Tag: WordPress

  • Arcola Tiyatroda ‘Savaşın Çocukları’

    Arcola Tiyatroda ‘Savaşın Çocukları’

    Arcola Theatre, Creative Engagement programı bünyesinde faaliyet gösteren tiyatro grubu Arcola Ala-Turka, Euripides’in “Herkül’ün Çocukları” adlı eserinden uyarladıkları yeni oyunları Savaşın Çocukları’nı, 2 – 5 Mart tarihleri arasında, Arcola Theatre’da sahneleyecek.

    Bundan 2400 yıl önce, Euripides tarafından yazılan Atina tragedyası “Herkül’ün Çocukları”, kendisinden, babalarının öcünü alacakları korkusu ile onları öldürmek isteyen Kral Eurystheus’dan kaçmak zorunda kalan çocukların hikayesidir. Bu cocuklar, ev ve yurtlarını geride bırakarak, bir krallıktan diğerine göç edip güvenli yeni bir yaşam ararlar. Vardıkları her yeni toprak, onları yepyeni tehtitlerle karşı karşıya bırakır. Kral Eurystheus’un zulmünden ve kendi krallıklarının uğrayabileceği kayıplar ihtimalinden korkan yöneticiler ve halklar, çocuklara ve onlara eşlik eden bir kaç sadık akraba ve korucuya sınırlarını kapatırlar.

    Bundan sonra çocukların kaderini kim belirleyecektir?

    Ala–Turka Ekibi, yeni oyunları Savaşın Çocukları ile ilgili şunları söylüyor: “Bugün, hayal bile edemeyeceğimiz tehlikelerden, arkalarında her şeylerini bırakarak kaçan, daha iyi bir yaşam umudu ile hayatları pahasına zorlu bir yolculuğa çıkan insanların hikayelerini ve bu hikayelerin medyadaki dönüşümlerini merakla takip ediyoruz. Bu gidiş ve varış süreci devam ede dursun, bu insanlar, vardıkları topraklarda güvenlik, kalabalık, kalkınma ve barınma gibi endişelerin nedeni olarak görülen “sürüler” olarak anılmaya başlandı. Hümaniter söylem ve görevler yavaş yavaş buharlaşmaya, aslında onların insan oldukları gerçekliği göz ardı edilmeye yüz tuttu. İşte tam bu noktada, bizler için, Euripides’in hemen bugün yazılabilmiş olacak bu eski oyununu, Ala –Turka dilinde ve tarzında uyarlamak ve gündeme getirmek görevinde hiç düşünmeden ve hevesle hem fikir olduk.”

    İlk adımları, 2001 yılında Arcola Theatre Genel Sanat Yönetmeni Mehmet Ergen tarafından atılan ve o günden beri amatör ve profesyonel Türk ve Kürt oyuncular ile çalışmalarına hemen hemen aralıksız devam eden Ala –Turka, Vasıf Öngören’den Asiye Nasıl Kurtulur?, Arthur Miller’den Cadı Kazanı ve Ionesco’dan Kel Şarkıcı gibi akıllarda kalan projelere imza attı. Ekip ayrıca, bazan uzaktan Türkiyeli olmayı, bazan daTürkiye’ye uzaktan bakmayı irdeleyen Ana Hatlar, Yastık Altında, Kapılar ve Adını Sen Söyle gibi kendi yazdıkları oyunları da sahnelediler.

    Oyunun galası 2 Mart Çarşamba akşamı saat 20:00’da Arcola Theatre yapılacak. Oyundan elde edilecek gelirin bir kısmı ise, çocuklar için çalışan Save The Children Derneği’nin, özel olarak mülteci çocuklara yardım için başlattığı, Child Refugee Crisis (Mülteci Çocuk Krizi) kampanyasına bağışlanacak.

    Oyunun sahnelendiği 2-5 Mart günleri arasında ayrıca, mültecilere yardım amaçlı işler yürüten Us Humans Derneği’nin gönüllüleri Liam Prior ve Silvia Alba’nın, konu ile ilgili eserlerinden oluşan bir fotoğraf sergisi de Arcola Theatre’da görülebilecek.

    Uyarlama ve Çeviri: Ece Özdemiroğlu, İrem Çavuşoğlu, Müge Çetinkaya, Ses: Neil McKeown, Işık: Jack Weir

    Savasin Cocuklari

    Oyuncular: Tuncay Akpınar, Şenay Balta, Ada Burke, Görkem Çınar, Serpil Delice, Yekbun Delice, Şükrü Demir, Tahsin Gececi, Gökmen Güvener, Nevgul Kalender, Dursun Kuran, Deniz Oktay, Songül Özmen, Irem Sayılgan, Buke Soyusinmez, Apo Tercanlı, Tuğba Tırpan, Dilek Yorulmaz

    Savaşın Çocukları

    2,3,4,5 Mart Saat 20:00, Studyo 2

    5 Mart Cumartesi Matine Saat 15:00

    £10 / £8 indirimli

    Gişe: 0207 503 1646

  • Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi

    Day-Mer’in Fransa Calais ve Dunkirk bölgesindeki mültecilere yardım kampanyası çerçevesinde organize ettiği ‘çamur ve muşamba’ adlı sergi 13 Kasım Cumartesi günü kapılarını hem fotoğraf severlere hemde bu konuda bağış yapmak isteyen duyarlı vatandaşlara açtı.

    Haber:Day-Mer basın-Fotoğraf:Erem Kansoy

    Yaklaşık 300 kişinin katıldığı sergide satılan fotoğraflar ve yapılan bağışlar ile beraber £2500’ye yakın bir miktar toplanırken sergi bir çok kesim tarafından büyük ilgi gördü.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Calais ve Dunkirk bölgesinde götürülmek istenen Çadır, Battaniye, Uyku tulumu, Su geçirmeyen ayakkabı, bot ve çizme, sıcak ve su geçirmeyen ceket ve montlar bunun yanında kuru ve konserve yiyecekler temin etmek isteyen Day-Mer 27. Subat’da kampları ziyaret edip bu konuda toplanılan yardımları yerine ulaştırmayı planlıyor.

    Sergi çerçevesinde bir çok kesim ile irtibata geçen Day-Mer Calais ile Dayanışma Komitesi üyeleri sergiye bir çok Milletvekili, belediye encümen üyesi, sendikacı ve bu konuda çalışma yürüten bir çok kesimi davet etti.

    Sergi ve hedefleri bir çok kesim tarafından destek görürken sergiye katılamayan kesimler dayanışma mesajları ve yaptıkları bağışlar ile destek sundular. Ayrıca bazı belediye encümen üyeleri, sendıkacı ve kampanya grubu üyeleri bizzat sergiyi ziyaret ederek destek sundu. Gün boyu devam eden sergiye katılan bireyler yapılan dekor ve gösteriler ile Fransada’ki mülteci kamplarındaki atmosferi hissetme şansını elde ettiler. Kimi zaman hüzünlü ve kimi zaman düşündürücü yaklaşık 50 resmin yer aldığı sergide katılımcılar zaman zaman göz yaşlarına tutamadılar. Ayrıca fotoğrafların böyle bir organizede sergileyen foto muhabiri Erem Kansoy ve fotoğraf sanatçıları Edward Jonkler, Ceren Sağır ve Sena Kartal gün boyunca gelen ziyaretçiler ile sohbet ederken sergide resimleri sergilenen ama sergiye katılamayan Nick Elwood ve Sven Kaeuler Day-Mer aracılığıyla yaptıkları açıklama ile katılan herkese teşşekkür ettiler.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Sergide en çok dikkat çeken bölümlerden birisi ise mültecilere dayanışma mesajı göndermek için kurulan mesaj bölümü oldu. Ziyaretçilere sergi çıkışı birşeyler yazma fırsatı verilen bu bölüm başta çocuklar olmak üzere tüm katılımcılar açısından büyük dikkat ve önem çekti. Bu anlamda yaklaşık 150 mesaj yazılıp dilek kutusuna atıldı. Day-Mer Calais Dayanışma Komitesi üyeleri 27 Subat’da yapacakları ziyarette bu dilekleri Calais ve Dunkirk’de yer alan mülteci kamplarının yetkililerine teslim etme planları yapıyorlar.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Serginin bitmesine rağmen bu konudaki çalışmalarını devam ettiren Day-mer Calais Dayanışma komitesi üyeleri, toplumun her kesiminden duyarlı ve yardımsever vatandaşları 27 Şubat’ta gerçekleştirilecek olan ziyaretine davet ediyor. Bu bağlamda maddi-manevi yardım etmek isteyen, görüş bildirmek isteyen herkese kapılarını açarak bu çalışmaya destek vermeye çağıran Day-mer, isteyen herkesin bu ziyarette yer alabileceğini söylediler. 27 Şubat öncesine kadar kamptaki sığınmacıların temel ihtiyaç listesi aşağıda ayrıntılı bir şekilde bulunmakta.

    Bu konuda yardım etmek isteyen herkesi aşağıdaki liste doğrultusunda yardım etmeye çağıryor. Giyecek ve malzeme listesi:

    1. Çadır, Battaniye, Uyku tulumu
    2. Beden olarak 38-45 numara arası su geçirmeyen ayakkabı, bot ve çizme
    3. Sıcak ve su geçirmeyen ceket ve montlar (Küçük ve Orta Beden)
    4. Erkekler için sıcak alt yada 28-26 beden arası kot pantolanlar
    5. Çorap ve yeni iç çamaşır (Küçük ve Orta Beden)
    6. Şapka, Eldiven ve Atkı
    7. Akşam kullanılması için fener
    8. Parasal yardım (Bu yardımlar ile yukarda belirtilen ihtiyaçlar alınacaktır)

    Yiyecek listesi

    Kolay açılacak konerve hazır yemekler.

    1. Uzun ömürlü süt
    2. Uzun sure dayanıklı olabilecek meyve suları
    3. Taze meyve – Elma, Armut, Muz, Portakal, Mandalin, Nar vs.

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

    Day-mer’in Mülteciler için düzenlediği fotoğraf sergisine büyük ilgi 1

  • Kocan Kadar Konuş 2- Diriliş filmin Londra galası İmece Kadın Merkezi yararına gerçekleşecek

    Kocan Kadar Konuş 2- Diriliş filmin Londra galası İmece Kadın Merkezi yararına gerçekleşecek

    Kocan Kadar Konuş 2- Diriliş filmin Londra galası İmece Kadın Merkezi yararına gerçekleşecek 1

    Baş rolünü Ezgi Mola ve Murat Yıldırım’ın paylaştığı, ve Şebnem Burcuoğlu’nun aynı isimli kitabından uyarlanan Kocan Kadar Konuş 2- Diriliş, filmin Londra galası Perşembe günü Cineworld Wood Green’de gerçekleşecek.

    Beşiktaş Kültür Merkezi imzası taşıyan filmin gala geliri BKM tarafından İmece Kadın Merkezine bağışlanacak.

    Gala 7 Ocak Perşembe günü, saat 20:00’de Wood Green Shopping City’de bulunan Cineworld sinemasında yapılacak.

    Galaya katılacak olan oyuncular Ezgi Mola ve Murat Yıldırım, gösterim sonrası sinemaseverlerle söyleşi gerçekleştirecekler.

    Birincisi büyük ilgi gören Kocan Kadar Konuş 2 – Diriliş 7 Ocak 2016 tarihinden itibaren, Cineworld Enfield, Odeon Lee Valley ve Cineworld Woodgreen’de gösterime girecek.

    Yönetmenliğini Kıvanç Baruönü’nün yaptığı filmin ilkinde, gerçek aşkı arayan romantik Efsun, evliliğe programlanmış̧ aile kadınlarının gazabına uğrayıp bir dizi komik olayla karsı karşıya kalmıştı. Kocan Kadar Konuş̧’un bu devam filminde, geleneksel Türk kızı kalıplarına ve nesiller boyu devam eden “ne derler korkusuna” meydan okuyan Efsun, hayatının aşkı Sinan’a evlenme teklif eder ve düğün süreci başlar. Ancak, her genç kızın kabusu, Efsun ve Sinan’ın hikayesine de gölge eder: Aileler. Şebnem Burcuoğlu’nun çok satan ikinci romanından uyarlanan Kocan Kadar Konuş̧ 2- Diriliş̧, izleyiciye tıpkı ilk filmdeki gibi romantik ve eğlenceli bir hikaye vaat ediyor.

    IMECE Kadın Merkezi geçen yıl Londra Türk Film Festivali ortaklığıyla ‘Mor Gün’ adı altında ücretsiz sinema günü organize etmiş̧, Kurtuluş̧ Son Durak filminin gösteriminin ardından kadına yönelik şiddet ve kadın dayanışması üzerine bir tartışma ve resepsiyon düzenlemişti. IMECE, 2016’da da bir konser ve Mor Gün film gösteriminin, ikincisini organize etmeye hazırlanıyor. İmece yetkilileri, farklı çevrelerden kadınlara ulaşmak ve sosyal cinsiyet tartışmalarını yaygınlaştırmak amacıyla bu tür ortaklıklara ve etkinliklere imza atmaya devam edeceklerini anlattılar.

    Gala gecesinin biletleri Cineworld Woodgreen gişelerinden temin edilebilir.

  • Londra Kürt Film Festivali 13 Kasım’da Başlıyor

    Londra Kürt Film Festivali 13 Kasım’da Başlıyor

    En geniş katılımlı ve en uzun soluklu Kürt Film Festivali olarak kabul edilen Londra Kürt Film Festivalinin dokuzuncusu 13 Kasım’da başlıyor. 13 Kasım’da yapılacak açılış resepsiyonu ve gala filminin gösterimiyle başlayacak olan 9’uncu Londra Kürt Film Festivalinin bu yılki teması direniş ve göç.

    2001 yılından bu yana organize edilen Londra Kürt Film Festivali’nde bugüne kadar Kürdistan’ın dört parçası ve Avrupa’dan yüzlere uzun metrajlı film, belgesel ve kısa filmler sinemaseverlerle buluştu. 9. Londra Kürt Film Festivali de 13-20 Kasım 2015 tarihleri arasında Hackney PictureHouse sinemasında gerçekleşecek. Beş aydır sürdürülen hazırlık çalışmaları sonucunda tamamlanan programda direniş ve göç olgusu ön plana çıkıyor.

    SİNEMA TOPLUMUN BELLEĞİ VE VİJDANIDIR

    Londra Kürt Film Festivali hazırlık komitesi üyesi Aladdin Sinayiç festival ile ilgili yaptığı açıklamada, şimdiye kadar yapılan sekiz tane başarılı festivalden sonra bu yıl dokuzuncu festival ile sanatın başkenti Londra’da Kürt filmlerini sinemaseverlerle buluşturabilmenin heyecanını yaşadıklarını belirtti.

    Sinemanın temsil ettiği güçlü sanatsal yönünün yanında bir toplumun gözü, kulağı, belleği ve vicdanı olduğunu söyleyen Sinayiç “Kürt halkı açısından bu gerçeklik daha da bir önem kazanmaktadır. Yıllardır kendi topraklarında nice acılar yaşayan bir halkın sineması da o halkın acılarına, umutlarına, kültürüne, doğasına, hafızasına ve tümden yaşamına ışık tutar” dedi.

    AÇILIŞ FİLMİ ‘TAŞA İŞLENMİŞ ANILAR’

    Bu yılki açılış filmi Shawkat Amin Korki’nin yönetmenliğini yaptığı ‘Bîranînên Li Ser Kevirî’ (Taşa işlenmiş anılar). Irak adına Oscar’da yabancı dil bölümüne seçilen Taşa İşlenmiş Anılar, İki çocukluk arkadaşı, Hüseyin ve Alan’ın, 1988’de Irak’ta El-Enfal operasyonu esnasında yapılan Kürt soykırımını filme almayı konu ediyor. Bu filmi yapma sürecinin onlara öğrettiği şey ise, sinema aracılığıyla gerçeğe ulaşmak ve kendi kimlikleriyle yüzleşmek için hayatları dâhil her şeyi riske atmaları gerektiği olacaktır.

    Programda Hisham Zaman’ın en iyi Nordic film seçilen ‘Krala Mektuplar’ (Letter to the King), Kenan Korkmaz’ın ‘Gittiler: Sair ve Meçhul filmi’, Hüseyin Karabey’in yeni çalışması ‘Sesime Gel’, Erol Mintaş’ın ‘Annemin Şarkıları’, Batin Ghobadi’nin ‘Mardan’ filmi Fariborz Kamkari’nin ‘Pitza A datteri’, Omer Leventoğlu’nun ‘Mavi ringi’ ve Ferit Karahan’ın ‘Cennetten Kovulmak’ gösterilecek diğer uzun metrajlı filmler.

    İLK GÖSTERİM KOBANE DİRENİŞİ

    Cuma günü yapılacak açılış resepsiyonu ve gala filmi gösteriminden sonra ilk gösterim Cumartesi günü Kobanê direnişini anlatan Berroj belgeseli ile başlayacak. Belgesel filmin yönetmeni Ömer Leventoğlu’nun da hazır bulunacağı gösterimde film üzerine söyleşi de gerçekleşecek.

    BİRBİRİNDEN GÜÇLÜ 13 BELGESEL FİLM

    Festival kapsamında gösterilecek belgesel filmler ile ilgili bilgi veren festival komitesinden Aladdin Sinayiç, birer tarihi arşiv niteliğinde olan 13 tane belgesel filmin Kürdistan’da yaşanan acılara ışık tuttuğunu belirtti.

    “Her festivalimizde olduğu gibi bu yıl da bir birbirinden güçlü 13 tane belgesel çalışması ile Kürdistan’da yaşayan halkların son yıllarda yaşadıkları acılara tanık olacağız. ‘No 73 ’ filmi ile Êzîdîlerin acılarına, ‘N’ belgeseli ile yerlerinden koparılıp mülteci ettirilen Hıristiyanların acılarına ortak olurken, ‘Berroj’ ile de Kobanê’deki kahramansı direnişe tanıklık edeceğiz.

    33 yıllık direniş-Berfo Ana belgesiyle bir ananın yılmaz mücadelesine tanık olurken, Hevi filmi ile 4 Kürt kadının inanç ve direniş yolculuğu ve bu yolculukta Avrupa’nın göbeği Paris’te Sakine Cansız’ın katledilmesi ile devam eden Kürt kadın mücadelesinin hikayesini izleyeceğiz. Aynı zamanda Kürt sözlü tarih geleneğinin en önemli taşıyıcıları olan Dengbejliği anlatan ‘Dengbêj’ ve ‘Welatê min Kurdistan e’ filmlerini sinemaseverlerle buluşturacağız.’’

    YILMAZ GÜNEY KISA FİLM YARIŞMASI

    Festival kapsamında düzenlenen Yılmaz Güney Kısa Film yarışmasının da bu yıl beşincisi düzenleniyor. Başvuran yüzlerce film içerisinde seçici komite tarafından ön elemeden geçen 10 kısa film festivalde gösterilecek. Bunlar: Bad hunter (Kötü avcı), Seven stone (Yedi taş), And now the man (Ve şimdi adam), Ice cream (Dondurma) Microphone (Mikrofon), Steel nameplate (Çelik isimlik) Yoghurt (yoğurt), A long night (Uzun bir gece), One of thousands (binde bir) ve Record (Kayıt).

    Yılmaz Güney kısa film yarışmasının jürisinde, Shler B Murdochy, Peri Ibrahim, Laura Evers Johns, Julia Sako ve Suncem Koçer bulunuyor.

    HACI LOKMAN BIRLIK ANISINA ÖZEL GÖSTERIM

    Haci Lokman Birlik’in oynadığı kısa film Bark’ın programa alındığını belirten festival komite üyesi Sinayiç şunları ifade etti: “2011 yılında gerçekleştirdiğimiz 7’inci festivalimizde kısa film yarışması bölümünde Bark adlı kısa filmi göstermiştik. Bark, 1990’lı yıllarda Kürdistan’da köylerini bırakmak istemeyen iki yaşlı çift ve ailesi katledilen bir gencin hikayesini anlatıyordu. Filmin başrolündeki bu genci en son 2 Ekim 2015 tarihinde Şırnak’ta bir tane askeri aracın arkasına bağlanmış bir şekilde sokaklarda gezdirildiğini tüylerimiz ürpererek izledik. Sinemacı arkadaşımız Hacı Lokman Birlik’i tekrar eski görüntülerle hafızamıza kazımak ve bu değerli arkadaşımızı tekrar anmak için Bark filmini tekrardan göstereceğiz.’’

    13-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek olan 9’uncu Londra Kürt Film festivali ile ilgili daha detaylı bilgi almak için festivalin resmi web sayfasını www.lkff.co.uk ziyaret edebilirsiniz.

    Londra Kürt Film Festivali 13 Kasım’da Başlıyor 1

  • Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu

    Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu

    Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu 1

    Uzun yıllar Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da gazetecilik yapan, Frederike Geerdink, Haringey’de bulunan Kürt Toplum Merkezinde (KCC) yaptığı sunumla gazetecilik deneyimlerini anlattı ve Roboski katliamıyla ilgili yazdığı kitabını tanıttı.

    Eylül ayında, Yüksekova’da, göz altına alındıktan sonra Türkiye’den sınır dışı edilen, Hollandalı, Geerdink, 21 Ekim Çarşamba günü gerçekleşen seminerde, Roboski’yi anlatan ‘Gençler Ödlü’ kitabının İngilizce çevirisinden kesitler okuyarak başladı.

    Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu 1

    Türkiye’de gazeteciliğe nasıl başladığını ve Kürt sorununu zaman içerisinde nasıl yazdığını anlatan Geerdink, batılı gazetecilerin, genel olarak, devlet diliyle haber yaptıklarını, fakat, kendisinin bu yaklaşımdan zamanla uzaklaştığını ifade etti. Geerdink, son zamanlarda ifade ve basın özgürlüklerine getirilen kısıtlamalara da değindi.

    Seminerin açılış konuşmasını yapan aktivist Mark Campbell, Geerdink’in ülkedeki çalışmalarının oldukça önemli olduğunu ve toplum merkezine konuk olmasından büyük onur duyduğunu ifade etti.

    Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu 1

    Kitabının İngilizce baskısını tanıtmak için geldiği Londra’da, ayrıyeten Soas Üniversitesinde, 22 Ekim Perşembe günü bir sunum gerçekleştirdi.

    The Boys Are Dead kitabı, Roboski’de, 28 Aralık 2011’de, 34 kişinin ölümüne sebep olan F16 bombardımanını anlatıyor. Geerdink’in Roboski’ye giderek, orada yaptığı görgü tanığı görüşmelerinde, aldığı bilgilere göre kitapta olayın nasıl geliştiğini anlatıyor. Kitapta, Türk medyasının katliamı nasıl haber yaptığı- ya da yapmadığı- analiz ediliyor ve soruşturmanın nasıl yürüdüğü anlatılıyor.

    Türk devletiyle Roboski’yi ziyaret ettikten sonra sorun yaşamaya başladığını anlatan Geerdink, olayı araştırmakta kararlı davranarak, devlet ve medyanın konuya ilişkin söylemlerinin doğru olmadığını öğrendiğini ifade etti.

    Geerdink ‘Türkiye’de gazetecilik yok…Medya sadece devletin hikayesini anlatıyor,’ dedi ve gazetecilik seçimin olmadığını ifade etti.

    Geerdink, sınırdışı edilişinin zamanını nasıl değerlendirdiğine ilişkin sorulan soruya gazetecilere karşı devletin tutumunun rastgele olduğunu ve bunun da tehlikeli olduğunu ifade etti. ‘‘Kanunu çiğnedim aslında, canlı kalkanlarla, yasaklı bir bölgeye girerek. Ama bir gazeteci olarak, devlet sana bir yerin yasaklı olduğunu söylediğinde ilk düşündüğün şey ‘ben oraya gitmek istiyorum! Ne saklıyorlar,’’’ diye konuştu.

    Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu 1

    Geerdink, iki İngiliz Vice gazetecisi Jake Hanrahan ve Philip Pendlebury ile aynı dönemde sınırdışı edildi. Kürdistan’da haber yapan bu üç gazetecinin yurtdışı edilmelerinin ardından bir çok bölgede güvenlik güçleri sıkı yönetim uygulamalarını ağırlaştırdı ve çok sayıda insan hayatını kaybetti. Hanrahan ve Pendlebury’nin tercümanları Mohammed Rasool F tipi cezaevinde tutulmaya devam ediyor.

    Geerdink, devlet ile deneyimlerinin ve Roboski katliamı araştırmasının kendisini bir bütün olarak daha iyi bir gazeteci yaptığını ifade etti: ‘‘Bütün bunlardan dolayı, şimdi daha iyi bir gazeteciyim. Ocak ayında göz altına alındğımında bana daha dikkatli olacak mıyım diye soranlar oldu. Tabii ki de hayır dedim. Zaten, editörlere yazı yollamadan dilimi ve kelimelerini 10 defa kontrol ediyordum. Zaten oldukça dikkatliydim. Mevzu tarafsız olmak değil, doğruları bulmaktır.’’

    Konuşmasının sonunda uzun, uzun alkışlanan Geerdink, katılan misafirlerine kitaplarını özel olarak imzalayarak her biriyle tanışıp sohbet etti.

    Türkiye’den Sınırdışı Edilen Hollandalı Gazateci Frederike Geerdink KCC’de Konuştu 1

  • Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi

    Dünyanın en ünlü sokak sanatçılarından Banksy, İngiltere’de terk edilmiş bir spor merkezini geçici sergi alanına çevirdi.

     Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 1

    İngiliz sanatçının Weston-super-Mare adlı tatil kasabasında açtığı Dismaland adlı sergi, 6 hafta açık kalacak.

    Sergide İngiltere’nin önde gelen çağdaş sanatçılarından Damien Hirst’ün çalışmaları da var.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 2

    Banksy, “Burası çocukken çok sevdiğim bir yerdi. Kapılarını tekrar açmak büyük bir gurur” açıklamasını yaptı.

    Bu, Banksy’nin 2009’da doğup büyüdüğü Bristol’da açtığı ve yoğun ilgi gören sergiden sonra ilk çalışması.

    Sergide kavramsal sanat yapan Amerikalı Jenny Holzer ve İngiliz müzisyen/sanatçı Jimmy Cauty’nin çalışmaları da görülebilecek.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 3

    Belediye yetkilileri sergi için aylardır çalıştıklarını ancak “malum sebeplerden ötürü bu konuda dudaklarını mühürlediklerini ve belediyede sadece 4 kişinin neler döndüğünden haberi olduğunu” söyledi.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 4

    Gerçek kimliğini saklayan ve bir efsaneye dönüşen Banksy’nin duvar resimleri yanında enstalasyon çalışmaları da var.

    Banksy’nin açık artırmalarda yüzbinlerce sterline satılan graffitileri bulunuyor.

    Sergi biletleri ve daha fazla bilgiyi http://www.dismaland.co.uk web adresinde bulabilirsiniz.

    Efsane Sanatçı Banksy’den Yeni Sergi 5

  • Londra Kürt Film Festivali 9. Kez Sinemaseverlerle Buluşuyor

    Londra Kürt Film Festivali 9. Kez Sinemaseverlerle Buluşuyor

    Londra Kürt Film Festivali, Kürt sinemasının en seçkin film ve belgeselleriyle bu yıl dokuzuncu kez sinemaseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

    Londra Kürt Film Festivali 9. Kez Sinemaseverlerle Buluşuyor 1

    İlk Kürt Film Festivali olma özelliğini taşıyan festivalin gösterimleri, 13-22 Kasım 2015 tarihleri arasında Hackney Picture House’da yapılacak. 13 Kasım Cuma akşamı Hackney Town Hall’da yapılacak açılış töreniyle başlayacak olan festival, pek çok yenilikle izleyicinin karşısına çıkmayı planlıyor.

    Londra’daki Kürt kurum ve derneklerinin katkılarıyla 2001 yılında başlatılmış olan festival, bu yıl, toplam elliye yakın belgesel, kısa film ve uzun metrajlı filmden derlenen yapıtları izleyicisi ile bir araya getiriyor.

    10 gün sürecek zengin programı ile sinemaseverleri buluşturan etkinlik programında bu yıl ilk defa Kürt sinema tarihini ve gelişimini konu alan seminerler düzenleniyor. Festival, ayrıca bir ilke daha imza atarak sinema tutkunlarına “Kısa Film Atölyesi” bünyesinde kendi filmlerini çekme imkanı sağlıyor. Festival boyunca devam edecek olan Kısa Film Atölyesi bünyesinde çekilen film, tamamlanma imkanı bulursa festivalin son günü izleyicinin beğenisine sunulacak.

    Festival kapsamında, bu yıl beşincisi yapılan Yılmaz Güney Kısa Film yarışmasında, özel bir jüri ile seçilen, ilk üç kısa filme para ödülü verilecek.

    Festival programı 10 gün sürecek, hafta içi her akşam 2 film gösterimi ve hafta sonu tüm gün film gösterimi ile seminerleri kapsıyor.

    Sinema tutkunlarının festivalin tüm gösterimlerini izleme imkanı Festival Pass avantajı ile sağlanıyor.

    Londra Kürt Film Festival’i koordinatörü Mehmet Aksoy

    Festivalin koordinatörlüğünü üstlenen Mehmet Aksoy Londra Kürt Film Festivali’ni anlatıyor:

    “Bu yıl ki festivale 200’e yakın başvuru yapıldı. Bu başvurular arasında özenle seçtiğimiz yaklaşık 11 uzun metrajlı film, 16 belgesel ve 16 kısa film, dolu dolu 10 günlük festival programı kapsamında gösterime girecek. Yabancıların da büyük ilgi gösterdiği festival filmlerinin büyük çoğunluğu Kürtçe olduğu için İngilizce alt yazılı sunuluyor.

    2001 yılında, Londra’da ki Kürt kurumlarının öncülüğünde başlatılan bu festival, dünyanın birçok merkezinde yapılan Kürt film festivalleri arasında en büyük Kürt Film Festivali unvanına sahip. Kürt sinemasının gelişimine katkıda bulunmak ve Avrupa’ya açılmasını sağlamak amacıyla çıktığımız bu yolda, Londra Kürt Film Festivali,  Avrupa’nın birçok ülkesinde ve Kürdistan’da düzenlenen film festivallerinin öncüsü oldu. Kürt sinema sektörünün, yapımcı ve yönetmeninin yok denecek kadar az olduğu dönemleri göz önünde bulundurursak, festival bu anlamda büyük önem arz ediyor. Sinema tutkunlarının kendi imkanları veya Kürdistan’daki devlet kurumlarının imkanlarını kullanarak çektikleri filmler, festivaller aracılığıyla gösterim imkanı buluyor.

    Kürt sinemasının yıllar içerisinde geliştiğini gözlemliyoruz. Daha nitelikli Kürt filmleri çekilmeye başlandı. Önceki yıllar düzenlediğimiz festivallerde daha fazla filmi izleyici ile buluşturmaya çalışıyorduk. Kürt sinemacılarının evrensel bir dil yakalaması, bu yıl ki festivalde nicelikten ziyade nitelikli filmlere ağırlık vermemizi sağladı. Bu da daha fazla yabancı izleyiciyi Kürt sinemasıyla buluşturmamız anlamına geliyor. Ayrıca nitelikli filmlere ağırlık vermemiz Kürt sinemacılarının daha iyi filmler çekmelerini sağlayacak ve genel anlamda Kürt sinemasını geliştirecektir diye düşünüyoruz.

    Evrensel anlamda Kürt sinemasının yaygınlaşmasını sağlamayı amaçlıyor, sinemamızın en seçkin yapıtlarını sunarak Londra Kürt Festivali’nin prestijini arttırmak istiyoruz. Tüm zenginliği ile Kürt sinemasını, sinema tutkunları ile buluşturmanın mutluluğunu duyuyor ve çok daha uzun yıllar Kürt sinemasını izleyicisiyle buluşturmayı umut ediyoruz.”

    Festival biletleri ve festival hakkında daha fazla bilgi almak için www.lkff.co.uk web adresini ziyaret edebilir, sponsor olmak istiyorsanız lkff2001@gmail.com adresine başvurularınızı iletebilirsiniz.