Tag: Website

  • Orhan Doğan kabri başında anıldı

    Orhan Doğan kabri başında anıldı

    ŞIRNAK – Kürt siyasetçi Orhan Doğan, ölümünün 13’üncü yıldönümünde Cizre’deki mezarı başında anıldı.

    Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, 24 Haziran 2007 tarihinde düzenlenen Ehmedê Xanî Kültür Sanat ve Turizm Festivali’nde konuşma yaptığı sırada kalp krizi geçiren ve 29 Haziran sabahı yaşamını yitiren Demokrasi Partisi (DEP) eski Milletvekili Orhan Doğan, ölümünün 13’üncü yıldönümünde Şırnak’ın Cizre ilçesindeki Asri Mezarlığı’nda bulunan kabri başında anıldı.
    Koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle Doğan ailesi ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyelerinden sınırlı sayıda kişi anmaya katıldı. HDP Eş Genel Başkanları Mithat Sancar ve Pervin Buldan çelenk gönderdi.
    HDP İl Eşbaşkanı Sebahattin Deniz, Doğan’ın çok sevildiğini söyleyerek, “Orhan Doğan barış güvercini olarak biliniyordu. Biz onun izinde siyaset yapıyoruz. Onu saygıyla anıyoruz. Kürt ve Kürdistan halkının başı sağ olsun” dedi.
    Anmaya katılanlar Doğan’ın kabrine gül bırakarak, dua okudu.
  • 6 ayda kasayı sıfırladı, 2020 ödeneğini bitirdi, 90 milyonluk borca battı

    6 ayda kasayı sıfırladı, 2020 ödeneğini bitirdi, 90 milyonluk borca battı

    Kasasında 150 milyon TL ve sıfır borçla Diyarbakır’ın Bağlar Belediyesi’ni devralan AKP’li Başkan Hüseyin Beyoğlu, yılın ilk yarısı dolmadan 192 milyon TL’lik bütçeyi sıfırladı. 2019’dan devredilen 150 milyon ve 2020 yılının 192 milyon olan bütçesine ek 90 milyon TL borçlanma yapan Beyoğlu, ilk 6 ay dolmadan toplan 432 milyon TL bitirdi. Göreve atandığı günden buyana toplamında 612 milyon TL harcama yapan Beyoğlu, yeni borçlanma için Belediye Meclisi’nden yetki istedi.

    YSK MAZBATAYI BEYOĞLU’NA VERMİŞTİ

    Bağlar Belediyesi’ni 31 Mart 2019 yılında yapılan yerel seçimleri yüzde 71 oy oranıyla kazanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) adayı Zeyyat Ceylan’a, Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ihraç edildiği gerekçesiyle mazbatası verilmemişti. YSK, Ceylan’ın yerine mazbatayı yüzde 26 oy alan ikinci sıradaki AKP’li Hüseyin

    KAYYUM ATANDI, KARAR GEÇTİ

    2 Mart’ta “yatırımlar” için borçlanma yetkisi isteyen Beyoğlu’na Belediye Meclisi, iç borçlanma için 70 milyon TL, bunun 50 milyon TL’sinin İller Bankası ve özel bankalardan kredi kullanımı için yetki verdi. Karar 36 üyenin katılımıyla 17 ret, 19 kabul oyu ile alındı. Beyoğlu’na ikinci borçlanma yetkisi kararı ise 1 Haziran’daki Meclisi toplantısında verildi. Meclis, “belediye personel giderleri ve diğer işlemler” için Beyoğlu’na 20 milyon TL İller Bankası’na borçlanma yetkisi verdi. İlleri Bankası, talepleri kabul ederek, peyderpey ödeme yaptı.

    KAYYUM ATAMANIN NEDENİ

    Bağlar Belediyesi’nin seçimlerden sonraki meclisin yapısı 30’u HDP’li, 7’si de AKP’li olarak seçilirken, daha sonra çeşitli gerekçeler uydurularak 12 HDP’li üye yerine kayyum atandı. Böylece Meclis’teki çoğunluk 19’a 18 olarak AKP lehine değiştirildi. Yerine kayyum atanan HDP’li Meclis Üyesi Halime Bayram, belediyeyi borç batağına sürükleyen sürecin meclis üye sayısındaki çoğunluğunun değiştirilmesinden sonra başlandığına dikkati çekti.

    ‘345 MİLYON BÜTÇE TEKLİF ETTİLER’

    “Tam da bizim görevden alınmamız bu denetimi ortadan kaldırmaya yönelikti” diyen Bayram, “Bağlar Belediyesi bütçesini 2019’un Ekim’inde görüştük. Bize getirilen teklif belediyenin bir önceki yıl 180 milyon olan bütçesini 345’e çıkarmamızdı. Biz bunu kabul etmedik. Bu bütçenin Bağlar ilçesinin ihtiyaçları için fazla olduğunu, yatırım amaçlı değil, yolsuzluğa zemin hazırlayabileceği kaygısıyla kabul etmedik. Meclis çoğunluğu bizde olduğu için bütçeyi reddettik. Bir önceki yıla göre bütçeyi 10 milyon TL artırarak 192 milyona çıkardık” diye belirtti.

    ‘ÜYELİKLERİMİZ DÜŞÜRÜLDÜ’

    Mart ayında görüşülecek yıllık faaliyet raporu öncesi nitelikli çoğunluğun AKP’ye geçmesi için Bağlar Belediyesi Meclisi’nin 6 HDP’li üyenin üyeliklerinin düşürülerek yerlerine kayyum atandığının altını çizen Bayram, “Böylelikle faaliyet raporundaki olumsuzluklar nedeniyle Belediye Kanunu, belediye başkanının görevden alınmasına olanak tanıyor. Tam da bu yılın Mart ayında yapılacak yıllık faaliyet raporunun görüşülmesi öncesi bizi görevden alarak, meclisin denetim yetkisini ortadan kaldırdılar. Görevden alınmamız bununla ilgilidir” diye konuştu.

  • Savaş uçakları peş peşe kalkış yaptı

    Savaş uçakları peş peşe kalkış yaptı

    DİYARBAKIR – Diyarbakır’da çok sayıda savaş uçağı peş peşe kalkış yaptı.
    Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Federe Kürdistan Bölgesi’ne yönelik operasyonu devan ederken, Diyarbakır Askeri Havaalanı 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı 8. Ana Jet Üssü’nden çok sayıda savaş uçağı peş peşe kalkış yaptı.
    Son olarak dün akşam Süleymaniye kentine bağlı Şarbajer ilçesi bombalanmış ve 3 sivil hayatını kaybetmişti.
  • ‘Kürt sorunu çözülmeden diğer sorunlar çözülmez’

    ‘Kürt sorunu çözülmeden diğer sorunlar çözülmez’

    ANKARA – HDP Sözcüsü Ebru Günay, Kürt sonunda çatışma ve savaş politikalarının çözüm olmayacağını vurguladı. Günay, DTK’ye yönelik operasyonlara da ‘kriminalize ediliyor’ sözleri ile tepki gösterdi

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Sözcüsü Ebru Günay, parti genel merkezinde düzenlediği basın açıklamasında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Günay, Demokratik Toplum Kongresi’ne yapılan polis baskınına, ‘Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü’, baro başkanlarının yürüyüşüne, Kürt illerinde koronavirüs testlerinin yapılmamasına ve Kobanê’nin Helince köyünde 3 Kürt kadın siyasetçinin ölümüne ilişkin konuştu.

    ‘Siyasi soykırım operasyonundan vazgeçilmesi çağrısını yapıyoruz’

    Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yapılan polis baskını ve gözaltı operasyonlarına ilişkin konuşan Günay, iktidarın Kürt düşmanlığı politikası yürüttüğünü yineledi. Günay, “Partimizin içinde olduğu bölgenin renkliliğini yansıtan bir kongredir DTK. Bölgenin birliğinin, bir arada çalışmanın nefesi oldu. Çözüm sürecinde DTK, Meclis tarafından resmi olarak tanınan, görüşleri dinlenen ve irade olarak kabul edilen bir yapıydı. Ama son birkaç yıldır AKP’nin Kürt düşmanlığının sonucu olarak kriminalize edilen, sürekli baskıya, zora maruz kalan bir alana dönüştürüldü” dedi. Günay, “Bu sabah yapılan operasyondaki suç unsurlarını söylüyorum: DTK tabelası, birçok yayınevinden basılmış bandrollü kitaplar. İktidarın Kürt düşmanlığında, suç unsuru yaratmada sınır tanımadığını tekrar görmüş olduk. Gözaltıları kınadığımızı, bu siyasi soykırım operasyonundan vazgeçilmesi çağrısını yapıyoruz” diye konuştu.

    Günay’ın konuşmasının satır başları şöyle:

    “Darbeye karşı demokrasi yürüyüşü”nün toplumun tüm kesimlerinde heyecan yarattı. Her geçen gün daha da despotlaşan AKP iktidarının zulüm siyasetine karşı sokaklara taştık, umudu alanlara taşıdık hep beraber. HDP kurulduğu günden bu yana yürüyüş halindedir. Türkiye’yi demokratikleştirmek için yola çıkmıştık. Darbe dinamikleri içine hapsolmuş bir Türkiye’yi AKP’nin darbeci zihniyetinden kurtarmak için başlattığımız yürüyüşte AKP’nin yaratmaya çalıştığı despotik parti devletinin tüm çirkin yüzünü hep birlikte gördük, tanıklık ettik”

    Baroların yürüyüşü

    “Sırtını padişaha, Saray’a yaslayanların içine düştüğü hazin durumdan ise herkes için ders olmalı, herkes bundan ders çıkarmalı. Baro başkanlarının talebi hepimizin talebidir. Bağımsız ve tarafsız bir yargı hepimizin Türkiye’nin en temel ihtiyacı haline gelmiştir. İstiyor ki yargının her aşaması kendi kontrolünde olsun, hiçbir yerden en ufak bir itiraz gelmesin. Baroların yürüyüşü işte tam da bu adıma karşı çıkış ve buna karşı başlatılan bir karşı koyuştu. Bunun karşısında suskun kalmak karanlığa davetiye çıkarmak, despotluğa davetiye çıkarmaktır.”

    Kürt sorunu

    “Çatışma ve savaş politikalarının çözüm olmayacak. Sorunlar diyalog ve müzakere ile olabilir. Türkiye’de; Kürtlerin kimlik, anadil ve kültürlerini yaşayamama sorunu var, özgürlük sorunu var, demokrasi sorunu var, ekonomik sorun var, adalet sorunu var. Tüm bu sorunların anahtarı, Kürt sorununun çözümü. Bu ülkede Kürt sorunu, anayasal haklar ile güvence altına alınacak şekilde çözüme kavuşturulmadığı müddetçe, diğer sorunların hiçbiri çözüme kavuşamayacaktır. Türkiye’de hepimizin bildiği bir demokratikleşme sorunu var. Demokratikleşmenin önündeki en büyük engel de elbette Kürtlere yönelik uygulanan inkârcı, ayrımcı ve şiddete dayalı devlet politikalarıdır.”

    3 kadın siyasetçinin ölümü

    “9 Ocak 2013’te Paris’te 3 Kürt kadın siyasetçiyi katledenler ve Kürt sorununu çözümsüzlük girdabına sürükleyenler şimdi de Kobanê’nin Helince köyünde 3 Kürt kadın siyasetçiyi SİHA’larla katletti. Dün akşam da Süleymaniye kentine bağlı Şarbejêr’de halkın mesire alanını bombaladılar. Görüntüleri izleyen herkes gördü ki babalarıyla eğlenen çocukların şen gülüşmeleri bir anda bombalarla nasıl yok edildi. Kürt halkına yönelik bu saldırgan tutumdan vazgeçin. En demokratik hakları için mücadele yürüten Kürt halkını hedef alanlar, bu hak için mücadele eden Kürt kadınlarını da daha fazla hedef alıyor ve tüm kadınlara, kadın mücadelesine mesaj veriyor.”

    Kayyum atamaları

    “Bugün iktidarda olanlara şunu söylüyoruz: Bugün durmadan HDP’yi suçlayacağınıza, ‘İktidarınız Kürtlere neleri reva görüyor?’ diye sorma cesaretinde bulun ve bu soruyu kendinize sorun. Bunun hesabını bağımsız yargıya bir an önce verin. İktidarın kendisi için keyfi bir uygulama haline getirdiği kayyum uygulaması devam ediyor. Sarıcan belde belediyemizde aynı uygulamayı devam ettirdiler. Sarıcan Belediye Eşbaşkanlarımız Bekir Polat ve Canan Tağtekin evlerine baskın yapılarak gözaltına alındı ve mahkeme kararı beklenmeden Sarıcan Belediyesine kayyum atandı. Kayyım, iktidarın Kürt düşmanı politikalarının tezahürüdür, bir kez daha yineliyoruz.”

    ‘Tüm imkanlarımızla, tüm koşullarıyla beraber Cizre halkının yanında’

    “Kovid-19 virüsü Türkiye’de can almaya devam ediyor. Tedbirler gevşetildiği için artık Sağlık Bakanlığı talimatı ile, bölgede özellikle Kürt illerinde hastaneye korona şüphesi ile giden kişilere bulgu gösterdiği halde test yapmak yerine önce tomografi ve kan tahlili gibi tanı ve tedavi ile çok da ilgisi olmayan yöntemlerle test yapılmamaya çalışıyor. Şırnak’ın Cizre ilçesinde ise çok daha özel bir durumla karşı karşıyayız. Şu an birçok mahalle ve sokak, bina korona virüsü vakalarındaki artış sonrası karantina altına alınmış durumda. Hastaneler yetersiz. Vaka sayısının ‘normalleşme’ sonrası her geçen gün artması üzerine esnaf kendi inisiyatifiyle kepenk kapatarak, ‘evde kal’ çağrısında bulundu. Bizler de iktidarın bu duyarsızlığı karşısında Cizre halkına kendi tedbirlerini alması konusunda çağrımızı yineliyoruz. Partimiz tüm imkanlarıyla, tüm koşullarıyla beraber Cizre halkının yanındadır.”

  • Leyla Güven: Boyun eğmeyeceğiz

    Leyla Güven: Boyun eğmeyeceğiz

    DİYARBAKIR – DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, binalarına yapılan baskına tepki göstererek, boyun eğmeyeceklerini söyledi.

    Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinde bulunan Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) sabah saatlerinde düzenlenen baskını kınayan Eşsbaşkan Leyla Güven, boyun eğmeyeceklerini söyledi. Bina kapısının kırıldığı baskında, DTK tabelası, bilgisayar ve kitaplara el konuldu. Aramanın sona ermesiyle polislerin çoğu binadan ayrılırken, binanın çevresinde konumlandırılan zırhlı araçlı polislerin bekleyişi sürüyor. DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımla, baskına tepki gösterdi.
    ‘BOYUN EĞMEYECEĞİZ’
    Güven, twitter hesabında şu paylaşımda bulundu: “Kurumumuzda @kongrekcd saatlerce arama yapmışlar ve ele geçirilen ‘örgütsel dokümanlar’: tabelalarımız. İşte bu kadar acizsiniz. Zaten Kürdü vurmak için bir dokümana da ihtiyaç yok çünkü hepsini siz üretiyorsunuz! Boyun eğmeyeceğiz.”
  • DTK binasına polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    DTK binasına polis baskını: Çok sayıda gözaltı

    DİYARBAKIR – Diyarbakır’da DTK binası ile birçok eve eş zamanlı baskın düzenlendi. Çok sayıda kişinin gözaltına alındığı baskınlarda DTK’nin tabelası, çok sayıda evrak ve bilgisayara el konuldu.

    Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesindeki Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) bulunduğu binaya bu sabah saatlerinde baskın düzenlendi. Bina kapısının kırıldığı baskın sonrası başlatılan arama sona erdi. Halkların Demokratik Partisi (HDP) milletvekilleri Semra Güzel ve Remziye Tosun ile avukatlar, aramanın sona ermesinin ardından binaya alındı. Polisler, DTK binası kapısına asılı olan tabela, DTK Haklar ve İnançlar Komisyonu tabelası, pankart, bilgisayar kasaları, dergi ve kitaplara el koydu. Arama bitmesine rağmen bina içinde ve binanın bulunduğu sokakta polislerin bekleyişi devam ediyor.
    J&J YAYINLARINDA ARAMA
    Merkez Yenişehir ilçesi Ofis semtinde bulunan J&J yayınevine de baskın düzenlendi. Arama işlemlerinin devam ettiği yayınevinde birçok kitaba el konulduğu belirtildi.
    EŞBAŞKANIN EVİNE BASKIN
    Görevden alınarak yerine kayyım atanan Batman Belediyesi Eşbaşkanı Mehmet Demir’in Batman’da ikamet ettiği ev de polisler tarafından basıldı. Hakkında yakalama kararı çıkarılan Demir’in şehir dışında olduğu öğrenildi. Eş zamanlı olarak Demir’in Diyarbakır’daki kız kardeşlerinin evlerine de baskın düzenlendi.
    GÖZALTINA ALINANLAR
    Baskınlarda gözaltına alınan kimi isimler şöyle: DTK Divan üyesi Jiyan Taş ve Hüseyin Kaya, Rosa Kadın Derneği yöneticisi Rojda Barış, ev hapsinde olan görevden alınan Silvan Belediye Eşbaşkanı Naşide Toprak, Hazro Belediye Meclis üyesi Fesih Balbey, Bismil Belediyesi Meclis üyeleri Enver Çelik ve Aynur Aktar, Çınar ilçesinden Enver Temiz, MEBYA-DER yöneticisi Yıldız Damla, DBP PM üyesi Leyla Bağatır, KESK Genel Meclis üyesi ve TÜM BEL-SEN üyesi Ayten Tekeş, Büro Emekçileri Sendikası (BES) Diyarbakır Şube Başkanı Suphi İzol, Makine Mühendisleri Odası Diyarbakır Şube Yönetim Kurulu üyesi Arin Zümrüt, barış annesi Makbule Özbek, avukat Berdan Acun, HDP Kocaköy İlçe Eşbaşkanı Cahit Ay, Kulp eski HDP İlçe Eşbaşkanı Selva Akkoyun, Bağlar ilçesinden Gurbet Çakar, Silvan ilçesinden Mehmet Sağlam, Fatma Bülbül ve Tahir Turan.
    Gözaltı gerekçeleri öğrenilemeyen kişilerin İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldüğü belirtildi.
    Diyarbakır merkezli başlatılan operasyon kapsamında gözaltı sayısının artabileceği kaydedildi.
  • AKP’ye ‘savaş siyasetine son ver’ çağrısı

    AKP’ye ‘savaş siyasetine son ver’ çağrısı

    Türkiye’nin Kobanê’ye bağlı bir köye düzenleyip, 3 kadının yaşamını yitirdiği hava saldırısını kınayan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, sonuç vermeyen savaş siyasetine son verilmesi çağrısında bulundu.
    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Kadın Meclisi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) aktivistleri, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentine bağlı bir köye dün düzenleyip, 3 kadının yaşamını yitirdiği hava saldırısını yaptıkları açıklama ile kınadı.
    Düzenlenen basın toplantısında konuşan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, siyasi iktidarın sınır ötesi operasyonlarla katliamlar gerçekleştirdiğini, en son katliamın ise Kuzey ve Doğu Suriye’nin Kobanê kentine bağlı köye düzenlenen hava saldırısı olduğunu ifade etti.
    ‘SAVAŞ SİYASETİ SONUÇ VERMEDİ’
    Bu katliamlarının “Çöktürme Planı”nın bir parçası olduğunu vurgulayan Hatimoğulları, siyasi iktidarın 4 parçadaki Kürtleri yok etmeye çalıştığını kaydetti. Siyasi iktidarın Kürt halkına diz çöktürmek için yıllardır sonuç alınmayan bir savaş yürüttüğünü belirten Hatimoğulları, savaşı bir rant olarak görüp, bundan beslenen siyasi iktidarın toplumu kutuplaştırıp, ayrıştırdığını dile getirdi.
    Hatimoğulları, “Bugüne kadar çok sayıda Kürt siyasetçi kadın katledildi. Bugüne kadar Kürt halkına dönük çok büyük operasyonlar ve katliamlar gerçekleşti. Ama buna rağmen Kürt halkı dört parça Kürdistan’da mücadelesini büyüterek bugüne kadar geldi. Bugün 3 kadının katledildiği Kobanê bütün dünyada IŞİD’e geri adım attıran, IŞİD’in yenilenebileceğini gösteren bir direniş sergilemiştir. Kobanê’yi bütün dünya bu direnişle tanımıştır. Bu direnişle meşru görmektedir. IŞİD’e karşı Kobanê ve Rojava’da en büyük mücadeleyi kadınlar yürütmüştür” dedi.
    Kadınların iradelerine kırmaya dönük olduğunu belirttiği saldırının aynı zamanda ‘eşbaşkanlık’ sistemine yönelik olduğunu da söyleyen Hatimoğulları, “Onlar bu iradeyi katlettikçe, bu irade daha da güçlenmektedir” diye konuştu.
    ‘SİVİL KATLİAMLARA SON VERİN!’
    Hatimoğulları, yayılmacı politikalarını kabul etmediklerinin altını çizdiği siyasi iktidara bu politikalardan vazgeçmesi, sivil katliamlara son vermesi çağrısında bulundu. Savaşın Türkiye ekonomisini batırıp, halkı yoksullaştırdığını belirten Hatimoğulları, “Bu iktidarın yürüttüğü savaş siyaseti bu ülkeyi daha fazla açlığa ve yoksulluğa itmektedir. O sebeple savaş derhal bitmelidir. Savaş aynı zamanda kadınların daha fazla katledilmesi, daha çok taciz ve tecavüz anlamı taşımaktadır. Bu sebeple savaş siyaseti son bulmalıdır” dedi.