Author: ali

  • Edmonton’da Bıçaklı Suçlara Karşı Yürüyüş Yapıldı

    Edmonton’da Bıçaklı Suçlara Karşı Yürüyüş Yapıldı

    Son dönemde özellikle Kuzey Londra’da artan bıçaklama olaylarını protesto etmek amacıyla Edmonton bölgesinde bir yürüyüş düzenlendi. Yürüyüşe aralarında Edmonton Milletvekili Kate Osamor ve yerel yöneticilerin de bulunduğu çok sayıda kişi katıldı.

    Young Soldiers (Genç Askerler) adlı grup tarafından organize edilen eylemde son dönemde bıçaklı saldırılar sonucu yaşanan ölümlere dikkat çekildi.

    Nisan ayından bu yana Enfield bölgesinde 12 bıçaklı olay yaşanmış, üç kişi hayatını kaybetmişti.

    Geçtiğimiz Cumartesi günü ‘silah ve bıçaklı cuçlara karşı durun’ adı altında yapılan yürüyüşe Edmonton Milletvekili Kate Osamor, Enfield Belediye Başkanı Doug Taylor, Ponders End Belediye lideri ve çok sayıda meclis üyesi de katılarak destek verdi.

    Silah ve bıçaklı suçlara karşı yapılan yürüyüşe bölgede yoğun yaşamalarına karşın Kürt ve Türk toplumundan kimsenin katılmaması dikkat çekti.

     

  • Amara’nın Gülüşü

    Amara’nın Gülüşü

    Heval Amara bölüğünün de, taburunun da en genç üyesi. YPJ’nin gülen gözleri, Deriklidir kendisi. Üç yıldır YPJ saflarında DAİŞ’e karşı ön mevzilerde. Mevziler ve arkadaşları onun tek mutluluğu. Gülüşü ise adeta dünyalara mutluluk veren bir güçte. Günlerdir cepheye her gidip gelişimde Heval Amara’nın bulunduğu noktadan geçiyorum. Son birkaç gündür de Amara beni dış cepheden iç cephelerdeki noktaya götürüyor. Sırtında keleşi, yüreğinde inancı, kocaman kalbinde dünyaya sığamayacak insan sevgisi ve gülen güzel gözleri ile… Mayınlarla, tünellerle suikastçı çetelerle, intihar saldırısı yapan çetelerle dolu Reqa sokaklarında güvenliğimi sağlıyor. Beni dış cepheden çatışmaların olduğu iç cephelerdeki mevzilere ve çekimlerim bittiğinde yine güvenli bölgeye götürüyor. Yüzü hep gülüyor.

    Erem Kansoy-Reqa

    Beni her karşıladığında yanındaki YPJ’li arkadaşlarıyla kulaktan kulağa bir şeyler konuşuyor, yine gülümseyerek. Her karşıladığında ve her noktaya gittiğimizde önce bana su veriyor, sonra kendisi içiyor. ‘Aw (Kürtçede su)’ deyişimi komik buluyor.

    DAİŞ çetelerinin operasyon yapacağını telsizinden duyuyor, gülümsüyor ve gözleri heyecan doluyor! Çünkü tüm kadınların özgürlüğü ve devrim için savaşıyor.

    Geçtiğimiz gün dış cephede bulunan lojistik noktasına gitmiştim, sabahın erken saatleriydi. Amara kısacık boyu, küçücük elleriyle 100 kiloluk ağır metal güvenlik kapısını açmış, beni içeri almıştı. Artık beni ‘hello’ diye karşılıyordu, bense çok zayıf Kürtçemle  ‘ser çava, merhaba hevala min, rojbaş, iro çawanî’ diyordum.

    Gözleri parıl parıl gülümsüyor

    Heval Amara kömür gözleri parıl parıl parlayarak yine gülümsedi. Ona ön cepheye gitmek istediğimi söyledim. İki YPJ’li arkadaşıyla beni önce 300 metre ilerideki bir mevziye, ardından 800-850 metre ileride bulunan ve düşman hattında olan sıcak noktaya götürdü. Simsiyah gözleri kartal gibiydi ve küçücük ellerinde keleş adeta kayboluyordu; gözü düşman arıyor, eli tetikteydi… Gideceğimiz noktaya beni götürüp yine suyumu verdikten sonra mevzisindeki arkadaşlarının yanına gitti. Onların mevzisini görebiliyordum.

    Yaklaşık iki saat sonra çetelerin yoğun havan bombardımanı başladı. Gözümün önünde olan Amara ve arkadaşlarının bulunduğu mevzinin etrafına adeta havan yağıyordu; yüreğim kan ağlasa da kameramı bırakmadım, çünkü Amara gülen yüzüyle silahını asla bırakmamayı öğretti bana. Uzun büyük lensimi, ağır kameramı gördüğü ilk gün, “bu ne, füze mi” diye yanındakilerle gülüşmüş, sonra bana “bu devrimde herkesin bir görevi var, bu devrimi ve mücadelemizi en iyi sen duyuracaksın, dünya bizi duyacak” demişti… Amara o gün ilk kez bana gülümsemeden bir cümle kurmuştu.

    Ne mutlu ki çetelerin hiçbir havanı Amara ve arkadaşlarının bulunduğu mevziye isabet etmedi.

    Keskin nişancıların fink attığı dakikalar!

    Artık öğleden sonraydı, geri dönmem gerekiyordu… O gün sabah Reqa sokaklarında yürürken Heval Amara’yı çektiğim fotoğrafları gazetemize göndermem gerekiyordu. Bulunduğum noktadan çıktım, en yakın mevziye koşarak geçtim ve orada Heval Amara’nın beni lojistik noktasına geri götüreceğini söylediler. Bir iki saat onu bekledim, akşam üzeri olmuş, artık güneş inmeye başlamıştı. Tam da keskin nişancıların fink attığı dakikalar!

    Heval Amara belirdi kapıda, yine gülümseyerek yüzüme baktı. Çoktan gitmemiz gerektiğini anlamıştım bir bakışıyla ve hemen hazırlanıp çıktık. Koşa koşa beni lojistik noktasına götürdü. O esnada lojistiğe yiyecek gelmişti. Nefes nefese kalsa da Amara yine unutmadı, bana önce suyumu verdi ve hemen oradaki arkadaşlarına kamyonu yüklemek için yardım etti. İşi bittiğinde dinlenirken fotoğraflarını çektim.

    Devrimi yüreğinde hissedenler anlar

    Zırhlı araç beni akşam gün batımı ile dış cepheye geri getirdi, burada Amara’nın fotoğraflarını gösterdiğim arkadaşlarım, “bu kadın arkadaş çok güzel gülümsüyor” dediler, bu kez ben de gülümsedim. Amara’nın gülüşü devrimi yüreğinde hisseden ve içinde gerçek sevgi taşıyan insanlarca fark edilebiliyordu sadece, bu benim tek mutluluğum olmuştu son günlerde.

    Saatler geçti… Gece çetelerin havan saldırılarını duyabiliyordum. Amara aklımın ucundan bile geçmedi, çünkü emindim; kendini koruyabiliyor, üzerine gelen düşmanı ya imha ediyor ya da geri püskürtüyordu. Şehit haberi gelmişti, bulunduğum nokta aynı zamanda ilk yardım merkezi… Yaralılar da vardı. Kalabalık yaratmamak, doktorun işini rahatlatmak için pek de ortada dolaşmıyordum o gece. Arka bahçede arkadaşlarla sohbete dalmışken, acı acı çığlık atarcasına ambulans sesi uzaktan yaklaşıyordu. İçimden “bu normal değil” dedim, nedense ani bir reflekse koşarak ön tarafa geçtim, ambulans çığlığı içime zehir döküyor, yüreğimin eridiğini hissediyordum…

    Amara’nın gülen gözleri kapalıydı 

    Zırhlı ambulans hışımla tam önümde durdu, kapı açıldı ve ilk gördüğüm şey, Amara’nın gülen gözlerinin kapalı olduğuydu! Dünya bana haram olmuştu, ama kameramı bırakmadım, çünkü Amara da silahını bırakmamıştı… Arkadaşları koşarak onu indirip içerideki sedyeye taşıdılar. Kameramın daha iyi bir görüntü kaydetmesi için elimin sallanmaması gerekiyordu. İçimde depremler olsa da, elim kolum taş kesilmişti, Amara’yı hak ettiği şekilde görüntüleyebilmek için!

    Amara sedyeye konulduktan kısa süre sonra hızlıca doktorların müdahalesi ile gözünü açtı. Kalleş bir çetenin kurşunu ayağına isabet etmişti, aynı zamanda çok yakınına bir havan düşmüş ve patlamanın etkisiyle baygınlık geçirmişti. Amara dakikalar sonra gözünü açtı, ayağına baktı, tam karşısındaydım, kafasını kaldırıp bana baktı ve gülümsedi. Heval Amara hep gülümsüyor!

    Devrimci gülüşlerle dolu hikayemiz

    Kısa süre sedyede kaldı, tüm arkadaşları sevince boğulmuştu çünkü Amara halen gülümsüyordu. Ona gülümsediği fotoğrafını gösterdim, yine gülümsedi, yaralıyken de. Benle fotoğraf çekti, doktoru da yanımıza almıştık. Artık Heval Amara’yla bir karede ölümsüzleşmişti, devrimci gülüşlerle dolu hikayemiz…

    Faşizm mi, DAİŞ mi; mayın, keskin nişancı, bombardımanlar mı! Vız gelir, Heval Amara gülüp geçer! Kalleş kurşununuz yaralasa da Amara mevzisine döner.

    Heval Amara ilk yardımı yapıldıktan sonra birkaç saat bizimle sohbet etti, dinlendi ve Hesekê’deki hastaneye sevk edildi. Giderken “geri döneceğim” dercesine cepheye doğru bakıyordu. Durumu iyi ve kısa süre sonra DAİŞ çetelerinin karanlık gecelerinde karabasanları olmak için geri dönecek.

    Heval Amara Reqa’da gülüyor bugün. Yarın soysuzlara karşı diğer mevzilerde olacak ve onun bir gülüşü DAİŞ’leşen tüm zihniyetlerin çürümesine yetecek…

     

  • “Gelin Tanış Olalım” Ekim Ayına Ertelendi

    “Gelin Tanış Olalım” Ekim Ayına Ertelendi

    Alevi Festivali kapsamında Londra’da 7 Temmuz da oynanması beklenen Fırat Tanış ile “Gelin Tanış Olalım” tiyatro oyunu, sanatçının vizesinde çıkan problem nedeniyle ileriki bir tarihe ertelendi. İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Yönetim Kurulu üyeleri, konuya ilişkin yaptığı açıklamada yaşanan sıkıntıdan dolayı üzgün olduklarını ve oyunun biletlerini alan kişileri mağdur etmeden Ekim ayında aynı biletlerle oyunu izleyebileceklerini söylediler.

     

    7’nci Alevi Festivali kapsamında 7 Temmuz da Londra’da sergilenmesi beklenen Fırat Tanış ile “Gelin Tanış Olalım” tiyatro oyunu sanatçının vize alamaması nedeniyle 6 Ekim tarihine ertelendi. Yaşanan bu sıkıntıdan dolayı “özür” açıklamasında bulunan İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Yönetim Kurulu üyeleri, sanatçının vizesinde yaşanan problemi son dakika gelişmesi olarak değerlendirdi. Yaşanan bu gelişmenin kendilerini çok üzdüğüne dikkat çeken yönetim kurulu üyeleri, “Bilet alan ve oyunu sabırsızlıkla bekleyen canlarımızdan; yaşanan bu gelişme karşısında özür diliyor ve bu durumun herhangi bir mağduriyet yaratmayacağını temin ediyoruz. Bilet alan arkadaşlarımız oyunu 6 Ekim de Dominion Centre’da izleyebilir veya biletlerinin ücretlerini Cemevi’nde iade alabilirler” dediler.

    Yaptıkları açıklamada biletlerin tükendiğine de dikkat çeken İngiltere Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi Yönetim Kurulu üyeleri, “Bu oyunu Londra’daki dostlarımızla buluşturmak için elimizden geleni yapacağız. Bu kadar yoğun ilgi olmasını beklememiştik. Bu ilgi bizi bir yandan sevindirdi diyebiliriz. Halkımızın sanata olan ilgisi bizim bu alanda da yapmak istediklerimizi de yaşama geçirmemizde tetikliyor diyebiliriz” sözleriyle tiyatro alanında da yeni etkinliklerin altına imza atacaklarını aktardılar.

     

     

     

     

  • Bi Sedan kesan Şaredariya Harîngeyê Protesto kirin

    Bi Sedan kesan Şaredariya Harîngeyê Protesto kirin

    Bi sedan welatiyên ku li Harîngeyê dijîn plana şaredariya Harîngeyê a ku dê gelek xanîyên civakî xera bike û li şûnê xanîyên nû ava bike protesto kirin. Ev plana ku şaredariya haringeyê daye ber xwe planeke 2 milyar sterlînî ye û bi navê “ Plana Pêşxistina Harîngeyê (PPH)” tê pênase kirin.

     

    Di çalakiya ku şeva duşemê hat li darxistin de welatiyên ku tevlî çalakiyê bûbûn bi pankartên “ Em ê rê nedin xerakirinê” “ Bila Plana Pêşxistina Harîngeyê bê rawestandin” û bi dirûşmeyên “ Ji qirkirina çînî re ne” ber bi Harîngey Civic Centerê ve meşiyan. Di navbera çalakvan û hêzên taybet ên ewwlehiyê û polisan de alozî derket. Dema çalakvan gihîştin ber Haringey Civic Centerê li hundirê avahiyê di derbarê PPHê de nîqaşên dawî dihatin kirin. Ev plan dê bi hevpariya şaredariya Harîngeyê û saziyeke taybet a bi navê Lendleasê bi rê ve biçe. Li gorî vê plana dê li derdora 5000 hezar avahî bên rûxandin û Şaredariya Harîngeyê xwediyê %50î ê avahiyên nû be. Li gorî şaredariyê dê ev yek pêşiya mexdûriyetan bigire. Lê çalekvan ne di wê qeneetê de ne. Li gorî wan piyê vê planê erd nagire û gelek pirsen bêbersiv hene. Çalkvan dibêjin şaredarî qumarek 2 milyar sterlînî dilîze û dibe div ê qumarê de wenda bike dema wenda bike jî dê gelek xizan perişan bibin.

  • Jin di Festîvala Zîlan de gihîştin hev

    Jin di Festîvala Zîlan de gihîştin hev

    Meclîsa Jinan a Roj ku xebatên xwe li Brîtanya didomîne bi çalakiyên roja şemiyê dawî li 14emîn festîvala Jinan a Zîlan anî.

     

    Festîvala ku hefteya borî bi çalakiyên zarokan dest pê kir roja înê bi tevlîbûna wekîla HDPê Mizgîn Irgat lidarxistina panelekê domiya. Roja şemiyê bi tevlîbûna hunermendên bi navê Zozan Zûdem, Pınar Yıldız û Deniz Derman konserek hat li dar xistin û festîval dawî bû.

    Tovên têkoşîna jinên kurd li Rojava şîn dibin

    Wekîla HDPêMizgîn Irgat di axiftina xwe ya panelê de li ser têkoşîna jinên Kurd sekinî û dest nîşan kir ku felsefa jiyanê û sekna jiyanê ya lehengên wekî Leyla Qasim, Besê, Zerîfe, Sakîne û Zîlan bingeha têkoşîna jinên kurd in. Têkoşîna jinên kurd ên xwedî vê fehmê ne tenê li Kurdistanê lê li hemû cîhanê qadên ku desthilatdariya kapîtalîst modernîte lê hikim dike nîqaş dike û diguherîne. Irgat, di berdewamiya axaftina xwe de dest nîşan kir ku têkoşîna ku bi pêşengiya jînen kurd li Rojava dimeşe xwedî mîrateyek mezine û ev mîrateye kû tovên wê li qada Rojava şîn dibe.

    Qirkirina siyasî didome em ê bi têkoşîna jinan bi ser kevin

    Irgat di dirêjahiya axaftina xwe de li ser rewşa Kurdistana bakûr sekinî û dest nişan kir ku di serî de hevserokên HDP û gelek parlementer û şaredar bi hezaran sîyasetmedarên kurd hatine girtin û faşîzmeke xurt li Bakûrê Kurdistanê desthilatdar e. Irgat anî ziman ku li hember vê faşîzmê ji berxwedanê pê ve tu çare nîne û di vê berxwedanê de jinên kurd di qada herî pêş de cihê xwe digirin. Irgat dîyar kir ku berxwedana gele kurd dê bi têkoşîna jinên kurd bi ser bike ve.

  • Bi hezaran kes di festîvala Day-Merê li hev kombûn

    Bi hezaran kes di festîvala Day-Merê li hev kombûn

    Yek ji rengîntirîn festîvala civaka me ya Londonê Festîvala Çand û Hûnerê ya Day-Merê bi şahiya li Clissold Parkê bi dawî bû. Festîvala ku 28emîn salvegera wê pêk hat Ji deh hezaran zêde mirov tevlî şahiya wê ya dawîn bûn.

     

    Festîvala ku di 14ê pûşberê de dest pê kir piştî çalakiyên cûr be cûr yên wekî pêşengeh, geşt, panel hevpeyvîn, şahiya zarokan, şahiya ciwanan, yek ji xweşiktirîn parkên Londonê Clissold Oarkê bi şahiyeke hat bi dawî kirin.

    Di festîvalê de qurbanîyên qetlîama Sêwasê û şewata Grenfell Towerê hatin bibîranîn.

    Li ser dikê stranên tirkî, kurdî û îngilizî

    Komên govendê yên zarok û ciwanan ên Daymerê di şahiyê de goven gerandin. Di programa şahiyê a muzîkê de stranên kurdî, tirkî û îngilizî hatin gotin. Kardeş Turkuler, Don Kipper koma Balkan û Erkan Aydar bi performansên xwe yên serkeftî coşa girseya ku tevlî şahiyê bûbûn zêdetir kirin.

    Binpêkirina mafên mirovan ên li Tirkiyê û tasarrufên li Brîtanyayê

    Siyasetmedar, rojnamevan û sendîkavanên ku di programa şahiyê de axivîn bêtir li ser binpêkirina mafên mirovan ên li Tirkiyê û tasarrufên li Brîtanyayê sekinîn. Seroka Day-Merê Aslı Gul di axaftina xwe de rewşenbîrên k udi 1993an de li Sêwasê di otêla bi navê Madımakê de hatibûn şewitandin bibîranî û diyar kir ku ew bîra ku wan rewşenbîra şewitandiye îro li tirkiyê desthilatdar e.. Gul di dirêjahiya axaftina xwe de dest nîşan kir fehma ku rewşenbîran li Sêwasê şewitand û fehma pergala şaredariya kapîtalîst a ki Grenfell Towerê kedkaran şaewitan heman fehm e.

  • Onbinler ‘Bir Gün Bile Daha Değil’ Şiarıyla Yürüdü

    Onbinler ‘Bir Gün Bile Daha Değil’ Şiarıyla Yürüdü

    İktidarda olan Muhafazakar Parti hükümetinin kesintilerine ve kemer sıkma politikalarına karşı Londra merkezde yürüyen onbinler başbakan Theresa May’e istifa çağrısı yaptı.

     

     

     

    Halkların Meclisi (People’s Assembly) adlı sivil toplum örgütünün çağrısıyla merkezde bulunan BBC televizyonu binası önünde bir araya gelen onbinlerce kişi Westminister’deki Parlamento Meydanı’na kadar yürüdü. Organizatör kuruma göre 100 binin üzerinde insanın katıldığı eylemde, kesintiler ve kemer sıkma politikaları protesto edilirken hükümete de istifa çağrısı yapıldı. Üzerinde ‘Bir gün bile daha fazla değil’ yazılı büyük pankart açan kitle yürüyüş boyunca hükümet karşıtı sloganlar attı.

    Çok renkli görüntülerin yaşandığı yürüyüşte çeşitli pankart ve dövizler açıldı. En çok açılan dözizler arasında; ‘Kemer sıkma politikaları öldürür’, ‘Muhafazakarlar dışarı’, ‘Bir gün daha değil’ vardı.

     

    Eyleme çok sayıda kurum destek verip katılırken, İşçi Partisi’nden de çok sayıda politikacı yürüyüşte yerlerini aldı. İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn ile beraber milletvekilleri Diane Abbott, John McDonnell ve Unite the Union sendikası başkanı Len McCluskey ve yazar Owen Jones yürüyüşe katılan isimler arasındaydı.

    Cumartesi günü yapılan eyleme İşçi Partili birçok milletvekili ile birlikte katılan Jeremy Corbyn bir konuşma yaptı. Westminister’daki Parlamento Meydanı’nda onbinlerce kişiye seslenen Corbyn, hükümetin kemer sıkma politikalarını ağır bir şekilde eleştirdi.

    Hükümetin kesintilerle beraber son dönemde yaşanan terör olayları ve Grenfell Tower yangını sonrası pratiğini de eleştiren Jeremy Corbyn, Hükümet’in çok iki yüzlü bir politika izlediğini ifade etti. Parlamento Meydanı’ında sahneye çıkan Corbyn’e onbinler ‘Oh Jeremy Corbyn’ diye tezahürat yaparak destek verdi.

    Irkçılığa karşı birlik mesajı

    Son dönemde artan nefret suçlarına da değinen İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn, toplumu bölen tüm politika ve çalışmalara karşı birlik çağrısı yaptı.

    “Bizi ilerletecek şey toplumsal adalet ile insanların ırkçılığa ve bizi bölen diğer her şeye karşı bir araya gelmesidir.”

    ‘Zengin ile fakir arasındaki uçurum büyüyor’

    Toplumumuzda en zengin ile en fakir arasındaki uçurum daha da büyümeye devam ediyor, en diptekiler daha da fakirleşmeye devam ediyor. Uygar toplumlarda hepimizin ihtiyaç duyduğu belediyeler, sağlık, eğitim ve diğer toplumsal hizmetlerdeki yetersiz bütçe ayırma politikası, daha da artarak devam ediyor.

    ‘İnanılmaz düzeyde bir ikiyüzlülük var’

    ‘‘Mevcut hükümetin bakanlarında aşırı bir ikiyüzlülük var. Avam Kamarası’nda bir gün acil servis çalışanlarını övmek için sıraya giren bu bakanlar, diğer gün acil servis çalışanlarının maaşlarında kesintiye gidiyorlar. İnanılmaz düzeyde bir ikiyüzlülük var’’

    ‘Grenfell Tower için Adalet’

    Eylem boyunca çok defa ‘Grenfell Tower için Adalet’ sloganları atan kitle, yangında hayatlarını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirdi.

    Eylemin çağrıcısı ve örgütleyicisi olan Halkların Meclisi tarafından yapılan açıklamada ‘daha iyi bir sağlık hizmeti, eğitim, sosyal konut, iş ve yaşama standartları için buradayız’ denildi.

    Çok yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı eylem yapılan konuşmalardan sonra olaysız bir şekilde sona erdi.