Tag: WordPress

  • Tembûr ve Harp ile mistik bir yolculuğa

    Tembûr ve Harp ile mistik bir yolculuğa

    Tara Jaff ve Cemil Qoçgirî ‘Tembûr & Harp’ ismiyle çıkardıkları albümde Mezopotamya’nın en eski telli enstrümanlarından Tembûr ile Harp ile dinleyiciyi mistik bir yolculuğa çıkarıyorlar.

    Tembûr ve Harp ile mistik bir yolculuğa 1

    Tara Jaff ve Cemil Qoçgirî’nin birlikte çıkardığı “Tembûr & Harp” isimli albümü Sony Music’ten çıktı. Tembûr’daki ustalığı ve müzikteki yeni denemeleriyle tanınan Cemil Qoçgirî ve günümüzde Mezopotamya müziğinde Harp’ı(Arp) kendine has bir stil ile çalan sanatçı Tara Jaff’ın yeni albümü mistik ve antik melodileri içeriyor. Cemil Qoçgirî ve Tara Jaff albüme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    Birbirimizi tamamladık

    Harp’ın eski bir Mezopotamya enstrümanı olduğunu ancak bu coğrafyada unutulmuş ve kaybolmuş olduğunu söyleyen Qoçgirî, “Tara, Harp’ı Kürt müziğinde kullanan özel bir müzisyen. Ayrıca meditatif ve mistik çalma tarzı da bana çok yakındı. Dolayısıyla birlikte müzik yapabileceğimize ve birbirimizi tamamlayan melodiler yapabileceğimize inandım” diyerek albüm fikrinin nasıl oluştuğunu anlattı.

    Tembûr ve Harp buluştu

    ‘Tembûr, toprak ve ateşi; Harp ise, su ve havayı temsil eder’ diyen Qoçgirî, albümü oluşum sürecine ilişkin şunları ifade etti: İnsanlar tarih boyunca bu sesleri veya enstrümanları bir yerlere taşıyıp belirli amaçlar için kullanmışlardır. Kah soylu saraylarında kullanılmış, kah başkaldırının sembolü için araç olmuşlardır ama özü değişmemiştir; tarih boyunca taşınıp gelmiştir. Bizim amacımız ise bu tarihsel yolculuğunda, içinde taşıdığı öze ulaşmak, ateşi hava ile toprağı su ile buluşturarak mistik ve meditatif bir yolculuğa çıkmaktı. Elbette bu yolculuk herkeste farklı bir mana buluyor; o da sizin takdirinize, hissiyatınıza kalmıştır.

    Benim için içe yolculuk

    Tara Jaff ise albüm öncesi Qoçgirî ile birçok kez bir araya geldiklerini; Tembûr ve Harp ile denemeler yaptıklarını söyledi. Jaff, “Ardından her ikisi de tahtadan yapılma ve telli bu iki enstrümanı bir araya getirerek bir albüm yapmaya karar verdik” dedi.
Jaff, “Çok fazla kaos ve belirsizliğin olduğu şu günlerde, insanların yaşamlarında huzura ayıracak bir alana ihtiyaç duyduklarını hissettim. Dilerim ki her ikimizin de amacı olduğu üzere, bu albüm bir nebze de olsa bu huzur atmosferini taşır dinleyiciye. Benim yaptığım müzik genel itibariyle huzur ve barışı temsil ediyor. Cemil’in müziğe yaklaşımı ve Tembûr ile olan kişisel bağı, benim Harp ile olan bağıma oldukça benzer. Bu, albümdeki enstrümantal şarkılar üzerinde özellikle belirgin. Kişisel olarak, bu süreç benim için bir içe yolculuk oldu” dedi.

    Kürtçe’nin lehçeleri yer alıyor

    Genel düzenlemelerin Qoçgirî’ye, Harp aranjmanlarının da Jaff’a ait olduğu albümde toplam 11 eser yer alıyor. Bunlardan 6 tanesi enstrümantal, iki tanesi bilinen Kürt halk şarkıları, diğerleri ise Tara Jaff tarafından bestelenmiş şiirlerden oluşuyor. Albümde Kürtçe’nin Kurmancî, Kurmanckî, Hewramî ve Soranî lehçelerinden şarkılar yer alıyor. Albümde Aynur Doğan, geleneksel “Baran Barî” adlı Kürtçe şarkıya eşlik ediyor. Caz ve deneysel müziğin yeni dönem isimlerinden Kinan Azmeh de klarneti ile albüme karkı sağladı.

    Suna Alan-Londra

  • ‘Arcola Ala-Turka YAZ!’ Festivalini Kaçırmayın

    ‘Arcola Ala-Turka YAZ!’ Festivalini Kaçırmayın

    2000 yılından bu yana sanatsal mükemmellik ve yenilikçi yönetimi ile iz bırakmış ve Doğu Londra’nın en saygın sanat kurumlarından biri haline gelen Arcola Tiyatrosu, Arcola Ala-Turka YAZ! Festivali ile sahneye çıkıyor.

    Layout 1

    Dalston’da bulunan Arcola Tiyatro’sunun Türk-Kürt drama grubu Arcola Ala-Turka‘nın 14-18 Temmuz tarihleri arasında ilk defa gerçekleştireceği tiyatro-edebiyat-performans sanatları festivali Ala-Turka YAZ! merakla beklenen okuma tiyatrosu programını açıkladı.

    14-15-16 Temmuz akşamlarını edebiyat klasikleri ve yeni oyunlara ayıran festivalde Yaşar Kemal, Nazım Hikmet gibi bir çok yazarın hikaye ve oyun ve öykülerinden okumalar yapılacak.

    14-15-16 TEMMUZ PROGRAMI

    14 Temmuz/Salı, 20:00: EDEBIYATIMIZDAN KLASİKLER – TÜRKÇE 
    Festivalin ilk akşamında Türk edebiyatının değerli yazarlarından seçilen oyun ve öykülerden sahneleri Ala-Turka oyuncuları okuyor.

    -TENEKE, Yaşar Kemal

    -BENERCİ, Nazım Hikmet

    -KEŞANLI ALİ, Haldun Taner

    -SAHİBİNİ ARAYAN MEKTUPLAR, Ümit Yaşar Oğuzcan

    -DEVLET BABANIN TONTON ÇOCUĞU, Muzaffer İzgü

    15 Temmuz/Çarşamba, 20:00: ALA-TURKA YENİ OYUNLAR – TÜRKÇE
    Festivalin ikinci akşamını yeni yazarların yeni kısa oyunlarına ayirdik.

    -CROYDON, Ece Ozdemiroğlu – Türkçe ve İngilizce arasında gidip gelirken yaptığımız çeviriler üzerinden söylediğimiz küçük büyük yalanlar üzerine…

    -TRAVEL by Serpil Delice – Bir seyahat acentesinden insan manzaraları…

    – İLK GELENLER – İngiltere’ye ilk geldiğimizde yanımızda getirdiğimiz ve bir türlü atamadığımız objeler ile ilgili monologlar… Ece Özdemiroğlu derlemesiyle…

    Oyunlara son rutuslar vurulmadi. Sizler de yorum yapma ve kendi hikayelerinizi anlatma firsati bulacaksiniz. Boyle interaktif bir formati olacak bu gecenin.

    14 ve 15 Temmuz okumalarimiza taninmis bir actor surpriz olarak katiliyor – ismini yakinda aciklayacagiz.

    16 Temmuz/Perşembe, 20:00: ESKİ HAMAM YENİ TAS – TÜRKÇE
    Klasikler ve Ala-turka’nın yeni oyunlarından seçmeler ve müzikal bir sürpriz.

    https://www.arcolatheatre.com/engagement/participate/ala-turka/ala-turka-yaz adresinden yer ayırtabilir, daha fazla bilgi alabilirsiniz.

    ‘Arcola Ala-Turka YAZ!’ Festivalini Kaçırmayın 2

    ‘Arcola Ala-Turka YAZ!’ Festivalini Kaçırmayın 3

  • DAY-MER Festivali başladı

    DAY-MER Festivali başladı

    İngiltere’de 1989 yılında kurulan ve kuruluşundan buyana önemli etkinliklere imza atan Türk v Kürt Toplumu Dayanışma Merkezi (DAY-MER) 26. Kültür ve Sanat Festivali önceki gün yapılan resepsiyonla başladı. Çok sayıda yazar, gazeteci, akademisyen, sendikacı, kitle örgütü yöneticisi ve DAY-MER üyelerinin katıldığı açılış resepsiyonu Londra Toplum Merkezi’nde gerçekleşti.

    DAY-MER Festivali başladı 1

    Her yıl olduğu gibi bu yıl da sendikacıların yoğun katılımı ile gerçekleşen festival resepsiyonunda konuşan DAY-MER Başkanı Aslı Gül, konuşmasına Avrupa’da HDP’ye en çok oy çıkan ülkelerden biri olan İngiltere’deki aktif çalışmalarınadan dolayı HDP Koordinasyonu’na teşekkür ederek başladı. İngiltere’deki kemer sıkma politikalarının hız kazanarak devam ettiğini belirten Gül, yabancıların hedef gösterilmeye devam ettiğini ve işçi ve emekçilerin haklarının yok edilmeye çalışıldığına dikkat çekerek, DAY-MER Festivali’nin, bütün bu saldırılara karşı bir mevzi olduğunu söyledi. Gül, DAY-MER Festivali’nin kitleselleşerek büyümeye devam ettiğine vurgu yaparak, üyelerinin olağanüstü çabalarının festivalin asıl motor gücü olduğunu söyledi.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Festival Sponsorlarına Teşekkür Plaketi Verildi

    Çevirmen Çağdaş Canbolat’ın sunumunu yaptığı resepsiyonda konuşan DAY-MER Sekreteri ve Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Hacney Şube yöneticisi Oktay Şahbaz da konuşmasında, yabancıların sürekli hedef gösterildiği bir dönemde, yerli ve yabancıların birlikteliğinin, ortak mücadelesinin bir platformu olan festivalin tüm kesimlere mal olmasının önemine değindi.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Londra Sivil Toplum Örgütleri Temsilicileri de Respesiyonda Hazır Bulundu

    “Onlar bizi dağıtmadan biz onları dağıtalım”

     

    Savaş Karşıtı Koalisyon içinde etkin rol oynayan ve Afganistan saldırısından önce, Londra’da yapılan ve 2 milyon kişinin katıldığı yürüyüşün organizasyonununda önemli rol oynayan yazar John Rees de yaptığı konuşmada, DAY-MER festivallerine daha önce de katıldığını ve böyle etkili bir etkinliğin parçası olmaktan gurur duyduğunu belirterek, DAY-MER üyelerini selamladı. Rees, İşçi ve emekçilerin İngiltere’de en saldırgan hükümetle karşı karşıya olduğunu belirterek “Onlar bizi dağıtmadan biz onları dağıtalım” dedi.

    Türkiye’de Metal işçileri ile dayanışma içinde olduklarını ve bu dayanışmanın DAY-MER üzerinden yapıldığını belirten Ulusan İşyeri Temsilciler Ağı Başkanı Rob Williams ise, “Biz diz çöktüğümüz zaman Cameron hükümeti güçlüdür. Ama dimdik ayakta olduğumuzda Cameron hükümetinin ne kadar zayıf olduğunu görürüz” diyerek, DAY-MER’le omuz omuza olmaya devam edeceklerini belirtti.

    HDP’nin baraj zaferini kutladılar

    Resepsiyona katılan bütün konuşmacılar, Türkiye’de HDP’nin zaferini kutlayarak, İlgiltere’de de buna benzer birlikteliklerin oluşmasının mümkün olacağını belirtildi. 7 Mayıs 2015 İngiltere genel geçimlerinden, Kuzey Lonrda’daki Tottenham semtinde, Sendikalar ve Sosyalistler Koalisyonu (TUSC) milletvekili adayı olan Jenny Sutton da konuşmasında, HDP’nin önemli bir zafer elde ettiğini ve uzun bir yol olmasına rağmen İngiltere’de de HDP başarısı gibi bir başarıyı elde edeceklerine inandığını belirterek, Tottenham’da aldığı oyların önemli bir bölümünün DAY-MER üyelerinin çalışmalarıyla olduğunu söyleyerek teşekkür etti.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Britanya demokratik güçbirliği platformu bileşenleri temsilcileri

    İngiltere Gazeteciler Sendikası (NUJ) adına konuşan Gary McFairlane de konuşmasına HDP’yi selamlayarak başladı. Yüzde 1’e karşı yüzde 99’un birleşmesi gerektiğini belirten McFairlane, işçi sınıfının dayanışma içinde olduğunu belirterek, NUJ Londra Şubesi olarak Türkiye’deki metal işçilerinin direnişini desteklemek için kamuoyunu bilgilendirdiklerini ve 100 sterlin de para gönderdiklerini söyledi.

    Ulusal Öğretmenler Sendikası (NUT) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Martin Power Davies de, HDP ve İngiltere’de HDP için çalışma yapanları kutlayarak konuşmasına başladı. DAY-MER’le bir kez daha bir festivalde birarada olmaktan onur duyduğunu belirten Davies, metal işçilerinin direnişinin kendileri için öğretici olduğunu söyledi. Haziran Direnişi’nde DAY-MER tarafından Türkiye’ye gönderilen sendikacılar heyetinde yer alan Davies, DAY-MER Festivali’nin ne kadar birleştirici olduğunu da sözlerin ekledi.

    DAY-MER Festivali başladı 1

    “Kocaman bir aile olduk”

    İngiltere’de 18 kurumun oluşturduğu Demokratik Güç Birliği adına bir konuşma yapan Helin Honca, barajları yıkarak bu günlere geldiklerini ve DAY-MER Festivali’nin artık herkesin festivali olduğunu belirterek “Kocaman bir aile olduk” dedi.

    Kürt Ulusal Meclisi adına bir konuşma yapan Doğan Genç de, Türkiye’de HDP’nin baraj zaferinden sonra DAY-MER Festivali’nde buluşmanın heyecan ve mutluluk yarattığını belirtti.

    Müzük dinletisi ve halkoyunları gösterisinin de yapıldığı resepsiyonda konuşan gazeteci Faruk Eskioğlu da, DAY-MER’in kuruluşundan beri yanında yer aldığını ve bundan da onur duyduğunu belirtti. DAY-MER’in logosunun da yaratıcısı olan Eskioğlu, DAY-MER üyelerinin başarılarını selamladı.

    Ceren Sağır’ın Filistin’de ve Erem Kansoy’un Kobane’de çektiği fotoğrafların da sergilenmeye başlandığı resepsiyonla başlayan festival 5 Temmuz’da Park şenliği ile sona erecek.

    DAY-MER Festivali başladı 1
    Festival kapsamında gazetemizin foto muhabirlerinden Erem Kansoy’un Kürdistan’da çektiği fotoğraflar da sergilendi

    Proğram yoğun

    DAY-MER 26. Kültür Sanat Festivali, 12 Haziran’da yapılacak müzik dinletisi ve 13 Haziran’da Holmleigh İlkokulu’nda yapılacak Çocuk Şenliği ile devam edecek. 19 Haziran’da şiir dinletisi, 21 Haziran’da çocuk tiyatrosu, 26 Haziran’da Gençlik Şenliği, 27 Haziran’da “Avrupa’da Sol Hareketler ve Seçimler” konulu panel, 28 Haziran’da film günü, ve 3 Temmuz’da Mustafa Yalçıner ve Erdoğan Aydın’ın katılacağı “Siyasal Durum ve Seçimler” konulu panel Londra Toplum Merkezi’nde gerçekleşecek. Festivalin son etkinliği olan ve on binlerce kişinin katılması beklenen Park Şenliği ise Clissold Park’da 5 Temmuz Pazar günü yapılacak. Şenlikte, Metin Kemal Kahraman’ın yanı sıra Erdal Bayrakoğlu, Özkan Orman ve yerel müzük grupları ve halk dansları yeralacak.

    Haber: Arif Bektaş

    Foto: Erem Kansoy

  • ”Dağların Şarkıları” Cambridge’te yankılanacak

    ”Dağların Şarkıları” Cambridge’te yankılanacak

    ''Dağların Şarkıları'' Cambridge'te yankılanacak 2

    İngiltere’nin Cambridge şehrinde ”Dağların Şarkıları” adıyla Kürtçe müzik konseri düzenlenecek.

    Geçtiğimiz Nisan ayında Londra’da startı verilen ”Dağların Şarkıları” Kürtçe müzik konseri projesininin ikinci ayağı Cambridge şehrinde gerçekleşecek. Little St. Mary’s Kilisesi’nde 27 Mayıs akşamı saat 19:30’da başlayacak olan konserin direktörlüğünü şarkıcı ve gazeteci Suna Alan ile etnomüzikolog Ed Emery yapıyor. Kobanê’de geçtiğimiz ay yaşamını yitiren devrimci dengbêj Viyan Peyman’a adanan konserde Kürdistan’ın dört bölgesinden Kürt halk ve klasik şarkılarının yanı sıra Alevi deyişleri seslendirilecek; her eserin tarihsel konusu, hikayesi Ed Emery tarafından dinleyiciye anlatılacak. Suna Alan ve Semra Çekin tarafından seslendirilecek şarkılara, Grup Raye üyeleri Rıza Koyupınar (perküsyon), Salman Sobe (gitar) ve Soner Gölbaş (bağlama, klarnet) ile eşlik edecekler. Etkinliğin sonunda Kürt halk şarkıları eşliğinde halay çekilebilecek.

    ''Dağların Şarkıları'' Cambridge'te yankılanacak 1

    Londra SOAS Üniversitesi’ne bağlı olarak Kürtçe şarkıları toplama-arşivleme yoluyla gerçekleştirilen Kürtçe Şarkı Kitabı projesinin bir parçası olarak düzenlenen konsere ilişkin gazetemize konuşan Ed Emery, bu ve devamında gerçekleştirecekleri dinleti ve konserlerin Kobanê’de inşa edilecek bir Müzik Akademisi için başlattıkları çalışmanın devamı olduğunu söyledi. Emery devamla ”İki ay önce Kürdistan’a gittim. Kobanê’de Kürt müziği, dansı ve bir bütün olarak Kürdistan’dan şarkıların araştırılıp öğretilebileceği ve arşivlenebileceği bu Müzik Akademisi’nin kurulması için Londra SOAS Üniversitesi’ne bağlı olarak girişimlerde bulunuyoruz. Gönüllü müzisyenlerden oluşacak bir ekip ile bu girişimin pratik adımlarını önümüzdeki yıl Newroz’da Kobanê’ye giderek atmayı hedefliyoruz” dedi. Şarkıcı Alan ise bu proje kapsamında her konserlerinde özellikle genç kadın arkadaşları Kürtçe şarkı söyleme konusunda teşvik etmeye özen gösterdiklerini söyledi. Alan, Kobanê’de açılması planlanan Müzik Akademisi’ne bu şekilde daha fazla duyarlılığın da yaratıldığını sözlerine ekledi.

    ''Dağların Şarkıları'' Cambridge'te yankılanacak 1
    Foto
    : Ricardo Esteban Pineda

  • Londra’da Çekilen ‘Diren’ Filmi İzleyiciyle Buluştu

    Londra’da Çekilen ‘Diren’ Filmi İzleyiciyle Buluştu

    Londra’da Çekilen ‘Diren’ Filmi İzleyiciyle Buluştu 1

    Uzun emekler ve özverili çalışmalar sonucunda tamamlanan ‘Diren’ filminin, 9 Mayıs’ta yapılan galasına yoğun ilgi vardı.

    Yaşamlarına Londra’da devam eden toplumumuzun yetiştirdiği ik genç Birkan Tercanlı ve Baran Bolat, ‘Diren’ isimli filmlerini Mayıs ayında gösterime sundu. 9 Mayısta Odeon Lee Valley sinemasında yapılan Gala gösterimine yoğun bir ilgi vardı.

    Birkan ve Baran arkadaşlar, sıfır bütçeyle çektikleri filmlerinde, Londra’da doğup büyüyen bir gencin hikayesini anlatıyor. Film en başta, zayıf bir aile ilişkisi ve zorlu yaşam koşulları içinde bir çıkış yolu arayan gencin tutunduğu tek dal, fedakar annesi ve kızarkadaşıdır. Zorluklar ve sıkıntıların yakasını bırakmadığı gencin yaşamı içinde çıkmaza sürüklenişini beyaz perdeye yansıtan gençler, her üretken genç arkadaşlarımız gibi sponsor sıkıntıları ile de yüzleşti.

    Başrollerini Can Kabadayı ve Susku Ekim Kaya’nın yaptığı filmin yönetmenliğini Birkan Tercan ve yardımcı yazarlık, yardımcı yönetmenlik ve filmin ses kayıtlarını ise Baran Bolat gerçekleştirdi. ‘Diren’ filminde, Ayşe Nurdoğan, Erol Demir, Nazım Demir, Cem Yeşil, Dilan Seçgin, Ozan Opan, Mehmet Emin Şahin, Cem Ok ve Ufuk Bay’da oyunculukları ile filmin yapım aşamasında büyük emek ortaya koydular.

    Film hakkında gazetemize açıklamada bulunan yönetmen Birkan Tercanlı, “yaşadığımız ülkede toplumsal sorunlarımızı dile getirecek bir film hazırlamak istedim. Bu filmin aileleri etkilemesini değilde daha çok bir mesaj vermek ve çocuklarına daha duyarlı davranmaları gerektiğini göstermektirç biz gençlere biraz daha destek sunulması gerektiğini savunuyorum. Filmin yapım aşamasında ve günlük yaşantımız da da karşılaştığımız en büyük sorun, aile desteği ve ailenin biz gençlere olan inancı ve motivasyonu. Ailelerimiz gençlere dahada destek olmalı ve motive etmeli.

  • ‘EKSİK’ LEE VALLEY ODEON’DA

    ‘EKSİK’ LEE VALLEY ODEON’DA

    ‘EKSİK’ LEE VALLEY ODEON’DA 1

    Londra gösterimleri 1 Mayıs’ta başlıyor.

    Barış Atay tarafından çekilen ‘Eksik’ filmi 1 Mayıs’tan itibaren Londra’da da gösterime girecek. Türkiye’de 17 ve Avrupa’da 23 Nisan’da vizyona giren Eksik’in Londra gösterimlerine Edmonton’da ki Lee Valley sineması ev sahipliği yapacak. Sanatçı kimliği kadar toplumsal gelişmeler karşısında ki tavrı ile de Londra’da yaşayan Türk ve Kürt toplumlarının yakından tanıdığı Barış Atay’ın yönetmenliğini yaptığı Eksik, senaryosu kadar oyuncu kadrosu ile de öne çıkıyor.

    Edmonton’daki Lee Valley Odeon sinemasında 1 Mayıs’tan itibaren gösterime girecek olan Eksik, 1980 darbesinin yol açtığı toplumsal yıkıma, darbe nedeniyle parçalanmış bir ailenin 30 yıllık ayrılığı üzerinden ışık tutuyor. Aradan geçen 35 yıla rağmen 12 Eylül darbesinin yol açtığı toplumsal yıkımın hala devam eden etkilerini, beyaz perdeye taşıyan Eksik’in senrayosu Mehmet Kala ve Şeref Nokta’ya ait

    Bir Barikat Film yapımı olan ‘Eksik’in başrollerini Nur Sürer, Barış Atay, Özgür Emre Yıldırım ve Toprak Sağlam paylaşıyor. Çekimleri Antakya’da gerçekleştirilen filmin müzikleri Uğur Ateş ve Saki Çimen tarafından bestelendi.

    İngiltere’ye 80’li yılların sonu ve 90’li yılların başında yoğun olarak göç eden çok sayıda Türk ve Kürt’ü de mülteci konumuna düşüren 12 Eylül’ün eksilttiği hayatlar Eksik ile bir kez daha sorgulanacak.

    Eksik 1 Mayıs’tan itibaren Lee Valley Odeon sinemasında, gösterimler için ayrıntılı bilgi ve biletleri sinemanın internet sitesinden temin edebilirsiniz.

  • Londra’dan Karadeniz Rüzgarı Geçti

    Londra’dan Karadeniz Rüzgarı Geçti

    Londra’dan Karadeniz Rüzgarı Geçti 1

    Karadeniz müziğinin sevilen seslerinden Selçuk Balcı ve Niyazi Koyuncu yanı sıra Zeynep Başkanı ve Metin Öztem Dominion Centre’da sevenleriyle buluştular.

    Karadeniz müziğine gönül vermiş sanatçılar, 19 Nisan Pazar akşamı dinleyicilere Karadeniz ve İç Anadolu yörelerinden türküler ve şarkılar seslendirdiler.

    Niyazi Koyuncu, Selçuk Balcı ve Zeynep Başkan söyledikleri canlı Karadeniz türküleriyle salondaki bir çok kişi yerlerinde duramayarak horon oynadılar. Özellikle kemençe ve tulum eşliğinde horon oynayanlar keyifli saatler geçirdiler.

    Konsere katılanların sadece Karadenizli değil aynı zamanda Sivas, Maraş ve diğer yörelerden olduklarını öğrenen Balcı, farklı halkların ve kimliklerin barış içinde yaşamalarının önemine dikkat çekerek, grubunda flüt çalan müsizyenin Dersimli olduğunu belirtti.

    İlk olarak sahne alan Sivaslı Metin Öztem İç Anadolu yörelerinden türküler ve deyişler seslendirdi.

    Star Production’ın organize ettiği bu dev konserde, Ersan & Co’un katkılarıyla yapılan çekilişte iki şanslı konuğa televizyon ve laptop hediye edildi.

    Resul Dindar’ın da sahne alacağı beklenilirken, konser organizatörlerinden, Mehmet Korkmaz, vize sorunundan kaynaklı sanatçının konsere katılamadığını açıkladılar.