİLCİLİKTE YEDEK ANAHTARLAR VAR

    91 bin bin kayıtlı Türkiyeli seçmenin bulunduğu İsviçre’de oy kullanılan 3 merkezden biri olan Bern Konsolosluğu’nda gerçekleşen olayın oyların güvende olup olmadığı yönündeki endişeleri haklı çıkardığı vurgulanan HDP açıklamasında şunlar ifade edildi: “HDP temsilcilerinin tutanak altına aldığı olaya göre, Bern Konsolosluğunda kurayla muhafaza odasının anahtarı verilen iki parti temsilcisinden biri olan AKP’li temsilci, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘gönlündeki partiye destek için’ gittiği Almanya’daki etkinliğine yanına anahtarını alarak gitti.

    Bu durumda anahtarı olmadan açılamaması gereken muhafaza odasının kapısı çilingir yardımı olmadan açılarak oy pusulaları alındı. Bu durum verilen anahtarların yedeklerinin temsilcilikte bulunduğunu ve tüm konsoloslukların partilerin haberi olmaksızın sandıklara ve seçim materyallerine erişilebileceği ve oyların değiştirebileceği ortaya çıkmış oldu.”

    HDP YSK’YA BAŞVURDU

    HDP’nin bugün bu durumu YSK’ya bir dilekçe ile bildirerek yurtdışında seçim güvenliğinin tehdit altında olduğunu ve bu sebeple sandıkların 24 saat izlenebilmesini sağlayacak bir kamera sisteminin tüm yabancı seçim bölgelerinde uygulanması önerisinde bulundu.

    HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Ali Ürküt imzasıyla YSK’ya gönderdiği dilekçede ortaya çıkan güvenlik açığının yurtdışı seçim sürecini açıkça tehdit ettiğine dikkat çekilerek,  diğer yurt dışı seçim merkezlerinde de anahtarların çoğaltılmış olması ihtimaline karşın tüm saklama odalarının içinde 24 saat aktif güvenlik kamerası kurulması istenen dilekçede şöyle denildi:

    “Ekteki tutanaklardan da anlaşılabileceği üzere 10 Mayıs’ta Bern Konsolosluğu’nda seçim materyallerinin tutulduğu odaya erişimle ilgili ortaya çıkan güvenlik açığının yurt dışı seçim sürecini açıkça tehdit ettiği görülmektedir.

    Diğer yurtdışı seçim merkezlerinde de anahtarların çoğaltılmış olması ihtimali göz önünde bulundurularak tüm güvenli odaların içinde ve giriş kısımlarında 24 saat aktif ve kayıtlı olabilecek güvenlik kameralarının kurulması ve tüm müşahitlerin izleyebileceği imkanların sağlanması kritik bir gereklilik halini almıştır. Bu konuda YSK’nın gerekli önlemleri almasını diliyor, sonucu hakkında partimizin bilgilendirilmesini umuyoruz.”

    Başvuruya Bern’de 10 Mayıs’ta tutulan tutanaklar da eklendi.

  • Demirtaş’tan Avrupa’da Yaşayan Seçmene: Esas Anahtar Sizin Elinizde VİDEO

    Demirtaş’tan Avrupa’da Yaşayan Seçmene: Esas Anahtar Sizin Elinizde VİDEO

    7 Haziran’da Türkiye’de yapılacak genel seçimlere bir aydan az bir süre kala HDP eş genel başkanı Selahattin Demirtaş Avrupa’da yaşayan seçmenlere görüntülü olarak bir mesaj gönderdi. Demirtaş bu seçimlerin esas anahtarının Avrupa’da yaşayan seçmenin elinde olduğunu belirterek herkesi sandık başına çağırdı….

    https://youtu.be/mh7pSGClFuA

     

     

  • Avrupa Alevi Gençler Birliğinin 7 Haziran Seçimlerine Yönelik Basın Açıklaması

    Avrupa Alevi Gençler Birliğinin 7 Haziran Seçimlerine Yönelik Basın Açıklaması

    Avrupa Alevi Gençler Birliğinin 7 Haziran Seçimlerine Yönelik Basın Açıklaması 1

    Açıklama şöyle:

    OY’lar HDP’ye

    O Kimsenin Alevisi Olmaz; Turgut Öker BİZ olur!

    Bizler Avrupa Alevi Gençler Birliği olarak, gönlümüzün her daim lideri Turgut Öker’in yanındayız. Bizim sesimizi, HDP İstanbul 1. Bölge Milletvekili Adayı olarak Meclise taşıyacaktır.

    Oyumuz HDP’ye

    Bundan eminiz; Çünkü;
Turgut abimizin 1988 yılından Hamburg’ta, Alevi hak ve talepleri için başlattığı “Eşit Yurttaşlık ve Eşit Haklar Yürüyüşünde” yorulmadan ve dahası üstüne üslük gençleşerek yürüyor.
Bu yürüyüşte Turgut Öker savunduğu Alevi davasının yanındayız.
Turgut abimiz biz Alevilerin taleplerini bilen, yaşayan, örgütleyen, mücadelesini veren ve bedelini ödeyendir. O Alevi hareketinin siyasal alana mücadelesini taşıyan adım atmıştır. Bu adımlara tökez olma değil, bu adımları şimdi çoğaltma zamandır.
Turgut Öker’in TBMM kürsülerinden, Alevilerin uğradıkları her türlü ayrımcılığı, adaletsizliği, mağduriyetleri tek tek TEŞHİR edecek, hesap soracak, “haydi lagaluga yapmayın, hukuka, demokrasiye ve özgürlüklere bakalım çözelim” diyeceğiz.
Turgut Öker ile yıllardır süregelen asimilasyon politikalarına Mecliste DUR diyeceğiz.
Aleviliğimizin, İnancımızın, Kimliğimizin, Kültürümüzün, Değerlerimizin TANINMASINI Mecliste dile getireceğiz, hukuksal kazanımlarımızı güç birliği, el birliği ve gönül birliğiyle sağlayacağız. Turgut Öker ile Mecliste, sadece Zorunlu din dersleri işkencesine değil, Eğitimin ve eğitim kurumlarının tümüyle dinselleştirilmesine karşı ÇÖZÜM olarak laik, demokratik, çoğulcu ve eleştirel eğitim isteyeceğiz. Diyanet eliyle yaratılan asimilasyona ve mezhepçi din devleti uygulamalarına karşı Mecliste Turgut Öker ile HAYIR diyeceğiz. Turgut Öker’le eşit haklar mücadelesinin sesini MECLİSE taşıyacak ve bu talebi toplumsallaştıracaktır.
Cemevlerimize yönelik ayrımcılık, inkar ve “ucube” gibi çirkin yakıştırmalara karşı, ibadet yeri olarak YASALLIK kazandıracağımız mücadelenin ortasındayız ve Mecliste bunu Turgut Öker ve Canlar dile getirecektir.
Turgut Öker ile BİZ de Mecliste olacağız.
Taleplerimiz, sorunlarımız Turgut Öker’le MECLİSE gelecek. Turgut Öker’e kefiliz; Çünkü O kendisine dışarıdan biçilmiş Alevi elbiseleri giymez.
O kimsenin Alevisi olmaz.
Turgut Öker BİZ olur!

    Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Sivas, Ümraniye ve Gazi katliamlarının utancıyla tüm Türkiye’nin YÜZLEŞMESİNİ Mecliste Turgut Öker ile BİZ sağlayacağız.
Bu amaçla Madımak Oteli’ni UTANÇ MÜZESİ yapacağız. Yoksulluğumuzun, yoksunluğumuzun, işsizliğimizin kaderimiz olmadığını bilerek, ekonomik ve sosyal haklarımızın mücadelesini verecek, çalışanlar ve üretenlerle YAN YANA olacağız. Atalarımızdan miras Hacı Bektaş Veli Dergahı, Seyyit Battal Gazi Dergahı, Şahkulu Dergahı, Abdal Musa Dergahı, Karaca Ahmet Türbesi ve 600 Alevi Bektaşi dergahımızın toplumumuza ait olduğu gerçekliğini kabul ettireceğiz. Dedelik kurumunun ve ocak sisteminin günün şartlarına göre yeniden inşa edilmesine katkı vereceğiz.
Alevilik tanımını, dedelik kurumunu devletin müdahalesine açan tartışmalara DUR diyeceğiz. Türkiye’nin hiçbir zaman laik olmadığını ortaya koyacak, gerçek LAİKLİK için mücadele edeceğiz. Yolumuza yoldaş, canımıza CANDAŞ olacağız.
Bir olacağız, iri olacağız, DİRİ olacağız.
Turgut Öker’le meclise CAN getireceğiz. 72 millete bir gözle bakanların kardeşlik mayasını meclise çalacağız.
Bu sefer BİZ’den birileri, bizim sorunlarımız için yolumuzu meclise düşürecek.
Yolu yolumuz olsun, yolumuz açık olsun.
Boz Atlı Hızır yardımcımız olsun.

    Avrupa Alevi Gençler Birliği – Yönetim Kurulu adına

    Ümit Sarı

    Genel Başkan

  • Bizden asla iyi niyet beklemesinler

    Bizden asla iyi niyet beklemesinler

    30 yıldan bu yana adı konulmamış bir iç savaş devam ediyor ülkemizde. Taraflar, hırsız evsahibi misali, bir taraftan özgür yaşamak isteyen ev sahibi Kürt halkı, diğer yandan 1071 yılında Kürtlerin iyi niyetinden yararlanıp, Anadolu’yu ve Mezopotamya’yı işgal eden Türk halkıç

    (more…)

  • ANADOLU ALEVİLİĞİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ (1)

    ANADOLU ALEVİLİĞİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ  (1)

    Bu haftaki yazımda iki yıl önce karara bağlanan bir davadan bahsetmek istedim. Hikayesi ve sonuçları bazında ders alınması gereken bir karar olduğunu düşünüyorum. Davanın hikayesi kısaca şöyle:

    Anadolu Aleviliği: Özünde tek tanrıcı dinlerin şeriatından bir özgürleşme olgusudur. Alevilik, aydınlanma, yani akıl hareketidir. Dört Kapı Kırk Makam eğitim sürecinde beliren inançtır. Akılla ulaşılan sonuçları kutsayan, düşüncenin evrimine koşut olarak değişimler – dönüşümler geçirerek olgunlaşan yaşam biçimi. Kimine göre de bır dindir.

    İlkçağ doğacılığından kaynağını alan ve Ortaçağ’da yeni bir yorumla yansıtılan bir aydınlanma hareketidir. Akıl yürütmekle ulaşılan nesnel – toplumsal bir anlayışı temel alır. Bu nedenle Alevi inancı halkın manevi yoğunluğu olarak adlandırılır. Bir bakıma akıl Tanrı, beden ise onun don’u dur. Bu da laikliğin toplumsal temelidir. 18. Yüzyılda Batı Burjuvazisi laikliği kurumsallaştırdı. Bizde ise, Cumhuriyetle ismi geldi ama, halen kendisi kurumsallaşmadı. Laik olmayan Alevi, kimliğini inkar etmiş olur.

    Alevilik, hümanist bir evren görüşüdür. Toplumsallaştırdığı insanı, inanç varlığından bir yorum ve yetenek varlığına dönüştürdü. İnsanlık sorunlarına akılcı çözümler bulma yolunda hizmet verdi. Şeriata karşı hümanizmi yarattı. Uygarlık öncesi eşitlikçi toplum değerlerinin yaratılmasında halktan yana oldu. Bu potada, yani mazlumlar katında 72 milleti eritti. “72 millete aynı nazarla bakar” sözün kaynağı buradan gelir.

    Anadolu Alevileri, Mistik maya hizmetinde algıladıkları hümanizmi, egemene yönelik isyanla bugünlere taşıdılar. Kuyulara doldurulduklarında, sürüldüklerinde, onbinlerce katlediklerinde, günümüzde canlı, canlı (Sivas’ta) yakıldıklarında, kör bıçakla karınları (Maraş’ta) deşildiğinde, ödedikleri bedel, toplumcu hümanizmi yaşama geçirebilmek içindi. Bu hümanizmin en net boyutlu anlamı; Şeyh Bedrettin’in, “Yarın yanağından gayri her şey her yerde ortak olmak için” ileri haykırışında buluyordu.

    Ortaçağ’dan günümüze kadar feodal değerlere / kurumlara karşı verdiği kavganın, bu yolda kazandığı deneyimlerin güvencesinde, kendisini geleceğe hazırlıyor. İnsanın özgürce gelişebileceği ve insanlığın hızla ilerliyebileceği insanlık çağına geçişin koşullarını yakalama uğraşında kararlı gözüküyor. Çünkü, diyalektiğe inanıyor…

    İnsanı aşağılaştırarak, uşaklaştırarak, kullaştırarak, biat ettirerek hümanizmi boğmaya çalışan sistemin dayatmasını, insanın insanı sömürmesine son verecek asıl kimliği, emekçi kimliğini – halk kimliğini öne çıkararak – onurlandırarak, “72 millete bir nazarla bakarak” çözmeye çalışıyor Anadolu Aleviliği…

    Anadolu Aleviliği, doğaüstü ya da ötesi bir gücü anlayış merkezine koymaz. Tam tersine şeriattan özgürleşilerek insanı merkeze alır. Onu kutsar, onu sever. Bu da laikliğin insalsal – toplumsal zeminidir. Aleviler bunu hep taşımıştır. Bu nedenle Alevi hem laik ve hem de hümanisttir.

    Öte yandan Alevi ahlakı, doğa ötesinden geldiğine inanılan Tanrı’nın görüşlerine göre düzenlenmiş bir ahlak değil, tersine çalışanın / yaratanın (insanın) yer aldığı halkın geleneklerine – göreneklerine göre düzenlenmiş bir ahlaktır. Bu zemine, ancak şeriattan özgürleşilerek taşınabildiği için bir Alevi, kendi ahlakını yaşama geçirirken laik olmak zorundadır.

    Anadolu Aleviliği, İnsan merkezli, kimine göre bir fesefe, yaşam şekli ve kimine göre ise bir dindir. İçinde yaşadığı dünyanın karşısına konulan insanın, doğanın ve toplumun bir parçası olarak, doğayla ve toplumla bir hesaplaşmasıdır. Metafizik düşünceyi dönüşüme uğratarak aklı belirleyici kılmanın, dogmalara pirim vermeyerek, sorgulayıcı ve çileli bir çabasıdır. İnsanlığı kurtuluşa götürecek “KAMİL BİR TOPLUM PROJESİDİR” Bu da, yukarda sözünü ettiğimiz Dört Kapı Kırk Makam öğretisiyle hayata geçer. Çağımızda hayali kurulan ve onun hayat bulması için uğraş verilen Sosyalizm’in ta kendisidir.

    Bu proje, sınıfların olmadığı, paranın ortadan kalktığı, herkesin gerksinmesine göre tükettiği, özlemine göre yaşadığı bir “RIZA ŞEHRİ”ni kurmak, geleceğe yönelik rüyanın projeye bağlanmış bir miçimidir. Yahya Kemal Beyatlı, demiyor mu “İnsan hayal ettiği müddetçe yaşar”. Sözümüzü sürdüreceğiz….

    Kaynak: Esat Korkmaz, Anadolu Aleviliği, Berfin Yayınları, 2008 İkinci baskı.

  • Sayın Başbakana açık mektup!

    Sayın Başbakana açık mektup!

    Sayın Başbakan, bu mektubu sizlere yazmam konusunda hayli zorlandım, yazayım mı, yazmıyayım mı diye. Duyarlı bir yurtseverin sorumluluğuyla yazmaya karar verdim. Sekiz yıldan buyana iktidardasınız ve hemde tekbaşınasınız. Yapacaklarınıza, mecliste engel olacak kimseler de yok.

    (more…)

  • Bu oyunlar nereye kadar sürecek?

    Bu oyunlar nereye kadar sürecek?

    Kürt sorunun çözümüyle ilgili yüzlerce yazı yazıldı, onlarca kitab yayınlandı. Bugün başka bir açıdan bakma gereğini duydum: Ülkedeki tekelleşen holdingler, devleti yedeğine aldılar. Onunla kaynaşıyorlar, onu kendi çıkarlarına bağlayarak ülke içindeki sömürüyü katmerleştırıyorlar.

    (more…)